Haberi Paylaş

Dha Yurt Bülteni-11

Dha Yurt Bülteni-11

Güncel Haberler

1)PEŞMERGELER, ERBİL-KERKÜK KARAYOLUNA YIĞINAK YAPTIIRAK Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) bağlı Peşmerge güçleri Kerkük'teki olayların ardından dün akşam saatlerinden itibaren Erbil-Kerkük karayoluna askeri yığınak yaptı.

1)PEŞMERGELER, ERBİL-KERKÜK KARAYOLUNA YIĞINAK YAPTI

IRAK Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) bağlı Peşmerge güçleri Kerkük'teki olayların ardından dün akşam saatlerinden itibaren Erbil- Kerkük karayoluna askeri yığınak yaptı.Yol üzerinde toprak yığınları ile mevziler oluşturulurken, ulaşım tek şerit olarak verilmeye başlandı.

Irak Ordusu ve Haşdi Şabi güçlerinin Kerkük'e girmesi ardından başlayan gerginlik devam ederken, bölgede askeri yığınağa da başlandı. IKBY, aynı zamanda Bağdat'a giden Erbil- Kerkük karayolu üzerinde yoğun askeri yığınak yaptı. Kerkük'ün Altınköprü kasabası yakınlarında karayolu üzerinde toprak yığınları ile yeni mevziler oluşturuldu.

Öte yandan, duble yol olan Erbil- Kerkük karayolu da kapatılarak tek şeride düşürüldü. IKBY'ye bağlı Zerevani Özel Kuvvetler Komutanlığı birlikleri Kerkük yolunda mevzilenirken, çok sayıda zırhlı araç da bölgede konuşlandı.

İran'dan gelen Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) peşmergeleri ve gönüllü peşmergeler de Kerkük yolu üzerinde mevzilenerek beklemeye başladı. Erbil'den Kerkük yönüne sürekli askeri araçların geçtiği görülürken, Kerkük girişinde de peşmerge tarafından mevzilerin kazıldığı öne sürüldü. Peşmerge güçlerinin, Erbil'den yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta bulunan kontrol noktalarında mevzilerini güçlendirdiği ve yol boyunca konuşlandıkları görülürken, olası çatışmalar nedeniyle dün Kerkük'ten kaçan ailelerin de yeniden evlerine dönmeye başladıkları ifade edildi.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

Erbil-Kerkük karayolunda alınan güvenlik önlemleri

Yolda kurulan mevzilerden görüntü

Peşmergelerden görüntü

Zırhlı araçlardan görüntü

Kum yığınlarından yapılan mevziler

Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Felat BOZARSLAN/DİYARBAKIR,

================================================

2)HABUR'DAN İHRACAT YAPAN İŞADAMLARI: IRAK'TAKİ KAOSTAN TÜM ÜLKE ETKİLENİR

HABUR Sınır Kapısı üzerinden ihracat yapan işadamları, Irak'ta yaşanacak bir kaostan tüm ülkenin etkileneceğini belirterek, ticari anlamda yaşadıkları kaygıları anlattı. Kuzey Irak'ın kendileri için tek pazar olduğunu belirten işadamı Nihat Bilişik, "Türkiye'deki işadamlarının yaklaşık 5 milyar doları Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ne bağlı illerde bulunan işadamlarının elindedir. Peşin çalışamadığımız için ticari anlamda güvenlik kaygımız var" dedi.

Irak'taki Bölgesel Kürt Yönetimi'nin 25 Eylül'de bağımsızlık referandumunun ardından Habur Sınır Kapısı üzerinden ihracat yapan işadamları, ticari anlamda güvenlik kaygısı yaşamaya başladı. İran ve Suriye yerine Irak'taki pazara ortak olan bölgedeki işadamları, referandum sonrası bir haftalık süreçte sınırdaki giriş-çıkışlarda aksama yaşandığı ancak ilerleyen günlerde sınır kapısının tekrar eski işleyişine geri döndüğünü anlattı. Türkiye'deki işadamları, Kuzey Irak'a ihracat yaptıktan sonra peşin para alamadık için mağduriyet yaşadıklarını söyledi. Türk ihracatçılar, yaklaşık 5 milyar dolar civarında sıcak paranın Kuzey Irak'taki Dohuk, Erbil gibi Kürt şehirlerinde yaşayan Iraklı işadamlarından tahsil edilmeyi beklediklerini açıkladı.

