Gür Haberleri

Gür haber, Gür son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gür - 28.10.2020
2021 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda
AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, 1920'den bu yana aziz milletin gür sesini çıkaran bir Meclis'in mensubu olduklarını ve İstiklal Harbi'nin yönetilmesiyle beraber Meclis'in "gazi" unvanını aldığını söyledi.
Gür - 28.10.2020
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Egemenliğin asıl sahibi olan milletin serbestçe fikirlerini ifade ederek, adaletin teminat altına alındığı Cumhuriyet'in, tüm vatandaşların ortak iradesi ile kurulduğunu ifade eden Çalışkan, mesajında şu görüşlere yer verdi: "Cumhuriyetimizin ilanı ile modernleşme ve kalkınma yolunda gerçekleşen önemli adımlarla bugün çok daha gür bir sesle tüm dünyaya bölgesel bir aktör olduğunu haykıran Türkiye Cumhuriyeti'ni, bütün kazanımları ve değerleriyle, tüm milletimizle korumaya ve yaşatmaya devam edeceğiz.
Gür - 27.10.2020
DHA YURT BÜLTENİ - 1
'GÜNEYDOĞU PKK'YA BAŞKALDIRDI' Diyarbakır'da 2 yıl önce kaçırılan oğlu Mustafa için eşi Rauf ile HDP İl Başkanlığı binası önünde evlat nöbetini sürdüren Ayşegül Biçer, Güneydoğu'nun terör örgütü PKK'ya başkaldırdığını söyledi. Biçer, "Evladımı terörün pençesine kaptırdım. Bu sebeple mücadele ediyorum. Bize soruyorlar neden HDP önü. Biz diyoruz, çocuklarımızı kaybettiğimiz yerde arıyoruz. Oturmamız gereken yer burası. Belki birçok anne ve baba korkuyor. Güneydoğu PKK'ya başkaldırdı. Gelin birlik ve beraberlik içinde evlatlarımız için mücadele edelim. Onlar bizi ezmesin artık biz onları ezip gömelim PKK'yı. Sözde Kürtlerin temsilcisiler Meclis'te bizi savunuyorlar. Bize en büyük zulmü bugüne kadar PKK ve uzantısı HDP yaptı. Gönlümüzden çocukları koparıp dağa gönderdi ölüme. Bugün bu mücadele burada devam edecek. Daha ileri saflara gür bir sesle katılımlar her geçen gün çoğalıyor.
Gür - 22.10.2020
Afyonkarahisar'dan kısa kısa
Tiyatro gösterilerinin kadınlarca çok beğenildiğini aktaran Bolcal, şunları kaydetti: "Her alanda var olduğunu gösterebilmek adına kadınlarımızın gür sesi bu kez sahnede yankılandı.
Gür - 22.10.2020
21 Ekim 2020 Haberleri
21 Ekim 2020 Manşet Haberleri.
Gür - 20.10.2020
TBMM Başkanı Şentop, Azerbaycan Milli Meclisi'ne seslendi
Şentop konuşmasına şu sözlerle devam etti : "Uluslararası siyaseti ve global dengeleri, var olmayan bir dünyanın eskimiş örgütleriyle sağlamak artık mümkün değildir. Bugün artık ayan beyan ortaya çıkmıştır ki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin de diğer uluslararası örgütlerin de yapısal reformlara ihtiyacı vardır. Dünya, insanlık yeni arayışlar içindedir. Uluslararası siyasette, uluslararası hukukta, uluslararası ticarette ve ekonomide yeni bir düzen talep eden sesler her gün daha gür çıkmaktadır.
Gür - 20.10.2020
KKTC Cumhurbaşkanı seçiminde araştırma şirketleri kaybetti
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanı ikinci tur seçim sonuçları Türkiye'deki anket şirketlerinin tahminleri tutmadı. A&G Kamuoyu Araştırma Şirketi'nin sahibi Adil Gür, seçimi Mustafa Akıncı'nın yüzde 60'la kazanacağını söylemişti.
