Gül, Talabani Onuruna Akşam Yemeği Verdi

Gül, Talabani Onuruna Akşam Yemeği Verdi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bir Diktatörün Kurduğu Baskı Rejiminin Acı Tecrübelerini Yaşayan Irak Halkı, Bölgedeki Sorunları İşbirliği ve Dayanışma Ruhuyla Ele Almalıdır. Halklarımız İçin Çok Daha Güvenli Bir Gelecek Kurmak İçin İşbirliği ve Eşgüdüm Ortak Hedefimiz Olmalı" Dedi.

Gül, Talabani Onuruna Akşam Yemeği Verdi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bir diktatörün kurduğu baskı rejiminin acı tecrübelerini yaşayan Irak halkı, bölgedeki sorunları işbirliği ve dayanışma ruhuyla ele almalıdır. Halklarımız için çok daha güvenli bir gelecek kurmak için işbirliği ve eşgüdüm ortak hedefimiz olmalı" dedi.

Gül, resmi davetlisi olarak Ankara'da bulunan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani onuruna Çankaya Köşkü'nde bir akşam yemeği verdi. Yemeğe, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Iraklı bakanlar, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Ahmet Muratlı, gazeteciler Cengiz Çandar, Mehmet Ali Birand, İlnur Çevik'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Gül ve Talabani, konukları yemek salonunun kapısında karşıladı. Talabani, yemeğe davetli olarak katılan Çandar, Birand ve Çevik'e yakın ilgi göstererek kendilerini öptü.

'ANKA KUŞU' ÖRNEĞİ Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yemekte yaptığı konuşmada, Talabani'nin ziyaretinin Türkiye-Irak ikili ilişkilerinin geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olmasını ümit ettiğini ve böyle olacağına inandığını söyledi. Ziyaretin sembolik anlamlarla yüklü olduğuna işaret eden Gül, Türkiye ve Irak'ın, ortak bir kültürel ve tarihi mirası paylaşan iki dost ve komşu ülke olduğunu ifade etti. İki ülke halklarının kardeş ve akraba olduğunu anlatan Gül, Türkiye ve Irak arasındaki bağların da çok derin ve kuvvetli olduğunu kaydetti. Talabani'nin, Türkiye'yi ziyaret eden, tarihte ilk seçilmiş Irak Cumhurbaşkanı olmasının da büyük önem taşıdığına dikkati çeken Gül, "Bu ziyaret, iki modern demokrasinin buluşmasını da sembolize etmektedir" diye konuştu. Talabani'nin, siyasi kariyerinde Irak'ta demokrasinin gelişmesine katkı yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Gül, bu ziyaret vesilesiyle Irak'ın yeni ulusal sembolünün, yani bayrağının, Türkiye semalarında dalgalanmasının da önemine de değindi. "Bu, Irak gibi kadim bir ülkenin yeniden doğuşunun bir sembolüdür" diyen Gül, küllerinden yeniden doğan anka kuşunun, Irak mitolojisinin önemli bir sembolü olduğunu hatırlattı.

"TERÖRİZM HEPİMİZİ YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR" Talabani'nin ziyaretinin, sembolik yönlerinin yanı sıra zamanlaması ve güncel meseleleri ele almaya imkan vermesi bakımından da önemli olduğunu dile getiren Gül, ziyareti sadece Irak'ın değil, bütün bölgenin ve dünyanın çeşitli kritik sorunlarla karşı karşıya bulunduğu bir döneme rastladığını bildirdi. Gül; şiddet ve terörizm, dini ve etnik fanatizm, enerji ve su güvenliği, yoksulluk ve salgın hastalıklarla mücadele, iklim değişikliği ve çevre meselelerinin oluşturduğu riskler, mülteci sorunları, yasadışı göç, insan ticareti ve uyuşturucu ile mücadelenin herkesi çok yakından ilgilendirdiğini söyledi. Gül, Türkiye ve Irak gibi bölgenin iki büyük ülkesinin böyle bir dönemde ilk kez en üst düzeyde istişarelerde bulunuyor olmalarının ayrıca önem taşıdığını kaydetti. Türkiye-Irak ilişkileri ve işbirliğinin sadece iki ülke halklarını ilgilendirmediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye ve Irak birlikte çalışarak bölgemizde ve dünyada barış, uyum, istikrar, kalkınma ve refaha olumlu katkıda bulunabilirler.

Bunu başarabilecek imkanlara, böyle bir potansiyele ve yeteneğe sahip iki ülkeyiz. Gerçekten de, Türkiye-Irak ilişkilerinin boyutlarını oluşturan siyasi diyalog, ticaret, ulaştırma, enerji, güvenlik, kültür ve diğer alanlar bölgesel olarak olumlu sonuçlar yaratabilecek niteliktedir" dedi.

