Haber : Cizye nedir? Cizye vergisi nedir? - Haberler

Haberi Paylaş

Cizye nedir? Cizye vergisi nedir?

 - Güncelleme:
Cizye nedir? Cizye vergisi nedir?

Cizye özellikle Osmanlı döneminde kullanılan ve İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türüdür. Peki Cizye nedir? Cizye ne demek? Cizye vergisi nedir? Haraç vergisi nedir?

Cizye özellikle Osmanlı döneminde kullanılan ve İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türüdür. Peki Cizye nedir? Cizye ne demek? Cizye vergisi nedir? Haraç vergisi nedir? İşte detaylar...

Cizye, İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan bir vergi türüdür. Kaynağını Tevbe suresi 29. ayetinden alır;

"Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. ''

İslam devletinin tabiyetinde olan gayrimüslimlerin (Ehl-i Zimmet) Allah'ın gönderdiği kitaplara inanan hristiyan ve yahudilerden(Ehl-i Kitap), şeriata uygun olarak alınan (Şer'î) bir vergidir.

Osmanlı Devleti'nde, Müslüman olmayanlara İslamiyet'i kabul etmeleri ya da cizye ödemeleri karşılığı hayatta kalmaları ya da savaşarak ölmeleri seçenekleri sunulurdu. Cizye vergisi verenler (Cizyegüzar ), mal ve can güvenliği ile her türlü hakları bakımından devletin koruması altına alınır, din, günlük yaşayış ve ekonomik faaliyetlerinde serbest bırakılırdı.

Cizye, gayrimüslim vatandaşların hür ve mükellef olan erkeklerinden, yılda bir kez alınan baş vergisiydi. Sakatlardan, kadınlardan, çocuklardan ve din görevlilerinden alınmazdı. Köprülü Fazıl Mustafa Paşa'nın 1689 yılında sadrazamlığa getirilmesinden sonra yapılan vergi düzenlemesinde cizyenin toplanması bazı esaslara bağlanarak merkeze bağlı Cizyedarlık görevi oluşturuldu. Cizye, maaşı devlet tarafından ödenen cizyedar denilen memurlar tarafından toplanmaya başlandı.

Osmanlı Devleti'nde cizye vergisi 1855'e kadar uygulandı ve Islahat Fermanı ile hem vergi hem de cizyadarlık görevi kaldırıldı; yerine askerlik hizmetlerinden muafiyet vergisi (Bedel-i askeri) getirildi; II. Meşrutiyetle birlikte Müslüman olmayanlara da askerlik görevi getirilince bu vergi de son buldu.

Cizye, gelir vergisi, varlık vergisi demektir. Gayrimüslimlerden cizye almayı emreden İslamiyet, Müslümanların da zekât ve uşur vermelerini emretmiştir.

Zekât bir ibadettir, gayrimüslim kâfir olduğu için onlardan ibadet etmesi istenmez. Onlardan vergi alınır.

Müslümanların vermiş olduğu zekât ve uşur, gayrimüslimlerin vermiş olduğu cizyeden kat kat fazladır. Alınacak cizye miktarı, fakir olandan 40, orta hâlliden 80, zenginden 160 gram gümüş veya bu değerde mal yahut tahıldır. Kadınlardan, çocuklardan, hastalardan, yoksullardan, ihtiyarlardan ve din adamlarından cizye alınmaz.

Gelir vergisi olan cizye, karşılık demektir. Ölümden kurtulma ve mallarını, canlarını, her türlü haklarını koruma karşılığında, kâfirlerin devlete verecekleri paradır. İki türlü cizye vardır:

Birincisi, kâfirlerle sulh yaparken, kararlaştırılan miktardır. Bu miktar, sonradan hiç değiştirilemez.

İkincisi, her ay sonunda, fakirlerden 0,5 gram altın değerinde 1 dirhem gümüş alınır Orta hâlliden 2 dirhem, zenginden 4 dirhem alınır. Çalışamayandan ve senenin yarısından fazla hasta olandan bir şey alınmaz. Senede on bin dirhemden fazla geliri olana zengin denir. 200 dirhemden fazla kazanan orta hâllidir. Çocuktan, kadından, çok ihtiyardan, din adamından ve Müslümandan cizye alınmaz. Zekât, uşur, cizye ve haraçtan başka hiç kimseden zorla vergi alınmaz. Alınırsa zulüm olur. Sahiplerine geri vermek lazım olur.

Cizye verenlerin, malları, namusları ve ibadetlerini yapmak hürriyetleri, Müslümanların mal ve namusları gibi olup, herkese eşit olarak, adaletle muamele edilirdi.

Herakliyüs'ün büyük ordularını perişan eden İslam askerlerinin başkomutanı Ebu Ubeyde bin Cerrah hazretleri, zafer kazandığı her şehre, halife Hazret-i Ömer'in emrini göndermişti. Rumlara gönderdiği emir şöyle idi:

(Ey Rumlar! Allahü teâlânın yardımı ve halifemiz Ömer'in emrine uyarak, bu şehri de aldık. Hepiniz ticaretinizde, işinizde, ibadetlerinizde serbestsiniz. Malınıza, canınıza ve ırzınıza kimse dokunmayacak, İslamiyet'in adaleti aynen size de tatbik edilecek, her hakkınız gözetilecektir. Dışarıdan gelen düşmana karşı, Müslümanları koruduğumuz gibi, sizi de koruyacağız. Bu hizmetimize karşılık olmak üzere, Müslümanlardan hayvan zekâtı ve uşur alıyoruz. Sizden de, yılda bir kere cizye alacağız. Size hizmet etmemizi ve cizye almamızı Allahü teâlâ emretmektedir.)

Haraç, Osmanlı Devleti'nde daha ziyade gayr-i Müslim halkı ilgilendiren vergilerden biridir.

İslâm vergi hukukunda olduğu gibi Osmanlılarda da Haraç iki kısma ayrılmaktadır. Bunlar Haraç-i Muvazzaf(yüzölçümüne göre) ve Haraç-i Mukasem(toprağın verimine göre) adını taşımaktadırlar. Haraç'ın bu iki kısmı da ser'î vergilerden olduğu için gerek ilk tarhı, gerekse ilk tahsili ile ilgili bir başlangıç tespit etmek mümkün değildir. Bununla beraber 17 Mayıs 1456 tarihli bir fermanda belirtildiğine göre Fatih Sultan Mehmet, babası II. Murat'ın Konstantin'de derbent bekleyen yirmi kadar kefereyi haraçtan muaf saydığı, kendisinin de buna aynen uyduğu görülmektedir. Bu belge, haraç uygulamasının kuruluş döneminde mevcut olduğunu göstermektedir.

Haraç-i Muvazzaf, arazi üzerine maktu bir şekilde konmuş bulunan akçe olup zaman ve mıntıkalara göre farklı isimler alıyordu. Bunların bir kısmı adeta toprağın ücreti olarak alınmaktaydı. Bu gruba girenlerden bir kısmı şöyle isimlendirmek mümkün olacaktır: Resm-i Çift, Resm-i Zemin, Resm-i Asiyâb, Resm-i Tapu, Bir kısmı da bir çeşit şahsî vergilere girmekteydi ki bunlar da: Resm-i Arûs, Resm-i Mücerred, Ispenç ve Dühan gibi isimler aliyordu. Biraz aşağıda görüleceği gibi Harac-ı Mukasem, Osmanlılar döneminde "öşür" kelimesi ile ifade ediliyordu.Öşür ile haraç arasında bir bağlantı bulunmaktadır.

Haberler.com - Gündem

Müslüman Osmanlı İslam Vergi Gündem Güncel Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title