İdrar Kaçırma Problemi Olanlar Nasıl Bir Yol İzlemeli?

İdrar Kaçırma Problemi Olanlar Nasıl Bir Yol İzlemeli?

Türkiye'de 2 milyonun üstünde kadın bu sorunu yaşıyor. Uzmanlar, idrar kaçırma problemi yaşayan kişilerin, varolan çözüm yolları hakkında doğru ve yeterli bilgi sahibi olmadıklarını ve bu nedenle pek çok kişinin tıbbi çözümlere başvuramadıklarını belirtiyor.

İdrar Kaçırma Problemi Olanlar Nasıl Bir Yol İzlemeli?

Kontinans Derneği ve Kadıköy Belediyesi işbirliği ile Sosyal Yaşam Evi'nde "İdrar Kaçırma Problemi ve Tedavi Yöntemleri" konulu bilgilendirme konferansı düzenlendi. Konferansta sorunla ilgili Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan ve Kontinans Derneği Sosyal Farkındalık Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Bedreddin Seçkin, idrar kaçırma tipleri, sebepleri ve tedavi yöntemleri üzerine önemli detayları halkla paylaştı.

Türkiye'de 2 milyonun üstünde kadın idrar sorunu yaşıyor

Prof. Dr. Tufan Tarcan, Türkiye'de kadınların idrar kaçırma oranının yüzde 40 civarında saptandığını belirtirken sözlerine şöyle devam etti; "Dünyada 400 milyona yakın kişi Üriner İnkontinans (idrar kaçırma) sorunuyla karşılaşırken özellikle kadınlar bu sorunla daha fazla yüzleşmek zorunda kalıyor. Türkiye'de de 2 milyonun üstünde kadının idrar kaçırma sorunu yaşadığı tahmin ediliyor.

"İdrar kaçırma her iki cinsiyette de karşılaşılabilen bir durumdur ve 75 yaşından sonra görülme sıklığı birbirine çok yaklaşır. Tedavide; idrar kaçırma sebebinin idrar kesesinin kendisinden mi yoksa idrar çıkımı bölgesinden mi kaynaklandığına bağlı olarak çözüm seçenekleri mevcuttur" dedi. 

İdrar kaçırma tedavisi için kas çalışmalarından medikal tedaviye, Botoks uygulamasından cerrahi tedavilere kadar bir çok seçenek mevcut…

Tedaviler ve önlemler konusunda bilgilendirme yapan Prof. Dr. Bedreddin Seçkin ise, "Tedavi; idrar kaçıran kişinin bunu yaşının gereği olarak değil bir problem olarak görmesi ve üroloji uzmanına müracaatı ile başlar, idrar kaçırmak 3 yaşından sonra hiçbir birey için normal kabul edilemez.İdrar kaçırmanın sıkışma tipi mi yoksa stres tipi olarak adlandırdığımız karın içi basıncının arttığı durumlarda mı olduğuna bağlı olarak tedavi yöntemi farklı olacaktır" dedikten sonra ülkemizde çok yanlış bilinen bir duruma vurgu yaptı. 

"Ülkemizde özellikle kadınlarda, ilkokul çağında okul tuvaletine girmemekle başlayan ve sonrasında temiz olmadığını düşündüğü için genel tuvaletleri kullanmamakla devam eden kötü bir alışkanlık mevcut. Bu durum ev dışında olunan zamanlarda sıvı alımını kısıtlama refleksini  de beraberinde getiriyor" tespitini yapan Dr. Seçkin; güne yayılarak alınacak düzenli sıvı ve 3-3.5 saatte bir sıkışılmasa da en yakında bulunan tuvalete girmenin idrar kesesi ve böbrek sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguladı. 

Sıkışarak idrar kaçıran hastalarda kafein bulunduran içecek ve yiyeceklerden kaçınılması başta olmak üzere çeşitli diyet düzenlemeleri ve bazı egzersiz uygulamalarının önemine yönelik bilgilendirmenin ardından  "ülkemizde dünyada kullanılan tüm  ilaçların kullanımda olduğu ve ilaç tedavilerine yanıt vermeyen mesane kaynaklı ve dirençli olarak düşünülen hastalarda mesaneye botoks uygulamalarının yapılabildiğini, bu uygulamanın mesane içine sistoskopi yardımlı ve özel geliştirilmiş iğnelerle gerçekleştirildiğini" aktardı..

İdrar kaçırmanın kadınlarda ağır depresyonlara varan psikolojik durumlara yol açabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tufan Tarcan sözlerine şöyle devam etti: "Toplumumuzda bu soruna sahip olanlar, öncelikle bunun tıbbi müdahale gerektiren bir durum olduğunun farkında değil. İdrar kaçırma sorununu çok derin yaşayan hastaların cinsel, sosyal ve iş hayatları ciddi bir şekilde etkileniyor. Hastaların bu sorunu çözmek adına uzman hekimlere danışmalarını tavsiye ediyoruz." dedi.

Kaynak: Pembenar