Geri Dönmesi Haberleri

Geri Dönmesi haber, Geri Dönmesi son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Geri Dönmesi - 28.10.2020
27 Ekim 2020 Haberleri
27 Ekim 2020 Manşet Haberleri.
Geri Dönmesi - 27.10.2020
Batı'da İslam karşıtlığı Türkiye karşıtlığına mı dönüşüyor?
"İslam düşmanlığının Türk düşmanlığı olduğunu akıllarımızdan çıkarmamalıyız", "Batılı için Müslüman Türktür, aynı şekilde Türk de Müslümandır".
Geri Dönmesi - 26.10.2020
İtalya Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarını yurt dışı seyahatleri konusunda uyardı
İtalyan hükümeti, korona virüs salgınının başlarında dünya çapında birçok ülkenin sınırlarını kapatması nedeniyle yurt dışında mahsur kalan yaklaşık 100 bin vatandaşını ülkeye geri dönmesi konusunda yardımcı olmuştu.
Geri Dönmesi - 21.10.2020
AB Konseyi Başkanı Michel, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ile görüştü
Sarkisyan'a büyük insani sonuçları olan çatışmalardan derin endişe duyduğunu tekrarladığını aktaran Michel, Azerbaycan ile Ermenistan'ın ateşkese bağlı kalması, müzakerelere geri dönmesi gerektiğini ifade etti.
Geri Dönmesi - 9.7.2009
ABD Honduras'a Askeri Yardımı Durdurdu
ABD, geçen ay darbeyle devlet başkanı ülkeden uzaklaştırılan Honduras'a askeri yardım programlarını durdurdu. ABD'nin Tegucigalpa Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Washington yönetiminin Honduras'a 16,5 milyon dolarlık askeri yardım programlarını askıya aldığını duyurdu. Açıklamada, ayrıca darbe nedeniyle bu ülkeye yapılan 180 milyon dolarlık yardımın da risk altında olduğu belirtildi. Honduras'ta, Devlet Başkanı Manuel Zelaya, 28 Haziranda askeri darbeyle devrilerek ülke dışına sürülmüş, darbe uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmişti. -''ÇEKİLMELERİNİ UMUYORUM''- Honduras'ta darbeyle ülkesinden çıkarılan Devlet Başkanı Manuel Zelaya, önümüzdeki 24 saat içinde darbecilerin iktidardan çekildiklerini açıklamalarını umduğunu söyledi. Kosta Rika Devlet Başkanı Oscar Aries'in taraflar arasında arabulucu olmasının ardından bu ülkeye gelen Zelaya, karşı tarafla görüşmesinde yalnızca görevine geri dönmesi konusunu ele alacağını bildirdi.
Geri Dönmesi - 8.7.2009
Nosab Başkanı Aras: Üretimdeki Artış Krizden Çıkışının Habercisi
Bursa Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (Nosab) Başkanı Yalçın Aras, Üretimdeki Artışın, Krizden Çıkışın Habercisi Olduğunu Kaydetti. Aras, 2009 Yılının İkinci Çeyreğinin Bir Toparlanma Zamanı Olarak Görülmesi Gerektiğini İfade Etti.
Geri Dönmesi - 7.7.2009
'Aşırı Sıcaklar Beyin Kanaması ve Felç Riskini Artırıyor'
Denizli Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ömür Atacan Atasoy, Aşırı Sıcakların Felç Riskini Artırdığını, Tansiyon Yükselmelerine Bağlı Olarak Gelişen Beyin Kanamalarının Ölüme Varan Sonuçlara Yol Açabildiğini Söyledi.
