2020'de ABD'nin gündemine Kovid-19 salgını ve protestolar damga vurdu - Haberler
Haberi Paylaş

2020'de ABD'nin gündemine Kovid-19 salgını ve protestolar damga vurdu

AA - Lokman Vural Elibol - Güncel
 - Güncelleme:

ABD'de yıl boyu süren çeşitli siyasi çalkantılara, 3 Kasım'daki başkanlık seçimlerine ve siyahi George Floyd'un ölümünün ardından patlak veren ırkçılık tartışmalarına rağmen 2020'de ülkenin ana gündemini, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını belirledi.

ABD'de yıl boyu süren çeşitli siyasi çalkantılara, 3 Kasım'daki başkanlık seçimlerine ve siyahi George Floyd'un ölümünün ardından patlak veren ırkçılık tartışmalarına rağmen 2020'de ülkenin ana gündemini, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını belirledi.

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan ABD'nin nasıl Kovid-19 salgınının merkez üssü haline geldiğine ve bunun hem sağlık sistemine hem de ekonomik yansımalarına ilişkin tartışmalar aylarca sürdü.

Salgınla ilgili verileri derleyen Worldometers'a göre, toplam 20 milyona yakın Kovid-19 vakası ve virüs nedenli 340 binden fazla can kaybı ile ABD, "dünyada pandeminin en fazla etkilediği ülkeler listesinde ilk sırada" yer aldı.

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan ABD'nin nasıl Kovid-19 salgınının merkez üssü haline geldiğine ve bunun hem sağlık sistemine hem de ekonomik yansımalarına ilişkin tartışmalar aylarca sürdü.

İlk Kovid-19 vakası 21 Ocak'ta Washington'da çıktı

Kovid-19 virüsü ABD'de ilk kez 21 Ocak'ta görülürken, Washington eyaletinde yaşayan ve Vuhan kentinden dönüşünde testi pozitif çıkan Amerikalı, ülkedeki ilk vaka oldu.

ABD Başkanı Donald Trump, 22 Ocak'taki basın toplantısında, ilk kez Kovid-19 virüsü hakkında bir değerlendirme yapıp, "Her şey kontrolümüz altında. Çin'den gelen sadece 1 kişi virüse yakalandı. Her şey iyi olacak." ifadesini kullanmıştı.

Çin ise 23 Ocak'ta, Kovid-19 vaka ve ölü sayısının artmasıyla yaklaşık 18 milyon kişinin yaşadığı Vuhan ve çevresini sıkı tedbirlerle karantinaya aldı.

Ocak sonuna gelindiğinde dünya genelinde ölü sayısı 200'ü, vaka sayısı da 9 bin 800'ü geçti. DSÖ, toplum sağlığı konusunda Kovid-19 için "küresel acil durum" ilan etti.

ABD, 2 Şubat'ta Çin'in Hubei bölgesinden yapılan seyahatlere sınırlama getirdi, yabancı ülke vatandaşlarının ülkeye girişini reddederken, ülkeye dönen ABD vatandaşlarına da 2 hafta evde karantina şartı getirdi.

3 Şubat'ta da Trump yönetimi, salgın nedeniyle "halk sağlığı acil durum" ilan etti. Kovid-19 salgınıyla mücadele için "Koronavirüs Görev Gücü" oluşturuldu.

Ancak Trump'ın 10 Şubat'ta Fox News'e verdiği mülakattaki, "Nisanda havaların ısınmasıyla virüs mucizevi şekilde yok olacak." şeklindeki sözleri, kamuoyunda uzun süre konuşuldu.

İlk Kovid-19 bağlantılı ölüm şubat sonunda görüldü

29 Şubat'ta ABD'nin Washington eyaletindeki Evergreen Sağlık Merkezi'nde ilk Kovid-19 kaynaklı ölüm gerçekleşti.

6 Mart'ta California'da 3 bin 500 kişiyi taşıyan Kruz gemisinde 21 yolcunun Kovid-19 testinin pozitif çıkması, ülkedeki salgın endişesini yeni bir boyuta taşıdı. Gemi, günlerce California açıklarında tutularak limana yaklaştırılmadı.

11 Mart'ta DSÖ, salgını küresel ölçekte "pandemi" olarak ilan etti. Trump da 13 Mart'ta ülkede "ulusal düzeyde acil durum" ilan ederek, virüsün yayılmasını engellemek için federal kaynakları harekete geçirdi, aynı gün İngiltere ve İrlanda dışında 26 Avrupa ülkesine "seyahat yasağı" getirdi.

ABD'de günlük verileri takip eden Kovid İzleme Projesi (Covid Tracking Project) verilerine göre, tarihler 16 Mart'ı gösterdiğinde ABD'de Kovid bağlantılı toplam can kaybı 100'ü geçti, vaka sayısı ise 7 bin 400'e yaklaştı.

ABD'deki salgının çıkış noktası olan California, 19 Mart'ta temel hizmetler dışındaki vatandaşlara yönelik "evde kal" emriyle ülkede ekonomisini kapatan ilk eyalet oldu.

New York, ABD'nin "Vuhan"ı haline geldi

New York'ta ilk Kovid-19 vakası, 1 Mart'ta Manhattan'da yaşayan sağlık çalışanı bir kadında çıktı. 25 Şubat'ta ziyaret ettiği İran'dan döndükten 5 gün sonra testi pozitif çıkan kadın, evinde karantinaya alındı.

4 Mart'ta vaka sayısı 11'e, 7 Mart'ta 89'a çıkınca New York Valisi Andrew Cuomo "acil durum" ilan etti.

Vaka sayıları hızla artarken, New York Belediyesi hastaların toplu taşımadan uzak kalması, insanların da mümkünse kalabalıklara karışmaması yönünde uyarılar yapmak zorunda kaldı.

