Gül: "Aramızdaki Sorunları Yunanistan ile Görüşmeye Hazırız"

Gül: "Aramızdaki Sorunları Yunanistan ile Görüşmeye Hazırız"

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Yunanistan'ın Özellikle Azınlık Hakları Olarak Nitelendirilen Alanlarda Bir Açılım Yapmaktan Kaçındığını Dile Getirirken, AKP Hükümetinin Sorunların Aşılması İçin En Üst Düzeyde Girişimlerde Bulunmaya Devam Edeceğini Bildirdi.

Gül:

Yunanistan'ın özellikle azınlık hakları olarak nitelendirilen alanlarda bir açılım yapmaktan kaçındığını dile getiren Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AKP Hükümetinin sorunların aşılması için en üst düzeyde girişimlerde bulunmaya devam edeceğini ifade ederek, "Aramızdaki sorunları Yunanistan ile görüşmeye hazırız" dedi.


AKP ve CHP'nin Batı Trakya Türkleri'nin sorunlarıyla ilgili genel görüşme açılmasına ilişkin verdiği önergenin öngörüşmelerinde bilgi veren Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Yunanistan ile 1999 yılında başlatılan diyalog ve işbirliği süreci çerçevesinde iki ülke arasında stratejik ortaklık ilişkisi geliştirmeyi hedeflediklerini bildirdi. Türkiye'nin sorunlara diyalog içinde çözümler üretmeye kararlı olduğunu vurgulayan Gül, Batı Trakya Müslüman Türk azınlığının sorunlarının çözüme kavuşturulmasının, Türk-Yunan ilişkileri gündeminin önemli bir maddesi olduğuna işaret etti.

Bakan Gül, Yunanistan'ın özellikle azınlık hakları olarak nitelendirilen alanlarda bir açılım yapmaktan kaçındığını dile getirirken, "Yunanistan bazı adımlar atmışsa da azınlığımıza eşit eğitim imkanları sağlanması, seçilmiş müftülerin tanınması, Batı Trakya Türklerine ait vakıflara yönelik ayrımcı uygulamalara son verilerek, vakıfların yönetimlerinin azınlığa devredilmesi, azınlıkların Türk kimliğinin tanınması ve 19.madde mağduru soydaşlarımızın haklarının iadesi gibi sorunlar çözüm beklemektedir" diye konuştu.

21. yüzyılda üstelik 25 yıllık AB üyesi olan bir ülkede bu uygulama ve kısıtlamaların bulunmasının izahının zor olduğunu kaydeden Gül, Batı Trakya Türk azınlığı ile Türkiye'deki Rum Ortodoks azınlığının, iki ülke dostluğunun pekiştirilmesinde köprü rolü oynaması gerektiğini söyledi. Azınlıkları, Türkiye ile Yunanistan'ı ayıran değil, birleştiren bir unsur olarak gördüklerini anlatan Gül, Yunan hükümetinin, Lozan Antlaşması'nda uygulanan terminolojiye sığınarak Türk azınlığı "Müslüman azınlık" olarak nitelendirdiğini, kendilerini Türk olarak tanımlamalarına izin vermediğini ve bu konuda yasal engel çıkardığını belirtti. Gül, 1913 Atina ve 1923 Lozan antlaşmalarından kaynaklanan müftüleri seçimle belirleme hakkının 1990'dan itibaren Türk azınlığın elinden alındığını anımsatırken, buna rağmen Batı Trakya Türk azınlığının seçtiği müftülerin görev yaptığını ifade etti. Gül, Batı Trakya Türklerinin, 31 Aralık günü Bayram namazı öncesinde Ahmet Mete'yi müftü olarak seçtiğini anımsatırken, Yunanistan'ı, diğer alanlarda olduğu gibi dini özgürlükler alanında da yürürlükteki anlaşmalar ve AB ve Avrupa Konseyi kararlarına uymaya, Batı Trakya Türk azınlığının seçtiği müftüyü tanımaya, atanmış müftü uygulamasına son vermeye davet etti.

Bakan Gül, Yunanistan vatandaşlık yasasının ırkçılık esasına dayalı 19.maddesinin yürürlükte kaldığı 1955-1998 yılları arasında onbinlerce Türk'ün Yunan vatandaşlığından çıkarıldığını, bu kişilerden bazılarının vatansız durumda bulunduklarını dile getirirken, bu kişilerin tekrar Yunan vatandaşlığına alınmasının Yunanistan'ın bir yükümlülüğü olduğunu söyledi.

Batı Trakya Türkleri'nin en önemli sorunlarından birinin de eğitim sorunu olduğunu, Yunan hükümetlerinin, giderek asimile etmeye çalıştığı Batı Trakya Türk azınlığını, eğitim hakkından mahrum bıraktıklarını kaydeden Gül, Batı Trakya Türk azınlıkları okullarının Yunanistan'daki 9 yıllık eğitime karşılık 6 yıl olduğunu anlattı. Gül, azınlık okullarının kapasitelerinin genişletilmesi talebine Yunanistan'ın cevap dahi vermediğini kaydetti.

Gül, 1967 yılında yönetime gelen cuntanın Türk vakıflarına el koyduğunu ve aradan geçen 40 yılda da bu durumun değişmediğini anlatırken, Yunanistan'ın bu konuda Lozan Antlaşmasından doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Gül, AKP Hükümetinin sorunların aşılması için en üst düzeyde girişimlerde bulunmaya devam edeceğini ifade ederken, "Aramızdaki sorunları Yunanistan ile görüşmeye hazırız" dedi.

HÜKÜMET SORUNLARI DİLE GETİRMİYOR

CHP grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Haluk Koç, Batı Trakya'da 170 bin Türk soydaşın yaşadığını, bölgede sistematik ve devlet politikası olarak Türklüğü inkar politikası uygulandığını ifade etti. Koç, Türkiye'nin azınlık hakları konusunda diplomatik açıdan dik durarak Yunanistan'ı masaya davet etmesi gerektiğini kaydetti.

Önerge sahibi olarak söz alan CHP İstanbul Milletvekili Onur Öymen de Yunanistan'ın bölgedeki baskı politikasının sadece Türklere yönelik olmadığını, bunu alışkanlık haline getirerek, Makedonlara da uyguladığına işaret etti. Batı Trakya ile ilgili politikası nedeniyle hükümeti eleştiren Öymen, "Yunanistan, Türkiye ile arasındaki en ufak bir meselede AB'yi, Avrupa Konseyi'ni, BM'yi ayağa kaldırıyor. Ancak Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanı, bir kere bile Batı Trakya'daki sorunları uluslararası bir toplantıda dile getirmedi" diye konuştu.

Daha sonra Batı Trakya Türklerinin sorunlarıyla ilgili genel görüşme açılmasına ilişkin önergenin öngörüşmelerinin ardından genel görüşme açılması talebi AKP'lilerin oylarıyla reddedildi.

Bu arada Genel Kurul'daki görüşmeleri, Batı Trakya Türklerinin Lideri Dr. Sadık Ahmet'in eşi Işık Ahmet de izledi.(ANKA)