Bahçeli'den Başbakan Erdoğan'a Cevap: Başbakan Gaflet Yolculuğuna Çıkmıştır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Geçen Hafta Grup Toplantısında "Siz Kim Oluyorsunuz?" Diyen Başbakan Erdoğan'a, "Bizim Meselemiz AKP'nin ve Başbakan'ın Siyasi Geleceği Değil, Ülkemizin ve Demokratik Rejimimizin Geleceğidir, Bu Konularda Görüşlerimizi Açıklamak da Başbakan'ın Keyfine ve İznine Tabi Değildir" Karşılığını Verdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen hafta grup toplantısında "siz kim oluyorsunuz?" diyen Başbakan Erdoğan'a, "Bizim meselemiz AKP'nin ve Başbakan'ın siyasi geleceği değil, ülkemizin ve demokratik rejimimizin geleceğidir, bu konularda görüşlerimizi açıklamak da Başbakan'ın keyfine ve iznine tabi değildir" karşılığını verdi. Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın, "Türk adaleti önünde hesap verme korkusu ile rasyonel düşünme kabiliyetini tamamen kaybettiğini' savunarak "Başbakan demokrasiyi, parlamenter rejimi ve partisini ateşe atacak ve siyasi ihtiraslarına kurban edecek bir gaflet yolculuğuna çıkmıştır" diye konuştu. Bahçeli, AKP ve Başbakan Erdoğan'a, "AKP, hakkındaki kapatılma davası bir neticeye varmadan, en kötü ihtimal üzerinden bir çıkış ve çözüm yolu bulmalı, her şeye rağmen demokrasinin işler halde devamını sağlayacak asgari basireti göstermelidir" önerisinde bulundu. Bahçeli, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin raporunun, AKP'nin dış cephede yürüttüğü "haysiyet kırıcı' kampanyanın son örneği olduğunu belirterek "burada asıl esef verici olan AKP yöneticilerinin Türkiye'ye hakaret edilmesinden duydukları sevinci saklayamamaları ve ülkesini, yargısını ve kurumlarını dışarıya jurnal etmeyi bir demokrasi onuru ve iftihar vesikası olarak görmeleridir. Türk milleti AKP'nin kadrolu ihbarcılarının düştüğü zilleti ibretle hatırlayacaktır" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP'nin Meclis'i çalıştırma kararına rağmen, partisinin 23. dönem 2. yasama yılının son grup toplantısında son siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Sözlerine Türk Milli Takımı'nı kutlayarak başlayan Bahçeli, MHP olarak Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, yardımcıları ve futbolculara Meclis Üstün Hizmet Ödülü verilmesi önerisinde bulunduklarını hatırlattı.
AKP'YE ÖNERİ
Grup konuşmasında, Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda tam bir bunalım yaşamaya başladığını ifade eden Bahçeli, toplumun kamplara bölündüğünü, kurumların ayrıştığını, geçmişte atılan husumet tohumlarının filizlendiğini ve müzmin hale gelen bunalımın derinleşerek siyaset aktörleri eliyle kurumsallaştığını söyledi. Bahçeli, "AKP Türkiye'sinde hissedilen derin buhran ve kargaşa nedeniyle devlete nizam veren bütün ölçü ve ayarlar kaçmış, siyasetin, güvenliğin, ekonominin, yönetimin bütün çivileri yerlerinden çıkmıştır. Bir yanda küresel güçlerin figüranı olduğu artık iyice ortaya çıkan AKP zihniyeti ile diğer yanda kendilerine Cumhuriyetin bekçiliğini vehmeden ana muhalefetin tavrı karşısında bunalan vatandaşlarımız huzura, esenliğe, güvene tam anlamışla hasret kalmıştır" dedi. İktidarın "benden sonra tufan' anlayışı ile Türk milletinin geleceğini ateşe atmaya niyetlendiğini savunan Bahçeli, şunları söyledi:
"Önerimiz, öncelikle 22 Temmuz seçimlerinden yüzde 47 oy desteği ile ve 341 temsilci ile Türkiye Büyük Millet Meclisinde tek başına iktidar sorumluluğu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Genel Başkanı'na ve yönetici kadrolarına yöneliktir. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin medyaya yansıyan görüşlerinde "Erken seçim' ihtimalinin önceliğine almadığı düşünüldüğünde, çözümde AKP kadrolarının rol almaları kaçınılmaz olmaktadır. Bu itibarla tek başına iktidar çoğunluğuna sahip Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, hakkında açılmış kapatılma davası için "ne olacaksa bir an önce olsun' aceleciliğine sığınarak sonucu bekleyeceği yerde, ilk genel seçime kadar, siyaseten hem kendisinin hem de Türkiye'nin önünü açacak girişimlere başlaması elzemdir. AKP hakkındaki kapatılma davası bir neticeye varmadan en kötü ihtimal üzerinden bir çıkış ve çözüm yolu bulmalı, her şeye rağmen demokrasinin işler halde devamını sağlayacak asgari basireti göstermelidir."