Geri Dönmesi - 6.7.2009
Tehditlere Aldırmadı, Dönüyor
Honduras’ta 28 Haziran’da yapılan darbenin ardından sürgüne yollanan Devlet Başkanı Manuel Zelaya bütün riskleri göze alarak ülkesine dönmek üzere dün Washington’dan özel bir uçakla yola çıktı. Uçakta BM Genel Kurul Başkanı Miguel D’Escoto Brockmann da bulunuyor. Zelaya taraftarları uçağın ineceği başkent Tegucicalpa’daki havaalanına akın ettiler. Uçağın Türkiye saatiyle sabaha karşı Honduras’a inişe geçmesi bekleniyor. Ülkedeki askeri yönetim ise daha önce olduğu gibi Zelaya’nın uçağının ülkeye sokulmayacağını duyurdu. Honduras yetkilileri komşu ülke Nİkaragua’nın sınıra asker yığdığını iddia etti ancak bu bilgi yalanlandı. Üst düzey bir ABD’li yetkili inişe izin verilmemesi durumunda iki başkanı taşıyan uçağın bir komşu ülkeye inmek zorunda kalacağını belirtti. Orta Amerika Başpiskoposu Oscar Andres Rodriguez, Zelaya’nın gittiği yerde kalması gerektiğini, eğer dönerse ‘çok kan akacağını’ söyledi. Darbe hükümeti de aynı uyarıyı tekrarlayarak, Zelaya’nın dönmesi halinde onu vatan hainliği suçuyla hapse atacaklarını açıkladı. Hükümet yetkilileri, ayrıca, “Zelaya’yı taşıyan hiçbir uçak havaalanımıza inemez” dediler. Zelaya’nın ülkedeki 10 bin taraftarı ise, geri dönmesi için eylem yaptı.
Geri Dönmesi - 5.7.2009
Honduras'ın Oas Üyeliği Donduruldu
Amerikan Devletleri Örgütü (OAS), görevden uzaklaştırılan cumhurbaşkanı Manuel Zelaya'nın görevine iadesini sağlayamadığı gerekçesiyle Honduras'ın üyeliğini askıya aldı. Washington'daki acil durum toplantısına, ülkesine bugün geri döneceğini açıklayan Zelaya da katıldı. Honduras'taki Roma Katolik Kilisesi'nin lideri, kan dökülmesine yol açabileceği kaygısıyla Zelaya'nın ülkeye geri dönmemesi talebinde bulunmuştu. Ekvador ve Arjantin cumhurbaşkanları ise ülkesine geri dönmesi durumunda Zelaya ile aynı uçağa bineceklerini duyurdular.
Geri Dönmesi - 2.7.2009
Halk Tv'den Çıkarılan Sinan Yerlikaya'nın Kızı CHP'yi Protesto Etti
Türkiye Gazeteciler Sendikası'na (Tgs) Üye Oldukları Gerekçesiyle CHP'nin Yayın Organı Halk Tv'den Çıkartılan 5 Kişinin Partinin Genel Merkezi Önünde Dün Yaptığı Protesto Eyleminde İlginç Bir Ayrıntı Ortaya Çıktı.
Geri Dönmesi - 1.7.2009
Alman Elçinin Süryani İlgisi
Alman Büyükelçi "Buradaki Hıristiyan Süryanilerin de Geri Dönmesi ile Birlikte Türkiye'ye Kalkınma Anlamında da Faydaları Olacağına İnanıyorum" Dedi.
Geri Dönmesi - 30.6.2009
Trabzonsporlu Colman'ın Arkadaşı Türkiye'ye Alınmadı
Trabzonsporlu Colman ile birlikte Türkiye'ye gelen arkadaşı Mitch Bakovens, vize ihlali nedeniyle pasaport kontrolünden geçemedi. Arjantinli Colman, tatilini tamamlayarak arkadaşı Mitch ile akşam saatlerinde İstanbul'a geldi. Bordo - mavili futbolcu işlemlerini yaptırıp sorunsuz şekilde pasaporttan geçti. Ancak görevli polis arkadaşının pasaportunu kontrol ederken daha önceden geldiği Türkiye'de üç ay fazla kalarak vize ihlali yaptığını tespit etti. İki arkadaş sorun nedeniyle ayrı ayrı bölümlerde uzun süre beklemek zorunda kaldı. Sıkıntılı olduğu gözlenen Colman, arkadaşının durumunu haber vermek için telefonla Trabzonsporlu yetkilileri aradı. Colman'ın arkadaşının vize ihlali yaptığı için prosedür gereği ülkeye giriş yapamadan geri dönmesi gerekiyor.
Geri Dönmesi - 30.6.2009
Efsane Geri Döndü
Apple'ın, İphone ve İpod Gibi İkonik Ürünlerin Pazara Sunarak Bu Alandaki Yaratıcılığın Sınırlarını Zorlayan Ceo'su Steve Jobs, Kanser Tedavisi Nedeni ile Bıraktığı Görevine Geri Döndü.
