Haber : DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR - Haberler

Haberi Paylaş

DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR

 - Güncelleme:
DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR

Adli Tıp Raporu ile Sezay'ın ölümü netlik kazanacak GAZİANTEP'te, 2 çocuk annesi Sezay Koçak Özahi, 3 Eylül günü boşanmak istediği eşiyle tartıştıktan sonra balkondan düşerek yaşamını yitirdi.

Adli Tıp Raporu ile Sezay'ın ölümü netlik kazanacak

GAZİANTEP'te, 2 çocuk annesi Sezay Koçak Özahi, 3 Eylül günü boşanmak istediği eşiyle tartıştıktan sonra balkondan düşerek yaşamını yitirdi. Eşinin intihar ettiğini öne sürdüğü Sezay Koçak Özahi'nin ailesi ise öldürüldüğünü iddia etti. Ölen kadının ailesinin avukatı Erkan Kuşçu, itirazları üzerine savcılık tarafından dosyanın genel soruşturma bürosundan cinayet büro savcılığına verildiğini belirterek, "Sezay'ın ölümü ile ilgili Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor, soruşturmanın seyrini değiştirecek" dedi.

Olay, 3 Eylül gecesi Güvenevler Mahallesi'nde meydana geldi. Özel bir şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalışan Sezay Koçak Özahi, iddiaya göre eşi Ali Özahi'ye boşanmak istediğini söyledi. İkili arasında çıkan tartışma sırasında Sezay Koçak Özahi, 3'üncü kattaki evlerinin balkonundan düşerek hayatını kaybetti.

2 çocuk annesi kadının ölümüyle ilgili başlatılan soruşturmada ifadesine başvurulan Ali Özahi, ifadesinde yatak odasında kavga ettiği eşinin hızla balkona yöneldiğini, kendisinin  peşinden gittiğini ancak yetişemeden aşağıya atladığını anlattı. Koca, sevk edildiği adliyede savcılık tarafından ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

AİLESİ İNTİHARA İNANMIYOR

Ancak Sezay Koçak Özahi'nin ailesi kızlarının intihar edeceğine inanmadığını ve cinayete kurban gittiğini öne sürdü. Ailenin avukatı Erkan Kuşçu'nun itirazının ardından dosya cinayet büro savcılığına devrildi. Yeniden başlatılan soruşturmada Sezay Koçak Özahi'nin eşi, komşuları ve yakınlarının yeniden ifadeleri alındı. Soruşturmanın cinayet şüphesiyle derinleştirilmesini umutlu bir süreç olarak değerlendiren avukat Erkan Kuşçu, bekledikleri Adli Tıp Kurumu raporunun duruşmanın seyrini değiştireceğini söyledi.

'ARTIK TÜM DELİLLERE TİTİZLİKLE YAKLAŞILACAK'

Avukat Erkan Kuşçu, olayın cinayet savcılığına intikal etmesinin umut verici bir durum olduğunu ifade etti. Dosyada herhangi bir tutuklu olmadığından dolayı işleyişin yavaş gittiğini belirten Kuşçu, dosyanın cinayet büro ekipleri tarafından incelenmeye başlamasının ardından tüm delillere titizlikle yaklaşılacağını ifade ederek, "Olayın ilk gününden bu yana cinayet şüphesi olmasa da taleplerimiz ile dosya cinayet büro savcılığına aktarılmış ve cinayet soruşturması olarak derinleşmiştir. Olayın tek şüphelisi tutuklanmadığı için Adli Tıp Raporu da henüz gelmedi. Olaya ilişkin tarafların tüm tanıdıkları soruşturmaya dahil edilecek. Böylece soruşturma daha da genişletilmiş olacak. Artık cinayet büroda incelenen dosyada tüm detaylara ve tüm delillere titizlik ile yaklaşılıyor" dedi.

'DETAYLI RAPOR BEKLİYORUZ'

Avukat Erkan Kuşçu, olayla ilgili detaylı rapor hazırlanmadığını belirterek, olayın intihar olmadığını iddia etti. Kuşçu, gelecek Adli Tıp Raporu'nun öneminin altını çizerek, "İlk otopsi işleminde kesin ölüm sebebi belirlenemeyip şüpheli ölüm denilince daha detaylı rapor hazırlanması ve kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş oldu. Gelecek olan raporun soruşturmanın seyrini değiştireceğine inanıyoruz. Olayın kesinlikle intihar olmadığını biz biliyoruz. Raporun da bu yönde geleceğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

'ARTIK KİMSE BU OLAYI İNTİHAR OLARAK DEĞERLENDİRMİYOR'

