Gökçek: "Musluklardan Akan Suyumuz Pırıl Pırıl, Temiz ve İçilebilir" (3)

Gökçek: "Musluklardan Akan Suyumuz Pırıl Pırıl, Temiz ve İçilebilir" (3)

Iüüankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Başkentin Musluklarından Akan Suyun Temiz, İçilebilir ve Pırıl Pırıl Olduğunu Söyledi.

Gökçek:

ıÜüAnkara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Başkentin musluklarından akan suyun temiz, içilebilir ve pırıl pırıl olduğunu söyledi.

Melih Gökçek, arıtma tesisi ile suyu arıttıklarını ifade ederek, Dünya Sağlık Örgütü ( WHO)'nün söylediği rakamın 10 mikrogram litre olduğunu, musluktan çıkan arsenik miktarının ise 1-4 arası değiştiğini kaydetti.

Gökçek, "CHP'li İzmir Belediyesi Menemen tarafında kuyular açıyor ve kuyulardan suyu veriyor. Arıtmıyor, direkt musluklardan akıtıyor. Daha dün 9 ayrı yerden numuneleri getirttim. WHO'nun ve Sağlık Bakanlığı'nın İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliği'ndeki sınır değer 10 mikrogram litre. İzmir'de, dikkat ediyorsanız arkadaşlar değerlerin tamamı ama tamamı, Dünya Sağlık Örgütü'nün kabul ettiği değerlerin üstünde" dedi.

Başkan Gökçek, Kızılırmak'tan gelen su ile ilgili çıkan haberlere ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Büyükşehir Belediyesi Basın Merkezi'nde yapılan toplantıya Belediye Meclis üyeleri, belediye başkanları ve belediye bürokratları katıldı.

Ankara'da geçtiğimiz Ağustos ayında su kesintileri başlar başlamaz medyanın genel anlamıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Melih Gökçek'e karşı ciddi bir "linç kampanyası" uygulandığını belirten Başkan Gökçek, "Su konusunda hayatımda görmediğim bir muhalefetle, hak etmediğim bir muhalefetle karşılaştım" dedi.

Büyük bir televizyon kanalının sunucusunun da bu durumu itiraf ettiğini söyleyen Başkan Gökçek, yaptıkları haksızlık karşısında kendisine "Melih Gökçek, yıllardır bir hatanı yakaladık, bugüne kadar açığını yakalayamamıştık. Biraz yüklenelim 1 ay sonra herkes unutur" diye açıklamalarda bulunduklarını bildirdi.

"KAMPANYA BAŞLATTILAR"

Basın toplantısında konuşan Başkan Gökçek, "Kızılırmak suyunun getirilmesi için harekete geçtiğimiz andan itibaren, önce 'bu su getirilemez', sonra 'bu suyu bir yıl içinde getirmeleri mümkün değil', hatta bazıları da çıkıp 'suyu bir yıl içinde getirirlerse, diplomamı yırtacağım' diye beyanatlarda bulundular. Suyu getirmeye başladıktan sonra bu kez de, 'kesinlikle yetişmez, hiç boşuna uğraşmayın' dediler. Baktılar ki yetişiyor, bu sefer de 'bu suyun sülfatı fazla. İçilmesi mümkün değil' diye kampanya başlattılar" dedi.

Daha önce bu tip karalama kampanyalarına cevap vermek üzere yine Basın Merkezi Toplantı Salonu'nda yapmış olduğu basın toplantısında, Avrupa'dan getirdiği şişe sularının sülfat oranlarını gösterdiğini hatırlatan Başkan Melih Gökçek, şöyle devam etti: "Avrupa'da marketlerden topladığım şişelenmiş suları buraya getirdim. O suların içinde vatandaşlarımıza sülfat oranı 1100, 1400, 1500 mililitre olan suların, Avrupa'da içildiğini huzurunuzda ispat ettim. Oysa, Kesikköprü'nün sülfat oranı 330 mililitreyken, dünyada bu oran 1400-1500'lerde. Hem de Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin marketlerinde satılıyor. Sülfatın hayati tehlike meydana getirmediği, AB'de bu suların içildiği ispatlanmış oldu. Bu sefer onu bırakıp, 'Kızılırmak suyunun içinde ağır metaller var' dediler. 7 ayrı kurumdan gerek bizim yatırdığımız gerekse kendilerinin yaptırdığı analizlerde de bunun da doğru olmadığı ortaya konmuştur. Yani Kesikköprü suyunda, ağır metal yoktur."

"MEDYA ODTÜ REKTÖRÜ'NÜN BEYANATINA SARILDI"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, tüm bu gelişmeler karşısında son olarak da Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Rektörü Ural Akbulut'un yapmış olduğu bir beyanata, medya kuruluşlarının sarıldığını ve bir kez de buradan saldırmaya başladıklarını kaydederek, "Sayın Rektör'ün, 'Bizim yaptığımız analizlerde, Ankara musluk suyunda ne arsenik, ne de ağır metal var' açıklamasına ve bu sözlerini birçok kez karşılıklı dile getirmemizin ardından, bunun da yalanlanmasıyla, bir kez de 'bu suyu içen ishal olur' iddiasıyla karşımıza çıktılar. Yani vatandaşı paniğe sevk etmeye devam ettiler" dedi. Başkan Gökçek, Kızılırmak suyunu Ankara'ya verdikten 21 gün sonra resmi olarak açıklamalarının nedenine de değinerek, şunları söyledi:

"Bu arkadaşlarımızla aldığımız ortak bir karardı. Çünkü, Ankara'da bazı sivil toplum örgütleri ve bazı siyasi partilerin temsilcileri, Ankara'ya Kesikköprü suyu verilmeye başladığında itibaren ajitasyon yapmak üzere karar aldılar. Diyeceksiniz ki böyle bir şey olur mu? Daha önce 1 Ağustos'ta su kesintisi yaptık, 2 Ağustos'ta Ankara Tabip Odası ishal vakalarının Ankara'da yüzde yüz arttığını açıkladı. Ajitasyonun en büyüğünü yaptılar. Daha kestiğimiz gün, yüz de yüz ishal oldu dediler. Şimdi normal şartlar içersinde resmi açıklamayı 21 gün sonraya bırakmayıp ta hemen açıklasaydım türlü sebeplerle hastanelere başvuracaklardı. İşte biz bu oyunu bozduk. Biz bu oyunu bozunca da çok bozuldular."

"OYUNLARI DA SONUÇ VERMEYİNCE... "

Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, "Bu oyunları da sonuç vermeyince bu kez de Ankara halkını kobay olarak kullandınız" iddiasıyla ortaya çıkıldığını belirterek, "Böyle bir şey olması mümkün mü? Kesikköprü ve Kırıkkale bu suyu 40 yıldır içiyor. Onlar kobay mıydı? Bilimsel gerçekler, analizler ortada. Bizim suyumuz tertemiz ve sağlıklıdır. Dün Hıfzıssıhha Enstitüsü de açıkladı, ondan önce üniversiteler açıkladı, ondan önce Devlet Su İşleri, ASKİ'nin bu konuda yapmış olduğu verileri açıkladı, hiçbir bir bilimsel dayanağı olmadan, bizi kobay olarak kullandınız açıklamalarının ne kadar yanlış olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu" diye konuştu.

