Hindistan halkı en içten tebrikleri hak ediyor

Hindistan halkı en içten tebrikleri hak ediyor

Hindistan halkı en içten tebrikleri hak ediyor

"Keşmirliler ne Hindistan'ın düşmanı ne de yerleşik halkına bir garezleri var. Güçlü bir Hindistan ve Pakistan arzusundayız. Bu ancak Keşmir meselesi, bölgede barış, refah ve kalkınmanın yolunu açmak için çözüme kavuşturulduğunda mümkün olabilir.

"Keşmirliler ne Hindistan'ın düşmanı ne de yerleşik halkına bir garezleri var. Güçlü bir Hindistan ve Pakistan arzusundayız. Bu ancak Keşmir meselesi, bölgede barış, refah ve kalkınmanın yolunu açmak için çözüme kavuşturulduğunda mümkün olabilir." diyor Cammu ve Keşmir'in siyasi liderlerinden Seyyid Ali Geylani.

Cammu Keşmir İnsan Hakları Konseyi Başkanı Dr. Syed Nazir Gilani de "Kendi kaderini tayin hakkı ve BM'nin Keşmir içtihatlarını savunmak için asla geç değildir." diyor.

Cammu Keşmir halkı, Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle Hindistan halkına en içten tebriklerini sunuyor.

Keşmirliler, Hint halkının değil Hint hükümetinin, uzun yıllar süren İngiliz yönetiminden sonra uluslar ailesine girişine damgasını vuran, Keşmir'deki yüksek ideallerine ihanet etmesinden, uluslararası hukuka ve BM Güvenlik Konseyi'nin kendi kaderini belirleme hakkı ile ilgili kararını dikkate almayan şok edici insan hakları ihlallerinden derin üzüntü duyuyor.

Keşmir sorunu, BM Güvenlik Konseyi'nin gündeminde bekleyen çözülememiş en eski uluslararası sorunlardan biri. Keşmir'deki durum, onu dünyadaki tüm diğer acıklı insan hakları ihlallerden ayıran belirli özelliklere sahip.

Dünyadaki büyük güçlerin, Keşmir'deki katliamı durdurmaya yardımcı olmak için harekete geçmemesi ve Keşmir'de yaşanan duruma kayıtsız kalmaları bizi dehşete düşürüyor. Eylemsizlikleri ile insan haklarının korunmasının ve demokratik çözümlerin teşvik edilmesinin başlıca dış politika hedefleri olduğuna dair tekrar tekrar dile getirilen beyanları arasındaki çelişkiyi anlamak, bizim için zor. Buna rağmen hala ihtilaflı konuda tehlikede olanın, yalnızca Keşmir halkının hayatta kalma meselesi değil aynı zamanda Güney Asya'nın bu kalabalık bölgesinde barışın ve medeni bir dünya fikrinin temeli olduğunu anlayacaklarına inancımız var.

Günümüzde dünya güçlerinin politikaları, Hindistan hükümetini, Keşmir'deki dehşet verici durumla ilgili uluslararası endişeleri gidermek için ihtiyaç duyduğu tek şeyin, bazı siyasi manevralar olduğuna inanmaya itti. Dr. Syed Nazir Gilani ne güzel söylemiş: "Birleşmiş Milletler'de ortalığı ayağı kaldırmalı, (Hindistan hükümetinin anayasadan kaldırdığı demografik yapıyı korumaya yönelik 35A maddesi) 35A bildiriminin, BM'nin Keşmir kararlarının, Hindistan Hükümeti ile Keşmir halkı arasındaki anlaşmanın ve Hindistan ile Pakistan arasındaki anlaşmaların ciddi ihlali olduğuna işaret etmeliyiz. Tüm dünyadaki dostlarımızı uyarmalıyız."

Trump yönetimi başta Keşmir'de Hint işgalinin en azından acımasızlığı konusunda biraz endişe gösterdi. Ancak (Hindistan) Başbakan (Narendra) Modi ve eski (ABD) Başkan (Donald) Trump'ın ortaklaşa katıldığı Howdy Modi etkinliğinden sonra Hindistan'dan yana bir eğilim görüldü. Bu eğilimin, bu büyük ülkedeki karlı Amerikan yatırımlarından kaynaklanması olası.

Amerikalılar olarak, ABD ile Hindistan arasındaki ekonomik ilişkilerin genişletilmesinin önemini takdir ediyoruz ancak Hindistan'daki Amerikan yatırımının, Güney Asya Alt Kıtası, süregelen çatışmalara, daima ufukta bir savaş ve imkansız denemez nükleer mübadele görüntüsüne sahne olmaya devam ederse, büyük tehlikeye açık kalmayı sürdüreceğini küresel bir diplomat olan, yeni seçilen ABD Başkanı Joe Biden'dan daha iyi kim bilebilir?

Barış, gerçek demokrasi ve insan haklarına saygı kaygısı olmadan tamamen ekonomik bir perspektiften bakıldığında bile, Güney Asya'da normalleşmenin yeniden sağlanması, dünyanın tek süper gücü Amerika Birleşik Devletleri için bir dış politika hedefi olmayı hak ediyor. Keşmir anlaşmazlığı, çatışmanın temel sebebi olduğundan, marjinalleşmesi uzun vadede Amerikan çıkarlarına hemen hemen hiç hizmet edemez.

Şüphesiz, kim bu çok tehlikeli iki ülke (Hindistan-Pakistan) arasındaki anlaşmazlığın temel nedeni olan Keşmir sorununun çözümüne vesile olursa, sadece Nobel Barış Ödülü'nü değil, aynı zamanda tarihte özel bir yeri de hak ettiği söylenebilir.

Anlaşmazlığın çözümü, barışı sağlamaya yardım eden kişiye benzersiz bir onur getirecektir. Bu onur, Keşmir sorununun çözümüne dahil olursa Başkan Biden'a verilebilir. Onun katılımına Hindistan veya Pakistan'a lütuf değil özgürlük, demokrasi ve insan haklarını iyileştirme olarak bakılmalıdır.

Biden, seçim kampanyası sırasında şunları söylemişti: "Hindistan hükümeti tüm Keşmir halkının haklarını geri vermek için Keşmir'de gerekli tüm adımları atmalıdır." Başkan Yardımcısı Kamala Harris ise bir adım daha ileri giderek, "Keşmirlilere dünyada yalnız olmadıklarını hatırlatmalıyız." demişti. Biden yönetimine her şeyden önce sözün söz olduğunu ve tutulması gerektiğini hatırlatmak zorundayız.

(Gulam Nabi Fai, merkezi ABD'de bulunan Dünya Keşmir Farkındalık Forumu'nun Genel Sekreteridir)

"Görüş" başlığıyla yayımlanan makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: Anadolu Ajansı / İbrahim Hakkı Çetinkaya

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title