Kırım sorununun geçmişi ve bugünü çevrim içi panelde ele alındı - Haberler
Haberi Paylaş

Kırım sorununun geçmişi ve bugünü çevrim içi panelde ele alındı

AA - Behlül Çetinkaya - Güncel
 - Güncelleme:
Kırım sorununun geçmişi ve bugünü çevrim içi panelde ele alındı

Kırım Tatar Sürgünü'nün 78. yılında Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen "Geçmişten Geleceğe Kırım: Sorunlar ve Çözüm Önerileri" panelinde uluslararası ilişkiler perspektifinden Kırım ve Ukrayna'nın işgali masaya yatırıldı.

Kırım Tatar Sürgünü'nün 78. yılında Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen "Geçmişten Geleceğe Kırım : Sorunlar ve Çözüm Önerileri" panelinde uluslararası ilişkiler perspektifinden Kırım ve Ukrayna'nın işgali masaya yatırıldı.

Çevrim içi düzenlenen panele Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Yuliya Biletska, Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Sezai Özçelik, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Fethi Kurtiy Şahin ile Kırım Tatar Milli Meclisi Üyesi Gayana Yüksel konuşmacı olarak katıldı.

" Ukrayna'nın 2014'teki Kırım işgali ve 2022'deki topyekun Rus işgaline karşı politikasının karşılaştırılması" başlıklı sunumunda Rusya'nın uyguladığı Kırım Tatar Sürgünü'ne değinen Biletska, bu girişimin amacına bakıldığında sürgünün Kırım Tatar Türklerini yok etmeye yönelik bir soykırım olduğunu söyledi.

Donetsk ve Luhansk gibi Ukrayna'nın birçok şehrinde Tatar ve Ukraynalıların yok edildiğini de dile getiren Biletska, "Bugün büyük sürgünün üzerinden 78 yıl geçti ama Rusya'nın yöntemleri aslında hiç değişmedi. Savaş başladıktan sonra Rusya, işgal edilmiş Ukrayna topraklarından Ukrayna vatandaşlarını sürgün etmeye devam ediyor. Şu anda 1,3 milyon Ukrayna vatandaşı zorla Rusya topraklarına götürüldü ve orada özel kamplarda tutuluyor." dedi.

Ukrayna'nın, Kırım'daki fiili işgal durumuna yönelik tutumunu değerlendiren Biletska, Ukrayna'nın Kırım'la ilgili yasalarda işgale yönelik, "Uluslararası saldırganlık, geçici olarak işgal edilmiş bölge, ilhak girişimi" gibi ifadeler kullandığını, Kırımlılara zorla Rus vatandaşlığı verilse dahi bu kararı tanımadığını söyledi.

Biletska, işgal ardından Kırım'dan Ukrayna'ya 20 bin ila 50 bin kişinin göç ettiğini ifade ederek bu göçlerin ardında siyasi ve dini sebepler olduğunun altını çizdi.

Ukrayna'da hem Kırım'dan ve hem Donbas'tan gelen yerinden edilmiş kişilere yönelik tutuma yönelik araştırmasına da değinen Biletska, şunları söyledi:

"Kırım'dan gelen kişilere daha iyi bir tutum olduğunu fark ettik araştırma sırasında. Ancak tek başına Kırım'dan gelen Kırım Tatarları, Ukraynalılar ve Ruslara baktığımızda Kırım Tatarlarına daha iyi bir yaklaşım vardı. Bunun sebebi olarak Kırım Tatarlarının net şekilde işgale siyasi bir cevap vermesi ve bunu kabul etmemesidir. Kırım Tatarlarının Ukrayna'nın Kırım'daki çıkarlarını savunan tek toplum olduğu değerlendirmesi yapılıyordu. Kırım'dan Ukrayna'ya geçen Ukraynalı ve Ruslarda ise devletin onları unuttuğu yönünde bir kızgınlık var."

"Putin'in iç politikada iktidarda kalmak için bir düşmana ihtiyacı vardı"

Özçelik de "Rusya'nın Kırım'a ve Ukrayna ana karasına yönelik saldırısının stratejik ve askeri temelleri" başlıklı bir sunumunda, güvenlikleştirme teorisine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Bu teoriyi devletlerin olmayan bir güvenlik sorununu, güvenlik sorunu haline getirmesi, olan bir güvenlik sorununu ise olmamış hale getirmesi olarak açıklayabiliriz. Yani devletlerin güvenlik tehdidi olmamasına rağmen hem iç hem de dış tehditler nedeniyle bir konuyu güvenlik sorunu haline getirmesi. Özellikle de Putin'in iç politikada iktidarda kalmak açısından bir düşmana ihtiyacı var. Bunun göstergesi de 2014'te Kiev'deki gösteriler oldu. Putin bunu kendini iktidarda tutmak için kullandı."

