Fikret Bila, Konya'da Üniversite Öğrencilerine Konferans Verdi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin Düzenlediği, 'Siyasi İletişim'de Basının Rolü' Konulu Konferansa Konuşmacı Olarak Katılan Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila, 'Yürütme' Erkinin 1982 Anayasası ile Güçlendirildiğini, Bu Yüzden de Yasama, Yürütme ve Yargının Bağımlı Olarak Çalışmaya Başladığını Söyledi.

SELÇUK Üniversitesi İletişim Fakültesi'nin düzenlediği, 'Siyasi İletişim'de Basının Rolü' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila, 'Yürütme' erkinin 1982 Anayasası ile güçlendirildiğini, bu yüzden de yasama, yürütme ve yargının bağımlı olarak çalışmaya başladığını söyledi.

Alaaddin Keykubat Kampusü, Süleyman Demirel Kültür Merkezi Malazgirt Salonu'nda düzenlenen konferansı yaklaşık bin öğrenci dinledi. Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila, demokrasi yönetimlerinde basının kamuoyu adına yasama, yürütme ve yargı erklerini denetleme işlevine sahip olduğunu söyledi. Basının demokrasilerde, 'ekonomik eleştirel' ve 'demokratik eleştirel' vatandaşları yaratmak gibi bir görevi olduğunu anlatan Bila, ''Demokrasinin özü de buradadır. Yoksa her rejimde, basın unsuru bulursunuz. Ama sadece demokrasilerde özgür basını bulabilirsiniz. Özgür basının temel işlevi de, iktidara karşı bütün erklerini kullanabilen, otoriteye ve siyasi kararlara karşı eleştirel bakabilen bir demokratik insan tipi yaratabilmektir. Bunun yaratılması için de, o insanlara gerekli bilgiyi doğru ve zamanında sansürsüz sunabilmek gerekir. Eğer bir vatandaş, ekonomik eleştirel açıdan, özgürce tercihini ve eleştirisini yapamıyorsa orada basın özgür çalışmıyor demektir'' dedi.

''PARTİLERDE LİDER TAHAKKÜMÜ VAR''

1982 Anayasası'nın yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirleri arasındaki bağımsızlığı bozduğunu belirten Bila, konuşmasına şöyle devam etti:

''1982 Anayasası'nın amacı, yürütme erkeni güçlendirmek olmuştur. Bu belki de o günkü askeri müdahalenin yarattığı siyasi ortam içinde, fazla sorgulamadan kararlar vermenin bir sonucudur. Türkiye'de hem anayasal olarak yürütmenin güçlendirildiğini söylüyoruz, hem de pratik olarak siyasi partilerin demokratik olmadığını görüyoruz. Böyle güçlendirilmiş yürütmeye, antidemokratik bir siyasi parti yapısından gelen lider tahakkümü eklendiği zaman, yürütme katlanmış etki ve güce kavuşuyor. Çünkü, demokratik olarak siyasi parti mekanizması işlemiyor. Lidere bağımlılık ve liderin iki dudağı arasında yönetilme sistemi ortaya çıkıyor. Siyasi partilerin seçtirdikleri, daha doğrusu atadıkları milletvekillerinden oluşan yasama organı da bağımsız bir erk olarak kendini gösteremiyor. Çünkü yasama organındakiler, tamamen lidere bağımlı, sürekli liderin gözüne bakıp, dudaklarını okumaya çalışıyor. Siyasi geleceği ve tekrar seçilmesi lidere bağlı kılındığı için de, temsil ettiği vatandaşlar adına özgürce yasama faaliyeti gösteremiyor. Yargı erkinde de durum aynı.''

'Siyasi İletişimde Basın'ın Rolü' konulu konferans, öğrencilerin soru ve cevaplarının ardından sona erdi.

İsmail AKKAYA

Kaynak: Demirören Haber Ajansı