Gwen Stefani Haberleri

Gwen Stefani haber, Gwen Stefani son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gwen Stefani - 21.08.2012
Holywood Bebeklerinin Bot Tercihi
Hollywood yıldızlarının çocukları da en az anne ve babaları kadar moda konusunda iddialı. Bu minik yıldızların en sevdiği markalardan biri de EMU... Avustralya koyunlarından üretilen ve minik ayaklar için yüzde yüz konfor sağlayan ayrıca yaz-kış giyilebilen bu markanın müdavimleri arasında Heidi Klum'un, Katie Holmes'ün, Denise Richards'ın ve Gwen Stefani'nin çocukları bulunuyor.
Gwen Stefani - 19.08.2012
Saç İkonu Kingston
Ünlü şarkıcı ve tasarımcı Gwen Stefani'nin oğlu Kingston Rossdale, bugüne kadar denediği farklı saç şekilleriyle özellikleri yaşıtlarının sıkı bir şekilde....
Gwen Stefani - 17.08.2012
Yıldızların Yeni Gözdesi
Ice Flashy şimdi de neon renkleriyle NO DOUBT'un 25 Eylül'de çıkacak albümünden "Settle Down" isimli parçanın klibine baş rol oyuncusu! Yüksek enerjili neon renklere sahip olan Ice Flashy serisi, NO DOUBT'un altıncı stüdyo albümü PUSH AND SHOVE' ın ilk şarkısı olan "Settle Down" isimli klibinde bakışları üzerine topluyor. "Don't Speak" ve "Simple Kind Of Life" videolarını çeken, yetenekli yönetmen Sophie Muller Los Angeles'ta harika bir video çekti. Oldukça renkli olan videoya renkli saat markası Ice-Watch'ın yeni koleksiyonu Ice-Flashy klibe eşlik etti. Gwen Stefani gösterişli bir sarı Ice-Watch takarken, Tom Dumont mavi ile kıyafetlerini tamamlıyor, Adrian Young pembe ile bir tarz yaratırken, Tony Kanal ise sarı ile kendini ön plana çıkarıyor.
Gwen Stefani - 16.08.2012
Axl Rose, 20 Milyon Dolar İstiyor. Guitar Hero: Guns N' Roses Yapılmadı
Bu arada Activision'ın, Gwen Stefani ve grubu No Doubt ile de mahkemelik olduğu biliniyor.
Gwen Stefani - 31.07.2012
Sürekli Çocuklarıyla
Gwen Stefani, çocuk sahibi olduktan sonra müzik dünyasından her geçen gün daha da uzaklaşıyor.
Gwen Stefani - 27.07.2012
Küçük Süper Kahramanlar
KINGSTON Gwen Stefani ve Gavin Rossdale'in oğlu Kingston (6), tam bir 'Örümcek Adam' hayranı.
Gwen Stefani - 18.07.2012
Ana-oğul Bir Örnek
Ünlü şarkıcı Gwen Stefani (42), önceki gün oğlu Zuma (3) ile Los Angeles sokaklarında dolaştı.
Gwen Stefani - 25.05.2012
Güzellik İpuçları İçin En Doğru Adres!
Tonisha DePasquale kullanıcısının ilgi uyandıran farklı 11 panosundan biri olan 'Gloriously thick eyebrows' kalın kaş modelleri sunuyor. Dünyayı yeniden etkisi altına alan kalın kaş modası anlaşılan devam ediyor. Sizin için de belki bir ilham kaynağı olabilir. Ne dersiniz? Birbirinden güzel 'tepede topuz modelleri' Margit Detweiler, yarattığı panolardan birini de saçlarınız için tepede topuz modellerine ayırmış. 'Top Knot Mania'adını verdiği panosunda Gwen Stefani ve Lady Gaga'nın ilginç ve 'havalı' modellerinden tutun da 80'li yıllara ait yeniden moda olmaya aday olanlar da var.
Gwen Stefani - 02.04.2012
Bir Tesadüf Hayatını Tamamen Değiştirdi
Katıldığınız çekimlerde kimlerle tanışma fırsatını yakaladınız? Birçok ünlüyle tanışma ve sohbet etme fırsatım oldu. Şu anda Mickey Rourke, Russell Crowe, Liv Tyler, Gerard Butler, Skipp Sudduth, Puff Daddy, Jude Law, Sienna Miller, Gwen Stefani, Cuba Gooding Jr.
Gwen Stefani - 18.03.2012
Benim Hayatımı Müzik Tanımlar
RIHANNA'NIN VOKAL KOÇUYLA ÇALIŞTIM Bir dönem Amerika'da yaşamışsınız; orada müzikle ilgili bir şeyler yaptınız mı? Amerika'da kaldığım yıllar boyunca müzik şirketleri ile bağlantıları sağlayan çeşitli prodüktörlerle çalıştım. Gördüm ki en çok talep edilen şey; kendi şarkılarını yazabilen sesler... Ben de İngilizce şarkılar yaptım. Üç yıl; Rihanna, Gwen Stefani, Christina Aguilera gibi seslere vokal koçluğu yapan şan eğitmeni Lis Lewis ile çalıştım.
