İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

21.04.2020 15:19 | Son Güncelleme: 21.04.2020 15:19
İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Eski eşi ev hapsine konulan Nesibe T.: Evimize gelemeyecek, işe rahat gidebileceğimKÜTAHYA'da 1 çocuk annesi Nesibe T., 3 yıl önce boşandığı eski eşi Veysel S.'nin kendisini tehdit ettiği anları video çekerek sosyal medyada paylaştıktan sonra ev hapsi ile cezalandırılmasına çok sevindiğini söyledi.

Eski eşi ev hapsine konulan Nesibe T.: Evimize gelemeyecek, işe rahat gidebileceğim

KÜTAHYA'da 1 çocuk annesi Nesibe T., 3 yıl önce boşandığı eski eşi Veysel S.'nin kendisini tehdit ettiği anları video çekerek sosyal medyada paylaştıktan sonra ev hapsi ile cezalandırılmasına çok sevindiğini söyledi.

Kütahya'da oturan 1 çocuk annesi Nesibe T., önceki gün sosyal medyaya, 3 yıl önce boşandığı eski eşi Veysel S.'nin evinin kapısına gelerek kendisini tehdit ettiğini anlatan bir video yükledi. Videoda kadın cinayetlerine kurban gitmek istemediğini belirterek yardım çağrısında bulunan Nesibe T., "Eşimden üç sene önce ayrıldım. 4 yaşında bir kızımız var. Eski eşim halen bana küfürler ediyor ve ölüm tehdidinde bulunuyor. 'Seni öldüreceğim' diyor. Bundan bir sene önce kendisinden dayak yedim ve kamera kayıtları olmadığı için 1 ay cezaevinde kalıp, çıkmış. Daha dün kapımıza geldi ve yine küfürler edip, 'seni öldüreceğim, seni kimseye yar etmeyeceğim, senin için 10 sene yatarım' dedi. Ben öldükten sonra beni sosyal medyada paylaşsanız ne olur. Ben kadın cinayetlerine kurban gitmek istemiyorum. Lütfen sesimi duyun artık, ben ölmek istemiyorumö dedi.

EV HAPSİ CEZASI VERİLDİNesibe T.'nin yardım çağrısı kısa sürede sosyal medyada büyük ilgi gördü. Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı, Nesibe T.'nin şikayeti üzerine başlattığı soruşturma kapsamında eski eş Veysel S. hakkında gözaltı kararı verdi. Kütahya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınarak ifadesi alınan Veysel S.'ye mahkemece elektronik kelepçeli ev hapsine çarptırıldı.KARARA ÇOK SEVİNDİMKütahya'daki bir fabrikada işçi olarak çalışan Nesibe T., ev hapsi kararına çok sevindiğini söyledi. Bu sayede rahat işe gidebileceğini anlatan Nesibe T., "4 yaşında bir kız çocuğum var. 3 yıl önce boşandık. Boşanma sebebimiz uyuşturucu kullanıyor şiddet uyguluyordu. Bunu karakola taşımadım o günlerde. Pazar günleri çocuğumuzu görmeye geliyordu. 14 Nisan günü görüş günü olmamasına rağmen geldi. Bizde çocuğu vermedik. O gün biz sağlık tedbirlerimizi alıyoruz. Maske bile yoktu geldiğinde, ayrıca alkollüydü. Polisi aradım, polis gelene kadar kameraya çektim. Sonra polis geldi karakola gittik ifadelerimizi aldılar sonra serbest kaldı eve geldik. Bende gelince olayı anlattığım video çekip medya duyulsun diye sosyal medya hesaplarında yayınladım. Ben bunu yayınlayınca gözaltı olayı olmuş. Tekrar polis merkezine gittik. Elektronik kelepçe ile ev hapsi vermişler. Tabi şu an benim için evde olması iyi. Beni dışarıda rahat bırakacak. Evimize gelemeyecek, işe rahat gidebileceğim. Ama mahkeme sonrası ne olacak bilmiyorum ve korkuyorum. Yetkililerden caydırıcı ceza vermelerini istiyorum. Çocuğumun psikolojisi bozulmuş durumda. Kızım diyor ki 'polisler geldi artık babam evimize gelemez'. Çünkü çocuk babasını sevmiyor artıkö diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Nesibe T. detay-Yaşadıklarını anlatması-Çektiği video-Eski eşinin videosu-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/ KÜTAHYA

=============================================

'Dünyanın en dar sokağı'nda sosyal mesafe korunuyor ÇORUM'da, 1,5 metre genişliğinde, 30 metre uzunluğundaki, 'dünyanın en dar sokağı' olarak tanıtılan 'Dikiciler Sokağı'nda, koronavirüs tedbirleri kapsamında getirilen sosyal mesafe kuralına zorunlu olarak uyuluyor. 2 kişinin yan yana yürüyemediği sokakta teker teker yürüyen vatandaşlar 2 metrelik mesafeyi koruyor. 

Üçtutlar Mahallesi'nde yer alan 1,5 metre genişliğinde, 30 metre uzunluğundaki, 'dünyanın en dar sokağı' olarak tanıtılan 'Dikiciler Sokağı' ilgi çekiyor. Eskiden 37 esnafın faaliyet gösterdiği sokakta, günümüzde ise 5 dükkan hizmet veriyor. Uzunlukları 1,5 metre, genişlikleri de 2,3 metreyi bulan 37 dükkanın çoğu, sohbet ve dinlenme yeri olarak kullanılıyor. Koronavirüs nedeniyle sakin günlerini yaşayan sokakta sosyal mesafe kuralına zorunlu olarak uyuluyor, 2 kişi yan yana yürüyemiyor. Tek kişinin yürüdüğü sokakta arkadan gelenler de yaklaşık 2 metrelik mesafeyi koruyor. 

