Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Afrikalı Bakanlarla Buluştu

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 'Afrika bizim için dünyanın bir başka tarafı değil, Afrika bizim komşumuzdur, partnerimizdir, arkadaşımızdır" dedi.
Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Türkiye-Afrika Ortaklığı Bakanlar Düzeyinde Gözden Geçirme Konferansı, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun katılımcı ülkelerin temsilcilerini karşılaması ile başladı. Daha sonra konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Davutoğlu, tarihe bakıldığı zaman Türkiye ve Afrika'nın birbirinden ayrılmaz ikili ilişkilerinin bulunduğunu söyleyerek, 'Bu ilişkilerimiz eşitlik, karşılıklı saygı ve ortak bir duruş sergiledi muhalif olanlara karşı. Türkiye-Afrika uygarlıklarının yükselmesinde de son derece yakın bir bağ içindeydik" dedi.
DİĞER GRUPLAR KARŞISINDA BİRBİRİMİZE YAKLAŞTIK
Türkiye ve Afrika arasında karşılıklı ilişkilerin kuvvetlendiği,kültürel ve ticari bağların arttığı, politik pozisyonların zaferle ve refahla karşılandığını anlatan Davutoğlu, 'Bütün bu bağlar aynı zamanda zayıf olduğumuz zamanlarda karşılıklı olarak birbirimize destek vermemiz, emperyalizm, kolonizm ve aynı zamanda çeşitli çatışmalar veya bir takım içsel anlaşmazlıklar olduğunda el ele verdik diğer grupların karşısına birbirimize doğru yaklaştık. Coğrafik olarak baktığımız zaman dünyanın öyle bir bölgesini paylaşıyoruz ki, bu bölgede deniz, kara ve hava yolları, ekonomiler ve insanlar birbiriyle son derece yakınlaşmaktadır" diye konuştu.
AFRİKA, ÖZEL İLİŞKİLERİMİZİN OLDUĞU BİR YERDİR
Davutoğlu, Afrikalılar ile Türkiyeliler'in her zaman için birbirlerine kardeş olduklarını dile getirerek, 'Biz Türkler olarak, Afrika'ya her zaman kollarımızı açtık, candan ve dostane bir şekilde karşıladık. İnsanlarımız her zaman için birbirleriyle bağlantılı oldular. Afrika sadece ilişkilerimizin sıradan olduğu bir yer diyemeyiz. Bu sadece eşsiz, benzersiz, özel ilişkilerimizin olduğu bir yerdir. Afrika bizim için dünyanın bir başka tarafı değil, Afrika bizim komşumuzdur, partnerimizdir, arkadaşımızdırö dedi. İkili ilişkilerin çok ciddi bir ivme kazandığını vurgulayan Davutoğlu, şunları söyledi: 'Biz şu anda dikkatimizi biraz daha ekonomik ilişkilerimize çevirmeye ve dünyanın karşılaşmış olduğu finansal zorluklar karşısındaki etkisine bakmak istiyoruz. Bu fikirlere baktığımız zaman bu sene sonu itibariyle 17 milyar dolara ulaşmasını beklediğimiz bu sayı 2010 yılında 14 milyar dolardı ve yaklaşık olarak bir yıl içinde yüzde 20'lik bir artış olduğunu görüyoruz. Ticari ilişkilerimiz de son derece ciddi bir şekilde gelişmekte. Biz sadece bir takım hammaddeleri almakla kalmıyoruz. Türk-Afrika işadamları aynı zamanda ticari zihniyetli ve birbirlerine de yakın bir işbirliği içinde olarak birbirleri arasındaki farklı fırsatları görmekte ve birbirlerinden hammadeler konusunda da fayda sağlamaktadır. Ticari ilişkiler her alanda artmaktadır. Yıllık bazda da Afrika'ya destekte bulunmaktayız. 1 milyon doları 2010-2013 Afrika Birliği bütçesine bir katkıda bulunacaktık"
Afrika'da yapılan Türk yatırımlarının şu anda yaklaşık 1 milyon dolar civarında olduğunun tahmin edildiğini aktaran Davutoğlu, 'Ancak biliyoruz ki bu 1 milyon dolarlık yatırım sadece bir başlangıçtır. Bu bölgeye baktığımız zaman çok ciddi bir takım radikal değişiklikler olduğunu da görüyoruz. Birçok Afrika ülkeleri çok başarılı bir takım seçimlerden geçerek kurumlarını yenilemiş ve çok daha detaylı bir şekilde istikrar, demokrasi ve refah seviyelerini arttırmışladır. Tunus, Mısır, Liberya ve Gine'de yapılan seçimler çok iyi bir yönetişime doğru geçtiklerini göstermiştir. İnsanlar, halklar, uluslar artık demokratik hakları için savaşmakta ve bunu daha iyi bir şekilde kullanmayı arzu etmekte. Onun için sosyal ve politik istikrar için seçimler çok önemli bir rol oynamaktadır. Aynı zamanda açlık, fakirlik veya da hastalıklar bir takım savaşlara ve bölgedeki korkunç boyutlara varan terörist aktivitelere baktığımız zaman bunların da olduğunu görüyoruz. Özellikle Afrika Boynuzu, Somali ve Libya'da olan örnekler hepimizi üzdü. Bu tür problemler için bizim yaklaşımımız 'Yurtta sulh, cihanda sulh' yaklaşımı olacaktır. Onun için sıfır problem yaşamak ışığında ilerlemek istiyoruz. Bu prensipler doğrultusunda ancak istikrar, güven ve dinginliğin bu bölgeye geleceğine inanıyoruz. Şu anda hepimiz bölgemize baktığımız zaman bir uyanış döneminden geçmekteyiz. Arap Baharı'na baktığımız zaman Arap Baharı kaçınılmazdır. Bu, şu andan itibaren paylaşılabilecek olan bir ilham haline gelebilir. Ancak bu sürecin gelişmesi vakit alacaktır. Bu doğrusal bir çizgi takip etmeyebilirdi, çok farklı dönemlerden geçildi. Ancak bu dönem geri dönülmez bir bahardır. Onun için Türkiye, bu bölgedeki insanların yanında olacaktır. Yasal olarak bir takım ilhamlarla, aynı zamanda yorulmaz bir şekilde ilham kaynağı olarak bölgede istikrar, huzur ve barışın öncüsü olmak ve yardımda bulunmak için elinden geleni yapacaktır" diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI GÜL'DEN Konya'YA DAVET
Afrika Birliği Dönem Başkanı Ekvator Ginesi Bakanı Eustaquio Nseng Esono da, Afrika ve Türkiye arasındaki dostlukları güçlendirmek ve derinleştirmek istediklerini vurgulayarak, 'Bunu her sene gerçekleştirmek istiyoruz. Ulusal, bölgesel ve kıtasal anlamda derinleştirmek istiyoruz. Kısa, orta ve uzun vadeli işbirliği alanları geliştirmek istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e teşekkür eden Esono, 'Çünkü bizi Konya şehrine davet ettiler" diye konuştu.














