Haberler

İstanbul'da 1 Mayıs, Maltepe'de Coşkuyla Kutlandı… Arzu Çerkezoğlu: "14 Mayıs'ta Bu Kötülük Düzeninden Hep Birlikte Kurtulacağız"

Güncelleme:

İstanbul’da '1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü', on binlerce kişinin katılımıyla Maltepe'de coşkuyla kutlandı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Bugün burada ve ülkenin dört bir yanındaki 1 Mayıs meydanlarında yan yana, omuz omuzayız. Kötülükle iyilik, riyayla dürüstlük, yalanla doğru, arsızlıkla tevazu, hırsızlıkla alın teri, zorbalıkla adalet, istibdatla hürriyet arasında seçim yapacağımız 14 Mayıs’ta da yan yana, omuz omuza olacağız ve bu kötülük düzeninden hep birlikte kurtulacağız” dedi.

Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul'da ' 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü', on binlerce kişinin katılımıyla Maltepe'de coşkuyla kutlandı. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, "Bugün burada ve ülkenin dört bir yanındaki 1 Mayıs meydanlarında yan yana, omuz omuzayız. Kötülükle iyilik, riyayla dürüstlük, yalanla doğru, arsızlıkla tevazu, hırsızlıkla alın teri, zorbalıkla adalet, istibdatla hürriyet arasında seçim yapacağımız 14 Mayıs'ta da yan yana, omuz omuza olacağız ve bu kötülük düzeninden hep birlikte kurtulacağız" dedi.

DİSK, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Dişhekimleri Birliği'nin (TDB) çağrısıyla, binlerce kişi '1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlamak için Maltepe miting alanını doldurdu. Katılımcı grupların kortej yürüyüşlerinin ardından miting alanına girişlerde, yeterli sayıda kapının olmaması nedeniyle sorun yaşandı. Birçok grup dışarıda uzun bir süre bekletilirken miting, şair ve oyuncu Orhan Alkaya'nın sunumuyla başladı.

ARZU ÇERKEZOĞLU: EMEĞİN TÜRKİYE'SİNİ HEP BİRLİKTE KURACAĞIZ

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bu yılki 1 Mayıs'ın tarihsel açıdan çok önemli olduğunu söyledi. Çerkezoğlu, şöyle konuştu:

"Bugün burada ve ülkenin dört bir yanındaki 1 Mayıs meydanlarında yan yana, omuz omuzayız. Kötülükle iyilik, riyayla dürüstlük, yalanla doğru, arsızlıkla tevazu, hırsızlıkla alın teri, zorbalıkla adalet, istibdatla hürriyet arasında seçim yapacağımız 14 Mayıs'ta da yan yana, omuz omuza olacağız ve bu kötülük düzeninden hep birlikte kurtulacağız. Burada hep birlikte bir söz verelim. Haramilerin saltanatını yıkacak mıyız? Bu düzeni, ekmeğimizi patronların insafına, kentlerimizin, doğamızın rantçıların yağmasına, haklarımızı tek kişinin keyfine bırakan bu düzeni yıkacak mıyız? Biliyoruz ki bu daha başlangıç. Bu düzeni değiştirecek ve başta işçi sınıfı olmak üzere üretimden gelen gücümüzle hayatı her gün yeniden üreten ellerimizle eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin, emeğin Türkiye'sini hep birlikte kuracağız. Üretenlerin yöneten olduğu bir düzeni kurana kadar mücadeleye var mısınız? İnanıyoruz ki 2023 1 Mayıs'ı, Taksim'in yasaklı olduğu son 1 Mayıs olacak. Gelecek yıl Gezi Parkı'nda buluşacağız. Yitirdiğimiz evlatlarımızın adını taşıyan ağaçların arasından and olsun ki kol kola yürüyecek ve 1 Mayıs meydanımıza, Taksim Meydanı'na gireceğiz. O zaman hep birlikte büyük ustanın davetiyle verelim sözümüzü. 'Yok edeceğiz insanın insana kulluğunu, bu davet bizim. Yaşamak bir ağaç gibi tek bir hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim.'"

ŞÜKRAN KABLAN YEŞİL: TEK ADAM REJİMİYLE HESAPLAŞACAĞIZ. YARGI ÖNÜNDE HESAP VERECEKLER

KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil de emekçilerin, işçilerin, işsizlerin, emeklilerin, kadınların, gençlerin, LGBTİ'lerin öfkesinin olduğunu belirtti. Kablan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Pandemiden savaşlara, ekonomik krizden ekolojik yıkıma, selden, yangından depreme, yaşamımızı ve coğrafyamızı talan eden bu tek adam rejimine yönelmiş, bitmeyen bir öfkemiz var bu bir Mayıs'ta. Bugüne kadar on yıllardır yönettikleri bu ülkede sermayeden yana, emek düşmanı, kadın düşmanı politikalarla, özelleştirmelerle, çalışma yaşamını güvencesizleştiren, kamusal hizmetlerin tasfiye edilmesinin faturasını çok ağır bir şekilde 6 Şubat'ta bizlere ödetmek istediler, ödettiler. 3 ayı geçkin süreye rağmen halen en insani ihtiyaçların karşılanmadığı temiz su, hijyen, barınma sorununun çözülmediği, buna karşı çadırların satıldığı, gıda kolilerinin seçim arabalarında taşındığının öfkesi var bu meydanlarda bugün. Biz bir kez daha hep birlikte bu meydanı dolduran yüz binler olarak haykırıyoruz ve söz veriyoruz. 6 Şubat depreminde sesimizi enkazın altında boğan bu iktidarla, sesimizi enkazın altında günlerce boğan bu tek adam rejimiyle hesaplaşacağız. Yargı önünde hesap verecekler.

