Gündüzler Haberleri

Gündüzler haber, Gündüzler son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gündüzler - 17.09.2011
Piknikçilere Yaban Domuzu Uyarısı
YABAN DOMUZLARININ ÖZELLİKLERİ Yaban domuzları büyük başı, iri gövdesi ve kuvvetli bacaklarıyla güçlü görünüşe sahip olarak biliniyor. 20-25 yıl yaşayan, korunabilecekleri bir örtüye sahip olan her türlü ortamda yaşayan yaban domuzları, genellikle yapraklı ve sık ormanları daha çok sever. Gece dolaşarak beslenen yaban domuzları gündüzleri orman içinde, sazlıkların aralarında uyur.
Gündüzler - 16.09.2011
Gelibolu'daki Halı Saha 30 Eylül'de Hizmete Girecek
Halı sahayı çalıştıracak işletmeci İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne aylık 1500 lira kira verecek ve sahadan gündüzleri öğrencilerin de yararlanmasını ağlayacak.
Gündüzler - 15.09.2011
Edirne'de 'Su Maymunu' Yakalandı
Bulgaristan'daki yetiştirme çiftliklerinden kaçarak Meriç ve Tunca nehirlerini sayesinde Edirne'ye kadar geldiği sanılan Güney Afrika kökenli 'su maymunu' Türkiye'de ilk kez canlı olarak yakalandı. Bir metre boyunda ve 5 kilo ağırlığındaki su maymunu bilimsel incelemelerin ardından yeniden doğaya salınacak. Edirne Çevre ve Orman Müdürlüğü bahçesinde sabah saatlerinde personel tarafından fark edilen su maymunu yakalanarak bir kafese konuldu. Tüm bakımlarının ve beslenmesinin müdürlük tarafından yapıldığını ifade eden Çevre ve Orman İl Müdürü Abdullah Bülbül, su maymunun canlı olarak Türkiye'de ilk kez yakalandığını kaydederek şunları söyledi: 'Çevre Orman Müdürlüğü Meriç Nehri'ne yakın olduğu için su maymunu nehirden çıkarak, müdürlüğümüzün bahçesine kadar gelmiş. Biz de onu yakalayarak koruma altına aldık. Gıda ve su verildi. Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde bu hayvanlar hakkında araştırmalar yapıldığını biliyoruz. Biz de bu nedenle üniversitemizde bu konuda çalışan bilim adamlarına haber verdik. Su maymunu yaklaşık bir metre boyunda ve 5 kilo ağırlığındaö 'İNSANLARA ZARARI YOK' Su maymununu incelemek için Çevre ve Orman İl Müdürlüğü'ne gelen Yaban Hayatı Araştırma Derneği Başkanı Halim Diker ise su maymunun insanlara karşı bir hareketinin olmadığını söyledi. Diker, "Bu tür Güney Amerika'ya özgü bir türdür. Su maymununun Ermenistan ve Bulgaristan'da kürkü için yetiştirildiği çiftliklerden kaçtığının söyleniyor ve bu da 1960'ların sonuna denk geliyor. Bu günden beri Bulgaristan, Ermenistan ve Yunanistan'da nehirlere kaçarak üremeye başlamışlar. Türkiye'de de çok sınırlı sayıda da olsa Aras, Kura, Meriç ve Tunca nehirlerinde belirli popülasyonlara ulaşmışlar ama zarar verecek durumda değiller. Genelde su kanallarında kamışları yiyerek besleniyorlar. İnsanlara ve tarım alanlarına herhangi bir zararları yok. İlk defa canlı ele geçirildiğini tahmin ediyoruz. Daha önce avcılar tarafından avlananlar ve yol kazalarında ölenler de var. Bilimsel incelemelerin ardından doğaya salmayı düşünüyoruz" dedi. Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Ebru Diker ise zaman zaman bu su maymunlarının ölüleri bölümlerine ulaştığını ancak ilk kez canlı olarak yakalandığını ifade etti. Araştırma görevlisi Diker, "Tahnit edip müzemize koyuyoruz. İlk defa canlı örneği geldi. Türkiye'de av baskısından dolayı halkımız bunları göremiyorlar. Gündüzleri sazlıkların arasında saklanıp gece otlamaya çıkıyorlar.
Gündüzler - 15.09.2011
Edirne'de 'su Maymunu' Yakalandı
Bulgaristan'daki yetiştirme çiftliklerinden kaçarak Meriç ve Tunca nehirlerini sayesinde Edirne'ye kadar geldiği sanılan Güney Afrika kökenli 'su maymunu' canlı olarak yakalandı. Bir metre boyunda ve 5 kilo ağırlığındaki su maymununun, Türkiye'de ilk kez canlı yakalandığı belirtildi. Edirne Çevre ve Orman Müdürlüğü bahçesinde sabah saatlerinde personel tarafından fark edilen su maymunu yakalanarak bir kafese konuldu. Tüm bakımlarının ve beslenmesinin müdürlük tarafından yapıldığını belirten Çevre ve Orman İl Müdürü Abdullah Bülbül, su maymunun canlı olarak Türkiye'de ilk kez yakalandığını kaydederek şunları söyledi: "Çevre Orman Müdürlüğü Meriç Nehri'ne yakın olduğu için, su maymunu nehirden çıkarak müdürlüğümüzün bahçesine kadar gelmiş. Biz de onu yakalayarak koruma altına aldık. Gıda ve su verildi. Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde bu hayvanlar hakkında araştırmalar yapıldığını biliyoruz. Biz de bu nedenle üniversitemizde bu konuda çalışan bilim adamlarına haber verdik. Su maymunu yaklaşık bir metre boyunda ve 5 kilo ağırlığında. " 'İNSANLARA ZARARI YOK' Su maymununu incelemek için Çevre ve Orman İl Müdürlüğü'ne gelen Yaban Hayatı Araştırma Derneği Başkanı Halim Diker ise su maymunun insanlara karşı bir hareketinin olmadığını belirtti. Diker şunları söyledi: "Bu tür, Güney Amerika'ya özgü bir türdür. Su maymununun Ermenistan ve Bulgaristan'da kürkü için yetiştirildiği çiftliklerden kaçtığı söyleniyor ve bu da 1960'ların sonuna denk geliyor. Bu günden beri Bulgaristan, Ermenistan ve Yunanistan'da nehirlere kaçarak üremeye başlamışlar. Türkiye'de de çok sınırlı sayıda da olsa Aras, Kura, Meriç ve Tunca nehirlerinde belirli popülasyonlara ulaşmışlar ama zarar verecek durumda değiller. Genelde su kanallarında kamışları yiyerek besleniyorlar. İnsanlara ve tarım alanlarına herhangi bir zararları yok. İlk defa canlı ele geçirildiğini tahmin ediyoruz. Daha önce avcılar tarafından avlananlar ve yol kazalarında ölenler de var. Bilimsel incelemelerin ardından doğaya salmayı düşünüyoruz. " 'GECELERİ OTLAMAYA ÇIKIYORLAR' Trakya Üniversitesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Ebru Diker ise, zaman zaman bu su maymunlarının ölülerinin bölümlerine ulaştığını ancak ilk kez canlı olarak yakalandığını ifade etti. Araştırma görevlisi Diker, "Tahnit edip müzemize koyuyoruz. İlk defa canlı örneği geldi. Türkiye'de av baskısından dolayı halkımız bunları göremiyorlar. Gündüzleri sazlıkların arasında saklanıp gece otlamaya çıkıyorlar.
