Ailelerinden satın alarak dilendirdikleri çocukları hortumla döven çete hakim karşısında - Haberler
Haberi Paylaş

Ailelerinden satın alarak dilendirdikleri çocukları hortumla döven çete hakim karşısında

Demirören Haber Ajansı - Güncel
 - Güncelleme:
Ailelerinden satın alarak dilendirdikleri çocukları hortumla döven çete hakim karşısında

İstanbul'da yaşları 14-20 arasında değişen 44 Suriyeli çocuğu dilendirdiği iddia edilen 27 sanığın yargılanmasına başladı. Savunma yapan sanıklar suçlamaları kabul etmezken, çocukların ailelerinden 'mendil satacaklar' diyerek satın alındığı, 100 liranın altında para getiren çocukların ise hortumla dövüldüğü iddia edildi.

Yaşları 14 ile 20 arasında değişen 44 Suriyeli çocuğu dilendirdiği iddia edilen 4'ü firari, 1'i tutuklu toplam 27 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunma yapan 2 sanık, çocukları dilendirmediklerini iddia etti. Mahkeme heyeti, 19 sanık hakkında yakalama, 2 sanık hakkında da zorla getirme kararı çıkararak duruşmayı erteledi.

Öte yandan 210 sayfalık iddianamede, mağdur çocukların dilendirilmek üzere Suriye'de ailelerinden kiralandığı, 100 liranın altında para getiren çocukların hortumla dövüldüğü ve 8 çocuğun tek bir odada kaldığı anlatıldı. Mahmutbey'de 2017 yılındaki trafik kazasında ölen 10 yaşındaki Muhammed Cabir'in de zorla dilendirilen çocuklardan olduğu iddianamede belirtildi.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Abdulghani Abdulghani ile tutuksuz sanık Muhammed Gani hazır bulundu. Hakkında yakalama kararı bulunan 4 sanık ve 21 tutuksuz sanık ise duruşmaya katılmadı.

İddianamede lider olduğu öne sürülen sanık Abdulghani Abdulghani tercüman eşliğinde yaptığı savunmasında, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Karton plastik toplayıp satıyorum. Rahatsız olduğum için sadece haftada iki gün çalışabiliyordum. Ben 10 tane çocuğumu savaştan kaçırıp Türkiye'ye getirdim. Kesinlikle hiçbir çocuğu dilendirmedim, zorla çalıştırmadım. Benim cezaevinde bulunan oğlum da yoktur. Diğer sanıkların da böyle bir şey yaptığını bilmiyorum. Amir Cebabini'nin çocuk dilendirdiğini duydum. 'Böyle bir şey yapıyorsan yapma günahtır, haramdır' dedim. Mahalleden insanlardan böyle dilendiricilik yaptırdığını duyuyordum. Telefon evdeyken akrabalarımız gelirdi ve karton toplamaya çıkınca telefonumu evde bırakıyordum. O yüzden suça konu görüşmeleri ben yapmadım. Daha önce vermiş olduğum ifadelerim de doğrudur. Ali'nin de dilendiricilik yaptırdığına dair bir şey dediğimi şu an hatırlamıyorum, tahliyemi talep ediyorum" dedi.

Sanık Muhammed Gani ise "Daha önceki ifademdeki kayıtların bana ait olduğunu söylemişsem de ben söz konusu konuşmaları yapmadım. Bazen benim telefonumla arkadaşlarım da konuşuyor. Ali ve Amir Cebabini benim dayılarım olur. Suriye'den geldiğimizde maddi durumumuz iyi değildi. Su ve çiçek sattım, kimseyi dilendirmedim. Dayılarım kağıt plastik gibi malzemeler toplayarak geçimini sağlarlardı. Oturan kişi benim babam olur. Babam evde oturuyordu. Hiçbir iş yapmıyordu. Kimseye dilendiricilik yaptırmıyordu. Evde bulunan paralar ailemizin parasıdır. Erkek ve kız kardeşlerim çalışarak bu parayı toplamışlardır. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.

Tutuklu sanık Abdulghani Abdulghani'nin tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen sanıklar Cuma Abdullah ve Usame Cebabini hakkında zorla getirme kararı çıkardı. Haklarında zorla getirme rağmen duruşmaya katılmayan tutuksuz sanıklar Abdulkadir Elnasan, Abdulselam Cebabini, Ahmet Al Hacı, Ala Elabdallah, Ali Cebabini, Amir Cebabini, Bilal Muhammed Neccar, Cuma Bezez, Ethem Bezmi, Fatıma Dahir, Heysem Sılaş, Muhammed Cebabini, Muhammed Elabdala, Muhammed Kalusi, Muhammed Riş, Nibal Cebabini, Nureddin Cebabini, Samar Cebabini ve Selim Abdulgani'nin savunmalarının alınması için haklarında yakalama emri düzenlenmesine hükmedildi. Sanıklar İbrahim Abdulgani, Zeyd Kalusi, İbrahim Halusi ve Abdo Abdullah'ın ise yakalama emirlerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 210 sayfalık iddianamede, 6 Mayıs 2017 Suriye'nin Halep bölgesinden getirilen ve dilendirilen 2003 doğumlu Ömer Bekru'nun esnaftan yardım istediği, mağdur çocuğun polisler tarafından Güngören Çocuk Büro Amirliği'ne götürüldüğü anlatıldı. Mağdur çocuğun emniyette alınan ifadesinde, Suriye'de Amir Cebabini'nin, kendisini Türkiye'ye götürüp mendil sattıracağını, kazandığını paradan aylık bin TL para göndereceğini söyleyerek babasıyla anlaştıklarını, babasının kendisini bu kişiye teslim ettiğini, kendisiyle birlikte 7 çocuğu daha ailelerinden kiralayarak bulunduğu tarihten üç gün önce Amir Cebabini ile birlikte sınıra geldiklerini, burada Müttehit lakaplı Ahmet'in yardımıyla sınırı geçtiklerini, Amir Cebabini ile birlikte otobüse binerek İstanbul'a geldiklerini anlattığı iddianamede yer aldı.

Mağdur çocuk Ömer Bekru ifadesinin devamında, Amir Cebabini'nin paraları sayıp 100 TL'nin altında getiren çocukları hortumla dövdüğünü, çocukların yemek yedikten sonra ayrı bir odaya götürdüğünü, peşlerinden kızgın bir şekilde odaya gelip "Siz burada peçete satıyorsunuz, ailelerinize burada dilendiğinizi söylemeyeceksiniz" dediğini belirttiği ifade edildi.

11 Eylül 2017 tarihinde Amir Cebabini'nin Küçükçekmece'de ev adresinde yapılan aramada, Amir Cebabini ile birlikte Muhammed Gani yakalanmış ve yapılan aramada 8 çocuğun tek bir odada birlikte kaldıkları belirtildi. Diğer odalarda yapılan aramalarda ise üç adet Suriye kimliği, 714 TL madeni para, 100 TL kağıt para, 47 Amerikan Doları, 5 Euro, 6 Arabistan Riyali, 1 Türkmen Manatı, 20 Ukrayna parası ve 20 Euro bulunduğu belirtildi. İddianamede bazı çocukların 6 bin TL'ye kadar satıldığı çete üyeleri arasındaki telefon görüşmelerinden tespit edildi.

Demirören Haber Ajansı / Güncel

Türk Lirası, Suriyeli, İstanbul, Suriye, Güncel, Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title