'İSTER İSMEZ KURALA UYULUYOR'Sokakta yıllardır ayakkabı tamir işiyle uğraşan 4 çocuk babası İbrahim Kılpelit, "12 yaşından bu yana ayakkabı, çanta, dikimi yaparak geçimimi sürdürüyordum. Koronavirüs salgını başladıktan sonra maalesef çarşıda iş yeri olanların pek çocuğunun yaşı 65 yaş üzeri olduğu için gelemediler. Sadece bir iki dükkan açık. Ben bile evimden buraya gelirken, tüm tedbirlerimi alıp iş yerime öyle geliyorum. Hatta maskesiz ve eldivensiz hiç iş yapmam, çünkü ben çalışmak zorundayım. Sokak haliyle dar, burada sosyal mesafe kuralına ister istemez uyuluyorö dedi.

'DAR SOKAKTA MESAFEMİZİ KORUDUK'Öte yandan dar sokağı kullanarak karşı caddeye gecenler ise tek sıra halinde yürüdüklerini ve uzmanların sosyal mesafeye uymaları tavsiyesine uyduklarını söyledi. Kent sakini Ahmet Eğri, "Hepimiz sosyal mesafe kurallarına uymamız gerekiyor. Bizde yürürken mesafemizi bu dar sokakta korudukö diye konuştu.Mehmet Erdek de "Koronavirüs nedeniyle hepimiz sosyal mesafe kurallarına uymak zorundayızö ifadelerinde bulundu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Dar çarşı-İbrahim Kılpelit röp.-Arka arkaya yürüyen insanlarDar sokakta yürüyen Ahmet Eğri  röp.,Dar sokakta yürüyen Mehmet Erdek röp.Muhabir anons-Detaylar

HABER KAMERA: Yusuf ÇINAR ÇORUM-DHA

=========================================

Hz. İsa'ya ağladığına inanılan ters laleler açtı TÜRKİYE'de çok az bölgede yetişen, Hazreti İsa'nın çarmıha gerilmesine hüzünlenip başını eğip ağladığına ve Hazreti Meryem'in gözyaşlarını simgelediğine inanıldığı için 'ağlayan gelin' olarak bilinen koruma altındaki ters laleler, Diyarbakır ile Elazığ sınırlarındaki Sakız Dağı'nda açtı.

Türkiye'de belirli bölgelerde yetişen, bilimsel adı 'Fritillaria imperialis' olan ve görünümünden dolayı ters lale olarak bilinen endemik bitki, türün yok olmaması için koruma altında bulunuyor. Bölge halkınca Hazreti İsa'nın çarmıha götürülürken diğer bitkilerin üzülüp boyun eğmesine rağmen dik durduğunu ancak sonrasında peygamberin ölümüyle hüzünlenip başını önüne eğdiğine ve Hazreti Meryem'in gözyaşlarını simgelediğine inanıldığı için 'ağlayan gelin' olarak bilinen laleleri koparanlara, Çevre Kanunu kapsamında 'biyolojik çeşitliliği tahrip etmek' suçundan 60 bin TL'ye varan para cezası uygulanıyor. Diyarbakır'ın Elazığ sınırında bulunan Ergani ilçesindeki Sakız Dağı'nca açan ters laleler, doğada görsel şölen oluşturuyor. Fotoğrafçıların akınına uğrayan bölgede, jandarma ekiplerince de önlem alınıyor.

HRİSTİYANLARCA KUTSAL SAYILIYORDicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doktor Hülya Hoşgören, diğerlerinden farklı olarak başını önüne eğdiği için ters lale olarak adlandırıldığını belirterek, endemik türün inanılış gereği Hristiyanlar tarafından da kutsal sayıldığını söyledi. Doktor Hoşgören, 37 çeşidi bulunan türün 21'inin endemik olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Diğer lale çeşitlerinden farklı olarak çiçeklerini baş aşağı açtıklarından dolayı ters lale olarak adlandırılmıştır. Ancak bu bitki geceleri üzerinde biriken suyun gündüzleri yapraklarından aşağı süzülmesinden dolayı ağlıyormuşçasına göründüğünden dolayı 'ağlayan gelin' olarak da adlandırılmaktadır. Daha çok Adıyaman, Tunceli ve Antalya gibi illerde görülmekle beraber Diyarbakır'ın Çermik ve Ergani ilçelerinde de bulunmaktadır. Ağlayan gelin olarak adlandırılan bu bitkimiz, 37 çeşide sahiptir. Bunlardan 21 tanesi endemiktir. Bu bitkinin dinsel açıdan bir inanışı vardır. İnanışa göre Hazreti İsa, çarmıha gerilmeye giderken yol boyunca bütün bitkiler boyun eğmiş, baş aşağı eğilmiş. Ancak bizim bu bitkimiz, başını eğmemiş, dimdik kalmış. Fakat arkasından Hazreti İsa'nın çarmıha gerilip ölümünden dolayı çok hüzünlenmiş ve boynunu eğerek ağlamaya başlamış ki bu gözyaşlarının Hazreti Meryem'e ait olduğu da söylenmektedir rivayete göre. Bu yüzden bu bitkimiz Hristiyan alemince çok kutsal sayılan bir bitkidir. Dolayısıyla onlar için özel bir yere sahiptir. Bu bitkimiz tıbbi açıdan pek çok alanda kullanılmaya başlanmıştır son yıllarda. Bununla beraber Mimar Sinan'a ait eserlerde bile motiflerinde bu bitkinin görüntülerine tanık olunmaktadır."Ters laleleri görüntüleyen İsa Tekindağ ise araçla gidemedikleri için 8 kilometre yol yürüdükten sonra ağlayan gelinleri gördüklerini söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Sakız Dağı detayTers lalelerDoktor Hülya Hoşgören ile röp.İsa Tekindağ'ın konuşmasıGenel ve detay

Haber-Kamera: Esat TAŞTEKİN/ERGANİ/ (Diyarbakır),

==============================================

Edirne'nin tarihi çarşısı, esnafın 'WhatsApp' oylamasıyla açıldı

EDİRNE'de koronavirüs önlemleri kapsamında 27 gündür kapalı olan tarihi Alipaşa Kapalı Çarşısı, esnafın kendi aralarında kurduğu WhatsApp grubu üzerinden gerçekleştirilen oylama sonucu yeniden açıldı. Çarşının dernek başkanı Yılmaz Sanış, "Çarşının kapalı olduğu 1 ay boyunca, kurduğumuz mesajlaşma grubunda her hafta çarşıyı açalım mı, kapatalım mı diye oylama yapıyorduk. Bugüne kadar kapatılması kararı çıkıyordu" dedi.