Geri Dönmesi - 29.6.2009
Obama: Honduras'taki Darbe Yasal Değil
ABD Başkanı Barack Obama, ABD Yönetiminin, Honduras'ta Hafta Sonunda Yapılan Darbenin Yasal Olduğunu Düşünmediğini Söyledi.
Geri Dönmesi - 28.6.2009
Gökdelende Son Direniş
Türkiye’nin, ilk gökdeleni olma ünvanını taşıyan ve otel yapılması tartışmalarıyla yeniden gündeme gelen Emek İşhanı’nda bir direniş yaşanıyor. 2006 yılındaki özelleştirmeden sonra yaşanan tadilat ve tahliye çalışmalarının hukuka uygun olmadığını savunan kiracı Ali Atayata, yargı süreci devam ederken binada otel inşaatının sürdüğünü iddia etti. EMEKLİ Sandığı’na aitken, 2006 yılında özelleştirilerek yaklaşık 55.5 milyon dolar bedelle Talip Kahraman A.Ş’ye satılan binada, tadilat işlemleri ve tahliye davaları nedeniyle yaşanan tartışmalar bitmek bilmiyor. Binada yapılan tadilatların ve kiracılara açılan tahliye davalarının hiçbirinin kanunlara uygun olmadığını savunan kiracı Ali Atayata, hukuk mücadelesinin süreceğini ifade etti. Talip Kahraman’ın, 2006 yılından itibaren binanın boşaltılması için kiracıları yıldırarak çıkarmak için uğraştığını iddia eden Atayata, ’son direniş’ olarak ifade ettiği süreci şöyle anlattı: Yargıtay, kararı bozdu "Emek İşhanı, Mart 2006’da özelleştirildikten sonra, binanın yeni sahibi Talip Kahraman, yangın algılama ve söndürme projesi kapsamında 209 kiracıya yönelik tahliye davası açtı. Mahkemenin esastan tahliye kararı vermesi üzerine Yargıtay’a başvuruldu. Yargıtay da ’Açılan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için yapılacak tadilatın imar amaçlı olması, tadilat esnasında kiralananda ikamet etmenin mümkün olmaması ve projenin imarca onaylanmış olması zorunludur. Talip Kahraman A.Ş öngörülen nitelikte tadilat projesi sunamamıştır. Tadilat projesi olarak adlandırılan proje yangın algılama söndürme projesidir’ ifadesiyle yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu. İnşaat devam etti "Bunun ardından Talip Kahraman geçici tadilat davası açtı. Fakat, dava sürerken otel inşaatı da devam etti. Ben de Çankaya belediyesi hakkında olanlara göz yumması nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulundum. Daha sonra inşaat ruhsatsız olduğu için belediye tarafından mühürlendi. Fakat Talip Kahraman mührü kırarak otel inşaatına devam etti. Bu sırada binanın altında bulunan Ziraat Bankası’nın çevresi paravanlarla kapatıldı. Bankanın başvurusu üzerine Büyükşehir Belediyesi paravanaları söktü. Geçici tahliye 2011’de Ben bu yılın Nisan ayına kadar kiramı muntazam olarak ödemeye devam ettim. Fakat ofisimi kullanamadığım gibi binaya da giremedim. Muhtarlıktan binanın sağlık koşullarına uymadığı gerekçesiyle nakil ilmuhaberi aldım. Eylül 2008’de kiraları ödemediğim gerekçesiyle icra takibi başlatıldığını öğrendim. İcra takibinin hukuka uygun olmadığı için avukatı baroya şikayet ettim. Son olarak alınan geçici tahliye kararı uyarınca Haziran 2011’de kiracıların geri dönmesi gerekiyor.
Geri Dönmesi - 19.6.2009
"Kimse Sabote Etmeye Kalkışmamalı"
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Mart Ayı İtibariyle Olumluya Dönen Ekonomik Süreci Kimsenin Sabote Etmeye Kalkışmaması Gerektiğini Söyledi.
