İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Ölümü şüpheli bulununca otopsi için mezarı açıldıANKARA'da 1 Haziran'da hayatını kaybeden ve 'doğal ölüm' diye kayıtlara geçen Muhammet Kuzur'un (58), darp edilerek öldürüldüğü iddiası üzerine Trabzon'un Akçaabat ilçesindeki mezarı açıldı.

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ
16.07.2020 15:48 | Son Güncelleme: 16.07.2020 16:21

Ölümü şüpheli bulununca otopsi için mezarı açıldı

ANKARA'da 1 Haziran'da hayatını kaybeden ve 'doğal ölüm' diye kayıtlara geçen Muhammet Kuzur'un (58), darp edilerek öldürüldüğü iddiası üzerine Trabzon'un Akçaabat ilçesindeki mezarı açıldı. Kuzur'un cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Ağabeyinin öldürüldüğünü iddia eden Temel Kuzur (50), "Tabutta kan lekeleri vardı. Bu doğal ölüm değil, ağabeyim darp edilerek öldürüldü" dedi.

Ankara'nın Keçiören ilçesinde yaşayan Muhammet Kuzur, 1 Haziran 2020 tarihinde Bağlum Mahallesi'nde yer alan ve düzenli olarak süt ürünleri satın aldığı A.K.'ye ait mandıraya gitti. Muhammet Kuzur, iddiaya göre mandıranın bahçesinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Bunun üzerine mandıra sahibi A.K., Kuzur'un Trabzon'daki ailesini arayarak, kalp krizi geçirdiğini ve düşerek başını çarptığını, daha sonra da hayatını kaybettiğini anlattı.

Kuzur'un cenazesi memleketi Trabzon'a gönderildi. Cenaze işlemleri sırasında tabutta kan gören Muhammet Kuzur'un kardeşi Temel Kuzur, cenazenin tamamına bakmak istedi. Pandemi dönemi olduğu için kabul görmeyen bu teklifin ardından Muhammet Kuzur, Derecik Mahallesi'nde defnedildi.

Ağabeyini toprağa verirken tabutta kan izi gören Temel Kuzur, şüphelendiği için Ankara'nın yolunu tuttu. Ağabeyinin ölüm nedenini araştıran Kuzur, elde ettiği delilleri avukata sundu. Temel Kuzur, ölümünün ardından çekilen fotoğraflarına ulaştığı ağabeyinin başının çeşitli yerlerinde ve vücudunda darp izleri olduğunu tespit ettiğini öne sürdü.

DARP EDİLEREK ÖLDÜRÜLDÜĞÜ İDDASI

Temel Kuzur, olay yerine gelen 112 acil sağlık görevlilerinin ağabeyine müdahale etmediğini öne sürerek, avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulundu. Ağabeyinin dini nikahlı eşi Z.G.'nin mal varlığına da tedbir konulmasını istedi. Talepleri yerinde bulan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Trabzon Akçaabat Adliyesi'ne yazı göndererek, Muhammet Kuzur'un mezarının açılarak otopsi yapılmasını istedi, ayrıca ifadesi alınan 5 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. 1 Temmuz'da Muhammet Kuzur'un mezarı açıldı ve cenazesi Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Otopsi sonucunda Muhammet Kuzur'un kesin ölüm nedeni belirlenecek.

'DOĞAL ÖLÜM OLDUĞUNA İNANMIYORUZ'

Muhammet Kuzur'un kardeşi Temel Kuzur, olay günü saat 13.00 civarında ağabeyiyle görüştüğünü belirterek, "Göğsünde ağrıları olduğunu belirtmişti, ama tahlilleri çok iyiydi. Anjiyo olmasını söyledim, o da; 'GATA'dan sıra aldığını' söyledi. Konuştuk ve sonra telefonu kapattık. 16.30'da vefat haberini aldım. Önce 'kalp krizi geçiriyor', sonra 'ambulans geldi, müdahale ediyoruz' dediler. Daha sonra 'küvete', ardından da 'taşa' çarptı dediler. Şüphelerimiz arttı. O acıyla birlikte yola çıktık. Bize 'gelmeyin, gerekeni yaptık' dediler ve cenazemiz Keçiören Belediyesi tarafından Trabzon'a gönderildi. Biz de Samsun'da cenazeyi karşıladık. Tabutun içine bakmak istedim ve bu sırada tabutta kan gördüm. Kefeni açtığımda ise yüzündeki pamukta kan olmadığını gördüm. Kendi kendime 'bu kan nereden geliyor' diye düşündüm. Kefenin tamamını açmak istedim ancak imam arkadaş 'açmayalım' dedi" ifadelerini kullandı.