Gündüzler - 14.09.2011
Tarlada Domuz Nöbeti
Bülent Ersöz - Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde bir çiftçi, tarlasındaki kavunları yaban domuzlarından korumak için 2 aydır nöbet tutuyor. Kocadere köyünde yaşayan 63 yaşındaki Cemil Yaşın, 16 dönüm arazisine diktiği kavunlara yaban domuzlarının zarar vermemesi için geceleri tüfek elinde traktör kasasında bekliyor. Mayıs ayı sonlarında, halk dilinde "beyaz sülüklü" olarak tabir edilen kavunların tohumlarını tarlasına eken Yaşın'ın ürünlerinin her biri yaklaşık 5-6 kilogram ağırlığa ulaştı. Yaşın, civar köylerde tarlalara dadanan domuzların kendi ürünlerine zarar vermemesi için geceleri, eşinden, çocuklarından ve torunların ayrılıp tarlasında nöbet tutmaya başladı. Ramazan Bayramı'nı dahi tarlasında geçirdiğini söyleyen Yaşın, "Kavunlarımızı domuzlardan korumaya çalışıyoruz. Ne kadar da kollasak geçtiğimiz akşam büyük bir domuz tarlanın üst tarafından girerek kavunları yemeye başlamış. Gündüzleri çalışıyorum, yorulmuşum.
Gündüzler - 11.09.2011
Motositklet Festivali Sona Erdi
Manisa Spil Dağı'nda, 8-11 Eylül günlerinde düzenlenen ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen yaklaşık bin motosikletlinin katıldığı '1. Manisa Motosiklet Festivali' sona erdi. Türkiye Motorsiklet Federasyonu İl Temsilcisi ve Manisa Motosiklet Kulübü Başkanı Rıdvan Sanduk, festivale katılan motorsikletçilerin dört gün boyunca Spil Atalanı'nda çadır kurarak, gündüzleri çeşitli aktiviteler ve yarışmalara katıldıklarını akşamları da konserlerle eğlendilerini söyledi.
Gündüzler - 11.09.2011
Üç Gündür Ayının Peşinde Koşuyorlar
Ayşe Yıldız - Erzurum'un İspir ilçesinde iki kişinin ölümüne neden olan saldırgan ayının yakalanması için oluşturulan özel bir ekip, ayıyı canlı olarak yakalamak için üç gündür peşinde koşuyor. İspir'in Yeşilyurt köyünde, 1'i kadın 2 kişiyi öldüren ayının yakalanması için oluşturulan ve aralarında sertifikalı profesyonel avcıların da bulunduğu ekip, köydeki çalışmalarını gece gündüz demeden sürdürüyor. Ekip üyeleri takipleri sırasında diğer yabani hayvanların da zarar görmesini engellemek için çalışmalarını özenle yürütüyor. Geceleri ağaçların üzerinde bekleyerek ayının bölgeye gelmesini bekleyen ekip üyeleri, zarar vermeden iğneyle bayıltabilmek için üç gündür ayının peşinde koştuklarını bildirdi. Erzurum Doğa ve Yaban Hayatı Koruma, Avcılık ve Atıcılık Spor Derneği Başkanı Abdullah Erzurum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 12 gündür köyde kurdukları çadırda kaldıklarını belirterek, hem köylünün mağdur olmaması hem de yabani hayvanların zarar görmemesi için çalışmaları itinayla sürdürdüklerini söyledi. Bölgede saldırgan ayının iki kişiyi öldürmesinin ardından özel oluşturulan ekiple birlikte, jandarmanın da desteğiyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Erzurum, "Günde en fazla iki saat uyuyoruz. Ayının biran önce yakalanması için uğraşıyoruz. İlk başlarda köylüler ayılar kaçsın diye rastgele ateş ediyordu. Bunu çok şükür engellendik. Köylüler ateş etmeyi bırakınca, ayılar da saldırının gerçekleştiği bölgeye gelmeye başladı" dedi. -"O AYIYI BULDUM, ÜÇ GÜNDÜR TAKİP EDİYORUZ"- İki kişinin ölümüne neden olan ayı ile ilk teması sağladıklarını ve üç gündür takip ettiklerini ifade eden Erzurum, şunları kaydetti: "Saldırının gerçekleştiği bölgede geceleri ayının gelmesini bekliyorduk. Giriş, çıkışları tespit ettik. Saldırının gerçekleştiği bölgede üç gündür takip ettiğimiz ayı, fotoğraftakinin aynısı. Boyu, rengi, büyüklüğü aynı. Bu akşam yaklaşmaya çalıştım ama kaçtı. Diğer ayılar gibi değil bu. Akşam karanlıkta çıkıyor, geliyor köye. Karanlıkta bahçelerdeki meyveleri yiyor. Sabah erkenden de ormana giriyor. Gündüzleri kesinlikle ortaya çıkmıyor.