"Buradan da bir şey tutturamayınca, bu kez de CHP Milletvekili Yılmaz Ateş, bizim duyumlarımıza göre, 'Burası çok pahalıyla, 1 milyar dolara mal oldu' demiş" açıklamasını yaparak, konuşmasına devam eden Başkan Gökçek, "Ben kendisine televizyondan çağrıda bulundum ve sordum, eğer 1 milyar dolara mal olmuşsa, ben belediye başkanlığından istifa edeceğim, eğer bunun yarısıysa, hatta yarısının altındaysa sen istifa eder misin?' dedim. Ama cevap yok. O laf da ortada kaldı. Onu da unuttular. Biz burayı 572 trilyon liraya mal ettik ve hatta iddia ediyorum ki, Türkiye'de yapılan en ucuz ishale hattı oldu. Bir televizyon istasyonunda Yılmaz Ateş'i izledim, şimdi de 500 milyon dolar civarında bir paraya mal oldu, diyor" şeklinde konuştu.

"HİÇBİR BİLGİSİ OLMAYAN KONULARDA AÇIKLAMA YAPABİLİYORLAR"

Kendisine Tıp Kurumu adını yakıştırmış bir derneğin ön plana çıkmak için 'Kesikköprü suyunda müthiş arsenik' var açıklaması yaptıklarını belirten Başkan Gökçek, şunları söyledi: "Bu açıklama televizyonlarda alt yazı olarak verildi. Tıp Kurumu suyun Dünya Sağlık Örgütü'nün açıklamış olduğu değerlerin üzerinde olduğunu söylüyor. Bunun arıtılması da Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Tesislerinde mümkün değil diye. Bu derneğin başında bir elinde sadece doktor diploması olan bu konuda hiçbir uzmanlığı olmayan biri var. Bu işlerden anlayan biri değil. Çünkü bizim arıtma tesislerinde arseniğin arıtılacağını, hatta ölçülemeyecek değerlerde aşağıya indirilebileceğini bilmiyor. Bizim tesisimizin böyle bir teknolojiye sahip olduğunu bilmiyor. Bu işin bilgisizi. Ama başka türlü ekrana gelmek mümkün olmadığı için hiçbir bilgisi olmayan konularda açıklama yapabiliyorlar."

Basın toplantısında ODTÜ Rektörünün Büyükşehir Belediyesine su analizi yapmadıklarını, bu konuda herhangi bir müracaatlarının da olmadığının Hürriyet gazetesinde "BOMBALADI" diye verildiğini belirten Başkan Gökçek, bu konuya da şu şekilde açıklık getirdi: "Bizim, ODTÜ'ye herhangi bir rapor için müracaat etmediğimiz doğru. Ama bu rapor, ODTÜ'ye Kimya Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası tarafından yaptırılan bir analiz ve bu analizler, bu odalar tarafından internet sayfasında yayınlanmıştır. Biz bu analizleri kullandık. ODTÜ Rektörünün haberi Hürriyet Ankara'da "BOMBALADI" diye verildi. Arsenik miktarının iki katı olduğu edilen bu haber. Ama aynı Hürriyet gazetesinde bir haber daha var objektiflik açısından söylüyorum. Hıfızıssıhha dün bir açıklama yaptı, "standartlara uygundur, içilebilirdir" dedi. Oysa bunu Hürriyet ufak olarak verdi. Diğeri ile arasında dünyalar kadar fark var."

"KIZILIRMAK SUYUNDA ARSENİK ORANI 12 MİKROGRAM, ARITILMIŞ MUSLUKLARDAN AKAN SUDA İSE ÖLÇÜLEMEYECEK KADAR DÜŞÜK DEĞERDE"