Silopili İşadamı Nihat Bilişik, yıllık 8.5 milyar dolar ihracatın sözkonusu olduğunu belirterek, "Habur Sınır Kapısı ülkemizin can damarıdır. Ülkemizin en büyük kapılarından bir tanesidir. Yaklaşık yıllık 8,5 milyar dolar ihracatımız söz konusudur. Bu rakam küçümsenecek bir rakam değildir. Irak bölgesel Kürt Yönetiminin yaptığı referandumdan dolayı ilk hafta kapımız etkilenmiştir. Günlük bin 200 giriş çıkış yapan kapımız 700'lere kadar düşmüştür. Bir hafta geçtikten sonra bu durum normale döndü. Tekrar sayımızı yakaladık. Bugün günlük bin araç giriş çıkışımız olmaktadır. Yalnız başka pazarımız olmadığından dolayı iş adamlarımızın hemen hemen yüzde 80'i Irak'a çalışmaktadır. Pazarın olmamasından dolayı orda finansal sıkıntılar çekmekteyiz. Paramızı almakta zorlanıyoruz. Peşin çalışmıyoruz. İran ve Suriye pazarlarımız olmuş olsaydı karşı tarafa gebe kalmamış olacaktık. Malımız da peşin satacaktık. Tek pazar olduğu için paramızı almakta zorlanıyoruz. Şuan orda olabilecek bir kaostan biz çok etkileneceğiz. Yani ülke olarak etkileneceğiz. Sanayicimiz etkilenecek, işadamımız, bölge halkı, hepimiz etkileneceğiz. Ticari anlamda güvenlik kaygımız var. Sonuçta yaklaşık şuanda Türkiye'deki işadamlarının yaklaşık 5 milyar doları Irak bölgesel Kürt Yönetimine bağlı illerde bulunan işadamlarının elindedir. Şuanda ticarette bir düşüş ya da yükseliş olmadı. Normal seyrinde devam etmektedir. Tek sıkıntımız finansal anlamdadır. İnşallah hükümetimiz diplomatik yollarla bir çözüme kavuşması için gerekli adımları atacaktır. Bu konuda ekonomi bakanı Nihat Zeybekçi'nde bir beyanı var. 'Irak bizim için önemli bir pazardır. Kapıların kapanması söz konusu değildir' demiştir zaten" dedi. Kuzey Irak'a yük taşıyan kamyon şoförleri, Kuzey Irak'taki Halil İbrahim Gümrüğü'ne girişte tüm araçların X-Ray cihazına yönlendirildiğini ve sağlık konusunda endişe duyduklarını kaydetti.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Habur Sınır Kapısı

-İşadamı Nihat Bilişik açıklaması

-Habur'dan detaylar

-Kamyon şoförleri ile röportaj

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Mehmet Selim YALÇIN-Eser PAZARBAŞI/SİLOPİ (Şırnak),

================================================

3)İKİ MİNİBÜS ALEV ALEV YANDI

İZMİT'te, arka arkaya duran park halindeki iki eski minibüs alev alev yandı. Olay, Fatih Mahallesi Akdeniz Sokak'ta meydana geldi. Engin ve Erdal Doydum kardeşlere ait uzun süredir arka arkaya park halinde duran iki minibüsten biri bilinmeyen bir nedenle alev aldı. Alevler yanında bulunan minibüse de sıçradı. Minibüslerin yandığını görenler itfaiyeyi aradı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü. Erdal Doydum sigara izmaritinin yangına neden olmuş olabileceğini belirterek, "Minibüslerin park halinde bulunduğu yere lise öğrencileri zaman zaman sigara içmeye geliyor. O öğrencilerin sigara izmaritlerinden yanmış olabilir. Ben öğrencilerden şüpheleniyorum" dedi.

Polis yangınla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Minibüslerin alev alev yanması (Cep telefonu)

-İtfaiye ekipleri soğutma çalışması yaparken

-Çevrede toplananlardan görüntü

HABER: Ergün AYAZ-KAMERA: Alişan KOYUNCU-İZMİT-DHA

=======================================================

4)TURİSTLERİ DUMAN ALTINDAKİ KENT ŞAŞIRTTI

MUĞLA'nın Bodrum İlçesi'nde, katı atık depolama tesisinde akşam başlayan yangın, turistik ilçeyi duman altında bıraktı. Yunan adalarından gemiyle kente gelen turistler manzarayı görünce şaşkınlık yaşadı.

