Soylu: 28 Şubat Babalar Gibi Postmodern Darbedir
Dp Genel Başkanı Süleyman Soylu, '28 Şubat Babalar Gibi Postmodern Darbedir' Dedi.
DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, ''28 Şubat babalar gibi postmodern darbedir'' dedi.
Soylu, DP 5. Olağanüstü Büyük Kongresinde yaptığı konuşmada, kongrenin hayırlı olmasını dileyerek, ''Benim yerim burasıdır. Sonuna kadar Kırat'ta yaşayacağım. Başka evimiz, çadırımız, şemsiyemiz yok'' dedi.
Genel başkan seçildikten sonra yaptığı çalışmaları anlatan Soylu, ''367 konusu, 27 Nisan e bildirisi, Meclise girmeme konusunda DP ile milleti ayırmaya çalışan anlayışa 'hayır, dur' dedik. 'Biz milletiz, siziz' dedik'' diye konuştu.
Soylu, yerel seçimlerde Türkiye'nin her tarafında mücadele ettiklerine dile getirerek, ''16 ayda adam gibi siyaset yaptık, kıvırmadık, yalpalamadık. Bir taraftan yeni oluşum çalışmalarına yapmalarına rağmen, bizi görmemelerine rağmen, millete inandık ve onlarla kol kola yürüdük'' dedi.
Kendisine ''sen demokrat işler yapıyorsun ama biraz da AKP'ye yakın politikalar ortaya koyuyorsun'' dediklerini aktaran Soylu, şunları kaydetti:
''Ben mi getirdi getirdim AKP'yi 47'ye? Ben mi böldüm bu partiyi? Herkese söylüyorum; oyunuza talip değilim, vicdanınıza talibim.
Yüzde 5.5 aldık Güney Doğu'da. Gazetelerin söylediği gibi yüzde 1 oy alsaydık kim alacaktı geri kalan bu oyları? CHP Güney Doğu'da oy alıyor mu? Hayır. Bizim oyumuz DTP'ye gider mi? Hayır. AKP alacaktı. AKP bizim bahçemize geldi oturdu. Bahçemizden onu atmaya çalışıyoruz ama adam gibi politika yaparak. Bugün merkez sağın adresinin burası olduğunu, 29 Mart mahalli seçimlerinde ülkemizin her noktasında eşit oy alarak Türkiye partisi olduğumuzu ortaya koyduk.
Yaş ortalamamızı 47'den 39 bandına düşürdük. Gençlerin ilgi alanında olan bir siyasi parti haline getirdik partimizi.
Bir diğer problemimiz merkez sağın hangi zemine oturacağı problemiydi. DP, statükodan yana mı olacak? 367 ye 27 Nisan'a 'evet' mi diyecek. CHP ile kol kola girip politika mı yapacak? Yoksa milli iradeden, değişimden, çağdaşlaşmadan yana mı olacak?''
Kongrede fikir mücadelesi yaptıklarını ifade eden Soylu, kavgasının işsizlikle, darbecilerle olduğunu kaydetti. Soylu, görev süresi boyunca kimseyle kavga etmediğini, uzatılan her eli tuttuğunu söyledi.
Merkez sağın bir kimlik problemi olduğunu ileri süren Soylu şöyle devam etti:
"1960 bizim için darbedir? 16-17 Eylül bir katliamdır? Tansel Çölaşan '1960'ın bayram olması lazım, rejimi kurtardılar' dedi. 28 Şubat'ta da aynı şeyler söyleniyor; 'Geldik rejimi kurtardık...' Kiminle kurtardın rejimi, kiminle? 28 Şubat babalar gibi postmodern darbedir.
'Kurtuluş soldadır' diye manşet manşet haberler verip bizim irademizi etkisizleştirmeye çalışan anlayışa evet mi demeliydik? 27 Nisan'da partimizi kuşatıp Meclise girmeyenlere 'iyi yaptınız' mı demeliydik? 40 yaşında bu insanlar mücadele ederken en yakın arkadaşlarını başka partilere gönderenlere 'iyi yaptınız' mı deseydik? Ne demeliydik?"
Kendisinin de İstanbul'da oy kullandığını anımsatan Soylu, ''Bana sorun bakalım 'kendi sandığından kaç oy aldın' diye. Ben oy kullandığım sandığımda birinci oldum. İstanbul'da birinci yapacağım bu partiyi'' dedi.
İşsizliğin Cumhuriyet tarihinin en önemli rakamlarına ulaştığını, AK Parti'nin din ve vicdan özgürlükleri konusunda ülkeyi geriye götürdüğünü ileri süren Soylu, ''Beceremedi, eline yüzüne bulaştırdı'' diye konuştu.
DP'nin büyük kongre iradesinin, demokrasiye, çağdaşlaşmaya ve hakkaniyete yönelik karar vereceğine inandığını belirten Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:
''Siyasette, insanların en hayırlısı, insanlığa hizmet edendir. Burada bu demokratik yarışı kol kola sürdüreceğiz. Aziz dostum, değerli arkadaşım, kıymetli insan ve bu partinin yetiştirdiği en değerli insanlardan birisi olan ve ona verilecek her oyun bana verilecek oy gibi helal olduğu, ak olduğu, adam olduğu, değerli Mehmet Ali Bayar'a, yine partimizin yıllarca genel başkanlığını yapan, büyük sıkıntılar içerisinde bu partiye o dönemde büyük bir mücadele azmi koyan değerli insan Hüsamettin Cindoruk Bey'e ve sayın Yazgan'a başarılar diliyorum.''