Gwen Stefani - 05.03.2012
'Kırmızı Halı'nın Güzellik Sırları
Kıvrık kirpikler Ünlüler genellikle kırmızı halıda yürürken, uzun ve kıvrık kirpiklerinin ardında gizlenen büyüleyici bakışlarıyla objektiflere pozlar verirler. Bir kısmı da bu etkiyi yaratmak için takma kirpik kullanır. Ancak siz, hiç bunlarla uğraşmadan, kirpiklerinizin daha uzun ve kıvrık görünmesini sağlayabilirsiniz. üstelik bunun için ihtiyacınız olan tel şey basit bir kirpik kıvırıcı. Nasıl mı? Kirpik kıvırıcınızı birkaç saniye fön makinesiyle ısıtın ve kirpiklerinizi köküne en yakın yerden kıvırın. Kıvırıcınızı beş, on saniye kadar sabit tutun ve bırakın. Artık sizin de kırmızı halıya yakışır kirpikleriniz var! İmzanız olsun Kırmızı halıda gördüğünüz ünlü isimlerinin birçoğunun tarzlarını belirleyen ve kendilerini yansıtan imzaları var. Jessica Simpson'ın saçları, Gwen Stefani'nin kırmızı ruju ya da Kim Kardashian'ın buğulu bakışları bu isimleri duyduğumuzda ilk aklımıza gelen özellikleri.
Gwen Stefani - 03.03.2012
Saçlarda Geçmişe Dönüş Modası
Gwen Stefanı Farklı giyim tarzıyla dikkat çeken Gwen Stefani, söz konusu saçları olunca da retro bir şıklığı seçiyor.
Gwen Stefani - 11.01.2012
Doğuştan Yıldızlar
ZUMA ROSSDALE Gwen Stefani ve Gavin Rossdale'in oğlu Zuma, müziğe ilgili.
Gwen Stefani - 04.01.2012
'Ejderha Dövmeli Kız' 13 Ocak'ta Sinemalarda
"Ağartma işleminden hemen önce, kendime hakimdim, hazırdım, heyecanlıydım," diye anımsıyor Mara. "Derken aynaya baktım ve kendimi kaybettim. Ama bence ağartma, karakterin görünüşü için yaptığımız en iyi şeylerden biriydi. Kendi damgamızı vurduk." Mara'nın, Lisbeth'e damgasını vurduğu bir konu da, kendine koyduğu duygusal engelleri açığa çıkarmak için uygun bir yol bulmaktı. "David'le birlikte, Lisbeth'te açık yara olmadığına dair konuştuk. Olduğu gibi kabuk bağlamış. Ağlamıyor, gerçekten bir şey hissetmekten kendini alıkoyuyor; ama izleyicinin, kabuğun altındaki yaraları fark etmesi gerekiyor," diye anlatıyor. Mara, Lisbeth'in kapalı bir kutudan farksız dünyasına girdikçe, Stieg Larsson'un, karakterin ilham kaynağı olarak neden efsanevi hikâye kahramanı Pippi Uzuçorap'ı gösterdiğini anladı. "Lisbeth, Pippi Uzunçorap'ın 25 yıl sonraki hali. Atını bir motosikletle değiştirmiş. Artık bir bilgisayarı var; ama ahlak anlayışı hâlâ aynı, kötü adamlara haddini bildiriyor," diyor. Lisbeth'in karmaşıklığı, öykünün en rahatsız edici sahnelerinde, Lisbeth'in yasal vasisi, Nils Bjurman'ın ofisindeki iki şiddetli saldırıda öne çıkıyor. Bu yoğun sahneler hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zorlayıcı olmakla birlikte, Lisbeth'in bir kadın katilini ortaya çıkarmak için Blomkvist'e yardım etmesinin ardındaki nedenleri anlamak açısından büyük önem taşıyordu. "Bjurman'la olan sahneler, Lisbeth hakkında çok şey anlatıyor," diyor Mara. "Bu olay onu ve öyküyü pek çok yönden harekete geçiriyor. Bu sahneler üzerinde uzun uzun düşündüm." Sette, belirgin bir duygusal gerilim vardı. Aktris, "O sahnelerin zor olacağını biliyordum; ama sandığımdan daha zor olduğunu gördüm," diyor. Mara, sahnelerin yoğunluğunu yüksek tutmak adına Bjurman'i canlandıran Yorick van Wageningen'le görüşmekten kaçındı. "Yorick görüp görebileceğiniz en tatlı adam; ama ondan uzak durdum çünkü onun ne kadar tatlı olduğunu düşünmek istemiyordum," diyor. "Fazla konuşmamak, sadece odaya girip sahnenin nasıl çözüleceğini görmek bizim için daha iyi oldu." Lisbeth'in hayatında çözülüp kontrolden çıkan pek çok şey, Mikael Blomkvist'le yakınlaştıkça toparlanmaya başlar. Kızı şaşırtan şey, cinsel çekim değil, keşfedilmemiş bir güvenme içgüdüsüdür. "Lisbeth filmin büyük bölümünü insanları kendinden uzaklaştırarak geçiriyor. Sürekli bir şeyleri bastırıp uzaklaştırmaya çalışıyor. İnsanlarla temas kurduğu ilişkileri yok." diyor Mara. "Ama Mikael'le, bleki de sonunda inanabileceği birini bulduğun düşünmeye başlıyor; gel gelelim, insanlara güvenmekle aptallık mı ettiğini merak etmesi için haklı nedenleri var." Sonunda, Mara Lisbeth'i