Gündüzler - 10.09.2011
37 Yıllık Kardeş Hasretinin Bitmesi İçin Cumhurbaşkanı'ndan Yardım İstedi
Kayseri'nin Kocasinan ilçesine bağlı Ebiç köyünde yaşayan, doğuştan görme engelli Fatma Yarıcı (67), 1974'te yanlarından ayrılan Almanya'daki kardeşinin hasretine artık dayanamadığını ve ölmeden son bir kez sarılmak istediğini söyledi. Kardeşine kavuşmak için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'den de yardım isteyen Yarıcı, "Telefonla konuşmak yetmiyor, kardeşimin kokusunu içime çekmek, ona sarılmak istiyorum. " dedi. Mustafa Yarıcı'dan 1974'ten 1994'e kadar haber alamayan ailesi, yıllarca onun hayatta olup olmadığını dahi öğrenememiş. 1994 yılına kadar Mustafa Yarıcı ile ilgili efsane denilebilecek hikayeler anlatılmış. Almanya'da araştırma yapan akrabaları, 1994 yılında Mustafa Yarıcı ile telefonla iletişime geçmiş. Fatma Yarıcı ve yakın akrabalar için bu bir dönüm noktası ve umut olmuş. Fakat bütün ikna konuşmalarına rağmen Mustafa Yarıcı bir türlü köye gelmeye ikna olmamış. Kardeşi Mustafa'nın niye gelmediği sorulan Fatma Yarıcı, kardeşinin 'Elin lafına kulak asma, sabırlı ol bacım. Yıllardır gelmedim ve utandım, şimdi de gelemiyorum. ' şeklinde cevap verdiğini söylüyor. Fatma Yarıcı, kardeşinin 'para göndereyim' teklifine 'ihtiyacım yok' cevabını vermiş. Almanya ve Hollanda'daki akrabalarının kardeşi Mustafa'yı memleketine dönmesi için ikna edemediğini belirten Fatma Yarıcı, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Gelinimiz Özgül'le, yeğenlerim Ömer, Ayşe, Hakan ve Özkan'la da telefonda konuşuyorum. Özgül gelinim, "Abla gelince bir arabaşı dök de yiyelim hep beraber. " diyor. Onlar da gelmek istiyor. Fakat haklı olarak, "Babamıza bağlıyız hala. " diyorlar. " Fatma Yarıcı, 37 yıllık kardeş hasretini dillendirirken ayıplanmaktan çekindiğini ve bunları güçlükle anlattığını söyledi. 1994'teki telefon görüşmesinden önce, var olup olmadıklarını bilmediği yeğenlerini rüyasında gördüğünü dile getiren Yarıcı şöyle konuştu: "Rahmetli Osman Demirtaş dayımla nüfus müdürlüğüne gidip baktıracaktık Mustafa hayatta mı, evlendi mi falan diye. Gitmeden önce rüyamda Mustafa'nın 3 oğlu olduğunu gösterdiler bana. Sonra nüfus müdürlüğüne gidip de nüfus memurundan Mustafa'nın hayatta olduğunu ve üç oğlunun olduğunu duyunca çok sevindim. " Maddi bir sıkıntısının olmadığını söyleyen Fatma Yarıcı, "Devletimiz sağolsun, beni kimseye muhtaç etmiyor. Üç ayda bir aldığım bin lira maaşım bana yetiyor. Benim yalan dünyada tek sıkıntım Mustafamı görememek. Gelsin, memleketine gelsin. Para pul istemiyorum. Görmek istiyorum kardeşimi, yeğenlerimi. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'den de isteğim, o kadar işinin gücünün arasında vakit bulursa tabii, sonuçta devlete millete hizmet ediyor ya beni ona götürsün, ya onu bana getirsin. Yaparsa da işi rastgelsin, yapamasa da işi rastgelsin. " şeklinde konuşuyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'den de kardeşi Mustafa'yı gelmeye ikna etmesini isteyen Fatma Yarıcı, ikna olmazsa kendisinin Almanya'ya gidebilmesi için yardımcı olmasını talep etti. Ebiç köyünde yaşayan Yarıcı, yemekten, temizliğe, ufak çaplı alışverişten, ibadete kadar birçok işini kendi başına yapabiliyor. Köylülerin anlattığına göre geçtiğimiz Ramazan ayı boyunca gündüzleri camideki Kur'an-ı Kerim mukabelesine ve akşamları de teravih namazlarına gitmeyi ihmal etmemiş.
Gündüzler - 09.09.2011
Süreyya'da Beşinci Yıl
Beşinci yılda programlar düzenlenirken gerek İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nce; gerek Kadıköy Belediyesi'nce; yeni eserlerin sahnelenmesine, değişik konser programları ve etkinliklere yer verilmesine özen gösterilmiştir. Süreyya Opera Sahnesi'nin karakteristik özelliği olan 'Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Oda Müziği Konserleri' elbet bu yıl da programın önemli bir ağırlığını oluşturuyor. Bu konserler artık 'geleneksel' sıfatını kazanma aşamasına gelmiş sayılır. Kadıköy Belediyesi, yüksek sanatın toplumun ve bireylerin duygu ve düşünce yapısını, iç dünyalarını geliştiren ve yaşam kalitesini yükselten bir değer olduğu düşüncesiyle, Süreyya Sahnesi'ni bu amaç doğrultusundaki etkinliklere tahsis etmiştir. Programların belli bir takvim düzenine göre sıralandığını da seyircinin dikkatine sunmalıyız. Oda müziği ve fuaye konserleri geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Pazartesi günleri gerçekleşecektir. İstisna olarak birkaç konser, İDOB temsillerinden boş kalan haftanın diğer günlerine konulmuştur. Opera ve bale temsilleri Pazartesi dışındaki günlerdedir. Pazar gündüzleri İDOB'un çocuk müzikalleri bu yıl da sürecektir.
Gündüzler - 09.09.2011
Afganistan'da Kaçırılıp Ailesine Kavuşan Türk İşçi: 'türk Olduğumuzu Öğrenince İyi Davrandılar
Aksaray'dan özel bir inşaat şirketi aracılığıyla çalışmak için gittiği Afganistan'da silahlı kişiler tarafından 26 Aralık 2010 tarihinde kaçırılan, su tesisatçısı, 30 yaşındaki İsmail Sağlam, ailesine kavuştu. Üç gün boyunca dağda yürütüldüklerini belirten Sağlam, "Daha sonra bizim Türk ve müslüman olduğumuzu öğrenince bizi iyi davrandılar. Birlikte yemek yapıp, yedik. "dedi. Afganstan'a kaçırıldıktan sonra Ramazan Bayramı'nda serbest bırakılan 4 Türk, yurda döndü. Türk işçilerden 1 çocuk babası İsmail Sağlam da, THY ait uçakla önce İstanbul'a geldikten sonra kendisini karşılayan ailesiyle birlikte memleketi Aksaray'ın Sevincli Beldesi'ndeki evine geldi. Ailesine kavuştuğu için mutlu olduğunu belirten İsmail Sağlam, 3 arkadaşıyla birlikte araçla giderken kaleşnikoflu 4 kişinin önlerine geçip kendilerini kaçırdığını belirtti. Yaşadıklarını anlatan Sağlam, şunları söyledi: "Silahlı 4 kişi bizi araçtan indirdikten sonra, bir arkadaşımız gitmek istemeyince onu dövdüler. Zorla bizi bir araca bindirdiler. Yaklaşık 25 dakika gittikten sonra bizi bir dağlık alanda indirdiler. Ardından birlikte yaya olarak devam ettik. Arkadaşımızın biri hastaydı ve yürümekte güçlük çekiyordu. Fakat zorla yürüttüler. Arkadaşımız hatta Taliban'ın adamlarına 'Beni vurun, yürüyemiyorum. 'diyordu. Ama onlar dinlemedi ve zorla yürüttü. Gündüzleri saklanıp geceleri dağda yürüyorduk.