Rus toplum psikolojisinin Sovyetler döneminden başlayarak Kırım'ın Ukrayna'ya bağlı olmasını hiçbir zaman kabul etmediğini söyleyen Özçelik, bu durumu Putin'in de kabullenemediğini ifade etti.

Şahin ise "Kırım'ın yasa dışı ilhakı odağında Türkiye'nin Karadeniz politikasına bakış" başlıklı sunumunda, " Türkiye, Karadeniz'e en uzun ikinci kıyı şeridine ve Karadeniz'in can damarı boğazlara sahip ülke olarak bölgedeki gelişmelere kayıtsız kalamaz. Bölgenin huzuru Türkiye için de öneme sahiptir." dedi.

Sovyetler sonrası bölgede iş birliği ve dostluk ilişkilerinin kurulduğunu kaydeden Şahin, Türkiye'nin karşılıklı iş birliği ve ticaret için önemli girişimlerde bulunduğunu söyledi.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütünün bu girişimlere örnek olduğunu vurgulayan Şahin, 2000'lerle birlikte soğuk savaş karakterinden uzaklaşıldığını kaydetti.

Türkiye'nin Gürcistan ve Çeçenistan savaşı gibi olaylar karşısında bölgesel meselelerin bölgesel aktörlerle çözülmesi isteğini dile getirdiğini belirten Şahin, Türkiye'nin boğazlar aracılığıyla Karadeniz'de dengeleri korumaya çalıştığını ifade etti.

Şahin, Türkiye'nin Kırım işgali karşısında aktif çözümler üretmeye çalıştığını da vurgulayarak, "Diğer taraftan Türkiye bu yasa dışı ilhakı tanımayacağını defalarca dile getirdi, Ukrayna'ya desteğin altı defalarca çizildi ve Kırım Tatarlarının da haklarının korunması yönünde hassas olunması gerektiğinin altını çizdi." diye konuştu.

"Ukrayna'da eline hiç silah almayan insanlar eline silah alıyor"

Yüksel, Kırım Tatar Milli Meclisi'nin Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ve 2022'de topyekun Ukrayna'yı işgaline tepkisine yönelik sunum yaparak, Kırım Tatar Milli Meclisinin 2016'da Rusya tarafından aşırılık yanlısı yasa dışı oluşum olarak tanındığını hatırlattı.

Milli Meclisin bu nedenle Kırım dışına çıkmak zorunda kaldığını ifade eden Yüksel, Şubat 2022'nin Milli Meclis tarihinde yeni bir sayfa açtığını söyledi.

Kırım Tatar milli hareketinin Ukrayna'nın işgaline karşı pozisyonunun çok önemli olduğunu anlatan Yüksel, "Ukrayna'nın tarihinde savaşlar önemli dönüm noktalarıdır. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı saldırısı küresel bir suçtur. Bu zamana kadar savaşta resmi olarak 3 bin 500 Ukraynalı asker, 2 bin 29'u çocuk olmak üzere 3 bin 500 de Ukraynalı öldürüldü. Bu sayılara şu anda işgal altındaki bölgelerdeki sayılar eklenmemiştir çünkü Ukrayna hükümeti o bölgelerdeki bilgilere ulaşamıyor. Tahminlere göre sadece Mariupol'de 25 bin kişi hayatını kaybetti." dedi.

Ukrayna'da bulunan Kırım Tatarlarının Ukrayna devleti ve silahlı kuvvetlerinin yanında yer aldığını belirten Yüksel, "Kırım Tatarları Ukraynalı kardeşleriyle birlikte Ukrayna'nın bütünlüğünü savunmak için ayağa kalktılar. Milli hareketimizin temsilcileri Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ve yerel savunma birimlerine katıldı. Savaş başından beri yüzlerce kahramanımız ülkesini savunuyor." ifadelerini kullandı.

Yüksel, Kiev'de Kırım Taburu kurulduğunu da hatırlatarak, "Kırım Tatar gençleri şu anda Ukrayna'nın doğusundaki sıcak noktalarda bulunuyor ve askeri sağlık görevlisi olarak çalışıyorlar. 2014'ten sonra da savaşan Kırım Tatarları vardı fakat şu anda eline hiç silah almayan insanlar da eline silah alıyor." diye konuştu.

AA / Behlül Çetinkaya - Güncel

Ukrayna Türkiye Tatar Kırım Güncel Haberler

Bu haber AA tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. AA tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı AA kurumudur.
title