Hain darbe girişiminin 5. yılında iş dünyasından "milli birlik ve beraberlik" mesajı: (1)

Hain darbe girişiminin 5. yılında iş dünyasından "milli birlik ve beraberlik" mesajı: (1)

Hain darbe girişiminin 5. yılında iş dünyasından 'milli birlik ve beraberlik' mesajı: (1)
Anadolu Ajansı / Fatma Eda Topcu - Haberler | Ekonomi

İş dünyası temsilcileri, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı Türk milletinin demokrasiden yana tavır alarak, yönetimi belirleme gücüne sahip çıktığını belirterek, milli birlik ve beraberlik mesajı verdi.

İş dünyası temsilcileri, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı Türk milletinin demokrasiden yana tavır alarak, yönetimi belirleme gücüne sahip çıktığını belirterek, milli birlik ve beraberlik mesajı verdi.

FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden beş yıl geçerken, yaralarını hızlıca saran iş dünyası geçen bu zamanda 15 Temmuz'u unutmadı ve unutturmadı.

Bu çerçevede iş dünyasının önde gelen temsilcileri "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" kapsamında, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, bundan tam beş yıl önce, Türkiye'yi karanlığa boğmak isteyen FETÖ terör örgütünün hain darbe girişimine karşı Türk milletinin dimdik durduğunu ve tek vücut olduğunu anımsattı.

Vatanın birliği ile bütünlüğünü korumak uğruna nice canların şehit verildiğini, şehit ve gazi acılarının Türk milleti tarafından ortak yaşandığını belirten Olpak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, devletimiz ve milletimizin ortaya koyduğu kararlılık neticesinde, egemenliğin kayıtsız ve şartsız milletin olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ispatladık. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle, ülkemizin birlik ve bütünlüğü için gözünü kırpmadan canını ortaya koyan tüm demokrasi şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, gazilerimize ve bu demokrasi destanını yazan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.

Ne mutlu ki, topyekün kazandığımız tarihi demokrasi zaferimizin ardından yine hep birlikte ülkemizin geleceği için çalışmaya, üretmeye ve büyümeye devam ediyoruz. Ülke olarak, bugüne kadar karşılaştığımız tüm zorluklarla mücadele etmeyi bildik ve bu mücadele ruhumuzla ülkemizin hedeflerine doğru yine hep beraber yol alıyoruz. Türkiye, küresel olarak mücadele ettiğimiz pandemi sürecinde dahi büyüme başarısı gösteren nadir ülkelerden biri oldu. Türkiye'nin büyümede hız kesmeden, her alanda gelişimini sürdürerek yoluna emin adımlarla devam edeceğine olan inancımız tamdır."

"Milletin hainlere attığı tokadın devamını ihracatçılar rekorlarla attı"

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, o gece nasıl ki millet bir an için bile geri dönmeyi düşünmediyse, aynı günün sabahında ihracatçılar olarak yılmadan, yorulmadan kendilerinin de mücadeleyi sürdürdüklerini dile getirdi.

Milletin hainlere attığı tokadın devamını ihracat ailesi olarak kendilerinin de rekorlarla getirdiklerine işaret eden Gülle, şu değerlendirmelerde bulundu:

"15 Temmuz Türkiye için bir daha yaşanmaması gereken bir gündü. Türk halkı gün sonunda iradesinin demokrasiden yana olduğunu gösterdi. İhracat ailesi olarak bizler de endişe dolu bir gece yaşadık ama sabahında herkes işinin başındaydı. Üretim kesintisiz devam etti. Bu anlayış çok önemli, 2016 yılında yıllık ihracatımız 149 milyar dolar seviyesindeydi.

Yıllık ihracatımızı 2019'da 181 milyar dolara getirdik. Hedefimiz 200 milyar doları geçmekti. İhracatımız 15 Temmuz'dan bu yana pandemiye rağmen yüzde 33 arttı. Bu yıl da inşallah 200 milyar dolar seviyesini aşacağız."

"15 Temmuz, sadece bir darbe girişimi değildir, Türk milletine ihanetin adıdır"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç ise geçmişten günümüze yapılması planlanan darbelerin tamamının, milletin seçtiği ve şaşmaz sağduyusuyla ülkeyi yeni bir ufka doğru götürmesini istediği seçilmişleri, uydu bir yönetimin aktörleri yapma isteği olduğundan bahsetti.

15 Temmuz darbe girişiminin ise bütün bu özellikleri içinde barındırmasına rağmen, hepsinden daha farklı olduğuna dikkati çeken Avdagiç, şunları söyledi:

"15 Temmuz darbe girişimi dış mihraklarla iş birliği içinde ülkemizi ve seçilmiş hükümeti yıkma teşebbüsüdür. Alenen millete yönelik bir darbedir. Binbir emekle oluşturulan Türk demokrasi geleneğimizi, milletin yönetimi belirleme gücünü yok etme cüretidir. Türkiye'nin şahsiyetli ve büyük tarihsel gücüne sahip olma yolunda elde ettiği kazanımları berhava etmektir. Tarihimizde ilk kez bir zümrenin, bir grubun ülkeyi yabancıların buyrukları doğrultusunda kaosa sürüklemesidir. Hedef, Türkiye'nin bir asırlık birikimi ve performansını yok etmektir. Bölgesel ve küresel düzlemde çok önemli gelişmeler cereyan ederken ve bu gelişmelerin yönünü belirleme gücüne kavuşmuşken Türkiye'nin oyun dışına itilme çabasıdır. Suriye'deki gelişmelerden Libya'daki olaylara, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz arama teşebbüslerinden AB ile ilişkilere kadar çok geniş bir yelpazede Türkiye'nin geleceğini karartma operasyonudur.

