Yaran-ı Harput Grubu Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"Yaran-ı Harput Grubu" Olarak Anılan ve Elazığlıların 1993 Yılından Bu Yana Her Ay Düzenli Olarak Bir Araya Geldiği Sivil Toplum Kuruluşu (Stk) Özelliğindeki İnisiyatif Grubunda Mayıs Ayı Konuşmacısı Süleyman Orakçıoğlu Oldu.

"Yaran-ı Harput Grubu" olarak anılan ve Elazığlıların 1993 yılından bu yana her ay düzenli olarak bir araya geldiği sivil toplum kuruluşu (STK) özelliğindeki inisiyatif grubunda Mayıs ayı konuşmacısı Süleyman Orakçıoğlu oldu.

"O bizden biri" bölümünde hemşehrileri ile buluşan Damat-Tween-ADV markalarının sahibi Orka Grup ve İstanbul Tekstil ve Hazır Giyim İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, dünyadaki sektörel gelişmeler, Türkiye'nin tekstil sektörü ve ihracatı ile memleketi Elazığ'ın yatırım potansiyeli konularına ilişkin görüşlerini dile getirdi.

KARAR VERİCİ OLDUK İhracatçı birliklerindeki seçimler öncesinde çok sayıda sanayici, iş adamı ve yöneticinin katılıp destek verdiği toplantıda konuşan ve Türk tekstilinin dünya çapında bir role sahip olduğunu ifade eden Süleyman Orakçıoğlu, akıl gücünün kullanılarak sektördeki 1 kilogram üründeki katma değeri artırmak gerektiğini ifade etti. Kurlar üzerinde baskı kurarak enflasyon hedefine ulaşma isteğinin dünyadaki ekonomi kurallarına ters olduğunu ifade eden Orakçıoğlu, büyümenin ilk öncelik olması gerektiğine işaret etti.

YÖRESİNİ SEVMEYEN İşadamı olarak bölgesine ait heyecanının hiç bir zaman bitmeyeceğini ve 'ne yapabilirim' sorusunu sorarak aidiyet duygusuyla hareket ettiğini ifade eden Süleyman Orakçıoğlu, "Kendi yöresini bölgesini sevmeyen insanın ülkesini sevmesi mümkün değil. Ancak kalkınma için seçilmiş yerel yöneticilerin, kamunun ve üniversitelerin kendi aralarındaki iş birliği son derece önemli. Sayın Valimiz Muşmal'da son derece özverili bir şekilde çalışıyor" dedi.

TİM VE HEMŞEHRİ BİLİNCİ Türkiye İhracatçılra Meclisi'nin (TİM) ihracat rakamlarını her ay farklı şehirde açıklamasının önemine de işaret eden İHKİB Başkanı, "Bu toplantılardan birini de 2 yıl önce Elazığ'da yapmıştık. Türkiye'nin ulusal ve uluslararası seviyedeki pek çok iş adamını Elazığ'a davet ettim. Kırmadılar, geldiler. Antalya'da oteller zinciri olan bir arkadaşımız Elazığ'dan et almak istiyordu.Yine başka yatırım düşüncesinde olan arkadaşlarımız vardı ama ne yazık ki o dönemde görevde olan sayın valimiz yemeğimize dahi katılmadı. Gelen bu insanlara yörenin avantajlarını gösterecek ve yatırım fırsatlarını ortaya koyacak bir açıklama yapılmalıydı" diye konuştu.

ASIL FIRSAT, GÖREMEDİKLERİMİZ O dönemde tekstil sektörü ile ilgili bir takım fizibiliteler yaptıktan sonra bu sektörde çalışma yapmanın verimli olmadığını gördüklerini ifade eden Orakçıoğlu, "Gördük ki bunu zorlamak Elazığ'a bir iyilik değil. Bunun yerine diğer önemli fırsatlarımızı öne çıkarmalıyız. Yatırımcı kimliği ile Elazığ'a yatırım yapmak isteyenler için özellikle tarım yöremiz için son derece önemli. Üzüm yöremiz için çok büyük bir değer. Üretim rekoltesi 230 bin ton seviyesinde. Bunun sadece onda biri şarap üreticileri tarafından alınıyor. Arz fazlalığı sebebiyle geride kalan yüzde doksan ekonominin kuralı gereği düşük fiyat görüyor. Bunu fırsata çevirmeliyiz. Bir üzüm uzmanının bana anlattıklarını sizlerle paylaşmak isterim.Uzman arkadaşımız diyorki "dünyanın en kaliteli şekeri üzümden üretilir.Fransa'da gıda sanayiinde en kıymetli şeker olarak üzümden üretilen şeker kullanılıyor.Çünkü katkı sağladığı ürüne hiç bir şekilde tad değişikliği vermiyor." Yüzlerce girişimci ile tanışıp,yarışan bir kişi olarak tecrübelerimle şunu diyebilirim ki; aslında en büyük fırsat çevremizde bakıp da göremediklerimizdir.

KÜÇÜKLER HIZLI BÜYEYİBİLİR Her kentin kendine ait değerleri geliştirmesinin önemine dikkat çeken Orakçıoğlu, "Kendimize ait en büyük semaye bir takım değerlerimizdir. Bunları dünyanın ilgisini çekecek bir hale getirip, dünyaya sunabiliriz. Bunun için çok büyük yatırımlara ihtiyaç yok. Ege bölgesinde köylü kadınlar kooperatif kurarak Amerika'ya çeşitli ürünler satabiliyor. Turşu, organik asma yaprağı bunlardan biri. Samsun'daki bir firma sadece ameliyat bıçağı ihraç ediyor. Dünyanın her yerinde Elazığ'a ait vişne mermerini görmek gurur verici. Malatya kayısıda, Karadeniz fındıkta zaman zaman sancı yaşadı. Üzüm bir değerse onu daha değerli hale getirmek lazım" dedi.

TARIMDA AB BİZİ İZLİYOR Organik tarım ve meyvecilikle ilgili dünyada son derece önemli gelişmeler olduğunu, AB' nin Türkiye'yi bu konuda son derece dikkatle izlediğini ifade eden Orakçıoğlu, "Çünkü İspanya daha önce tarımda Avrupa Birliğinin en büyük üretici ülkesiydi. Bugün ise İspanya'nın toprakları aşırı sulamadan dolayı tuzlanma içerisinde. Bu da verimliliği tehdit ediyor. Avrupa bu sebeple yeni bir yatırım ülke, partner ülke arayışı içerisinde. Projeler oluşturabildiğimiz ölçüde önümüzdeki süreçlerde çok şey başarabilmemiz mümkün" görüşünü dile getirdi.

O ARTIK TÜRKİYE'NİN BİR DEĞERİ İhracatçı birliklerinde yaklaşan seçimler öncesinde çok sayıda tekstilci, işadamı ve değişik meslek guruplarından toplantıyı izleyen katılımcı "O bizden biri ama Orakçıoğlu artık sadece Elazığ'ın değil Türkiye'nin bir değeridir" diyerek, Haziran ayında yapılacak seçimlerde herkesin Süleyman Orakçıoğlu'na destek vermesi gerektiğini belirttiler.

(ÖK-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı