Destan hangi devleti anlatıyor? Gök hanlığı ve Dağ hanlığı hangi devlettir? Destan dizisi hangi dönemde geçiyor, Orta Asya'da mı geçiyor? - Haberler
Haberi Paylaş

Destan hangi devleti anlatıyor? Gök hanlığı ve Dağ hanlığı hangi devlettir? Destan dizisi hangi dönemde geçiyor, Orta Asya'da mı geçiyor?

Haberler.com - Gündem
 - Güncelleme:
Destan hangi devleti anlatıyor? Gök hanlığı ve Dağ hanlığı hangi devlettir? Destan dizisi hangi dönemde geçiyor, Orta Asya'da mı geçiyor?

ATV'nin sevilen tarih dizisi Destan hangi devleti anlatıyor merak edildi. Dizide geçen Gök hanlığı ve Dağ hanlığı hangi devletindir? Destan dizisi Orta Asya'da mı geçiyor? Destan hangi dönemde geçiyor? Destan konusu nedir? Destan oyuncuları isimleri nelerdir? Destan oyuncu kadrosunda kimler var? Peki, Destan hangi devleti anlatıyor? Gök hanlığı ve Dağ hanlığı hangi devlettir? Destan dizisi hangi dönemde geçiyor, Orta Asya'da mı geçiyor? İşte detaylar...

Destan Dizisi yapım ve proje tasarımı Mehmet Bozdağ'a ait; başrollerini Ebru Şahin, Selim Bayraktar ve Edip Tepeli'nin, yönetmenliğini Emir Khalilzadeh'in üstlendiği; senaryosunu Nehir Erdem ile Ayşe Ferda Eryılmaz'ın kaleme aldığı ' Destan'ATV'de tüm hızıyla devam ediyor. Peki, Destan hangi devleti anlatıyor? Gök hanlığı ve Dağ hanlığı hangi devlettir? Destan dizisi hangi dönemde geçiyor, Orta Asya'da mı geçiyor? Detaylar sizlerle...

Destan dizisi salı akşamları saat 20:00'da ATV ekranlarında yayınlanıyor.

Destan dizisi dağ kızı Akkız'la, yine Gök Sarayı'nda Korkut Han'ın öksüz bıraktığı Gök Tegini Batuga arasındaki destansı aşkı ve bu dönemde yaşanan savaşları konu alıyor.

Destan dizisi 8. yüzyılda, Orta Asya'da, İslam'ın henüz kucaklamadığı topraklarda vahşi bir çağın hüküm sürdüğü zamanlarda geçmektedir. Dizinin danışmanları Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Doç. Dr. Mehmet Fatih Doğrucan ve Prof. Dr. Erkan Göksu, hikayenin geçtiği dönem ve dönemin yaşamıyla ilgili oyunculara üç ay boyunca teorik dersler verdi.

'Destan' dizisi, Orta Asya'nın çetin bozkırlarında Gök Kağanı Korkut Han'ın yetim bıraktığı dillere destan savaşçı dağ kızı Akkız'la, yine Gök Sarayı'nda Korkut Han'ın öksüz bıraktığı Gök Tegini Batuga arasındaki destansı aşkı; bu iki garip kuşun sevdalarını kılıç, yüreklerini kalkan yaparak imkansızı başarmalarını konu alıyor.

Dönem dizisi olarak karşımıza çıkan "Destan" ilk olarak "Akkız Destanı" olarak açıklanmıştı. Ardında Destan ismiyle ekranlara geleceği söylenen dizi, geçmişe doğru uzanan bir hikayeyi konu ediniyor. Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden önce 9. yüzyılda geçen bir hikaye Destan'ın ana konusunu oluşturmaktadır. Gök Kağanı Korkut Han'ın öksüz bıraktığı savaşçı dağ kızı Akkız ile yine Gök Kağanı Korkut Han'ın öksüz bıraktığı Gök Tegini Batuga arasında geçen hikayede; zaman içerisinde bu ikilinin aralarında oluşan aşkla imkansızı nasıl başardıklarını gözler önüne serecek.

Destan dizisi yapım ve proje tasarımı Mehmet Bozdağ'a ait; başrollerini Ebru Şahin, Selim Bayraktar ve Edip Tepeli'nin, yönetmenliğini Emir Khalilzadeh'in üstlendiği; senaryosunu Nehir Erdem ile Ayşe Ferda Eryılmaz'ın kaleme aldığı 'Destan' yakında ATV'de.

