Gordon Haberleri

Gordon haber, Gordon son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gordon - 14.9.2007
KKTC Şehit Ailelerinden İngiltere Başbakanı Brown'a Mektup
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Ertan Ersan, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'a İletilmek Üzere, İngiliz Yüksek Komiserliği'ne Bir Mektup Verdi.
Gordon - 13.9.2007
El Kaide yetkilisi olduğu öne sürülen bir Afgan, Guantanamo'ya gönderildi
ABD Savunma Bakanlığı, "tehlikeli bir terör zanlısı diye nitelediği" bir Afgan vatandaşının Küba'nın Guantanamo Körfezi'ndeki gözetim merkezine gönderildiğini açıkladı. Donanma Savunma Departmanı kumandanı Jeffrey Gordon'un yaptığı açıklamada, adı sadece İnayatullah olarak belirtilen kişinin El Kaide örgütünün Afganistan'daki operasyonlarını yönlendirdiği ileri sürüldü.
Gordon - 12.9.2007
İngiltere Yeni Şap Hastalığı Vakası
İngiltere'nin başkenti Londra yakınlarındaki bölgede şap hastalığı şüphesiyle çok sayıda büyükbaş hayvanın itlaf edildiği bildirildi. İngiltere geçtiğimiz hafta sonu, ülkede şap hastalığının olmadığını duyurmuştu. Başbakanlık Sözcüsü, Ağustos ayında hastalığın görüldüğü Surrey bölgesine 50 kilometre mesafedeki Egham ve Staines kasabalarında hastalık şüphesiyle büyükbaş hayvanların itlaf edildiği belirtildi. Başbakan Gordon Brown, Ağustos ayındaki şap hastalığı vakası nedeniyle yaz tatilini yarıda keserek ofisine dönmüştü.
Gordon - 12.9.2007
İngiliz Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, doğum kontrol hapları kansere yakalanma riskini azaltıyor, denizlerdeki kirlilik, kutupta kadın erkek dengesini bozuyor ve anne sütü astıma karşı korumuyor başlıkları öne çıktı. BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Times ve Guardian'ın manşetinde aynı haber yer alıyor. Habere göre, dünyanın 1960'lı yıllarda tanıştığı doğum kontrol hapları, kadınların kansere yakalanma riskini yüzde 12 oranında azaltıyor. Haberde söz konusu araştırmanın 1968'den başlayarak doğum kontrol hapı kullanan 46 bin kadın üzerinde yapıldığı belirtiliyor. Times'taki bir başka haberde ise 13 bin anne ve çocuk üzerinde yapılan bir başka araştırmanın sonuçları yer alıyor. "Araştırmada, anne sütünün çocukları alerji ve astıma karşı koruduğuna dair hiçbir kanıta ulaşılamadı. Daha önce yapılan bir araştırmada anne sütünün bebeklerinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve solunum enfeksiyonlarına karşı koruyucu etkisi olduğu belirtilmişti." Guardian ise kutup bölgelerinde yapılan bir araştırmaya yer verdi. Gazeteye göre, Eskimolardaki doğumları inceleyen bilim adamları, kız bebeklerinin sayısının erkeklerinkinden iki kat fazla olduğunu tespit etti. Bu durum, Eskimoların en önemli besin kaynakları arasında yer alan fok balığı ve balinaların yağlarında çevre kirliliği sonucu biriken ve kimyasal maddelerden kaynaklanıyor. Kadınların kanlarına karışan bu kimyasallar hamileliğin ilk aşamalarında bebeğin cinsiyetini değiştiriyor. Financial Times da bir sağlık araştırmasına yer veriyor. "ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, eğitimsiz kişilerin kanserden ölme oranları, daha eğitimli kişilere göre iki kat fazla. Kanserden ölümlerin siyahlarda daha yaygın olduğu belirtilen araştırmada, buna rağmen, ölüm riskinde eğitimin seviyesinin ırktan daha belirleyici olduğuna dikkat çekiliyor." Financial Times, ABD'de sosyo-ekonomik statü ve gelir düzeyiyle sağlık hizmetlerinden yararlanabilme oranları arasında ciddi bir ilişki olduğuna dikkat çekiyor. "IRAK'TA BARIŞ UMUTLARI ERTELENİYOR" Guardian yazarı Simon Jenkins, Irak'taki Amerikalı birliklerin komutanı David Petraeus'un Kongre'deki açıklamalarını yorumladığı yazısında "Petraeus'un kazanımları Irak'ta barış umutlarını erteleyecek" diyor: "Irak'a takviye birlik göndermeyle başlayan yeni strateji, Bağdat'ı gettolara ayırdı ve iki milyon kişiyi ülke içinde yer değiştirmeye zorladı. Bu politika, Sünni milislerin El Kaide'ye karşı silahlandırılması temeline dayanıyor. Bu belki dört yıl öncesi için akıllıca bir yöntem olabilirdi. Irak'ta askeri bir savaş yok. Bir ülkenin başka bir ülkenin içişlerine beceriksizce müdahalesiyle düzenin askıya alınması söz konusu. Yani bir anarşi. Amerika Irak'tan çekilmedikçe anarşi sona ermeyecek." Simon Jenkins, yazısında Kongre'de Irak politikasıyla ilgili olarak liderlerden hesap sorulmaya başlandığını belirterek İngiltere'de böyle bir sürecin yaşanmamasını eleştiriyor. Financial Times'ın başyazısında Arap halkının seçimlere kayıtsızlığı irdeleniyor: "Amerika'nın özgürlük gündemini rafa kaldırmasından sonra, Orta Doğu'daki baskıcı liderler, artık demokrasiyle ilgileniyorlarmış gibi davranmaya çalışmıyorlar. Bölgede 2005'e kıyasla seçimler hız kesti. Hala seçimlerin yapıldığı Arap dünyasında ise halk, ilgisini kaybetti. Halk artık hiçbir ağırlığı olmayan parlamentolar için zamanını ve oyunu boşa harcamayacağı mesajını vermeye başladı. Ayrıca, rejimlerin, yönetimlerini meşrulaştırmak için oylarını kullanmasına izin vermeyeceklerini söylüyorlar." Başyazıda son zamanlarda Kuzey Afrika seçimlerinden örnekler veriliyor: "Geçen hafta Fas'ta yapılan seçimlere katılım oranı yüzde 37'de kaldı. Cezayir'de Mayıs ayındaki genel seçimlerde seçmenlerin sadece yüzde 35 oy kullandı. Mısır'da Hüsnü Mübarek'in, kendilerine baskı yapmak için halktan utanmadan daha fazla yetki istediği Mart ayındaki referanduma çok az kişi katıldı. Hükümetin açıkladığı katılım oranı yüzde 27'ydi. Ama muhalefete göre gerçek rakam yüzde 10. Seçmenlerin kayıtsızlığının birçok sebebi olabilir ama temel neden, artık kendi görüşlerinin dikkate alınmadığına inanmaları." "CAMERON REFERANDUM İÇİN BASTIRACAK" Daily Telegraph gazetesine göre, ana muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin lideri David Cameron, yeni Avrupa Anayasası için referandum düzenlenmesi konusunda parlamentoda girişim başlatacağını söylüyor. Gazeteye göre Cameron demecinde, Meclis'in tatilinin bitmesinden hemen sonra referandum konusunda İşçi Partisi ve Liberal Partili milletvekillerinin desteğini almaya çalışacağını ve bir yasa teklifi sunacaklarını söyledi. İşçi Partisi'nin iktidara gelirken Avrupa Anayasası konusunda referandum sözü verdiğini anımsatan Cameron, iktidarın dediğini yaparak son sözü halka bırakmasını istiyor. Brüksel'in yetkilerinin sürekli artmasından yakınan Daily Telegraph yazarı Simon Heffer ise, AB'nin önceki gün İngiltere'ye imparatorluk döneminden kalma ölçü birimlerini kullanma izni verdiğini anımsatarak "Ölçü birimlerini kurtardık sıra İngiliz pasaportunda" diyor. "Başbakan Gordon Brown, özgür ve demokratik bir topluma yakışmayacak Avrupa Anayasası'nın referanduma sunulmasından kaçıyor.
Gordon - 12.9.2007
İngiliz Yeşil Kraliçenin Ani Ölümü
İş dünyasında etik değer trendini başlatan İngiliz işkadını Anita Roddick beyin kanamasından öldü. DOĞAL malzemelerden yapılan kozmetik ürünlerinin satıldığı Body Shop mağazalar zincirinin kurucusu İngiliz işkadını Anita Roddick, geçirdiği beyin kanaması sonrasında hayatını kaybetti. 64 yaşındaki girişimci, iş dünyasında benimsediği insani ve çevreyle ilgili tutumu nedeniyle, "yeşil kraliçe" ve "vicdanlı kapitalist" olarak anılıyordu. Roddick, İtalya’dan İngiltere’ye göç etmiş bir ailenin kızıydı. Kendisini en çok etkileyen şeylerden biri İkinci Dünya Savaşı sırasında annesinin tutumluluğuydu. Roddick, "Her şeyi yeniden kullanır, herşeyi yeniden doldurur, elimizden geldiğince yeniden dönüştürürdük. Body Shop çevrecilik eylemi de bunun gibi fikirlerden doğdu" diyordu. Başbakandan övgü Body Shop yolculuğuna 1976 yılında İngiltere’de açtığı dükkanıyla başladı. Doğal maddelerden elde ettiği kozmetik ürünleri satıyordu ve ürünler hayvanlar üzerinde denenmiyordu. 30 yılda 51 ülkede 2000’den fazla mağazadan oluşan bir zincirin sahibi olan Roddick, geçen yıl şirketi 1.3 milyar dolara L’Oreal’a satınca tepki çekti. İngiltere Başbakan Gordon Brown, Roddick’in iş dünyasına getirdiği değerlerle "gerçek bir öncü" olduğunu belirterek, "Ülkenin en başarılı işkadını olarak, kendi işyerlerini kurmak isteyen kadınlara esin kaynağı oldu.
Gordon - 10.9.2007
'İç Mesele' Olarak Niteledi
Beyaz Saray, Pakistan'ın eski Başbakan Nevaz Şerif'i sınır dışı etmesini ülkenin "iç meselesi" şeklinde yorumladı. ABD bununla birlikte, yıl sonunda yapılması planlanan genel seçimlerin "şeffaf ve adil" olmasını istedi. Ulusal Güvenlik Sözcüsü Gordon Johndroe yaptığı açıklamada, "Bu, Pakistan'ın üstesinden gelmesi gereken iç meselesidir" dedi.
Gordon - 9.9.2007
Animasyon Filmler Revaçta
1980'Lİ YILLARDA TRT EKRANLARINDA KÜÇÜK İZLEYİCİNİN ZEVKLE SEYRETTİĞİ ANİMASYON KLASİĞİ 'ROBOTEK' İLE 'VOLTRAN', BEYAZPERDEYE AKTARILIYOR Sinema sektörü yayın organı Hollywood Reporter'ın haberine göre, Warner Bros Pictures, 'Robotek' serisinin yayın haklarını uzun bir uğraşıdan sonra satın aldı. Dev robotların beyazperde macerasının yapımcılığını sahibi olduğu 'Maguire Entertainment' aracılığıyla Tobey Maguire ve Drew Crevello üstlenecek. Maguire'ın filmde başrolde de izleyici karşısına çıkması planlanıyor. Senaryosunu Craig Zahler'ın kaleme aldığı yapımın, 1980'lerde Harmony Gold USA ve Tatsunoko Prods tarafından gerçekleştirilen orijinal öyküsü ve kurgusu yeniden ele alınacak. Harmony Gold adına Robotek'in haklarını elinde bulunduran Frank Agrama yapımcı olarak filme destek verecek. 'Robotek' adlı çizgi film, Güney Pasifik'te bir uzay gemisinin Güney Pasifik'teki küçük bir adaya düşmesini ve ardından insanların onların teknolojisini dünyada kullanmak için harekete geçmesiyle başlıyor. Ancak inşa edilen uzay gemisinin hizmete gireceği gün uzaylıların saldırısıyla dünyalılar ne yapacaklarını şaşırıyor ve gezegenin kaderi iki genç pilotun ellerine kalıyor. DreamWorks/Paramount's yapımı, 311 milyon dolarlık gişe hasılatına imza atan 'Transformers'ın başarısı diğer stüdyoları dev robot yapımları için harekete geçmeye yöneltti. Regency şirketi de geçen ay 1980'lerin bir başka efsane robot animasyonunun haklarını satın aldı. 'Voltran, Voltran, Voltran' sloganıyla bilinen ve beş robotun biraraya gelip dev bir robota dönüşerek mücadeleye girişmesini konu alan animasyon da beyazperdeye aktarılacak. Bu filmin yapımcılığını da Mark Gordon üstlenecek.
Gordon - 8.9.2007
İngiltere'de Gıdalarda Kullanılan Zararlı Kimyasal Maddelere Karşı Savaş Başlatıldı
İngiltere'de yayın yapan Daily Mail gazetesi, özellikle çocukların tükettiği gıda maddelerindeki kimyasallara karşı bir kampanya başlattı. Çocuklarda hiperaktifliği tetiklediği öne sürülen gıda maddelerindeki kimyasalların, zararlı içerikleri nedeni ile yasaklanması gerektiği ifade edildi. Bilim adamları ve gıda uzmanları, gıda ürünleri üreten firmaların, renklendirici ve tatlandırıcıları kendilerinin kontrol etmemesinin sağlık için büyük tehlike oluşturduğunu ifade ediyor. Daily Mail gazetesi, zararlı kimyasalların tüm İngiltere'de yasaklanmasını isterken, Gordon Brown, bu sorunun Gıda Standartları İdaresinin (FSA) sorumluluğunda olduğuna dikkat çekerek, kurumdan, zararlı içerikli ürünlere karşı daha hızlı sonuçlar beklendiğini söyledi.
Gordon - 5.9.2007
Başbakan Erdoğan, Mılıband'ı Kabul Etti
ANKARA (ANKA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'ı kabul etti. Başbakanlık kaynaklarının verdiği bilgilere göre, Başbakanlık merkez binada yaklaşık yarım saat süren görüşmede ikili ilişkiler, Avrupa Birliği, Kıbrıs ve Irak konuları ele alındı. Görüşmede İngiltere Dışişleri Bakanı, Irak'taki güvenlik durumu hakkında bilgi verirken bölgedeki son gelişmeleri de Başbakan Erdoğan'a aktardı. Teröre karşı mücadelede işbirliğinin geliştirme imkanlarının da üzerinde durulduğu görüşmede, İngiliz Bakan Miliband, güvenoyu almasından dolayı Başbakan'ı tebrik ederek böyle bir günde kabul edilmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Miliband, Blair dönemindeki olumlu ilişkilerin Gordon Brown döneminde de devam ettirme konusundaki kararlılıklarını göstermek için Türkiye'ye geldiğini söyledi.
Gordon - 5.9.2007
İngiliz Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, İngiliz Dışişleri Bakanı David Miliband'ın Türkiye yorumu, İngiltere Başbakanı Brown'ın Margaret Thatcher sevgisi ve İngiliz hükümetinin bilgisayarları da Çinli korsanların hedefinde başlıkları öne çıktı. BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Daily Telegraph gazetesinde, İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband imzalı bir yorum yazısı yer alıyor. Bugün Ankara'da Dışişleri Bakanı Babacan, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül'le görüşecek olan David Miliband'in yazısının başlığı, "Türkiye, Avrupa'nın geleceği için hayati önemde". "Avrupa ile Asya arasındaki uçurumu kapatmak, ortak insanlığın dini farklılıkları gölgede bıraktığını göstermek için Türkiye'den daha önemli olan başka bir ülke yok. Türkiye, demokratik değerler ve laik demokratik devletin, çoğunluğu Müslüman bir nüfusla bağdaşmayacağı argümanını haksız çıkarıyor." Ortadoğu'ya güvenlik ve refah götürme çabalarına Türkiye'nin yeni bir boyut katabileceğini söyleyen Miliband, Türkiye'nin Irak'ta Sünnilerin Aralık 2005 seçimlerine katılarak demokratik sürece dahil olmasını teşvik ettiğini, Afganistan'da NATO üyesi olarak kilit bir rol üstlendiğini, enerji kaynakları açısından da petrol ve doğal gaz geçişinde öneminin giderek arttığını belirttikten sonra yazısına şöyle devam ediyor: "21. yüzyılda, güvenliğimiz ve refahımız Avrupa'nın dışından gelen, aşırılık yanlıları, iklim değişikliği ya da ekonomik istikrarsızlık gibi yeni risklerin tehdidi altında. Dolayısıyla, gözünü etrafımızdaki dünyaya çevirmiş bir Avrupa Birliği'ne (AB) ihtiyacımız var. Bu şekilde dışa dönük bir AB projesinin, Türkiye'yi tam ve eşit bir ortak olarak birliğe dahil etmesi gerekir. Türkiye ve Avrupa'nın diğer ülkeleri demokrasiye olan ortak inanç ve ortak çıkarlarıyla birbirlerine bağlanmış durumdadır. AB üyeliği, bu ortak çıkarların ve değerlerin ilerlemesine, farklılıklar üzerinde uzlaşılmasına yardımcı olacaktır." AB'nin Türkiye'ye verdiği taahhütlerin arkasında durması ve müzakere sürecinin devamını teşvik etmesi gerektiğini yazan David Miliband, Türkiye'nin de ifade özgürlüğü ve Kıbrıs gibi sorunlu konularda adımlar atmasının önemli olduğunu belirtiyor. İngiliz Dışişleri Bakanı, yazısını şu ifadelerle tamamlıyor: "Eğer Türkiye, AB üyesi olarak rol oynayabilir, ortak projelerde yer alır, ortak değerleri yüceltirse, bundan Türkiye, İngiltere ve Avrupa'nın kazancı muazzam olacaktır: Dünyanın sadece daha fazla ilintili ve daha da birbirine muhtaç değil, aynı zamanda Türkiye'nin aralarında köprü olacağı farklı kimlikleri daha rahat kabul eder hale geldiği ve bunun sonucunda da daha güvenli olduğu bir çağa tanık olacaklar. Kurumlar önemlidir. Dışa dönük, açık kurumların bir canlılığı ve önemi vardır. AB'den beklediğimiz de budur ve bu nedenle de Türkiye'nin üyeliğinin faydaları gibi zorluklarına da ihtiyacımız var." "IRAK SAVAŞI'NIN İLK FASILASI" Independent gazetesinin ilk üç sayfasında, Basra'dan çekilen İngiliz askerlerin öykülerine yer veriliyor. Independent muhabiri Patrick Cockburn, kaleme aldığı analiz yazısında, İngiltere'nin Basra'daki varlığının ilk günden itibaren başarısızlığa mahkum olduğunu söylüyor. Guardian yazarı Jonathan Freedland de, Basra'dan geri çekilmenin Irak Savaşı'nın ilk fasılasının yakında kapanacağına işaret ettiğini yazıyor. "Hesap ne olursa olsun, görüntü yeterince açık: İngiltere'nin Irak'taki varlığı zayıflıyor. En azından Arap basını durumu böyle görüyor, Basra Sarayı'nın boşaltılmasını 'ezici bir yenilgi' olarak, koalisyon güçlerinin işgalin başarısız olduğunu ilk itirafları olarak yorumluyorlar. İngiliz ordusunun baharda yaklaşık 3 bin askerlik bir küçülmeye gitmeyi değerlendirdikleri söyleniyor. Tüm işaretler aynı şeyi gösteriyor: Yakınlarda tam bir geri çekilme olmayacak ama, küçülmüş, sembolik bir hal almış ve askeri olmaktan öte siyasi bir anlam taşıyan, Amerikalıların en yakın müttefikleri tarafından tamamen bir başına bırakıldıkları gibi bir görüntüyü engelleyecek bir askeri varlık söz konusu olacak." Dünkü Financial Times gazetesinde, Çin ordusunun Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'un bilgisayar sistemine sızdığı şeklinde bir haber yer almıştı. Bugünkü gazetelerde de Çin'den gelen tepki aktarılıyor. Pekin yönetimi, bu haberi yalanlıyor, suçlamaları "saçma" olarak nitelendiriyor. Guardian gazetesinin manşetinde yer alan haberdeyse, Çin'in İngiliz hükümetinin bilgisayarlarını da hedef aldığı yazılı. "Aralarında Halkın Kurtuluşu Ordusu'ndan kişilerin de olduğu sanılan Çinli bilgisayar korsanları, İngiliz hükümetindeki bakanlıkların bilgisayar ağlarına bir süredir saldırılarda bulunuyor. Hükümet yetkililerinin aktardığına göre, korsanlar Dışişleri Bakanlığı'nın da aralarında olduğu bir dizi kilit bakanlığa saldırılar düzenledi. Savunma Bakanlığı, kendi bilgisayarlarının da bu saldırılara hedef olup olmadığı hakkında bir açıklamada bulunmadı." İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın, seleflerinden Margaret Thatcher'a yönelttiği övgüler de İngiliz basınında geniş yer buluyor bugün.
