Hrant Dink Cinayeti Davası - Haberler
Haberi Paylaş

Hrant Dink Cinayeti Davası

AA - Güncel
Hrant Dink Cinayeti Davası

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 35 sanığın yargılandığı davada, Dink ailesi avukatlarının, 24 Şubat 2004'te İstanbul Valiliğine çağırdıkları Dink ile görüşen eski İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile dönemin MİT görevlilerinin tanık olarak...

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 35 sanığın yargılandığı davada, Dink ailesi avukatlarının, 24 Şubat 2004'te İstanbul Valiliğine çağırdıkları Dink ile görüşen eski İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile dönemin MİT görevlilerinin tanık olarak dinlenilmesi talebi, davaya katkısı olmayacağı gerekçesiyle reddedildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunma yapmaya devam eden eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, C Şube'de illegal bir büro yapılanması olmadığını ileri sürerek, "Gizli yapılandırılan bir büro değildir. Savcılıkta, 2006'nın Haziran ayında C 5 isminde bir büro kurduğumu söylemedim ancak savcı böyle yazmış. C 5 diye kurulan bir büro yok." dedi.

İddianamede, "C 5 büronun emniyet ve orduda tasfiyeleri gerçekleştirmek ve bürokrasiyi dizayn etmek için illegal kurulduğunun" iddia edildiğini anlatan Yılmazer, "Büroda zaten 1 komiser, 2 polis memuru var. 1 komiser, 2 polisle büro kurulmaz." diye konuştu.

"İstanbul çalışma yapabilseydi Dink seyirciler arasında olurdu"

Bu büroda 2007 öncesi "Ergenekon" sözünün doğrudan geçmediğini belirten Yılmazer, "Ulusalcı gruplar tehdit oluşturduğu, azınlıklara yönelik nefret söylemleri geliştirildiği için çalışma yaptım. İnkar etmiyorum. İstihbarat Daire Başkanı imzasıyla iltisaklarının ortaya çıkarılmasını istedim. El Kaide çalışmasının yanında ciddi mesai harcadım buna. Ancak oradaki isimlerin yüzde biri yoktur Ergenekon davasında." ifadesini kullandı.

C büronun eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun zamanında şekillendirildiğini ve kadrosunda değişiklik yapılmadığını öne süren Yılmazer, şunları kaydetti:

"Dışarıdan bir adam getirmemişim, nasıl cemaat yapılanması bu? C şubesinde imha edilmiş hiçbir şey yok. Ne çalışma yaptıysak orada. Arşivde eksik hiçbir şey yok. Bir tane kanunsuz şey varsa getirin. O zaman o çalışmaları İstanbul yapabilseydi Hrant Dink seyirciler arasında olurdu. Ogünler, Yasinler kendini kahraman sanıyorlardı, o zaman kendilerini öyle görmeyeceklerdi."

Hrant Dink'i tehdit eden grupların belli olduğunu ve Danıştay saldırısı öncesinde Muzaffer Tekin'in dinlenildiğini aktaran Yılmazer, "Yoksa Ahmet İlhan Güler nereden bilecek, Muzaffer Tekin ile Alparslan Arslan arasındaki 50 saniyelik konuşmayı. Ahmet İlhan Güler'in kanatları altında işleniyor bu cinayet. Paralel yapı önünüzde." şeklinde savunma yaptı.

Terörü önlemiş olduğu ne kadar çalışma varsa ondan yargılandığını ve savcının kendisiyle ilgili, "Cinayete yol verdiniz." dediğini söyleyen Yılmazer, "Ne kadar şaibeli insan varsa devletin baş tacı haline getirilmiştir. Tabii bunların hepsi konjonktürel. Yani bir gün gelecek, bunlar değişecek. Örgütlü suç uzmanıyım. Buralardan çıkacak örgütlü iltisaklar." ifadesini kullandı.

Valilikte Dink'le görüşenlerin tanıklıkları talebine ret

Duruşmaya verilen aranın ardından tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek ve Yılmazer ile müdahil Dink ailesinin avukatlarının talepleri alındı.

Mahkeme heyetine bir dilekçe sunan Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu, Dink'in 24 Şubat 2004'te İstanbul Valiliğine çağrıldığını hatırlatarak, görüşmeyi gerçekleştiren dönemin MİT görevlileri Özel Yılmaz ve Handan Selçuk, dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile görüşme kararını veren dönemin MİT İstanbul Bölge Başkanı Hüseyin Kubilay Günay'ın tanık olarak dinlenilmesini talep etti.

Bakırcıoğlu'nun sunduğu dilekçede, "Hrant Dink öldürülmeden bir hafta önce, 12 Ocak 2007 tarihli yazısına konu ettiği, önemli bulduğu bir görüşmedir. Bu görüşmenin kimler tarafından organize edildiği, bu görüşmeyle ne amaçlandığı, bu görüşme ile ilgili hangi kurum ve kişilerin bilgilendirildiği, bu bilgilendirmenin hangi yöntemle gerçekleştiği konuları tüm yönleriyle açığa çıkarılmalıdır." dedi.

Taleplerle ilgili ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Dink ailesinin avukatı Hakan Bakırcıoğlu'nun talebini, davanın esasına etkili olmayacağı gerekçesiyle reddetti.

Davanın tutuklu sanıkları Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'in bu hallerinin devamına hükmeden heyet, duruşmayı sıralı yapılmak üzere 13,14,16 ve 17 Mart'a erteledi.

AA - Güncel

Ali Fuat Yılmazer, Agos Gazetesi, Hrant Dink, İstanbul, Politika, Güncel, Haber

title