"BAŞBAKAN GAFLET YOLCULUĞUNA ÇIKTI"
MHP olarak yaptıkları önerilerin Başbakan Erdoğan da başka hassasiyetlere neden olduğunu ifade eden Bahçeli, "Türk adaleti önünde hesap vermek korkusu ile rasyonel düşünme kabiliyetini tamamen kaybeden Başbakan, demokrasiyi, parlamenter rejimi ve partisini ateşe atacak ve siyasi ihtiraslarına kurban edecek bir gaflet yolculuğuna çıkmıştır. Bizim amacımız kendisi ve partisiyle birlikte demokratik rejimi de peşinden sürüklemesinin önlenmesidir. Başbakan'ın MHP'ye yönelttiği çirkin suçlamalar, gerçekleri ısrarla ve inatla saptırmak isteyen tehlikeli bir psikolojinin tezahürleri olmuştur" diye konuştu.
"BAŞBAKAN'IN KEYFİNE VE İZNİNE TABİ DEĞİL"
Bahçeli MHP olarak AKP'nin ve Başbakan'ın siyasi geleceği ile uğraşmadıklarını, meselelerinin Türkiye'nin ve demokratik rejimin geleceği olduğunu dile getirdi. Erdoğan'ın, kendisine yönelik eleştirilerine Bahçeli şu karşılığı verdi:
"Görüşlerimizi açıklamak Başbakan'ın keyfine ve iznine tabi değildir. AKP kendi parti meclis grubuna uyguladığı düşünme ve konuşma yasağı ve sansürüne bizim de uymamızı herhalde beklememektedir. AKP'nin ve Başbakan'ın bu süreçte nasıl bir yol izleyeceği kendi bilecekleri bir iştir, buna karışan yoktur. Yargısız infaz yapmak ve genel başkanlarının feda edilmesini isteyen de yoktur. Yapılan sadece en kötü durum senaryosunu hatırlatmak ve buna şimdiden hazırlıklı olmanın her bakımdan yararlı olacağı konusunda kendilerini uyarmak ve milletimizle paylaşmaktır."
"MİLLİYETÇİLİK YÜZDE 8,3'E İNDİ, TESLİMİYETÇİLİK YÜZDE 34,3'E YÜKSELDİ"
Başbakan Erdoğan'ın, MHP'nin oyunun yüzde 18'den yüzde 8,3'e indiğine yönelik sözlerini de değerlendirdi. MHP'nin oyunun yüzde 8,3'e inmesini yalnızca demokratik siyasi mücadelenin doğal sonucu olarak görmenin "safdillik' olacağını kaydeden Bahçeli, "Bilinmelidir ki; Sayın Başbakan'ın örnek verdiği 3 Kasım 2002 seçimlerinin sonucunda oluşan Meclis aritmetiği,kendilerine taşeron arayan küresel geçlerin yönlendirdiği kirli siyasetin eseri olarak ortaya çıkmıştır. MHP'siz siyasetin kurgulandığı bu senaryoda, baş aktörün AKP olduğu artık belli olmuştur. Milliyetçilik yüzde 8,3'e inerken, teslimiyetçilik yüzde 34,3'e yükselmiştir"dedi. Erdoğan'ın "siz kim oluyorsunuz?" sözüne "Biz Milliyetçi Hareket Partisiyiz" karşılığını veren Bahçeli, "mağdur oluruz ancak mağrur dururuz, istismarını asla yapmayız, aksi bize yakışmaz. Biz Milliyetçi Hareketiz. Dün ne isek bugün de oyuz" dedi.
