Gidip Haberleri

Gidip haber, Gidip son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gidip - 24.10.2006
Yalova: Seri Katil Zanlısının Babası Konuştu
Oğlunun Y.B. ve annesi E.B. tarafından kandırıldığını savunan K., "Oğlum benimle birlikte yaşıyor. Tek oğlum. Benim oğlumun asla para sorunu olmaz. Bu iş soygun işi değil. Bütün bu olayların sorumlusu Y.B. denen şahsın anası. Gelip gidip oğlumun aklını çeldiler.
Gidip - 24.10.2006
Madrid: AB Parlamentosu İspanya Hükümeti'nin Yürüttüğü "İspanya'da Barış Süreci"ne Destek Veriyor
AB Parlamentosu, İspanya Hükümeti'nin yürüttüğü "İspanya'da Barış Süreci"ne destek veriyor. AB Parlamentosu'nun önümüzdeki Çarşamba günü Fransa'nın Strazburg Şehri'ndeki Parlemento Binası'nda toplanmayı ve İspanya'da teröre karşı hükümet tarafından verilen mücadeleyi olumlu yönde desteklemesi öngörülüyor. Konuya ilişkin olarak İspanya'nın AVT Derneği (Terör Mağdurları Derneği) olaya tepki gösteriyor. Dernek, ETA'nın bir katiller ordusu olduğunu, pazarlık yapılamayacağını belirterek, gerek basın yoluyla gerekse sokakta yapılan protestolarla görüşünü ortaya koyuyor. Dernek tarafından düzenlenen protesto yürüyüşlerinde özellikle göze çarpan sloganlar ve açılan pankartlar arasında, "ETA, İRA değil" , "Avrupa teslim olma", "ETA bir katiller ordusu, pazarlık yapılamaz" ifadeleri yer alıyor. AVT Başkanı Francisco Jose Alcaraz'ın konuyla bağlantılı olarak attığı ilk adım, AB'nin Başkenti olan Brüksel'e gidip, burada AB yetkilileriyle görüşmek oldu.
Gidip - 23.10.2006
Van: Bakan Çelik Van'da
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, artık Türkiye'nin yönetilen ve yönlendirilen bir ülke olmadığını, aksine yöneten ve yönlendiren iradenin bir parçası olduğunu söyledi. Çin'de düzenlenen "Asya Ülkeleri Milli Eğitim Bakanları" toplantısına katılan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu sabah döndüğü Türkiye'de bayramlaşma törenine katılmak üzere Van'a geldi. Van Ferit Melen Havaalanı'nda Van Vali Vekili Mustafa Yavuz, Belediye Başkanı Burhan Yenigün ile çok sayıda partili tarafından karşılanan Bakan Çelik, beraberindeki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Van Milletvekilleri Halil Kaya, Yekta Haydaroğlu, Cüneyt Karabıyık ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Van Milletvekili Mehmet Kartal ile birlikte İpekyolu Caddesi'ndeki İl Özel İdaresi'ne ait sosyal tesislerde düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Çelik, Çin'de olduğu için bayramın ikinci günü Van'a gelmeyi planladığını ancak gönlünün el vermediği için programını sıkıştırarak, bugün geldiğini kaydetti. Yıllardır Van'da yapılan bayramlaşma programının hiçbirini kaçırmamaya çalıştığını ifade eden Bakan Çelik, kutlanan bu bayramları dolu dolu yaşanması Türk milletine has güzellikler ve özellikler olduğunu belirtti. Bakan Çelik, "Eğer gerçekten bayramları güzelliklere vesile kılabilirsek, söylendiği gibi bunu barışın, sevginin, saygının ve paylaşımın bir vesilesi yapabilirsek o zaman bayram gerçek anlamda anlamı gibi olur. Aksi takdirde seremoni icra etmiş oluruz" dedi. Anayasa'da devletin özellikleri ifade edilirken 'Türkiye Cumhuriyet laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir' denildiğini kaydeden Bakan Çelik, sosyal devlet olmak, Türkiye Cumhuriyeti'nin olmazsa olmaz vasıflarından biri olduğunu kaydetti. Bakan Çelik, "Ancak bir devlet adamı olarak şunu itiraf edeyim. Sosyal olma özelliği milletimizden devletten çok daha öndedir. Sosyal millet kavramı, sosyal devlet olma kavramından çok daha öndedir. Eğer bu özelliğimiz, güzelliğimiz olmasaydı 2000'li yıllarından yaşadığımız ekonomik kriz esnasında biz Arjantin'den çok daha beter duruma gelecektik" diye konuştu. Yurtdışında Türkiye'nin itibarının çok büyük olduğunu gördüklerini kaydeden Bakan Çelik, Çin'deki "Asya Ülkeleri Milli Eğitim Bakanları" toplantısında görüştüğü tüm bakanların Türkiye'deki gelişmeleri ve ilerlemeyi gördüklerini ifade etti. Artık Türkiye'nin yönetilen ve yönlendirilen bir ülke olmadığını aksine yöneten ve yönlendiren iradenin bir parçası olduğunu herkes tarafından kabul edildiğini söyleyen Bakan Çelik, "Bunu gördüğümüz zaman göğsümüz kabarıyor. Zaman zaman problemlerimiz olduğunda vatandaşlarımız şikayet ediyor. Şüphesiz ki vatandaş kendi devletine şikayet ve sitem edecek. Sitem sevgiden doğar, benim vatandaşım gidip de Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'e şikayet etmesi, Suriye ve ABD devlet başkanlarına sitem etmesi söz konusu olamaz.
Gidip - 23.10.2006
Eyüpspor Kulübü Başkanı Malatyalı: "Takımımız Bir Düşüş İçerisinde"
Lig B 1. Grup'ta puan kayıplarını sürdüren Eyüpspor'da, Sarıyer yenilgisi sonrası moraller iyice bozuldu. Eyüpspor Kulübü Başkanı Ahmet Malatyalı, üst üste galibiyetlerle başladıkları ligde takım olarak kötü bir döneme girdiklerini belirterek, ''Takım bir düşüş içerisinde. Böyle bir düşüş bekliyorduk ama bu kadar çok puan kaybetmeyi beklemiyorduk'' dedi. Yeniden toparlanabilmek için oyuncuların motivasyonunu yüksek tutmaya çalıştıklarını anlatan Malatyalı, ''Futbol sahada oynanıyor. Sezon başı seri galibiyetleri alan da bu takımdı. Yapacak bir şey yok. Sadece üzülüyoruz. Biz üzerimize düşen görevi yapıyoruz. Kazandıkları hafta cuma günü paraları banka hesaplarına yatıyor. Artık oyuncularımız da gereğini yapsınlar'' diye konuştu. Takımda çok sayıda as oyuncunun sakat olmasının yaşanan puan kayıplarında etkili olduğuna değinen Ahmet Malatyalı, Sarıyer karşılaşmasının hakemi Mehmet Efe'ye de tepki göstererek, ''Bu maç için yetersizdi. Yönetiminden şikayetçiyiz. Bir oyuncumuzun hareketi için gidip başka bir oyuncumuzu kırmızı kartla attı.
Gidip - 23.10.2006
Kilis: Sınırda Bayramlaşma Yarın Başlıyor
Suriye sınırında yaşayan vatandaşlar için yatılı bayramlaşma yarın başlıyor. Bu yıl 39 bin 23 Suriye vatandaşı, Türkiye'deki akrabalarıyla yatılı bayramlaşmak için Kilis, Mardin, Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa'daki sınır kapılarından giriş yapacak. İHA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Suriye sınırındaki Kilis, Mardin, Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa'da bayramlaşma telaşı yaşanıyor. Yarın Halep ve ilçelerinden bayramlaşmak için 48 saatliğine 5 bin kişi Kargamış Sınır Kapısı'ndan, Halep ve Lazkiye kentlerinden 8 bin kişi Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'ndeki Cilvegözü Sınır Kapısı ile Suriye'nin Lazkiye kentinden Hatay'ın Yayladağı Sınır Kapısı'ndan, Rakka kentinden 5 bin 523 kişi Ceylanpınar ve Akçakale Sınır Kapısı'ndan, Suriye'nin İdlip kentinden de 5 bin 500 kişi Mardin'in Nusaybin Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapacak. Halep ve ilçelerinden ise 15 bin kişi Öncüpınar Sınır Kapısı'nı geçerek akrabalarıyla yatılı olarak bayramlaşacak. Sınırda bayramlaşma, Suriye ve Türkiye arasında geçmiş yıllarda yaşanan soğuk rüzgarlar nedeniyle sınırın 2 yakasındaki akrabaların, tel örgülerden bir birlerine hediyelik eşyalar atması şeklinde yapılabiliyordu. 2000 yılından itibaren Suriye ve Türkiye'de sınır kentlerinin valilerinin bir araya gelerek sınırda bayramlaşma için protokol imzalamalarından sonra sınırda bayramlaşmalar yapılmaya başlandı. 4 yıldır da Türkiye ve Suriye'deki akrabalar, 48 saatliğine birbirilerine misafir olarak gidip gelerek yatılı bayramlaşma imkanına kavuştu.
Gidip - 23.10.2006
Kültür Varlıkları Dijital Ortama Giriyor
Türkiye'nin birbirinden emsalsiz kültür varlıkları, görüntüleriyle birlikte dijital ortama aktarılacak. Kültür ve Turizm Bakanlığının başlattığı proje için Topkapı Sarayı Müzesi ile Anadolu Medeniyetleri Müzesi pilot müze seçildi. Bu projeyle müzelerde bulunan hem teşhirdeki, hem de depolardaki eserler, tamamen bir ağ üzerinde bilgisayara yüklenecek. Projeyle birlikte, müzelerde hangi eserlerin bulunduğu, eserlerin hangi sergilere gittiği, hangilerinin bakıma ihtiyacının olduğu, bakıma ne zaman gidip döndüğü, hangilerinin teşhirde bulunduğu, kazılarda çıkan eserler ve kazı bilgileri, merkezi otomasyon sistemiyle düzenli hale gelecek.
Gidip - 23.10.2006
Diyarbakır: Demir Ailesi, Bayrama Buruk Girdi
12 Eylül gecesi Diyarbakır'da 10 kişinin hayatını kaybetmesi, 16 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan patlamada hayatını kaybeden Demir ailesi fertlerinin yaşayanları, Ramazan Bayramı'na buruk girdi. Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'nde yaşayan Demir ailesinde, Ramazan Bayramı buruk geçiyor. 12 Eylül gecesi Diyarbakır'da meydana gelen patlamada Demir ailesinden anne Faide Demir ile çocukları Mizgin, Zilan, Şilan ve Evin hayatını kaybetmişti. Geride kalan Demir ailesi fertleri de, Kale Mahallesi'ndeki evlerinde hayatını kaybedenlerin fotoğraflarına bakarak gözyaşı döküyor. Patlamada, 4 çocuğunu ve eşini kaybeden acılı baba Mehmet Demir, Karabehlülbey Mezarlığı’na gidip dua okuduktan sonra çocuklarıyla konuşarak bayramlarını kutladı.
Gidip - 22.10.2006
Tiran: Arnavutların Tercihi Bisiklet
Arnavutlar, günlük hayatlarında toplu taşıma aracı yerine bisiklet kullanmayı tercih ediyor. Dünyada en çok bisikletin kullanıldığı Çin'den sonra bisiklet kullanımında Arnavutluk'un ikinci sırada yer aldığı tahmin ediliyor. Arnavutluk'un başkenti Tiran ve Shkodra kentlerinde insanlar özellikle iş yerlerine gidip gelirken bisiklet kullanmayı tercih ediyor.
Gidip - 21.10.2006
PKK'nın Kaçırdığı AK Parti İl Başkanı'nın Oğlu 26 Gün Sonra Evinde
Tunceli`ye bağlı Doluküp Köyü yakınlarında 24 Eylül günü PKK`lı teröristler yolu kaçırılan AKP Tunceli İl Başkanı Veli Suroğlu`nun müteahhit oğlu 33 yaşındaki Serdar Şener Suroğlu, Ovacık İlçesi`nin Çakmaklı Köyü yakınlarında serbest bırakıldı. Tunceli Valisi Mustafa Erkal, Serdar Şener Suroğlu`nun kaçırılmasından sonra yaptığı yazılı açıklamada teröristlerin aileden haraç almak için kendisini kaçırdıklarını açıkladığı 1 çocuk babası Suroğlu, 26 gün sonra dün saat 21.00 sıralarında serbest bırakıldı. Serdar Şener Suroğlu, serbest bırakıldıktan sonra yürüyerek Ovacık İlçe Merkezi`ndeki jandarma karakoluna gidip serbest bırakıldığını iletti.
Gidip - 21.10.2006
Bursa: Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin, Bursalıların Bayramını Kutladı
- Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin, Ramazan Bayramı’nın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için barışa, sevgiye, kardeşliğe vesile olmasını diledi. Başkan Şahin, Ramazan Bayramı münasebetiyle yaptığı açıklamada, birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi ve saygı ruhunun daha da arttığı bayramlarda yaşanan bu özlenen tablonun kalıcı olması için herkesin el birliği içinde çaba göstermesi gerektiğini söyledi. Bereket ve rahmet ayı olan Ramazan’ın Bursa’da birlik, beraberlik ve paylaşma duygularıyla yaşandığını belirten Şahin, “Ramazan ayında milletçe en asil karakterimiz olan yardımlaşma ve dayanışma özelliklerimiz en yüksek seviyeye çıktı. Şimdide o muhteşem Ramazan ayından sonra, dini bayramlarımızın ilkini yaşıyoruz. Tıpkı Ramazan ayında olduğu gibi, bu güzel bayram günlerinde de milletimizin ulvi davranışlarını göreceğiz. Eminim ki, bu bayramda da büyüklerimizi, akrabalarımızı, komşularımızı ziyaret edeceğiz. Kimsesi olmayanın yanına gidip onların gönlünü alacağız.
Gidip - 20.10.2006
Gaziantep: DYP Lideri Ağar Gaziantep'te...(2)
Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, ''Bu sınırları kimse değiştirmeye kalkmasın, zaten bu sınırlar milletin gönlüne dar geliyor. Bırakın bu kadarla duralım'' dedi. Mehmet Ağar, Gaziantep Ticaret Odası'nda düzenlenen ''Gaziantep'in Ekonomik Sorunları ve Çözüm Önerileri'' konulu toplantıya katıldı. Ağar, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin her meselenin üstesinden gelecek güçleri olduğunu belirterek, ''Bu coğrafyanın geleceğinde harita değişiklikleri hazırlanmaktadır. Bu harita değişikliklerinin temelinde ise enerji ve güvenlik meseleleri vardır. Bu sınırları kimse değiştirmeye kalkmasın, zaten bu sınırlar milletin gönlüne dar geliyor. Bırakın bu kadarla duralım'' dedi. Türkiye'yi asker ve polis haricinde hiç kimsenin silah taşımadığı bir ülke haline getirmeyi amaçladığını kaydeden Ağar, ''Bugünün Türkiye'sinde bu meseleleri dikkatle, dirayetle değerlendirecek siyaset aklına ve soğukkanlılığa ihtiyaç vardır. Elbette şehirde, dağda elinde silahla gezen bir terörist varsa, onun karşılığında güvenlik güçleri kanunlar çerçevesinde ne gerekiyorsa onu yapacaktır. Silahlı adama ne yapılacağı bellidir. Benim meselem; meseleyi önce silahsızlandırmayı başarmaktır. Terör örgütünü devamlı olarak yukarıda besleyen aşağıdaki altyapının önünü kesmektir'' diye konuştu. Güneydoğu'da yaşayan insanların ilk defa arkalarında siyaseti görmek istediklerini ifade eden Ağar, ''Benim kulak verdiğim, milyonlarca ananın ve babanın yürekleri dağlayan feryatlarıdır. Ve bu mesele de ilk defa çok ciddi şekilde kabul gören, Güneydoğu'da yaşayan insanlarımızın artlarında, arkalarında siyaseti görmek istemeleridir. Türkiye'nin bir bölgesini, siyaseten bir partinin hakimiyetine bırakmak istemeyen milletin taleplerine kulak vermeyi başarmaktır'' şeklinde konuştu. Ağar, Güneydoğu meselesinin her zaman Türkiye'nin meselesi olduğuna ve her seferinde de bir sükunet sağlandığına dikkat çekerek, şunları söyledi: ''Şimdi geldiğimiz noktada beni harekete geçiren şu olmuştur. Söylememize rağmen bu hükümet, koordinatörlük denen bir şeyin arkasına gitti. Ben çıktım söyledim; bu iş Türkiye'nin kendi meselesidir. Türkiye bu meselesinin hiç bir yere ihale edemez. Bunu ihale etmesi, bunun altında kalmasıdır, bu işin sürüncemede bırakılması demektir." Mehmet Ağar, meselenin siyaset üstü olduğunu belirterek, ''Milleti kazanalım kardeşim, Türkiye'nin geleceğini kazanalım. Oyu her zaman kazanırız, iktidarı her zaman alırız. Meseleyi oy kapsamına kilitleyerek kimse bir yere gidemez. Ben, Türkiye'nin her bölgesinde huzur içinde eli cebinde gezebilen bir adamım. Hiç kimse terör örgütlerinin benim kadar hedefi olmadı ve halen de olmuyor. Öyle televizyon ekranlarında konuşmaya benzemez o iş'' ifadelerini kullandı. Siyasetin bir inanç, kararlılık ve cesaret işi olduğunu dile getiren Ağar, ''Anaların yüreğinde yara varsa ben buna derman olmak zorundayım. Ben gidip evde oturayım, yapacak adam gelsin.
Gidip - 20.10.2006
Bursa: 25 Yıllık Gazeteciden Ermeni Soykırımı Sergisi
Bursa'da yaşayan 25 yıllık gazeteci Ali Eşref Uzundere, Ermeniler'in yaptığı mezalimi fotoğraflarla gözler önüne seriyor. 1982 yılında muhabir iken Erzurum Atatürk Üniversitesi'nin düzenlediği Ermeni terör örgütü Asala'nın yaptığı eylemlere yönelik basın açıklamasına gittiğini belirten Uzundere, "O açıklama sonrası bu olayları araştırmaya karar verdim. Aslen Iğdırlı olduğum için daha çok merak ettiğim konuyu araştırmak için hafta sonları Erzurum-Iğdır arasında gidip geldim.
Gidip - 20.10.2006
Van: Türkiye 3. Futbol Ligi
Türkiye 3. Lig 1. Grup'ta mücadele eden Belediye Vanspor, haftasonu deplasmanda oynayacağı Batman Belediyespor maçı hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor. Belediye Vanspor Teknik Direktörü Nevzat Şipal, hafta sonu deplasmanda Batman Belediyespor'la yapacakları maça 3 puan almak için gideceklerini söyledi. Şipal, "Batman Belediyespor şampiyonluğa oynayan bir ekip. Onların da sezon başı hedeflerinin ikinci lig olduğunu biliyoruz. Daha önceden 2 kez ekstra Play-Off'a gidip ikinci lig kapısından dönmüş bir ekip.
Gidip - 20.10.2006
Ramazanda İstanbul'a Dilenci Akını... -İnsanların Dini Duygularını İstismar Eden Dilenciler, Ramazan Ayı Nedeniyle İstanbul'a Akın Etti
Sergül Keskin Yolcu - İnsanların dini duygularını istismar ederek haksız kazanç sağlayan dilenciler, Ramazan ayı nedeniyle yine İstanbul'a akın etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Dilenci Toplama Merkezi yetkililerinden alınan bilgiye göre, Cuma günleri özellikle büyük tarihi camiler ile Eminönü ve Taksim gibi merkezi yerlerde dilenen bu kişiler, son dönemde sokaklar yerine daha çok ev ve iş yeri gezerek para topluyor. Dilencilerin, vatandaşların dini duygularını istismar ederek haksız kazanç sağlamak amacıyla kullandıkları yöntemler arasında, küçük çocuklarını yanlarına alıp kullanmak, görme özürlü, sakat ve hasta numarası yapmak, sakat görüntüsü vermek için 2 ayağı katlayarak pantolona gizlemek ve ayakları dizlerden yokmuş gibi göstermek, tekerlekli sandalyede oturmak da yer alıyor. Dilenciliği meslek haline getirenler, lüks arabalarla dilenecekleri bölgelere tek tek bırakılıp akşam da tekrar toplanıyor. İstanbul'da dilenenler arasında, Türkiye'nin çeşitli illerinden sadece bu amaçla gelenler dışında, Romanya, Ukrayna ya da Afrika ülkelerinden gelen yabancılara da rastlanıyor. Zabıta ekipleri, vatandaşın şikayeti ve ihbarı üzerine belirtilen adrese gidip dilenci topluyor.
Gidip - 19.10.2006
Bayburt: Bayburt Vali Yardımcıları Yeni Görev Yerlerine Uğurlandı
- Bayburt Vali Yardımcıları Süleyman Yıldırım ve Erhan Koyuncu'nun yeni görev yerlerine atanması nedeniyle bir veda yemeği düzenlendi. Öğretmen evinde düzenlenen iftar yemeğine Vali Musa Küçükkurt' un yanı sıra Garnizon Komutanı Topçu Kurmay Albay Bayram Uğur, Belediye Başkanı Bekir Çetin, Cumhuriyet Başsavcısı Mithat Kutanoğlu, Adalet Komisyonu Başkanı Ali Efendi Teksak, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Gürses, Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Abdullah Kopuzlu, İl Jandarma Komutanı Albay Bülent Çakar, Emniyet Müdürü Burhan Gümüş, daire müdürleri ilçe kaymakamları , belediye başkanları ve il genel meclisi üyeleri ve basın mensupları katıldı. Yemekte konuşan Vali Musa Küçükkurt " Bizler devlet memuruyuz. Mutlaka görevimiz geldiğinde bir yere gidip başlamak ama süremiz bittikten sonra devletimizin görevlendireceği yeni yerlere gitmek suretiyle daha memuriyete başlarken bu sözleşmeyi imzalıyoruz.
Gidip - 19.10.2006
Ankara: Başbakan Erdoğan Gün Boyunca Evinden Çıkmadı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, günü evinde dinlenerek geçirdi. Erdoğan, akşam saatlerinde ise çalışma ofisine inerek kendisine sunulan raporları inceledi. Başbakan Erdoğan, kan şekeri düşüklüğü teşhisiyle Güven Hastanesi'nde gördüğü tedavinin ardından önceki gece Subayevleri'ndeki evinde dinlenmeye çekilmişti. Dünü evinde geçiren Erdoğan, bugün de evinden çıkmadı. Erdoğan, akşam saatlerinde oturduğu apartmanın giriş katında bulunan çalışma ofisine inerek, kendisine iletilen raporları inceledi ve belgeleri imzaladı. Başbakan Erdoğan'ın bayram programının ise henüz netleşmediği, yarın İstanbul'a gidip gitmeyeceğinin de belli olmadığı kaydedildi.
