İşkenceyle öldürüldüğü iddia edilen Er Murat Polat'ın sanıkları hakim karşısında

İşkenceyle öldürüldüğü iddia edilen Er Murat Polat'ın sanıkları hakim karşısında

Adana 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi'nde tutuklu Er Murat Polat'ın işkenceyle öldürüldüğü iddiasıyla açılan davanın sanıkları yeniden hakim karşısına çıktı.

İşkenceyle öldürüldüğü iddia edilen Er Murat Polat'ın sanıkları hakim karşısında

Adana 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi'nde tutuklu Er Murat Polat'ın işkenceyle öldürüldüğü iddiasıyla açılan davanın sanıkları yeniden hakim karşısına çıktı.

Daha önce Askeri Mahkemede görülen, ancak Uyuşmazlık Mahkemesi'nce Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edilen duruşmada 1 yarbay, 2 astsubay ve 5 er olmak üzere toplam 8 sanık yargılanıyor. Duruşmada, tutuklu sanık Hüseyin G. (23), tutuksuz sanıklar Yarbay Mustafa S.(46), astsubaylar Oktay A. (38), Talat G. (45), erler Mevlüt K. (23), Erol K. (23), Nihat E. (23), Ramazan G.'nin avukatı ile müşteki baba Kenan Polat (52) ve anne Gülşen Polat (52) hazır bulundu.

Sanık Yarbay Mustafa S. savunmasında, Askeri Cezaevi'nde müdür yardımcılığı ve müdür olarak görev yaptığını belirtti. Görev süresi içinde sürekli gardiyan, er ve erbaşlardan cezaevinde ne şekilde hareket edileceğine dair emirleri imza karşılığında tebliğ ettiğini söyleyen Yarbay S., "Mahkumların dövülmesi konusunda hiç bir emir vermedim. Hiç bir mahkuma kötü muamelede bulunmadım. Böyle bir iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum" dedi.

Askeri cezaevinin tek katlı ve kamerayla izlendiğini ifade eden Yarbay S., içerdeki isyan sırasında mahkumların zor kullanılarak etkisiz hale getirilmesi emrini verdiğini kaydetti. Murat Polat'ın dövülmesi sırasında cezaevindeki odasında bulunduğunu anlatan Mustafa S., şöyle devam etti: "Bana kısım amiri Oktay A. 'içerde bir tutuklunun başı kanadı. Müsade ederseniz hastaneye götürelim.' dedi. Hastaneye sevk ettirdik, ertesi gün üstlerime bildirdim."

Gardiyan Sanık Mevlüt K. ise maktül er Murat Polat'ın cezaevinde giymesi gereken elbiseleri reddettiğini ileri sürdü. Mevlüt K. şunları söyledi: "Murt Polat, 'Ben bu elbiseler giymem. Bana da kimse giydiremez.' diye küfür etti. Hüseyin G. bu sözlere sinirlenerek elle dövmeye başladı. Daha sonra dolaba vurdu. Dolabın üzerindeki sopa yere düştü. Bu sopayla Murat'ı dövdü. Bu sopayı daha önce görmedim. Sopayla maktulün neresine vurduğunu hatırlamıyorum. Ancak 5-6 dakika aralarında boğuşma oldu. İdarenin talimatı gereğince üzerinde jilet, uyuşturucu gibi şeyler bulunmasın diye cezaevine girmeden önce mahkumlar tamamen soyulup çök-kalk yaptırılıyordu. Bu emir yazılı olarak yazmaz."

Tutuklu Gardiyan Sanık Hüseyin G. de Er Murat'ın sanık Erol K.'nin giydirme odasına götürdüğünü öne sürerek, maktülün cezaevi elbiselerini giymediğini iddia etti. Kendilerinin Polat'ın elbiseleri giymesi gerektiğini söylediğini savunan Hüseyin G., "Bu sırada sanık Ramazan, A.S.'ye buraya 'tekrar niye geldin' diyerek iki tokat vurdu. Buna sinirlenen Murat Polat, bize saldırmaya başladı. Sandalye ile camı kırmaya çalıştı. Floransan lambasını kırdı. O anda odada bulunan Erol K., Mevlüt K., Nihat E., maktüle copla vurdu. Ben de vurdum. Ama tekme yada sopa kullanmadım. Sadece copla ve elle vurdum. Maktülü camdan çektiğimde kendisini dolaba vurdum. Ancak dolabın üzerinde sopa düşmedi. Sopa yoktu. Diğer sanıkların niye beni suçladıklarını bilmiyorum." şeklinde konuştu. Sanık Astsubay Oktay A.'da cezaevinde isyan çıktığında bile mahkumlara kötü muamelede bulunmadığını bildirerek, "Böyle bir emirde vermedim" açıklamasını yaptı. Sanık Talat G. ise maktülün sanık Hüseyin G. tarafından dövüldüğünü öne sürdü.

Müşteki Kenan Polat ise oğlunun işkence edilerek öldürüldüğünü savunarak, şikayetçi olduğunu vurguladı. Anne Gülşen ise oğlunun hastaneye kaldırıldıktan bir hafta sonra haber verildiğini kaydetti.

Diğer erlerde Hüseyin G.'nin Er Murat'ı dövdüğünü iddia etti. Mahkeme tutuksuz sanıkların tutuklanma talebini red ederken, Hüseyin G.'nin tutukluluk halinin karar verdi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Er Murat Polat, vatani görevini yaptığı Gaziantep'teki Topçu Taburunda 23 Haziran 2005'te dizinden hastalandı. İskenderun Deniz Askeri Hastanesine sevk edilen Polat, iddiaya göre, arkadaşı A.S. ile burada firar etti. İki asker, 27 Haziran 2005'te İskenderun'da yakalanıp 28 Haziranda Adana 6. Kolordu Komutanlığı 1. Sınıf Cezaevine konuldu. İddiaya göre, Polat, mahkum gömleğini giymedeği gerekçesiyla görevli asker ve gardiyanlarca cop ve sopayla dövüldü. Böbrekleri ve akciğeri hasar gören,kaburgaları kırılan, beyninde ödem oluşan Polat, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde 27 Temmuz 2005 tarihinde hayatını kaybetti. Yapılan otopside işkenceyle öldürüldüğünün belirlenen Polat için Askeri Savcılıkca dava açıldı.

Kaynak: CHA