İso Başkanı Küçük, "Çevre İçin Sanayiciye 30 Milyar Avro Düşüyor"

İso Başkanı Küçük, "Çevre İçin Sanayiciye 30 Milyar Avro Düşüyor"

İso Başkanı Tanıl Küçük, AB'nin Çevre Müktesebatına Uygun Çevre Alt Yapısını Oluşturabilmek İçin Yaklaşık 60 Milyar Avroluk Yatırım Yapmak Gerektiğini, Bunun 30 Milyar Avrosunun İse Özel Sektör Tarafından Karşılanmasının Beklenildiğini Kaydetti. AB Müktesebatına Uyum Kapsamında, Son Üç Yılda, Çevreye İlişkin ve Sanayiciyi Etkileyecek Düzeyde Çok Sayıda Yönetmeliğin Çıkarıldığını Belirten Küçük,...

İso Başkanı Küçük,

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, AB'nin çevre müktesebatına uygun çevre alt yapısını oluşturabilmek için yaklaşık 60 milyar avroluk yatırım yapmak gerektiğini, bunun 30 milyar avrosunun ise özel sektör tarafından karşılanmasının beklenildiğini kaydetti. AB müktesebatına uyum kapsamında, son üç yılda, çevreye ilişkin ve sanayiciyi etkileyecek düzeyde çok sayıda yönetmeliğin çıkarıldığını belirten Küçük, "Ancak gerekli alt yapı yoksa, yasaların uygulanması riske girmektedir" dedi.

-"SANAYİCİ ÇEVRE İÇİN GEREKEN YATIRIMI NASIL YAPACAK?"-

İSO tarafından düzenlenen 23. Çevre Danışma Kurulu 2007 Yılı Kobi Çevre Ödül Töreni'nde konuşan Küçük, 2007 yılının çevreye yönelik hassasiyetin yaygınlaşması açısından dönüm noktası bir yıl olduğunu belirtti. Su sıkıntısının suyu yoğun kullanan sektörler başta olmak üzere sanayiyi de olumsuz etkilediğini dile getiren Küçük, sanayicilerin de suyu verimli ve tasarruflu kullanmaya mutlaka dikkat etmek zorunda olduklarını ve sanayide, suyun, tesis içinde tekrar kullanımını sağlayacak teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi.

Küçük, 60. hükümet programında, küresel ısınmaya ve su kaynaklarının verimli kullanılmasına yönelik çalışmaların hedeflendiğini belirterek, hedefleri gerçekleştirmeye yönelik somut adımların süratle atılmasını beklediklerini kaydetti. Türkiye'de dahil olmak üzere tüm dünyada, tüketicilerin çevre dostu ürün bilinci ve hassasiyetinin giderek arttığını söyleyen Küçük, "Küresel pazarlarda rekabete devam etmeyi hedefleyen Türk sanayi, tüketicilerin bu beklentisine cevap vermek zorundadır. Ama şunu da biliyoruz ki, çevrenin korunması ve çevre dostu üretim, ciddi maliyetleri olan yatırımları gerektirmektedir. Geri dönüşüm teknolojileri, atık bertaraf tesisleri, bunların hepsi büyük paralar gerektiriyor. Kaynak yaratmakta zaten çok zorlanan, uygun koşullarda, uzun vadeli finansman imkanlardan mahrum olan sanayimiz bu yatırımları nasıl yapabilecek?" diye konuştu.

-"YATIRIM İÇİN, HÜKÜMET VE BAKANLIK GEREKEN ORTAMI YARATMALI"-

Küçük, AB'nin çevre müktesebatına uygun çevre alt yapısını oluşturabilmek için yaklaşık 60 milyar avroluk yatırım yapmak gerektiğini ve bu miktarın 30 milyar avroya yakın kısmının da özel sektör tarafından karşılanması gerektiğinin beklendiğini vurguladı. "Özel sektör 30 milyar avroluk kaynağı nereden bulacak? Harcama boyutunu bir kenara bırakıp, bir başka açıdan baktığımızda ise, çevre 60 milyar avroluk çok büyük yatırım alanı olarak karşımıza çıkıyor" diyen Küçük, bunun ekonomi için, yeni bir hareket alanı ve istihdam sağlama imkanı demek olduğunu kaydetti. Küçük, çevreye yatırım yapılması gerektiğine inandıklarını ifade ederek, hükümetin ve özellikle Çevre ve Orman Bakanlığı'nın, özel sektörü bu alana çekmek için, gereken özendirici ortamı ve uygun iklimi yaratabilmesi gerektiğine işaret etti. Küçük, yer tahsisinde kolaylık sağlanması, bürokratik işlemlerin hızlandırılması ve uygun finansman mekanizmalarının yaratılması gerektiğini belirtti.