Gündüzler - 09.09.2011
Afganistan'da Kaçırılan Aksaraylı İşçi Ailesine Kavuştu
Afganistan'ta Taliban militanları tarafından kaçırılan ve 8 ay rehin tutulduktan sonra serbest bırakılan 4 Türk işçiden su tesisatı ustası 30 yaşındaki İsmail Sağlam, Aksaray'daki ailesine kavuştu. 3 gün boyunca dağda yürütüldüklerini belirten Sağlam, "Daha sonra Türk ve Müslüman olduğumuzu öğrenince bizi iyi davrandılar. Birlikte yemek yapıp, yedik" dedi. Karakol inşaatında demir bağlama ve kalıp ustası olarak çalışmak üzere Afganistan'a giden işçiler İmam Atlı, Cafer Ferhat, Metin Ok ve İsmail Sağlam, geçen 26 Aralık'ta kaçırılmıştı. Taliban militanları tarafından kaçırılan 4 işçi, 8 ay rehin tutulduktan sonra serbest bırakılıp, Gazni kenti yakınlarında Uluslararası Kızılhaç Komitesi Heyeti'ne teslim edildi. Ramazan Bayramı ve Müslüman olmaları nedeniyle serbest bırakıldıkları açıklanan 4 işçi, Türkiye'nin Kabil Büyükelçiliği aracılığıyla, dün İstanbul'a getirildi. 4 işçi, daha sonra buradan ailerinin bulunduğu şehirlere gönderildi. İşçilerden evli ve 1 çocuk babası İsmail Sağlam da bugün kendisini karşılayan ailesiyle birlikte memleketi Aksaray'ın Sevincli Beldesi'ndeki evine geldi. Ailesine kavuştuğu için mutlu olduğunu belirten İsmail Sağlam, 3 arkadaşıyla birlikte araçla giderken kalaşnikoflu 4 kişinin önlerine geçip kendilerini kaçırdığını belirtti. Sağlam, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Silahlı 4 kişi bizi araçtan indirdikten sonra, bir arkadaşımız gitmek istemeyince onu dövdüler. Zorla bizi bir araca bindirdiler. Yaklaşık 25 dakika gittikten sonra bizi bir dağlık alanda indirdiler. Ardından birlikte yaya olarak devam ettik. Arkadaşımızın biri hastaydı ve yürümekte güçlük çekiyordu. Fakat zorla yürüttüler. Arkadaşımız hatta Taliban'ın adamlarına 'Beni vurun, yürüyemiyorum' diyordu. Ama onlar dinlemedi ve zorla yürüttü. Gündüzleri saklanıp geceleri dağda yürüyorduk.
Gündüzler - 08.09.2011
Fethiye'de Köylülerin "Hırsız Nöbeti"
Muğla'nın Fethiye ilçesinde 6 ayda yaklaşık 200 küçükbaş hayvanlarının çalındığını iddia eden köylüler, gece boyunca silahla nöbet tutuyorlar. Kemer beldesine bağlı bin 500 nüfuslu Çobanlar köyünde yaşayanlar, son zamanlarda artan hayvan hırsızlığı olaylarına karşı silahla nöbet tutmaya başladı. 6 ayda yaklaşık 200 küçükbaş hayvanlarının çalındığını iddia eden köylüler, yetkililerden yardım istedi. Köyden çıkan araçları kontrol eden ve kamyonetle devriye gezen köylüler, hırsızlık olaylarının önüne geçemediklerinden yakındılar. Silahla nöbet tutan köylülerden Cahit Aydın, köyde yaşanan hayvan hırsızlığı olaylarına karşı nöbet tutmaya başladıklarını anlatarak, "Biz hırsızların, hırsızlar ise hayvanların peşinde. Son 6 aydır 200'den fazla hayvanımız çalındı. Bu yüzden ekonomik sıkıntıya düştük. Gece nöbet tuttuğumuz için gündüzleri de işe güce gidemiyoruz.
Gündüzler - 08.09.2011
Hayvanları Çalınmasın Diye Ahırlara Güvenlik Kamerası Taktırdılar
Muğla'nın Fethiye ilçesinde hırsızlar tarafından koyunları çalınan köylüler sabaha kadar nöbet tutuyor. Kadınların da katıldığı silahlı nöbet sırasında, köye girip çıkan araçlar köylüler tarafından tek tek kontrol ediliyor. Bazı köylüler ise hırsızlık olaylarının önüne geçmek için ahırlarına güvenlik kamerası taktırdı. Fethiye'nin Kemer beldesine bağlı Çobanlar köyünde yaşayanlar köye dadanan hırsızlar yüzünden 6 aydır tedirgin. Hırsızlar köyden 200 koyunu çalınca köylüler aralarında anlaşarak gece boyu nöbet tutmaya başladı. Köylüler kadın erkek silahlanıp köy girişinde ve ahırlarının başında bekliyor. Bir grup erkek ise ellerinde fenerlerle 14 kilometrelik köy sokaklarında kamyonetle devriye geziyor. Hırsızları korkutmak için gece saatlerinde aralıklarla havaya ateş açan köylüler buna rağmen hayvanlarının çalınmasına engel olmayınca, son çare olarak köyün giriş ve çıkışlarını kontrol etmeye başladı. Köye giren araçlara tek tek bakan köylüler, tanımadıkları yüzleri durdurup nereye gittiklerini soruyor. KOYUN AĞILINA GÜVENLİK KAMERASI TAKTIRDI Hırsızların köy içerisinden işbirlikçileri olduğunu düşünen Çobanlar köyü sakinleri, geceleri neredeyse her saat başı hayvanlarını sayıyor. Bazı köylüler ise hırsızları caydırmak için koyunların bulunduğu ağıllara güvenlik kamerası bile taktırdı. Koyunları çalınan köylülerden Ömer Aydın, ağıla 4 tane gece görüşlü güvenlik kamerası taktırdığını söyledi. Ağılı 24 saat izlemesine rağmen pişkin hırsızların ağılından koyunlarını çaldığını ifade eden Aydın, "Ben hırsızla karşılaşmaktan korkuyorum. ya o beni vuracak ya da ben onu. Yetkililerimizden bize yardım etmelerini istiyoruz. " dedi. Kamyonetle sabaha kadar köyde devriye gezen köylülerden Turgay Keskin, el feneri ve silahla sabaha kadar hırsız kovaladıklarını anlattı. Hırsızları korkutmak için arada havaya ateş açtıklarını belirten Keskin, "Sabaha kadar köyün her yerini karış karış geziyoruz. Her gün başka bir grup silahlanıp bu nöbete dahil oluyor. Ara sıra hırsızları korkutmak için havaya ateş açıyoruz yinede hayvanların çalınmasına engel olamıyoruz. " diye konuştu. 6 AYDA 200 HAYVan ÇALINDI Hırsızlık olaylarından çok cezaların caydırıcı olmamasından dert yanan köylülerden Cahit Aydın, yetkililerden seslerine kulak vermelerini istedi. "Biz hırsızların peşindeyiz hırsızlar hayvanlarımızın peşinde. " diyen Aydın, köyde 6 ayda 200 hayvanın çalındığını söyledi. Köylülerin hırsızlar yüzünden ekonomik sıkıntıya düştüğüne vurgu yapan Aydın, "Yaşanan hırsızlık olaylarını önlemek için ellerimizde silah her gece nöbet tutuyoruz. Köyün erkekleri her yeri karış karış gezerek hırsızları caydırmaya çalışıyor. Gece nöbet tuttuğumuz için gündüzleri de işe güce gidemiyoruz.
