Gezi Parkı davasında mütalaa açıklandı - Haberler
Haberi Paylaş

Gezi Parkı davasında mütalaa açıklandı

AA - Haberler | Güncel
Gezi Parkı davasında mütalaa açıklandı

Gezi Parkı odaklı olaylara ilişkin, Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu 16 sanığın yargılandığı davaya ilişkin mütalaada, olayların planlı bir senaryonun ürünü olduğu belirtilerek, bazı sanıkların "Olayları organize etmek, bas¸latmak ve...

Gezi Parkı odaklı olaylara ilişkin, Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu 16 sanığın yargılandığı davaya ilişkin mütalaada, olayların planlı bir senaryonun ürünü olduğu belirtilerek, bazı sanıkların "Olayları organize etmek, bas¸latmak ve derinles¸tirerek Anadolu'ya yaymak", "Yalan haber üretmek suretiyle halkı kıs¸kırtmak", "Halkı suç işlemeye alenen tes¸vik ve tahrik etmek" ve "Gezi ve benzeri protestoların devam etmesi ve gündemde tutulması için, gizli toplantılar, kurslar, etkinlikler ve forumlar düzenlenmek" gibi faaliyetlerde bulunduklarının tespit edildiği kaydedildi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın esasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan mütalaada, Gezi Parkı odaklı olayların, basın - yayın organlarında ve sosyal medyada toplum refleksi ile bir anda olus¸tugˆuna dair kanaat olus¸turulmaya çalıs¸ılsa da olayın sosyal medyada yayılıs¸ biçimi, olayı bas¸latan ve yayılmasında rol oynayan aktörler, seçilen slogan ve imgeler, eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan ve organize s¸ekilde hareket eden, ayrıca uluslararası aktörlerden destek alan s¸ahıslarca bilinçli bir s¸ekilde yönlendirildigˆinin ve yönetildigˆinin tespit edildiği vurgulandı.

Gezi Parkı olaylarının planlı bir senaryonun ürünü olduğu anlatılan mütalaada, sorus¸turma kapsamında elde edilen deliller ve ülke çapında meydana gelen olaylara genel olarak bakıldıgˆında, kalkışmanın gelis¸i güzel ortaya çıkmadıgˆı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldügˆü, zamanla hükümet aleyhine protestolara dönüs¸türüldügˆü, görünürde demokratik hak ve masum protesto gösterileri s¸eklinde lanse edilmesine ragˆmen, asıl amacın yurt genelinde s¸iddet eylemlerinin çes¸itli terör örgütleri vasıtasıyla tüm yurda yayılarak kaos ve kargas¸a ortamı meydana getirilmesi ve bu s¸ekilde halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine kars¸ı silahlı isyana tahrik ve ayaklanma çıkarılmasının amaçlandıgˆı bildirildi.

Mütalaada, Gezi Parkı olaylarına dikkatli bakıldıgˆında kalkıs¸ma senaryosunun 2011 yılında hazırlanmaya bas¸ladıgˆının anlaşılacağı, "Gezi kalkıs¸masının bas¸lamasından önce organizatörlerin o dönemde çevre ülkelerde özellikle 'Arap Baharı' ve 'Turuncu Devrim' gibi isimlerle anılan halk ayaklanmalarını detaylı olarak inceledikleri, Türkiye'de daha sonra gerçekles¸tirecekleri eylemleri senaryolas¸tırma hareketlerine bas¸ladıkları" ifade edildi.

Aynı tarihlerde Mısır'da bulundukları tespit edildi

Gezi olaylarıyla ilgili Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Bas¸kanlıgˆınca 15 Haziran 2013 tarihinde gönderilen bir yazıda, "occupy" (işgal) hareketi olarak bilinen ve teorisyenligˆini Gene Sharp'ın yaptıgˆı sözde "sivil bas¸kaldırı" yönteminin kullanıldıgˆı, söz konusu hareketin uygulayıcısının ise OTPOR/CANVAS (Direnis¸) adı verilen grup oldugˆu bilgisine yer verilen mütalaada, "Otpor" isimli örgütün kurucusu Sırp asıllı I·van Maroviç'in 18 ile 21 Haziran 2012 arasında Türkiye'de bulundugˆu, 7 ile 15 Temmuz 2012 arasında Kahire'de olduğu sırada Memet Ali Alabora, es¸i Ays¸e Pınar Alabora, yazar Handan Meltem Arıkan ve reklamcı Melin Osasogie Edomıvonyı'nın 7 Temmuz 2012'de I·stanbul'dan birlikte ayrılarak uçakla Kahire'ye gittikleri ve 15 Temmuz 2012'de Türkiye'ye döndüklerinin tespit edildiği anlatıldı.

Tutuklu sanık Osman Kavala'nın da 11 ile 14 Temmuz 2012 arasında yurt dışında olduğu kaydedilen mütalaada, "Bu kapsamda OTPOR/CANVAS'ın ülkemizde uygulamayı planladıgˆı senaryonun aktörleri genel olarak muhalif kimlikleri ile tanınan sanatçılar, reklamcılar, ajans sahipleri-çalıs¸anları ile sosyal medya ve bilis¸im uzmanlarıdır. Söz konusu s¸ahısların Otpor lideri I·van Marovic isimli ve Sırp uyruklu s¸ahsın öncülük ettigˆi bir grup tarafından egˆitildigˆi, olaylar öncesinde farklı mecralarda çes¸itli oyun, etkinlik ve eylemlerle adeta prova yaptıkları ve Gezi Parkı eyleminin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde oldukları görülmüs¸tür." denildi.