Gür - 20.10.2020
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan Milli Meclisine hitap etti Açıklaması
"Türkiye Azerbaycan'a desteğini sürdürecek" Azerbaycan ve Türkiye'nin 30 yıl önceki ülkeler olmadığını söyleyen Şentop, konuşmasını şöyle tamamladı: "Türkiye ve Azerbaycan'ın kalbi aynı ülkü için aynı mefküre için birlikte attıkça, tüm bu saldırılara, tüm bu baskılara karşı, sesimizin ne kadar gür olduğunu bütün cihana ilan etmeye devam edeceğiz.
Gür - 20.10.2020
TBMM Başkanı Şentop, Azerbaycan Milli Meclisi'ne seslendi
Şentop konuşmasına şu sözlerle devam etti : "Uluslararası siyaseti ve global dengeleri, var olmayan bir dünyanın eskimiş örgütleriyle sağlamak artık mümkün değildir. Bugün artık ayan beyan ortaya çıkmıştır ki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin de diğer uluslararası örgütlerin de yapısal reformlara ihtiyacı vardır. Dünya, insanlık yeni arayışlar içindedir. Uluslararası siyasette, uluslararası hukukta, uluslararası ticarette ve ekonomide yeni bir düzen talep eden sesler her gün daha gür çıkmaktadır.
Gür - 20.10.2020
TBMM Başkanı Mustafa Şentop Açıklaması
"Yılanın aynı yerden bir kez daha ısırmasına izin vermeyecektir" Azerbaycan'ın haklı davasına vurgu yapan Şentop, "Tarihin engin tecrübesinden damıtılarak ifadesini bulan "Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felah; Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salah." şiarını terk etmesini de Azerbaycan devletinden kimse bekleyemez. Azerbaycan devletinden ve halkından bir yanağına tokat atıldığında diğerini çevirenlerden olmasını kimse bekleyemez. Azerbaycan devleti ve halkı, kimsenin hakkına göz koymayacağı gibi kimsenin de kendisinin hakkına göz koymasına müsaade etmeyecek; yılanın aynı yerden bir kez daha ısırmasına izin vermeyecektir. Muhakkak biz de düğümlerin kılıçla çözülmesinden yana değiliz. Lakin, sükünet dönemlerinde uzanan elleri havada bırakıp sadece süngülerin ucunun göğe kalktığını görünce, masalarda oturacak sandalye arayanlar ve onların dillerinden sadır olan kaypak ifadeler, Azerbaycan Türkünün hürriyet ve istiklal iradesine ipotek koyamaz; Azerbaycan toprakları üzerinde kimse ameliyat yapamaz. Tarihin akışının değişmeye başladığı günlerden geçiyoruz. Savaşlar, çatışmalar, katliamlarla geçen 20. yüzyılın siyasi, hukuki ve ekonomik dengeleri ortadan kalktı. Bu dönemin istikrarsızlıklarına çözüm üretmek üzere ortaya çıkan kurumlar işlemez, işlev görmez hale geldi. Uluslararası kurumlar ve tezleri, bütün bir dünya ve insanlık için iddia ettikleri barış, asgari refah ve insanca yaşama şartlarını üretemedi. Çifte standartla hareket etme hastalığına düçar olan bu kurumların sahte çıkışları artık çok daha göze batar hale geldi. Bazı ülkelere Birleşmiş Milletler kararlarına uymadıkları için müdahale edilirken, onlarca Birleşmiş Milletler kararını tanımayan, dünya ile alay edercesine bu kararları ihlal eden Ermenistan gibi bazı ülkelere kimse sesini çıkartmadı. Bu tür çifte standartlı yaklaşımlar uluslararası kuruluşların ve zeminlerin güvenilirliğini aşındırmış ve sonunda tüketmiştir. Daha önce de birçok konuşmamda, uluslararası zeminlerin ve örgütlerin yeniden gözden geçirilmesinin zaruretine, uluslararası örgütlerin bir kısmının, özellikle de Birleşmiş Milletlerin, kuruluş amaçlarında öngörülen misyonu yerine getirmekten çok uzakta olduğuna dikkat çekmiştim. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu durumu, 'Dünya Beşten Büyüktür' itirazıyla ifade etmiş ve bu itiraz, dünyada haklı ve büyük bir tesir uyandırmıştır. Uluslararası siyaseti ve global dengeleri, var olmayan bir dünyanın eskimiş örgütleriyle sağlamak artık mümkün değildir. Bugün artık ayan beyan ortaya çıkmıştır ki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin de diğer uluslararası örgütlerin de yapısal reformlara ihtiyacı vardır. Dünya, insanlık yeni arayışlar içindedir. Uluslararası siyasette, uluslararası hukukta, uluslararası ticarette ve ekonomide yeni bir düzen talep eden sesler her gün daha gür çıkmaktadır.