Gordon - 4.9.2007
İngilizler Transfere 1 Milyar Dolar Harcadı
İngiliz futbol kulüplerinin yaz transfer dönemi boyunca futbolcu transferlerine 500 milyon pound yani yaklaşık 1 milyar 300 milyon YTL harcadığı bildirildi. Deloitte&Touche adlı finans şirketinin yaptığı araştırmaya göre, İngiltere'nin tüm futbol liglerinde transfere harcanan paranın 1 milyar 300 milyon YTL'den fazla olduğu ve bu rakamın geçtiğimiz yıllara oranla rekor olduğu ortaya çıktı. Şirketten yapılan açıklamada, Premier Lig kulüplerinin yeni sahiplerinin artan yayın hakları gelirleri doğrultusunda futbolcu transferlerine daha çok para harcadıkları ifade edilirken, "İngiltere'nin dört üst düzey futbol liginde, İngiliz kulüplerinin transfer harcamaları 500 milyon pounda yükselmiştir. Bu rakam geçtiğimiz yılın 3'te 2'sinden de fazladır. 2006 yazında İngiliz kulüpleri transfere 300 milyon pound harcamışlardı" denildi. Harcamalarda liderliği ise hiç kuşkusuz Premier Lig ekipleri ele aldı. Manchester United, Manchester, Liverpool, Tottenham Hotspur ve Sunderland takımları, kadrolarına Anderson, Fernando Torres, Darren Bent ve Craig Gordon gibi isimleri alarak, İngiltere'de transfere en çok para harcayan kulüpler oldular.
Gordon - 4.9.2007
Ankara İngiltere'ye Kuzey Irak'taki PKK Varlığını Şikayet Edecek
-İngiltere'nin en genç ikinci Dışişleri Bakanı Miliband, yarın en üst düzeyde görüşmelerde bulunacağı Ankara'da yeni İngiliz hükümetinin Türkiye'nin AB sürecine tam desteğini dile getirmesi bekleniyor. Türkiye'nin ise, Kuzey Irak'taki PKK varlığından duyulan rahatsızlığını dile getireceği belirtiliyor. ANKARA (ANKA) - Yeni Türk hükümetinin ilk yabancı konuğu İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'ın yarın Ankara'da yapacağı görüşmeler sırasında Brown hükümetinin Türkiye'nin AB sürecine verdiği desteği ifade etmesi bekleniyor. Türk tarafı ise, Kuzey Irak'daki PKK varlığından duyulan ciddi rahatsızlığı dile getirecek. Ziyaretin, de İngiltere'nin ikinci en genç Dışişleri Bakanı olan 42 yaşındaki Yahudi kökenli Miliband ile Türkiye'nin en genç Dışişleri Bakanı unvanını taşıyan Ali Babacan'ın tanışmalarına ve ileriye dönük yakın bir diyaloğun kurulmasını sağlayacağı ifade ediliyor. Tony Blair'in başbakanlık görevinden ayrılmasının ardından Haziran ayında Gordon Brown tarafından oluşturulan yeni hükümette Dışişleri Bakanlığına getirilen eski Çevre Bakanı Miliband, yarın sabahı Ankara'da Dışişleri Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan ile görüşmeler yapacak.
Gordon - 4.9.2007
Şifre İlk Öpücükte Saklı
Gözlerindeki kırışıklıkları, gülüşünü hatta cüzdanının kabarıklıığı bile unutun; bir kadının ilişkisi hakkında fikir edindiği en önemli şey ilk öpücük. Bilim adamları, kadınların partnerleri ile ilk öpücüğü, çocuklarının babasını seçmek için en önemli faktör olarak kullandıklarını ortaya koydu. Amerika'daki Albany Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Gordon Gallup gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarını "Kadınlar uzun süreli bir ilişki beklentisi içinde olduğu sevgilileriyle ilk öpüşme sonrasında erkeğin nefes kokusu, dişlerinin temizliği ve bunun gibi faktörlere dikkat ediyor" diye açıkladı.
Gordon - 3.9.2007
İngilizler: 'Savaşı Kaybettik'
İngiltere'nin Irak'ın güneyindeki Basra kentinden çekildiklerinin açıklandığı bugünlerde, İngiliz yayın kuruluşu BBC'de yayınlanan bir programda açıklanan anket sonuçlarına göre İngilizler'in üçte ikisinin Irak savaşının kaybedildiğine inandığı belirtildi. Araştırma sonuçlarına göre, İngilizler'in yüzde 52'sinin Irak savaşının zaten kaybedildiğini düşündüğü, yüzde 17'sinin ise savaşın kaybedilmekte olduğuna inandığı ancak er ya da geç kazanılacağına inandığı belirtiliyor. Ankete katılan bin 1 İngiliz'den sadece yüzde 12'sinin savaşın kazanıldığını düşündükleri belirtildi. İngiliz askerlerin Irak'ın Basra kentinden çekildiklerinin doğrulanmasının ardından açıklanan anket sonuçlarına göre, İngilizler'in yüzde 42'sinin Başbakan Gordon Brown'un Irak'tan askerlerin derhal çekilmesi kararını desteklediği, yüzde 33'ünün ise askerlerin çekilmesinin durumu daha da kötüleştireceğini düşündüğü kaydedildi.
Gordon - 3.9.2007
'Basra'daki Çekilme Yenilgi Değil'
İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Irak'ın güneyindeki Basra kentinden İngiliz askerlerin çekilmesinin 'yenilgi' olmadığını söyledi.
Gordon - 3.9.2007
İngiltere, Basra'da kontrolü Iraklılara devretti
ABD'nin Irak'ı işgaline yardım eden İngiltere, güneydeki rolünü Iraklı güvenlik birimlerine devretmeye devam ediyor. Basra Sarayı'ndaki 550 İngiliz asker üslerine geri çekilirken görevi Iraklılara devretti. İngiltere 2003 yılından bu yana Irak'ın Basra kentinde sürdürdüğü varlığını sona erdiriyor. Irak'ın işgal ediliği 2003 yılında Amerikan güçleriyle birlikte ülkenin kontrolünü sağlayan koalisyon ülkelerinden İngiltere, kontrolü elinde bulundurduğu Basra kentinin güvenliğini Iraklı güçlere devrediyor. Tony Blair'in başbakan olduğu dönemde tarihi belirlenen çekilme, görevi devralan Gordon Brown'un başbakanlığı sırasında gerçekleşti.
Gordon - 3.9.2007
İngiltere Başbakanı Brown: "Seçimleri zamanı değil"
İngiltere Başbakanı Gordon Brown, genel seçim zamanının gelmediğini söyledi.