Gidip - 19.10.2006
Van: İlköğretim Okulu Öğrencilerine Kırtasiye ve Giysi Yardımı
Van İl Milli Eğitim Müdürü Yahya Yıldız, Ocaklı köyünde 'Haydi Kızlar Okula Kampanyası' kapsamında okula kazandırılan öğrencilere kırtasiye ve giysi malzemesi dağıttı. İl merkezine bağlı 75 haneli Ocaklı köyünde okula kazandırılan öğrencileri ziyaret eden İl Milli Eğitim Müdürü Yıldız, çocuklara çeşitli kırtasiye ve giysi malzemesi dağıttı. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan malzeme dağıtımından önce öğrencilere hitaben bir konuşma yapan Yahya Yıldız, 'Haydi Kızlar Okula' kampanyasının Türkiye'de ilk olarak Van'ın Ocaklı Köyü İlköğretim Okulu'nda başlatıldığını bildirdi. Yıldız, kampanya öncesinde okulda sadece 2 kız çocuğunun eğitim gördüğünü yapılan başarılı çalışmalar sonrasında okula devam eden kız sayının erkek sayısını geçtiğini söyledi. Yıldız, köy muhtarı Ali Rıza Malay ile vatandaşların kampanyaya duyarlılık göstermelerinden dolayı memnuniyetini dile getirerek, "Bu yıl köyde eğitim gören erkek öğrenci sayısı 53, kız öğrenci sayısıysa 69'dur. Duyarlılıklarından ötürü köy muhtarını, vatandaşları ve özverili çalışmalarda bulunan öğretmenleri tebrik ediyorum" dedi. Daha sonra Yahya Yıldız, oluşturdukları bir ekiple bu yıl eylül ayı sonuna kadar yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Yıldız, merkez köylerde ve ilçelerde daha okula gitmesi gereken 5 bin 100 erkek ve 6 bin 900 kız çocuğu olmak üzere toplam 12 bin çocuk tespit ettiklerini söyledi. Yıldız, "Okula gitmeyen 12 bin çocuktan 4 bin 583 tanesi kız olmak üzere toplam 7 bin 526 çocuğu okula kazandırdık. Ekim ve kasım aylarında çalışmalarımız devam edecek. Ben eminim ki, son 2 ayda bu sayıları 10 binlere çıkartacağız. Okullarda öğrenci sayısının artmasının nedenlerinde biri de yeni açmış olduğumuz taşıma merkezlerinin artmasıdır. Artık merkez köylere 10 derslikli okul yapıyoruz. Bundan sonra çocuklarımız çok rahat bir şekilde okullarına gidip gelebiliyor.
Gidip - 19.10.2006
Kurumsallaşmaya Futbol Örneği
Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Memorial Hastanesi Genel Direktörü Yalçın Nak, kurumsallaşma kavramını futbola benzetip, ``Futbolda nasıl forvet, defans, kaleci gibi işbölümleri varsa, mümkün olduğunca birbirlerinin işine karışmıyorlarsa, kurumsal şirketlerde de herkes görevini bilip yerine getirmeli`` dedi. Adana Sanayi Odası`nda (ADASO) düzenlenen `Aile şirketlerinde kurumsallaşma` konulu panelde konuşan Yalçın Nak, kurumsallaşmayı `Gönüllü olarak yapılan işbölümü çerçevesinde kendi payımıza düşen işimize odaklanarak o konuda en iyisini yapmak, işbölümündeki diğer iş arkadaşlarımızın da kendi üzerlerine düşeni yapmalarını bekleyerek, bir takım çalışması sergileyebilmek` olarak tanımladı. Spordan örnek veren Nak, dünyada kurumsallaşmayla en çok benzeyen takım oyununun futbol olduğunu söyledi. Nak, ``Futbolda 11 kişi işbölümü yapar. Hiç kimse diğerinin işine mümkün olduğunca karışmaz, ama herkes kendi işini yapar. İstisnalar dışında defans oyuncusu gidip hücumda gol aramaz, hücum oyuncusu da gelip defans görevi yapmaz`` dedi.
Gidip - 19.10.2006
Mersin: Lübnan'a Giden Türk Birliği, Törenle Uğurlandı
Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Barış Gücü'ne (UNIFEL) katılacak olan Türk birliği, Mersin Limanı'nda törenle uğurlandı. Türk askerinin Mersin Limanı'ndan Lübnan'a hareketi öncesinde, Akdeniz Bölge Komutanlığı 1 ve 2. parmak iskele önünde tören düzenlendi. Tuğamiral Veysal Kösele'nin askeri selamlamasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile devam etti. Mersin Valisi Hüseyin Aksoy ile Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan'ın da katıldığı törende konuşan Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Veysel Kösele, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Lübnan'da görevlendirilmesinin kabul edilmesiyle birlikte ilk birlik olarak TCG Gaziantep fırkateyninin BM Deniz Görev Kuvveti'ne katılmak maksadıyla Aksaz Deniz Üssü'nden hareket ederek, bölgede göreve başladığını ve halen görevde bulunduğunu ifade ederek, "Bugün uğurlayacağımız Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı 95 personel ve miktarı 40'ın üzerinde olan muhtelif araç ve malzemeden oluşan İnşaat İstihkam Bölüğü ise 2 grup halinde 16 ve 17 Ekim tarihlerinde Mersin'e gelmiş ve aynı günlerde hemen önümüzde duran tank çıkarma gemisi TCG Serdar ve karşıdaki rıhtıma bağlı olan personel nakliye gemisi TCG İskenderun'a yükleme ve bindirmesi tamamlanmıştır. Bu birlik, deniz yoluyla Beyrut Limanı'na intikal edecek ve BM Lübnan Geçici Görev Kuvveti Komutanlığı emrinde görev yapacaktır. Birazdan hareket edecek olan refakat ve intikal birliği, Deniz Kurmay Albay Sadi Ünsal komutansında intikal ederek, 20 Ekim sabahı Beyrut Limanı'na varacak. Şu anda iskelede bulunan TCG Beykoz ve TCG Bafra korvetleri, birliğin denizden emniyetini sağlayacaktır" dedi. Lübnan'a gidecek birliğe de seslenen Kösele, "Birçok ülkenin katıldığı çok uluslu ortamda devletimizi, ulusumuzu ve mensubu olmakla her zaman gurur duyduğumuz Türk Silahlı Kuvvetlerimizi temsil edecek ve bu mesuliyet ve onurlu görevi heyecan içerisinde icra edeceksiniz. Bunun için ne kadar övünseniz azdır. Bugüne kadar sınırlarımız dışında kendisine verilen görevleri başarı ve gururla yerine getirerek, yüce milletimizin takdir ve güvenine layık olmuş ve birçok ülkede övgüyle bahsedilen Türk Silahlı Kuvvetlerimize tevdi edilen bu görevde de aynı başarıyı göstereceğinize, bizlere aynı gurur ve heyecanı tekrar yaşatacağınıza olan güvenimiz tamdır. Tüm personelim adına, görevlerinizi sağlık ve sıhhat içerisinde başarıyla tamamlamanızı diliyor, denizlerinizin sakin, pruvanızın meta ve yolunuzun açık olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Tuğamiral Kösele'nin konuşmasının ardından tören mangası eşliğinde tören geçişi yapıldı. Tören geçişinin ardından Lübnan'a gidecek askerler, 1 nolu rıhtımda demirli olan TCG İskenderun gemisine götürüldü. Ellerinde Türk bayrağı taşıyan asker aileleri de, yakınlarının arkasında gözyaşları arasında el salladı. Yeğeni Astsubay Barış Pepe'yi uğurlayan Mualla Altıgöz, "Çok onurlu ve şerefli bir görev. Gurur duyuyoruz. Sağ salim gidip gelirler inşallah" dedi.
Gidip - 19.10.2006
Hayırseverin Yaptırdığı Okul, Depo Oldu
Muğla`nın Yeşilyurt Beldesi`nde hayırsever Mehmet Algan tarafından 8 yıl önce yaptırılan 500 kişilik modern ilköğretim okulu `Depreme dayanıklı değil` denilerek sadece yarım sezon kulanıldı. Okul binası, kapısına kilit vurularak depo yapıldı. Yeşilyurt Beldesi`nde yaşayan sürücü kursu sahibi ve çiftçi Mehmet Algan, 1996 yılında Muğla Valiliği`ne başvurarak, 1930 yılından bu yana hizmet veren tek katlı okulun yetersiz olması ve eskimesi nedeniyle yeni bir okul inşa ettirmek istediğini söyledi. Algan Valilik`te protokol imzalayarak hemen başladığı inşaatı 1998`de bitirdi. Evli ve 3 çocuk, 5 torun sahibi 70 yaşındaki Algan, tahsis edilen 6 dönüm hazine arazisi üzerine yaptırdığı, spor sahaları da olan 3 katlı 500 öğrencinin eğitim görebileceği okulu teslim etti. Yeşilyurt Mehmet Algan İlköğretim Okulu`nun bir türlü açılışını yapmayan Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, sonunda 2003`te binayı eğitime açtı. Ancak öğrencilerin sadece bir yarıyıl eğitim gördüğü okul, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Çocuklar yeniden eski binaya taşındı. 300 öğrenci, 40`ar kişilik, çatısı akan, çürük eski binada eğitime devam ederken, veliler de, hayırsever de isyan etti. ``ÇÜRÜK RAPORUNU GÖSTERMEDİLER`` Mehmet Algan, okulun yapımına bugünün parasıyla 1 milyon YTL harcadığını belirterek tepkisini şöyle dile getirdi: ``Yıllardır Valilik ve Milli Eğitim`in kapısını aşındırdım. `Madem okulu öğretime açtırmayacaktınız, çocuklarımız 76 yıllık eski, damı akan okulda eğitim görecekti, neden bana bu okulu yaptırıp çürümeye terk ettiniz` dedim, ama bir yanıt alamadım. Bugünün rakamlarıyla 1 milyon YTL`ye malolan okul yarım eğitim yılı açık kaldı. Sonra depreme dayanıklı değilmiş, çocuklar tehlikede olabilir dediler, okulu kapattılar. Bu raporu istememe rağmen göstermediler. Bu konuda yazılı yanıt istedim onu da vermediler. Okulun inşaatı Milli Eğitim müfettişleri ve Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü kontrolörlerinin denetiminde yapıldı ve teslim alındı. Depreme dayanıklı olup olmadığı o zaman bilinmiyor muydu? 1 milyon YTL`ye yakın para harcadım, toprağa gömüldü. Depreme dayanıklı hale getirmek için ihale yapacaklarmış, mutlaka birilerinin para kazanmasını sağlayacaklar. Pırıl pırıl, modern bir okul çürümeye terk edildi.`` Hayırsever Algan, Ankara`ya gidip Mili Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile görüşüp yardım isteyeceğini de anlattı, ``Çocuklarımızın 76 yıllık eski okulda öğrenim görmelerine gönlüm razı olmuyor`` diye konuştu.
Gidip - 18.10.2006
İzmir: Çevreci Oktay Konyar'dan Hakkındaki İddialarla İlgili Açıklama
Bergama Çevre Hareketi sözcüsü ve Manisa'nın Develi köylülerinin çevre konusundaki sözcülüğünü yapan 'Asteriks' lakaplı çevreci Oktay Konyar, hakkındaki PKK'lı iddialarını yalanladı. Konyar, "Ben insanların ölmemesi ve savaşların olmaması taraftarıyım. Yurttaş gözüyle barışa yaklaşmayı değil, barışa değmeyi düşünüyorum'' dedi. Oktay Konyar, İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi üyeleriyle birlikte, hakkında gazetelerde çıkan iddialarla ilgili basın açıklaması yaptı. Kendisinin sadece çevreci olarak tanındığını ve öyle kalmak istemediğini belirten Konyar, ''Ben çevreciliğimin yanında, bir barış gönüllüsüyüm. İnsanların ölmemesi, savaşın olmamasından yanayım. Her yurttaş gibi Kürt sorununun demokratik çözümünden yanayım. Bunları çok cesaretli ve yüreklice Türkiye'nin ve dünyanın her yerinde rahatlıkla söyleyebiliyorum. Çünkü barış gelmeden, hiç birimize sosyal hakkın ve düşüncenin gelmeyeceğine inanıyorum. Bir yurttaş gözüyle barışa yaklaşmayı değil barışa koşmayı, hatta barışa değmeyi düşünüyorum. Çünkü barış, bir gün onlara da lazım olacak'' dedi. Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kurultayına katılan ve partililerle fotoğraf çektiren Konyar, PKK yanlısı olmadığını ve gazetelerin kendisine linç girişimi başlattığını söyledi. DTP toplantısına bir yurttaş olarak ve barıştan yana olmak için katıldığını dile getiren Konyar, "Burada benim barışa ilişkin düşüncelerimi öğrenmek gibi bir hakkım olduğunu kimse düşünmüyor. Benden bir çevreci, sınırları belli olan bir çalışmayı öneriyorlar. Oraya gidip kurultaya katılmamın köylüler üzerinde bir etki olabileceğini, bunun bir yumuşak karın olabileceğini, bundan sonra Oktay Konyar'ın Bergama'da veya Türkiye'nin her yerinde yapacağı eylemlerin köylüler ve halk tarafından engelleneceğini düşündüler.