Gür - 19.10.2020
ASKF'den Başkan Hükümoğlu'na plaket
Her daim sporculara katkı sunmak için çaba göstereceğini aktaran Hükümoğlu, Elazığ Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Mustafa Gür'e teşekkür etti.
Gür - 19.10.2020
KOBİ'ler için EBRD ve IFC'den 50 milyon dolarlık kaynak
Konuyla ilgili bilgi veren Alternatif Bank Genel Müdürü Kaan Gür, "Bankamız, uzun yıllardır güçlü ilişkiler kurduğu EBRD ve IFC ile bugüne kadar çeşitli işbirlikleri gerçekleştirdi" dedi ve ekledi: "Son olarak, tüm dünyayla birlikte ülkemizi de derinden etkileyen pandemi nedeniyle finansal piyasaları desteklemek amacıyla bu iki kurumla anlaşma imzaladık.
Gür - 19.10.2020
Son dakika... DHA YURT BÜLTENİ - 1
'EMİN OLUN SUFLEYİ SİZDEN DEĞİL, BAŞKA YERDEN ALIYORDUR' Muhalefetin olabildiğince halktan uzak durduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetin gerçek er meydanının 81 vilayetin tamamı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlere gidip milletle kucaklaşmadan siyaset yapanların, sufleyi başka yerden aldığını kaydederek, şöyle devam etti: "Ülke ve dünya meseleleriyle ilgili her konuda biz kulağımızı da gönlümüzü de milletimize çeviriyoruz. Siz ne diyorsanız, ne istiyorsanız, ne bekliyorsanız onu yapmak için gece gündüz çalışıyoruz. Biz sorumluluklarımızın ağırlığına ve çokluğuna rağmen halkımızla muhabbetimizi bu derece sıkı tutarken dikkat ederseniz muhalefet, milletimizden olabildiği kadar uzak duruyor. Ankara'da, İstanbul'da kapalı kapılar ardından siyaset yapmak kolay. Siyasetin gerçek er meydanı, 81 vilayetimizin tamamıdır. Şehirlerimize gidip milletimizle kucaklaşmadan, insanımızın gönül sıcaklığını hissetmeden, 'Siyaset yapılıyorum' diyenler, emin olun sufleyi sizden değil, başka yerden alıyordur. Milletimizin karşısına çıkıp, bu ülke için yaptıklarını, yapacaklarını, içerideki ve dışarıdaki her meseleyle ilgili duruşunu açık yüreklilikle ortaya koyamayandan siyasetçi olmaz. Yalanla, iftirayla, dedikoduyla, imayla siyaset yapanların halktan uzak durmasının sebebi, bu sığ ve çirkin üsluplarının yüzlerine vurulacağını bilmeleridir. Bizim en büyük gıdamız ise milletimizle kurduğumuz gönül bağıdır. Bizim en büyük motivasyon kaynağımız; her yaştan, her meslekten, her kesimden insanımızın kalbinde hissettiğimiz o hasbi samimiyettir. Bu öyle tek taraflı değil, iki taraflı bir muhabbettir. Biz tüm hayatımızı milletimize hizmete vakfettik. Hamdolsun milletimiz de bizi girdiğimiz hiçbir mücadelede yalnız bırakmadı. Demokrasiyi güçlendirmek için attığımız her adımda milletimiz yanımızda oldu. Vesayet karşısında dimdik dururken milletimiz hep yanımızdaydı. Sınırlarımızı korumak için terör örgütleri ve onları destekleyenlerin üzerine giderken milletimiz hep yanımızdaydı. Darbeciler tanklarıyla, uçaklarıyla, silahlarıyla üzerimize gelirken milletimiz yanımızdaydı. Sınırlarımız