canlandırmanın, rolü almak için aylarca verdiği savaşa değen bir deneyim olduğunu söylüyor. "Bu, insanın karşısına hayatında bir kez çıkacak cinsten bir rol," diyor. "Ama onun dışında, bu deneyimiden edindiğim en heyecan verici şey, daha çok şey yapabileceğimi anlamam oldu. Çok şey öğrendim ve hiç yapamayacağımı düşündüğüm bir sürü şey yaptım." Aktris sözlerini şöyle noktalıyor: "David'in en sevdiğim yanı, herkesi zorlaması. Bu sayede harika filmler çekiyor. Çünkü sizi zorluyorlar ve normalde kafa yormayacağınız şeyler hakkında düşünmenizi sağlıyorlar; bence insanlar zorlanmayı seviyor." Yardımcı Oyuncular The Girl With The Dragon Tattoo/Ejderha Dövmeli Kız'da, Daniel Craig ve Rooney Mara'ya eşlik eden yetkin oyuncu kadrosu, ailesinin gizli geçmişine dair araştırmayı başlatan emekli işadamı Henrik Vanger rolünde Christopher Plummer; Mikael Blomkvist'i gözetlemesi için Lisbeth Salander'i görevlendiren, Vanger'in avukatı Dirch Frode rolündeki Steven Berkoff; Blomkvist'in Milenyum Dergisi'ndeki ortağı ve dönem dönem sevgilisi Erika Berger rolünü canlandıran Robin Wright; Harriet'in kardeşi Martin Vanger rolünde Stellan Skarsgård; Lisbeth'in yeni yasal vasisi Nils Bjurman rolünde Yorick van Wageningen; kayıp Harriet'i en iyi tanıyan kişi olan Anita Vanger rolünde Joely Richardson ve ağzı sıkı Cecilia Vanger rolünde Geraldine James gibi isimlerden oluşuyor Vanger ailesinin gücünün merkezinde, sıkıntılı bir dönem geçiren aile şirketinin yöneticisi olan ve Harriet'in kayboluşunu araştırması için Blomkvist'i ailenin Hedeby Adası'ndaki malikânesinde ağırlayan Martin bulunmaktadır. Martin'i, uluslar arası yapımlarda üstlendiği rollerle tanınan İsveçli oyuncu Stellan Skarsgård canlandırıyor. Skarsgård, "Karmaşık ve insani karakterler ilgimi çekiyor; Martin tam da böyle bir karakter," diyor. "İnanılmaz derecede çekici biri olabiliyor ama filmin farklı noktalarında bambaşka biri gibi de görünebiliyor." Kadronun geri kalanı gibi, Skarsgård da Fincher'ın önsezilerine güvendi. "David her bir detay hakkında çok kesin yargılara sahip," diyor. "Teknik açıdan çok becerikli ama türü ne olursa olsun, filmi taşıyan şeyin karakter olduğuna dair sarsılmaz bir inancı var. Teknik dehasını sergilediği onca şeyin yanında, en çok karakterlere önem veriyor; bu da çok iyi performansların ortaya çıkmasını sağlıyor." Vanger ailesinin araştırmada önemli rol oynayan bir başka üyesi olan Anita Vanger'i ise Joely Richardson canlandırıyor. Diğer oyuncular gibi, o da Fincher'ın –özellikle de kendi oynadığı incelikli karaktere olan—yaklaşımından etkilendiğini söylüyor. "Sürekli 'daha karanlık, daha sınırda, tatlı bir yanı olmamalı, hiçbir şey çözülmüş ya da iyileşmiş değil' deyip duruyordu'" diyor. "Karakter çözülme ya da iyileşme emareleri gösterdiğinde bile sınırda ve karanlık olmasını istiyordu. Bu filmin dünyasında hiçbir duygu net değil." Lisbeth Salander'i uçurumun eşiğine getiren karakter, bakım evleri, tutuklamalar, bağımlılık ve psikaytr gözetimleriyle dolu sicilini okuduğu kızı kontrol altında tutabileceğine inanan yeni yasal vasisi Bjurman'dır. Lisbeth'in banka hesabını ele geçirir. Cinsel açıdan ondan yararlanmak ister. Kız bu kötü muameleye daha fazla boyun eğmeyeceğini anladığında, adamı devirmeyi ve ebediyen bir sosyopat olarak damgalamayı kafasına koyar. Bjurman'ı Felemenk oyuncu Yorick van Wageningen canlandırıyor. Fincher, oyuncuyu çok belirgin bir nedenden ötürü seçtiğini söylüyor: "Karakterin bir kötü adam havası taşımaması gerektiğini hissettim; bundan daha beteri olması gerekiyordu," diyor yönetmen. "Bir tecavüzcüden çok; inatçı, aksi ve göz teması kurmayan bir kız görüp onun değersiz olduğuna karar veren bir adam olmalıydı. Bu, adamın biri üzerinde hakimiyet kurma ihtiyacıyla birleşince bir bataklık haline geliyor. Bıyık buran bir sapık istemedim. O nedenle Yorick'i gördüğümde, dört başı mamur bir insan ve tüm bu özellikleri canlandırdığı karaktere verebilecek, harika bir oyuncuyla karşılaştığımı anladım. Bjurman'ın