Edirne'nin 5 asırlık tarihi Alipaşa Kapalı Çarşısı, esnafın koronavirüse karşı aldığı önlemler kapsamında 25 Mart'ta kapatıldı. 27 gün kapalı kalan çarşının esnafı, WhatsApp üzerinden kurdukları grupta bir oylama gerçekleştirdi. Çarşının açılmasını isteyen ve istemeyen olmak üzere iki farklı oy kullanılan uygulamada, oy çokluğuyla çarşının yeniden hizmete açılması kararlaştırıldı. Tarihi Alipaşa Esnaf Dernek Başkanı Yılmaz Sanış, çarşıda esnafın kararının öncelikli olduğunu ifade ederek, tüm hijyen kurallarına uyduklarını söyledi. 

Çarşının yaklaşık 1 ay boyunca kapalı kaldığını söyleyen Sanış, "Çarşının kapalı olduğu 1 ay boyunca, kurduğumuz mesajlaşma grubunda her hafta çarşıyı açalım mı, kapatalım mı diye oylama yapıyorduk. Bugüne kadar kapatılması kararı çıkıyordu. Dünkü yaptığımız oylamada esnafın çoğu çarşının 20 Nisan itibariyle açılması kararı aldı. Kararın alınmasında tamamen oylama etkili oldu. Burada esnafın kararı önceliklidir. Saat 11.00 itibariyle açıp saat 17.00 itibariyle de kapatıyoruz. Umutluyuz, inşallah hayırlı olur diyoruz hepimiz için" dedi.

'MASKESİZ KİMSE ÇARŞIYA ALINMIYOR'Satışlarda sosyal mesafe ve hijyen kurallarına da dikkat ettiklerini söyleyen Sanış, "Çarşıyı açtığımızda esnafımızla toplantı yaptık. Dikkat ederseniz tüm esnafımızda maske var. Hiçbir esnaf maskesiz çalışmayacak. Buradaki herkese yine sosyal mesafe kuralını hatırlattık. Esnafın bir araya gelmemesini, gelirlerse de sosyal mesafeyi korumalarını belirttik. Sürekli de bu konuda uyarılarımızı yapıyoruz. Kapanmadan önce zaten dezenfektesini yapmıştık, açıldığında yine dezenfekte işlemini yaptık. Bunlara ek olarak maskesiz gelen kimseyi çarşıya almıyoruz" diye konuştu.

'TEDBİRLER KONUSUNDA ÇOK HASSASIZ'Alipaşa Çarşısı esnafından Ahmet Tatlıses, çarşının açılmasından dolayı mutlu olduklarını belirterek, "Açılmasında fayda vardı çarşının. Ama bununla beraber virüse karşı tedbirlerin de alınması olmazsa olmazımız. Bu konuda esnaf olarak çok hassasız. İnşallah bu pandemiyi hep beraber dikkatli şekilde atlatacağımızı düşünüyorum" dedi.Çarşıda müzik aletleri satan Emre Asker ise bir an önce normale dönmek istediklerini ifade ederek, "Tüm önlemlerimizi aldık. Maskemiz, eldivenimiz ve dezenfektanımız var. Gelen müşteriye ilk olarak dezenfektanımızı ikram ediyoruz. Normal zamanlara göre satışlar biraz düşük ama canlanacağına inanıyoruz. Herkes önlemini alacak ve en kısa zamanda normal hayata ulaşmayı umut ediyoruz" diye konuştu.Esnaf Duygu Meriç de sosyal mesafe kuralına uyarak satışlarını yaptıklarını ifade ederek, "Yaklaşık 1 aydır kapalıydı ve birçok esnafın sadece gelir kaynağı buradaki dükkanı olduğu için açmaya karar verdik. Sosyal mesafe kuralına uyarak satışımızı yapmaya çalışıyoruz. İşler eskisi gibi değil ama umarım en kısa sürede normale döner" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Çarşıdan genel detaylar-Çarşı dernek başkanı Yılmaz Sanış Röp.-Alışveriş yapanlardan detay-Esnaf Ahmet Tatlıses röp.-Çarşıdan detay-Esnaf Emre Asker röp.-Çarşıdan detay-Esnaf Duygu Meriç röp.-Esnaftan maskeli detay-Çarşıdan genel görüntü

Haber - Kamera: Ali Can ZERAY - Olgay GÜLER/ EDİRNE,

===============================================

Dut ağaçlarına yarasalar kondu

ADANA'nın Kozan ilçesinde 2 ağaçta görülen yaklaşık 50 yarasa, vatandaşları korkuttu. Cumhuriyet Mahallesi Anıl Caddesi üzerindeki bir bahçede bulunan 2 ağaca dün gece yaklaşık 50 yarasa kondu. Dut ağaçlarındaki yarasaları görenler korku yaşadı. Vatandaşlar tarafından görüntülenen yarasaların sabah ağaçlarda olmadıkları görüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Ağaçlardaki yarasalarYarasalar dut yerken