içinde ve dışında istiklalimizi ve istikbalimizi korumak için girdiğimiz her kavgada milletimiz yanımızdaydı. Türkiye'nin yönetim sistemini tarihindeki ilk defa demokratik yollarla değiştirirken milletimiz yine yanımızdaydı. Hakkımızı, hukukumuzu, çıkarlarımızı her platformda cesaretle savunurken milletimiz yanımızdaydı. Milletimizden aldığımız güçle gerektiğinde yedi düvele meydan okumaktan çekinmedik. Ülkemizin dört bir yanını yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle donatırken önümüze çıkan engelleri yine milletimizle aştık." 'TÜRKİYE'NİN DİMDİK AYAKTA KALMASI GÜÇLÜ BİRLİĞİMİZ SAYESİNDEDİR' Dünyada olup bitenlere karşı Türkiye'nin dimdik ayakta kalmasının ve yoluna devam etmesinin birlik ve beraberliğin sayesinde olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Bugün her alanda kendine güvenen, kendine inanan hedeflerine sıkı sıkı bağlanan bir Türkiye varsa milletimizin dirayeti, sabrı, fedakarlığı sayesindedir. İşte bunun için her fırsatta şahsımı böyle bir milletin evladı olarak yaratan rabbime hamd ettiğimi söylüyorum. Buradan bir kez daha tekrar ediyorum; beni Rizeli'nin olduğu kadar Şırnaklı'nın da, Edirneli'nin olduğu kadar Karslı'nın da, Samsunlu'nun olduğu kadar Adana'nın da, İzmirli'nin olduğu kadar Vanlı'nın da kardeşi olarak yaratan rabbime hamd ediyorum. Dünyada bundan daha büyük bir zenginlik, mutluluk, güç, ihtiva bilmiyorum, tanımıyorum. Ülkesinden ve milletinden utanan değil, onunla gurur duyan herkesin de aynı hissiyat içinde olduğuna inanıyorum. Bölgemiz ve dünyamız salgın hastalıklardan mülteci akınına, ekonomik yıkımdan siyasi çöküşlere kadar nice krizlerle boğuşurken, Türkiye'nin bu şekilde dimdik ayakta kalması işte güçlü birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz sayesindedir. Her kim milletimizi bölmeye, ülkemizi parçalamaya, devletimizi yıkmaya yönelik söylem, eylem ve tavır içindeyse bilin ki hepimizin en büyük düşmanıdır. Her kim birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize omuz veriyorsa bilin ki hepimizin en büyük dostudur. Hiçbir siyasi, ideolojik, sosyal, kültürel, ekonomik mülahaza 83 milyon olarak birliğimizden, beraberliğimizden, kardeşliğimizden daha ileri, daha önemli, daha hayati değildir. Ne diyor Mehmet Akif; 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Evet, yüreklerimiz toplu vurduğu müddetçe, her türlü tefrikayı bünyemizden uzak tuttuğumuz sürece, Allah'ın izniyle bu ülkenin yükselişinin, bu milletin zenginliğinin önünde duracak hiçbir güç yoktur. Bugün burada gördüğüm manzara, kadim medeniyetlerin şehri, maziden atiye kurduğumuz köprünün altın halkası Şırnak'ın bu konuda öncülüğü elde bırakmadığını gösteriyor. Rabbim hepinizden razı olsun." 