Yokuşbaşı Mahallesi'ndeki katı atık depolama alanında dün (çarşamba) metan gazı sıkışması sonucu başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdü. Yangın ekiplerin çalışmasıyla bugün sabah saatlerinde söndürüldü. Ancak katı atık depolama alanından çıkmaya devam eden dumanlar gökyüzünü kapladı. Birçok vatandaş, kahvaltısını balkon ve dış mekanlar yerine evlerin ve otellerin içinde yapmak zorunda kaldı.

Gemiyle bu sabah Yunan adalarından kente gelen yabancı turistler de manzarayı görünce şoke oldu. Alman turist 55 yaşındaki Heidrich Möller, "Bodrum'a eşimle birlikte birçok kez tatile geldik. Bu kez de denizyolunu tercih ettik. Ancak sabah karşılaştığımız manzara bizi şoke etti, dağların üzerinden kentin üzerine dumanlar akıyordu" dedi.

Yangın bölgesinde inceleme yapan Bodrum Belediye Başkanı CHP'li Mehmet Kocadon, "Bodrum tam 40 yıldır bu çileyi çekiyor. Son olarak 2012'de belediye olarak bir proje yaptık, AB'nden fon da bulduk. Ancak 'orası olmaz, burası yasak' diyerek projeyi engellediler. Şu anda da Mumcular Mahallesi'nde yapmaya başladığımız modern katı atık tesisi de 'tarihi eser çıktı' denilerek durduruldu. Ne yeşile ne tarihe karşı saygısızlığımız var. Ancak yasaklamalarla bu iş olmuyor. Gelin yer gösterin dediğimizde ise kimse yer göstermiyor. Bodrum halkı bu zehri solumak zorunda değil, dünya markası olan bir kente bu manzara yakışıyor mu? Sonunda faturayı yine bana kesiyorlar. Oysaki bu sorun Bodrum'un, Muğla'nın sorunu olmaktan çıktı, ülke meselesi haline geldi. Devlet, Büyükşehir ve Bodrum ele ele verip bu sorunu acil olarak çözmekten başka çaremiz yok. Bizim üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Çöplük alandan görüntü

Çıkan dumanlardan görüntü

Bodrum şehrinden görüntü

Haber : Yaşar ANTER- Kamera: Hülya ELTEŞ / BODRUM (Muğla),

===============================================

5)CHP'Lİ CANKURTARAN'DAN 'MÜFTÜLERE RESMİ NİKAH YETKİSİ'NE TEPKİ

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilen ve müftülere resmi nikah kıyma yetkisi veren maddeye tepki göstererek, "AKP, müftülere nikah kıyılması olayını gündeme getirerek, aslında Türkiye'de din ve laiklik üzerinden suni bir tartışma yaratmaya çalışıyor" dedi. CHP'li Cankurtaran, Gaziantep'te partisinin il başkanlığını ziyaret etti. CHP İl Başkanı Hayri Sucu tarafından karşılanan Cankurtaran, partililerle bir araya geldi. Meclis'te onaylanan ve müftülere resmi nikah yetkisi veren maddeye tepki gösteren Cankurtaran, "Dün akşam müftülerin nikah kıyması olayı onaylandı. Şimdi Türkiye'de şuanda en önemli gündemler dış politika ve yurt içinde ekonomiyle ilgili veriler. AKP, dış ticaret açığı ve işsizlik oranı bu kadar yüksekken aslında hiç gerek olmadığı halde, ihtiyaç duyulmadığı halde müftülere nikah kıyılması olayını gündeme getirerek aslında Türkiye'de din ve laiklik üzerinden suni bir tartışma yaratmaya çalışıyor. AKP'nin bu oyunlarına geldiğimiz sürece bilelimki soframızdan bir ekmek parçası daha eksilecek" dedi. Türkiye'deki işsizlik sorununa da değinen CHP'li Cankurtaran, şöyle devam etti:  "TÜİK'in açıkladığı son verilere göre, işsizlik Türkiye'de 10.7 seviyesinde. Şimdi alındığı söylenen bunca önleme rağmen referandum sürecinde başlatılan sözde istihdam seferberliğine rağmen işsizliğin ateşi bir türlü Türkiye'de düşürülemiyor. Keza dış ticaret açığını, yurt dışındaki ilişkileri, sınır dışındaki operasyonları biliyorsunuz. Bu arada acaba bizim en önemli gündemimiz müftülerin nikah kıyması mı? Bizim bugün gündemimiz oysa çok daha fazladır. Şimdi Türkiye'de ekonomi hepinizin malumu herkes cebinden biliyor, vatandaşın cebi boş. AKP, hem dışarıdaki problemlerden, hem de içerideki ekonomi problemlerinin oturtulamamasından dolayı yatırımı teşvik edemiyor. Demokrasi olmayan yere, dış yatırım gelmez. Dış yatırımın olmadığı yerde yeni yatırımlar, fabrikalar, üretim yerleri açılamaz. Açılamadığı zaman da işsizlik alır başını gider. Türkiye'de bugün yapılması gereken öne önemli yatırım gerçekçi ekonomi politikalarıdır."