Haber-Kamera: Ali GÖKDAL/KOZAN,(Adana),

================================================

Kars'ın gülen adamı: Babam öldüğünde bile güldüm KARS'ın Digor ilçesine bağlı Arpalı köyünde bakkal dükkanı işleten ve aynı zamanda çiftçilik yapan Kasım Can (48), ilginç kahkahası ile etrafındakileri gülme krizine sokuyor. Doğuştan sesli güldüğünü, buna karşın ağladığını ise hiç hatırlamadığını belirten Can, "Babam öldüğünde bile güldüm. Ablam, 'Bari böyle bir günde gülme' diye uyardı. Gülmesem patlarım" dedi.Digor ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki, 112 hane ve 930 nüfuslu Arpalı köyünde yaşayan Kasım Can, attığı kahkaha ile çevresinde, 'Gülen adam' olarak tanınıyor. Evli ve 6 çocuk babası olan Kasım Can, içten ve samimi olan gülme şekliyle bulunduğu ortamda kısa sürede tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Can, en büyük sıkıntıyı ise cenaze olduğu zaman taziye evlerinde yaşadığını söyledi. Taziye evine gittiğinde herkesin yanından kaçtığını kaydeden Kasım Can, "Babam öldüğünde bile kahkaha ile gülüyordum. Ablam, 'Bari böyle bir günde gülme' dedi. Ben de, 'Gülmesem patlarım' dedim. Bir yere taziyeye bile gitsem kendimi tutamıyor ve kahkahayı basıyorum. Benim yanımdakilerde ister istemez gülüyor. Cenaze sahibine ayıp olmasın diye ben gittiğimde orada kimse kalmıyor" dedi.ACİL SERVİSTEKİ HASTA ACISINI UNUTTU BENİMLE GÜLMEYE BAŞLADIKasım Can, kendisini engelleyemediği kahkahası nedeniyle birçok ilginç olay yaşadığını belirtti. Can, "Bir gün hastanenin acil servisine hasta götürdüm. Yatakta acılar içinde olanlar, benim gülmemle birlikte acılarını unutup hastane personeli ile birlikte kahkaha atmaya başladı. Köyümüzde de bir kanser hastası var. Kendisine iyi geldiğim için sık sık yan yana gelip muhabbet ederek ağrılarını biraz olsun unutuyor. Ağladığımı hiç hatırlamam. Allah gülmekten kimseyi ayırmasın" diye konuştu.'ASKERDE HEM GÜLÜYOR, HEM DE DAYAK YİYORDUM'Trafik cezası yediğinde, icralarla karşılaştığında bile gülmekten kendini uzak tutamadığını, askerde bile gülmesi yüzünden çok dayak yediğini belirten Kasım Can, yaşadığı ilginç anıları şöyle anlattı: "Bir gün polisler trafik cezası kesti. Gülmeye başlayınca polisler şaşırdı. Hemen durumu açıkladım. Bir gün arkadaşımla Kars'ın Digor ilçesindeki Ziraat Odası'na gittik. Ona icra kağıdı gelmişti. Ben bunu görünce yine güldüm. Arkadaşım buna çok bozulmuştu, durumu ona da anlattım. Askerdeyken bir yakınım bana mektup göndermişti. Mektupta 'bak çok gülme dayak yersin' diye yazmıştı. Ben yine duramadım kahkahayı basınca dayak yedim. Hem gülüyordum, hem de dayak diyordum. Benim hayatım böyle renkli geçiyor. İsterim ki herkes gülsün. Morali bozuk olan arkadaşlarının kendisini cep telefonuyla arayarak gülmesini istediklerini anlatarak, "Telefonda bile onlara moral dağıtıyorum. Gece yarısında bile arayanlar oluyor, ben de gülmeye başlıyorum. Eşim bile uykudan uyanıyor. Ama ne yapsın, o da alıştı. Çok mutluyuz. Gülerek vaktin nasıl geçtiğini anlamıyoruz bile."Annesini çok küçük yaşlarda iken kaybettiğini babasının ise 13 yıl önce öldüğünü anlatan Kasım Can, 7 kardeşinin, eşinin ve çocuklarının kendisi ile birlikte gülmeyi sevdiğini söyledi. İnsanların güldüğünü görünce daha çok güldüğünü söyleyen Can, bu gülüşünün özellikle gülmeye çok ihtiyacımız olduğu bu günlerde herkese bulaşmasını istediğini belirtti.EŞİ: BİZİM EVDE ÜZÜNTÜYE YER YOKEşinin kahkahalarına alıştıklarını artık güldüğünde çocukları ile birlikte ona eşlik ettiğini söyleyen Yüksel Can ise, "Gülmeyi çok seven biri değildim. Kasım sayesinde bize de bulaştı. Kendisini hiç üzgün ve ağlarken görmedim. Onun hayata baktığı bu pozitiflik ister istemez bize de yansıyor. Onun için bizim evde üzüntüye yer yok" diye konuştu. Gece-gündüz gülen bir eşe sahip olduğunu vurgulayan Yüksel Can, şunları söyledi: '20 YILLIK EVLİYİZ, SANKİ 20 GÜN GİBİ GELİYOR'"Eşim gece-gündüz gülüyor. Kendisini komşularımızda çok seviyor. Kim köye gelse eşimin gülüşünü görmeden gitmiyor. Biz 20 yılık evliyiz ve ben bu vaktin nasıl geçtiğini bile anlayamadım. Sanki 20 günmüş gibi geliyor. Eşim benimle evlenmeden önce başka bir köye ailesiyle birlikte kız istemeye gitmiş. Eşim çok gülüncü kızın ailesi kızlarını vermemişler. Sonra gelip beni istediler. Zaten akraba sayılırız. Ben kendisiyle evlendiğim için çok mutluyum. Çok güzel bir evliliğimiz var. Hayatımız böyle gülerek geçiyor. Çocuklara karşı da bana karşı da son derece iyi birisi. Hepimiz memnunuz. Gülmesine de alıştık artık."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Kasım Can'ın gülmesi-Kasım Can'ın evinde ailesiyle konuşması-Gülmesinden detaylar-Eşi Yaksel Can'ın konuşması -Çocuğunun türkü söylemesi -Bir çocuğunun konuşması-Çocuklardan detaylar-Müşterinin bakkala gelmesi-Kasım Can'ın gülerek karşılaması-Köyü gezmeleriHaber-Kamera: Bedir ALTUNOK/ KARS,

===========================================

Prof. Dr. Sevgili: Daha önce görmediğimiz böcek türlerine rastlayacağız

ORDU Üniversitesi (ODÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Sevgili, Türkiye'de daha önce görülmeyen çeşitli böcek ve bitki türlerinin son yıllarda görülmeye başladığına dikkat çekerek, bu zararlılara karşı hazırlıklı olunması gerektiği uyarısında bulundu.