Göktürk Kağanlığı, Göktürkler tarafından kurulmuş ve 552-744 yılları arasında Orta ve İç Asya'da hükümdarlık sürdürmüş bir Türk devletidir.

Devletin kurucusu ve ilk önderi Bumin Kağan'dır. Bumin Kağan'ın kardeşi İstemi Yabgu ülkenin batı kanadını yönetirdi. Göktürkler komşuları olan Çin, Sasani (İran) ve Bizans İmparatorluğu ile askerî, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurdular. Devletin basılan paralarda, diplomaside vb. alanlarda kullandığı resmî diller Soğdca ve Cücencedir.

Göktürkler (MS 552-744), gerek ilk kez Türk adını kurdukları siyasi birliklere vermeleri ve gerekse de; bir Türk diline ait bilinen en eski yazılı kaynaklarını vermeleri bakımından, Türk kültür ve edebiyat tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.

Doğu Deştikıpçak denilen bölgede hâkimiyet kuran ve Orda İçen adıyla da anılan sülâle Cengiz Han'ın oğullarından Cuci'nin soyundan gelir. Cengiz Han Cuci'yi Hârizm ülkesinin zaptndan sonra İdil ırmağının doğu bölgesine göndermiş, 1225 yazını geçirmek üzere gittiği İrtiş ırmağı boyundan dönüşü sırasında, 1222'den beri burada bulunan Cuci Han'a yurtluk olarak Doğu Deştikıpçak ve Hârizm bölgelerinin idaresini bırakmış ve "Büyük Orda"nın tesisiyle "Altıntaht"ın kurulmasını da emretmişti. Böylece daha sonra ortaya çıkacak olan dört ulustan birincisi Cuci adına kurulmuş, onun neslinden gelenlerin hüküm sürecekleri bölge de ayrılmış oluyordu. Cuci Han, 1227 yılında Cengiz Han'dan altı ay önce av esnasında attan düşerek ölünce arkada hatun ve odalıklarından olma kırk kadar oğlu kalmıştı. 1222-1227 yılları arasında, kendi adıyla anılacak olan ulusun kuruluşunu başlatan Cuci Han'ın ölümünden sonra iki oğlu Orda ile Batu tahta kimin geçeceği hususunda anlaşamadılar. Kaynaklara göre bu anlaşmazlık tahtı birbirlerine ikram etmelerinden kaynaklanıyordu. Bunun üzerine Cengiz Han Batu için "Altın Busagalı Ak Orda"yı, Orda için de "Gümüş Busagalı Gök Orda"yı kurdurdu; Batu'ya Sayın Han, Orda'ya da İçen Han lakaplarını verdi. Cengiz Han'ın taksimine göre Doğu Deştikıpçak (sol kol) Orda İçen Han'a, İdil Boyu ve zaptı kararlaştırılan Batı Deştikıpçak da (sağ kol) Batu'ya yurt olarak verilmişti. Bu bölünme iki ayrı hanlık gibi görünürse de gerçekte öyle olmayıp sol kolun sağ kola bağlı kalması şeklinde anlaşılmalıdır. Burada eski Türk devletlerinde rastlanan ikili idare tarzı uygulanmıştır. Cuci ulusundaki bu iki kanat için aynı zamanda Ak Orda ve Gök Orda tabirleri kullanılmış ve bunlar yaygınlık kazanmıştır. Ak Orda kolu Sayın Han ve onun neslinden gelenleri, Gök Orda kolu da Orda İçen Han ve oğullarının hâkimiyet bölgelerini ifade etmekteydi. Burada altın "ak", gümüş "gök" renklerini belirtmek için kullanılmıştır. Altının gümüşe üstünlüğü ima edilerek Gök Orda Ak Orda'ya yani Altın Orda'ya bağlanmıştı.