zihnindeki mantıklı noktadan bir performans çıkarıp, içinde fokur fokur kaynayan karanlık batağı buldu." Van Wageningen için, bu karmaşıklık, şiddet dolu rolü kabul etmesindeki başlıca etkendi. Oyuncu, "Bu karakter pek çok şey atlatıyor; tüm bunları yaşamak isteyip istemediğimden emin değildim," diye itiraf ediyor. "David Fincher'la çalışacak olmanın hazzıyla karakterin verdiği kasvetin arasında kaldım ama iki duyguyu da kullanmayı başardım. İkimiz de en ilginç yolun, Bjurman'ı yarı yarıya cana yakın biri olarak vermek olduğunu düşündük. Zor olan adamın içindeki acayip şiddeti değil, insanlığı bulmaktı." Yine de, bunun kolay bir yanı yoktu. van Wageningen, "Çekimler arasında karavanımda 15 dakika ağladığımı biliyorum," diye hatırlıyor. "Bence Lisbeth'le tecavüz sahnesi gibi sahneler, sadece iki taraf için de gerçek olursa işe yarar. O nedenle o sahnede duyguların, güdülerin gerçek olması gerekiyordu. Bu benim için çok korkunçtu; aralarındaki son büyük sahneye gelince… Onu daha atlatabildiğimi sanmıyorum. İnsanların normalde gitmedikleri ve kimsenin gitmeye istekli olmadığı yerlere götürdü beni." Van Wageningen ve Mara, sahneleri dışında bağlantı kurmama konusunda anlaştılar. Oyuncu, "Birlikte oynayacağınız büyük sahneler varken bunu yapmak cesaret istiyor; çünkü genel eğilim, sahne hakkında konuşmak ve onu analiz etmektir," diyor. "Ama bence ikimiz de Fincher'ın ne istediğini anladık ve karakterlerimizden ne istediğimizi biliyorduk; böylece sahnede her şeyi serbest bıraktık. Bence bu, olaya hissedebileceğiniz bir gerçekçilik katıyor." van Wageningen, bunun, Fincher'ın oyuncularla çalışma tarzı sayesinde mümkün olduğunu söylüyor. "David, bir çekimde daha önce denemeye cesaret edemediğiniz şeyleri denemenize olanak tanıyor," diye özetliyor. ORTAM David Fincher ve Steven Zaillian, The Girl With The Dragon Tattoo için daha en baştan öyküyü tümüyle Amerika'ya taşımak yerine Stieg Larsson'un yarattığı İsveç arkaplanını korumaya karar verdi. Fincher, "bunu aktarmanın bir yolu yoktu," diyor. "Bu filmi Seattle'da hatta Montreal'de yapamazsınız. Öykünün kökleri tamamen İsveç'le bağlantılı olduğundan, orada geçmesi gerekiyordu." Gerçekten de, Larsson çeşitli uluslardan gelen okurları, birçoğunun hiç görmediği bir İsveç'e davet ediyordu. İsveç'in sosyal demokrasisi, rustik arazisi ve işlevselliği vurgulayan kültürünün yanında, Milenyum üçlemesi ülkenin cilalı yüzeyindeki gözden kaçan çatlakları da gösteriyordu. Larsson'un kurduğu, ışığın ve noir unsurlarının İsveç manzarasındaki etkileşimi yakalamak isteyen Fincher'ın yakın işbirliği içinde olduğu ekipte Oscar®-adayı görüntü yönetmeni Jeff Cronenweth (The Social Network/Sosyal Ağ) ve Oscar®-sahibi prodüksiyon tasarımcısı Donald Graham Burt (The Social Network/Sosyal Ağ, The Curious Case Of Benjamin Button/Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi) gibi isimler bulunuyordu. Oyuncu kadrosundaki isimler kendilerini İsveç yaşamına gömülmüş buldular. Rooney Mara, "İsveç'te bulunmak, bana aldığım tüm eğitimlerden daha fazla yardımcı oldu," diyor. "Çünkü İsveç halkını tanımadan veya Stockholm şehrinin enerjisini hissetmeden, Stieg Larsson'u ya da Lisbeth'i anlamanız mümkün değil." Buzlu Norrland kıyısından Stockholm'ün çağdaş minimalizmine kadar, İsveç coğrafyası, Jeff Cronenweth, ASC, için ilham kaynağı olmasının yanında. (The Social Network/Sosyal Ağ'da da kullanılan) Epic adlı dijital RED One kameranın çeşitlilik ve çözünürlüğünü sonuna kadar kullanmasına imkân sundu. Filmin görünümünün, Larsson'un kitaplarındaki tonu yansıtacak şekilde atmosferik kenarlarında bir pürüzlülük içermesine karar verilmişti. Cronenweth, "Fikir, alışılmamış ışık kaynakları kullanılmasına ve her şeyin gerçekçi olmasına dayandırıldı" diyor. "Böylece gölgeler, kusurlar olabilir; ama bu gerçekçiliği arttırıyor. Silüetlere ve karanlığa izin veriyorsunuz; ama aynı zamanda bununla kontrast yaratacak görüntüler de kullandık; böylece sürekli dramatik bir görüntüden uzak