ODÜ Fen Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Sevgili, Afrika'dan başlayarak yayılan ve Türkiye'nin İran ile Irak sınırına kadar gelen çöl çekirgesi istilasını hatırlatarak, buna benzer küresel iklim değişimiyle çeşitli böceklerin Türkiye'de görülmeye başladığını söyledi. Türkiye'de, Karadeniz Bölgesi faunası ve florasında yer almayan bitki ve hayvanların bir şekilde bu bölgelere geldiğini, verdikleri zararında ortaya çıktığını vurgulayan Hasan Sevgili, "İnsan hareketliliğinin günümüzde artmış olması nedeniyle özellikle 'işgalci türler' diye bir kavram oluştu. Bu bölgenin, Karadeniz'in faunası ve florasında yer almayan bitki ve hayvanlar ülkemizde de bir şekilde gelip uygun ortam bulup hızla popülasyonlarını artırıyorlar. Vatandaşın kelebek dediği, aslında kelebek olmayan ağustos böceğigiller dediğimiz böcek grubunun bir familyasına ait olan tür. İlk 2 binli yıllarda Hopa bölgesinde görülüyor. Adı Japonika, Asya kökenli bir böcek. Bunlarda bitki özsuyu ile beslenmeye ağız yapısı var" dedi.

'FINDIK, KİVİ, ORMAN AĞAÇLARINA CİDDİ ETKİLER YAPTI'Japonika böceğinin bölgede, fındık, kivi ve orman ağaçlarına çok ciddi etkiler yaptığını da vurgulayan Hasan Sevgili, "Bu tür böcekler, 2 binli yıllarda ülkeye girdiler ve her türlü bitkinin özsuyu ile besleniyor. Ülkemizde de doğal bir düşmanı olmadığı için, yani bunu yiyebilen bir kuş, böcek, herhangi bir sürüngen gibi canlılar bu türü tanımadıkları için, uygun ortam koşullarda üreyip çoğaldılar. Bölgemizde bu tür böcekler için besinde bol. Bunlar yıldan yıla hızla Batı Karadeniz'e doğru popülasyonlarını genişlettiler. Bunların göçü çekirgelerin göçü gibi değil. Her yıl belli bir mesafede popülasyonlarını Batı'ya doğru genişlettiler. Önceki yıllarda ise İstanbul üzerinden Bulgaristan'a kadar ulaştı. Bu tür yaklaşık 400 metreye kadar çıkabiliyor. Soğuğu çok sevmiyor, kıyı bölgelerinde etkin. Kıyı bölgelerindeki her türlü fındık, kivi, orman ağaçlarında çok ciddi etkiler yaptı. Direkt bitkiyi doğrudan öldürmüyor. Bitkinin özsuyunu emdiği için bitkileri güçsüz bırakıyor" diye konuştu.

'HAZIRLIKLI OLMAK LAZIM'Türkiye'de daha önce görülmeyen böcek türlerine bundan sonra sık sık rastlanabileceğini ve bunlara karşı tedbirli olunması gerektiğini de ifade eden Sevgili, "Japonika böcekler her türlü bitkiye saldırdığı için mücadelesi çok zor. İlaç kullanımı hiç önerilmiyor, 'zaman içerisinde popülasyon kendince bir yere oturacaktır' diye düşünülüyor. Bunlar işgalci türler, giderek artacak. Küresel iklim değişimi var, sadece insanlar değil diğer bitki ve böceklerde normal bulundukları alanlarda yeterince beslenemedikleri zaman ve o bölgede yeterli bitki olmadığı zaman bunlar başka alanlara doğru yavaş yavaş alanlarını genişletiyorlar. Daha önce görmediğimiz çeşitli böcek ve bitki türlerine rastlayacağız. Bunlar giderek artacak ve bizim başımıza iş açacak. Bunlara hazırlıklı olmak lazım" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Hasan Sevgili ile röportaj-Böcek türü olan kelebek görüntüsü -Doğadan görüntü 

Haber-Kamera: Nedim KOVAN-ORDU-DHA

========================================

Koronavirüse aile yumruğu

ANTALYA'da, koronavirüs nedeniyle dünya şampiyonluğunu kazanma hayalini ertelemek zorunda kalan Eylül Aslan'a (13) destek olmak için evini spor salonuna dönüştüren babası Adil Aslan, araba lastiğini kum torbası, su şişelerini de ağırlık olarak kullanarak her gün oğlu ve kızına antrenman yaptırıyor. Apartman merdiveninde koşan, çatıda egzersiz hareketleri, bahçede de kum torbalarına yumruk atan baba ve çocuklarına anne Şükran Aslan da tezahürat yaparak destek veriyor.

Antalya'da oturan Eylül Aslan, 2 yıl önce muay thai sporu yapan ağabeyi Azad'dan (17) etkilenerek bu spora başladı. İki çocuğunu antrenman salonuna götüren inşaat işçisi Adil Aslan (45) da onların başarısından etkilenerek muay thai yapmaya karar verdi. Ağabeyi ve babasıyla antrenman yapan Eylül, geçen yıl katıldığı ilk turnuvada Türkiye üçüncülüğü kazandı. Milli takım formasıyla geçen yıl Antalya'da düzenlenen Avrupa Muay Thai Federasyon Kupası'nda altın madalyanın sahibi olan Eylül'ün başarısı, Aslan ailesindeki spor sevgisini artırdı. Antrenörü Yasin Urlu yönetiminde ağabeyi ve babasıyla sık sık antrenman yapan Eylül'ün katılacağı dünya şampiyonası, koronavirüs salgını nedeniyle ertelendi.