Gordon - 3.9.2007
İngiliz Basınında Bugün
İngiltere gazetelerinde bugün, İngiliz askerlerin Basra'daki son üslerinden çekilmeleri, ülkede erken seçime gidileceği söylentileri ve Fransa'da sosyalistlerin yeni bir yön arayışı başlıkları ön çıktı. BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Independent gazetesi, manşetinde, "Basra'da 4 yıl: Ve elimize geçen ne?" diye soruyor. Patrick Cockburn imzalı haberde şu ifadeler yer alıyor: "4 yıllık çabanın ve 168 askerin ölümünün ardından İngiltere'ninki neredeyse mutlak bir başarısızlık. Brüksel Merkezli Uluslararası Kriz Grubu'nun hazırladığı bir raporda, 'Basra halkı ve kentteki milisler bunu nizami bir geri çekilme olarak değil, daha ziyade yüz kızartıcı bir yenilgi olarak görüyorlar' diyor. Rapor şöyle devam ediyor: 'Bugün Basra, geçmişe oranla daha güçlü ve daha serbest görünen milisler tarafından kontrol ediliyor.'" Gazete, başyazılarından birini de aynı konuya ayırıyor: "Üzücü gerçek şu ki, ne biz İngilizler ne de Amerikalılar Irak'tan itibarlı bir şekilde ayrılabileceğiz. Ve vebali birinden diğerine atma çabalarının neredeyse hiçbir anlamı yok. Daha da kötüsü, bu beyhude tartışmalar dikkatimizi asıl sorundan uzaklaştırma riski de taşıyor. Çoğu da bizim eserimiz olan asıl sorun, bu berbat durumda Irak halkının acısının dindirmek için ne yapabiliriz? Bu aşamada pek fazla bir şey değil belki. Ama sahneden ağır ağır kaybolmak yerine Iraklılar'a ülkenin güneyinden çekileceğimiz kesin bir tarih verebiliriz. Böylece, bu yüz kızartıcı serüvenin hiç değilse makul bir sonu olur." "ERKEN SEÇİME YALANLAMA" İngiltere'de Başbakan Gordon Brown'un ülkeyi erken seçime götüreceği yönündeki haberler, dün Brown'a yakın isimler tarafından yalanlandı.
Gordon - 1.9.2007
Halk, Prenses Diana'yı On Yıl Sonra Bile Unutmadı
Galler Prensesi Diana, ölümünün 10’uncu yıldönümününde Londra’da oğulları Prens William ve Prens Harry tarafından organize edilen bir törenle anıldı. Kra-liçe II. Elizabeth, Prens Philip ve Prens Charles da törende hazır bulundu. PRENSES Diana için Londra’da, Buckingham Sarayı yakınlarındaki Guards Şapeli’nde bir tören düzenlendi. Kraliyet ailesi mensupları, politikacılar ve bazı işadamlarından oluşan 500 kadar kişinin katıldığı törenle ilgili tüm ayrıntılarla, Diana’nın oğulları Prens William ve Prens Harry ilgilendi. Prensler, davetli listesini onayladılar, okunacak metni ve çalınacak müziği seçtiler. Törene katılanlar arasında İngiltere Başbakanı Gordon Brown, eski başbakanlar Tony Blair ile John Major ve Diana’nın cenazesinde şarkı söyleyen ünlü pop yıldızı Sir Elton John vardı.
Gordon - 31.8.2007
Prenses Dıana, Ölümünün 10. Yıldönümünde Anıldı
İngiliz kraliyet ailesi, Galler Prensesi Diana'yı ölümünün 10. yıldönümünde, Diana'nın çocukları Prens William ve Harry tarafından organize edilen törenle andı. Prenses Diana anısına yapılan tören, Londra'da Buckingham Sarayı yakınlarındaki Guards Chapel Kilisesi'nde düzenlendi. Diana'nın eski kocası Prens Charles ve Kraliçe Elizabeth törende hazır bulundu, ancak Charles'ın ikinci eşi Camilla, katılımının uygun olmayacağı gerekçesiyle törene gelmedi. 10 yıl önce Diana'nın yanında ölen sevgilisi Dodi'nin babası Muhammed El Fayed de törene katılmadı. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı törenle ilgili tüm ayrıntılarla Diana'nın kardeşleriyle birlikte oğulları Prens William ve Harry ilgilendi. Törene katılanlar arasında İngiltere Başbakanı Gordon Brown, eski başbakanlar Tony Blair ve John Major ile ünlü pop yıldızı Sir Elton John da yer aldı.
Gordon - 31.8.2007
'Dünyanın En İyi Annesiydi'
İngiltere Veliaht Prensi Charles'ın eski eşi Galler Prensesi Diana, ölümünün 10. yıldönümünde anıldı. Diana'nın küçük oğlu Prens Harry, "Bizi ve çok sayıda başka kişiyi mutlu etti. O dünyanın en iyi annesi" dedi. Diana'nın küçük oğlu Prens Harry, Buckingham Sarayının yakınındaki şapelde yapılan özel anma törenindeki konuşmasında, Galler Prensesi için "Bizi ve çok sayıda başka kişiyi mutlu etti. O dünyanın en iyi annesi" dedi. Prenses'in büyük oğlu Prens William da annesi için "Tanrı'ya inanç ve ölümle mücadelenin" anlatıldığı 23. ilahiyi okudu. Kraliçe Elizabeth, Prens Philip ve Prens Charles'ın katıldığı törende, oğulları Harry ve William'ı arkadaşları ve diğer aile üyeleri yalnız bırakmadı. Törene Başbakan Gordon Brown, selefleri Tony Blair ve John Major eşleriyle birlikte katıldı.
Gordon - 31.8.2007
İngilizler Prenses Diana'yı andı
Prenses Diana'nın 10. ölüm yıldönümü nedeniyle ülkesi İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen merasime binlerce İngiliz vatandaşı akın etti. Galler Prensesi Diana'nın Paris yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesinin 10. yıldönümü dolayısıyla Londra'da Kraliçe Elizabet'in ikamet ettiği Buckingham Sarayı'nda bir tören düzenlendi. Saat 12:00'yi gösterdiğinde sarayın kapısından çıkan iki makam aracı, Diana'yı temsilen vatandaşların arasında küçük bir gezinti yaptı. Sabah saatlerinde seramoniyi izlemek isteyen binlerce İngiliz vatandaşı, sarayın etrafında toplandı. Seramoninin ardından vatandaşlar sarayın avlusunda yapılan askeri töreni izleyerek fotoğraf çektirdiler. Bu arada sarayın içinde Prenses Diana'nın oğulları Prens Harry ve Prens Williams ile birlikte Kraliçe Elizabeth, Başbakan Gordon Brown gibi isimler iki dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Gordon - 31.8.2007
Prenses Diana Ölümünün 10. Yıldönümünde Törenlerle Anılıyor
İngiltere Veliaht Prensi Charles'ın eski eşi Galler Prensesi Diana, ölümünün 10. yıldönümünde çeşitli törenlerle anılıyor. Diana'nın küçük oğlu Prens Harry, Buckingham Sarayının yakınındaki şapelde yapılan özel anma törenindeki konuşmasında, Galler Prensesi için "Bizi ve çok sayıda başka kişiyi mutlu etti. O dünyanın en iyi annesi" dedi. Prenses'in büyük oğlu Prens William da annesi için "Tanrıya inanç ve ölümle mücadelenin" anlatıldığı 23. ilahiyi okudu. Kraliçe Elizabeth, Prens Philip ve Prens Charles'ın katıldığı törende, oğulları Harry ve William'ı arkadaşları ve diğer aile üyeleri yalnız bırakmadı. Törene Başbakan Gordon Brown, selefleri Tony Blair ve John Major eşleriyle birlikte katıldı.
Gordon - 31.8.2007
Prenses Dıana Ölümünün 10. Yıldönümünde Anılıyor
İngiliz kraliyet ailesi, Galler Prensesi Diana'yı ölümünün 10'ncu yıldönümününde anıyor. Tören Diana'nın çocukları Prens William ve Harry tarafından düzenleniyor. Diana'nın eski kocası Prens Charles ve Kraliçe Elizabeth törende hazır bulunacak ancak Charles'ın ikinci eşi Camilla, katılımının uygun olmayacağı gerekçesiyle törene gitmemeye karar verdi. 10 yıl önce Diana'nın yanında ölen sevgilisi Dodi'nin babası Muhammed El Fayed'in de törene katılmayacağı açıklandı. Prenses Diana için Londra'da yapılacak tören, Buckingham Sarayı yakınlarındaki bir kilisede düzenlenecek. 500 kadar kişinin katılması beklenen törenle ilgili tüm ayrıntılarla, Diana'nın kardeşleriyle birlikte çalışan oğulları Prens William ve Harry ilgileniyor. Törene katılacaklar arasında İngiltere Başbakanı Gordon Brown, eski başbakanlar Tony Blair ve John Major ve ünlü pop yıldızı Sir Elton John da yer alıyor.
Gordon - 31.8.2007
Hırvatistan Devlet Başkanı Mesiç, Aşkabat'ı ziyaret edecek
Türkmenistan'a yeni atanan Hırvatistan Büyükelçisi Gordon Bakot, Devlet Başkanı Stjepan Mesiç'in yakın zamanda Türkmenistan'ı ziyaret edeceğini söyledi.
