İşkenceyle Mücadele İçin 4,8 Milyon Euro Fon

İşkenceyle Mücadele İçin 4,8 Milyon Euro Fon

Avrupa Komisyonu, Türkiye'de İşkencenin Önlenmesi ve Kötü Muameleyle Mücadele İçin 2000 Yılından Bu Yana 4,8 Milyon Euro Finansman Sağladı.

İşkenceyle Mücadele İçin 4,8 Milyon Euro Fon

Avrupa Komisyonu, Türkiye'de işkencenin önlenmesi ve kötü muameleyle mücadele için 2000 yılından bu yana 4,8 milyon euro finansman sağladı. Komisyonun Türkiye Delegasyonu Müsteşarı Ulrike Hauer, Türkiye'de tutuklama ve gözaltı yerleri dışında işkencelerin sürdüğünü öne sürdü.

Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu ve Adalet Bakanlığı, BM İşkence Görenlerle Uluslararası Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında işkenceye ve kötü muameleye karşı Türkiye ve AB'nin işbirliği konusunda bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki toplantıda konuşan Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Müsteşarı Ulrike Hauer, Türkiye dahil Avrupa Komisyonu'na üye ülkelerin işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezanın önlenmesine ilişkin sözleşmeyi imzaladığını hatırlatarak, "İşkenceyle mücadele Avrupa Birliği'nin öncelikli konularının başındadır. Türkiye'de de 2003 yılındaki kapsamlı reformlar çerçevesinde işkenceye sıfır tolerans politikası benimsenmişti. Bu yasal tedbirlerin olumlu etkileri görüldü. Bildirilen işkence ve kötü muamele vakalarında azalma eğilimi gözlemlendi. Türkiye, medikal muayene sisteminin güçlendirilmesi için adli tıp merkezlerinin sayısını arttırmıştır. Ancak özellikle yakalama sırasında ve gözaltı yerleri dışında işkence ve kötü muamele vakaları devam etmekte. Gözaltı yerleri bağımsız ulusal kurumlar tarafından bağımsız biz izlemeye tabi tutulmamakta, dolayısıyla 2005'te imzalanan fakat henüz onaylanmayan OPCAT'ın (BM İşkenceye Karşı Sözleşmeye İhtiyari Protokolü) uygulamaya konması da geciktiriliyor. İşkence ve kötü muamele mağdurları, genellikle sivil toplum kuruluşlarınca sağlanan rehabilitasyon hizmetlerinden faydalanıyor. Bunun sebebi devlet tarafından sunulan hizmetlerin olmayışı ya da ulaşılamaz durumda olmasıdır. Kamuya bağlı sağlık kurumları son derece sınırlı rol oynuyor ve devlet kurumları ile bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları arasında diyalog ve koordinasyon zayıftır" dedi.

Daha sonra söz alan Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Fendoğlu ise, işkenceyle mücadelenin öncelikleri arasında olduğunu belirterek, yayınladıkları genelgeyle özgürlükten mahrum bırakılan yerlere ayda en az bir kez habersiz, bir kez de haberli ziyaret yapılacağını söyledi. Türkiye'nin imzaladığı OPCAT'ın hala TBMM tarafından onaylanmadığı yönündeki eleştirilere de cevap veren Fendioğlu, Türkiye'nin 2 sene önce kabul ettiği bu anlaşmayı dünyada henüz 10 ülkenin imzaladığını ve birçok Avrupa ülkesinin kabul etmediğini söyledi. Türkiye'deki tutuklu ve mahkum sayısının 96 binden fazla olduğunu belirten Fendioğlu, bu rakamın yüzde 60'ını tutukluların oluşturmasını büyük bir sorunun göstergesi olarak vurguladı. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne en çok başvuran 3. ülke olduğunu kaydeden Fendioğlu, "Bireyler neden insan hakları açısından Anayasa Mahkemesi'ne başvuramıyor?" diyerek yargı sisteminde revizyona ihtiyaç olduğunu söyledi.

Toplantı sonrasında kampüsün açık cezaevi kısmını gezdiren Güvenlik ve İnfaz İşlerinden Sorumlu Daire Başkanı Türker Tok, mahkumlara yemekhane, tekstil atölyesi, takı tasarımı ve floransan lambası montajı gibi işlerde ücretli ve sigortalı çalışma imkanı verdiklerini anlattı. Mahkumların sigortasından ailelerinin de faydalanabildiğini kaydeden Tok, amaçlarının mahkumlara mesleki eğitim vererek, onları topluma yeniden kazandırmak olduğunu söyledi.

Avrupa Komisyonu, hem kamu kurumları hem de sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülmekte olan projelere mali destek sağlıyor. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu, 2000 yılından beri yaklaşık 4,8 milyon euro tutarında fon desteği verdi. Komisyonun Türkiye'de finanse ettiği projeler şöyle:

"İstanbul Protokolü Eğitim Programı (Adli tıp uzmanı olmayan doktorlar, hakimler ve savcıların eğitilmesi-2,7 milyon euro), İşkence Mağdurları için Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri Projesi (736,800 euro), Türkiye'de İşkencenin Stratejik Haritasının Çıkarılması (205,300 euro), TOHAV İşkencenin Önlenmesi Projesi (268,000 euro), İşkenceye İlişkin Mevzuatın Gözden Geçirilmesi (186,000 euro)." (DS-CC-CC-Y)