"TALABANİ'YE ÖVGÜ" Gül, Türkiye'nin, Irak'ın siyasi birliğinin, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin en güçlü destekçisi olduğunu da vurguladı. Türkiye'nin, Irak'la ilişkilerini çok boyutlu bir bütün olarak gördüğünü belirten Gül, "Irak'la ilişkilerimizi bütün alanlarda güçlendirmek için kapsamlı bir önlemler dizisini hayata geçirmek istiyoruz" mesajını verdi. Talabani ile bütüncül, ayrıntılı ve samimi görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Gül, Talabani'nin engin tecrübesi ve vizyonunun, istişarelere zenginlik kattığını söyledi. "Sadece endişelerimizin değil, hedeflerimizin de ortak olduğunu vurgulamak isterim" diyen Gül, bu anlayışla Irak Hükümeti'ne ve halkına desteği en üst seviyeye yükseltmeye büyük önem atfettiklerini kaydetti. Gül, Irak halkının çektiği acıların sona ermesine azami katkıda bulunmaya devam etmeye kararlı olduklarını vurguladı.

"EŞGÜDÜM OLUŞTURMALIYIZ" Gül; Ortadoğu'nun zengin doğal, insani ve ekonomik kaynak çeşitliliğine sahip olduğunu, bugüne kadar bu kaynakların bölge halklarının çıkarları için ve akılcı biçimde kullanılmasında başarısız olunduğunu söyledi. Bu kaynakların savaş, baskı ve yolsuzluklarla heba ve israf edildiğini dile getiren Gül, şöyle konuştu:

"Fırsatçı, sorumsuz ve maceracı bir diktatörün ve onun kurduğu baskı rejiminin kendi halkına verebileceği zararın en acı tecrübelerini yakın geçmişte Irak halkı yaşamıştır. Böyle bir rejimin sadece kendi halkına değil, bölge halklarına da verdiği zararı hepimiz yaşadık. Dolayısıyla, bölgemizdeki siyasi ve ekonomik sorunların çözümünde de bölge halkları, bölge gerçeklerini ahlaki sorumlulukları çerçevesinde, işbirliği ve dayanışma ruhuyla, kendileri ele alabilmelidir. Halklarımız için çok daha iyi ve güvenli bir gelecek kurmak amacıyla böyle bir işbirliği ve eşgüdümün oluşturulması ortak hedefimiz olmalıdır. Türkiye ve Irak arasındaki farklılıkların çözülmesi konusundaki çabalarımızda başarılı olacağımıza ve gelecek nesillerimizin çıkarlarına hizmet etmek bakımından ortak bir vizyon oluşturacağımıza içtenlikle inanıyorum." "TÜRK ORDUSUNA ŞÜKRANIZ" Irak Cumhurbaşkanı Talabani ise, Türkiye'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Ülkenize yapmakta olduğumuz bu ziyaret, her şeyden öte bir dostluk mesajı olmakla birlikte Sayın Cumhurbaşkanı Gül'ün de vurguladığı gibi mevcut kardeşliğin ve akrabalığın bir göstergesidir" dedi. Irak'ta çağdaş ve demokratik temellere dayalı bir devlet kurmaya yöneldiklerini ve Irak halkının kalıcı bir anayasayı oylamayla kabul ettiğini belirten Talabani, "Bizler istikrarın, sürekli güvenliğin bir temel taşı olarak kabul edilen gerçek milli barışı oturtmaya çaba göstermekteyiz. Zira bu milli barış sayesinde ülkemizin yeniden imarı gerçekleşecek ve Irak'ın geçmişte kaybettiği bütün yıkım ve savaşların acısını halkımıza unutturacaktır" diye konuştu. Talabani, refah ve kalkınmanın yanı sıra kardeş ve komşu ülkelere de özel bir önem verdiklerini, bu kapsamda Türkiye ile olan ilişkilere ise 'ayrı ve özel' önem verdiklerini vurguladı. Türkiye'nin en zor günlerinde kendilerine yardım elini esirgemediğini ve binlerce mülteciye kapılarını açtığını ifade eden Talabani, konuşmasının son bölümünü 'teşekkürlere' ayırarak şunları kaydetti:

"Türk liderlerine, Merhum Turgut Özal'a, Sayın Süleyman Demirel'e, Sayın Bülent Ecevit'e, Sayın Tansu Çiller'e, Sayın Mesut Yılmaz'a ve aynı zamanda şahsınıza teşekkür ediyorum. Aynı zamanda parti liderlerine, özellikle de Sayın Erdoğan'a bizi karşılamasından dolayı teşekkür ediyorum. Bizi Türk misafirperverliğiyle onurlandıran ve her zaman iyi bir şekilde karşılayan Türk ordusuna da, Türk komutanlarına da şükranlarımızı sunmak istiyoruz. Ve aynı zamanda kendileriyle görüşme onurunu bize veren tüm Türk kardeşlere de şükranlarımızı sunuyorum." Talabani, konuşmasını Cumhurbaşkanı Gül'e Irak'a davetini yineleyerek tamamladı.

GÜL'DEN TALABANİ'YE YARDIM Gül, bacağından rahatsızlığı bulunan Talabani'ye karşılamada olduğu gibi yemek masasına otururken de yardım etti. Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasına başlamadan önce de Talabani'ye yapacağını konuşmanın metnini gösterdi ve buradan takip etmesini istedi. Cumhurbaşkanı Gül ayrıca, konuşmasını metinden takip ederek çeviri yapan tercümanın nerede olduğunu karıştırması üzerine de, "Sayfa dört" diyerek tercümana yardımcı oldu.

(TAN-OK-Y)