Gordon - 29.8.2007
Bush, Gül'ü Kutladı
- WASHINGTON (ANKA) - ABD Başkanı George W. Bush, cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül'ü telefonla arayarak kutladı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tom Casey ise, iki ülke arasındaki ilişkilerin Gül döneminde de devam etmesini beklediklerini söyledi. Beyaz Saray sözcüsü Gordon Johndroe, cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Bush'un Gül'ü kutladığını söyledi.
Gordon - 29.8.2007
Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı Seçilmesi
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi üzerine ABD Başkanı George W. Bush, Gül'ü arayarak tebrik etti. Beyaz Saray sözcüsü Gordon Johndroe, Türkiye'de gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Dışişleri ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün seçilmesi nedeniyle ABD Başkanı Bush'un Gül'ü tebrik ettiğini bildirdi.
Gordon - 28.8.2007
Brown: "Irak'tan Çekilmeye Yönelik Bir Takvim Yok"
İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Irak'taki İngiliz Askerlerinin Çekilmesine Yönelik Belirlenmiş Bir Takvim Olmadığını Söyledi.
Gordon - 27.8.2007
"İngiltere erken seçime giderse iktidardaki İşçi Partisi büyük kayba uğrar"
The Guardian gazetesinin İngiltere genelinde yaptığı bir araştırmada, geçtiğimiz aylarda İşçi Partisi'nin başına geçen Gordon Brown'un erken seçime gitmesi halinde büyük bir kayıp yaşayacağı ortaya çıktı.
Gordon - 25.8.2007
Liverpool, Sunderland'ı 2 golle geçti
Premier Lig'de sezona iyi bir başlangıç yapan Liverpool, 4. haftanın açılış maçında Sunderland'ı 2-0 mağlup etmeyi başardı. Leverkusen'den alınan Voronin, yaptığı asist ve golle maçın yıldızı oldu. Premier Lig'e yeni yükselmesine rağmen ilk üç haftada 4 puan alan Sunderland, Light Stadı'ndaki maçta güçlü rakibine karşı koymayı başaramadı. Henüz 30. saniyede Voronin ile bir fırsatı kullanamayan Liverpool, 36. dakikada Voronin'in pasında nefis bir vuruş yapan Sissoko ile 1-0 öne geçti. İlk yarının yıldızı ise Anfield ekibinin birçok net fırsatında kalesinde devleşen Gordon oldu.
Gordon - 24.8.2007
Yılın Düğünü Suada'da
ZEYNO BARAN VE MATTHEW BRYZA SUADA'DA YAPILAN GÖRKEMLİ BİR TÖRENLE EVLENDİ ABD'de Hudson Institüsü'nde Avrasya politikaları programının başkanı olarak görev yapan Zeyno Baran ve ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Bryza İstanbul Boğazı'nın eşsiz manzarasına sahip Suada'da yaklaşık 300 kişinin katıldığı davet ile evlendi. Süryani, Ermeni dini liderlerinin ve üst düzey devlet yetkililerinin katıldığı düğün yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi. Asya ve Avrupa kıtasının kesiştiği nokta, Karadeniz ile Marmara Denizi'ni birbirine bağlayan İstanbul Boğaz'ındaki tek doğal ada, dünya çapında gerçekleştirilecek organizasyonların merkezi Suada, önceki gece bir önemli düğüne daha ev sahipliği yaptı. ABD'de Hudson Institüsü'nde Avrasya politikaları programının başkanı olarak görev yapan Zeyno Baran ve ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Bryza Suada'da gerçekleştirdikleri düğünde hazırlıklar saatler öncesinde başladı. Baran'ın koyu Galatasaraylı olması sebebiyle düğün için Suada'daki davet alanını tercih eden çift, boğazın onlar için ayrı bir önemi olduğunu belirttiler. Bakü- Tiflis- Ceyhan Projesi üzerine çalışırken tanışan çift, düğün organizasyonunda tercihlerini sadelikten yana kullandılar. Düğünün şahitliğini Zeyno Baran'ın anneannesi Fatma Aliye Agar, liseden en yakın arkadaşı Serra Kretschmer ve çok yakın arkadaşı Hakan Ferhatoğlu yaparken, Matthew Bryza'nın şahitliğini ise liseden en yakın arkadaşı Mike Polacek, üniversiteden en yakın arkadaşı Mike Gordon ve en yakın diplomat arkadaşı Elmar Mammadyarov yaptı.
Gordon - 24.8.2007
'Irak'ta Ciddi Sorunlar Bizi Bekliyor'
Beyaz Saray, Amerikan istihbaratının hazırladığı yeni raporun, Amerikan stratejisinin Irak'taki durumu düzelttiğini gösterdiğini, ancak ''çok ciddi sorunlarla karşı karşıya olduklarını'' bildirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Gordon Johndroe, ''Amerikan istihbaratının raporu, stratejimizin Irak'ta güvenlik koşullarını düzelttiğini gösteriyor, ancak çok ciddi sorunlar da bizi beklemeye devam ediyor'' dedi.
Gordon - 17.8.2007
ABD'den Peru'ya 100 Bin Dolarlık Yardım
Peru'da meydana gelen şiddetli depremin ardından ABD, Peru'ya 100 bin dolarlık yardım yapacağını açıkladı. Beyaz Saray sözcüsü Gordon Johnroe, bu yardımın depremin ardından ilkyardım çalışmalarında kullanılmak üzere verileceğini kaydetti.
Gordon - 16.8.2007
Peru'daki 7.9 Büyüklüğünde Deprem
ABD Başkanı George W. Bush, Peru'da gece saatlerinde yaşanan 7.9 büyüklüğündeki depremden dolayı Peru halkına taziyelerini sunarken, ABD'nin yardımda bulunmaya hazır olduğunu söyledi. ABD Ulusal Güvenlik Sözcüsü Gordon Johndroe, Başkan Bush'un yaşanan felaketin ardından Peru'ya yardım etmeye hazır olduğunu söylediğini belirtti.
Gordon - 14.8.2007
İskoçya'da Bağımsızlık Rüzgarları
İskoçya'da bağımsızlık yanlısı milliyetçi hükümet, İngiltere'den ayrılma yönünde bir referandum yapılmasını planlıyor. Halkın ekseriyeti ise bağımsızlık fikrine karşı. 3 Mayıs'ta seçimleri tek bir oy farkıyla kazanan Sosyalist Milli Parti'nin (SNP) lideri Alex Salmond, referandum öngören kanun tasarısıyla "yeni bir dönem" başlatmak istediğini söyledi. Tasarıda vergi, eğitim ve ulaştırma konularında daha fazla yetkiyle nihayette tam bağımsızlık seçenekleri var. Bağımsızlık konusunun 2010'da yapılması SNP'nin seçim taahhütlerindendi. Salmond bu konuda İngiltere Başbakanı Gordon Brown'la ters düşüyor.
Gordon - 13.8.2007
10 Numara'da Kuzey Kıbrıs Tablosu
İngiltere'nin Yeni Başbakanı Gordon Brown, Londra'da Downing Street 10 Numaradaki Başbakanlık Konutunu Kendi Zevkine Göre Değiştirmeye Başladı.
Gordon - 13.8.2007
İngilizlerden Irak İçin Kıyamet Senaryosu
İngiltere’nin önümüzdeki aylarda askerlerini Irak’tan çekeceğini iddia eden The Sunday Telegraph, ülkenin felakete sürükleneceğini yazdı. İNGİLİZ The Sunday Telegraph gazetesi, üst düzey İngiliz subaylarının Irak için bir "kıyamet senaryosu" geliştirdiklerini iddia etti. Senaryoya göre, Irak’ın üç fiili devlete bölünmesinin ardından aylarca korkunç bir etnik temizliğin yaşanacak ve Türkiye dahil tüm komşu ülkeler çatışmaların içine sürüklenecek. İngiltere’de Pazar günleri yayınlanan The Sunday Telegraph gazetesinde Sean Rayment imzası ile yayınlanan bir yorumda senaryo şöyle özetlendi: "Irak, etnik çizgilere göre, yani Kürtler, Şiiler ve Sünnilerden oluşan üç fiili devlete bölünüyor. Bunu aylarca sürecek korkunç bir etnik temizlik izliyor ve hepsi Irak ile komşu olan Türkiye, Suriye, İran ve Suudi Arabistan giderek çatışmaların içine sürükleniyor." İngiltere’nin yeni Başbakanı Gordon Brown’un, birkaç ay içerisinde Avam Kamarası’nda İngiliz askerlerinin Irak’ı terk etmeleri zamanının geldiğini açıklayacağını savunan gazete, ülkeyi kıyamete sürükleyecek sürecin sonunda Batılı ülkelerin Irak’ı "yeniden işgal etmek" zorunda kalacağını ama bunun çok zor olacağını iddia etti.