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) zammına ilişkin de açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Cankurtaran, "Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde olduğu gibi bize ölümü gösterip, sıtmaya razı ediyorlar. Önce yüzde 40 dediler. CHP mi çıkardı yüzde 40'ı? Hayır, kendileri çıkardı. İtiraz ettik tüm Türkiye olarak çok fazla dedik. Arkasından da yüzde 25'e razı ettiler. Toplumu adeta biraz daha düşük seviyeye çektik diye sevinir hale getirdiler. Önce ölümü göster, sonra sıtmaya razı et. Türkiye'de uygulanan politika maalesef bu" dedi.

GGörüntü Dökümü

--------------------

CHP İl Başkanlığı ve toplantıya katılanlar

Yasemin Öney Cankurtaran'ın konuşması

Genel ve detay görüntüler

(Haber-Kamera: Eyyüp BURUN-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 372 MB

====================================================

6)KURTLAR 40 KOYUNU TELEF ETTİ

ERZURUM'un Oltu İlçesi'nde çobanın uyuduğu sırada  sürüye saldıran kurtlar, 40 koyunu telef etti. Olay, geçen 17 Ekim akşamı Sarıkaya mevkiinde meydana geldi. Ali Dağaşan ve Temel Kul'a ait koyunları havaların aniden soğumasıyla birlikte Başaklı Köyü yaylasından Oltu'ya getiren çoban uyuyakalınca sürüye kurtlar saldırdı. Bölgeye inen 5 kurt, 40 koyunu telef etti.

Küçükbaş hayvan sahiplerinden Ali Dağaşan, "Krediyle aldığım koyunlardan yaklaşık 15 koyunum telef oldu. Devlet büyüklerimizden kredi ödemelerimin ertelenmesini istiyorum" dedi.

Temel Kul ise "Hayvanlarımız Sarıkaya mevkisinde gece konakladığı sırada çoban uyuyakalmış ve kurtlarda koyunlara saldırarak telef etmiş. Benim durumum hiç iyi değil, eşimden ayrıyım ve iki çocuğum var. Psikolojik tedavi görüyorum. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

Telef olan koyunlar

Pikap üzerinde telef olan ve yaralı koyunların görüntüsü

Temel Kul ile röp.

Sürüden detay

Kurtların geldiği dağ

Haber-Kamera: Murat AYDIN / OLTU (Erzurum),

(Süre: 326 DK / 541 MB)

=================================================

7)EVLENDİKTEN 8 GÜN SONRA ŞEHİT OLAN EŞİNİN MEZARINA GELİNLİĞİNİ SERDİ

BOLU'nun Gerede İlçesi'nde 25 yaşındaki Derya Sezer, evlendikten 3 gün sonra Kuzey Irak Zap bölgesinde operasyona giden ve şehit olan eşi 26 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş İlhan Sezer'in mezarına, düğünde giydiği gelinliği serdi. Şehit askerin mezarında boylu boyunca serilen gelinlik, görenleri duygulandırdı. Geçen pazartesi günü Kuzey Irak Zap bölgesinde PKK'lı teröristlerin el yapımı patlayıcıyı infilak ettirmesi ve ardından çıkan çatışmade şehit olan askerlerden, Bolu 2'nci Komando Tugay Komutanlığı'nda görevli Uzman Çavuş İlhan Sezer'in cenazesi, memleketi Bolu'nun Gerede İlçesi'ne bağlı Nuhören Köyü'nde toprağa verildi.

