İngiliz Basınında Bugün

İngiliz Basınında Bugün

İngiliz Basınında Bugün, "Irak'taki Amerikan Güçlerinin Komutanının Kongre'deki Sözleri" ve "Yüksek Mahkeme'nin Vasıflı İşçilerin İngiltere'de Kalma Koşullarını Kolaylaştırması" Konuları Öne Çıktı.

İngiliz Basınında Bugün

İngiliz basınında bugün, "Irak'taki Amerikan güçlerinin komutanının Kongre'deki sözleri" ve "Yüksek Mahkeme'nin vasıflı işçilerin İngiltere'de kalma koşullarını kolaylaştırması" konuları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi http://www.bbc.co.uk/turkish/'te yer alan basın özetlerine göre bu sabah, Irak'taki çokuluslu gücün komutanı General Petraeus'un Amerikan Kongresi'ndeki özel oturumda yaptığı konuşmaya, İngiltere basınının tümü yer ayırıyor.

İngiltere basını ayrıca, Kongre oturumunda konuşan Cumhuriyetçilerin Başkan adayı John McCain ile Demokratların başkan aday adayları Hillary Clinton ve Barack Obama'nın Irak savaşına ilişkin konumlarının tekrar ortaya konduğuna da dikkat çekiyor.

Financial Times gazetesi başlığına, kongre oturumunda 'Asker azaltmayı durdurmalı' diyen General Patreaus'un sözlerini taşıyor.

Financial Times, Senato Silahlı Kuvvetler Komisyonu'nun, Irak politikasına muhalif Demokrat başkanı Carl Levin'in sorularına cevap veren General David Petraeus'un, Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'un, Irak'a gönderilen ek 30 bin asker ülkeden çekildikten sonra, asker azaltmaya ara vermesini istediğini aktarıyor.

Gazetenin dikkati çektiği bir başka nokta ise, Petraeus'un, bu önerisinin, Washington'u bir geri çekilme takvimi belirlemekten alıkoyduğunu kabul etmesi oldu, "Ancak Generale göre plan, sahada Irak savaşını yürütenlere güvenlik konusunda edinilen kırılgan kazanımları korumakta yeterli esnekliği sağlamak için gerekli." General Petraeus'un Irak Başbakanı Nuri El-Maliki tarafından başlatılan, Basra operasyonu konusunda, hayal kırıklığına da uğradığını belirten Financial Times, Petraeus'un "Son iki haftada Basra'da yaşanan olaylar, bize güvenlik alanında şimdiye kadar kaydettiğimiz gelişmelerin, kırılgan ve geri döndürülebilir olduğunu hatırlattı" dediğini de aktarıyor.

Times gazetesi ise, Amerikan Kongresi'ndeki oturumu değerlendirdiği haber-yorum yazısında General Petraeus'un, önerileriyle Irak savaşını bir sonraki Amerikan başkanına devretmiş olmasını öne çıkarıyor.

"Amerikalı General'in Kongre'de soruları cevaplamasından önceki 48 saatte Irak'ta 11 ABD askerinin ölümüne şahit olundu" diyen gazete, Irak'taki asker kaybı 4 bini aşan Amerikalıların önemli bir çoğunluğunun, savaşın bir hata olduğunu düşündüğünü savunuyor. Times gazetesi haber-yorum yazısına şöyle devam ediyor, "Oturum sırasında, Petraeus, kendisine sorular yönelten Senato Başkanı Carl Levin tarafından, asker çekilmesinde 'ucu açık bir duraksama' önermek ve 'bir çıkış stratejisi olmadan sürdürülen savaşta yeni bir sayfa açmakla' suçlandı. General, Irak savaşının, ABD'yi daha güvenli bir yer yapıp yapmadığı konusundaki bir soruya ise doğrudan net bir cevap vermeyi başaramadı.

General, 'Irak'ta savaşmamıza değdiğine inanıyorum' demekle yetindi".

Oturum konusuna yer veren bir diğer gazete olan Independent ise, Petraeus'un önerilerinin, Irak'taki muharip ABD askerlerini bir an önce çekeceklerini kamuoyu önünde defalarca taahhüt eden Demokrat başkan adayları Barack Obama ve Hillary Clinton'ın karşısında bir adım olduğunu vurguluyor.