Gordon - 12.8.2007
Kıyamet: Üçe Bölünen Irak'ta Etnik Temizlik
-The Sunday Telegraph gazetesi, üst düzey İngiliz subaylarının, Irak için bir "kıyamet senaryosu"nun olduğunu belirterek buna göre, Irak'ın üç fiili devlete bölünmesinin ardından aylarca korkunç bir etnik temizliğin yaşanacağını, Türkiye dahil, tüm komşuların, çatışmaların içine sürükleneceğini yazdı. LONDRA (ANKA) - İngiliz ordusunun üst düzey subaylarının, Irak için bir "kıyamet senaryosu" olduğu öne sürüldü. The Sunday Telegraph gazetesi, söz konusu senaryoya göre, Irak'ın üç devlete bölünmesinin ardından aylarca korkunç bir etnik temizliğinin yaşanacağını, Türkiye dahil, tüm komşuların, çatışmaların içine sürükleneceğini yazdı. İngiltere'de Pazar günlerinde yayınlanan The Sunday Telegraph gazetesinde, Sean Rayment imzası ile yayınlanan bir yorumda, İngiliz askerlerinin Irak'ı terk edeceği öne sürüldü. İngiltere'nin yeni Başbakanı Gordon Brown'un, birkaç ay içerisinde Avam Kamarası'nda İngiliz askerlerinin, Irak'ı terk etmeleri zamanının geldiğini açıklayacağını savunan gazete, "Başbakan için bu adım, eski Blair rejiminden son kopma anlamına gelecek" dedi.
Gordon - 12.8.2007
Zorunlu Askerlik
Irak ve Afganistan’da aylarca görev alan Amerikalı askerler savaş yorgunu. Başkan George W.Bush’un askeri konulardaki danışmanı ’Savaş Çarı’ lakaplı General Douglas Lute, zorunlu askerlik sistemine dönülmesini istedi. General Lute’un önerisi tartışma yaratırken ABD Başkanı Bush’un mecburi askerlik sistemine soğuk baktığı biliniyor. BEYAZ Saray’ın "Savaş Çarı" General Douglas Lute, zorunlu askerliğe dönüşün düşünülmesini gündeme getirdi. Mecburi askerlik sistemine, Eski Başkan Richard Nixon son vermiş ve gönüllü askerlik sistemine geçilmesini sağlamıştı. General Lute, Irak ve Afganistan savaşlarının ve sık sık yinelenen rotasyonların gönüllü gücü stres altına soktuğunu söyledi. NPR radyosuna konuşan General Lute, "Sistemin gözden geçirilmesi anlamlı olur" diye konuştu. Ancak, Başkan George Bush’un, zorunlu askerlik sisteminin gerekli olduğuna inanmadığı da biliniyor. Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Gordon Johndroe, Başkan Bush’un, gönüllü askerliğin ülkenin ihtiyaçlarını karşıladığını düşündüğünü ve konunun gündemde olmadığını belirtti.
Gordon - 8.8.2007
Sherıff Tıraspol: 0 - Beşiktaş: 3
Beşiktaş, Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. öneleme turu rövanş maçında, Moldova'nın Sheriff Tiraspol takımını Bobo (2) ve Koray'ın golleriyle 3-0 yenerek 3. öneleme turuna yükseldi. İkinci yarıya İbrahim Kaş'ın yerine Baki'yi alarak başlayan Beşiktaş, 10 kişi oynayan rakibi karşısında ilk devreye oranla daha atak bir oyun sergiledi. 57. dakikada Bobo ile aradığı golü bulan siyah-beyazlılar, oyunun kontrolünü tamamen eline geçirdi. Siyah-beyazlılar, Bobo ile 69. dakikada 2. golü de bularak iyice rahatladı. Karşılaşmanın sonlarında Koray'ın golüyle sahadan 3-0 galip ayrılan Beşiktaş, 3. öneleme turuna yükseldi. Siyah-beyazlılar, 3. öneleme turunda İsviçre'nin FC Zürih takımıyla karşılaşacak. Sheriff Tiraspol ise ikinci yarıda vasat bir oyun ortaya koydu. Bobo ve Koray'ın gollerine engel olamayan Moldova ekibi sahadan 3-0 yenik ayrılarak Avrupa kupalarına veda etti. 48. dakikada Delgado'nun pasıyla sağdan ceza alanına giren Bobo'nun şutunda top kaleci Pascenco'dan döndü. Dönen topu savunma uzaklaştırdı. 57. dakikada Koray'ın arapasında Delgado sağdan caza alanına girdi. Delgado'nun öne çıkan kaleci Pascenco'nun üstünden yaptığı ortada, Bobo arka direkte topu kafayla ağlara göndererek, Beşiktaş'ı 1-0 öne geçiren golü kaydetti. 67. dakikada soldan ceza alanına giren Suvorov, kaleci Hakan ile karşı karşıya kaldı. Bu futbolcunun şutunda Hakan yatarak meşin yuvarlağı çeldi ve büyük bir gol tehlikesini önledi. 69. dakikada Tello'nun sağdan ortasında Bobo, ceza alanı içinde boş pozisyonda topu ikinci kez Sheriff Tiraspol ağlarına göndererek, takımını 2-0 öne geçirdi. 73. dakikada Ricardinho'nun arapasında ceza alanı içinde topla buluşan Bobo'nun şutunda meşin yuvarlak yandan auta gitti. 82. dakikada Serdar Özkan'ın soldan kullandığı serbest atışta ceza alanı içinde Nobre'nin kafa vuruşunda top üstten auta çıktı. 90. dakikada Ricardinho'nun pasında topla ceza alanı çizgisi önünde buluşan Koray, bekletmeden sert bir vuruşla meşin yuvarlağı filelere göndererek maçın skorunu belirledi: 0-3. Stat: Sheriff Hakemler: Iain Robertson Brines xxx, Gordon Middleton xxx, Willie Dishington xxx (İskoçya) Sheriff Tiraspol: Pascenco xx, Gnanou x, Chinwo x, Tarkhnishvili xx, Corneencov x (Dk.
Gordon - 8.8.2007
Sherıff Tıraspol: 0 - Beşiktaş: 0 (İlk Yarı)
Moldova'nın Sheriff Tiraspol takımı ile Beşiktaş arasında oynanan Avrupa Şampiyonlar Ligi 2. öneleme turu rövanş maçının ilk yarısı 0-0 berabere sonuçlandı. Beşiktaş, ilk maçta elde ettiği 1-0'lık skorun avantajıyla maça kontrollü başladı. Orta alanda baskı yaparak top kapmaya çalışan rakibi karşısında öncelikle savunma güvenliğini ön planda tutan siyah-beyazlılar, zaman zaman özellikle kanatları kullanarak gol bulmaya çalıştı. 27. dakikada Mamah'ın kırmızı kart görmesiyle, rakibi 10 kişi kalan Beşiktaş, ilk yarının sonunda soyunma odasına kendisine turu getirebilecek sonuçla gitti. Sheriff Tiraspol ise karşılaşmaya agresif başladı. Orta alanda pres yapan ve Beşiktaş'ın oyun kurmasına engel olmaya çalışan Moldova ekibi, 27. dakikada 10 kişi kalmasına rağmen atak oyununu sürdürdü ama ilk yarıda Beşiktaş savunması karşısında başarılı olamadı. 2. dakikada Mamah'ın ceza alanı dışından sert şutunda top kaleci Hakan'da kaldı. 4. dakikada Delgado'nun sol çaprazdan yerden vuruşunda top yandan auta çıktı. 7. dakikada Mamah'ın sağdan ortasında Balima'nın ceza alanı içinde müsait durumdaki kafa vuruşunda top direğin üstünden auta gitti. 20. dakikada Serdar Özkan'ın sağdan ortasında ceza alanı içinde Tello'nun kafa vuruşunda, savunmaya çarpan meşin yuvarlak kornere çıktı. 27. dakikada İbrahim Üzülmez'e çok sert bir faul yapan Mamah, kırmızı kartla oyun dışında kaldı. 28. dakikada Delgado'nun sağdan kullandığı korner atışında Serdar Kurtuluş'un arka direkte kafa vuruşunda top yan ağlarda kaldı. 29. dakikada Kuchuk'un ceza alanın sağ çaprazından ortasında Serdar Kurtuluş, rakipten önce davranarak, topu kafayla kornere gönderdi. 33. dakikada Tello'nun orta-şut karışımı vuruşunda kaleci Pascenco, kaleye yönelen topu son anda kornere çeldi. 34. dakikada Delgado'nun soldan ortasında İbrahim Kaş'ın ceza alanı içinden müsait durumdaki kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla auta çıktı. 43. dakikada Delgado'nun yaklaşık 30 metreden sert şutunda top yandan auta gitti. 44. dakikada Arbanas'ın ceza alanı dışından sert şutunda meşin yuvarlak kaleci Hakan'da kaldı. Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz berabere sonuçlandı. Stat: Sheriff Hakemler: Iain Robertson Brines, Gordon Middleton, Willie Dishington (İskoçya) Sheriff Tiraspol: Pascenco, Gnanou, Chinwo, Tarkhnishvili, Corneencov, Balima, Roumba (Dk.
