İMKB Başkanı Borsa Birleşmelerinde Kararlı

İMKB Başkanı Borsa Birleşmelerinde Kararlı

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı İbrahim Turhan, merkezi İzmir'de bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası'nın (VOB) İstanbul'a taşınma söylentileriyle ilgili, "Dünyanın en büyük 16'ıncı ekonomisi olmuş, ilk 10'u hedefleyen bir"...

İMKB Başkanı Borsa Birleşmelerinde Kararlı

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı İbrahim Turhan, merkezi İzmir'de bulunan Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası'nın (VOB) İstanbul'a taşınma söylentileriyle ilgili, "Dünyanın en büyük 16'ıncı ekonomisi olmuş, ilk 10'u hedefleyen bir ülke olarak borsa binası orada mı burada mı olsun diye gereksiz tartışmalarla vakit kaybetmeye tahammülümüz yok" dedi.

Ege İhracatçı Birlikleri'nin daveti ile İzmir'e gelen İMKB Başkanı İbrahim Turhan, 'Sermaye Piyasaları ve İMKB' adlı toplantıda ekonomi gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda İMKB ile birleştirilmesi konusunda net ifadeler kullanan İbrahim Turhan, "VOB ile biz süratle birleşmek istiyoruz. Onlarla irtibatımız sürüyor. Bu birleşme iktisadi, ticari mantık içinde, tarafların el sıkışmasıyla, kimsenin hakkı yenmeden, İzmir bu işten en ufak zarar görmeden sağlanarak gerçekleşecek bir birleşme olacak" dedi.

İstanbul'daki altın borsası ile de birleşme sağlanacağını söyleyen Turhan, şöyle devam etti:

"Gelecekte kurulacak emtia borsasının piyasa işleticisi olmayı çok istiyoruz. Gelecekte kurulacak enerji borsamızın da piyasa işletmecisi olarak menkul kıymetleştirilmiş sözleşmelerinin alınıp satılacağı platform olarak hizmet vermek istiyoruz. Bizim vizyonumuz bu. Türkiye'nin ortak işlem platformunu sağladıktan sonra bölgemizdeki yakın borsalarla ondan sonra da küresel ölçekteki büyük borsalarla borsamızı, platformlarımızı konuşur hale getirerek, bölgemizi küresel ölçekte en büyük 10 platformdan biri haline getirmek istiyoruz. Bunun için teknoloji çok önemli. İstanbul borsasını itanbul finans merkezinin bel kemiği olarak konumlandırmak istiyoruz."

"GEREKSİZ TARTIŞMALARLA VAKİT KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK"

VOB'un endişesinde son derece haklı olduğunu, İzmir'in bu işten zarar görmeyeceğini aksine kazanç sağlayacağını vurgulayan Turhan, Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle sürecin herkesi tatmin edecek şekilde sonuçlanmasını istediğini kaydetti. Turhan, "VOB'un fiziki olarak İstanbul'a taşınıp taşınmayacağı" yönündeki soruya ise "Taşınma diye bir şey söylemedim" dedikten sonra Norveç Borsası'nın Oslo'da değil New Jersey'de olduğunu hatırlattı. Turhan, şöyle dedi:

"Finans teknolojilerinin gelmiş olduğu nokta itibarıyla bizi sınırlayan tek şey ışığın hızıdır. İşlemdeki gecikme süresi 100 mikro saniyeye düşmüş. Karşı karşıya olduğumuz durum bu. Sermaye piyasalarındaki değişim 2004'te başladı. 2006'da büyük bir değişim yaşandı ama biz maalesef çok başka şeyleri tartışıyorduk. Bizim, dünyanın en büyük 16'ncı ekonomisi olmuş, ilk 10'u hedefleyen bir ülke olarak borsa binası orada mı burada mı olsun diye gereksiz tartışmalarla vakit kaybetmeye tahammülümüz yok. Biz hep biraraya gelip beraber ne yapabiliriz diye düşünmemiz lazım."