ARABA LASTİĞİNDEN KUM TORBASIKoronavirüse yönelik tedbirler kapsamında spor salonlarının faaliyetlerine ara verilmesi ve müsabakaların ertelenmesi nedeniyle Aslan ailesi, sağlıkları için evde antrenman yapmaya başladı. İnşaat işçisi Adil Aslan, koronavirüs nedeniyle inşaat işlerinin durması sonrası işsiz kalmasıyla 3 katlı apartmanı spor salonuna dönüştürdü. Apartmanın giriş katındaki evlerinin bahçesine araba tekerlerinden kum torbası yapan, su şişeleri ve taş parçalarını ağırlık olarak kullanan Eylül, ağabeyi ve babası, her gün 2 saat antrenman yapmaya başladı. Apartman merdiveninden çatıya koşan, çatıdaki antrenmanın ardından tekrar aşağı inerek evlerinin önünde ip atlayan aile üyeleri, egzersiz hareketleriyle kondisyon depoluyor. Aslan ailesi, muay thai milli takım antrenörü Yasin Urlu'nun belirlediği antrenman programıyla çalışmalarını her gün gerçekleştiriyor.

PENCEREDEN TEZAHÜRATLI DESTEKTaş ve su şişesini ağırlık olarak kullanan Eylül, ağabeyi Azad ve babası Adil Aslan, kum torbası yerine kullandıkları araba tekerlerine de tekme, yumruk atarak kuvvet çalışmasıyla performanslarını korumaya gayret ediyor. Antrenman sırasında pencereden su ve çay ikramı yapan anne Şükran Aslan ise eşi ve çocuklarına tezahürat yaparak destek oluyor. Koronavirüse yönelik tedbir için evden çıkmamayı tercih eden aile üyeleri, bir aydır evde, bahçede ve apartman çatısında spor yaparak, hem şampiyonalara hazırlanıyor, hem de sağlıklarını korumayı hedefliyor. Evdeki boş zamanlarını da spor yaparak geçiren aile, koronavirüse karşı spor yaparak korunuyor.

ÇOCUKLARININ HAYALİ İÇİN ÇABALADIİşsiz kaldığı dönemde çocukları için fedakarlık yaparak onların spor hayatını sürdürmesi için çaba gösteren Adil Aslan, şunları söyledi: "Oğlum muay tai sporuna başladı. Eylül de onu görüp heveslendi. Kızımın önüne geçemedik. Şampiyonluk yaşadı, bizi mutlu etti. Ben de kızımın başarısından sürekli onunla antrenmana giderken sporu sevdim. Etkilenerek ben de başladım. İnşaatlarda çalışıyordum, onlara yetişmek için boş zamanlarda, çok spor yaptım. Bir baba olarak çocuklarıma örnek olmak istedim. Koronavirüs nedeniyle işlerim durdu. Evde spor yapmaya başladık. Tamircilerden lastik topladım, bahçeye sıraladım, kum torbası gibi kullanıyoruz. Su şişelerinden ağırlık yaptım. Elimden geldiğince çocuklarıma yardımcı olmaya çalıştım. Apartman merdiveninde koşup, evimizin önünde spor yaparak çocuklarımın ilerleyen zamanlardaki şampiyonalara hazırlanmasına yardımcı olmak istedim. Hep birlikte aile olarak antrenman yapıyoruz."

HAYALLERİNE EVDE HAZIRLANIYORAvrupa Muay Thai Federasyon Kupası'nda birincilik kazandıktan sonra dünya şampiyonluğunu kazanmayı hedeflediğini anlatan Eylül ise koronavirüs nedeniyle hayallerini ertelemek zorunda kaldığını söyledi. Babasının desteğinden dolayı daha fazla antrenman yapıp başarılı olmayı istediğini aktaran Eylül, "Koronavirüsten dolayı spor salonları kapanınca babamın yardımıyla evde antrenmana devam etmeye başladım. Babam araba lastiklerini birleştirip kum torbası yaptı. Su şişelerini, büyük taşları ağırlık olarak kullanmaya başladık. Babam ve ağabeyimle her gün spor yaparak şampiyonalara hazırlanıyorum. Evimde antrenman yaparak koronavirüse karşı mücadele ediyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------Annenin çay demlemesiÇocuklardan detayBabanın çocuklarla çalışmasıRÖP 1: Adil Aslan (Baba)DetayRÖP 2: Eylül AslanAilenin antrenmanından detayAnnenin tezahüratıDrone detayıAile antrenman yaparken detayDrone detayları

HABER: Tolga YILDIRIM- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,

================================

Sağlıkçı Tuğçe, kardeşinin doğum gününü balkonun altından kutlayabildi

AKDENİZ Üniversitesi Hastanesi acilinde çalışan paramedik Tuğçe Pekçolak (24), koronavirüs salgını nedeniyle ailesiyle yaşadığı evinden ayrılmak zorunda kaldı. Zorlu süreçte iş arkadaşının evine taşınan Pekçolak, kardeşinin doğum gününü balkonun altından kutlayabildi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde çalışan paramedik Tuğçe Pekçolak, hastaneye koronavirüslü hastaların kabulünün ardından ailesiyle kaldığı evden taşınmak zorunda kaldı. Pekçolak, annesinin kronik rahatsızlıkları olduğu için evden ayrılıp iş arkadaşının evinde yaşamaya başladı. Ailesiyle sık sık görüntülü konuşma yaparak hasret gideren Tuğçe Pekçolak, kardeşi Buse'nin doğum gününü ilk defa ailesinden ayrı kutlamak zorunda kaldı. Geçen hafta hastaneden çıktıktan sonra elinde küçük bir kek ve balonlarla kardeşinin 20'nci yaş gününü kutlayan Pekçolak, ailesini sadece balkondan görüp, özlem giderdi.

'SÜREÇ HEPİMİZ İÇİN SANCILI GEÇİYOR'Tuğçe Pekçolak, "İster istemez bir burukluk yaşıyoruz, çünkü hepimiz insanız. Pandeminin farkındayız. Önlemini ve gerekli çalışmaların hepsini yapıyoruz. Hastanemizde ve dış merkezlerde de olduğu gibi elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Fakat süreç hepimiz için ister istemez sancılı geçiyor. Umarım en kısa sürede en az hasarla bu durumu atlatabiliriz" dedi.