Gündüzler - 07.09.2011
Ramazan Ayının Ardından Kaplıcalara İlgi Arttı
Türkiye'de jeotermal kaynaklar bakımından önemli bir yere sahip Yozgat'ta, Ramazan ayı dolayısıyla pek ilgi görmeyen kaplıcalar, yeniden ilgi görmeye başladı. Sarıkaya ilçesinde bulunan kaplıca işletmecileri, Ramazan ayı dolayısıyla durgunluk yaşadıklarını, Ramazan ayının ardından işlerinde yeniden bir yoğunluk başladığını ifade ediyor. Sarıkaya'da bulunan kaplıcaların, Türkiye'de en eski kaplıca kültürüne sahip olduğunu ve bunun tarihinin Roma hamamıyla ıspatlandığını kaydeden Mehmetoğulları Kaplıca ve Oteli'nin sorumlusu Fatih Şahin, Ramazan ayı nedeniyle işlerde düşüş yaşandığına dikkat çekti. Şahin, "Ramazan ayı nedeniyle kaplıcalara pek ilgi olmamıştı. Bizler de bunu fırsat bilerek gündüzleri biraz daha fazla kaplıcamızın temizlik işleri ile uğraşarak, yapmamız gereken düzenlemeleri, eksiklikleri gidermiş olduk.
Gündüzler - 07.09.2011
Eski Milletvekilinin Kitap Aşkı
Halil İbrahim Başer - AK Parti 22. dönem Bursa milletvekillerinden Niyazi Pakyürek, 50 yılda 10 bin kitap biriktirdi. Niyazi Pakyürek'in (59) "dostum" dediği kitapları arasında Bediüzzaman Said Nursi'nin risalelerinden Karl Marks'ın Kapital'ine, Mevlana'nın Mesnevi'sine, Necip Fazıl Kısakürek'ten Aziz Nesin'e kadar farklı dünya görüşündeki şahsiyetlerin eserleri yer alıyor. Pakyürek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa'da ortaokula giderken camide hocalık yapan dedesinden Kur'an eğitimi aldığını, bu sırada kitap dostu olan ve çok sayıda kitabı bulunan dedesi ve dayısından etkilendiğini söyledi. Boş zamanlarında gündüzleri dedesinin mısır tarlasına giderek mısırların arasında, geceleri de elektrik olmadığı için gaz lambasının altında kitap okuduğunu ifade eden Pakyürek, o dönemde dedesi gibi kitap biriktirmeye karar verdiğini, bugüne kadar 50 yılda çeşitli türlerde 10 bine yakın eser biriktirdiğini bildirdi.
Gündüzler - 03.09.2011
Gençler "Gençler için" Afrika'nın Zirvesinde
Gençlere Değer, Zirveye Değer Hakuna Matata ekibi, gündüzleri ortalama 6 saatlik zorlu tırmanma yürüyüşleri ve geceleri dondurucu soğukta kamplarda geceleme ile geçen 5 günün ardından, 2 Eylül'de son tur tırmanışlarına başladılar, 3 Eylül gün doğarken Kilimanjaro'nun 5,895 metrelik zirvesine ayak basmaları bekleniyor.
Gündüzler - 02.09.2011
Bayram Dönüşünü Son Ana Bırakmayın
Barış Gündoğan - Ramazan Bayramı tatilinin son günlerinde, uzmanlar yola çıkacak sürücüleri kazalara karşı uyarıyor. Trafikteki yoğunluğun son gün ve akşam saatlerinde artacağına dikkati çeken uzmanlar, pazar yerine önceki günleri, gece yerine ise gündüzleri tavsiye ediyor.
Gündüzler - 02.09.2011
Bayram Dönüşünü Son Ana Bırakmayın
Ramazan Bayramı tatilinin son günlerinde, uzmanlar yola çıkacak sürücüleri kazalara karşı uyarıyor. Trafikteki yoğunluğun son gün ve akşam saatlerinde artacağına dikkati çeken uzmanlar, pazar yerine önceki günleri, gece yerine ise gündüz yolculuğa çıkılmasını tavsiye ediyor. Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği Genel Başkanı İhsan Memiş, 9 günlük tatilin ardından bayramlaşmak için şehirler arası yollara çıkan yaklaşık "20 milyon kişinin, 6 milyon hususi ve ticari araçlarla" dönüş yoluna geçeceklerini tahmin ettiklerini söyledi. Gidiş yolunda meydana gelen trafik kazalarında, 100 kişinin hayatını kaybettiğini, 500 kişinin ise yaralandığını anımsatan Memiş, bu rakamların işin ciddiyetinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini bildirdi. -"Gece farlar yorar, algı zayıflar"- Dönüş yolunda özellikle pazar günü trafikteki yoğunluğun en üst seviyeye çıkacağını belirten Memiş, daha rahat bir yolculuk için son güne kalınmamasını tavsiye etti. Sürücülere gece yolculuğunu da önermediklerini vurgulayan Memiş, "Gece yapılan uzun yolculuklarda genellikle şoförlerin dikkatleri dağılıyor, farlar da gözlerini aldığından algı zayıflaması oluyor. Sürücüler yolu net olarak seçemediklerinden kaza riski de artıyor. Sürücülerin gündüzleri yola çıkmaları güvenlik açısından çok daha uygun" dedi.