Başkan Gökçek, Kızılırmak suyunda arsenik oranının 12 mikrogram, arıtılmış musluklarda akan suda ise ölçülemeyecek kadar düşük değerde olduğunu belirttiği konuşmasında; "Bu işin bilimsel yanı arsenik miktarı yağışlara ve mevsimlere göre değişiklik gösterir. Bizim Çamlıdere, Kurtboğazı, Eğrekkaya, Akyar'da zaman zaman arsenik miktarı 13-15'lere 20'lere kadar çıkar. Bu önemli bir şey değildir. Yani Kızılırmak ile Çamlıdere arasında bir fark yoktur. Bizim arıtma tesisimizde uygulanan çökeltme ve havalandırma metoduyla, arsenik miktarını birin altına düşürebiliriz. Dünya standartlarında içilebilir miktar 10 mikrogram/litredir. Bizimki genel seviyenin altında mevsime göre 3-4'e çıkabiliyor" dedi. "Ankara içme suyundaki arsenik miktarı iki kat fazla diye manşet attan Hürriyet Gazetesi'nin gerçek karşısında; biz halkın arasında panik meydana getirdik arsenik var diye, bunu düzeltiyoruz, özür dileriz diyecek mi?" diye soran Başkan Gökçek, "Açık olarak söylüyorum, insanları ajite etmek, şüphe içinde bırakmak, endişe içinde bırakmak, ellerinde bilimsel veri olmadan açıklama yapmak medyacılık değildir. Çünkü insanları kışkırtmaya, paniğe sevk etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapmamalılar. Hakları da yok."

Basın toplantısı başlamadan önce medya mensuplarıyla birlikte musluktan sürahiye su dolduran Başkan Gökçek, bunu dün gece televizyonda musluklardan sapsarı su akıyor diye veren televizyon kanallarını ispata davet etmek için yaptığını ifade ederek şunları söyledi: "Dün akşam televizyonları izliyorum. İki televizyon istasyonunda önce hıfzıssıhha kurumunun haberini veriyor. Kurum açıklama yaptı, Ankara'nın suyu rahatlıkla içilebilir diye. Ama arkasından vatandaşta şüphe devam ediyor diye. Bir bayan musluktan suyu bardağa dolduruyor. Havaya kaldırıyor ve geriye koyup, içmiyorum diyor. Bir başkası da diyor ki, musluktan sular pis geliyor, sapsarı akıyor diyor. Elinizi vicdanınıza koyun, ben şimdi o televizyon istasyonundan rica etsem, desem ki o vatandaşların evine birlikte gidelim, gelmezlerse sorumlu o televizyon istasyonları. Ya da gideriz de musluktan sarı suyu ispat ederlerse, halkın önünde söz veriyorum, özür dileyeceğim ve bugüne kadar suyla ilgili yaptığım bütün açıklamalar için de özür dileyeceğim. Bir başka iddia da aynı televizyonda. Sular kokuyor diye. Bu iddiaya karşılık bizi de götürsünler de biz de koklayalım. Acaba evde kokan başka bir şey mi var? haber mi kokuyor yoksa. Eğer bizim su kokuyorsa ben özür dileyeceğim. Ama haber kokuyorsa, veya başka bir şey kokuyorsa, medya benden özür dileyecek mi ?"

"SON ZAMANLARDA SU LOBİLERİ OLUŞTU"

Bu ajitasyonların, insanları endişeye, paniğe sevk etmekten başka ne işe yaracağını soran Başkan Gökçek, daha önce kendisine birkaç yerden iddialar geldiğini ama artık acaba mı diye sormaya başladığını belirterek, "Son zamanlarda su lobileri oluştu. Bu su lobileri, içme sularını şüpheli hale getirip, satışlarını arttırıyorlar. Medyada da telkinlerde ve ricada bulundukları gibi bir takım ifadeler geliyor. Çok enteresan diyorlar. Biliyorsunuz dünyada sudan dolayı savaşlar oluyor. Şimdi su sıkıntısı yüzünden Ankara'da su satışları 5-10 kat artmış mıdır? İnanmak istemiyorum, acaba medya bu konuda lobinin etkisinde mi kaldı. Bu tip provokasyonlara dur dememiz lazım" diye konuştu. ASKİ'nin avukatları vasıtasıyla kim su konusunda beyanat verirse, hangi haber çıkarsa o konuda dava açacaklarını söyleyen Başkan Gökçek, "Şu ana kadar avukatlarımız 4-5 kuruma dava açtı ve bundan sonra da devam edecek" dedi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara'da içme suyunun temiz, içilebilir olduğunu vurgulayarak,"Bizim suyumuz temizdir. Gönül rahatlığıyla içilebilir. Şerefimi temin ediyorum, ben devamlı bu suyu içiyorum gece, öğlen, rahatlıkla bu sudan içiyorum. İsteyen inanır, isteyen inanmaz. Bizim suyumuzda herhangi bir şey yoktur" diye konuştu.