Geri Dönmesi - 18.6.2009
Bursaray Güzergahındaki Minibüslere 'T' Palakası Önerisi Taksicileri Kızdırdı
Bursaray B Etabı'nın Devreye Girmesiyle Bursa'nın Doğu Yakasındaki Toplu Taşıma Sisteminde Yeni Düzenlemelere Gitmeyi Planlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin, Ankara Yolu Güzergâhında Çalışan 602 Minibüse 'T' Plakası Vererek 'Taksi'ye Çevirme Düşüncesi, Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Tarafından Tepkiyle Karşılandı.
Geri Dönmesi - 16.6.2009
Rus Uzman: "Ermeni-türk Sınırının Açılmasının Yolu, Erivan'ın Bakü ile İlişki Kurmasından Geçer"
Rusya Toplumsal Odası üyesi ve resmi Birinci Kanal televizyonu program sunucusu Maksim Şevçenko, Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınırın açılmasının yolunun, Erivan'ın önce Bakü ile ilişki kurmasından geçtiğini belirtti. Azeri 1news.az haber sitesine özel konuşan Rus uzman, Yukarı Karabağ sorunun çözülmesi için bölgede ekonomik refahın geniş şekilde oluşturulmasını önerdi. Şevçenko, "Bu bölgede Ermenistan'ın da çok ilgileneceği gelişmelerin olması gerekiyor: Sınırların açılması, gümrük alanlarının kurulması ve transit geçişlerin oluşturulması. Çünkü Ermenistan Azerbaycan'la ilişkiler kurduğu sürece, Ermeni-Türk sınırının açılmasını öngören müzakereler daha güç kazanacaktır. Erivan Azerbaycan'la ilişkiler kurmazsa, bu durumda kendisi tüm ticari yollardan yoksun kalacak." uyarısında bulundu. "MÜLTECİLER KENDİ TOPRAKLARINA DÖNSÜN" Şevçenko, Karabağ sorunun çözümü için temel şartın, savaş sonucunda evlerini bırakarak kaçan mültecilerin kendi topraklarına geri dönmeleri olduğunu söyledi. Rus uzman, "İnsanların on yıllar boyu, yüzyıllar boyu yaşadığı ve atalarının mezarlarının bulunduğu kendi topraklarına geri dönmelerine hak tanımalıyız. Farkındaysanız, ben burada özellikle Azeri veya Ermeni sözcüğünü kullanmıyorum. Bu, Karabağ sorunun çözülmesinin en önemli sonucu olacak." dedi. ERMENİSTAN 7 BÖLGEDE İŞGALİ PAZARLIK İÇİN SÜRDÜRÜYOR Şevçenko, Yukarı Karabağ dışındaki yedi Azeri bölgesinin tartışma konusu olmaması gerektiğini savundu. Şevçenko, "Yukarı Karabağ'ın dışında kalan bölgelerin işgalinin sona erdirilmesi ve ordu birliklerinin orayı terk etmesi gerekiyor. Çünkü Karabağ'la ilgili tartışırsak, bu durumda Azerbaycan'ın yedi bölgesi tartışma konusu bile olamaz. Ermenistan kendisi de bu toprakların işgal edildiğini itiraf ediyor. Ermenistan bu toprakları hiçbir şekilde kendi topraklarına katmayı düşünmüyor, sadece bir ticari pazarlık olarak elinde tutuyor." tespitinde bulundu. Önce mültecilerin topraklarına geri dönmesi gerektiğini kaydeden Rus uzman şu şekilde konuştu: "Mülteciler oraya geri döndükten sonra başka prosedür çalışmalarına başlatmak daha doğru olur: Referandum yapılması ve statünün belirlenmesi.
Geri Dönmesi - 12.6.2009
Büyükelçi İlkin Bmgk'nın Kararını Değerlendirdi
Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin, Türkiye'nin Kuzey Kore'nin Nükleer Silah Denemelerinden Vazgeçerek Altılı Görüşmelere Geri Dönmesini İstediğini Belirtti.
Geri Dönmesi - 9.6.2009
Almanya Artık Türkleri İstemiyor
Alman Hükümeti, 8 Bine Yakın Türk İlticacıya "Türkiye'de Siyasi Baskı Yok, Ülkenize Dönün" Dedi. Son Söz Eyalet Meclislerinde.