'İNANIYORUM Kİ İŞGAL ALTINDAKİ TOPRAKLARI ERMENİLERDEN ALACAKLAR' AK Parti 7'inci il kongrelerini Ahmed-i Hani'nin, El Cezeri'nin şehri Şırnak'ta yapmalarının dünyaya bir mesaj olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Karabağ sorununa çözüm bulmak amacıyla 1992 yılında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından kurulan Minsk grubuna tepki gösterdi. Erdoğan, Azerbaycan'ın, Ermenistan tarafından işgal edilen topraklarını kurtarmak için verdiği mücadeleden daha doğal bir şey olmadığını kaydederek, şöyle konuştu: "AK Parti'nin ilk il kongresi için Şırnak'ı belirlememiz rastgele bir tercih değildir. Her şeyden önce Şırnak'a geçen yıldan kalan bir sözümüz vardı. Ama tek sebep bu değil. Kongremizin ilk durağı olarak Ahmed-i Hani'nin, El Cezeri'nin şehri Şırnak'a seçmemiz aynı zamanda dünyaya bir mesajdır. Irak'ta, Suriye'de, hatta geçmişte Balkanlar'da, şu anda Libya'da, Karabağ'da yaşananlar bize ayrımcılığın, ayrılıkçının, küçük hesaplar peşinde koşmanın nasıl kan ve gözyaşından başka bir netice getirmediğini göstermiştir. Biz niye Azerbaycan'da varız, niye Azerbaycan'daki kardeşlerimizin yanındayız? Dikkat edin, ne deniyor? Minsk üçlüsü. Kimdir Minsk üçlüsü; Amerika, Rusya, Fransa. Peki bunlar kimin yanında yer aldılar? Ermenistan'ın yanında yer aldılar. ve Ermenistan'a, Ermenilere her türlü silah desteğini veriyorlar mı? Veriyorlar. ve değerli kardeşlerim bütün bunlar yapılırken şu anda Azeri kardeşlerimiz, Ermenilere karşı ciddi bir mücadele içindeler. Bu mücadeleyi neden veriyorlar? Çünkü Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarını, Ermeniler'den kurtarmak için bu mücadeleyi veriyorlar. Bundan daha doğal, daha tabii ne olabilir? 30 yıldır Amerika, Rusya, Fansa kalkıp da bu müzakereyi bitirmediler ve Azeri kardeşlerimizin topraklarını kendilerine vermediler. Şimdi de Azeri kardeşlerimiz, işte işgal altındaki bu topraklarını kurtarmanın mücadelesini veriyorlar. Rabbim yardımcıları olsun. İnanıyorum ki işgal altındaki bu toprakları Ermeniler'den alacaklar ve kurtaracaklar. ve duadayız. İnşallah bunu da başarıyla götürsünler diyorum." 'ZULÜM NEREDEYSE ORADAYIZ' Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'ın topraklarını işgal eden Ermenistan'a tepki göstermeyen Batı ülkelerini de eleştirirken, Türkiye'nin zulmün olduğu yerde olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Libya, orada da bakıyorsunuz aynı şekilde Wagner denen Ruslar'n paralı askerleri var. Böyle paralı askerlerle darbeci Hafter'e destek veriyorlar. Bize ne diyorlar, sizin oralarda ne işiniz var? Biz, zulüm neredeyse oradayız. Diyorlar ki Suriye'de ne işiniz var? 911 kilometre bizim sınırımız var. 911 kilometre sınırımızın olduğu yerde böyle bir işgal varsa, biz bu işgalden oradaki kardeşlerimizi kurtarmayacak mıyız? Sınırlarımızı güvence altına almayacak mıyız? Bu niye birilerini rahatsız ediyor? Kusura bakmasınlar orada da varız ve olacağız. Amerika'nın 24 tane