durduk." Cronenweth, gerçek mekânlarda yapılan dış çekimlerde İsveç'in ani mevsim değişiklikleriyle uyum içinde çalışarak filmin ruh halini güçlendirdi. "İsveç'in hava durumu bu filmde büyük rol oynuyor," diyor. "Arkaplanda sürekli bir unsur olarak kendini gösteriyor; izleyici olarak bunu hissetmeniz çok önemliydi. Kış, sessiz bir karakter gibi filme girerek her şeye çok yumuşak ve dolaylı bir lok, soğuk ışık veriyor." Cronenweth, Epic kameranın çetin koşullarda çalışmasını görünce çok etkilendiğini anlatıyor. "Bembeyaz arazideki kara ağaçlar ve düşen kar tanelerinin arasında ilerleyen parlak otomobiller gibi, bırakın dijital kamerayı, herhangi bi kamerayla çekmekte zorluk yaşayacağınız unsurları çekmek çok ilginç oldu," diyor. "David de ben de elde ettiğimiz görüntülerden çok memnun kaldık." Cronenweth, Fincher'la iletişim kurmak için bir dilden fazlasını geliştirdi; iki sinemacının pek çok görsel içgüdüsü de ortak. "Estetik seçimler konusunda aynı fikirdeyiz," diyor görüntü yönetmeni. "O kadar uzun zamandır birlikte çalışıyoruz ki David'in bakış açısını herkesten daha iyi anladığımı düşünüyorum. David, her türden duygusal çekimi somut hale getirme konusunda sahiden inanılmaz." Cronenweth, bu çekimlerin pek çoğunun, Rooney Mara'nın korkmuştan şefkatliye çeşitli ifadeleri yansıtan yüzünü içerdiğini söylüyor. "Salander olarak teni o kadar açık ki ışık üzerinden büyülü bir şekilde yansıyor," diyor. "Böylece gerçekten loş ışık kullanabildik ve karakter inanılmaz göründü." Cronenweth'in en sevdiği sahnelerden biri, Lisbeth'in kalabalık Stockholm metrosunda bir bilgisayar hırsızını kovaladığı sahne. "David uzun yürüyen merdivenlerde geçen o sahneyi gerçek bir İsveç metro istasyonunda çekti," diye açıklıyor. "Lisbeth'in neredeyse hayvansı bir kişiliğe büründüğünü görebiliyorsunuz; bunun püf noktası, enerjisini yakalamakta saklıydı. Bu, Epic kameraya en çok ihtiyaç duyduğumuz durumlardan biriydi; çünkü çok küçük hale getirebiliyorsunuz. Bazen kameranın üçayağı olarak beyzbol topu kullanıyorduk. Ayrıca, yürüyen merdivenlerin içinden geçebileceği düzenekler hazırladık. Ana fikir, oraya gidip savaşın bir parçası olmaktı. Bir anda görüntüye gireceği, başka şeylerin gizleneceği ve izleyici her şeyi göremediği için gerilimin artacağı şekilde çektik. İster dövüş, ister tecavüz, ister sevişme sahnesi olsun; David bu işi hakkıyla yapıyor." Filmin görüntülerine eklenen bir katman da, prodüksiyon tasarımcısı Donald Graham Burt'ün çalışmasıydı. Fincher'la işbirliği eskiye dayanan ve The Curious Case of Benjamin Button/Benjamin Button'ın Tuhaf Hikâyesi ile (set dekoratörü Victor J. Zolfo ile birlikte) Oscar® alan Burt, The Girl With The Dragon Tattoo/Ejderha Dövmeli Kız'da büyük oranda yabancı olduğu bir kültüre gömülme fırsatı buldu. "İsveç'te çekilecek ilk büyük Hollywood filminide yer almanın ilginç bir sınav oIacağını düşündüm," diyor. "Bu, henüz derinliklerine inilmemiş, merakımı uyandıran, yeni ve farklı bir kültür." Burt İsveç'te bir ay yolculuk ederek lokasyon belirledi ve atmosferi soludu. "Bir kültürün detaylarını gerçekten yakalamaya; mimarideki, arazideki, şehirlerin yerleşimindeki ve insanların alışkanlıklarındaki unsurları görmeye başlamak zaman alıyor.," diyor. "Film için gerçek bir mekân hissi yaratmak adına, bu dünyaya gerçekten dalmam gerektiğini hissettim. Bu sadece lokasyonların fizikselliğini değil, ruhaniliğini ve insanların hayatlarının tasarım aracılığıyla nasıl yansıtılacağını anlamakla ilgiliydi." Daha sonra, Fincher İsveç'te Burt'e katıldı; iki sinemacı, filmin genel tasarım yapısı hakkında fikir alışverişinde bulundu. "Yaklaşımımız her şeyi İsveç gerçekliğine sadık tutmak ama kartpostal görüntülerinden, tipik noktalardan kaçınmaktı. Sınırlarda gezinen, daha alışılmadık, daha bilinmedik lokasyonları kullanmak istedik," diyor Burt. Burt, İsveçli yerel ekiplerle birlikte İsveç'teki gerçek mekânlarda setler kurarken, set çalışmalarının büyük bölümü Birleşik Devletler'de yapılarak Burt'ün ve