'AİLEMDEN, EVİMDEN AYRILDIM'Koronavirüs sonrasında hayatında önemli değişiklikler olduğunu belirten Tuğçe Pekçolak, "Bu süreçte ne yazık ki ailemden, evimden ayrıldım. Onları korumak adına benim gibi çocuk acilde görev yapan bir hemşire arkadaşımın yanına taşındım. Dolayısıyla düzenim bozuldu. İş dışında evden çıkmıyoruz" diye konuştu.

BALKONUN ALTINDA DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASIAile bağlarının insanlar için çok değerli olduğunu ifade eden Pekçolak, "İlk defa ayrı bir doğum günü geçirdik. Kardeşimin doğum gününü kutlamasam olmayacaktı. Yanlarına gidemiyorum. Ben de sadece bir kek alıp balkonun altında balonlarla kutlama yapabildim. Varlığımı öyle hissettirebildim" dedi.

'EVDE KALIN, SOSYAL İZOLASYONA DİKKAT EDİN'Bu kötü sürecin bir an önce sona ermesini istediğini söyleyen Tuğçe Pekçolak, daha fazla insanın zarar görmemesi için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını anlattı. Pekçolak, "İnsanlara ısrarla evde kalın, sosyal izolasyona dikkat edin diyorum. Bu süreci insanların daha az zararla geçirmelerini istiyoruz" diye konuştu.

İŞ ARKADAŞINA EVİNİ AÇTIİş arkadaşı Tuğçe Pekçolak'a evini açan hemşire Duygu Horoz (33), koronavirüs vakalarının kabulünün ardından hastanede çalışma düzenlerinin değiştiğini anlattı. Horoz, "Çocuk acilde çalıştığımız için çocukları iyi bir şekilde izole etmemiz gerekiyordu. O yüzden yer değişikliği yaptık. Bunun dışında özel hayatımızda çok büyük değişiklikler oldu. Ben yalnız yaşıyordum. Fakat koronavirüs nedeniyle mağdur olan arkadaşlarımız vardı. Onlar zor durumda diye bir arkadaşıma evimi açtım. Bana taşındı yaklaşık 1 aydır beraber yaşıyoruz. Çok zor bir süreç" dedi.

'DERİN NEFES ALMAYI ÖZLEDİM'Hastanede birçok hasta için elinden gelen her şeyi yaptığını anlatan Duygu Horoz, "Maskelerin altında nefes alamıyorum. Derin nefes almayı özledim. Bu süreçte İstanbul'da yaşayan babam hasta oldu ama onun için hiçbir şey yapamadım. Elimden hiçbir şey gelmedi. Tanımadığım insanlar için çabalarken aileme hiçbir şey yapamadım. Zor bir süreç. Diliyorum ki en kısa zamanda sona ersin. Çünkü ailemi de çok özledim. Bu süreç sona erdiğinde uçarak, koşarak İstanbul'a ailemin yanına gideceğim" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ---------------Hemşire Tuğçe Pekçolak'ın ailesiyle telefonda konuşması-Hemşirenin kardeşine pasta verirken görüntüsü (cep telefonu)-Ailenin attığı kısa görüntü-RÖP 1: Tuğçe Pekçolak-RÖP 2: Duygu Horoz -Tuğçe Pekçolak ve Duygu Horoz

HABER: Aslı DURAN- KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

================================

Görüntülediği cismi 'Van Gölü Canavarı' sandı 

BİTLİS'in Adilcevaz ilçesinde sahilde arkadaşıyla gezmeye çıkan Mehmet Şeşen (30), Van Gölü'nde hızla hareket eden cisim görüntüledi. Şeşen, siyah renkte canlı ve parlak olduğunu söylediği cismin, Van Gölü Canavarı olabileceğini söyledi.Manisa'dan ataması yapılan öğretmen olan eşiyle birlikte 6 ay önce Adilcevaz'a gelen Mehmet Şeşen, arkadaşıyla birlikte ilçeye 6 kilometre uzaklıktaki bakımevi civarında bulunan kaynaktan içme suyu almaya çıktı. İki arkadaş, daha sonra da Van Gölü kıyılarında gezmeye başladı. Bu sırada gölde bir hareketlilik yaşandı. Bunun üzerine Mehmet Şeşen, hemen cep telefonuyla kayıt yapmaya başladı. Hızla hareket eden cismi kısa süreli görüntülemeyi başaran Şeşen, büyük heyecan yaşadığını anlattı.Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, cismin hızlı bir şekilde hareket ettiği, bu sırada iz bıraktığı ve gözden kaybolduğu görüldü.Demirören Haber Ajansı muhabirine konuşan Mehmet Şeşen, gördükleri cismin siyah renkte canlı ve parlak bir cisim olduğunu ifade etti. Bunun var olduğu iddia edilen Van Gölü Canavarı olabileceğini belirten Şeşen, "Arkadaşımla birlikte Van Gölü'nün kenarına su doldurmak için gelmiştik. Çünkü buranın suyu çok temiz. Akşam üzeriydi güneş batmıştı ve gölün üzerine mehtap vuruyordu. O anda gölden sesler geldiğini duyduk ve dönüp baktığımızda çok hızlı giden büyük bir cisim gördük. Ben aslen Manisalıyım, yıllar önce Van Gölü'nde canavar olduğunu duymuştum. Acaba dedik bu cisim canavar olabilir mi? Gördüğümüz cisim hızlı bir şekilde saniyeler içerisinde geçti. Bu cisim bize ilginç geldiği için biz de hemen onu çekme gereği duyduk. Van Gölü canavarı diye hemen çektik onu. Ama bu cisim büyük bir balık mıydı, başka bir şey miydi, bilemiyorum ama büyük bir cisimdi" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Van Gölü'nden detaylar-İki arkadaşın Van Gölü kıyısında gezmeleri-İki arkadaştan detaylar-Van Gölü'nde hızla hareket eden cisim-Cep telefonuna bakmaları ve konuşmaları-Mehmet Şeşen'in konuşması-Çevreden detaylar

