"Her Sene Bir Kriz Yaşadık"

"Her Sene Bir Kriz Yaşadık"

Olli Rehn, Türkiye ile Müzakerelerin Başladığı 3 Ekim 2005'ten Bu Yana Her Sene Bir Kriz Yaşadıklarını Söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Türkiye ile müzakerelerin başladığı 3 Ekim 2005'ten bu yana her sene bir kriz yaşadıklarını söyledi.

Rehn, Finlandiya'nın devlet kanalı YLE televizyonuna Türkiye'deki son gelişmeleri değerlendirdi. Ergenekon davası ve AK Parti'ye karşı açılan kapatma davası ile hareketli günler yaşayan Türkiye, Finlandiya medyasının da dikkati çekmişti. Ergenekon davasına ilişkin iddianamenin açıklanması YLE televizyonun haber bültenlerinde yer bulurken yazılı basın tarafından da sayfalarına taşınmıştı. Türkiye'nin sıcak gündemini YLE televizyonuna değerlendiren Rehn, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin bu gündemler karşısında nasıl bir seyir takip edeceğine yönelik sorularını yanıtladı. Rehn, "Türkiye zor günlerden geçiyor. Politik olaylar çok gergin ve zor bir aşamada. Aslında önemli olan Türkiye'deki karşıt fikirlerdeki politikacıların bir araya gelip bu zor durumu içinden çıkılabilir vaziyete getirmeleridir. Bunun aynı zamanda hem demokrasi hem de ulusal kurallar çerçevesinde tarafların krizi aşmalarını gerçekleştirecek bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz." dedi. Rehn, Türkiye'nin müzakerelere başlamasından bu yana her senenin bir kriz ile geçtiğini hatırlattı. Rehn, "İlk önce müzakerelerin başlangıcında Kıbrıs sorununu yaşadık. Hemen geçen sene de askerlerin demokrasiye müdahalesi niteliğinde muhtırasını kriz olarak yaşadık. Ancak bunları biz aşmayı başarmıştık ve geçen senenin sonuna kadar Türkiye ve AB üzerindeki kara bulutların dağıldığını görduk. Ve yeniden müzakerelerin hızlandırmayı planlıyorduk ancak maalesef buna fırsat olmadan çok zor bir politik kriz daha yaşıyoruz. Bu AB için müzakerlerin devamı açısından oldukça negatif yönden algılanıyor." şeklinde konuştu.

Demokrasiden geri adım atılması halinde sürecin duracağına yönelik ibareye atıfta bulunarak "AK Parti'nin kapatılması halinde süreç durur mu?" şeklindeki soruya Rehn, "Bizim için önemli olan Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını verirken AB normlarını gözönünde bulundurmasıdır. Bu böyle olduğunda bize düşen görev normal olarak müzakerelerin devamıdır. Tabii ki açık ve net olarak AB ülkeleri, AB dışında gelişen olaylara duyarsız kalmaz. AB'nin görevi demokratik gelişmeyi engelleyici olaylarda açık olarak reaksiyon göstermektedir. Olasılık üzerinden spekülasyon yapmak dürüstçe bir yaklaşım olmayacaktır. Öncelikle Anayasa Mahkemesi kararına bir bakalım ne yönde karar alacaklar. Öyle zannediyoruz ki bu kararlarını Ağustos ayı içerisinde verecekler. Biz de AB olarak, şu an dönem başkanlığını elde bulunduran Fransa ve diğer üye ülkelerle bir arada ne yönde hareket etmemiz gerektiğine bakacağız." ifadelerini kullandı.