Dünya da en kirli ve pis suyun bile arıtabileceğini ve bunu bilmeyenin cahil ve bilgisiz olduğu söyleyen Başkan Gökçek, şöyle dedi: "Arıtma Tesisinde buna uygun teknoloji olsun arıtılmayacak su yoktur. Singapur'da kanalizasyon suyu arıtılıyor, tekrar içme suyu olarak, belirli bir miktarda suyun içine katılıp, vatandaşa veriliyor. Deniz suyunu içebilir misiniz? İçinde hem bir yığın element var hem tuz var. Ama Arabistan ve İsrail bu suyu arıtarak, içiyor. Yani arıtılamayacak su yoktur. İnsanların aklına şüphe sokmayın, ajite etmeyin, yazıktır, günahtır. Su baronlarının ekmeğine yağ sürmeyin. Fakir fukara vatandaşa acıyın. Bilimsellikten uzak, sadece suya siyaset sokan kişilere, CHP'nin, bazı sivil toplum örgütlerinin Ankara suyuna ilişkin söylediklere iftiralara inanmayın. Çıkar ilişkilerini suyun içerisine sokmayın. İnsanların sağlığı üzerinden siyaset yapmayalım."

"BU TİP BEYANLARIN BİR MESULİYETİ OLMALI"

Konuşmasında, halkı galeyana getirmenin bir cezası olması gerektiğine dikkat çeken Başkan Gökçek, "Bu tip beyanların bir mesuliyeti olmalı. Eskiden TCK'da halkı galeyana getirmenin bir karşılığı vardı. Bu kaldırıldı. Ben TBMM'ye de çağrıda bulunuyorum, gerçek dışı iddialarla halkı galeyana getiren, paniğe sevk eden kim varsa mutlaka cezalandırılmalı ve bu bir kanun maddesi haline getirilmelidir" dedi. Sudaki tartışmalara önümüzdeki hafta içinde yapacakları girişimle son vereceklerini kaydeden Başkan Gökçek, şunları söyledi:

"İvedik Arıtma Tesislerinden çıkan sudan Türkiye'deki değişik üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşlarına aynı anda örnek aldıracağız. Ve tahlillerini yaptıracağız. Hatta Avrupa'da bile yaptıracağız . Onun ardından bugüne kadar bize iftira eden kaç kuruluş, kaç kişi özür dileyecek." Su konusunda CHP ve bazı kuruluşların beyanatlarını basın toplantısında yanında bulunan belediye Meclis Üyeleri ile belediye başkanlarının dövizlere yazdıkları' Kızılırmak Ankara'ya Ölüm Taşıyacak', Köprü Yol Geçit Dediler ASKİ'nin Paralarını Yediler, Temiz Su Evrensel Tüketici Hakkıdır, yazıları göstermesiyle sürdüren Başkan Gökçek, "Bu kişiler öylesine ajitasyonlar, görüntüler, beyanatlar verip, internet sitelerinde de öylesine farklı işler yayınladılar ki inanılır gibi değil. Bunların hepsi mahkemelerde hesap verecek" dedi.

