"Halkını Seven, Halkın Sevdiği Önder"

"Halkını Seven, Halkın Sevdiği Önder"

Nazarbayev'in anılarını konu alan kitabın Türkçe baskısının tanıtım resepsiyonu, gerçekleştirildi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in anılarını konu alan 'Halkını Seven, Halkın Sevdiği Önder' adlı kitabın Türkçe baskısının tanıtım resepsiyonu, İstanbul Four Seasons Bosphorus Otel'de gerçekleştirildi.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği, Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Diyalog Avrasya ve Turkuaz Group Of Companiss'in katkıları ile düzenlen etkinlikte, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu'ya Kazakistan Devlet Nişanı verildi.

Tanıtım törenine kitabın yazarı Kazakistan Cumhurbaşkanı Özel Kalemi Mahmut Kasımbekov'un yanı sıra İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Kazakistan Ankara Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev, AK Parti Milletvekili ve KEİPA Türk Grubu Başkanı İsmail Safi, Kazakistan Cumhuriyeti Parlamentosu Milletvekili Sauytbek Abdrakhmanov, Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu, Diyalog Avrasya Platformu Eşbaşkanı Harun Tokak, Turkuaz Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mert Sarı, Kazakistan ve Türk Sivil Toplum Kuruluşları,akademisyenler ve iş adamları katıldı.

Kitabın yazarı Mahmut Kasımbekov, Kazakistan'ın kuruluşundan bu yana Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in yanında bulunduğunu dile getirdi. 1991 yılında Kazakistan bağımsızlığını ilan ettikten sonra ilk tanıyan ülkenin Türkiye olmasının önemli olduğunu vurgulayan Kasımbekov, "O dönemde 'bizi de destekleyen bir kardeşimiz var' dedik" şeklinde konuştu.

Yaptığı işten dolayı Cumhurbaşkanı Nazarbayev ile günde iki defa görüştüğünü belirten Kasımbekov, bu sebeple Nazarbayev'in nasıl bir lider olduğunu çok iyi bildiğini ve Kazak halkının böyle bir lidere sahip olmaktan dolayı çok şanslı olduğunu ifade etti. Nazarbayev'in Kazakistan için liderden daha önemli olduğunu bildiren Kasımbekov, Nazarbayev'in yanındayken sürekli not tuttuğunu belirtti.

Elindeki materyalleri daha sonra ele aldığında bunların çok diplomatik olduğunu fark ettiğini ve Nazarbayev'in insani boyutunu ele almak istediğini vurgulayan Kasımbekov, şunları söyledi: "Not ettiklerimi ve yazılmış diğer yazıları inceledim, ya çok diplomatik olduklarını ya da sadece bir yönünü ele aldıklarını fark ettim. Onun da bir insan olduğunu ve bir deri kemikten yaratıldığını ve onun da kendine göre artıları eksileri olduğunu gördüm ve onun bu yönüyle daha iyi anlaşılabileceğini, bazı olaylarla savaştığını hatta kendisiyle savaştığını gördüm. Yaşadığı her şeyi bana anlatırdı, kızardı, bağırırdı bunların hepsini gördüm. Birçok şeyi onunla birlikte yaşadım. Bunların hepsini derleyerek yazmaya karar verdim ve bu kitap ortaya çıktı."

Nazarbayev'in Kazakistan'ın bağımsızlığını almasında ve devletin kurulmasında çok önemli çalışmaları olduğunu dile getiren Kasımbekov, "En önemlisi Nursultan Nazarbayev Kazak diye bir milletin varlığını tüm dünyaya ilan etmiştir. Bunu hepimiz sevinçle söyleyebiliriz" diye konuştu.

Kazakistan'ın kuruluş döneminde birçok devletin ayakta kalacağına inanmadığını ifade eden Kasımbekov sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir tarafımızda Rusya ve Çin olan bir ülkeydik ve çok çeşitli etnik ve dini grup ülkede vardı. Böyle bir durumdayken Kazakistan'da Kazakların bir araya gelemeyeceğine inananlar çoktu. Burada Cumhurbaşkanımız elinden gelen liderliğini kullanarak Kazakistan'ı bölgenin parlayan yıldızı olarak ortaya koymuştur. Bu en büyük icraatıdır."