AKPM RAPORUNA SERT TEPKİ
Bahçeli grup konuşmasında, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nin Türkiye'yle ilgili raporunu da değerlendirdi. Milliyetçi Hareketi siyasi rakiplerinden merhamet dilenmekle itham eden Başbakan Erdoğan'ın partisinin milletvekillerinin Avrupalılar nezdinde yaşadıkları rezalete dönüp bakmasının siyasi ahlak gereği olacağını söyleyen Bahçeli, şunları söyledi:
"Burada asıl esef verici olan ve üzerinde durulması gereken husus, AKP yöneticilerinin Türkiye'ye hakaret edilmesinden duydukları sevinci saklayamamaları ve ülkesini, yargısını ve kurumlarını dışarıya jurnal etmeyi bir demokrasi onuru ve iftihar vesikası olarak görmeleridir. Bu girişimi başlatan ve raporun kabul edilmesi için kulis yapan bu şahıslar Türk milletvekili olduklarını unutsalar bile,Türk milletin Türkiye'nin aşağılanmasını siyasi basamak olarak kullanmak isteyen AKP'nin "kadrolu ihbarcılarının' düştüğü zilleti ibretle hatırlayacaktır. AKP'nin yalnızca kendisi için kurguladığı demokrasi anlayışı sonucunda, siyaset değer ve çözüm üretme yeteneğinden uzaklaşmış sadece "kendine demokrat' siyaseti ile bozulma ve kokuşma her tarafa yayılmıştır."
"AKP'NİN HESABINI VERECEĞİ GÜNLER YAKIN"
Bahçeli grup toplantısında ekonomideki gelişmeleri de değerlendirdi. AKP'nin Türkiye'yi "sıcak para tüccarları'na peşkeş çektiğini öne sürerek "milletimizin soyulmasına göz yomuna AKP iktidarının yaptıklarının hesabını vereceği günler yakındır.Unutulmamalıdır ki yanlışı bilerek işlemek, sonra yanlışlığın ortaya çıkaracağı olumsuzluktan korkup gerçeği saklamak bir telaşın tezahürüdür. Siyasi tarihimiz böylesine telaşlar içinde çırpınan politikacıların hazin örnekleriyle doludur. Başbakan Erdoğan ve arkadaşlarını da böyle bir akıbetin beklediğini şimdiden söylemek bir kehanet olmayacaktır" diye konuştu. Elektrik zammına tepki gösteren Bahçeli, enerjideki sorunların Milli güvenlik meselesi haline geldiğini ancak AKP hükümetinin bu sorunları laf üreterek geçiştirmeye çalıştığını söyledi. Bahçeli, "Erdoğan ve hükümetinin utanmadan sistemleştirdiği elektrikteki otomatik zam mekanizması ile 4 kişilik ailenin aylık elektrik faturası 100 YTL'ye yaklaşacaktır. Bu meseleyi de kapatma davasına bağlayıp bağlamayacağını merak ettiğimiz Başbakan'ın siyasi feraseti artık tam anlamıyla tükenme noktasına gelmiştir. AKP iktidarı süresince enerji alanında ortaya çıkan sorunlar, artık vatandaşımızın karanlığa mahkum edileceği bir aşamayı işaret etmektedir. Aziz milletimiz bu zillete layık değildir" dedi.
MİLLETVEKİLLERİNE 'MECLİS ÇALIŞMALARINA KATILIN'TALİMATI
Bahçeli konuşmasının sonunda AKP'nin Meclis'i, kapatma davası sonuçlanana kadar çalıştırma kararını da değerlendirdi. Bahçeli, "Meclis'in tatile çıkması konusunda Danışma Kurulu'nda partiler arasında bir ittifak sağlanamamış olmasına rağmen, siyasal arayışlara giren ve kendi milletvekillerini millete göndermek istemeyen Adalet ve Kalkınma Partisi'nin çoğunluğu ile Meclis, tatil için karar almamıştır." Dedi. Partisinin son grup toplantısını yaptıklarını belirten Bahçeli, milletvekillerinden Meclis çalışmalarına katılmaları ve tatile girdikten sonra da seçim bölgelerine gitmelerini istedi. (ANKA)
(EG/ZG)

















