İstanbul Barosu Başkanı Kocasakal'dan Dink Davası ile İlgili Uyarı

İstanbul Barosu Başkanı Kocasakal'dan Dink Davası ile İlgili Uyarı

İstanbul Barosu Başkanı Doç.Dr.Ümit Kocasakal, Hrant Dink davası ile ilgili yaptığı açıklamada, bu davaların bu şekilde kamuoyunda tartışılmasının doğru olmadığını ve büyük oranda suç oluşturduğunu söyledi.

İstanbul Barosu Başkanı Kocasakal'dan Dink Davası ile İlgili Uyarı

İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal, Hrant Dink davası ile ilgili yaptığı açıklamada, bu davaların bu şekilde kamuoyunda tartışılmasının doğru olmadığını ve büyük oranda suç oluşturduğunu söyledi.

Ege ve Marmara Bölgesi baroları, Denizli Barosu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen güncel hukuk ve meslek sorunlarının görüşüldüğü toplantıda bir araya geldi. Karahayıt Colossae Otel'de düzenlenen toplantıya Ege ve Marmara baro temsilcileri katıldı. Toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını cevaplandıran İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal, Hrant Dink davası sonrası yapılan tartışmaları çok vahim bulduğunu söyledi. Hukukun kendine özgü, soğuk, dar ve teknik kalıpları olduğunu belirten

Kocasakal, "Bu herkes için bir güvencedir. Çünkü hukukun algısı ile toplumun algısı farklıdır. Ama siz böyle kararları kamuoyunda, medyada tartışırsanız, yargılamalar böyle medyada ve bir takım yerlerde yapılırsa, bu gerçekten vahim demektir hukuk devleti için. Başka bir ülkede böyle olduğunu sanmıyorum" dedi.

İşin vahim olan başka boyutları da olduğunu kaydeden Kocasakal, "Bu karar henüz kesinleşmiş bir karar değildir. Yargıtay süreci var. Ama şimdi Cumhurbaşkanı, Başbakan, Adalet Bakanı ve bir takım siyasiler açıklama yapıyorlar. Anayasa'yı hatırlatıyorum. Hiç kimse hakimlere emir veremez, tavsiyede bulunamaz ve telkinde bulunamaz. Şimdi bir Cumhurbaşkanı, bir Başbakan çıkıp da 'Durun bakalım daha Yargıtay var. Orada inşallah bu işler düzelir' mealinde bir şeyler söylerse, oradaki yargıçların durumunu

düşünebiliyor musunuz? Üstelik bu yapılan suçtur. Açık söylüyorum. Herkesin düşündüğü adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs değil. 288. madde ayrıdır. Bir de Anayasa'nın bu yasağını suç haline getiren 277. madde vardır. Yargı görevi yapanı etkileme maddesi. Şu anda bu suç işleniyor" şeklinde konuştu.

Hrant Dink davasında hakimin söylediği ilginç bir nokta olduğunu kaydeden Kocasakal, orayı herkesin kaçırdığını belirterek şunları söyledi:

"İddianamede bununla ilgili delil getirilmedi ki deniliyor. İddianame denilen şey bir iddiadan ibarettir. Delillerle desteklenmiyorsa bir anlamı da yoktur. Geldiğimiz noktada Türkiye'de herkes örgüt oldu. Belediye başkanı örgüt, pankart açıp parasız eğitim isteyen öğrenciler örgüt, Hopa olaylarını protesto edenler örgüt ama örgüt bu kadar basit bir şey değil. Ben bu davada örgüt vardır, yoktur bunu tartışmıyorum. Çünkü ben mahkeme değilim. Çünkü ben delilleri değerlendirme mevkiinde olan biri olan

değilim. Hiç kimse de olamaz, olmamalı."

Şimdi kamu vicdanı diye bir şey tutturulduğunu söyleyen Kocasakal, "Kamu vicdanı tatmin etmek. Kamu vicdanı dediğiniz şey bir kişi, bir varlık değil. Hukukun asıl gayesi kamu vicdanını tatmin etmek değil, deliller çerçevesinde adaletin gereğini yerine getirmektir. Dolayısıyla bu tartışmalar yargının geldiği noktayı maalesef gösteriyor. Özel görevli mahkemelerin ne hale geldiğini gösteriyor. Ben bunu çok tehlikeli ve yanlış buluyorum. Bu davaların bu şekilde kamuoyunda tartışılması, içeriği ile ilgili

beyanlarda bulunulması hiç doğru bir şey değil ve suç da oluşturuyor büyük oranda. Bilhassa belirli bir nüfuza sahip kişiler tarafından yapılan açıklamalar dikkate alındığında" ifadelerini kullandı.

Toplantıda, yargıdaki son gelişmeler, Adalet Bakanlığı'nın açıkladığı 3. yargı paketi ve diğer konular masaya yatırıldı. - DENİZLİ

Kaynak: İHA