Gül'den Yemen Cumhurbaşkanı Onuruna Yemek

Gül'den Yemen Cumhurbaşkanı Onuruna Yemek

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Irak'taki Gelişmelerin ve Irak Halkının Acısının Türkiye'yi de Derinden Etkilediğini Belirterek, "Irak'ın İstikrara Kavuşması İçin Elimizden Gelen Katkıda Bulunmaya Devam Etmeye Kararlıyız" Dedi.

Gül'den Yemen Cumhurbaşkanı Onuruna Yemek

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Irak'taki gelişmelerin ve Irak halkının acısının Türkiye'yi de derinden etkilediğini belirterek, "Irak'ın istikrara kavuşması için elimizden gelen katkıda bulunmaya devam etmeye kararlıyız" dedi.

Gül, resmi ziyaret için Türkiye'de bulunan Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Saleh onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi.

Aralarında TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın da bulunduğu çok sayıda davetlinin katıldığı yemekte konuşan Cumhurbaşkanı Gül, bölgedeki sorunların çeşitlendiğini ve birbiriyle irtibatlı hale geldiğine dikkati çekerek, Filistin meselesinin öncelikli ve acil çözüm beklediğini söyledi. Gül, şunları kaydetti:

''Irak'taki gelişmeler ve kardeş Irak halkının acıları bizi de derinden etkilemektedir. Irak'ın istikrara kavuşması için elimizden gelen katkıda bulunmaya devam etmeye kararlıyız.

Lübnan'da Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin ülkede istikrar ortamına katkı sağlayacak bir şekilde sonuçlanmasını temenni etmekteyiz.

Öte yandan, bölgemizde etnik ve mezhepsel farklılıklara dayalı bir ihtilaf ortamının gelişmemesine önem vermekteyiz.

Terörizm ve kitle imha silahlarının yayılması tehdidi de ülkelerimiz için ortak kaygı yaratmaktadır. Terörden çok çekmiş bir ülke olan Türkiye, halen teröre kurban vermektedir. Yemen'in de terör saldırılarına maruz kalan ülkelerden biri olduğunu bilmekteyiz. Bu tehditlere karşı koymak için uluslararası dayanışma ve işbirliğini şart görmekteyiz."

Bölgedeki istikrarsızlığın, şiddetin ve ihtilaf ortamının halklara sadece acı ve üzüntü getirdiğini kaydeden Gül, ihtilafların sağduyu ve uzlaşı yoluyla çözümlenmesi gerektiğine inandıklarını ve bölgenin kaynaklarının ihtilaf ve savaşlarda harcanması yerine, bölge halklarının refah ve ilerlemesine tahsis edilmesi için elverişli koşulların yaratılmasının şart olduğunu belirtti.