ekibine yaratıcı esneklik sağlandı. Bu setler arasında, filmin en önemli iki lokasyonu bulunuyordu: Blomkvist ile Salander'in birbiriyle tamamen zıt apartman daireleri. Burt, "Salander'in apartman dairesi büyük oranda bilgisayarı ve hacker'lığıyla ilgili; kalan her şey ikinci plana atılmış," diyor. "Bilgisayarının başındayken, kendini tamamen ona veriyor; tüm dünyası o. Bu nedenle hayatındaki tüm diğer nesnelerin bir şekilde ihmal edildiği veya görmezden gelindiği hissi var. Ayrıca büyük, anonim bir apartmanda yaşıyor olması da yalnız biri olduğu ve saklandığı hissine katkıda bulunuyor. Diğer yandan Blomkvist'in dairesi daha stilize ve dışa dönük. Kalburüstü bir dergi için çalışıyor olmakla birlikte bir araştırmacı olduğundan, dışlanmış biri olduğu hissini alıyorsunuz." Burt'ün karşılaştığı en büyüleyici sınavlardan biri, Vanger malikânesini yaratmak oldu. Stockholm'ün güneybatısındaki bir köşkü çeken ekip, mekânı sırlarla dolu bir aile mülküne çevirdi. Burt'e göre, malikânenin –18. yüzyılda yaşamış Fransız mimarından hareketle— tipik bir "Småland malikânesi" tarzında olması gerekiyordu. "Gayet ciddi, düzenli, resmi ve eski zenginlere yaraşır bir şey istiyorduk," diye özetliyor. "İsveçliler çağdaş ve minimalist mimaride gayet iyiler; ama modern şehirlerle kontrast oluşturan, harika taşra evleri de var; ama iki tarz da da para konuşuyor." Geniş taşra malikânesiyle tezat oluşturan bir yapı, Bjurman'ın ofisinin bayalığıydı. "Ofisi Yüzyılın ortasında ina edilmiş, her şeyin temiz ve doğrusal olduğu bir binaya yerleştirdik," diyor Burt. "Hiçbir gösterişli yanı yok. İçeride olup bitenle tamamen zıt şekilde, çok basit bir yer." Burt, tüm tasarım çalışmasında Larsson'un İsveçliliğini ve günlük hayatın ardında devam eden tehlikeleri yansıtmayı hedefledi. "Yaptığımız her şey, İsveç kültürünün ayrılmaz birer parçası, her mutfakta bulacağınız yaban mersini suyu dolu sürahilere kadar," diyor. "En varlıklısından en fakirine, İsveç toplumunun her katmanında geçerli olan ve sadelik, işlevsellik, elinizde olanı kullanmakla ilgili bir estetik var. Kaçındığımız tek şey, daha tarihi bölgelerde rastlanan, eski İsveç mimarisinde bulunan pembe ve turuncu renk paleti oldu; çünkü hikâye daha koyu, daha mat tonlar gerektiriyor." KIYAFETLER, SAÇ VE MAKYAJ Stieg Larsson'un, İsveç toplumunu tamamıyla yansıtan, geniş bir yelpazeye yayılan karakterlerini giydirmek, kıyafet tasarımcısı Trish Summerville'e düştü. Summerville saç stilisti Danilo ve makyaj sanatçısı Pat McGrath'la bir araya gelerek Lisbeth Salander'in kasıtlı olarak iticilik uyandıran; kısa saç, koyu makyaj, süslü kaşlar ve kapüşon, deri koruma ve yırtık kot gibi kıyafetlerden oluşan tarzını oluşturmak için çalıştı. Püf noktası, Lisbeth'in saldırgan ama aynı zamanda gerçek –çalıştığı şirket güvenliği dünyasında ayakta durabilecek ama toplumun sınırlarında kolayca kaybolabilecek biri olmasına imkân vermekti. "Onu cafcaflı ve gösterişli değil, gerçekten otantik biri yapmak istedik," diyor Summerville. "Onun bir punkçı veya bir Goth müzik grubunun üyesi gibi görünmesinin yerine kullanılmış ve yıpranmış bir havalılığa sahip olmaını amaçladık. Lisbeth'i, istediği anda gölgelerde kaybolabilecek biri olarak gördük." Karakterin koyu tonlardaki gardrobunda motosiklet montları, asker postalları, boğazlı spor ayakkabılar, tırnaklı kemerler, deri bileklikler, kalın küpeler ve (genellikle İsveç dilinde) kışkırtıcı ifadeler yazılı tişörtler bulunuyor. Uzun süredir kullanıldığı hissini uyandırmak için her bir parça yıkandı, taşlandı, beyazlatıldı ve aşındırıldı. Summerville, Lisbeth'in mecazi açıdan en zengin kıyafet seçimlerinden birini kastederek "Bir de kapüşonlular var," diyor. "Üzerinde sürekli bir kapüşonlusu var ve hacker'lık yaparken David'in 'Jedi Şövalyesi' dediği büyük boy bir başlık giyiyor." Lisbeth'in saçının ilk tasarımı için, Summerville Lady Gaga ve Gwen Stefani gibi şarkıcılarla çalışmış olan ve doğru estetiğe sahip olduğunu düşündüğü arkadaşı Danilo'yu çağırdı.