Gidip - 18.10.2006
Ağar'dan Baykal ve Mumcu'ya "Ovada Siyaset" Yanıtı
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar “dağda silah taşıyacaklarına ovada siyaset yapsınlar” sözlerini eleştiren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu’ya sert karşılık verdi. Ağar, Atatürk Bulvarı’nda bulunan Celal Bayar Köşkü’nde Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz’u kabulünde gazetecilerin Mumcu ve Baykal’ın kendisine yönelttiği eleştirilere ilişkin sorularına yanıt verdi. BAYKAL’A, “HALKIN ANLADIĞINI BİRİLERİ ANLAMIYOR” “Benim adım Mehmet Ağar, ben ne dediğimi bilirim, harfine kadar bilirim, virgülüne kadar bilirim. Bu konuları da iyi bilirim” diyen Ağar, CHP Lideri Baykal’ın “Ben sizi anlamıyorum ama Öcalan anlıyor” sözlerine “Hiç kimse benim ne demek istediğim üzerinden siyaset yapmaya kalkmasın. Halkın anladığını birileri anlamıyorsa o benim meselem değil” diye karşılık verdi. MUMCU’YA “MÜLAYİM”Lİ YANIT Ağar, ANAVATAN Lideri Mumcu’ya da bir hikaye ile tepki gösterdi. Ağar, Mumcu’ya “Türkçe’de güzel bazı şeyler var. Adama sormuşlar ‘adın ne’, adam demiş ‘Mülayim’. Sert olsan ne olur?. İşimize bakacağız biz arkadaşlar” dedi. Ağar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mehmet Ağar hep durduğu yerde durmuştur. Birilerinin tepeden indirmesi ile falan gelmedi siyasete. Birilerinin elinin eteğinin arkasında, orasında gidip destek de aramadı.
Gidip - 18.10.2006
Lefkoşa: Kıbrıslı 80'lik Nine, Aşk Kurbanı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) "tam gönül defterini kapamışken" karşısına çıkan Türk işçiyle aşk yaşayan 80'lik Fezile nineyi sevgilisi dolandırdı. Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan 4 çocuk 12 torun sahibi 80'lik Fezile İsmail Zibaoğlu kendisini "Seni gördüm çok hoşuma gittin. Sordum soruşturdum tam bana eş olabilecek birisin" diyerek "kandırdıktan" sonra dolandırdığını iddia ettiği 51 yaşındaki Hataylı işçi Bahri Ahmet Baştaş'ı polise şikayet etti. 1928 Lefkoşa doğumlu Fezile İsmail Zibaoğlu, "3 kız 1 oğlan evladımdan tam 12 tane torunum var. İlk eşim 1974'te kalp krizinden ölünce bir süre tek başıma yaşadım. Uzun yıllar Londra'da çalıştım, emekli olunca tekrar KKTC'ye döndüm. Yalnızlığa dayanamadım ikinci kez evlendim bu kocam da dayakçı çıkınca ondan da vazgeçip boşandım. Tam gönül defterimi kapatmıştım ki bu adam karşıma çıktı" dedi. KKTC'de kaçak yaşadığını iddia ettiği Hataylı Bahri Ahmet Baştaş'ın birkaç ay önce "Seni gördüm, takip ettim çok hoş birisin, sordum soruşturdum tam bana eş olabilecek özelliklere sahipsin" diyerek kendisini kandırdığını söyleyen Fezile Nine, "İlk önceleri güzel bir birlikteliğimiz oldu daha sonraları ise evden ufak tefek şeylerin kaybolmaya başladığını fark ettim. Bir gün gitti bir araba satın aldı geldi. Benim banka da param var; her ay İngiltere'deki aylığım bankaya yatar. Bu adamla tanışmadan önce bankada 47 bin YTL param vardı. Şu an bankada 10 bin YTL param kalmış. Bu adam gitti Mercedes araba aldı 4 bin 500 YTL'ye. Ben araba kullanamam; Mercedes şimdi kapının önünde duruyor. Çalışma izni olmadığı için arabayı kendi üstüne yapamadı. Bu arada evlenmek için müracaat ettik; ancak çalışma izni olmadığı için bize gün vermediler. Bu adamı gidip polise şikyet ettim.
Gidip - 18.10.2006
Muş: Beldenin Elektrik Arazılarını Belediye Başkanı Gideriyor
Muş'un Yağcılar Belde Belediye Başkanı Nazım Bakış, belediye başkanlığı görevinin yanı sıra ilçede adeta bir TEDAŞ görevlisi gibi çalışarak meydana gelen elektrik arızalarını da gideriyor. 2004 yerel seçimlerinde Saadet Partisi'nde Yağcılar Belediye Başkanı olan ve daha sonra DYP'ye geçen Nazım Bakış, uzun yıllardan beri yaptığı elektrikçilik mesleğini, belediye başkanı olduktan sonra da icra ediyor. Belediye başkanı olmadan önce 24 yıl boyunca TEDAŞ Muş Müessese Müdürlüğü'nde şebeke amirliği görevi yapan elektrik teknisyeni Bakış, eski bir TEDAŞ görevlisi olarak sürekli vatandaşlara kaçak elektrik kullanılmaması konusunda uyarılarda bulunduğunu ve kaçak kullanıma göz yummadığını kaydetti. Belediye Başkanlığı görevinin yanı sıra beldedeki her türlü elektrik arızasını da giderdiğini ifade eden Bakış, "Benim mesleğim elektrikçiliktir. Belediye Başkanı olmadan önce TEDAŞ'ta şebeke amirliği yapıyordum. 2004 yılında yapılan mahalli seçimlerde Yağcılar Belediye Başkanlığı'nı kazanarak göreve başladım. Bir yandan asil görevimi yapmaya çalışıyorum diğer yanda da beldede yaşanan elektrik sıkıntısını gidermeye çalışıyorum. Beldede birçok evin, iş yerinin ve resmi binaların tüm elektrik arızalarını ben onarıyorum. Evden veya bir işyerinden gece geç saatlerde, telefonla arızaya çağırdıklarından hemen gidip arızayı gideriyorum.
Gidip - 18.10.2006
Kayseri: Kayserispor, Fenerbahçe Maçında Taraftarına Çifte Bayram Yaşatmak İstiyor
Turkcell Süper Ligi'nin 10. haftasında Fenerbahçe ile deplansmanda karşılaşacak olan Kayserispor, hazırlıklarını sürdürüyor. Kayserispor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Fenerbahçe'nin güçlü bir takım olduğunu, fakat Kayserispor takımınında 3 puanı alacak gücü ve yeteneğinin olduğunu söyledi. Kadir Has Kayserispor Tesisleri'nde deplansmanda karşılaşacağı Fenerbahçe hazırlıklarını sürdüren sarı-kırmızılı takımda, futbolcuların oldukça moralli oldukları gözlendi. Antreman öncesi açıklama yapan Kayserispor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Fenerbahçe maçının zor bir karşılaşma olacağını kaydederek, "Fenerbahçe karşılaşması bizim için önemli bir karşılaşma. Hem ordan alınacak puanlarla ligin üst sıralarından kopmayacağız, hem de hafif te olsa Anlatya ve Sivas maçı sonrasında oluşan kayıpları telafi etme adına güzel karşılaşma olacak. Ayrıca bayram öncesinde taraftarlarımıza bir bayram daha yaşatmak adına güzel bir karşılaşma olacak. Bu yüzden hepimiz olayın bilincindeyiz. O sorumluluk düşüncesi ile gidip, elimizden gelen mücadeleyi yapıp, ordan bizi mutlu edecek sonucu alacağımıza inanıyorum" dedi.
Gidip - 17.10.2006
Kadir Topbaş'tan Havalimanı Personeline İftar
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Atatürk Havalimanı VIP Salonu`nda basın toplantılarının düzenlediği yerde kurdurduğu masalarda havalimanı çalışanlarına iftar yemeği verdi. Yemeğe havalimanında uçak bekleyen Pakistan Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Wagarmasood Khan ve Pakistan İstanbul Başkonsolosu ile eski ekonomi bakanlarından Ufuk Söylemez de katıldı. Türk Hava Yolları`nın tarifeli uçağıyla 19.15`te İstanbul`dan Londra`ya giden Topbaş, uçak saatinin iftara yakın olması nedeniyle havalimanı çalışanları için Atatürk Havalimanı VIP Salonu`nda iftar yemeği düzenledi. Büyükşehir Belediyesi`ne bağlı BELTUR`un çalışanları iftara yaklaşık iki saat kala havalimanına gelerek hazırlıklara başladı. VIP`de basın toplantılarının düzenlendiği salon boşaltıldı ve masalar yerleştirildi. Daha sonra iftarda ikram edilecek açık büfe hazırlanmaya başlandı. Getirilen masalar, VIP`de basın toplantılarının yapıldığı salon boşaltılarak buraya yerleştirildi.Masaları ve açık büfe yemeği hazırlayan Beltur personeli iftar saatinin ve davetlilerin gelmesini bekledi. Açık büfe 6 çeşit sıcak yemek 40 çeşit soğuk yemeğin bulunduğu iftar yemeğinde, onlarca çeşit tatlı ikramı da yapıldı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Topbaş, Londra`da Devlet Bakanı Ali Babacan ve Eskişehir Milletvekili Murat Mercan`ın da katılımıyla düzenlenecek bir finans konusuyla ilgili bir konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere gittiğini söyledi. Havalimanı VIP Salonu`nda düzenlenen iftarla ilgili olarak da Topbaş, şunları söyledi: “Uçak saati 19.15. Uçak saati iftar saatiyle çok yakın. Arzu ederdim ki biraz daha geç olsun bir iftar çadırına gidip veya bir fakirin evine gidip iftar açayım.
Gidip - 17.10.2006
İstanbul: Topbaş, Havalimanı Personeline İftar Yemeği Verdi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'nın rahatsızlanmasıyla ilgili, "Çok genç olmasına rağmen, çok yoğun bir tempoyla çalışıyor. Hatta bunu nasıl başarabiliyor diye de düşünüyorum. Kendisine Allah şifa versin, kendisinden daha çok hizmet bekliyoruz" dedi. Atatürk Havalimanı VIP Salonu'nda havalimanı çalışanlarına verdiği iftar yemeğinde gazetecilerin sorularını cevaplayan Topbaş, Londra'da Devlet Bakanı Ali Babacan ve Eskişehir Milletvekili Murat Mercan'ın da katılımıyla düzenlenecek finans konulu bir konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere gittiğini belirtti. Topbaş, Havalimanı VIP Salonu'nda düzenlenen iftarla ilgili olarak da şunları söyledi: "Uçak saati 19.15. Uçak saati iftar saatiyle çok yakın. Arzu ederdim ki, biraz daha geç olsun, bir iftar çadırına gidip veya bir fakirin evine gidip iftar açayım.