Geri Dönmesi - 8.6.2009
Yönetimde Şimdi Sıra Benim Şirketlerimiz Aileden Önemli
Feyhan Yaşar’ın sürpriz bir kararla, "yönetim modelinde ayrı düşünme" gerekçesiyle Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanlığından ayrılmasıyla bu görevi ablasından devralan İdil Yiğitbaşı, "Bizim için 6 bin kişiye istihdam sağlayan şirketlerimizin sağlıklı yürümesi, aileden daha önemli. Yönetimde sıra bana geldi. Bu görev için yeterli deneyime sahibim" dedi. YAŞAR Holding’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, "Başta kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar olmak üzere ortaklarımız holding yönetim kurulunda değişime gerek gördüler. Holdingi yönetme sırası, nöbet bana geldi. Aile birliği elbette önemli ama bizim açımızdan Yaşar Topluluğu şirketlerinin sağlıklı yola devam etmesi çok daha öncelikli" dedi. Abla gitti, o geldi İdil Yiğitbaşı, ablası Feyhan Yaşar’la aralarında ortaya çıkan "yönetim anlayışı farkı" nedeniyle holdingde gerçekleşen yönetim değişikliği sonrası ilk kez basının karşısına çıktı. Amacının yeni yönetim kurulunu tanıtmak olduğunu belirten Yiğitbaşı, sorular üzerine yönetimdeki değişimi de anlattı. Yiğitbaşı, şunları söyledi: "Böyle bir değişim önceden planlanmış değildi. Ortaklarımız bu değişimi gerekli gördü. Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı benim devralmam istendi. Ben de kendimi buna hazır hissettim." Yeterli deneyim var Ablası Feyhan Yaşar’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde, 5 yıl boyunca Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığını hatırlatan İdil Yiğitbaşı, şöyle konuştu: "Yaşar Grubu şirketlerinde ve holdingte uzun süredir görev yapıyorum. İcra görevlerim de oldu, holding yönetim kurulunda da epey zamandır varım. Yani, holding başkanlığı için yeteri kadar deneyim sahibiyim. Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın yol göstericiliğinde, yeni yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarımla Yaşar şirketlerini daha ileri taşımak için çalışacağım." Yaşar şirketleri önemli Bir soru üzerine, "aile birliğine önem vereceğini" vurgulayan İdil Yiğitbaşı, şu değerlendirmeyi yaptı: "1954 yılında DYO’yla yola çıkan Yaşar Holding ve topluluk şirketleri, yaklaşık 6 bin kişiyi istihdam ediyor. Çalışanlarımızla, paydaşlarımızla, müşteri ve tüketicilerimizle Türkiye’de önemli bir yere sahibiz. Artık bizim için önemli olan şirketlerimizi, topluluğumuzu sağlıklı şekilde geleceğe de taşımak. Yani, şirketlerimizin sağlıklı yola devam etmesi, bizim için daha önemli." Ne oldu da değişti İdil Yiğitbaşı, "Holdinginizde aile fertleri arasında yaşanan nöbet değişimi sizin için sürpriz oldu mu?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Şirketlerde aile fertleri de dönem dönem farklı roller alabilir. Yaşar Holding’te yaşananı da aile fertleri arasında nöbet değişimi şeklinde görmek gerek. Bugün Yönetim Kurulu Başkanlığı nöbeti bana uygun görüldü. Biz verilen görevi yaparız. Yarın bakarsınız benim için de farklı görevler, roller gündeme gelebilir." Selim Yaşar holding yönetimine döner mi İDİL Yiğitbaşı, "Yaşar Holding’te ilk aile içi ayrılık Selim Yaşar’la gündeme gelmişti. Şimdi son gelişmeler sonrası Selim Yaşar’ın holdinge geri dönmesi söz konusu olabilir mi sorusuna, "Şu anda böyle bir konu gündemde değil.