Gwen Stefani - 07.12.2011
Oğluyla Noel Alışverişinde
Ünlü şarkıcı Gwen Stefani, önceki gün oğlu Zuma (3) ile birlikte markette alışveriş yaptı.
Gwen Stefani - 17.11.2011
Oğullarıyla Podyumda
Gwen Stefani, oğulları Zuma ve Kingstone ile önceki gün podyumdaydı.
Gwen Stefani - 13.10.2011
Onlar Doğuştan Şanslı!
İPEK ÇARŞAFLARDA YATIYOR MELANIE Brown'nun küçük kızı Madison için yaptırdığı yatak odası 100 bin dolar değerinde. Madison'ın ipek çarşafları ise 5 bin dolara satın alınmış! BAKIMSIZ OLMAZ GWEN Stefani ve Gavin Rossdale'in oğlu Zuma (5), 3 yaşından beri sürekli kuaför ve güzellik salorlarına gidiyor.
Gwen Stefani - 05.10.2011
Huzur İçin Zuma
Ünlü şarkıcı Gwen Stefani, iş yaşamından canı sıkıldığında soluğu oğlu Zuma'nın yanında alıyor.
Gwen Stefani - 28.09.2011
Küçük Stil İkonları
ZUMA ROSSDALE Gwen Stefani ve Gavin Rossdale'in oğlu Zuma, sarı saçları ve iddialı giyim tarzıyla dikkat çekiyor.
Gwen Stefani - 20.09.2011
Modadaki Ömrü Doldu!
Gwen Stefani, ünlü bir şarkıcıyken L.
Gwen Stefani - 18.09.2011
Hollywood'un Yeni Enerji Kaynağı Çocuk Ekonomisi
BECKHAMLAR BAŞLATTI Eşini, bir pazarlama dehasıyla efsane haline getiren Victoria Beckham; çocukları sayesinde hem kendi, hem de eşinin şöhretine şöhret katabileceğini de çabuk kavradı. Victoria; çocuklarının isimlerinden doğum fotoğraflarına kadar her detayı dergilerle paylaştı. Paylaştıkça ilginin daha da arttığını fark etti. Hepimiz Beckham çiftinin çocukları için tercih ettiği bebek arabası markasını, biberonu, odalarına nasıl bir dekorasyon yaptırdıklarını, hangi marka kıyafet aldıklarını öğrendik. Beckham'lar da, çocuklarıyla ilgili verdikleri bilgiler sayesinde aile yaşantılarıyla para kazanmaya başladı! HEMEN KOPYALADILAR Her anne baba, en değerli varlığı olan çocuğu için en iyisini istediğinden; milyonlarca sterlinlik servete sahip olan Beckham çiftinin çocukları için yaptıkları tercihleri kopyalamaya başladı. Beckhamlar'ın bebekleri için seçtiği ürünler yok satmaya başladı. Meraklı ebeveynler; hayranı oldukları diğer ünlülerin bebekleri hakkında da daha fazla bilgi sahibi olmak isteği uyandı... Dergilerin, gazetelerin, televizyonların bu beklentiyi geri çevirmesi ise imkansızdı! Gwen Stefani'yi, Will Smith'i, Tom Cruise'u sevenler; onların çocukları için satın aldığı ürünleri takip etmeye başladı.
Gwen Stefani - 15.09.2011
Hollywood'un Yeni Stil İkonu
MILEY CYRUS Maddox, 2009 yılında 'Invictus' filminin galasına hasır şapka ve beyaz gömleğinin üzerine taktığı fularla katılmıştı. 9 yaşındaki Madoox'un giydiklerinin benzerlerini, geçtiğimiz günlerde Miley Cyrus'un üzerinde gördük. NICK JONAS Gençlerin sevgilisi 'Jonas Brothers' isimli grubun üyelerinden Nick Jonas da Maddox'un takipçilerinden. Maddox'un 2009 yılındaki tarzı ve çantasının benzeri yaz başında Nick Jonas'ın üzerinde görüldü. COLIN FARRELL Maddox, iki yaşındayken bile bir moda ikonu olacağının sinyallerini veriyordu. Maddox'un tişört ve kolyesiyle yarattığı kombinin benzerini yakışıklı oyuncu Colin Farrell'in de üzerinde gördük. KINGSTON ROSSDALE Maddox sadece kendinden yaşça büyüklere değil yaşıtlarına ilham kaynağı oluyor. Gwen Stefani ve Gavin Rossdale'in oğlu da giyim konusunda Maddox'un sıkı bir takipçisi.
Gwen Stefani - 09.09.2011
Çocuklarını Üstlerinde Taşıyorlar
Hollywood'un ünlü anneleri çocuklarının isimlerinin baş harflerini kolye ve küpelerinde taşımayı seviyor
Gwen Stefani - 07.09.2011
En Sevimli Binici
Gwen Stefani ve Gavin Rossdale'in oğlu Zuma, şimdiden tarz sahibi.
Gwen Stefani - 22.08.2011
Oğluna Manikür Yaptırdı
Ünlü şarkıcı Gwen Stefani, önceki gün oğlu Zuma'yı bir manikür salonuna götürüp manikür yaptırdı.