Gidip - 17.10.2006
Tekirdağ: Çordaş Genel Müdürü Kapucu'dan Vatandaşlara Müjde
Çorlu Doğalgaz Dağıtım A.Ş (ÇORDAŞ) İbrahim Kapucu vatandaşların bilinçli doğalgaz tüketicisi olmasını isteyerek, "Abone sayısı 3 binden 15 bine ulaştığı için yoğunluk oldu projesi onaylanan abonelerin gazlarını bayrama kadar açacağız" dedi. ÇORDAŞ Genel Müdürü İbrahim Kapucu, vatandaşların bilinçli doğalgaz tüketicisi olmasını istedi. Sokağından doğalgaz hattı geçen, evinin önüne doğalgaz kutusu konulmuş olanlar öncelikle ÇORDAŞ'a gelsin ve doğalgaz konusunda bilgi alsın diyen Kapucu, "Vatandaşların doğalgazı bilmesi gerekir. Doğalgaz kullanmak isteyen vatandaşlarımız yetki belgesi bulunan 96 firmadan sadece biri ile görüşmesinler, pek çok firma ile görüşüp daha evvel yaptıkları işleri incelesinler. Firmaların referanslarına bakıp ona göre iş versinler. Vatandaşlar iş vereceği firmanın daha evvel yaptığı işleri yerinde incelesin. Fiyat konusunda anlaşma sağladıktan sonra net ibareler içeren sözleşme yapsın. Vatandaşlar yetkili firma ile sözleşme yapmıyor" ifadelerini kullandı. Vatandaşların tesisatlarını döşetmelerine ve üzerinden uzun bir zaman geçmesine rağmen gaz kullanamadıklarını belirttiklerini de sözlerine ekleyen Kapucu, "Bize gelmeyen projeyi nasıl işleme koyabiliriz. Bazı projelerde de sorun çıkıyor ve düzeltilmesi için iade ediyoruz, bu da zaman kaybına nende oluyor. Vatandaşlar önce projelerini eksiksiz şekilde yaptırsın, sonra tesisatlarını döşetsin. Vatandaşlar bu işlemi ters yaptığı için zaman zaman sorunlarla karşılaşıyorlar. Bayrama kadar gaz açma işlemlerine yoğunluk vereceğiz ve projesi onaylanan abonelerin gazlarını kullanıma açacağız. Bayramdan sonra da yine proje onaylarını hızlandıracağız" diye konuştu. ÇORDAŞ'ın geçici şantiye binasında hizmet verdiğini de kaydeden Kapucu, "ÇORDAŞ'ın büyük bir tesis olması gerekiyor ve olacak. Geçici şantiyeden, şehir merkezinde olan, Çorluluların rahat gidip gelebileceği bir yere hizmet binasına geçmek niyetindeyiz" dedi.
Gidip - 17.10.2006
Trabzon: Trabzonspor'un Gündeminde Transfer Yok
Trabzonspor Kulübü Asbaşkanı Haşim Sayitoğlu, Teknik Direktör Ziya Doğan ile göreve geldiği günden buyana hiç bir transfer görüşmesinde bulunmadıklarını belirterek, Gökdeniz Karadeniz'in 2009 yılına kadar kulübü ile sözleşmesi bulunduğunu söyledi. Trabzonspor Asbaşkanı Haşim Sayitoğlu, bordo-mavili kulübün gündemini meşgul eden sorunlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Sayitoğlu, Teknik Direktör Ziya Doğan ile göreve geldiği günden bugüne kadar herhangi bir transfer görüşmesinde bulunmadıklarını belirterek, "Teknik heyetimizin başında Ziya Doğan var. Transfer konusunda bize herhangi bir talebi bulunmadı.Ziya hocamız öncelikli elindeki kadroya çok güveniyor ve önce onları en üst düzeye çıkartarak onlardan faydalanmak istiyor. Hocamız rapor halinde hazırlanmış bir transfer dosyasını bize iletmiş değil. Eğer bu konuda bir talibi olur ise mutlaka bunu değerlendiririz. Eğer Ziya Doğan bize İstanbul takımlarından çok beğendiğim ve bize gerekli dediği bir oyuncuda var ise etik yollardan onu transfer etmek için girişimlerimizi başlatırız. Ziya hocamız öncelikli elindeki kadroya çok güveniyor ve önce onları en üst düzeye çıkartarak onlardan faydalanmak istiyor. Bunun dışana çıkmamız söz konusu olamaz" dedi. Trabzonspor yıldız futbolcusu Gökdeniz Karadeniz'in 2009 yılına kadar kulübü ile sözleşmesi bulunduğunu hatırlatan Sayitoğlu, "Trabzonspor sözleşmeli bir oyuncusuna, 2009 yılına kadar da sözleşmesi devam ediyor. Gökdeniz'le görüşmelerinde bir aykırılık yok. Ancak transfer anlamında görüşülüyorsa bunun ilk adresi Gökdeniz değil, Trabzonspor Yönetim Kurulu'dur. Bunun nezaket ölçüsü budur. Yani bugün sözleşmesi devam eden bir oyuncu ile görüşmek oyuncunun sadece kafasını karıştırmak ve konsantrasyonunu bozmak için yapılmıştır. Bunun başka bir açıklaması ve izahı olamaz. Biz izin vermediğimi sürece oyuncunun bir yere gidip futbol oynaması söz konusu olamaz" şeklinde konuştu.
Gidip - 17.10.2006
Ankara: Erdoğan'ın Son 1 Aydaki Baş Döndürücü Trafiği
Geçirdiği rahatsızlık sonucu bugün hastaneye kaldırılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı son bir aydır içinde bulunduğu baş döndürücü trafik yordu. Kan şekerinin yanı sıra rahatsızlığında aşırı yorgunluğun da etkili olduğu belirtilen Başbakan Erdoğan, Ağustos ayının başından bu yana bir gün bile tatil yapmadan çalışıyor. Son tatilini ailesiyle Antalya'ya giderek yapan Erdoğan, dinlenmek için gittiği baba ocağı Rize'de bile açılıştan açılışa koşturdu. Erdoğan, son 20 günde ABD, İngiltere ve Suudi Arabistan gibi üç önemli yurtdışı ziyareti gerçekleştirirken, bu sürede yurtiçinde de katıldığı yüzlerce açılış, toplantı, kabul, ziyaret ve temel atma törenlerinden dolayı yorgun düştü. Kan şekeri rahatsızlığı nedeniyle bugün Güven Hastanesi'ne kaldırılan Başbakan Erdoğan'ın hastalığında 'aşırı yorgunluk' da etkili oldu. Son bir aydır baş döndürücü bir maratonla bir çalışan Başbakan Erdoğan'ın yaklaşık 2 aydır bir gün bile izin yapmadan çalıştığı ortaya çıktı. Yoğun bir çalışma dönemi geçiren Erdoğan, bu yaz döneminde ilk tatilini Ekinlik Adası'nda geçirdi. Ailesiyle üç gün boyunca Ekinlik Adası'nda dinlenen Erdoğan, Ağustos ayı ortalarında da yine ailesiyle Antalya'nın Belek ilçesinde 5 günlük bir tatile çıktı. En son yaptığı Antalya tatilinden bu yana bir gün bile tatil yapmadan yoğun bir tempo içinde çalışan Erdoğan, bu sürede yurtiçinde ve yurtdışında da birçok temas gerçekleştirdi. Son 20 gün içerisinde ABD, İngiltere ve Suudi Arabistan gibi üç kritik yurtdışı ziyareti gerçekleştiren Erdoğan, bu temaslardan sonra da dinlenmemeyi tercih etti. Erdoğan, yurtdışı gezilerinin yanı sıra yurtiçinde de yüzlerce açılış, temel atma töreni, toplantı, kabul ziyaret ve törenlere katıldı. Aynı gün birden çok şehre gidip çeşitli programlara da katılan Erdoğan, her katıldığı programda ortalama yarım saat süren bir konuşma yapıyor.
Gidip - 17.10.2006
İzmir: İzmir'de Yerel Yönetimler.
- İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir dizi önlem aldı. Bayram boyunca, İzmir'de vatandaşlar, otobüs, vapur ve metro seferlerinden ücretsiz yararlanacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada; “Geçtiğimiz bayramda kent içi toplu ulaşımın bayram süresince ücretsiz olması konusunu değerlendireceğimize söz vermiştik. Bu değerlendirme çerçevesinde bu bayramda, otobüs, vapur ve metro ile vatandaşlarımızın ulaşımını ücretsiz olarak sağlayacağız. Bu vesileyle İzmirlilerin bayramını kutluyorum” dedi. Eshot Genel Müdürlüğü, arife günü ile bayramın birinci ve ikinci gününde Kabristan ziyaretine gidecek vatandaşlarımız için 08.00-16.00 saatleri arasında Hacılarkırı, Bornova, Karabağlar, Yeşilyurt, Soğukkuyu, Doğançay, Örnekköy, Balçova, Narlıdere ve Buca Kabristanları'na ek seferler düzenleneceğini bildirdi. Metro ve vapur bağlantılı besleme servislerinin devam edeceği belirtirken, İzmir dışına gidip gelecek yolcuların ulaşımlarını daha rahat sağlamaları için, otogar bağlantılı 50, 54, 250, 604 ve 605 nolu hatlara otobüs ilave edildiği kaydedildi.
Gidip - 17.10.2006
Bursa: Kürekle Atlas Okyanusu'nu Geçen İlk Türk, Büyük Okyanus'a Hazırlanıyor
Kürekle Atlas Okyanusu'nu geçen ilk Türk olan Erden Eruç, 7 ayda Büyük Okyanus'u geçerek Avustralya'ya ulaşmak için 2007 yazında San Fransisko'dan demir alacağını söyledi. 29 Ocak-2 Mayıs 2006 tarihleri arasında kürekle Atlas Okyanusu'nu geçen Erden Eruç, şimdi de Pasifik'te kürek çekmeye hazırlanıyor. 2007'nin mayıs ayında Seattle'dan San Fransisko'ya bisikletle gidip haziran ayında oradan denize açılacak olan Eruç, Türkler için yeni bir "ilk" teşkil edecek bu geçişiyle Avustralya kıyılarına ulaşmayı hedefliyor.
Gidip - 17.10.2006
Ankara: Başbakan Erdoğan'ın Hastaneye Kaldırılması
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, geçirdiği rahatsızlık sonucu Güven Hastanesi'ne kaldırılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kalbiyle ilgili bir sorununun olmadığını söyledi. Şahin, Başbakan'ın oldukça sağlıklı olduğunu, ancak kan şekerinde ve tansiyonunda küçük bir düşme yaşandığını bildirdi. Başbakan'ın rahatsızlığı nedeniyle iptal edilen AK Parti TBMM Grup Toplantısı'ndan ayrılırken gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başbakan Yardımcısı Şahin, Başbakan'ın sağlık durumuyla ilgili bilgi verdi. Şahin, "Başbakanımızı beklerken fısıltı halinde 'Başbakan hastaneye gitmiş' gibi bir bilgi geldi. Ben de Özel Kalem Müdürlüğü'nden aldığım bilgiye göre kan şekerinde düşme meydana geldiği, küçük de olsa tansiyonunun düştüğü ve doktor müdahalesi gerektiği için özel hastaneye gittiği söylendi" diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın Güven Hastanesi'nde Kardiyoloji Servisi'nde tedavi altına alındığı yönündeki iddialara da cevap veren Şahin, "Kalbiyle ilgili bir sorunu olduğunu hiç duymadım kendisinden. Oldukça sağlıklı olduğunu biliyorum. Zaman zaman hepimiz bu sorunları yaşıyoruz. Şimdi hastaneye gidip kendisinden ve doktorundan bilgi alacağım" açıklamasında bulundu.
Gidip - 17.10.2006
Şahin: "Kalple İlgili Sorun Olduğunu Sanmıyorum"
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın rahatsızlığıyla ilgili olarak, ''Kalple ilgili sorun olduğunu sanmıyorum'' dedi. Şahin, Erdoğan'ın rahatsızlığı nedeniyle AK Parti TBMM grup toplantısının iptal edilmesinin ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şahin, Erdoğan'ın Meclise gelirken rahatsızlandığını belirterek, kan şekerinde düşme ve sonrasında tansiyon sorunu yaşaması üzerine Güven Hastanesine götürüldüğünü söyledi. Hastaneye telefon ederek Erdoğan'ın sağlık durumuyla ilgili bilgi aldığını ifade eden Şahin, ''Sanıyorum yarım saat içinde dengeler oturur'' dedi. Şahin, ''Başbakan Erdoğan kardiyoloji servisine mi yatırıldı?'' sorusu üzerine, ''Kalple ilgili bir sorun olduğunu sanmıyorum. Zaman zaman hepimizin yaşadığı türden bir sıkıntı olduğunu sanıyorum'' dedi. Bir gazetecinin, ''Başbakan bayılmış mı?'' demesi üzerine de Şahin, ''Bilmiyorum, ben kendisini görmedim. Ama şimdi hastaneye gidip ayrıntılı bilgi alacağım.