Gündüzler - 02.09.2011
Gay Turistler Bodrum'da
Muğla'nın Bodrum İlçesi, İtalya, Fransa, Danimarka ve Belçika'dan gelen gay turistlerin akınına uğradı. Bodrum'da değişik otellerde kalan yaklaşık 800 gay turist, tatilin tadını çıkarmaya başladı. Bodrum merkez, Yalı, Göltürkbükü, Ortakent - Yahşi ve Turgutreis'deki otellere yerleşen gay turistler Torba Koyu, Gümbet ve Camel Beach sahillerini mesken edindi, günübirlik turlarla mavi yolculuğa çıktı. Arkadaşlarıyla Torba Koyu'na gelen ve gün boyunca denize girip güneşlenen İtalyan 37 yaşındaki bilgisayar mühendisi Andrea Zamperi, "Bodrum'a daha önce de birkaç kez geldik. Ancak bu kez geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi tek bir oteli değil farklı otellerde kalmayı tercih ettik. Tatilin tadını çıkartıyoruz. Kimseden bugüne kadar tepki veya olumsuz bir davranış görmedik. Gündüzleri plajlarda geceleri eğlence mekanlarındayız" dedi.
Gündüzler - 02.09.2011
Bodrum'a Gay Turist Akını
Muğla'nın Bodrum İlçesi İtalya, Fransa, Danimarka ve Belçika'dan gelen gay turistlerin akınına uğradı. Bodrum'da değişik otellerde kalan yaklaşık 800 gay turist, tatilin tadını çıkarmaya başladı. Bodrum merkez, Yalı, Göltürkbükü, Ortakent - Yahşi ve Turgutreis'deki otellere yerleşen gay turistler Torba Koyu, Gümbet ve Camel Beach sahillerine yerleşerek, günübirlik turlarla mavi yolculuğa çıktı. Arkadaşlarıyla Torba Koyu'na gelen ve gün boyunca denize girip güneşlenen İtalyan 37 yaşındaki bilgisayar mühendisi Andrea Zamperi, "Bodrum'a daha önce de birkaç kez geldik. Ancak bu kez geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi tek bir oteli değil farklı otellerde kalmayı tercih ettik. Tatilin tadını çıkartıyoruz. Kimseden bugüne kadar tepki veya olumsuz bir davranış görmedik. Gündüzleri plajlarda geceleri eğlence mekanlarındayız" dedi.
Gündüzler - 30.08.2011
Ramazan Bayramı Kutlanıyor
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, savaşlar ve acılarla sarsılan yeryüzünün, rahmet peygamberinin son temsilcileri olanlardan sıcacık bir ümit kıvılcımı beklediğini belirterek, "Ayrı coğrafyalardan, ayrı dillerden, ayrı ırklardan, ayrı yaşlardan, ayrı kültürlerden milyarlarca insanın şimdi aynı sevinç etrafında halkalanması, tıpkı sizin gibi şu an yan yana oturuyor, aynı kıbleye dönüyor olması, merhamet kuraklığı çeken insanlığın merhamete yeniden kuşanması için bir işaret fişeğidir" dedi. Süleymaniye Camisi'nde kılınan Ramazan Bayramı namazına vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Bayram namazını kıldıran Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, verdiği hutbede, bayrama nice günlerden sonra gelindiğini, onca gün aç kaldıktan sonra bu huzurun eşiğine eriştiklerini ifade ederek, "Susuzluğa razı olduğumuz, açlıkla sınandığımız uzun gündüzlerin sonunda geldi bu esenlik sabahı.
Gündüzler - 28.08.2011
Almanya'da Türk Esnaf Fırtına Mağduru
Almanya'da şiddetli yağmur ve fırtınalı hava sonucu ağaçlar devrildi, bodrumları su bastı. Yağmur sularını boşaltmakla uğraşan Türk esnaf ise şaşkın. Almanya son yılların en ilginç ağustos ayını yaşıyor. Geceleri gök gürültüsü, gündüzleri ise fırtına ve şiddetli yağmur binlerce kişiyi mağdur etti.
Gündüzler - 28.08.2011
30 Ağustos Zafer Bayramı
Kadirli Belediye Başkanı Ömer Tarhan, 30 Ağustos 1922'de zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı ile vatan topraklarının düşman işgalinden kurtarıldığını, Türk milletinin hürriyet ve bağımsızlık içinde yaşama onuruna kavuştuğunu bildirdi. Tarhan, Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, bir milletin var oluş mücadelesini, şanlı, inançlı ve bir o kadar da gözü kara ordusu ile doruğa eriştirdiği, 30 Ağustos Zaferi'nin 89'uncu Yıl dönümünü ve Türk Silahlı Kuvvetler Gününü, aynı şevk ve heyecan ile kutladıklarını ifade etti. 30 Ağustos Zaferi'nin tüm mazlum halklara da örnek teşkil edecek biçimde unutulmayacak bir gün olduğuna dikkat çeken Tarhan, şunları kaydetti: "Bugün için rahatça geziyor, düşünebiliyor, uyuyabiliyor, kısacası rahatlıkla yaşayabiliyorsak bunu şanlı tarihinden büyük bir gurur duyarak aynı azim ve inançla çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin üstün kabiliyetli mensuplarına borçlu olduğumuzu idrak etmek zorundayız. Zira onlar gecelerini gündüzlerine katarak bilgilerine bilgiler katıp sürekli kendilerini yenileyip geliştirerek, bizlerin bu rahat ortamlarda bulunmamızı sağlamaktadırlar.