GELİNLİĞİ MEZARIN ÜZERİNE SERDİ

İlhan Sezer'in, şehit olmadan 8 gün önce 8 Ekim'de Gerede'de yapılan düğünle evlendiği Derya Sezer, cenaze törenine eşinin komando kamuflajı ve beresiyle katıldı. Cenazede, eşinin tabutu başında, 'Gönlümün efendisi' diyerek ağlayan, askerlerin omzunda cenaze aracına götürülen tabutun peşinden koşan Derya Sezer, düğünde giydiği gelinliği defin işleminin ardından eşinin mezarına serdi. Köyde kayınpederinin evinde taziyeleri kabul eden Derya Sezer'in, sadece eşinin mezarına gitmek için dışarıya çıktığı belirtildi.

GELİNLİK DUYGULANDIRDI

Definin ardından şehit askerin mezarını ziyaret edenler, Türk bayrağı ile birlikte boylu boyunca mezarın üzerine serilen gelinliği görünce duygulandı. Şehidin eniştesi Hakkı Ertuğran, İlhan Sezer'in evlendikten 3 gün sonra göreve gittiğini söyleyerek, "Gelin çok üzüldü giderken. Üzülse de yapacak bir şey yok. Bolu'da görevliydi ama sürekli oraya gönderiyorlardı. Düğünden sonra da hemen göreve gönderdiler. Hemen gitti. 'Allah'ın izniyle vatanımızı koruyacağız' dedi. Şehit oldu geldi. Düğününde çok mutluydu" dedi.

Hala Huriye Ertuğran ise gelinleri Derya Sezer'in dün 6 kez eşinin mezarına gittiğini anlatarak, "Sürekli, 'Beni de gömün yanına' diye ağlıyor. Defnedildikten sonraki akşam gelinliğini de gelmiş koymuş mezarına" diye konuştu.

DÜĞÜN İÇİN 28 GÜN İZİN ALMIŞ

Baba İsmail Sezer de düğün için oğlunun 28 gün izin alıp geldiğini söyleyerek, "Genellikle doğuya göreve gidiyordu. Düğünden hemen sonra da göreve gitti. Düğün için izin alıp gelmişti 28 gün. Sonra izini iptal oldu, geri çağırdılar. Evlendikten 3 gün sonra tekrar geri gitti" dedi.

Anne Azime Sezer de ayakta durmaya çalıştıklarını söyledi.

Görüntü Dökümü:

-------------------------

-Mezarın üzerideki gelinlik

-Gelinlik ve mezardan genel ve yakın plan görüntü

-Mezarda dua eden hala ve enişte

-Hala ve enişte ile röp.

-Şehidin annesi ve babası ile röp.

-Cenaze töreni (arşiv)

-Düğünden görüntü

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

=====================

(GÖRÜNTÜ EKİYLE YENİDEN)

8)YÜZÜNE ATEŞ EDEN GENÇ, 37'NCİ KEZ AMELİYAT OLACAK

KONYA'da 3 yıl önce tartıştığı kız arkadaşından ayrılan 22 yaşındaki Yusuf Yayla, tüfekle çenesinin altına ateş ederek yaşamına son vermek istedi. Yüzü parçalanan ve eski görünümüne kavuşmak için 3 yılda 36 ameliyat olan Yayla, 37'nci operasyona hazırlanıyor.

Konya'nın av tüfeği üretimiyle ünlü Huğlu İlçesi'nde oturan CNC operatörü Yusuf Yayla, tartıştığı kız arkadaşı V.T. ile ayrıldı. Bunalıma giren Yayla, 20 Kasım 2014 gecesi evdeki av tüfeğiyle çenesinin altına ateş ederek yaşamına son vermek istedi. Silah sesini duyan annesi 57 yaşındaki Kadriye Yayla, şofben tüpünün patladığını zannederek banyoya gittiğinde yüzü parçalanmış, kanlar içindeki oğlunun bedeniyle karşılaştı. Haber verilmesi üzerine gelen sağlık ekiplerinin müdahale ettiği Yusuf Yayla, ambulansla Beyşehir Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada tedavisi yapılan Yayla'nın çenesinin yanı sıra elmacık kemikleri, burnu ve dişlerinin parçalandığı belirlendi.

3 YILDA 36 AMELİYAT OLDU

Uzun tedavinin ardından Yusuf Yayla, Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Yayla'nın eski görünümüne kavuşması için ardı ardına ameliyatlar yapıldı. Burnu parçalandığı ve çenesi dağıldığı için trake deliğinden nefes alan Yayla'ya 3 kez baldırından alınan dokuyla kıkırdak nakli yapıldı, ancak tutmadı. 3 yılda burun, çene ve yüzünden 36 ameliyat olan Yusuf Yayla, 37'nci ameliyatı için "Son umudum" dediği Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'ne geldi.