Geri Dönmesi - 7.6.2009
Spor Hattı
Bucaspor'un Aklı Oğuz'da
Geri Dönmesi - 3.6.2009
Oas Küba'yı Üyelikten Çıkarma Kararını İptal Etti
Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) Dışişleri Bakanları, Küba'daki 1959 devriminin ardından, bu ülkenin üyelikten çıkarılmasını öngören 1962 tarihli kararı iptal etti. Diplomatik kaynaklar, Kuzey, Orta ve Güney Amerika ülkelerini kapsayan örgütün Dışişleri Bakanları toplantısında, Küba'nın örgütten çıkarılmasına yönelik kararın geri alınması oylandı. Küba'nın örgüte geri dönüşü için belirli insan hakları sözleşmelerini imzalaması gerekeceği açıklandı. Ekvador Dışişleri Bakanı Fander Falconi, üyeliğe geri dönmesi için Kaüba'ya yönelik özel bir şart koymadıklarını belirtti.
Geri Dönmesi - 30.5.2009
Türk Medyasından Umduğunu Bulamadı
Metro FM, Süper FM, Joy FM ve Joy Türk radyolarının bir kısım hisselerini iki yıl önce TMSF'den satın alarak Türk medya sektörüne giren Kanadalı medya grubu Canwest, Türkiye pazarından çıktı. Canwest dört radyodaki hisselerini de sektör dışından bir kurum olan Spectrum Medya Grubu'na sattı. Satış bedeli konusunda bir bilgi verilmedi. Canwest Türkiye Başkan Yardımcısı Fatih Akol, satış işleminin kesinleştiğini belirterek " Satış bedeli hakkında net bir bilgi verebilmem doğru olmadığı gibi, ticari sır kapsamına girdiği için kurumsal yapımız gereği bu tür konularda yorum yapamıyorum" dedi. -"KÜRESEL KRİZ ÖNCELİK SIRAMIZI DEĞİŞTİRDİ"- Akol, satış işleminin kesinleşmesi dolayısıyla ANKA'ya yaptığı açıklamada, "Canwest neden geldi neden gidiyor'şeklindeki soruya şu yanıtı verdi: "Türk medya pazarının hızlı büyüyen medya pazarlarından birisi olması, bu pazarın diğer hızlı büyüyen pazarlar ile kıyaslandığı zaman, pazar büyüklüğü, coğrafi konumu, medya insan kaynakları alt yapısı, bölgesel büyümeye zemin oluşturabilme altyapısı, piyasalara sık sık çıkmayan bir grup medya varlığının aynı anda Türk medya pazarında satışa sunulması ve Türkiye' nin Avrupa Birliği çıpası Canwest in Türk medya pazarına girmek istemesinin temellerini oluşturmuştur. Ancak yaşanan global kriz yeryüzündeki hemen her firmanın öncelik sırasını değiştirdiği gibi, Canwest' in de öncelikler sırasını değiştirmiştir." -HUKUKİ ALTYAPI YABANCI YATIRIMCIYI KISITLIYOR"- Akol, Türkiye pazarında geçen süreci ve küresel krizin etkilerini ise şu sözlerle değerlendirdi: "Malumunuz, Canwest Türkiye' nin önde gelen medya gruplarının birisini alıp Türkiye' de köklü bir medya yatırımı yapmak istemiş ve TMSF' nin Star TV ihalesine girerek 306 milyon dolara kadar ihale fiyatını yükseltmiş, Türkiye'nin önde gelen medya grupları ile yarışmış ve bu yarış esnasında Türkiye' nin çok değerli dört radyo markasını yani Süper FM, Metro FM, Joy FM ve Joy Türk markalarını bünyesine katarak Türkiye radyo sektöründe liderlik konumuna gelmiştir. Canwest radyo sektörüne yaptığı yatırıma ek olarak, Türkiye'deki operasyonları çerçevesinde, Türk medya pazarında sürekli olarak yatırım alternatiflerini değerlendirmiş ve yatırımlarını artırmaya çalışmıştır. Ancak, gerek mevcut medya sahiplilik hukuki altyapısının müsaade etmemesi ve gerekse de global krizin yarattığı ekonomik daralma Canwest' in önceliklerini bir kez daha gözden geçirmesine ve Türk