Independent, General'in ifadesinin ardından söz alan Demokrat Senatör Hillary Clinton'ın, "Sanırım artık, düzenli bir asker çekme sürecini başlatmanın, ordumuzu yeniden inşa etmenin ve Afganistan'da karşılaştığımız zorluklara ve küresel terörist tehdide odaklanmamızın zamanıdır" dediğini aktarıyor.

Daily Telegraph gazetesi ise Petraeus'un konuşmasındaki bir başka noktayı, Irak'a yönelen en büyük tehdidin İran olduğu ifadelerini öne çıkarıyor, "'İran, Irak'ın geleceği önündeki en büyük tehlikedir' dedi Amerikalı komutan ve ekledi, 'İran, şiddeti özellikle zarar vermeyi hedefleyen bir yolda destekliyor. Son haftalarda yaşanan olaylarda İran'ın oynadığı rol çok açık'." Independent, manşetten verdiği "Af, hemen şimdi!" başlıklı haberinde, 1 Mayıs'ta yapılacak Londra Belediye Başkanlığı seçimlerinin önde giden 4 adayının, İngiltere'de kaçak yaşayan göçmenlere af çıkarılması konusunda bir araya geldiklerini aktarıyor.

Gazete, partisinin politikalarına karşı olmasına rağmen bu kampanyaya katılan muhafazakar aday Boris Johnson da dahil olmak üzere dört önde giden belediye başkan adayının, kaçak göçmenler için kampanya yürüttüklerini yazıyor.

Londra Belediye Başkanı Ken Livingstone ve diğer adaylar, gerekli göçmenlik kağıtları olmadan İngiltere'de çalışmakta olan yabancı işçilere topluma entegre olabilmeleri için bir şans tanınmasını ve yasal bir statüye geçebilmelerini talep ediyorlar.

Independent ayrıca, kampanyanın başlatılmasında etkili olan lobi gruplarının, "Kaçak göçmenlerden oluşan bu işçi ordusunu özgürleştirmenin ve yeraltı ekonomisinden kurtarmanın ahlaki yükümlülüğüne karşı gelinemez" dediğini aktarıyor.

Göçmen işçileri ilgilendiren bir başka haber de İngiltere Yüksek Mahkemesi'nin sınır dışı edilme riski bulunan vasıflı işçilere ilişkin aldığı karar.

Guardian "Hükümetin, göçmen işçilerin ülkede kalma izinlerine getirdiği yeni koşullar, bir Yüksek Mahkeme yargıcının dün aldığı kararla 'yasadışı' olarak nitelendi ve hükümetin 'yetkisini aştığına' hükmedildi" diye yazıyor.

Bu konudaki yasaların tarihini hatırlatan Guardian, şöyle devam ediyor, "2002 yılında yürürlüğe giren yasalar, üstün vasıfları olan göçmenlerin, yeni bir işyeriyle sözleşme imzalama şartı olmaksızın İngiltere'de uzun dönem kalmalarına imkan tanıyordu. Ancak, mevcut hükümet, bu yüksek vasıflı işçilerin birçoğunun vasıflarını kullandıkları işler yapmadıklarını savunarak 2006 yılında bu programı kaldırmış, yerine, koşulları daha ağır olan bir vize programı başlatmıştı. Yüksek Mahkeme yargıcı ise, dün aldığı kararla, önceki vize programının şartlarından övgüyle bahsetti ve yeni programı rafa kaldırdı." Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy aleyhinde Afganistan'a ek asker göndermeyi vaat etmesinin ve Fransa'nın NATO'nun askeri kanadına tekrar üye olabileceğini söylemesinin ardından verilen gensoru da İngiltere gazetelerinde yer buluyor.

Independent gazetesine göre "Fransa'nın sol muhalefeti, Cumhurbaşkanı Sarkozy'i NATO ve Afganistan konusundaki son vaatleriyle, ülkenin bağımsızlığını riske sokmakla suçluyor." Ulusal meclisin Sosyalist, Komünist ve Yeşiller partisi üyelerinin güçlerini birleştirdiğini aktaran Independent, bu grupların Cumhurbaşkanı Sarkozy aleyhine verdikleri gensorunun parlamentoda kabul edilme şansı bulunmadığını belirtiyor.

Ancak, Sarkozy'e suçlamayı yöneltenler, ülke geleceği için çok önemli olduğunu düşündükleri bu dönüm noktasında Fransızların dikkatini bu noktaya yöneltmelerinin gerekli olduğunu düşünüyor.

(BBC-NO-NO-D)