Gündüzler - 28.08.2011
Tatil Dönüşü Depresyona Girmeyin
Bireyler normalde yapamadıkları birçok aktiviteyi tatil zamanlarında gerçekleştirerek yaşamlarında bir değişim gerçekleştirirler. İşiyle veya okuluyla ilgili bir takım problemler yaşayanlar, bu ortamdan uzaklaştıkları için sorunları kısa süreli de olsa unutuverirler. Ama mutlu geçen uzun tatilden sonra, sıkıldığı aynı mekana geri dönmek işkence haline dönüşecektir. İşini veya okulunu sevmeyenler depresyonu çok daha şiddetli yaşıyorlar. Bazı insanlar ise tatilde yakalamış oldukları tempoyu gündelik yaşamlarına aktarabileceklerine inanacak kadar saf yüreklilikle yaklaşırlar konuya. İddialı geri dönüş kararlarıyla işe girişirler. Tatil sonrası kadınların en sık aldığı yeni karar 'zayıflamak', erkeklerinse 'sigarayı bırakmak'tır. Birkaç hafta içinde yaşanılan başarısızlıklar, bu iştahlı grubu da atalet grubunun bulunduğu noktaya -depresyonun kucağına- sürükler. Bu sosyal ve psikolojik etkenlerin yanı sıra yaz tatili dönüşleri biyolojik ritmimiz açısından da risk altında olduğumuz mevsimsel bir döneme, sonbahara denk gelir. Güneş ışınlarının insanların biyolojik ritmi üzerinde etkin olduğu bilinmektedir. Havaların serinlemeye başlaması ile güneş ışınlarının giderek etkisinin azalması, anksiyete, depresyon gibi ruhsal problemlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bunun sebebini de şu şekilde açıklayabiliriz; Beynimizde hipofiz bezi melatonin hormonu üretmekle görevlidir. Karanlık ortamlarda bu bez hormon üretimini artırır. Melatonin hormonu insanın fiziki hareketlerini yavaşlatan, uykulu ve bitkin yapan, ruh halini dingilleştiren, yani ruhun nefes almasını sağlayan doğal bir sakinleştiricidir. Karanlıkta uykuya dalmamızın daha kolay oluşu bunun bir göstergesidir. Karanlıkta üretimi artan melatoninin vücudumuz üzerindeki en önemli etkisi, canımızın sürekli tatlı yiyecekler istemesi ya da aşırı yeme isteğidir. Kış aylarında belki de kilo almamızın nedenlerinden biri bu olabilir. Gözün ağ tabakasından hipofiz bezine iletilen ışık ise melatoninin üretilmesini azaltıyor. Bu olay melatonin miktarını azalttığı için belirtiler başlıyor. Kişi neşelenip, aktifleşiyor. Kış aylarında güneş ışığının azalması, gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olması ve doğal olarak melatoninin çok üretilmesi mevsimsel duygulanım bozukluğuna yol açıyor.
Gündüzler - 26.08.2011
Tatil Dönüşü ve Mevsimsel Depresyon
Bazı insanlar ise tatilde yakalamış oldukları tempoyu gündelik yaşamlarına aktarabileceklerine inanacak kadar saf yüreklilikle yaklaşırlar konuya. İddialı geri dönüş kararlarıyla işe girişirler. Tatil sonrası kadınların en sık aldığı yeni karar 'zayıflamak', erkeklerinse 'sigarayı bırakmak'tır. Birkaç hafta içinde yaşanılan başarısızlıklar, bu iştahlı grubu da atalet grubunun bulunduğu noktaya -depresyonun kucağına- sürükler. Bu sosyal ve psikolojik etkenlerin yanı sıra yaz tatili dönüşleri biyolojik ritmimiz açısından da risk altında olduğumuz mevsimsel bir döneme, sonbahara denk gelir. Güneş ışınlarının insanların biyolojik ritmi üzerinde etkin olduğu bilinmektedir. Havaların serinlemeye başlaması ile güneş ışınlarının giderek etkisinin azalması, anksiyete, depresyon gibi ruhsal problemlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bunun sebebini de şu şekilde açıklayabiliriz: Beynimizde hipofiz bezi melatonin hormonu üretmekle görevlidir. Karanlık ortamlarda bu bez hormon üretimini artırır. Melatonin hormonu insanın fiziki hareketlerini yavaşlatan, uykulu ve bitkin yapan, ruh halini dingilleştiren, yani ruhun nefes almasını sağlayan doğal bir sakinleştiricidir. Karanlıkta uykuya dalmamızın daha kolay oluşu bunun bir göstergesidir. Karanlıkta üretimi artan melatoninin vücudumuz üzerindeki en önemli etkisi, canımızın sürekli tatlı yiyecekler istemesi ya da aşırı yeme isteğidir. Kış aylarında belki de kilo almamızın nedenlerinden biri bu olabilir. Gözün ağ tabakasından hipofiz bezine iletilen ışık ise melatoninin üretilmesini azaltıyor. Bu olay melatonin miktarını azalttığı için belirtiler başlıyor. Kişi neşelenip, aktifleşiyor. Kış aylarında güneş ışığının azalması, gecelerin uzun, gündüzlerin kısa olması ve doğal olarak melatoninin çok üretilmesi mevsimsel duygulanım bozukluğuna yol açıyor.
Gündüzler - 25.08.2011
Kırklareli'de Ramazan Tedbirleri
Kırklareli Emniyet Müdürlüğü, Ramazan Bayramı nedeniyle verilen 9 günlük resmi tatilin olaysız geçmesi için kentte bir dizi önlem aldı. Kırklareli Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, bayram günlerinin, vatandaşlar ve aile üyelerinin bir araya geldiği, toplumun birbiriyle kaynaştığı, huzur ve sevincin bir arada olduğu ortak paylaşım zeminleri olduğu belirtildi. Ramazan Bayramı nedeniyle verilen 9 günlük resmi tatilin, şehirde huzur ve güven içerisinde geçmesini temin etmek amacıyla 27 Ağustos-4 Eylül tarihlerinde bir dizi önlem alındığı ifade edilen açıklamada, Ramazan Bayramı öncesi ve bayram süresince halkın yoğun olarak bulunacağı caddelerde ve alışveriş merkezleri civarlarında hırsızlık, yankesicilik, kapkaç, dolandırıcılık olaylarına karşı sivil ve resmi kıyafetli ekiplerin görevlendirildiği kaydedildi. Tatil süresince asayiş ve çevik kuvvet şube müdürlüğünün özel tim ekibi ve yaya devriyelerinin sorumluluk bölgelerini sürekli kontrol altında tutmalarının sağlanacağı hatırlatılan açıklamada, alınan tedbirler şu şekilde sıralandı: "Bayram nedeniyle vatandaşlarımızın yoğun olarak alışveriş yapacağı caddelerde sivil ekipler görevlendirilmiştir. Vatandaşlarımızın bu gibi yerlerde oluşacak yoğun kalabalık nedeniyle yankesicilik, kapkaç ve hırsızlık olayları ile tanımadıkları döviz cinsinden para ve Türk Lirası ile yapacakları alışverişlerde dolandırıcılık ve sahtecilik olaylarına karşı dikkatli olmaları gerekmektedir. Bayram sabahı kılınacak bayram namazı süresince, camilerde ve vatandaşlarımızın yakınlarının kabirlerini ziyaret amacıyla gidecekleri mezarlıklar çevresinde asayiş yönünden yeteri kadar personel görevlendirilecektir. " -ARAÇ TRAFİĞİ- Bayram tatili nedeniyle yoğunlaşacak araç trafiği ile ilgili olarak Kırklareli'de otogar çevresi ile trafiğin yoğun olacağı ana arterler ve şehirler arası karayollarında alınan trafik önlemlerinin de arttırıldığı bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Araç sürücülerinin de herhangi bir can ve mal kaybına uğramamaları için trafik kurallarına titizlikle riayet etmeleri, uykusuz, yorgun ve alkollü araç kullanmamaları, aşırı hız, şerit ihlali, yakın takip, hatalı sollama yapmamaları gerekmektedir. Trafik görevlilerince, gündüzleri de sürücülerin farlarını yakmaları sağlanacak, far ayarları, ışık donanımının ve aşınmış lastik kullanılıp kullanılmadığının kontrolü yapılarak, eksiklikleri bulunan araçlar, eksikleri giderilinceye kadar trafikten men edilecektir.