Mütalaada, Mısır'dan dönen kişilerin Türkiye'ye geldikten hemen sonra 30 Temmuz 2012'de "Mi Minör" isimli bir tiyatro oyununun provalarına bas¸ladıklarını belirtilerek, "Nisan 2013'e kadar gösterimde kalan oyunda izleyici sosyal medya aracılıgˆı ile örgütlenip, temsili ülkenin bas¸kanına kars¸ı ayaklanmaya tes¸vik edilmektedir. Gerek oyunun içerigˆine gerekse oyuncuların yaptıgˆı açıklamalara bakıldıgˆında, oyun çerçevesinde Gezi Parkı eylemlerinin provasının yapıldıgˆı tespit edilmis¸tir. Sanıklar süreç boyunca planladıkları eylemlerini harekete geçirmek için uygun ortamı 2013 yılında bulduklarını düs¸ünerek, bu sefer I·stanbul merkezli olarak kalkıs¸ma hareketini bas¸latmıs¸lar ve Gezi eylemlerinin ilk fitilini ates¸lemis¸lerdir." ifadeleri kullanıldı.

"Finans destegˆi Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür AS¸'den"

Eylemlerin ilk olarak I·stanbul'da Taksim Gezi Parkı civarında bas¸ladığı, kısa sürede ise sosyal medyadan yapılan çagˆrıların da etkisiyle birçok ile yayıldığı aktarılan mütalaada, şunlar kaydedildi:

"Yine bu dönemde sanık Memet Ali Alabora sosyal medya hesabından attıgˆı 'Mesele sadece Gezi Parkı degˆil arkadas¸. Sen hala anlamadın mı?' s¸eklindeki tweet ile gerçek amaçlarını ortaya koyarak sivil halkı ayaklanmaya çagˆırmıs¸ ve asıl niyetlerini açıkça ortaya koymus¸tur. Digˆer sanıkların da bu s¸ekilde paylas¸ımlarının oldugˆu görülmüs¸tür. I·lerleyen dönem içerisinde Mehmet Osman Kavala'nın, Gezi sürecinin devam etmesi, eylemlerin tüm ülke sathına yayılarak derinles¸tirilmesi, bir taraftan da sözde sivil ?itaatsizlik olarak adlandırılan s¸iddet eylemlerinin yaygınlas¸tırılması amacıyla faaliyetlerde bulundugˆu, bu faaliyetlerle ilgili finans destegˆini de yöneticiligˆini yaptıgˆı Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür AS¸ tarafından sagˆladıgˆı anlas¸ılmaktadır. Bu planı yapan kis¸ilerin yasal görünüm içerisinde hareket ediyormus¸ izlenimi vermek için sivil itaatsizlik söylemleri ile faaliyetlerine bas¸ladıklarını duyurmus¸ iseler de Gezi Parkı olaylarında da görüldügˆü üzere eylemlerin bas¸latılması ile birlikte terör örgütlerinin cebir ve s¸iddet içeren molotof atma, mala zarar verme, güvenlik güçlerine ve kendilerine destek olmayan sivil halka saldırı s¸eklinde s¸iddet içeren eylemleri gerçekles¸tirdikleri görülmüs¸tür."

Mütalaada, elde edilen tüm deliller birlikte degˆerlendirildigˆinde, s¸ahısların birbirleri ile irtibatlı oldukları, fikir ve eylem birligˆi içerisinde ve koordineli olarak hareket ettikleri anlatılarak, "Gezi eylemlerini genis¸letmek, derinles¸tirerek tüm ülke sathına yaymak için gizli ve açık toplantılar ve egˆitimler yaptıkları, bu faaliyetlere 2011 yılından bas¸layarak süreç boyunca devam ettikleri, bu süreç boyunca profesyonel eylemci yetis¸tirmek için çes¸itli egˆitim faaliyetleri düzenledikleri, Mehmet Osman Kavala'nın gerek Memet Ali Alabora ve gerekse digˆer sanıklarla irtibatlı olarak hareket ettikleri" ifade edildi.

Sanıkların, "Olayları organize etmek, bas¸latmak ve derinles¸tirerek Anadolu'ya yaymak", "Yalan haber üretmek suretiyle halkı kıs¸kırtmak (Dezenformasyon faaliyetleri)", "Halkı suç is¸lemeye alenen tes¸vik ve tahrik etmek (Provokasyon Faaliyetleri)" ve "Gezi ve benzeri protestoların devam etmesi ve gündemde tutulması için, gizli toplantılar, kurslar/etkinlikler/forumlar düzenlenmek" gibi bir kısım faaliyetlerde bulunduklarının tespit edildiği belirtildi.

Mütalaada, "(Gezi Eylemleri) olarak bilinen olayların Mehmet Osman Kavala önderligˆindeki Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür AS¸ tarafından gerçekles¸tirilen organizasyonlar neticesinde planlı ve sistematik bir s¸ekilde gerçekles¸tirildigˆi, sürecin Gezi eylemlerinin bas¸lamasının çok öncesinden bir plan ve program dahilinde profesyonel bir ekip tarafından senaryolas¸tırılıp eyleme geçirildigˆi ve nihai amacının ülkede s¸iddet eylemlerinin marjinal gruplar ve terör örgütlerini kanalize etmek suretiyle tüm ülke geneline yayıp kaos ve kargas¸a yaratarak mevcut hükümeti is¸levsiz hale getirmek, ortadan kaldırmak veya uluslararası bir müdahaleye zemin hazırlanmasının oldugˆu anlas¸ılmıs¸tır. Gezi olayları esnasında eylemciler tarafından Dolmabahçe'de bulunan o dönemki Bas¸bakanlık ofisine ve Sancaktepe Kaymakamlıgˆı'na yönelik is¸gal giris¸imi de hedefin o dönemki iktidarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti oldugˆunu açıkça ortaya koymus¸tur." denildi.

AA - Son Dakika Haberleri
500