'AĞABEYİMİN KAŞI, GÖZÜ, DUDAĞI VE KULAĞI PATLAKTI'Kan lekelerini görünce huzursuz olduğunu anlatan Kuzur, "Daha sonraki süreçte delil olabilecek fotoğraflar buldum. Bu fotoğraflarda ağabeyimin kaşı, gözü, dudağı ve kulağı patlak. Zaten kan kulak arkasından geliyordu. Sağ kaburgası morarmış, koltuk altı şişmişti. Fotoğraflara bakarak doğal ölüm olmadığına kanaat getirdik, 'darp edildi' dedik. Bunu araştırmaya başladık ve bazı ipuçlarına ulaştık. Bu ölümün doğal olmadığına inandık. Daha sonra talebimiz üzerine Adli Tıp raporu istedik, 5 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduk ve ardından 1 Temmuz'da yapılan otopsi sonrası ikinci kez ağabeyimi defnettik. Adli Tıp raporunda ne çıkacak göreceğiz, ama bana göre bu doğal bir ölüm değil. Bizim şüphemiz darp üzerine. Gerekenin yapılacağına inanıyorum ve adalete güveniyoruz" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------Temel Kuzur'un, abisinin mezarı başında görüntüsünden detaylarMuhammet Kuzur'un mezarından detaylarTemel Kuzur'un röportajıDetaylar

Haber-Kamera: Tolga SAĞLAM/TRABZON,  

===========================

Prof. Dr. Özlü: Dikkat edersek 15-20 günde salgın durur

SAĞLIK Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, dikkat edilmesi halinde koronavirüs salgının durdurulabileceğini belirterek "Hepimiz buna dikkat edersek virüs bulaşmaz, 15-20 gün içerisinde de virüs kaybolur gider, salgın da dururö dedi. 

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve KTÜ Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, vücutta bağışıklık kazanma yöntemleri olarak aşı olmak, enfeksiyon geçirmek ve plazma verilmesi olduğunu söyledi. Özlü, Covid-19 virüsüne karşı ise bu yöntemlere yeterince güvenilemeyeceğini belirterek "Enfeksiyonu geçirenlerin çoğunluğunda Covid-19'a karşı vücutta antikor oluşmasına rağmen koruyuculuk kesin olarak bilinmiyor. Bazı hastalıklarda ömür boyu, bazılarında ise 3-4 ay koruyuculuğu oluyor. Covid-19'u geçirenlerde de tekrar enfeksiyon olacak mı yoksa kalıcı mı, bu sorunun cevabını henüz tam olarak bilmiyoruz. Virüse karşı etkili ve güvenilir bir aşı henüz bulunmadı. Bulunacak aşının ise etki süresi de bilinemeyecektir" dedi.