DOKTORUNUN TAYİNİ ÇIKTI

AÜ Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özlenen Özkan'ın muayene ettiği Yusuf Yayla, tamamen parçalanan yüzünde doktorların çabasıyla kısmi toparlanma olduğunu söyledi. Konya'da ameliyatlarını yapan doktorların tayininin çıktığını belirten Yayla, "Bir arayış içine girdim. Yakınlarımın tavsiyesiyle Doç. Dr. Özlenen Özkan'la iletişime geçtikten sonra Antalya'ya gelmeye karar verdim. Konya'da 36 ameliyat geçirdiğimi kendilerine söyledim. Burada bu tür ameliyatların yapıldığını ve deneyimli bir ekiple tedavi edildiği cevabını aldım. Bu beni ve ailemi umutlandırdı" dedi.

GURUR MESELESİ YAPTI

Oğlunun kız arkadaşıyla ayrıldıktan sonra bunu gurur meselesi yapıp intihar girişiminde bulunduğunu anlatan Kadriye Yayla, silah sesini duyduğunda banyodaki şofben tüpünün patladığını zannettiğini söyledi. Banyoya gittiğinde korkunç manzarayla karşılaştığını kaydeden anne Yayla, "Çığlıklarım üzerine emekli hemşire olan komşumuz yardıma geldi. Yüzüne havlu bastırarak ambulansla hastaneye götürdük. Hastanede plastik cerrah vardı. İlk müdahaleler onlar tarafından yapıldı" diye konuştu.

'İNŞALLAH İYİLEŞECEK'

Daha önceki ameliyatların vücudun diğer bölgelerinden doku alınarak yapıldığını kaydeden Kadriye Yayla, "Burnundan 3 kez ameliyat oldu ancak kıkırdak tutmadı. Burnundan dördüncü ameliyata hazırlanırken doktorunun tayini çıktı. Bunun üzerine Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne başvurduk. Burada duyduklarımız bizi heyecanlandırdı. Yusuf 3 çocuğumdan en küçüğü. İnşallah iyileşip evimize döneceğiz" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------------

Yusuf Yayla'dan görüntü

Annesi Kadriye Yayla

İkilinden görüntü

Röp: Yusuf Yayla

Röp2: Kadriye Yayla

Haber- Kamera: Erol AKKIR/ANTALYA-DHA)

===========================================================

9)TUNCELİ'NİN OVACIK İLÇESİNDE KOMÜNİST PARTİLİ BELEDİYE'NİN ORGANİK ÜRÜNLERİ TÜRKİYE PAZARINI SALLIYOR

TÜRKİYE'nin ilk ve tek Komünist Partili Belediyesi olan Tunceli'nin Ovacık Belediyesi tarafından geçen yıl startı verilen organik nohut, fasulyenin ve bal üretimine talepler artıyor. Doğal ortamlarda yetişen arılardan elde edilen ve 216 bin mineral çeşidiyle Türkiye'nin en kaliteli balını üreticiden alarak, 81 ile pazarlayan Komünist Partili Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, ürünlere yoğun taleplerin olduğunu söyledi. Günlük ortalama 3 ton ürünü Türkiye'nin çeşitli illerindeki alıcılara gönderdiklerini anlatan Maçoğlu, belediyenin oluşturuğu kooperatif aracılığıyla satışların yapıldığını, ürünlerin ise belediyenin internet sitesinde müşterilere sunulduğunu aktardı. Maçoğlu, "Türkiye, komünizme çok hızlı alıştı. Bizi Türkiye'nin 81 ilinden arayan yüzlerce vatandaş Komünist bal, nohut ve fasülye sipariş veriyor. Bizi arayanlar ürünülerin özellikle Komünist olmasını istiyor" dedi.