Gidip - 17.10.2006
Kahramanmaraş: Öğrencilerin Yol Çilesi
Kahramanmaraş'ta, Genç Osman Mahallesi'nde oturan öğrenciler, okula gitmek için her gün 12 kilometre yol yürümek zorunda kalıyor. Vali Saim Çotur İlköğretim Okulu'na devam eden öğrenciler, sabahın erken saatinde hazırlanarak yola koyuluyor. Genç Osman Mahallesi'nde oturan 380 öğrenci, 6 kilometre gidiş, 6 kilometre geliş olmak üzere günde 12 kilometre yol katediyor. Geçtiğimiz yıllarda taşımalı sistemle okula devam eden öğrenciler, söz verilmesine rağmen sorun çözülmediği için eğitim-öğretim yılının başından bu yana okula yaya olarak gidip geliyor.
Gidip - 16.10.2006
Manisa: Manisa'da 400 Çocuğa Giyecek Kıyafet Yardımı
- Manisa'da bir yıl önce kurulmasına rağmen kısa sürede tanınan yardım kuruluşu Gönül Gönüle Derneği, ilköğretim okullarındaki muhtaç öğrencilere kışlık kıyafet yardımında bulundu. Manisa'daki yardımseverlerin bağışlarıyla bir yıl içerisinde yüzlerce kişiye yakacak, yüzlerce öğrenciye okul kıyafeti ve binlerce aileye de gıda yardımı yapan, hizmet merkezinde ise ihtiyaç sahiplerine ikinci el kıyafet yardımlarını sürdüren Gönülden Gönüle Derneği, yeni eğitim ve öğretim yılında fakir öğrencilere bir kez daha el uzattı. Yeni başlattıkları 'Siz de bir çocuk giydirin' kampanyası kapsamında okul müdürlerinin yardımıyla fakir öğrencilere ulaşan ve 400 öğrenciyi giydirmeyi hedefleyen Gönülden Gönüle Derneği, kışlık olarak kaban, kazak, pantolon, bot ve çoraptan oluşan yardım paketlerini dağıtımı için bugün basın toplantısı düzenledi. Kültür Sitesi'nde bulunan dernek merkezindeki toplantıya Vali Refik Arslan Öztürk, Belediye Başkan Yardımcısı Recep Kafes, İl Emniyet Müdürü Adem Aydemir, Milli Eğitim Müdürü Hasan Özdemir ile dernek yöneticileri katıldı. Dernek başkanı Burhan Kurtoğlu yaptığı açıklamada, "Yavrularımızın ayakları ıslansın, sırtları üşüsün istemiyoruz. Bu yüzden 'Siz de bir çocuk giydirin" adlı kampanya başlattık. Yardımseverlerimizin bağışlarıyla 400 çocuğumuzu giydirecek kışlık kıyafet ve ayakkabı aldık. Burada her öğrenciye kendi bedenlerine uyacak şekilde yardım paketlerini hazırlayarak teslim ediyoruz" dedi. Manisalıların desteğine ihtiyaç duyduklarını ifade eden Başkan Kurtoğlu, "Biz sıradan bir dernek değiliz. Bu dernek Manisa'nın Manisalıların derneği. Bu dernek sayesinde bir yılda binlerce insanın yüzü güldü. Halkımızın bağışlarıyla daha da güldürmeye devam edeceğiz. Yakında köylerimize de gidip oradaki yardıma muhtaç insanlara yardımlar yapacağız.
Gidip - 16.10.2006
Yalova: Bulgaristan'ın Türk Milletvekilinin Yalova Ziyareti
Bulgaristan'daki Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi'nin Burgaz Milletvekili Nesrin Uzun, Yalova Belediyesi'ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu'na Bulgaristan'daki Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili bilgi verdi. Bu esnada basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Burgaz Milletvekili Uzun, partisinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halen görevde olan Yorgi Parvanow'u destekleyeceğini söyledi. Fransa Meclisi tarafından kabul edilen Sözde Ermeni Soykırımını İnkar Yasa Tasarısı'nın hatırlatılması üzerine ise Uzun, "Benzer bir yasanın Bulgaristan Meclisinden geçmesini de son anda Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi engelledi" dedi. Bulgaristan'da bu hafta sonu yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle Türkiye'ye gelerek Türk asıllı Bulgaristan vatandaşları ile görüşmeler yapacak olan Bulgaristan'daki Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi Burgaz Milletvekili Nesrin Uzun, Yalova Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu'nu makamında ziyaret etti. Burada Binicioğlu'na Bulgaristan'daki son durum hakkında bilgiler veren Uzun, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bulgaristan'daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde partisinin hangi adayı destekleyeceğinin sorulması üzerine Burgaz Milletvekili Nesrin Uzun, "Haftasonu Bulgaristan'da Cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Bu seçimlerle ilgili Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi'nin milletvekili olarak partimi temsil ediyorum. Partimiz bundan birkaç ay önce merkez yönetim kurulu kararını aldı. Halen görevde olan Cumhurbaşkanı'nı destekleme kararı çıkmıştı. O nedenle Bulgaristan, Türkiye ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde gidip görüşmelerde bulunuyor ve partimizin kararını bildiriyoruz.
Gidip - 16.10.2006
Çanakkale: Çanakalle'den İtalya'ya Roro Gemi Seferleri Kasım Ayında Başlıyor
Çanakkale'nin Kepez Beldesi'nde 7 ay önce hizmete giren limandan İtalya'nın Birindisi Limanı'na Roro gemi seferlerinin Kasım ayından itibaren başlayacağı açıklandı. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İlhami Tezcan, uzun süren çalışmalar sonunda İtalya ile Çanakkale arasında Roro gemi seferleri konusunda anlaşmaya vardıklarını belirtti. Tezcan, "Bu konuda geçtiğimiz aylarda İtalya'nın Birindisi kentinde yetkililerle görüşmüştük. Sonunda Türk İtalyan ortaklığıyla kurulan 'İtalroro' isimli firma Çanakkale'ye Roro gemi seferi yapma kararı aldığını açıkladı. Kasım ayından itibaren Çanakkale'nin Kepez limanıyla İtalya'nın Brindisi Limanı arasında yapılacak olan roro gemi seferi yaklaşık 34 saat sürecek. Yani Kepez Limanı'na gemiye yüklenecek olan TIR'lar 34 saat sonra İtalya'nın Birindisi Limanı'nda olacak. Buda çok önemli bir durum. Yunanistan güzergahı üzerinden İtalya'ya gidecek olan Türk TIR'ları için bu yol hem ekonomik, hem güvenli, hem de en hızlı yol güzergahı olacak. Ayrıca ilgili firma yetkilileri TIR'larını gemiye yükleyecek olan şoförlerin de Çanakkale Havaalanı'ndan uçak seferlerinin başlaması halinde buradan uçakla İtalya'ya gönderileceğini açıkladı. Bu sayede TIR'ı gemiye yükleyen şoförler 34 saat yol gitmeden doğrudan İtalya'ya gidip limanda gemiyi bekleyecek" dedi.
Gidip - 16.10.2006
Recai Kutan : DYP ile İttifak Kurmayacağız
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, Doğru Yol Partisi`yle (DYP) seçimde ittifak yapacakları yönündeki söylentilerin gerçek olmadığını belirterek, ``Yasal olarak tek yol bir partinin, başka bir partinin amblemi altında seçime girmesi. SP`nin ve DYP`nin bunu yapması mümkün değil`` dedi. Parti teşkilatı yöneticileriyle görüşmek ve çeşitli ziyaretlerde bulunmak için Adana`ya gelen SP Genel Başkanı Recai Kutan, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti`nde basın toplantısı yaptı. Gündemdeki konuları değerlendirip, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kutan, yaklaşan genel seçim öncesi, SP ile DYP`nin ittifak kuracağı yönündeki söylentilerin sorulması üzerine, bu yönde bir görüşme yapılmadığını söyledi. Seçimle ilgili yasalara göre ittifakın zaten mümkün olmadığını belirten Kutan, ``Tek yol, bir partinin başka bir partinin şemsiyesi altına girmesi, Elbette SP`nin başka bir partinin amblemi altında seçime girmesi mümkün değil. DYP de aynı durumda`` dedi. AĞAR, PKK`YLA KESİŞİYOR Kutan, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar`ın PKK için ``Dağda silahla gezeceğine, ovada siyaset yapsın`` şeklindeki sözlerini de eleştirdi. PKK`nın son yıllarda kendisini siyasi bir varlık olarak Türkiye`ye kabul ettirmeye çalıştığını anlatan Kutan, ``Ağar`ın teklifi, aşağı yukarı PKK`nın isteğiyle büyük ölçüde kesişiyor. `Ovada siyaset yapsınlar` diyor. Peki kiminle siyaset yapacaklar? Devlet teröristi muhatap mı alacak? SP olarak bu yaklaşımı yanlış buluyoruz`` diye konuştu. Kutan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt`ın Ağar`a verdiği yanıtla ilgili olarak da şöyle konuştu: ``Son zamanlarda karşılıklı yapılan bu konuşmalardan büyük ölçüde üzüntü duyuyorum. Nihayetinde devlet yapısı bir bütündür. Meselelerin çoğu kendi aralarında görüşülerek halledilmelidir. Basının önünde meselelerin tartışılması Türkiye`ye fayda getirmiyor. Gereksiz gerilimler yaratılıyor. Genelkurmay Başkanı`nın da Başbakan`a gidip sorunları anlatma imkanı var.
Gidip - 16.10.2006
Arınç "Samimiyet Testinden Geçen Onlardır"
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Fransa Ulusal Meclisinde kabul edilen tasarıyla ilgili olarak, '''Bu tasarı, Ermenilerin en büyük terör eylemlerini niçin Fransa'da gerçekleştirdiklerini de anlatmaktadır'' dedi. 22. Dönem 5. Yasama yılının başlaması nedeniyle bilgilendirme toplantısı düzenleyen Arınç, gazetecilerin çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, ''Fransa Cumhurbaşkanı; önce Erivan'a gidip soykırımı kabul ettiğine dair açıklama yaptı, ülkesinde kabul edilen teklifin ardından Başbakanımızı arayıp üzgün olduğunu söyledi.
Gidip - 16.10.2006
Çanakkale: Bisikletle Dünya Turuna Çıkan Yeni Zelandalı Çanakkale'ye Ulaştı
Yeni Zelanda'nın Welington şehrinden uçakla İngiltere'nin başkenti Londra'ya gelen ve 9 Ağustos'ta buradan bisikletiyle dünya turuna çıkan Aaron Kerr, Çanakkale'de mola verdi. 3 aylık yolculuğun ardından dün Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'ne bağlı Küçükkuyu Beldesi'ne ulaşan 30 yaşındaki Aaron Kerr, Atatürk Barış Heykeli başında mola verdi. Kerr, bisikletiyle dünya turuna çıktığını belirterek, "İngiltere, Fransa, Belçika, Lüksemburg, Almanya, Avusturya, İtalya ve Yunanistan üzerinden 10 gün önce İpsala Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptım. İstanbul, Tekirdağ ve Çanakkale üzerinden İzmir'e giderken rampalarda gördüğüm Küçükkuyu'nun manzarasına hayran kaldım ve beldenin içine uğramak istedim. Liman içinde büyük Türk bayrakları arasındaki Atatürk heykeli beni çok etkiledi. O nedenle resim ve filmini çektim. Türk insanı çok sıcakkanlı. Küçükkuyu'dan sonra Ayvalık'a, oradan İzmir, Antalya, Mersin ve Hatay üzerinden Suriye'ye gideceğim. Daha sonra Ürdün ve Mısır'a gidip, Mısır'ın başkenti Kahire'den de uçakla ülkeme geri döneceğim" dedi.