"KORKMAYAN, BİAT ETMEYEN BİZ KADINLARIN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'Nİ YENİDEN HAYATA GEÇİRME İRADESİNİN UMUDU VAR"

Aydınlık ve onurlu bir gelecek mücadelesinin adı olan Gezi Direnişi tutsaklarının 'Gezi umuttur. Umut dimdik ayakta' diye haykıran adalet mücadelesinin öfkesi var bugün bu 1 Mayıs meydanlarında. Bugün, 14 Mayıs'ta bu baskı ve zulme karşı yepyeni bir hayatın, mutlu bir geleceğin filizleneceği, yurdumuzun o mutlu günlerinin mutlaka geleceğine dair umudu var. Cinsiyetçiliği, erkek şiddetine, taciz ve mobbingine karşı susmayan, korkmayan, biat etmeyen biz kadınların yaşamlarımıza ve haklarımıza sahip çıkarak İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden hayata geçirme iradesinin umudu ve inancı var 1 Mayıs meydanlarında."

EMİN KORAMAZ: BU SEÇİMDE TEK ADAM DİKTATÖRLÜĞÜNÜ OYLAYACAĞIZ

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da şunları söyledi:

"Buradan bir selam da Taksim 1 Mayıs Meydanı'na yapılan yasa dışı inşaat çalışmalarını yargıya taşıdıkları için, bu konuda kamuoyu yarattıkları için, konuyu mahkemelere taşıdıkları için tam bir yıldır mahpus tutulan TMMOB'dan arkadaşlarım Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Can Atalay'ın şahsında tüm Gezi tutukluluklarına göndermek istiyorum. Selam olsun Gezi'ye, selam olsun Gezi'de yarattıklarımıza. Bu 1 Mayıs'ı çok önemli bir tarihsel eşikte kutluyoruz. Bundan 13 gün sonra ülkemizde tarihi bir seçim yapılacak. Biz bu seçimlerde bu ülkeyi 5 yıl boyunca yönetecek olan cumhurbaşkanını seçmeyeceğiz. Biz bu seçimlerde yalnızca Meclis'te bizleri temsil edecek olan milletvekillerini seçmeyeceğiz. Bizler bu seçimlerde, Cumhuriyet'in geleceği ile tek adam rejimini, tek adam diktatörlüğünü oylayacağız. Bu nedenle bu seçimler çok önemli.

"ÇARESİ YOK, BU SEÇİMLERİ BİZ KAZANACAĞIZ"

Bizler bu seçimlerde bağnaz, laiklik karşıtı bir zihniyetle laikliği oylayacağız. Bizler bu seçimlerde kadına yaşam hakkı tanımayan gerici anlayışla kadınların özgürlüğü arasında bir seçim yapacağız. Bizler bu seçimlerde emek düşmanı, baskıcı, otoriter, doğa düşmanı, insanlık ve toplum düşmanı politikalarla kamucu anlayış, toplumcu anlayış arasında bir seçim yapacağız. Bu nedenle hepimize çok görev düşüyor. Bu seçimleri mutlaka kazanacağız. Türkiye'nin üzerine bir kabus gibi çöken bu tek adam rejimi karanlığını bu seçimler sonrasında aydınlığa çevireceğiz. Çocuklarımızın yarını için hepimizin çok önemli bir çalışma yürütmesi ve bu seçimleri mutlaka kazanmamız oldukça önemli. Çaresi yok, bu seçimleri biz kazanacağız. Bugün burada ve Türkiye'nin dört bir tarafında meydanları dolduran insanların, işçilerin, emekçilerin, kadınların kararlı duruşu, gelecek güzel güneşli günlerin müjdecisi olacak. Hepimize kolay gelsin. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın sınıf dayanışması, yaşasın mücadelemiz."

