Gidemediği Okulun En Başarılı Öğrencilerinden Oldu

Gidemediği Okulun En Başarılı Öğrencilerinden Oldu

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde kalça kemiği çürümesi olarak bilinen "aseptik nekroz" hastalığı nedeniyle eğitimini evde sürdüren 10. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Fatma Nur Tekin, hem hastalığıyla mücadele ediyor hem de 96 not ortalamasıyla okulun en başarılı öğrencileri arasında yer alıyor.

Gidemediği Okulun En Başarılı Öğrencilerinden Oldu

ULAŞ GÜVEN - Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde kalça kemiği çürümesi olarak bilinen "aseptik nekroz" hastalığı nedeniyle eğitimini evde sürdüren 10. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Fatma Nur Tekin, hem hastalığıyla mücadele ediyor hem de 96 not ortalamasıyla okulun en başarılı öğrencileri arasında yer alıyor.

Ailesiyle ilçe merkezindeki Orman Mahallesi'nde yaşayan 10. sınıf öğrencisi Tekin, yaklaşık bir yıl önce "aseptik nekroz" hastalığına yakalandı.

Kemiklerin kanlanmasındaki bozulmaya bağlı kemik hücrelerinin ölmesiyle ortaya çıkan ve kişinin fiziksel hareketlerini kısıtlayan rahatsızlık nedeniyle zor günler geçiren Tekin, uzun tedavi süreci yüzünden çok sevdiği okulundan ve arkadaşlarından uzak kaldı.

Kaydını dondurmak için gittiği Yüksekova Anadolu Lisesinde, Milli Eğitim Bakanlığının başlattığı evde eğitim hizmetinden haberdar olan baba Mehmet Sıddık Tekin, kızının okuluna devam edebilmesi için Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurdu.

Bunun üzerine evde eğitim hizmeti almaya başlayan Tekin'in diğer öğrencilere yetişebilmesi için öğretmenleri de büyük çaba gösterdi.

Belirlenen program kapsamında her gün eve gelen öğretmenlerini can kulağıyla dinleyen, sürekli ders çalışan Tekin, not ortalamasını 96'ya yükselterek, okulun en başarılı öğrencilerinden oldu.

"Okumaya olan aşkımdan vazgeçmeyeceğim"

Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, önce sağ sonra da sol ayağının aksamaya başladığını, Van'daki hastanede yapılan tetkikler sonucu rahatsızlığının "aseptik nekroz" olduğunu öğrendiğini söyledi.

Kendini kötü hissettiğini, sakat kalıp okula gidememe korkusu yaşamaya başladığını anlatan Tekin, okuyup doktor olmak istediğini, büyük hedeflerinin olduğunu anlattı.

Tüm olumsuzluklara rağmen ailesi ve öğretmenlerinin en büyük moral kaynağı olduğunu dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

"Bana göre herkesin bir hedefi, hayali olmalı. Her ne kadar gidemesem de okulu ve okumayı çok seviyorum. Okula gidemediğim için defalarca ağladım. Çok üzüldüm. İki bacağımdan ameliyat oldum. Ameliyattan sonra doktora ilk söylediğim söz 'okuluma gidebilecek miyim, yürüyebilecek miyim' oldu. Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde evde eğitim hizmeti verildiğini öğrenince çok mutlu oldum. Öğretmenlerim eve geldi, bana moral verdiler. Derslerimden ve okul hayatımdan geri kalmadım bu sayede. Bu moralle okulumda en başarılı öğrenci seçilip birinci oldum. Şartlar ne olursa olsun ne yaşarsam yaşayayım eğitime olan aşkımdan ve okuma azmimden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim."

Tekin, rahatsızlığı süresince yaşadıklarını yazıya dökmek için "Engelsiz Bir Yaşam" adlı kitap yazmaya başladığını aktardı.

"Öğretmenleri sayesinde kızım eğitimine devam ediyor"

Baba Mehmet Sıddık Tekin de kızını tedavi için 3 haftada bir Ankara'ya götürdüğünü, hastalığının eskiye oranla gerilediğini söyledi.

Kızının eğitime devam edebilmesi için öğretmenlerinin ve okul idaresinin büyük çaba gösterdiğini kaydeden Tekin, "Öğretmenler evde bakım hizmetinden yararlanmak için başvuruda bulunmamızı istedi. Biz de başvuruda bulunduk. Milli Eğitim Müdürlüğüne, okul yönetimine ve öğretmenlerine çok teşekkür ederim. Onların sayesinde kızım eğitimine devam ediyor." dedi.

Kaynak: AA