"BİZİM BULLARDA 216 BİN POLEN ÇEŞİDİ VAR, TÜRKİYE'DE BU RAKAMA YAKLAŞAN BAŞKA BAL YOK"

Komünist Partili Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, ilk olarak Ovacık merkezde, daha sonraki yıllarda, Mazgirt, Hozat, Nazimiye ilçelerinde belirlenen çiftçilerin tamamen organik ortamda ürettikleri nohut ve kurufasuliyelerin kooperatif tarafından toplandığını ve belediye ile yapılan işbirliği ile Türkiye'nin her bölgesine pazarlandığını söyledi. Maçoğlu, Ovacık'ta üretilen balların Türkiye'nin en kaliteli balı olduğunu ve bunun yapılan analizler sonucunda kesinleştiğini belirterek, "Şuan Ovacık ilçesinde Munzur dağlarının eteklerinde bal üretimi yapan bir arıcımızın ballarını denetliyoruz. Üreticiden tüketiciye giden bütün aşamalarda hem biz, hem de üretici kooperatifimiz bu denetlemeleri sıklıkla yapıyor. 40 sertifikalı bal üreticimiz var. Bu bal üreticileri tamamen denetim altında ve ürettikleri bal iki çeşit. Birincisi tamamen doğal ortamda üretilen organik bal, diğeri ise karakovan dediğimiz ve Türkiye'nin en kaliteli balı olan balarımız var. Kesinlikle doğal olmayan hiçbir ürün arılara verilmiyor, verilmesine izin verilmiyor . Türkiye'de anzer balı ve çeşitli bölgelerde üretilen ballar 200 ile 1000 lira arasında satılıyor ama ortada bir analiz sonucu yok. Biz herşeyi kuralına uygun yapıyoruz. Ballarımız tamamen organik ve yaptırdığımız analizleri açıkladık. Bu analiz sonuçları Türkiye Arıcılar Birliği denetiminde yapılmıştır. Türkiye'nin en yüksek polen sayılı balını biz üretiyoruz. Bizim ballarda 216 bin polen çeşidi var. Türkiye'de bu rakama yaklaşan başka bal yok. Munzur yaylalarında 2 bin rakımlı dağlarda arılar 2 bine varan endamik bitki ve çiçekten özünü alarak balları üretiyor. Dolayısı ile tamamen doğal ortamda ve bu balları biz belediye ve kooperatif olarak üreticiden alarak Türkiye'ye 60 lira gibi bir ücretle pazarlıyoruz" dedi.

"TÜRKİYE KOMİNİZME ALIŞTI, ARILAR KOMİNİSTLEŞTİ"

Bal taleplerinin çok fazla olduğunu, her gün bir ton balı kargoya verdiklerini anlatan Başkan Maçoğlu, "Dersim Dağlarında Munzur eteklerinde ve yaylalarında üretilen doğal balları yani Komünist bal olarak Türkiye'ye tanıttığımız balları, geçen yıl pazara sunduk. Geçen yıl gelen taleplerin tamamını karşılayamadık. 2 ton organik balımız vardı, 50 ton talep vardı. Bu yıl üretim 40 ton ama talep iki katı. Biz tüketiciyi asla kandırmıyoruz. Balı alan tüketici tadını beğenmez ve  şekerli bal olduğunu düşünürse, yada organik olmadığını düşünürse anında iade edebilir. Biz de asla yanlış olmaz. Ballarımız Türkiye'nin en kaliteli balları ve Türkiye'nin her yöresinden bizi arayıp istiyorlar, Çanakkale, Trabzon, Rize, Mardin, Isparta, İstanbul, Ankara yani kasıca 81 ilden arıyorlar ve ilk söyledikleri 'Komünist bal var mı? Komünist bal istiyoruz' diyorlar ve galiba Türkiye Komünizme alıştı diyoruz artık" diye konuştu. Maçoğlu, giydiği arıcı kıyafetiyle Munzur Dağı eteklerinde bulunan bir arıcının peteklerini açarak ballarını inceledi. Arıcı kıyafeti giymesine rağmen eline eldiven takmayarak çıplak elle yüzlerce arının bulunduğu bal çerçevesini eline alan Başkan Maçoğlu, "Arılar elinizi sokmuyor mu?" şeklindeki bir soruya, "Geçen yıl Komünist bal demiştik ya arılar iyice bize alıştı. Yani arılar; biz komünistlere iyice alıştı, komünistleştiler bize dokunmuyorlar" dedi.