Sezay Koçak Özahi'nin kardeşi Neveser Özyalçın, olay günü birlikte oldukları ablasında hiçbir anormallik görmediklerini kaydetti. Ablasının çok neşeli olduğunu ve olayı en son kendilerinin öğrendiklerini öne süren Özyalçın, bu olaya artık herkesin cinayet gözüyle baktığını dile getirerek, "Biz hiçbir zaman olaya intihar gözüyle bakmadık. Artık yetkililer de öyle bakmamaya başladı. Olay gecesi birlikteydik. Bizim yanımızdan kalktıktan sonra bu olay meydana geldi. O akşam beraber yemek yedik. Her zamanki eğlenceli Sezay ile birlikte eğlenip güldük. Sonra da ayrıldık. Birkaç saat sonra babam Sezay'a ulaşamadığını söyledi. Aynı gün çocukları da kendisine ulaşamamış. Oğlu, annemi arayıp sormuş. 'Annem babamın telefonunda çok kötü şeyler yakaladı. Bende sizin eve geldi zannettim' demiş. Kimse o gece ulaşamayınca ben tekrar tekrar aradım ama açmadı. Sonrasında mesaj attım. Mesajım gider gitmez görüldü işareti geldi. Mesajdan sonra eniştemin kardeşi E.Ö. beni aradı ve Sezay'ın hastanede olduğunu söyledi" diye konuştu.

Eniştesinin olay anında ve hastanede sakin tavırlar sergilediğini söyleyen Neveser Özyalçın, eşi ölen bir insanın bu kadar sakin olmasına anlam veremediğini kaydetti.

'ABLAMIN TELEFONU OLAYDAN SONRA KULANILDI'

Neveser Özyalçın, ablası Sezay'ın telefonunda konuyu aydınlatabilecek bazı ses kayıtlarının olduğunu ileri sürdü. Olaydan sonra telefonu istediğini ancak kendisine verilmediğini ifade eden Özyalçın, ablasının vefat etmesinden 4 gün sonra bile telefona gönderdikleri mesajların okunduğunu söyledi. Savcılığın telefonu olaydan 10 gün sonra aldığını belirten Özyalçın, "Olaydan sonra telefonu ben istedim. Biliyordum içinde ses kayıtları olduğunu. Eniştemin kardeşinden telefonu istediğimde bana bilmediğini söyledi. Ancak bu sürede mesajlarda ve sosyal medyada hep görüldü işareti var. Telefon kullanılıyordu. Ablam vefat ettikten 4 gün sonra da telefon kullanılıyordu. Ablamın telefonu şirket telefonuydu. İş yeri istediğinde savcılığın telefonu aldığını söylemişler. Ancak bizim dilekçemiz üzerine olaydan 10 gün sonra telefon alındı. Canımız çok acıyor. Şüpheli şahsın dışarıda olması bizi yaralıyor. Hala bir tutuklama yok. Tutuklu olsaydı bir takım şeyler daha hızlı gelişecekti belki. Biz bu olayın tamamen aydınlatılmasını istiyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Sezay Koçak'ın görüntüsü

Parkta çocukları ile eğlenmesi

Erkan Kuşçu ile röp.

Neveser Özyalçın ile röp.

Olayın olduğu ev

Genel ve detay görüntüler

Haber : Kamera: Kadir GÜNEŞ / GAZİANTEP

Haber Kodu : 201011017

===========================

Koronavirüsü yenen üniversiteli: Nefes alamamak çok kötüydü

KONYA'da koronavirüse yakalanan ve yoğun bakımda tedavi gördükten sonra taburcu olan üniversite öğrencisi Muhammet Berk Gavgalı (20),  "Ben de diğer gençler gibi koronavirüsün bana bulaşacağını düşünmüyordum. Bulaşsa da çok kolay atlatacağımı sanıyordum.  Ancak virüs bulaştıktan sonra ilerleyen zamanlarda durumum gittikçe kötüye gitmeye başladı. Nefes alamamak çok kötüydü."dedi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği 3'üncü sınıf öğrencisi Muhammet Berk Gavgalı,  2 Eylül'de koronavirüs testinin pozitif çıkmasıyla evde karantinaya alındı.  6 gün boyunca evde öksürük ve nefes darlığı çeken Gavgalı, durumunun kötüleşmesi nedeniyle Konya Numune Hastanesi yoğun bakım servisinde tedaviye alındı.  4 gün  yoğun bakımda, 5 gün de serviste tedavisi yapılan Muhammet Berk Gavgalı, taburcu edildi.

'GENÇLERE KORONAVİRÜS BULAŞMAZ DİYE DÜŞÜNÜYORDUM'

Gençlere koronavirüsün bulaşmayacağını, bulaşsa da kolaylıkla atlatabileceği düşüncesi olduğunu belirten Gavgalı şunları söyledi:

"Testimin pozitif olduğu zaman şoke oldum. Öncesinde ben de diğer gençler gibi, koronavirüsün bana bulaşacağını düşünmüyordum. Bulaşsa da çok kolay atlatacağımı düşünüyordum. Ancak virüs bulaştıktan sonra ilerleyen zamanlarda durumum gittikçe kötüye gitmeye başladı. Nefes alamamaya başladım, yataktan dahi çıkamıyordum. Hastaneye gittiğimde hemen yoğun bakıma aldılar beni 4 gün orada geçirdim. Yoğun bakım kısmı çok zorluydu. Özellikle psikolojik olarak çok zorladı. Çünkü etrafımda hep entübe hastalar var. Bunlar da insanın psikolojisini bozuyor. Doktorlar günde 8 kez ilaç veriyorlardı. Atlattım ama şu an psikolojim de düzelmiş değil. Beni en çok yoran kısmı psikolojik oldu. Akciğerlerim hala tam iyileşmiş değil.Yoğun bakımda günler çok zor geçiyor. Yapacak hiçbir şey yok. Sadece yatıyorsun. Yemek veriyorlar, ilaç veriyorlar. Yoğun bakıma gelen doktorlarla bile konuşamıyorsun. Benim için o 4 gün çok zorlu oldu.  Çok yalnız hissediyordum kendimi. İyileşemeyeceğimi düşünüyordum, hep böyle gideceğini düşünüyordum.ö

'NEFES ALAMAMAK ÇOK KÖTÜYDÜ'

Hastanede geçirdiği süre boyunca yaşadıklarını anlatan Muhammet Berk Gavgalı,  "Ben de çoğu genç gibi düşünüyordum. Ama öyle düşünmemeleri gerekiyor kesinlikle. Bu hastalık herkese bulaşabilir. Ben önceden sigara da kullanıyordum günde 1 pakete yakın içiyordum. Sigara içenler daha çok dikkat etmeli. Sadece yaşlıların değil, gençlerin de dikkat etmesi gerekir. İlk başta kendimi bu hastane sürecine hazırladığımı düşünüyordum. Ama gittiğimde durum öyle değildi. Kendimi çok kötü hissettim. Durumumun ciddiye gittiğini düşündüm. Zaten doktorların sadece gözlerini görebiliyorsunuz. Yeşil veya beyaz kıyafetler içerisinde oluyorlar. Onlarla da konuşamıyorsun. Bu insanı iyice kötüleştiriyor. Yataktan çıkamıyorsun, ayağa kalkamıyorsun sadece yemek yiyebiliyorsun. Öksürdüğümde nefesim kesiliyordu. Konuşmaya çalışıyordum öksürüyordum. Öksürünce nefesim kesiliyordu. Yemek çok zor yiyordum. Bazı günler yemek yiyemediğim bile oluyordu. Çünkü yutkunurken öksürüyordum. Öksürünce de yine nefes alamıyordum. Nefes alamamak çok kötüydü. Hastaneye gittiğim ilk günlerde akciğerimin yüzde 75'i kapanmış zaten.ö diye konuştu.

'KORONAVİRÜS SAĞLIKLI İNSANLARA DA ÇOK CİDDİ ZARAR VEREBİLİYOR'

Daha önce hiç kronik rahatsızlığının olmadığını belirten Gavgalı, "Sadece diğer insanlardan farklı olarak sigara içiyordum. Başka bir hastalığa yakalansam hemen atlatırdım. Grip bile çok zor olurdum. Ama koronavirüs beni çok kötü etkiledi. Yoğun bakıma kadar giden ciddi bir süreçten geçtim. Şunu da görmüş olduk ki, virüs sağlıklı insanlara da çok ciddi zararlar verebiliyor.  "dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------

-Muhammet Berk Gavgalı detay

-Muhammet Berk Gavgalı röp.

Haber- Kamera: Hasah DÖNMEZ- Muhammed Salih BÜYÜKSAMANCI / KONYA

Haber Kodu : 201011067

==========================

Kara leylekler, Alaplı çayında görüntülendi

ZONGULDAK'ın Alaplı ilçesinde, nadir görülen kara leylekler, kuşların göç yolu olan Alaplı çayında görüntülendi.

Leyleklerin önemli göç yollarından biri haline gelen Alaplı çayında, dünya üzerinde nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ve Türkiye'de de nadir görülen kara leylekler görüldü. Kara leylekleri, uzun yıllardır kuşların göç yolları konusunda çalışmalar yapan Alaplı Belediyesi Sokak Hayvanları Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde görevli veteriner hekim Arif Aktürk fark etti. Arif Aktürk, Alaplı çayının leyleklerin göç yolu olduğunu ve kara leylekleri ilk defa gördüklerini söyledi.

3 tane olan kara leylekleri her gün takip ettiklerini belirten Aktürk, "Genelde mart ve nisan ayında burada yüzlerce değişik türde leylek görürdük. 3 tane ilk defa kara leylek gördük. Yazın sona ermesiyle Afrika'dan, ülkemiz üzerinden Avrupa'ya göç ediyorlar. Bir kısmı da kış için burada konaklayarak üreyenler de var. Kara leylek ilk defa gördük. Çok mutlu olduk. Onların korunması için takip ediyoruz" dedi.

Demirören Haber Ajansı / Kadir Güneş - Güncel

Adli Tıp Raporu Cep Telefonu Ölü Güncel Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu haber Demirören Haber Ajansı tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. Demirören Haber Ajansı tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı Demirören Haber Ajansı kurumudur.
title