'GERÇEKÇİ BİR BEKLENTİ DEĞİL'Duyarlı immun hücreler yoluyla da vücutta bağışıklık gelişebileceğini ancak Covid-19'da bu hücrelerin ne kadar etkili olduğunun bilinmediğini belirten Özlü, "Salgının yoğun olarak yaşandığı ülkelerde bile virüse karşı antikor oluşmuş kişilerin oranı yüzde 7'lere ulaşabiliyor. Bizde ise rakamlar çok daha düşük. Enfeksiyonu geçirerek bağışıklık kazanmanın da bu salgını durdurmada gerçekçi bir beklenti nedeni olamayacağı açığa çıkıyor ve bu bağışıklığın ne kadar koruyucu olduğunu bilmiyoruz. Enfeksiyonu geçirenler yeniden hastalanabilirler. Bu konuda raporlar ve bulgular var. 'Ben hastalığı geçirdim, atlattım, korunmama gerek yok' diyemeyeceklerini söyleyebiliriz. Aşı ve enfeksiyon geçirerek bağışıklık kazanmakta virüsten korunmak için yeterince güvenilir bir yöntem değil. Yine hastalığı geçiren kişilerden alınan plazma ve antikorlar hasta kişilere verilerek pasif bağışıklık oluşturuyor. Ancak bu yöntemin her hastada etkili sonuç vermiyor" diye konuştu. 

'KENDİMİZİ KORURSAK VİRÜSE YAKALANMAYIZ'Virüsün hızlı mutasyon geçirebildiği belirten Özlü, "Aşıyla da elde etseniz, hastalığı geçirerek de elde etseniz kazandığınız bağışıklık uzun süre etkili olmayabilir. Virüsler hızlı mutasyon geçirerek genetik yapısını değiştiriyor. Virüse karşı bağışıklık kazanmak yerine maske, mesafe ve hijyene dikkat ederek virüse yakalanılmamasına odaklanılmalı. Şu anda hepimizin üzerinde yoğunlaşması gereken husus virüsten korunmak. Salgın devam etsin ama biz kendimizi korursak virüse yakalanmayız. Hepimiz dikkat edersek de salgını durdururuz. Hepimiz buna dikkat edersek virüs bulaşmaz, 15-20 gün içerisinde de virüs kaybolur gider, salgın da dururö ifadelerini kullandı. 

Görüntü dökümü-Prof. Dr. Tevkif Özlü'nün açıklamalarıHaber: Selay SAYKAL TRABZON-DHA

Haber Kodu : 200716104

==========================

Kuyumcular sahte altın satıcılarını 'Whatsapp' grubundan deşifre ediyor

ADANA'da Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman tarafından kurulan, 550 kuyumcunun bulunduğu 'Whatsapp' grubunda, sahte altın satıcılarının görüntüleri anında paylaşılarak esnaf uyarılıyor.Normalleşme sürecinin başlamasıyla beraber düğün salonlarının da 1 Temmuz'da açılması, altın satışında hareketliliğe neden oldu. Altın fiyatlarının yükselmesiyle piyasada 'çakma altın' olarak bilinen ve fiyatı 10 ila 50 lira arasında değişen sahte altın satıcıları da arttı.Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman, vatandaşların sahte altınla gerçek altın arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanabileceğini, sadece kuyumcuların bunu anlayabileceğini söyledi. Başman ayrıca kuyumcu esnafını sahte altın satıcılarından korumak için 'Whatsapp' grubunun kurulduğunu da anlatarak, "Bu grubu 4 yıl önce Adana Kuyumcular Odası olarak kurduk. Hatta merkez ilçeler değil, tüm ilçelerdeki kuyumcu esnafımızı ve yanlarında çalışan kalfalarımızı da bu gruba dahil ettik. Sahte altın satanlar, düşük ayarlı altın satanlar, hırsızlık ürünleri satarak esnafımızı zarara uğratan kişilerin görüntülerini güvenlik kamera kayıtlarından tespit ederek paylaşıyoruz. Bu grupta emniyetten polis arkadaşlarımız da var. Anında tespit ediyoruz" dedi.SUÇÜSTÜ YAKALANMIŞTI

Öte yandan, 17 Haziran'da Mersin'de 4 kuyumcuya sahte kolye satılmasının ardından şüphelinin görüntüleri kuyumcuların 'Whatsapp' grubundan paylaşıldı. Daha sonra Adana'ya gelen, M.E. işyeri sahibi Bülent Dalyan'a yakalandı. DHA muhabirlerinin sahte altın haberi yaptıkları sırada iş yerine gelen şüpheli bağırarak kaçmaya çalıştı, ardından polise teslim edildi.

Kaynak: DHA

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title