Gordon - 8.8.2007
İngiliz Basınında Bugün
İngiliz basınında bugün, İngiltere'de oturma izni olan Guantanamo tutsaklarına dönüş yolu açılıyor, Musul Barajı'na çökme uyarısı, Tiflis yakınlarına düşen esrarengiz füze ve Çin'de soyu tükenen tatlı su yunusları başlıkları öne çıktı. BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, İngiltere'deki tüm gazetelerde en geniş şekilde işlenen konu, İngiltere hükümetinin dün ABD'den beş yıldır Guantanamo Üssü'nde tutulan beş kişinin serbest bırakılmasını istemesi. Ne zaman İngiltere'ye dönecekleri henüz belli olmayan bu kişilerin, İngiliz vatandaşı olmaması ancak gözaltına alınmadan önce İngiltere'de oturma izni ile yaşıyor olmaları; hukuki açıdan izlenecek yol konusunda uzun tartışmalar yaşanmasına yol açmıştı. Gazetelerin hükümetin Londra-Washington arasında 14 aydır süren görüşmeler ardından gelen adımı konusundaki yorumları da çeşitlilik gösteriyor. Independent; bu konuda Tony Blair'in 'yan çizerek' adım atmaktan kaçındığını; 'korkakça ve onursuzca' davrandığını öne sürüyor. "Dışişleri Bakanlığı'nın bu siyaset değişikliği konusunda 'ABD'nin kampı kapatmaya istekli; dolayısıyla da üçüncü ülkelerden gelecek taleplere daha ılımlı' olduğu şeklinde uydurma bir açıklama getirmek zorunda kalışı üzücü. Dışişleri Bakanı Miliband, keşke bunun yerine ortaya çıkıp, hükümetin önceki tavrının ahlaken yanlış olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söyleseydi". Guantanamo'dan salıverilen İngiliz tutsaklardan Muazzam Begg, Guardian'da yer alan makalesinde, karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Ben bu kararın kısmen hükümetin, 'zihinleri ve gönülleri kazanma kampanyası'nın bir parçası olduğuna inanıyorum. Ve bu girişime içtenlikle başarılar diliyorum. Ancak ben ve benim gibi pek çokları için, Guantanamo'nun kapatılması ve burada tutulanların evlerine dönebilmesi mücadelesi sürüyor". Daily Telegraph'a göre ise Guantanamo Üssü'nde zaten şu anda uzatmalar oynanıyor. Başkan Bush kampı kapatmak istediğini söylerken, gazete, "Demokratlar da bu lekeden bir an evvel kurtulmak peşinde" diyor. Times, tutsakların dönüşünün İngiltere'de iç güvenlik açısından baş ağrısına neden olacağı kanısında ve istihbarat teşkilatlarının bu kişilerin denetim altında tutulması için kapsamlı planlar yaptığını belirtiyor. Gazete, bu beş kişiden herhangi birinin İngiltere açısından ulusal güvenlik tehdidi kabul edilip edilmediğine dair henüz bir açıklama yapılmadığını anımsatıyor. Times başyazısında, bu kişilerin ülkeye dönmesini "güç ancak doğru bir karar" olarak ifade ediyor. "Tony Blair ve Jack Straw, tutsakların tutulduğu kampın temel hukuk ilkelerini çiğnediğini ve kapatılması gerektiğini söylediler. Ancak iş buradaki tutsaklar hakkındaki pratik ayrıntılara geldiğinde tüm İngiliz vatandaşlarını geri aldıklarını, üçüncü ülke vatandaşları konusunda sorumluluk kabul etmeyeceklerini bildirdiler. Şimdi ise bu tavırdan vazgeçildi. Guantanamo'da tutulan 775 kişiden yarısından fazlasının salıverilmiş olması iyi bir gelişme. Sadece 10'u hakkında dava açılmış olması şok edici. Ancak Guantanamo sakinlerinin tamamının, sadece yanlış yerde yanlış zamanda bulunan masum Müslümanlar olduğu düşünülmesin. Burada El Kaide'nin akıl hocaları ve fanatik İslamcı piyadeleri de vardı. Söz konusu olan beş kişinin durumunda ise; bu kişiler suçlu oldukları kanıtlanmana dek masumdurlar. Ancak, Irak'ta İngiliz askerleri ile çalışan cesur Iraklı tercümanların aksine, hiçbiri birer kahraman değil". Times, dün Iraklı tercümanlara İngiliz askerleri ülkeden çekildikten sonra sığınma başvurusu yapma konusunda, herhangi bir özel muamele görmeyeceklerinin söylenmesini eleştiren bir haber yayımlamıştı. Gazete, bu haber ardından Başbakan Brown'un konunun inceleneceğini söylediğini aktarıyor bugün. "ABD ÇEKİLME PLANLARINDAN KAYGILI" Guardian, manşet haberinde ABD'nin İngiltere'nin Irak'tan erken çekilmesi ihtimalinden huzursuz olduğunu belirtiyor. Gazeteye göre, Irak'taki Amerikalı komutan Orgeneral David Petraeus'un değerlendirme raporunu takiben, Washington ülkedeki asker sayısını azaltma niyetini ifade edecek; İngiltere Başbakanı Gordon Brown da ertesi ay çekilme kararını açıklayacak.
Gordon - 7.8.2007
Teröriste Kopya
Hızla yayılan şap hastalığı yüzünden İngiltere’den et ihracatı durduruldu, AB ithalat yasağı getirdi.  Hastalığın bir aşı üretim laboratuvarından kazara yayıldığı iddiası üzerine hükümet soruşturması başlatıldı. Bu iddia henüz kanıtlanamasa da, Ada basınına göre milyonlarca sterline malolacak salgın, El Kaide’ye biyoterör için ipuçları da verdi. ALTI yıl önce taşradaki çiftlikleri vurarak İngiliz ekonomisini milyonlarca sterlin zarara uğratan şap hastalığı İngiltere’ye geri döndü. Londra’nın 50 kilometre güneybatısındaki Survey’de bulunan bir büyükbaş hayvan çiftliğinde, iki sığırda şap virüsü tespit edildi. 120 hayvanın itlaf edildiği bölge hemen karantinaya alınırken olası bir salgının ana kaynağını bulmak için soruşturma başlatıldı. Uzman veterinerlerin şüphesi üzerine, şap hastalığının tedavisi için aşı üreten bir laboratuvar incelemeye alındı. Aşı üretiminde kullanılan bir virüs örneğinin, çiftlikteki hasta hayvanlarda bulunanla aynı uzantıya sahip olduğu tespit edildi. Virüsün, laboratuvardan bir insan veya araç tarafından çiftliğe taşınmış olabileceği sanılıyor. Laboratuvara daha yakın diğer sürülerin sağlıklı olması, virüsün çiftliğe hava yoluyla ulaşmadığı kanısını güçlendiriyor. LABORATUVAR KABUL ETMİYOR Çiftliğe 7 kilometre mesafedeki Pirbright laboratuvarı, hükümete bağlı Hayvan Sağlığı Enstitüsü ile özel bir ilaç firması olan Merial tarafından işletiliyor. Merial yöneticisi David Biland, yapılan ilk soruşturmaya göre laboratuvarda biyo güvenliğin ihlal edildiğine dahil bir kanıt bulamadıklarını açıkladı. "Son dört haftada bu virüsü sınırlı biçimde kullandık" diyen Biland, yine de salgınının kaynağını belirlemek için henüz erken olduğunu vurguladı. Bölgedeki bir laboratuvardan daha şüphelenen yetkililer aslında buna razı. Laboratuvar kaynaklı olması durumunda hemen kesin çözüm olan bir aşı üretilerek salgın engellenecek. 2001’deki gibi doğal bir salgının ise çok daha fazla yayılabileceği bildirildi. 2001 salgınında 7 milyon hayvan itlaf edilmek zorunda kalmış, tarım sektörü de büyük sıkıntı yaşamıştı. İngiltere Başbakanı Gordon Brown, tatilini yarıda keserek Londra’ya döndü ve hükümetin kriz komitesini topladı.