Sol kola han olan Orda İçen, yaşça büyük olmasına rağmen kardeşi Batu Han'a tâbi olarak hareket eder ve yarlıklarında onun ismine kendisinden önce yer verirdi. Kendisine Odar, Tokay Timur, Şinkur ve Sengüm gibi sol kol "oğlanlar"ı yardımcı olurdu. Orda İçen Han öldükten sonra tahta oğlu Konggiran geçti. Onun çocuğu olmadığından ölünce yerine Sertaktay'ın oğlu Kulçi (Koyunçi) getirildi. Bunun lakabı Toruk Han idi. Kulçi'nin Bayan (Nayan), Başkırtay, Çigan Buka ve Mutuday adlarında dört oğlu vardı. Kulçi'den sonra hanlığa Bayan getirildi. Bayan Han döneminde iç mücadeleler başladı. Özellikle akrabalarından Hülâgû'nun torunu Timur Buka'nın oğlu Köplek iç muhalefetin ileri gelenlerindendi. Bayan Han'ın bilinen oğulları Şadi, Sası Buka, Tekne ve Salciyutay'dı. Sası Buka babasından sonra Gök Orda'ya han oldu. Onun döneminde Ak Orda'nın başında da Tokta (Toktoga) Han (1291-1313) bulunuyordu. Sası Buka muhtemelen Özbek Han'ın (1313-1340) ilk yıllarında vefat etmiştir. Zira Özbek Han'ın yardımıyla Sası Buka'nın oğlu İrzen Gök Orda'ya han olmuştu.

İrzen Han hâkimiyet bölgesinde yer alan Otrar, Sabran, Cend ve Barçkend gibi şehirlerde imar faaliyetlerinde bulunmuş, buralarda camiler ve mescidler inşa ettirerek hayır işlerine ağırlık vermişti. Vefatı 1320-1327 yılları arasındadır. Darbedilen paralardan anlaşıldığına göre 1327'de Gök Orda tahtında İrzen'in oğlu Mübârek Hoca vardı. Gök Orda'nın merkezi olan Sığnak şehrinde Mübârek Hoca'nın 1327-1328 yıllarında kendi adına para darbettirmesinin anlamı sağ koldan ayrılması demekti ki bu durum Deştikıpçak'ta karışıklığa yol açmıştı. Özbek Han müdahale ederek bu isyan hareketini sert bir şekilde bastırdı. Mübârek Hoca kaçmak zorunda kaldı ve daha sonra Altay dağlarında vefat etti. Özbek Han'ın, Gök Orda'ya oğlu Tini Bek'i tayin ederek burayı doğrudan kendine bağlamasıyla Gök Orda kolu son buldu (1328). Bu tarihten itibaren tam anlamıyla merkeze bağlanan Doğu Deştikıpçak, daha sonra Cuci'nin beşinci oğlu Şiban Han evlâdının yeni bir ulus meydana getirerek "Şiban ulusu" veya "Özbek ulusu" adıyla bilinen boyun hâkimiyetine girdi.

Gök Orda hanları gümüş aksamlı "gök otağ"da otururlardı. Cuci ulusundan Ak Orda Hanı Berke (1257-1266) müslüman olan ilk han olduğu gibi Özbek Han'dan itibaren de bütün sülâle İslâmiyet'i kabul etmiştir. Aslında bölgeye İslâmiyet'in girişi X. yüzyılda başlamış olmakla birlikte pek yayılmamıştı. Özbek Han zamanında bölgedeki bütün Türk ve Moğollar'ın İslâm dinini kabul etmeleri sayesinde esasen azınlık olan Moğollar kısa zamanda Türkleşmişlerdir. Bu bölgede İslâmiyet'in yayılmasında, Buhara ve Hârizm'den bu maksatla gelenlerin yanında Batı Deştikıpçak'a, oradan da doğuya geçen Mısırlı ulemânın faaliyetlerinin de önemli rolü olmuştur.

Gök Orda'nın hâkim olduğu bölge, Saray yönünden gelip oraya giden bütün Asya tâcirlerinin geçtiği yer olması dolayısıyla hayli canlı bir ticarî faaliyete sahne olmaktaydı. Özellikle Gürgenç'in bu ticaretin ana merkezi olduğu bilinmektedir. Ayrıca Bulgar ve Saray üzerinden kuzey-güney istikametinde işleyen ticaret yolu da buradan geçmekteydi. Bu yol İskandinav ülkelerine kadar uzanıyordu. En önemli gelir kaynakları başta Hindistan olmak üzere çeşitli yerlere satılan atlardı. Kürk, deri ve bal yanında kılıç, kalkan ve zırh gibi silâh ve aletler diğer ticaret eşyasını teşkil ediyordu.

Haberler.com - Gündem

Destan dizisi, Dizi, Gündem, Magazin, Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title