Gidip - 15.10.2006
Samsun: SSK'lı Profesörden İlginç Açıklamalar
Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Azerbaycan'ın özgürlüğüne kavuşmasından sonra ekonomik sıkıntılar nedeniyle 10 yıl önce Türkiye'ye gelerek Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde (OMÜ) sözleşmeli öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlayan Prof. Dr. Çingiz Efendiyev'in, 8 yıllık uğraşı sonucu SSK'lı olduğu ve SSK'lı olana kadar eşinin tedavisi için mühendis olmasına rağmen tıp ve eczacılık alanında da kendisini geliştirdiği öğrenildi. Azerbaycanlı Prof. Dr. Çingiz Azadoğlu Efendiyev, Türkiye'de yaşadıklarını esprili bir şekilde anlatırken, başından geçen bazı anekdotları da aktardı. Kendisini en çok SSK'lı profesör olması, Türk eczacılarının bütün dünya bitkisel ilaçlara yönelirken sentetik ilaçlar konusundaki ısrarı ve tıp camiasına bir türlü irido teşhisi kabul ettiremeyişinin etkilediğini belirtti. OMÜ'de çalışan bir profesör olarak OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kendisinin veya eşinin tedavisini yaptıramamasına anlam veremediğini dile getiren Efendiyev, başından çok ilginç olaylar geçtiğini anlattı. SOVYETLER'DEN FAHRİ NİŞAN MADALYASI Efendiyev, 1933'te Azerbaycan Bakü'de doğdu, 1956'da Odessa Elektroteknik Haberleşme Enstitüsü'nün Radyo Yayın ve Radyo İletişim Fakültesi'ni bitirdi. 1956'dan 1967'ye kadar Azerbaycan Televizyon Merkezi'nde Mühendis, Yüksek Mühendis Araştırma Laboratuarı Müdürü ve Televizyon Merkezi'nin Müdürü görevlerinde bulundu. Bu dönemde Azerbaycan'da Televizyon Yayını ve Radyolink Şebekesi'nin geliştirilmesinde gösterdiği büyük başarılarından dolayı 1956 yılında Sovyetler Birliği'nin Fahri İletişimcisi unvanını aldı ve 1964'te "Fahri Nişan" madalyasına layık görüldü. 1967'de Azerbaycan Teknik Üniversitesi'ne davet edildi. 1968'de doktorasını vererek doktor unvanını aldı. 1970'te doçent oldu. 1974'ten itibaren Televizyon ve Radyo Teknik Fakültesi'nin dekanı seçilerek 15 Şubat 1996 yılına kadar bu görevde bulundu. 1991'de Moskova'da Sovyetler Birliği Yüksek Eğitim Bakanlığı'nın İletişim Tekniği Bilim Şurası'nın kararıyla Televizyon ve Radyo Sistemleri alanında profesör unvanını kazandı. Çingiz Efendiyev'in Bilimsel Araştırmaları ve Mühendislik çalışmaları değerlendirilerek kendisine "Azerbaycan Cumhuriyetinin Emektar İcatçısı" unvanı ve altın madalya verildi. Çingiz Efendiyev, Televizyon ve Radyo Sistemleri Tekniği konusunda 70'e yakın bilimsel makale, patent ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin, Türkiye ve Rusya Federasyonu'nun Üniversite öğrencileri için önerdiği 7 ders kitabı yayınlandı. Bu görevlerde bulunup başarıları ödüllendirildikten sonra Azerbaycan'daki ekonomik kriz nedeniyle ailesini geçindirmek konusunda düştüğü sıkıntıdan dolayı 1996 yılında Türkiye'ye gelen Efendiyev, Samsun OMÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde Telekomünikasyon Anabilim Dalı'nda sözleşmeli akademik personel (Prof. Dr.) çalışmaya başladı. "Radyo Televizyon Mühendisliği", "İletişim Tekniği", "İletişim Dizgeleri", "Mikrodalga Dizgeleri", "Antenler ve Propagasyon", "İleri TV Tekniği 1-2" yüksek lisans dersleri ile doktora ve yüksek lisans danışmanlığı yapan, 5 yüksek lisans öğrencisi ve bir doktora öğrencisini mezun eden Efendiyev, Azerbaycan'ın hızla geliştiğini, önümüzdeki yıl ülkesine döneceğini belirtti. Azerbaycan'da fakülte dekanı olmasına rağmen 10 yıl önce aldığı maaşın ailesini geçindirmeye yetmediğini belirten Efendiyev, "Buraya gelerek çalışmaya başladım. O günden şimdiye kadar Samsun'da bu fakültede çalışıyorum. Şimdi durum Azerbaycan'da tabii ki çok daha iyidir. Bu senenin sonunda Azerbaycan'a dönmeyi düşünüyoruz. Azerbaycan Teknik Üniversitesi'nden beni bekliyorlar. Uzun süredir 'gel' diyorlar. Tabii ben Türkiye'de çalışarak yalnız eşime değil, torunlarıma, çocuklarıma da yardım ediyorum. Benim buraya gelmemle ailemin tümü çok daha iyi konuma geldi. Şimdi ona o kadar ihtiyaç yoktur. Ama yine de sene sonuna kadar buradayım. Buradan da benim gitmemi istemiyorlar" dedi. EN BÜYÜK DERT SİGORTA Öğretim üyesi olarak görev yaptığı bölüm üyeleriyle birebir kaynaştığını, kendisini yabancı gibi hissetmediğini, zaten Azerbaycanlı olduğuna göre Türkler'e yabancı olamayacağını, yine de farklılıkların az olmadığını ifade eden Enfendiyev, "Düşününki biz Sovyetler döneminde tamamen farklı muhitte yaşamışız. Ona göre Türkiye'ye gelince bazı şeylerle uyum o kadar da kolay değildi. Ekonomik durum burada iyi. Biz kadrolu Türk vatandaşlarıyla aynı durumda maaş alırız. Ama belli problemler var. Özellikle sigorta problemi var. Açık diyeyim size ki benim Azerbaycan'a dönmemin de nedenlerinden biri odur ki burada sigorta işi iyi değil. Örneğin ben üniversitede çalışarak üniversite hastanesinden yararlanamıyorum. Ya özel sektöre müracaat edeceğim veya tamamen güvencesiz kalıyorum. Ben de bunun üzerine eşyalarımı toplayıp 2004 yılında Azerbaycan'a döndüm. Eşim hastaydı. Burada hiçbir yardım görmedim, döndüm Azerbaycan'a. Eşimin tedavisini orada sürdürdüm. Ancak sonra üniversiteden rektörlükten Bakü'ye müracaatlar geldi ki 'Siz dönün Türkiye'ye ne lazımsa biz yaparız' dendi. Sözde evet oldu ama icraat farklıydı. Bana 1 sene sonra sigorta olacak diye söz vermişlerdi. Rektörlükle 1 sene 'kavga dövüş' oldum sigorta yüzünden. Sonunda SSK'dan sigortalı oldum. Ben profesörüm. SSK sigortası işçi sigortası. Onu da ben zorla yaptırdım. Ben dedim; eğer bu herhangi bir sigorta olmazsa ben Türkiye'de çalışmayacağım. Benim konumumda Türkiye'de çalışan yabancı öğretim üyeleri hepsi bu durumda. Ya hiç sigortası yoktur ya eğer biz bunun üzerinde durup sigorta primini kendimiz ödüyorsak o zaman bize SSK sigortası tebliğ olunur" diye konuştu. Sigortayı niçin yaptırdığını ifade ederken, "Ben sokakta gidiyorum, düştüm, bacağım kırıldı. Ne yapacağım? En azından benim SSK sigortam olacak. Tedavimi yaptıracağım. Ama tedavi için gidip şehir hastanesinde kuyruğa gireceğim" diyen Prof.
Gidip - 15.10.2006
Makyaj Hataları!
Sabah kalkıp da aynaya baktığınızda karşılaştığınız yorgun yüzden kurtulmanın en kolay yoludur makyaj. Sadece yorgunluktan kurtulmanın yolu da değil, olan güzelliğinizi ön plana çıkarmak ve kendinizi iyi hissetmek de cabası. Bu nedenle de makyajın doğru yapılması şart. Size yakışan, yüzünüze uygun ve yüzünüzün en güzel kısımlarını ortaya çıkaran bir makyajla tüm günü kendinizden emin bir şekilde geçirebilirsiniz. Bu noktada sık yapılan makyaj hatalarını bilmek bunlara engel olmada işinize yarayabilir. Eyeliner'ınız gözlerinizi küçük gösteriyor Hata: Eyeliner'ı hem üst, hem de alt kripik diplerinize kalın bir şekilde sürdünüz. Çaresi: Göz makyajında üst kirpik diplerinize odaklanırsanız, istediğiniz iri göz etkisini elde edebilirsiniz. Kalemi ya da eyeliner'ı içten dışa doğru belirgin bir çizgi halinde çekin. Alt kirpik diplerini boyarken kalemi fazla bastırmayın ve sert çizgileri pamuk ya da eyeliner fırçasıyla dağıtarak yumuşatın. Dudaklarınızın etrafında halkalanma oluyor Hata: Ya dudak kaleminizin rengi fazla koyu, ya da rujunuz, dudak kaleminden daha çabuk siliniyor. Bu nedenle de dudaklarınız çizilmiş ama içi boş bir şekilde kalıyor ve bu da gayet kötü körünüyor. Çaresi: Dudağınızın kendi rengine en yakın renkte bir dudak kalemini dıştan içeri doğru sürün. Çerçevelemeyi doğru yapmak için önce sol kenardan başlayıp ortaya geldikten sonra, aynı işlemi sağ tarafla da tekrarlayın. Daha sonra aynı işlemi alt dudağınız için de uygulayın. Ardından boyadığınız bölgenin içini gene dudak kalemiyle doldurun. Böylece, üste ruju da sürdüğünüzde, boyanın dudaklarınızdan silinmesi hem daha yavaş, hem de eşit şekilde olacaktır. Yüzünüzün rengiyle boynunuzun rengi farklı tonlarda Hata: Fondöteninizin tonunu yanlış seçmişsiniz. Çaresi: Öncelikle kozmetik satan bir mağazaya gidip birkaç farklı formül ve renkte fondöten deneyerek işe başlayın.
Gidip - 14.10.2006
Elazığ: Devlet Bakanı Şener, Elazığ'da
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, bir ülkede refah düzeyini artıracak olanın yine o ülkenin insanları olduğunu belirterek, "Özellikle yaşadığımız olgu karşısında değişimi iyi yönetenler, geleceğe emin adımlarla yürüyor" dedi. Yeni Havaalanı'nın temel atma törenlerine katılmak üzere Elazığ'a gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, İzzetpaşa Vakfı kız-erkek öğrenci yurdunun temelini de attı. Temel atma törenlerine; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya, milletvekilleri Baki Türokoğlu, Şemsettin Murat ile Elazığ Valisi Muamer Muşmal ve Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu da katıldı. Törende konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, ülkeyi ayağa kaldıracak ve ülkeyi zenginleştirecek sebebin kardeşlik ve sevgi atmosferinin yüreklere yerleştirilmesi olduğunu belirterek, "Değişimi iyi yönetenler, bunu başaran milletler geleceğe emin adımlarla yürüyor" diye konuştu. Bakan Şener, konuşmasından sonra İzzetpaşa Vakfı tarafından yapılacak olan kız- erkek öğrenci yurdunun temelini attı. Abdüllatif Şener, daha sonra valiliğe geçerek, burada Elazığ'ın teşvik kapsamına alınması ve yeni istihdam sahalarının açılması gerektiğini söyledi. Şener, "Türkiye'de çok teşvik yasaları çıktı ama Elazığ hep kapsam dışı kaldı. Bu da üzüntü ile karşılanmıştır. Bu dönem Elazığ milletvekilerinin çabası ile ilk kez çıkarılan teşvik yasası ile Elazığ bu kapsama alınmıştır. 69 tesis tamamlanmış teşvik yasasından sonra 5 bin 809 ilava istihdam yapılmıştır. Bir yerde iş potansiyeli varsa, yatırım varsa, bununla ilgili alt yapının da genişlemesi gerekir. Bu en önemli sektör ulaşım sektörüdür. Anadolu'nun içinde bulunan ve sahile kıyısı bulunmayan iller büyük zorluklar içinde. Kara ulaşımı büyük maliyetler gerektirir. İş adamlarının da gidip yatırım yapması zor oluyor" şeklinde konuştu.