Diyalog Avrasya Platformu Eşbaşkanı Harun Tokak da platform olarak bölgede çok önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. En önemli projelerinden birisinin ise 'Avrasya'da 100 temel eser' adlı çeviri projesi olduğunu aktaran Tokak, 'Halkını Seven, Halkın Sevdiği Önder' başlıklı kitabın da bu proje kapsamında Türkçe'ye çevrildiğini aktardı.

Kitabın, sadece Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in hatıralarını anlatmadığını ifade eden Tokak, "Bu kitap onu en yakından takip eden bir insanın, yazdığı bir kitap olması hasebiyle tabiî ki çok değerli. Bu kitabı okuduğumuz zaman şunu anlıyoruz: Demek ki her ülkenin bir yöneticisi vardır, ancak Nazarbayev aynı zamanda bilge bir öğretmendir. Sadece bilge bir öğretmen de değil aynı zamanda merhametli bir öğretmendir. O zaman anlıyoruz ki bir ülkenin başında hem bu kadar uzun ömürlü olmak hem de halkı tarafından bu kadar sevilmiş olmak demek ki böyle bir şey diye düşünüyoruz" ifadesini kullandı.

Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in resmi yönünü anlatan pek çok yerli ve yabancı yazı olmasına rağmen bu kitabın ise insani ve bilinmeyen yönlerini ele almasıyla önemli olduğunu aktardı. Nazarbayev'in çok zor bir dönemde halk tarafından göreve getirildiğini belirten Tüymabayev, Nazarbayev'in icraatlarıyla hiçbir zaman halkının yüzünü kara çıkarmadığını ifade etti. Tüymabayev, egemenliğin kazanılmasının ardından yapılan tüm çalışmalarla Kazakistan'ın sadece bölgesinde değil küresel anlamda önemli bir devlet haline geldiğini aktardı.

Kitabın Türkçe'ye çevrilmesi ve tanıtımının yapılmasının ayrıca önemli olduğunu belirten Canseyit Tüymebayev, "Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında pek çok kitaplar yayınlandı, ama şahsi anlamda normal bir insan olarak onun duygularını göstermesi açısından bu kitap çok önemli. Neden böyle oldu? Çünkü Sayın Mahmut Kassymbekov'un uzun seneler devlet başkanımızın yanında çalışması, gece gündüz yanında bulunması çok önemli." dedi. Türkiye ile Kazakistan arasındaki dostluk ilişkilerine de değinen Kazakistan Büyükelçisi Tüymebayev, iki ülke arasındaki dostluğun her zaman devam edeceğini belirtti.

'Allah'ın birleştirdiğini kimse ayıramaz'

Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu ise 'Allah'ın birleştirdiğini kimse ayıramaz' anlamındaki Kazak atasözünü hatırlattı. Kazak ve Türk halkını Allah'ın birleştirdiğini belirten Kavuncu, 70 yıl ayrı kalan iki ülke insanının 20 yıl önce yeniden bir araya geldiğini bildirdi. Kavuncu şunları söyledi: "Allah'tan duamız bundan sonra bizi ayırmasın. Türk-Kazak halkı bütün Türk dünyası halkları birlik, beraberlik içinde mutlu bir geleceğe beraberce yaşasınlar."

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da konuşmalarda geçen 'Allah'ın birleştirdiğini kimse ayıramaz' sözünün kendisini çok duygulandırdığını ve mutlu ettiğini belirtti. Türkiye ile Kazakistan'ın Allah tarafından diliyle, diniyle ve kanıyla birleştirilmiş kardeşler olduğunu söyleyen Vali Mutlu, bu kardeşliğin ebedi olduğunu ve her geçen gün daha da güçleneceğini aktardı. Vali Mutlu, tanıtımı yapılan kitapta gördüğü bir kısmı paylaştı. Kitapta Nursultan Nazarbayev'e ait 'Ne kadar güçlü olursan ol, bir kardeşin olması hepsinden önemlidir' sözünün yer aldığını belirten Vali Mutlu, "Bu söz kardeşliğin bütün güçlerden daha kıymetli bir güç olduğunun açık ifadesidir." şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Kazakistan'ın bağımsızlığının 20. yılı dolayısıyla hazırlanan devlet nişanı önce İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'ya verildi. Ardından Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu, Diyalog Avrasya Platformu Eşbaşkanı Harun Tokak, Turkuaz Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mert Sarı'ya devlet nişanı takıldı

Kaynak: Bültenler