Gordon - 6.8.2007
Ligin 'En'leri
Birinci Futbol Ligi'nin 49 yıllık geçmişinde şimdiye dek birçok rekorlara imza atıldı. Bir maçta en çok golü Tanju Çolak, bir maçta en çok penaltı golünü ise 4 penaltıyı gole çeviren Zafer Tüzün attı. 1969-70 sezonunda Beşiktaş, 30 maçta 10 galibiyet, 10 beraberlik ve 10 yenilgi alırken, aynı sayıda gol yedi. Geride kalan 49 sezon baz alınarak yapılan değerlendirmede, lig tarihinde, bir sezonda ve bir maçta ortaya çıkan “en”ler şöyle: LİG TARİHİNDE En çok şampiyon olan takım: Fenerbahçe (17) En çok lig ikincisi olan takım: Fenerbahçe (15) En gollü maç: 1991-92 sezonunda Fenerbahçe-Gaziantepspor (8-4) En farklı skorlu galibiyet: 1989-90 sezonunda Beşiktaş-Adana Demirspor (10-0) En farklı skorlu deplasman galibiyeti: 1992-93 sezonunda Ankaragücü-Galatasaray (0-8) En çok maç oynayan takımlar: Fenerbahçe ve Galatasaray (1596) En az maç oynayan takım: Balıkesirspor ve Kırıkkalespor (30) En çok galibiyet alan takım: Galatasaray (898) En az galibiyet alan takım: Kahramanmaraşspor (4) En çok yenilen takım: Ankaragücü (539) En çok berabere kalan takım: Beşiktaş (455) En çok gol atan takım: Fenerbahçe (2776) En az gol atan takım: Balıkesirspor (18) En çok gol yiyen takım: Ankaragücü (1826) En az gol yiyen takım: Balıkesirspor (39) En uzun süre yenilmeyen takım: Beşiktaş (48 maç, 1990-91 sezonunun 26. haftasından, 1992-93 sezonunun 13. haftasına kadar) En çok “Gol Kralı” çıkaran takımlar: Galatasaray ve Fenerbahçe(13) En çok “Gol Kralı” olan futbolcu: Metin Oktay (6) İlk yabancı “Gol Kralı”: 1983-84 sezonunda Galatasaray'da oynayan Yugoslav Tarık Hosiç (16 Gol) Toplamda en çok gol atan futbolcu: Tanju Çolak (240) En uzun süre gol yemeyen kaleci: 1978-79 sezonunda Trabzonsporlu Şenol Güneş (1112 dakika) En uzun sezon: 1962-63 sezonu (42 maç) En iyi performans: 1988-89 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 yenilgiyle Fenerbahçe. En kötü performans: 1996-97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet 27 yenilgiyle Zeytinburnuspor. En çok seyircili maç: 2003-04 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki Galatasaray-Fenerbahçe maçı. (70 bin 125 kişi) En çok gol atılan hafta: 1995-96 sezonunda 8., 1997-98 sezonunda 30. haftalar (43 gol) En az gol atılan hafta: 1981-82 sezonu 29. hafta (4 gol) Üst üste en çok kazanan takım: Beşiktaş (13 hafta, 1959-60 sezonunda 10-22. haftalar arası) En uzun süre yenilen takım: 1996-97 sezonunda Zeytinburnuspor (10 maç, 25-34. haftalar arası) En uzun süre deplasmanda maç kazanan takım: 2002-03 sezonunda 9 maçla Galatasaray. En çok takımı yer alan il: İstanbul (16) En uzun süre kazanamayan takım: Adana Demirspor (29 hafta, 1994-95 sezonunda 6-34. haftalar arası) En çok gol atılan sezon: 1987-88 (1032 Gol) En az gol atılan sezon: 1973-74 (405 Gol) Gol ortalaması en yüksek sezon: 2000-01 (Maç başına 3.32 gol) Gol ortalaması en düşük sezon: 1973-74 (Maç başına 1.69 gol) En çok şampiyonluk gören teknik adam: Ahmet Suat Özyazıcı ve Fatih Terim (4) En uzun süre çalışan yabancı teknik direktör: Yugoslav Abdullah Gegiç (çeşitli takımlarda yaklaşık 9 yıl) Aralıksız en uzun süre görev yapan yabancı teknik adam: İngiliz Gordon Milne (Beşiktaş'ın başında 6.
Gordon - 6.8.2007
AB İngiltere'den Et İthal Edilmesini Yasakladı
Avrupa Komisyonu, İngiltere'de ortaya çıkan şap hastalığı nedeniyle Avrupa Birliği genelinde bu ülkeden et ve çiftlik hayvanı ithal edilmesine yasak getirdi. Avrupa Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, Kuzey İrlanda da dahil olmak üzere Büyük Britanya'dan taze et, sığır, domuz, koyun ve keçi gibi canlı hayvan ve süt ürünlerinin ithal edilmesinin yasaklandığı bildirildi. Cuma günü İngiltere'nin güneyindeki bir çiftlikte bulunan sığır sürüsünde şap hastalığı virüsüne rastlanmıştı. Olayın ardından İngiliz hükümeti hayvanların naklini yasakladı. Öte yandan İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un tatilini yarıda keserek bugün 4 gün içindeki 6.
Gordon - 3.8.2007
Orta Doğu'ya Yeni İngiliz Temsilci
İngiltere, Orta Doğu'ya yeni temsilci atadı. BM'de görev yapan Michael Williams, Başbakan Gordon Brown tarafından İngiltere'nin Orta Doğu temsilcisi olarak görevlendirildi.
Gordon - 3.8.2007
Murdoch, Dow Jones İçin Yeni İş Stratejileri Belirleyecek
Amerikan ekonomi gazetesi The Wall Street Journal’ın(WSJ) yayıncısı Dow Jones’u satın alma anlaşmasını sonuçlandıran News Corp. Başkanı Rupert Murdoch’ın, şirket için yeni iş stratejileri belirlemesi bekleniyor. Murdoch’ın ilk olarak Reuters Group ve Thomson’ın birleşmesi sonucu oluşan sert rekabet ortamı nedeniyle Dow Jones Newswires’a odaklanacağı söyleniyor. Murdoch’ın, WSJ’ı, News Corp.’un planlanan iş-haber kanalı için aktif nasıl kullanabileceğini de düşünebileceği belirtiliyor. Çünkü gazetenin, General Electric’le var olan içerik paylaşım anlaşması, diğer paylaşımlara sınırlama getiriyor. HİSSEDAR VE ANTİ TEKEL ONAYI: Önceki gün, News Corp. ve Dow Jones, borçlarla beraber 5.6 milyar dolar değerinde anlaşmayı imzalamıştı. News Corp. hisse başına Dow Jones’a 60 dolar verdi. Anlaşmanın bitmesi için iki engelin aşılması gerekiyor. Hissedarlar ve anti tekel onayı. News Corp.’un Dow Jones’u kontrol eden Bancroft Ailesi’nin şirkette yüzde 37’lik oy hakkına sahip olması nedeniyle hissedarlarının çoğunluğunun onayını alması zor görünmüyor. Anti tekel onayının da alınmasının zor olması beklenmiyor. Dow Jones Ceo’su Richard Zannino, dün çalışanlara anlaşmanın üç ay içinde tamamlanacağını söyledi. ÜST YÖNETİME TAKVİYE: News Corp. yöneticilerinin, Dow Jones’ın iş alanlarındaki stratejileri ve yönetimi oluşturmak için zaman harcaması bekleniyor. Murdoch’ın, Times of London editörü Robert Thomson’u gazetenin idaresine yardım etmesi için daha üst pozisyona atamak isteyebileceği belirtiliyor. Thomson’ın, WSJ’de rol oynaması bekleniyor ancak bunun tam nasıl olacağı açık değil. Aynı zamanda var olan Dow Jones yöneticilerinin, özellikle yayımcı Gordon Crovitz’in geleceğinin ne olacağı konusunda sorular var.
Gordon - 3.8.2007
Gordon'a Pilot Montu
Yeni İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Selefi Blair Gibi Olmayacak, Bush ile Araya Mesafe Koyacaktı. Bu Nedenle Camp David Ziyaretinde Takım Elbise İçinde Resmi Davranarak Çizgiyi Çekmek İstedi. Konuğuna Deriden Bombardıman Pilotu Montu Hediye Eden Bush, Acaba Brown'a Ne Mesaj Vermek İstedi?
Gordon - 2.8.2007
Bush'tan Brown'a Deri Pilot Ceketi
ABD Başkanı George Bush, İngiltere'nin Yeni Başbakanı Gordon Brown'a ABD'ye Yaptığı İlk Ziyaretinde Kahverengi Deriden Pilot Ceketi Hediye Etti.
Gordon - 1.8.2007
Aşk Bitti
İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın ABD Başkanı George W.bush ile Yaptığı İlk Görüşme İngiliz Basınına 'Aşk Bitti' Yorumuyla Yansıdı.
Gordon - 31.7.2007
İngiliz Basınında Bugün
İngilliz basınında bugün, Kerkük referandumu için gereken nüfus sayımının yapılmaması, orman yangınlarının artması sonucu Yunan hükümetinin özür dilemesi ve Guantanamolu tutsağın hapisten ayrılmak istememesi başlıkları öne çıktı. BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Financial Times'daki bir haberin başlığı "Irak, seçmen listeleri için verilen süreyi kaçırdı." Buna göre Kerkük'ün nereye bağlanacağını tayin edecek referandumun Aralık ayında yapılması için gereken seçmen listeleri hazırlanamadı. Financial Times, "Oysa, hükümette çoğunluğu oluşturan Şii blokla, bu bloğun başlıca müttefiki olan Kürtler Haziran 2006'da ulusal birlik hükümeti kurulmadan önce anlaşmıştı. Kerkük'te ve Kuzey Irak'ın 'diğer tartışmalı bölgeleri'nde nüfus sayımı bugün tamamlanacaktı" diyor. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Falah Mustafa Bekir de gazeteye yaptığı açıklamada sayımın belirlenen tarihte yapılamamasını eleştiriyor. Bekir bu durumu 'halkın kabul edip onayladığı anayasanın uygulanmasını tarafların ciddiye almadığının göstergesi' diye yorumluyor. Financial Times ise gecikmeyi pek çok Sünni ve Şii'nin, Kerkük'ün Kürt bölgesine katılmasına şiddetle karşı çıkmasına bağlıyor. Gazete ayrıca Kerkük ilinin sınırlarında Saddam Hüseyin döneminde yapılan değişikliklerin geri alınması konusundaki düzenlemenin de mecliste bekletildiğine dikkat çekiyor. İngiltere gazetelerinde Irak'la ilgili bir başka haber de Washington'da yapılan Gordon Brown-Başkan Bush görüşmesinde konuşulanlar.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Gordon Haberleri | Gordon Haber - Haberler - Sayfa 3 - Gordon haberleri, son dakika gordon haber ve gelişmeleri burada. İngiliz Basınında Bugün.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 25.11.2020 21:54:45. #1.14#
title