'Ergenekon' Davası İddianamesinden

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

'Ergenekon' Davası İddianamesinde, 'Dosyada Elde Edilen Delillerin Yapılan İncelemelerinde, Tüm Şüphelilerin Ergenekon Yapılanması Altında Değişik İsim ve Faaliyetlerle Belirtilen Kurum, Dernek ve Platformlar ile Medya Kuruluşlarında Örgüt Adına Faaliyetlerde Bulundukları Anlaşılmıştır' Denildi.

''Ergenekon'' davası iddianamesinde, ''Dosyada elde edilen delillerin yapılan incelemelerinde, tüm şüphelilerin Ergenekon yapılanması altında değişik isim ve faaliyetlerle belirtilen kurum, dernek ve platformlar ile medya kuruluşlarında örgüt adına faaliyetlerde bulundukları anlaşılmıştır'' denildi.

İddianamede, İP Genel Merkezinde 3 adet ruhsatsız silah, birçok örgütsel içerikli doküman, Genelkurmay Başkanlığı ve değişik askeri şahıslar ile MİT Müsteşarlığına ait birçok gizlilik ibareli belgenin bulunduğu anlatıldı.

İddianamede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında yapılan araştırmalarda, kamuoyunda Danıştay'a yönelik saldırıyla ilgili olarak Osman Yıldırım'ın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ek ifadesi üzerine, Adalet Bakanlığından alınan izine istinaden, bu şüpheli ve dosyada bulunan deliller çerçevesinde Danıştay dosyası sanıkları ve ''Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi Derneği'' dosyası olarak bilinen dosyada tutuklu sanıkların olayla alakalı beyanlarının alınması için Ankara Sincan'daki cezaevine gidilip, ilgili şahısların beyanlarının alındığı anlatıldı.

''Cumhuriyet Gazetesine atılan bombalar ve Danıştay saldırısıyla alakalı olarak doğrudan doğruya Veli Küçük ve Muzaffer Tekin'in bu olayın planlayıcısı ve azmettiricisi oldukları yönündeki beyanlar dosyaya konuldu'' denilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

''Beyanı alınan sanıkların Danıştay dosyasında mahkum oldukları ve hükmen tutuklu bulundukları, alınan beyanların doğrudan Danıştay saldırısına ilişkin olayın perde arkası ve Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla arasındaki irtibatlar üzerine olduğundan ve sanıkların eylemleri hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince bir hüküm tesis edilmiş olduğundan, alınacak ifadelerin yargılanmış sanıkların dosyadaki delil ve olayın işleniş şekline etki etmeyeceği, ancak orada gündeme gelmemiş konularla alakalı olması sebebiyle tanık sıfatıyla CMK'nın 48. maddesi de hatırlatılmak suretiyle alınmıştır. Rıza gösteren tanıkların beyanları alınırken anlatımları da kameraya alınmıştır. Bu husustaki tutanaklar ile kamera kayıt ve çözümleri dosyamıza eklenmiştir.''

İddianamede, ''mafya bağlantılı çıkar amaçlı suç örgütü liderleri'' başlığı altında, ''Ergenekon'' terör örgütü dokümanlarında bulunan ''Mafianın Yeniden Yapılanması (reorganizasyonu)'' isimli doküman içeriğine göre şüpheliler Veli Küçük, ''Zafer'' kod adlı Muzaffer Tekin ve ''Paşa'' kod adlı M. Fikri Karadağ ile irtibatları bulunduğu ileri sürülen ''Reis'' kod adlı Sedat Peker, Semih Tufan Gülaltay, Mehmet (Hadi) Özcan, Yakup Kürşat Yılmaz ve Yaşar Öz'ün şüpheli sıfatıyla beyanlarının alındığı, yine dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre ismi geçen Alaattin Çakıcı, Nuri Ergin ve Vedat Ergin'in tanık sıfatıyla ifadeleri alınıp dosyaya eklendiği belirtildi.

İddianamenin ''tanıklar ve gizli tanıklar'' bölümünde ise Cumhuriyet Başsavcılığına dosyada irtibatlı görülen birçok kişinin tanık sıfatıyla ifadesi alınmak için çağrıldığı, bazı kişilerin tanık olarak açıktan ifade vermelerine rağmen, bazı kişilerin ise örgütün tehlikeli olması ve can güvenlikleri endişesiyle gizli tanık olarak ifade verdikleri ve bazılarının da devlet tarafından tanık koruma programına alınmaları taleplerinde bulundukları ifade edildi.

Kaynak: AA