"CHP'Lİ İZMİR BELEDİYESİ'NİN GETİRTTİĞİ SUYUN ARSENİK DEĞERİ DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ'NÜN KABUL ETTİĞİ DEĞERLERİN ÜSTÜNDE"

"CHP Milletvekili Yılmaz Ateş ve arkadaşlarının TBMM'ye araştırma önergesi vererek, özellikle Kesikköprü suyunda fazla arsenik olduğu için benden hesap sorulmasını istediler" diyen Başkan Gökçek, şunları söyledi: "Bizim Arıtma Tesisimiz var suyu arıtıyoruz. Tekrar ediyorum Kesikköprü'de 12, Çamlıdere'de 12-15, ama bizim Arıtma Tesisimizde 1-4 arasında. Dünya Sağlık Örgütü'nün ( WHO) söylediği rakam 10 mikrogram litre. Bizim musluğumuzdan çıkan arsenik miktarı ise 1-4 arası değişiyor. CHP'li İzmir Belediyesi Menemen tarafında kuyular açıyor ve kuyulardan suyu veriyor. Arıtmıyor, direkt musluklardan akıtıyor. Daha dün 9 ayrı yerden numuneleri getirttim. WHO'nun ve Sağlık Bakanlığı'nın İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliği'ndeki sınır değer 10 mikrogram litre İzmir'de Karşıyaka, Bayraklı meydan karşısında 2084'e 7. sokakta 39,3, Bornova Kazım Birlik Mahallesi 215. sokakta 38,5, Bornova Özkanlarda 219. sokakta 39.82, Bornova Kazım Birlik mahallesi 215. sokakta 38,73, Bornova Mustafa Kemal caddesinde 42,28, Bornova Erzene mahallesinde 54. sokakta 40,1 mikrogramlitre, Karşıyaka da 37,83, Bornova dai 229/2 sokakta 41,8, Bornova Kazım Birlik mahallesi 162. sokak 27,88.

Dikkat ediyorsanız arkadaşlar değerlerin tamamı ama tamamı, Dünya Sağlık Örgütü'nün kabul ettiği değerlerin üstünde. Nerede CHP. Halka yıllardan beri 4 kat fazla arsenikli su içiriyorsunuz. Bunlara yalan diyorsanız ben adres veriyorum. Üniversiteler var İzmir'de. Toplayın üniversiteleri, alın dediğim yerlerden numuneler. Yaklaşık değerler çıkacak mı çıkmayacak mı? Günlük değerler 3-4 puan değişebilir. Ama ortalaması 30-40'ın üzerindedir. 4 kat arsenik içiriyorlar. İzmir bu sularda sadece dezenfeksiyon yapıyor, klorluyor yani, ama kesinlikle ve kesinlikle arseniği arıtmıyor. Bizim gibi arıtma tesisi yok. Arkadaşlarımla birlikte bir çağrıda bulunuyoruz. Kime? Sivil toplum örgütlerine, tabipler odasına, diğer odalara ve özellikle CHP'ye. Ankara Büyükşehir belediyesi hakkında ASKİ hakkında meclis araştırması veren CHP. Sizin CHP'li İzmir Belediyesi, İzmir'e 40 mikrogram arsenikli su içiriyor. Haydi göreve. Siyasete su sokanlara çağrıda bulunuyorum. Gerçekten halkın sağlını düşünüyorsanız, bütün İzmir milletvekilleri, bizim Ankara milletvekilleri doğru oraya koşun." CHP'nin sağlık konusunda eğer ciddi ise sağlıkları tehlike içinde olan İzmir halkı için derhal duruma el koyması gerektiğini belirten Başkan Gökçek, "Bakalım bu durum karşısında medya ne yapacak. Ankara'nın üzerine gidilenin yüzde 1'i kadar İzmir' in de üzerine gidecekler mi. Hiç sanmıyorum. Ama ben bu işin peşini onlar gibi bırakmam. Bana ve arkadaşlarımı bu linç olayını layık görenlere çağrıda bulunuyorum, elinizi vicdanınıza koyun. 40 arseniği yıllardan beri İzmir halkına içirenlere hesap sorun, sormazsanız objektif yayın yapmıyorsunuz."