İMKB Başkanı Turhan ayrıca, geçtiğimiz günlerde sohbet ettiği edebiyatçı Sunay Akın'ın "Elimize iki yumurta geçince hemen tokuşturuyoruz" dediğini aktarırken, "Yumurtaları tokuşturmak sonuç vermiyor" diye konuştu.

"FİNANS SEKTÖRÜ TEK KANATLA UÇMAYA ÇALIŞIYOR"

İhracatçılara Türkiye'de sermaye piyasalarının gelişimi, halka arz seferberliği ve İMKB'nin gelecek vizyonuyla ilgili bir sunum yapan İMKB Başkanı İbrahim Turhan, Türkiye'de finans sektörünün gelişiminin memnuniyet verici olduğunu söyledi. Zaman zaman reel sektörün finans sektörüne eleştirilerinin olabildiğini, ancak finans sektörünün reel sektöre finansman sağladığının unutulmaması gerektiğini vurgulayan Turhan, 2011 yılının 9 aylık verilerine göre Türkiye'de finans sektörünün varlıklarının 1.4 trilyon liraya ulaştığını, bankacılığın ise bunun içinde 1.2 trilyon lira varlığa sahip olduğunu aktardı. "Maalesef finans sektörü içinde sermaye piyasasının bankacılık sektöründeki gibi bir büyüklükle karşı karşıya kalamıyoruz" diyen Turhan, sermaye kuruluşlarının varlıklarının 160 milyar TL olduğunu söyledi.

Turhan, finans sektörünün gelişiminin 'Muhteşem' olduğunu ama tek kanatla uçmaya çalışan bir kuş gib olduklarını belirterek, "Bütün yük bankacılık sektörünün üzerine kalmış. Bunun anlaşılabilir tarihsel, yapısal sebepleri var. bugüne kadar bir ölçüde anlaşılabilir ama bundan sonra değişmesi ve denge sağlanması lazım" dedi.

"SON 10 YILDA YABANCI KAZANDI YERLİ YATIRIMCI KAYBETTİ"

Son 10 yıllık dönemde yatırımların ya mevduatta ya da devlet iç borçlanma senetlerinde tutulduğunu da belirten Turhan, şöyle devam etti:

"Siz ihracatçılar olarak bu işi çok iyi biliyorsunuz. Son 10 yıllık dönemde Türk parası mı kazandı yabancı para mı? Türk parası kazandı. Dolayısıyla yabancı paraya yatırım yapanlar kaybetti. İki yatırımı faizli borçlanma araçlarına yapmışlar. Son 10 yılda reel faizler ne oldu, düştü. Şirketlerimizin değeri, gayrimenkullerin, evlerin, fabrikaların değeri ne oldu, arttı. Dolayısıyla yurtiçinde yerleşik yatırımcılar hem yatırım yaptıkları araç hem yatırımı yaptıkları para cinsi bakımından zarar ettiler, yeteri kadar Türkiye'nin gelişiminden istifade edemediler. Yurtdışından gelenler ise istifade ettiler. İşte bu Türkiye'nin geleceğine inanmak, henüz daha o güveni hissedememekle ilgili bir durum."

YIL SONUNA KADAR 40 HALKA ARZ BEKLENİYOR

İMKB'deki şirketlerin piyasa değerinin 250 milyar dolar olduğunu, bu rakamın daha da artma potansiyelinin yüksek olduğunu dile getiren Turhan, şirketlerin halka açılma noktasında yeterli kararlılığı göstermediğini, halka açık kısmın yüzde 60'ının da yabancı yatırımcıların elinde olduğunu belirtti. Halka arz seferberliği ile ilgili bilgiler de veren Turhan, yılın ilk 6 aında 19 şirketin halka arz edildiğini, sene sonunda bu rakamın 40'a ulaşmasını beklediklerini anlatan Turhan, şirketlere Borsa'ya katılma çağrısı yaptı.

EİB Koordinatör Başkanı Mustafa Türkmenoğlu ise firmaların rekabetin çetin olduğu günümüz koşullarında finansal enstrümanların karmaşıklığı ya da riskin ölçülememesi firmaların yatırım kararlarını ertelemeye ya da karardan vazgeçmeye neden olabildiğini söyledi. - İzmir

Kaynak: DHA