piyasalarından en azından bir süreliğine çekilme kararı almasına neden olmuştur." Ayrılık nedeninde hukuki ve regülasyonlarla ilgili unsurlar var mı" sorusuna Akol şu yanıtı verdi: "Canwest in Türkiye pazarından çekilmesinin bir çok nedeni var ve yabancı yatırımcı kısıtlama nedenini bu nedenlerden birisi olarak sayabiliriz." -"PAZARA OLAN İNANCIMIZ YÜKSELDİ, TEKRAR GELEBİLİRİZ"- Canwest'in Türkiye pazarına gelecekte yeniden dönme ihtimaliyle ilgili olarak da Fatih Akol şunları söyledi: "Canwest, Türkiye'ye yatırım yaptığı günden itibaren, Türk medya grupları, Türk Medya çalışanları ve diğer birçok medya oyuncusu tarafından oldukça sıcak karşılanmış ve çok kısa bir zaman içerisinde Türk medya dünyasının bir parçası olabilmiştir. Kaldı ki, Türk medya pazarının hızlı büyüyen pazarlardan birisi olması, pazarın büyüklüğü, coğrafi konumu, medya insan kaynakları alt yapısı, bölgesel büyümeye zemin oluşturabilme altyapısı ve Türkiye'nin Avrupa birliği çapası Canwest in Türk medya pazarına girerek önceden tespit ettiği pazar gerçeklerini yakından tanımasına vesile olmuş ve Türk pazarına olan inancını artırmasına vesile olmuştur.Dolayısıyla, Canwest' in bu pazara geri dönmesi kesinlikle şaşırtıcı olmayacaktır.
Geri Dönmesi - 27.5.2009
"Formula 1" Heyacanı Bu Yıl Daha Ucuz
Formula 1 ING Turkiye Grand Prix'si 5-7 Haziran tarihlerinde İstanbul Park Pisti'nde yapılacak. Olimpiyatlardan sonra dünyanın en çok izlenen spor etkinliği olan Formula 1 yarışları için gözler beşinci kez Istanbul Park Pisti'ne çevrilecek. Bu yıl İstanbul Park tribünlerinde Formula 1 heyecanını yaşamak daha hesaplı olacak. Silver, Bronze ve Açık Alan bilet fiyatları 2008'e göre daha cazip hale getirildi. Silver, Bronz ve açık alan biletleri 45 lira ile 350 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuldu. Gold ve Platinium biletleri ise 250 ile 750 lira arasında değişen fiyatlarla satılıyor. 188 ülkede, ortalama 600 milyon kişinin ekranları başında izlediği organizasyonun sürprizlerle dolu yedinci ayağı için takımlar gelecek hafta başından itibaren Türkiye'ye gelecek. -PİLOTLAR, SEYİRCİ İLE BULUŞACAK- Tüm pilotlar 6 Haziran Cumartesi günü seyirci alanında imza ve fotoğraf dağıtacak. Formula 1 pilotlarını yarışseverlerle bir araya getirecek proje, bu yıl ilk defa gerçekleştirilecek. Sıralama turlarının yapıldığı, 6 Haziran Cumartesi günü saat 17.00 itibariyle tüm Formula 1 pilotları seyirci alanında hazırlanan özel bölümde imza ve fotoğraf dağıtacaklar. 2009 Formula 1 sezonu, getirilen kural değişiklikleri sayesinde geçmiş sezonlardan çok daha farklı geçiyor. Araçlara getirilen aerodinamik kısıtlamalar, desensiz lastiklerin kullanımı ve Kinetik enerji geri dönüşüm sistemi (KERS) ile birlikte, özlenen yakın mücadelenin ve heyecanlı geçişlerin Formula 1'e geri dönmesi, İstanbul'daki yarışa da ayrı bir heyecan katacak.
Geri Dönmesi - 27.5.2009
Hastaneye Döndüler
ABD'nin Minnesota Eyaletinde, Tedavisine Dini Nedenlerle Engel Olduğu 13 Yaşındaki Kanser Hastası Oğluyla Birlikte Ortadan Kaybolan Anne Sonunda Dayanamadı. Doktorların "Tedavi Görürse Sonuç Alma Şansının Yüzde 80 İla Yüzde 95 Arasında" Sözleri Aklından Hiç Çıkmadı. ve Dini Bir Kenara Bırakıp Hastaneye Dönerek Oğlunu Doktora Teslim Etti.