ŞEBNEM KORUR FİNCANCI: YARATTIKLARI YIKIMI DURDURMAK BİZLERİN ELİNDE

TTB Merkez Konsey Başkanı Şebnem Korur Fincancı da Türkiye'yi ve dünyayı değiştirme iradesi gösterdiklerini ve kararlı olduklarını dile getirdi. Fincancı, şöyle konuştu:

"Bugün buraya Edip Cansever'in iki dizesini bırakmak istiyorum. 'Bir mendil niye kanar, diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar?' Yastayız ama çok da öfkeliyiz. Bu yıl 1 Mayıs'ta yasımızla, öfkemizle, bizi zapturapt altına almaya çalışanlara, memleketi enkaz altında bırakanlara, molozlarla bizi zehirleyenlere inat, emeğimizle, sözümüzle ördüğümüz örgütlü dayanışmayla mücadele sözümüz her zamankinden güçlü, her zamankinden kararlı olmalı. Sermayeye peşkeş çekilen yaşamlarımıza sahip çıkmak, 20 yıllık bir iktidarın sonunda geldiğimiz yerde bizi, emeğimizi değersizleştirenlere karşı sözümüzü korumak, yarattıkları yıkımı durdurmak bizlerin ellerindedir. Türkiye'deki hekimlerin örgütlü gücü Türk Tabipleri Birliği olarak bizler, mesleğimizin ve meslek örgütümüzün tarihsel birikimine güveniyoruz. Nasıl 'Emek bizim, söz bizim' sloganıyla meydanlarda, yollarda, grevlerde, emeği değersizleştirilen, kölelik koşullarında çalışmaya zorlanan, her gün şiddete uğrayan, umudunu yitirmekte olan meslektaşlarımızın sesi olduysak, bugün de haklarımız için hep birlikte özgür ve demokrat ülkede barış için yaşamak, bu memlekette yaşayan tüm insanların toplumsal ve siyasal iyilik halini sağlamak için mücadeleye hazırız.

"BİRLİKTE DEĞİŞTİRECEĞİZ"

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına, ilk yüzyılda yüzleşemediklerimizle, en uzun çalışma saatleri, en fazla ölüm, en düşük ücretlere, bu kölelik düzenine bizi mahküm eden, kar hırsı gözünü bürümüş olağan dışı durumlarla baş etme becerisinden uzak, afetleri felaketlere dönüştürmekten zerre kaçınmayan, bizleri susturmak, sindirmek adına türlü yalanla hapse atan güvenlikçi bir olağanüstü hal rejimi altında girerken tam da şimdi doğayı talan edip yaşamlarımıza el koymaktan çekinmeyenlerle karşılaşma zamanıdır. Nazım Hikmet'in işaret ettiği gibi, 'Dün erkendi. Yarın geç. Zaman, tamam bugün'. Emek bizim, söz bizim, gelecek hepimizin, söz veriyoruz. Birlikte değiştireceğiz. Birlikte değiştirmeye gidiyoruz."

AHMET TARIK İŞMEN: SENDİKA ÜYELİKLERİ, BASKIYLA YOK EDİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR

TDB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tarık İşmen de şunları dile getirdi:

"Değerleri yaratan emekçiler, dayanışma, hak arama, haklarını seslendirme, ortak zenginliklerden eşit paylaşım, hakça bir düzen talebiyle varlıklarını, adalet isteklerini 1 Mayıslarda daha yüksek seslerle meydanda haykırıyor. Bir kısım kandırılmış yığınlar, çeşitli vaatlerle bu gayrimeşru düzenin kalkanları olmaktan geri durmuyorlar. Bugün ülkemizde güvensiz çalışmanın her alanda yaygınlaştırılmasıyla, sendikaların kimi yerde işlevsizleştirilmesiyle ya da iş yerlerindeki sendika üyelikleri; baskı, korku ile yok edilmeye çalışılmaktadır. Bunun sonucu toplumun yüzde 60'ı açlık sınırının altındaki asgari ücrete mahküm, emeklilerin onurları zalim düzeninin altında can çekişmektedir. Ülkenin üreten toplumsal zenginlikten aldıkları pay azalırken sermaye, kefenin cebi varmışçasına ihtirasla emek sömürüsüne devam etmektedir."

Kaynak: ANKA / Güncel

Arzu Çerkezoğlu Omuz Omuza İstanbul Hürriyet Maltepe 1 Mayıs İyilik Güncel Haberler

AK Parti'den vekillerle ilgili performans raporu! 100'e yakın ismin yasama faaliyetlerinde rol almadığı tespit edildi

AK Parti'den vekillerle ilgili performans raporu! 100'e yakın ismin yasama faaliyetlerinde rol almadığı tespit edildi

Bülent Ersoy, Dünya Güzellerim Tatilde programından ayrıldı! Makyörü Tolgahan Karataş'ın özel hayatını ifşa edip öfke kustu

Bülent Ersoy, Dünya Güzellerim Tatilde programından ayrıldı! Makyörü Tolgahan Karataş'ın özel hayatını ifşa edip öfke kustu

Konser krizi büyüyor! Lal Denizli'den kendisini eleştiren Mustafa Varank'a sert yanıt

Konser krizi büyüyor! Lal Denizli'den kendisini eleştiren Mustafa Varank'a sert yanıt

Destici'den kızıyla ilgili iddialara yanıt: Bordrosunu istedim, kesintiler sonrası eline geçen rakam 37 bin TL'dir

Destici'den kızıyla ilgili iddialara yanıt: Bordrosunu istedim, kesintiler sonrası eline geçen rakam 37 bin TL'dir

500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title