Gidip - 14.10.2006
Eskişehir: Eskişehir'de Maaş ve Sigorta Protestosu
Eskişehir'de bir giyim fabrikasında çalışan yaklaşık 300 işçi, maaşlarının ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, Ankara karayolunda yürüdü. Jandarma yetkililerinin daha fazla yürümelerine izin vermediği işçiler, servis araçlarıyla geldikleri kent merkezinde protesto gösterisinde bulundu. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde bir giyim fabrikasında çalışan ve gece vardiyasından çıkan 300'e yakın işçi, maaşlarını alamadıklarını, 9 aydır da fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, ayrıca mesai arkadaşlarının çoğunun sigortasız çalıştırıldığını iddia etti. Ardından toplu halde Ankara karayoluna çıkan işçiler, kent merkezine doğru yürürken, "İşçiyiz, haklıyız, hakkımızı isteriz" şeklinde slogan attı. Bir süre karayolu kenarında yürüyen işçilerin daha fazla ilerlemelerine müsaade etmeyen jandarma yetkilileri, bu meselenin halli için pazartesi günü fabrikaya gelecekleri sözünü verince, işçiler ikna olarak, servis araçlarına binerek kent merkezine geldi. Odunpazarı mevkiinde otobüslerden inen işçiler, "İşinize sahip çıkın diyorlar. İşveren bana sahip çıkıyor mu? Sigortam var mı, asgari ücret alıyor muyum? Daha önce maaşlarımızı alıyorduk, bir ay önce yeni patron gelince ücretlerimizi alamıyoruz. Ayın 10'unda maaşlarımızı almamız gerekiyordu. 9 aydır mesai ücretlerimizi de vermiyorlar. Hep bizi yalanla kandırdılar. Eyleme kalkınca 'paranızı bulduk, fabrikaya dönün' dediler. Banka mı soydular, anında parayı nereden buldular? Biz ekmeğimizin davasındayız. Daha önce fabrikada bin 800 kişi çalışıyordu. İşçilere, 'sen çok konuştun, ele başısın', 'sen şuraya git' deyip, resmen Saddam rejimi uyguladılar" diye konuştu. Bu arada bir süre "sigorta" diye bağıran işçiler, tekrar yürüyüşe geçti. İki Eylül Caddesi'ni takiben Hamamyolu'na çıkan işçiler, alkış tutup, ıslık çalarak protesto gösterilerini sürdürdü. Büyükşehir Belediyesi arkasına kadar yürüyen işçiler, Pazartesi günü fabrikaya gidip çalışmama kararı aldıktan sonra dağıldı.
Gidip - 14.10.2006
Konya: Konya Emniyeti Trafik Denetimlerini Hızlandırdı
- Konya Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından okul servis araçları, kamyonlar ve çekiciler üzerinde yapılan denetimlerde kontrol edilen bin 108 araca toplam 47 bin 554 YTL para cezası uygulandı. Konya Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, 2006-2007 eğitim ve öğretim döneminin başlamasıyla birlikte öğrencilerin huzur içerisinde okula gidip gelmelerini sağlamak amacıyla, okul servis araçları ve sürücülerine yönelik uygulama başlatıldığı bildirildi.
Gidip - 13.10.2006
Ankara: Başbakan Erdoğan, Turgut Özal Bulvarı'nı Hizmete Açtı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçmiş yönetimleri 'şehircilik vizyonu' ve 'ufuk sahibi' olmamakla suçlayarak, "Türkiye'nin kayıp yıllarını ancak kalkınma hedeflerimize adımlarımızı doğru, hızlı suretle atmak, hızımızı katlayarak geri kazanabiliriz" dedi. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan ve Ankara'yı Esenboğa Havalimanı'na bağlayan Protokol Yolu olarak adlandırılan Turgut Özal Bulvarı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı bir törenle hizmete açıldı. Törende bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, vatandaşların 'Türkiye seninle gurur duyuyor' sloganları eşliğinde kürsüye geldi. Esenboğa Havalimanı'nın yabancı misafirlerin Türkiye'ye diplomatik giriş kapısı olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, "Yıllardır diplomatik misafirlere Ankara'ya geliş gidişlerinde eşlik eden bakanlarımız da çoğu zaman herhalde başları eğik gidip geliyorlardı.
Gidip - 13.10.2006
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Toplantısı -Toplantıda, Taşdelen Belde Belediyesinin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planıyla İlgili İmar ve Bayındırlık Komisyonu Raporu'nda Komisyon Görüşünün Sonradan Değiştirilmesi Tartışma Konusu Oldu
Taşdelen Belde Belediye Başkanı Hüseyin Avni Sipahi, beldenin 1/5000 Ölçekli nazım imar planıyla ilgili İmar ve Bayındırlık Komisyonu Raporu'nda komisyon görüşünün sonradan değiştirilmesini eleştirerek, ''Yapılan değişiklik etik değil. Komisyon başkanı bile bu davranışı açıklayamadı'' dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Meclis 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet başkanlığında toplandı. Toplantıda İmar ve Bayındırlık Komisyonu'nun 1/5000 ölçekli nazım imar planı notlarına ilişkin raporun oylanması öncesinde söz alan Anavatan Partili komisyon üyesi ve Taşdelen Belediye Başkanı Sipahi, beldenin 1/1000'lik planlarına İSKİ'nin açtığı dava nedeniyle mahkemenin 7 ay önce yürütmeyi durdurma kararı verdiğini belirtti. Bunun üzerine Büyükşehir Belediye Meclisinde bir önerge vererek, 1/5000'lik planlar üzerinden uygulama yapılmasını istediğini dile getiren Sipahi, önergesine İmar ve Bayındırlık Komisyonu'nca ''uygundur'' görüşü verildiğini ve Meclis'te de onaylandığını, ancak daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından veto edildiğini kaydetti. Sipahi, bu gelişme sonrasında konunun tekrar komisyona geldiğini belirterek, şunları kaydetti: ''6 aydan beri bu rapor komisyon ile Meclis arasında 3 kez gidip geldi.
Gidip - 13.10.2006
Sakarya: Sakarya'da Yerel Yönetimler
- Sakarya'nın Kaynarca İlçesi Belediye Başkanı Tuncay Aydın, mesai saati dışında, kendisine ait fırında hamur yoğurup ekmek yapıyor. Yıllardır fırıncılık yapan Tuncay Aydın, belediye başkanı seçildikten sonra asıl mesleğine çok fazla vakit ayıramadığını belirterek, "Belediyedeki işleri bitirdikten sonra, Ramazan ayının da verdiği yoğunluk nedeniyle fırında hamur yoğurup ekmek yapıyorum" dedi. Başkan Aydın, "Uzun zamandır fırında çalışmadım. Fakat ramazan gelince fırında işler de arttı. Bu nedenle belediyeden çıktıktan sonra fırına gidip, çalışıyorum.
Gidip - 13.10.2006
Konya: Hesap İşleri Müdürü Yaşantısıyla Örnek Oldu
Konya'nın Beyşehir İlçesi Bayavşar Belde Belediyesi'nde Hesap İşleri Müdürü olarak görev yapan evli ve 1 çocuk annesi Sevgi Özdemir, mesai dışındaki vakitlerini inek sağarak, traktör kullanıp tarlada çalışarak değerlendiriyor. Belediyedeki görevi sona erdikten sonra lojmanda oturduğu için komşusunun ahırında yetiştirdiği büyükbaş hayvanlarıyla ilgilenen 31 yaşındaki Sevgi Özdemir, inekleri sağdıktan sonra kalan vakitlerini ise tarlada çiftçilik yaparak geçiriyor. Kendi kullandığı traktörle tarlaya giden Özdemir, beldede artık tarla işlerinde çalışmak istemeyen genç kız ve kadınlara da örnek oluyor. Mesai saatleri dışında belde merkezindeki parkta da çalışan Sevgi Özdemir, yaşam tarzıyla herkesi kendisine gıpta ettiriyor. Aslen Yozgatlı olduğunu söyleyen Özdemir, "6 yıl önce Konya'ya gelerek yerleştim. Belediyede çalışmaya başladıktan sonra da eski yaşamında hiçbir şey değişmedi. Belediyede hesap işleri müdürü olmam beni önceki yaşantımdan koparmadı. Memuriyetten önce yaptığım işleri, şimdi de şaşkın bakışlara rağmen sürdürüyorum" dedi. Belde merkezindeki Atatürk Parkı'nı eşiyle birlikte çalıştırdığını belirten Özdemir, mesai dışındaki tüm vaktini almasına rağmen diğer işleri de ihmal etmediğini kaydetti. 6 yaşındaki çocuğuyla da ilgilenen Özdemir, fırsat buldukça ava gittiğini belirtti. Özdemir, "Beldede boş duran ve ekilmeyi bekleyen birçok tarla var. Kiraladığımız bu tarlalarda çeşitli ürünler ekiyorum. Geçtiğimiz yıllarda 25-30 dönüm nohut ekerken, bu yıl ekebildiğim arazi miktarını 100 dönüme çıkardım" şeklinde konuştu. Beldedeki bayanların kendisini ilk zamanlarda garipsediğini söyleyen Özdemir, "Bayavşar'ın özellikle genç kızları tarlaya gidip gelirken çok çekiniyor, utanıyordu.
Gidip - 13.10.2006
Aydın: Kuşadası'ndaki Stajyer Kaymakam
Geçtiğimiz ay Aydın'ın Kuşadası İlçesi'nde meydana gelen ve iki gündür gündemden düşmeyen sahte kaymakam olayı ile ilgili Aydın Valisi Mustafa Malay ve Kuşadası Kaymakamı Ahmet Ali Barış, açıklama yaptı. Bugün Aydın Valilik Salonu'nda tüm kaymakamlarla bir araya gelen Aydın Valisi Mustafa Malay, basında yer alan sahte kaymakam olayı ile ilgili Kuşadası Kaymakamı Ahmet Ali Barış'tan bilgi aldı. Basına kapalı olarak yaklaşık 2 saat süren toplantı sonunda açıklama yapan Aydın Valisi Mustafa Malay, "Kendisini refik kaymakam, yani stajyer kaymakam olarak tanıtan bir kişi iki gün Kuşadası'nda kalmış. Ancak kesinlikle Kaymakamlığa vekalet etmemiştir. Bu yasal olarak da mümkün değildir. Sabıkalı olduğu belirlenen şahısla ilgili yasal işlemler devam etmektedir" dedi. İlçe Kaymakamı Ahmet Ali Barış ise olayı haber haline getirebilmek için abartıldığını belirterek, "Kesinlikle bu kişi vekalet görevi yapmamış ve hiçbir yerde imzası yoktur. Ancak kişisel olarak kendimi rencide edilmiş hissettiğim için hakkında suç duyurusunda bulundum. Adem Yıldız isimli bu şahsın kesinlikle makam kullanması söz konusu değildir. Zaten bu hukuken mümkün değil" ifadelerine yer verdi. Vali Malay da yaptığı açıklamada, "Maalesef ülkemizde bu tür olaylar sık sık görülüyor. Bırakın kaymakamlığı bazı yerlere doktor olarak gidip aylarca yıllarca doktorluk yapanlara rastlıyoruz.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Gidip Haberleri | Gidip Haber - Haberler - Sayfa 5 - Gidip haberleri, son dakika gidip haber ve gelişmeleri burada. ABD'nin görevi devredecek başkanı Trump'ı bekleyen hukuk süreçleri: En önemli 6 dosya.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 28.11.2020 00:14:08. #1.14#
title