İnsanlar salgın korkusunun sebep olduğu panikle alışveriş yerlerine akın ettiği, başta tuvalet kağıdı olmak üzere su ve gıda stoku için birbirlerini ezdiği görüldü, marketlerde raflar boşaldı. Yüz maskesi ve hijyen malzemeleri kısa sürede tükendi.

Bir hafta içinde New York'ta okullar kapatılarak internet üzerinden eğitime geçildi, Broadway gösterileri, müzikaller, spor müsabakaları iptal edildi veya ertelendi, müzeler kapatıldı.

New York'ta gözde mekanlar, "seyyar hastaneye" dönüştürüldü

Mart ortasına gelindiğinde New York'ta hastaneler dolmaya başladı. Beyaz Saray, donanmaya bağlı 1000 yataklı USNS Comfort Hastane Gemisini yardım için New York'a göndereceğini duyurdu.

İlk ölümün üzerinden 10 gün geçmeden 23 Mart'a gelindiğinde, 125'i New York şehri içinde olmak üzere, eyalet genelinde ölü sayısı 157'ye, vaka sayısı da 21 bine ulaştı.

27 Mart tarihi ise ABD açısından dönüm noktası oldu, yeni tip koronavirüs salgınında ABD, Çin ve İtalya'yı geride bırakarak "dünya sıralamasında ilk sıraya" yerleşti.

Aynı tarihte ABD Senatosu, hastanelere, küçük iş yerlerine, yerel ve eyalet hükümetlerine yönelik 2 trilyon dolarlık Kovid-19 yardım paketini geçirdi, ertesi gün de Temsilciler Meclisinde onaylanarak Trump tarafından imzalandı ve yürürlüğe girdi.

Mart sonunda New York'un en prestijli uluslararası fuar alanı Javit Kongre Merkezi, Kovid-19'la mücadele kapsamında askerler tarafından hastaneye çevrildi ve Central Park'a çadır hastaneler kuruldu.

Sokakların boşalmasıyla "hayalet şehre" dönüşen Manhattan'da dünyaca ünlü markaların olası yağmaya karşı mağaza vitrinlerini boşalttığı, bazılarının da vitrinlerini tahta plaka ve kalaslarla korumaya aldığı görüldü.

Nisan "sancılı" geçti

Nisan, Kovid-19 salgının en zor geçtiği ay oldu. 1 Nisan itibarıyla ABD'de ölü sayısı 5 bin 336 olurken, vaka sayısı 223 bini geçti.

Salgının merkez üssü haline gelen New York'ta vaka sayısı 83 bin 712, ölü sayısı da 1941'e ulaşırken, 2 gün sonra ise vaka sayısı 100 bini aşarken, ölü sayısı da 3 bine yaklaştı.

Ölü sayısındaki beklenmedik artışlar nedeniyle New York'ta hastanelerin morgları yetmemeye başladı, belediye hastanelere 80 soğutucu mobil morg tırı gönderdi.

Irkçılık karşıtı gösteriler

ABD'de 2020'de gündeme damgasını vuran en önemli olaylardan biri de polis şiddeti sonucu hayatını kaybeden siyahi Amerikalı George Floyd'un gözaltı sırasındaki "anne" ve "nefes alamıyorum" sözleriyle çığ gibi büyüyen ırkçılık ve polis şiddetine karşı protestolar oldu.

ABD, 2020'de Floyd'un ölümünün ardından ırkçılık ve polis şiddetine karşı başlayan protestolarla tarihinin en büyük toplumsal ayaklanmalarından birini yaşadı.

Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde 25 Mayıs'ta polisin 8 dakika süreyle boynuna diziyle basarak gözaltına alması sonucu hayatını kaybeden Floyd'un son anlarının kameralara yansıması ülke geneline yayılan ve haftalar süren protestolara neden oldu.

Floyd, ABD'de polis şiddeti sonucu ölen ne ilk ne de son kişi olsa da boynu polisinin dizinin altında nefes almaya çalışırken can vermesi yıllardır süre gelen sistematik ırkçılık, eşitsizlik ve adaletsizliğe karşı bardağı taşıran son damla oldu.

Floyd'un son anlarının kameralara yansıdığı görüntüler, sadece Floyd değil her yıl polis şiddeti sonucu hayatını kaybeden Breonna Taylor gibi çok sayıda siyahi için adalet aramak isteyen milyonları harekete geçirdi.

Floyd'un ölümüne neden olan polis memuru Derek Chauvin'in, 29 Mayıs'ta tutuklanması göstericileri sakinleştirmeye yetmedi.

Milyonlarca kişi ABD'yi kasıp kavuran yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen ırkçılığa ve polis şiddetine son verilmesi için sokaklara çıktı.

George Floyd'un ölümü, İngiltere'nin Bristol kentinden, ABD'de Virginia'ya köle sahiplerinin heykellerinin yıkıldığı küresel bir hareketi ateşledi.

Floyd'un hayatını kaybetmeden önceki "Nefes alamıyorum" sözleri "Black Lives Matter" (Siyahların Hayatı Değerlidir) hareketinin sloganı haline gelirken, ABD'de yıllardır devam edem sistematik ırkçılık tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

AA / Lokman Vural Elibol - Güncel

Amerika Birleşik Devletleri, Koronavirüs, Irkçılık, New York, Güncel, Haberler

beğendim
alkışladım
beğenmedim
güldüm
üzüldüm
sinirlendim
şaşırdım
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title