Gündüzler - 20.08.2011
Ramazan Etkinlikleri Kapsamında El Sanatları Tanıtılıyor
Geleneksel El Sanatları Geliştirme ve Canlandırma Derneği, Ramazan etkinlikleri kapsamında açılan stantlar halkın büyük bir ilgisini çekiyor. El emeği, göz nuru ürünler için kurulan stantlar 6 gün açık kalacak. Geleneksel El Sanatları Geliştirme ve Canlandırma Derneği Ramazan etkinlikleri kapsamında Batman Atatürk Parkı'nda stant açtı. 6 gün sürecek etkinliklerde yöresel bebek, rölyef, cam folyo, nakış, kilim, gümüş, ahşap oyma, gibi unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ürünleri tanıtılıyor. Stantların gece 20. 30 ila 24. 00 saatleri arasında açık olduğunu belirten, Dernek Başkanı Hamdullah Güneş, düzenledikleri 'el sanatları' günleri ile hem Ramazan gecelerine renk katmayı hem de unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını tanıtmayı amaçladıklarını ifade etti. Kültür-Turizm Bakanlığı'nın 'Geleneksel el sanatları' unvanını alan Ören Bebek Ustası Hamdullah Güneş, şu an derneğe kayıtlı 30 üyeleri ile bir çatı altında toplanıp farklı atölyelerde çalışma yürüttüklerini belirterek, "Atölye çalışmalarımızda 10 ekiple farklı el sanatları çalışıyoruz. Yöresel giyimli bebek takıları, rölyef, yöresel kıyafetler, gümüş, cam, ahşap oyma, heykel, nakış ve benzeri birçok atölye çalışmalarımız var. Amacımız geçmişten günümüze kalan bu el sanatlarını halka tanıtmak, sevdirmektir. " dedi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği el sanatları günleri Ramazan gecelerine de ayrı bir güzellik katıyor. Aşırı sıcak nedeniyle gündüzleri dışarı çıkamayan vatandaşlar, iftar sonrası geldikleri parkta stantları gezerek hem el sanatları konusunda bilgi alıyor hem de hoşça vakit geçiriyor.
Gündüzler - 20.08.2011
Berrak ve Nejat Barıştı
Bugüne kadar pek çok kez ayrılıp barışan Berrak Tüzünataç ile Nejat İşler, yine sil baştan yaptı. Habertürk'ün haberine göre; ünlü çift, ilişkiye kaldığı yerden devam kararı aldı. ıkili, özel hayatlarının gündeme gelmesini istemediği için de yaz tatilini ışler'in mekanının bulunduğu Kaş'ta geçirmeyi tercih etti. BERRAK TÜZÜNATAÇ İLE NEJAT İŞLER ÇİFTİNİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN! TATİLCİLERİN GÖZÜ ÜZERLERİNDE Ancak sakin bir belde seçmeleri işe yaramadı, sürpriz buluşma çok geçmeden ortaya çıktı. Gündüzleri baş başa deniz keyfi yapan Tüzünataç ve İşler, önceki gece de ünlü oyuncuya ait Üzüm Kızı adlı mekandaydı.
Gündüzler - 20.08.2011
Muş'ta Kitap Satışları
Muş'ta, ramazan ayı dolayısıyla bazı işletmeler kitap satışı için kiralanıyor. Kentte bazı kahvehane ve lokanta sahipleri, kapalı olan işletmelerini kitapçılara kiraya veriyor. Lokanta sahiplerinden Burhan Becermen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iş yerini kitapçıya kiraya verdiğini söyledi. Becermen, Muş'ta, Ramazan ayında birçok lokantanın kapalı olduğunu dile getiren Becermen, şöyle konuştu: "Gündüzleri hiçbir yer açık olmaz.
Gündüzler - 20.08.2011
Vali Şahin: Dümbelekçi Çocuklar Toplattırılacak
Gresun Valisi Dursun Ali Şahin, ramazan ayı boyunca bazı çocukların ellerinde dümbeleklerle çeşitli yerlerde bahşiş topladıklarını tespit ettiklerini belirterek, ailelerin sahip çıkmaması halinde çocukların görevli polislerce toplattırılacağını açıkladı. Konuyla ilgili olarak, Giresun Valiliği'nin internet sitesinden duyuru yapıldı. Duyuruda, yaşları genellikle küçük olan çocukların, ellerine dümbelek niyetiyle teneke, bidon, kutu ve bunun gibi eşya alarak gündüzleri ve iftar vakti yollardaki ışıklı noktalarda para toplamaya çalıştıkları, iftardan sonra da konutların kapı zillerini çalarak aileleri rahatsız ettikleri, bunun da şikayetlere yol açtığı belirtildi.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Gündüzler Haber, Gündüzler Son Dakika Haberleri - Haberler - Sayfa 10 - Gündüzler haber sayfamızda Gündüzler haberleri okuyabilir, Gündüzler son dakika haberleri ve güncel Gündüzler gelişmelerini görebilirsiniz. Bolu'nun En Güzel Camisi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Gizlilik Politikası] - [Çerez Politikası] - [Kişisel Verilerin Korunması] - [Hata Bildir] 5.8.2021 04:09:25. #1.15#

title