Hilvanlı Üretici Tatlılarına Coğrafi İşaret İstiyor

Hilvanlı Üretici Tatlılarına Coğrafi İşaret İstiyor

Hilvan'da STK'lar yöresel ürünlerin markalaşması adına tatlılarına coğrafi işaret istiyor.

Hilvanlı Üretici Tatlılarına Coğrafi İşaret İstiyor

Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde bağ bozumunun başlamasıyla birlikte kışlık tatlı olarak tüketilen ürünler için hazırlıklar başladı. Üretilen tatlıların Türkiye'nin bir çok yerindeki tezgahlarda yer aldığını belirten Şil, bu ürünlere coğrafi işaret verilmesi gerektiğini kaydetti.

Bağ bozumunun başlamasıyla Hilvan'ın kırsal mahallelerinde; adeta görsel bir şölen yaşanıyor. Uzun kış gecelerinde ağzı tatlandırmak için çeşitli tatlılar yapılıyor. Bu tatlılar; pestil, kesme, cevizli sucuktan oluşuyor. Bir de bunların yanında pekmez yapılıyor. Günün ilk ışıklarıyla topladıkları üzümleri küçük havuzlarda biriktiren vatandaşlar, kışlık tatlılar için hazırlıklarını sürdürüyor.

TÜRKİYE'NİN BİRÇOK YERİNE BU TATLILAR GÖNDERİLİYOR

Hilvan'da bağ bozumunun görsel bir şölenin yaşanmasına neden olduğunu ifade eden Hilvan İlçesini Tanıtma, Kalkındırma ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Halil Şil, Hilvan'ın kırsal mahallelerinde üretilen bu ürünlerin Türkiye'nin birçok yerinde tezgâhlardaki yerini aldığını belirtti.
Hilvan'da üretilen bu ürünlerin coğrafi işaretinin alınması için yetkililere seslenen Şil, Hilvan ilçesinin değerlerine sahip çıkmak gerektiğini kaydetti. Güneydoğu'nun bazı yörelerinde bu ürünlerin yapıldığını hatırlatan Şil, "Diğer yörelerimizde yapılan çekçek, pestil, pekmez ve sucuklarda katkı maddesi kullanılıyor. Fakat Hilvan'daki ürünlerde herhangi bir katkı maddesi bulunmuyor. Bu ürünlerimizin markalaşması için tescillenmesi ve yetkililerin de bu konuyla ilgilenmesi gerekir" diye konuştu.

NASIL BİR YOL İZLENİYOR?

Küçük havuzlara boşaltılan üzümler bu havuzlarda çıplak ayaklarla sıkılarak suyu çıkarılıyor. Ayıklanan üzüm suyu (şire) büyük kazanlara konularak odun ateşinde kaynatılır. Kaynayan şireye bir kova ayran eklenir ve kaynatma işlemi sürdürülür ve sürekli olarak karıştırılmaya devam edilir. Bu aşamada kazan altındaki ateş çekilir ve kazandaki şirenin yarısı başka bir kovanın içine boşaltılır ve kovadaki şireye katı kıvama gelmesi için nişasta eklenir. Daha sonra bu nişasta eklenmiş şire tekrardan ocaktaki kazana boşaltılır ve kazanın ateşi tekrardan yakılarak kaynatma işlemine devam edilir. Kazandaki şire katılaşıp bulamaç kıvamına gelene kadar kaynatma işlemi sürdürülür. İstenilen kıvama gelen pestil şiresi damlara serilen savanların üzerine dökülerek yayılır ve güneşte kurumaya bırakılır. Bu şıra ile hem pestil hem de çekçek yapılır. Sucuk yapmak için ise, fındık, fıstık veya ceviz gibi kuru yemişler bir ipe geçirilerek pestil için hazırlanan bulamacın içerisine batırılıp çıkartılır, daha sonra üzüm ağaçlarına asılarak kurumaya bırakılır. Üzüm pekmezi ise, çıkartılan üzüm suyunun kaynatılmasının ardından bir çukur kazılır ve bu çukurun için naylon ile kamufle edilerek kaynatılan üzüm suyu bu çukurun içerisine dökülür ve birkaç gün güneşte beklemesi sağlanır. Böylelikle üzüm pekmezi yapılmış olur.
(Kaynak: Gazeteipekyol)