Bu yüzden 15 Temmuz, hain FETÖ'cülerin, bütün ayrıntılarıyla yurt dışı güdümlü bir operasyonudur. Bu yüzden 15 Temmuz, sadece bir darbe girişimi değildir, Türk milletine ihanetin adıdır. 15 Temmuz, kukla FETÖ'cü hainlerin Türkiye'yi de kukla ülke yapma girişimidir. Hepsinden önemlisi FETÖ'cü hainlerin kumanda merkezlerinin emirleri üzerine ülkemizi 'Büyük Türkiye' rotasından çıkartma, kendi sınırları içine hapsetme hamlesidir. Türkiye'nin elde ettiği kazanımlarını, tekrar üstlenmeye başladığı lider ülke kimliğini, kalkınmış bir ülke olma yolundaki kararlı yürüyüşünü durdurmaya kalkışmanın adıdır."

Avdagiç, Türk milletinin bu hamleyi, bu operasyonu, bu isyanı, bu darbeyi, bu oyunu bozduğunu anımsatarak, Türk halkının, devletinin ve ülkesinin sahibi olduğunu gösterdiğini, Türkiye'yi bir avuç hain darbeciye bırakmadığını dile getirdi.

Türk halkının, hayatını zerre kadar önemsemeden, 15 Temmuz 2016 gecesi kahramanlık destanlarının tarihte kalmadığını, çağdaş zamanlarda da yazılacağını gösterdiğinin altını çizen Avdagiç, şunları söyledi:

"Milletimiz, hain iş birlikçi darbecilerin ülkemizi karanlık bir geleceğe itmelerine 'dur' diyerek, Türkiye'nin aydınlık geleceğini yeniden yazmıştır. Beş bin yıllık tarihimizin her zor döneminde olduğu gibi milletimiz duruma el koyarak, kendi istikbalini kendi belirleyerek, hain iş birlikçi darbecilerden kurtarmıştır. Türk Milleti, tam 100 yıl önce de kendine zincir vurmak isteyenleri perişan etmişti. 15 Temmuz'da bir kez daha tarih sahnesine çıkan milletimiz, bu kez düşmanlarına ve yerli iş birlikçilerine, en büyük gücü olan göğsündeki iman ile karşı koymuş, onları 'inanç seli' içinde boğmuştur.

Türkiye'nin darbeciler vasıtasıyla uzaktan kumanda idare edilecek bir üçüncü dünya ülkesi değil, milletin oylarıyla seçilenlerle yönetilen bir demokrasi ülkesi olduğunu herkese gösterdik. Bugün de aynı azim ve kararlılığımız devam ediyor. İSO ve iş dünyası olarak hainlere, darbecilere, milletimizin bin bir emekle kurumsallaştırdığı geleneklere ve demokrasimize kurulan pusulara ve tuzaklara karşı teyakkuzdayız."

Avdagiç, hayatını bu uğurda feda eden 251 şehidi hiç unutmayacaklarının altını çizerek, "Onlara karşı vefamızı, kanlarının boşa akmadığını nöbete devam ederek, ekonomisi güçlü, hedefleri büyük Türkiye idealini sürdürüp hayata geçirerek göstereceğiz. O gece darbecilere hadlerini bildiren aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize ve şanlı bir destanın kahramanı büyük milletimize şükranlarımız sunuyoruz." dedi.

"Millet olarak en büyük özelliğimiz, benzer hain girişimler karşısında güçlü bir şekilde kenetlenmemizdir"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da Türkiye'de demokrasi dışı hain girişimlere bu ülkenin tüm vatandaşları gibi sanayicilerin de karşı durduğunu ve duracağını söyledi.

Bahçıvan, Türk sanayisi ve özel sektörünün geçmişten gelen güçlüklerle savaşma, mücadele etme direncini, 2016'nın 15 Temmuz gecesi ve sonrasındaki zor günlerinde fazlasıyla ortaya koyarak, devletine, milletine, ülkesine güvenme noktasındaki en öncü görevini ve sorumluluğunu yerine getirdiğini dile getirdi.

İş dünyasının bu ortak duruşunun yanı sıra İSO olarak ekonominin bu süreçten etkilenmemesi, yanlış algı çalışmalarının sonuç vermemesi için, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında ellerinden geleni yaptıklarını aktaran Bahçıvan, şu ifadeleri kullandı:

"Sanayiciler olarak darbe girişiminin ekonomik etkilerinin kısa sürede püskürtülmesine ve ülkemizin kısa zamanda yeniden demokrasi eksenine oturmasına katkı sunduk. Bizim millet olarak en büyük özelliğimiz, benzer hain girişimler karşısında güçlü bir şekilde kenetlenmemizdir. Dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de milli iradeyi ve demokrasimizi tehdit edecek böylesi girişimlere, düşüncelere, en güçlü karşı duruşun iş dünyamızdan geleceğinin bilinmesini isterim."

(Sürecek)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Fatma Eda Topcu

Çok Okunan Haberler

title