-"AB'NİN KARAR METNİ RAHATSIZ EDİCİ İÇERİKTE OLABİLİR"-

Açıklanacak olan Avrupa Birliği Liderler Zirvesi karar metninin Türkiye ile ilgili kısmının, rahatsız edici içerikte olabileceği yönünde kuvvetli işaretler bulunduğunu söyleyen Küçük, "Müzakere süreci, teknik yönüyle ilerlese de, tam üyelik süreci son dönemde ciddi ölçüde hız kesmiş görünüyor. Bunda Türkiye'den kaynaklanan faktörler de rol oynamış olabilir. Ancak, Fransa ve Almanya'daki siyasi liderliğin Türkiye karşıtlığı artık gerçekten rahatsız edici boyutlara ulaşmıştır. Unutulmasın ki, Türkiye'yi dışlayıcı yaklaşımlar her iki taraf için de maliyet ve kayıplara yol açacaktır" dedi. Küçük, AB'nin çevre müktesebatına uyumun, maliyetli ve zahmetli olduğunu, buna rağmen, tam üyelik olsa da olmasa da, Türkiye'yi çevre konusunda çağdaş standartlara taşımak zorunda olduklarını dile getirerek, küresel ekonominin seçici pazarlarında rekabet mücadelesi vermeyi hedefleyen Türk sanayisini bu standartlara ulaştırmak zorunda olduklarını kaydetti.

-"CEZA KANUNU'NDAKİ YÜKSEK CEZALAR SANAYİCİYE ÜÇ KATI UYGULANIYOR"-

Küçük, AB müktesebatına uyum kapsamında, son üç yılda, çevreye ilişkin ve sanayiciyi etkileyecek düzeyde çok sayıda yönetmelik çıkarıldığını ifade ederek, mevzuat uyumu ve yasaların yenilenmesinin çok önemli bir aşama olduğunu, ancak, gerekli alt yapı olmaması durumunda yasaların uygulanmasının riske girdiğini vurguladı. Ceza Kanunu ve Çevre Kanunu'nun, çok sayıda yaptırım getirdiğini ve özellikle, Çevre Kanunu'nun, çok yüksek meblağlarda cezalar içerdiğini belirten Küçük, bu cezalardan bir kısmının sanayiye üç katı olarak uygulandığına dikkat çekti. Küçük, ağır yaptırımların, caydırıcılığı sağlamak amacıyla, getirildiğini ifade ederek, "Ama, yasanın uygulanması için gerekli alt yapının olmadığı da hesaba katılmamıştır. Örneğin, tehlikeli atıkların bertarafındaki duruma bakacak olursak, Türkiye'deki lisanslı tek entegre atık yakma tesisi olan, İzaydaş, yılda üretilen tehlikeli atık miktarının yalnızca yüzde 5'ini bertaraf edebilmektedir. Geriye kalan, büyük miktar nasıl bertaraf ediliyor, edilecek?" diye konuştu. Çevreyle ilgili sorunların, özel sektöre ağır cezalar getirerek çözülemeyeceğini söyleyen Küçük, asıl meselenin, bir an önce gerekli alt yapının sağlanması olduğunu dile getirdi. Küçük, özel sektörü, bir taraftan, çevre alt yapı yatırımlarına çekecek, uygun yatırım ikliminin süratle oluşturulması, diğer taraftan ise, sanayiciyi temiz teknoloji kullanmaya yönlendirecek somut teşviklerin bir an önce gündeme getirilmesi gerektiğini kaydetti.

-"SANAYİCİYE DÜŞEN GÖREV, TEMİZ TEKNOLOJİ KULLANMAK"-

Toplantıda konuşan İSO Çevre İhtisas Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay da, AB çevre mevzuatına uyumun, Türk sanayisi için zorlu bir süreç olacağını ifade ederek, mevzuat kirliliğinin giderilmesi ile bürokratik işlem ve süreçlerin kolaylaştırılması konusunda kurum ve kuruluşlar arasındaki görev ve yetki dağılımındaki belirsizliklerin yeterince giderilememiş olduğunu kaydetti. Alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve su kaynaklarının daha verimli kullanılması gibi konuların önemine değinen Okyay, "Sanayicilere, düşen görev, temiz üretim teknolojilerinin kullanımı ile bir yandan atık su hacminin kayda değer düzeyde azaltılması, diğer yandan da gereğinden fazla hammadde ve enerji kullanımının önlenmesidir" diye konuştu.

Konuşmaların ardından, gerçekleştirilen "İSO 2007 Yılı KOBİ Çevre Ödül Töreni"inde kazananlara ödülleri verildi. Papirus Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş. Kobi Çevre Dostu Ürün/Uygulama jüri teşvik ödülüne, Uzay Kimya ise, KOBİ Çevre Dostu Ürün/Uygulama ödülüne layık görüldü. KOBİ Çevre Teşvik Ödülleri ise Delta Mobilya Dekorasyon, Emin Tabildot Yemek Üretim, Şafak Makine Yedek Parça, Onur İnşaat Malzemeleri ve Sarbak Metal'e verildi. KOBİ Çevre Proje Ödülü ile KOBİ Çevre Alanı'nda Kurumsal Sosyal Sorumluluk ödülü kategorilerinde başvuru olmaması nedeni ile ödül verilemedi.(ANKA)

(DG/NB/ZG)