üssü var Suriye'de. Amerika'nın 11 bin kilometreden buraya gelip üs kurmasının anlamı ne? Öbür taraftan 3 bini aşkın TIR silah, mühimmat, araç ve gereç getiriyor Amerika buraya. Hayırdır, ne işin var burada? Bunları neyle izah edeceksiniz? Ama dünya, batı şu anda Azerbaycan'ın yanında değil. Dikkat edin ateşkes ilan edildi bu gece ama ateşkesi Ermeniler yine bozdu ve tekrar saldırmaya başladılar. Bütün bu gerçekler ortadayken batı ses çıkarıyor mu? Çıkarmıyor. Türkiye ses çıkardığı zaman, 'Türkiye'ye bak ya hiç de sessiz durmuyor' diyorlar. Durmayacağız. Biz hakkın ve haklının yanında yer alacağız. Kardeşlerim coğrafyamızda her nerede mezhepçilik veya köken farklılığı adına gerilim, çatışma ortaya çıkmışsa kaybeden sadece Müslümanlar olmuştur. Ağıtlar, hep Türkçe, Kürtçe, Arapça yakılmış, zafer çığlıkları ise hep başkalarının dilleriyle yükselmiştir. Ölenin de öldürenin de bu toprakların insanları olduğu yerde, kazananlar başka coğrafyalardan çıkıyorsa hep birlikte durup düşünmemiz lazım. Şırnak'ın bir tarafı Irak, bir tarafı Suriye. Her iki tarafta yaşayanlar da hangi kökene, hangi inanca, hangi mezhebe sahip olursa olsunlar, bizim binlerce yıllık kardeşlerimizdir. Maalesef her iki tarafta da istismarcı terör örgütlerinin, zalim rejimlerin veya mezhepçi fanatiklerin yol açtığı acılar yaşanıyor. Terör örgütleri lafa geldiğinde sizin tüm hassasiyetlerinizi, tüm hayallerinizi istismar ederler. Ama gerçekte bu örgütlerin her biri coğrafyamızla da inancımızla da ilgisi olmayan, sadece kendi çıkar ve hesapları için burada bulunan ülkeler için çalışıyor. Canı yanan, kanı dökülen, evlat acısı çeken biziz. Ama kazanan başkaları. Böyle bir çarpıklığa nasıl göz yumabiliriz? Bu anlayışla biz, 18 yıldır ülkemizde 'Herkes için demokrasi, herkes için kalkınma' diyerek gece gündüz hizmet ediyoruz." 'KARŞIMIZA ÇIKARTILMADIK TERÖR ÖRGÜTÜ KALMADI' Türkiye'nin Irak ve Suriye gibi karıştırılması için önüne çıkartılmadık terör örgütü kalmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Size hem demokrasi hem kalkınma anlamında en küçük ayrımcılık yapılıyorsa failinden hesabını sormak boynumun borcudur. Türkiye'de bunlar yaşanırken sınır komşularımızda durum nedir, aynı manzarayı orada görmek mümkün mü? Şırnak'ı Iraklaştırmak için Suriyeleştirmek için yıllarca hem siyasi hem terör boyutuyla uğraşanlar bu gerçekleri görmüyor mu? Elbette görüyor. Ama onların derdi size daha iyi, daha özgür, daha müreffeh bir hayat ve gelecek sağlamak değil ki.
Gür - 19.10.2020
18 Ekim 2020 Haberleri
18 Ekim 2020 Manşet Haberleri.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Gür Haberleri | Gür Haber - Haberler - Gür haberleri, son dakika gür haber ve gelişmeleri burada. Rektörlerden Fransız dergisine tepki: Paçavra.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 29.10.2020 10:32:11. #1.15#
title