50 AİLE GEÇİMİNİ SAĞLIYOR

Belediye Başkan Maçoğlu, nohut ve fasuliye projesinin kooparatifleşmesi ile birlikte birçok kişinin de iş sahibi olduğunu hatırlatarak, "Kooparatifimizi kurduktan sonra ayıklama ve paketleme fabrikasını kendimiz kurduk, Şu an nohut ve kurufasuliyenin ayıklanması işinde 7 kadın arkadaşımız çalışıyor. Paketleme işinde 7 kişi daha çalışıyor ve şunu rahatlıkla söyleyeyim nohut, fasuliye ve bal paketleme pazarlama işinde toplam 50 aile geçimini sağlamaya başladı, iş sahibi oldu ve üreticimiz kazanmaya başladı. Komünist nohut, bal ve fasuliye Türkiye piyasasında en çok talep edilen ürünler haline geldi. Yoksulun iş sahibi olması, AŞ sahibi olması temel politikamız. Belediye hizmeti sadece altyapı, park yada bina yapmak değil, köylüyü, yoksulu, çiftçiyi kalkındırmaktır. Aynı zamanda bizim yöremiz yoksul ve biz yoksul insanları düşünmek durumundayız"diye konuştu.

"HER GÜN 1 TON NOHUT 1 TON KURU FASULİYE KARGOYA VERİYORUZ"

Türkiye'nin 81 ilinden bal, fasuliye ve nohuta talep olduğunu, arayan herkesin 'Komünist nohut istiyoruz' yada 'Komünist Fasuliye istiyoruz' dediğini aktaran Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, "Artık harcadığımız emeğin karşılığını hem biz, hem üretici çiftçimiz, hem de çalışanlarımız alıyor. Artık Türkiye bizim Komünist ürünlerimizi tanıyor talep ediyor. Kooperatif sistemi çok güzel işliyor. Ovacık dışında Pertek, Mazgirt, Nazimiye ve Hozat köylerinde de belirlenen üreticiler, bu yıl bize ürün getirdi. Tamamı organik, kalite kontrolleri yapıldı. Ama genel anlamda bu yıl ürün azlığı vardı. Bu yıl kurufasuliye rekoltemiz 100 ton civarında. Yine nohut rekoltemiz ise bu yıl geçen yıla göre düştü. Üretici verim az aldı. Şu an elimize 40 ton nohut geçti, bu bir aya 80 ton olur. Ama elimizde bir kilo bile kalmıyor. Ürettiğimizin iki katı sipariş alıyoruz. Her gün 1 ton bal 1 ton fasuliye ve 1 ton nohutu kargo ile 81 ildeki talep sahiplerine yolluyoruz. Ürünlerimizi alıp memnun kalmayana anında parasını iade ediyoruz. Tüketici kargoyu teslim aldıktan sonra parayı kargo teslimatı yapan kişiye vererek kapıda ödeme alıyoruz yani herşey sisteme bağlanmış kapıda teslim yapıyoruz. Müşteri telefonla beni arıyor Türkiye'nin en farklı noktalarında ürünlerin kesinlikle komünist olmasını özellikle belirtiyor buda bizi memnun ediyor. ürünlerimizi 3 kilo haline paketliyoruz ve en az 3 kilo almak zorunda  tüketici" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Munzur dağı eteklerinde bal üreten arıcılar ile görüşme

-Başkan Maçoğlu'nun arı peteklerini incelemesi

-Arıcı kıyafetleri ile arı peteklerindeki balları yakından incelemesi

-Arıcılar Birliği Başkanı ve Belediye başkanının birlikte petekleri kontrol etmesi

-Başkan elinde bal çerçevesi ile arıların içinde açıklama yapması

-Muhabir anonsu

-Başkanın Komünist arı espirisi yapması

-Nonut ve fasuliye paketleme tesisiden görüntüler

-Başkanın nohut ve fasuliye paketlememesi

-Başkanın notutları paketelere doldurarak tartması

-Kadınların paketleme yapmasından görüntüler

-Başkanın nohut ve fasuliye paketleme atölyesinde açıklama yapması

-Çalışanların kısa kısa konuşmaları

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ferit DEMİR/TUNCELİ, -

======================================================

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

Kürt Bölgesel Yönetimi Bodrum Kerkük Erbil Politika Güncel Haberler

Bu haber Demirören Haber Ajansı tarafından hazırlanmış olup habere Haberler.com tarafından hiçbir editöryal müdahalede bulunulmamıştır. Demirören Haber Ajansı tarafından hazırlanan bütün haberler sitemizde hazırlandığı şekliyle otomatik servis edilmektedir. Bu nedenle haberin hukuki muhatabı Demirören Haber Ajansı kurumudur.
title