Gwen Stefani - 17.08.2011
Küçük Yıldızlar
Ünlü isimlerin çocukları şimdiden birer star! Saçları için de rock yıldızlarından ilham alıyorlar.
Gwen Stefani - 15.08.2011
Türk Moda Dünyasında Kardeşlik Zamanı
Herkesin hayatta en çok güvenebileceği, sırtını dayayabileceği kişiler kardeşleridir. Dünyada, özellikle de moda sektöründe bu avantajı kullanarak başarılı işlere imza atan pek çok kardeş var. Türk moda dünyasında da birlikte bir moda markası yaratan, hatta bu markayı sadece Türkiye'de değil dünya çapında tanınır hale getiren kardeş modacılar hayli fazla. Selin Öksüz, moda sektöründe adından söz ettiren, birbirlerine duydukları güvenin de katkısıyla başarı grafiklerini her geçen gün yükselten kardeşleri Şamdan Plus'ın sayfalarına taşıdı. AYÇA-ZEYNEP SADIKOĞLU (OYE) MAYOKİNİLERİNİ STARLAR GİYİYOR İkiz kardeşler Ayça ve Zeynep Sadıkoğlu, 2006'da kurdukları 'Oye' adlı mayo-bikini markasıyla, isimlerini dünya çapında duyurdu. Amerika'nın en ünlü dergilerinden Shape'in kapağında mayokinilerinden biri sergilendi. Aynı zamanda Vogue, Allure, UsWeekly, InTouch gibi dergilerde de tasarımlarıyla yer aldılar. Jennifer Lopez ve Eva Longoria gibi dünyaca ünlü starlar onların tasarımlarını giyiyor. Markanın Türkiye'de de müdavimleri var. AYŞE-ECE EGE (DICE KAYEK) DÜNYACA ÜNLÜ BİR MARKA YARATTILAR İlk koleksiyonlarını 1992'de hazırlayan Ayşe ve Ece Ege, 1994'te Paris'te kurdukları tasarım şirketiyle 'Dice Kayek' markasını dünya moda literatürüne soktular. Dice Kayek kısa sürede, hem Avrupa'da hem de ABD'de birçok ünlünün tercih ettiği bir marka oldu. Ece Ege 2003 yılında Fransa'da moda alanında 'Femme en Or' (Altın Kadın) ödülüne layık görüldü. Ege kardeşler, Türkiye'de Ayaydın Grubu ile Machka markasını da yarattı. HANDE-DUYGU GÜLŞEN (2WINS) TURİZM OKUYUP TASARIMCI OLDULAR Hande-Duygu Gülşen moda dünyasının başarılı ikiz tasarımcılarından. Sekiz sene turizm alanında eğitim aldıktan sonra, bir yıl tekstil tasarım eğitimi aldılar. Çok geçmeden de kendi markaları '2wins'i hayata geçirdiler. Giyim markalarının yanında ayakkabının eksikliğini hissettikleri için de, küçük sandalet koleksiyonları da hazırladılar. Sempatik olan her şeyden ilham aldıklarını her fırsatta dile getiren ikiz kardeşlerin Nişantaşı'nda bir butikleri var. NİL UYGUNER-BEGÜM BENTÜRK (BN) ÇANTALARI ÇOK BEĞENİLİYOR Cemiyet hayatının en sevilen simalarından olan Nil Uyguner ile kardeşi Begüm Bentürk, çanta tasarımı alanında kendilerini kabul ettirdiler. Tasarımını yaptıkları çantalar, cemiyet hayatının tanınmış isimleri tarafından da büyük ilgi gören kardeşler, bir dönem 'Yomnia' adı altında da deri ve kürk haute couture tasarımlar da yapmışlardı. EMEL-YAZ KURHAN (YAZBÜKEY) İSİMLERİNİ BJÖRK'LE DUYURDULAR 'Yazbukey' markasının yaratıcıları Emel ve Yaz Kurhan kardeşler, ilk koleksiyonlarının hepsini ünlü şarkıcı Björk satın alınca, isimlerini duyurdular. Koleksiyonları her seferinde farklı bir hikayeyi anlatan bir dizi aksesuvardan oluşuyor. Isabelle Huppert, Gwen Stefani, Selma Blair, Courtney Love, Mick Jagger, Kylie ve Danii Minogue gibi dünyaca ünlü isimler onların aksesuvarlarını tercih ediyor.
Gwen Stefani - 27.01.2011
Intel'den Herkesi Şaşırtan Karar!
Nitekim Intel tarafından yapılan bu hamle o kadar da yeni ve farklı değil. BusinessWeek'e göre HP, geçtiğimiz aylarda Gwen Stefani'yle reklam ve tanıtımlarında bulunması için anlaşmıştı.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Gwen Stefani Haberleri | Gwen Stefani Kimdir - Haberler - Sayfa 2 - Gwen Stefani haberleri en güncel gelişmeler ve son dakika haberler. Gwen Stefani kimdir, hayatı ve biyografisi. Win. Phone 8'in yeni yıldızı!.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Gizlilik Politikası] - [Çerez Politikası] - [Kişisel Verilerin Korunması] - [Hata Bildir] 26.10.2021 04:45:01. #1.15#

title