Salih BEŞKARDEŞ/ADİLCEVAZ, (Bitlis),

================================

Jandarma yeni doğan torununu görmek isteyen anneanneyi, torunuyla 'görüntülü' olarak buluşturdu

BURSA'da Jandarma ekipleri, 65 yaş üstü olması nedeniyle sokağa çıkamayan ve yeni doğan torununu görmek isteyen anneanneyi, torunuyla telefon üzerinden yapılan görüntülü arama ile buluşturdu.Bursa'da Jandarma ekipleri anlamlı bir davranışa imza attı. Kendilerine gelen bir e-posta sonucu harekete geçen Jandarma ekipleri, koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan 65 yaş üstü insanların sokağa çıkma yasağı sonucu yeniden doğan torununu göremeyen anneanneyi, yaptıkları görüntülü konuşma ile buluşturdu. Orhangazi İlçesi'ne bağlı kırsal Dutluca Mahallesi'nde yaşayan anneannenin yanına giden Jandarma ekipleri, aile ile görüntülü konuşarak anneanneye, torununu telefondan görmesini sağladı. Yaşlı kadın, torununu görünce çok mutlu olurken, Jandarma ekiplerine de teşekkür etti.

Görüntü dökümü;-Jandarma ekiplerinin eve girişi-Kapıyı çalışı-Anneanne ile torunu-Anneannenin sevinci

Haber: Gürkan DURAL/BURSA, - Kamera: BURSA,

================================

'Trabzonline' ile üniversiteye hazırlananlara uzaktan eğitim

TRABZON Büyükşehir Belediyesi'nce koronavirüs önlemleri kapsamında, altyapı çalışmaları tamamlanıp, üniversiteye hazırlanan öğrencilere uzaktan eğitim verilmeye başlandı. Başkan Murat Zorluoğlu, "Sürekli eğitim merkezimizi 'Trabzonline' diye online eğitim merkezine dönüştürdük ve dün 440 öğrencimize uzaktan eğitim vermeye başladık" dedi.Büyükşehir Belediyesi'nce koronavirüs salgını ile mücadele çalışmaları kapsamında üniversiteye hazırlanan öğrenciler unutulmadı. Belediye bünyesinde bulunan Sürekli Eğitim Merkezi'nde, hazırlıkların ardından bugün öğrenciler için uzaktan eğitim verilmeye başlandı. Öğrencilerin uzaktan eğitimde yer alan dersleri, saat 09.00'da başlayıp, 14.30'a kadar sürecek ve uygulamada 20'şer dakikalık molalar da uygulanacak. Öğrenciler, 'trabzon.bel.tr' üzerinden yayın akışı ve ders programlarını takip ederek, kendi sınıflarına ait derslerin hangi gün ve saatte yapılacağını öğrenebilecek. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nce hazırlanıp, ücretsiz sunulan online eğitim çalışması, öğrenciler ve aileleri tarafından memnuniyetle karşılandı.BAŞKAN ZORLUOĞLU: UZAKTAN EĞİTİME BAŞLADIKOnline eğitim çalışması ile ilgili konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, "Bu zor dönemden en çok etkilenen kesimlerin başında bence öğrenciler geliyor. Üniversite sınavına hazırlanma öğrenceler biraz motivasyonlarının bozulması söz konusu. Bizim bu pandemiden önce zaten mezun öğrencilerimize yönelik sürekli eğitim merkezimiz vardı. Orada bu çocuklarımıza üniversiteye hazırlık kursu veriyorduk fakat bu pandemi ile birlikte orası kapandı. Şimdi bu çocuklarımızı sahipsiz bırakmadık. Sürekli eğitim merkezimizi 'Trabzonline' diye online eğitim merkezine dönüştürdük ve dün itibarıyla da 440 öğrencimize uzaktan eğitim vermeye başladık" diye konuştu.CANLI EĞİTİMÖğrencilere başarı dileğinde de bulunan Başkan Zorluoğlu, "Evlatlarımız, gençlerimize bu şekilde canlı ders anlatımlarıyla 12 tane öğretmen görevlendirdik. Günde 5 saat canlı ders anlatımıyla üniversite sınavlarına hazırlıyoruz. Gençlerimiz de bu sistemden büyük bir memnuniyet duydu. İlk derse ben katıldım. Gençlerimizle orada konuşma imkanı da buldum. Hakikaten çok memnun oldular. Özgün bir uygulama. Trabzon'umuza, gençlerimize hayırlı olsun. İnşallah bu kriz ve her kriz kendi içerisinde fırsatlar oluşturur. Gençlerimiz de bu fırsatları değerlendirerek inşallah üniversite sınavında arzu ettikleri üniversitelere, arzu ettikleri bölümlere yerleşirler. Hepsine başarılar diliyorumö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanının açıklaması-Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanının online öğrencilerle konuşma görüntüleri-Öğretmenlerin online ders anlatırken görüntüleri

Selçuk BAŞAR-Tolga SAĞLAM/TRABZON

================================

Koronavirüsü yendi, elinde bastonla çiftetelli oynadı

MARDİN'in Nusaybin ilçesinde, koronavirüs tedavisiyle iyileşen Ahmad Ak (65), sağlık çalışanlarının alkışları arasında çiftetelli oynayarak, taburcu oldu. 

Nusaybin'de yaşayan Ahmad Ak, yüksek ateş, nefes darlığı ve öksürük şikayetleri üzerine bir süre önce hastaneye başvurdu. Nusaybin Devlet Hastanesi'nde Ak'a yapılan 'Covid-19' testi pozitif çıktı. Hastanede koronavirüs tedavisi görmeye başlayan Ak'ın, 17 gün sonra iyileşmesiyle taburcu edilmesine karar verildi. Sağlık çalışanlarının hastaneden uğurlarken alkışladığı Ak, çiftetelli oynadı. Ahmad Ak, elindeki bastonuyla oynadığı anlar, cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 21.10.2020 12:08:14. #1.14#
title