Geri Dönmesi - 26.5.2009
DTP'li Türk'ten "Faşizan"a Destek
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Başbakan Erdoğan'ın partisinin il kongresinde söylediği "Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu, bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi" sözlerine "Doğru bir yaklaşım" diyerek destek verdi. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, grup konuşmasında Türkiye'nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini ve bıçak sırtında ilerleyen bir süreç sözkonusu olduğunu kaydetti. Türk "Türkiye demokratik bir değişim ve dönüşüm süreci mi yaşayacak yoksa Ortaçağ karanlığına mı dönecek?" dedi. Halkın kararını çoktan verdiğini, tam ve eksiksiz demokrasi, toplumsal özgürlük, barış ve kardeşlik istediğini ifade eden Türk "Yine, çoğulculuğu ve çok kültürlülüğü güvence altına alan toplumsal sözleşme niteliğinde yeni bir Anayasa olmazsa olmazlar arasındadır"dedi. Karar sürecini etkileyecek olan en temel faktörün Kürt sorunu olduğunu dile getiren Ahmet Türk "Kürt sorununa yaklaşım Türkiye'nin kaderini belirleyecektir. Çünkü ülkemizin değişim ve dönüşümünün önündeki en önemli engel Kürt sorununun çözümsüzlüğüdür. Geleneksel inkar politikasıyla sorunun çözülemeyeceği artık görülmeye başlanmıştır. Ürkek de olsa ezberler bozulmaya ve gerçeklik ifade edilmeye başlanmıştır" dedi. -ERDOĞAN'A DESTEK- Türk Başbakan Erdoğan'ın partisinin il kongresinde yaptığı konuşmadaki "Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu, bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi"şeklindeki sözlerine de destek verdi. Türk "Sayın Başbakan'ın farklı kimlik ve kültürlerin bu ülkeden gönderilmesini faşizanlık olarak nitelendirmesi de önemlidir. Bu doğru bir yaklaşımdır. Gerçekten Osmanlı'daki çok kültürlü yapı gerek mübadele gerekse de tehcir yoluyla tekleştirilmeye çalışıldı. Farklı kimlik ve kültürler bu ülkeden uzaklaştırıldı. Tek bir etnisiteye dayalı bir ulus yaratılmaya çalışıldı. Kürtler de adına ister asimilasyon deyin, ister entegrasyon, tek tipleştirme projesine tabi tutuldu. Şimdi Türkiye'nin bu geçmişiyle yüzleşmesi gerekmektedir. Başbakan'ın açıklamaları olumludur ama yeterli değildir. Farklı kültür ve kimliklerin tanınması, Anayasal güvenceye alınması gerekmektedir. Umarız ki; Başbakan'ın bu söylemleri daha önce de olduğu gibi kısa vadeli ve dar ufuklu bir pragmatizmin kurbanı olmaz" diye konuştu. -"DEVLETİN ZİRVESİNİN AÇIKLAMALARINI ÖNEMSİYORUZ"- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün son günlerde yaptığı açıklamaları değerlendiren Türk "Devletin zirvesinin sorunun adını ve çözümünün aciliyetini açık bir biçimde ortaya koymuş olmasını son derece önemsiyor ve değer veriyoruz. Bu noktada medyamızdan, akademi dünyasına kadar çok geniş bir alanda bugün çözüm tartışmalarının yürütülüyor olması sevindirici ve umut verici bir gelişmedir. Sivil alanda azımsanamayacak düzeyde bir barış ve çözüm dilinin gelişmeye başladığını görüyoruz. İnsanların ölmediği bir Türkiye herkesin ortak özlemidir. Bu özlemin gerçekleşebilmesi adına PKK'nin silahlarını susturarak, demokratik çözüme kapı aralamış olması süreci pozitif yönde ilerletecek önemli bir adım olarak durmaktadır. Bütün bu gelişmeler göstermektedir ki; Kürt sorununun demokratik sivil yöntemlerle çözümü gelip kapıya dayanmıştır. Bir başka bahara ertelenemeyeceği aşikardır. Zira, Türkiye, Kürt sorunu gerçeğiyle yüzleşebilmek için hiçbir dönem olmadığı kadar bugün önemli bir fırsat ve zemin yakalamıştır" şeklinde konuştu. -"ELLER TETİKTEN ÇEKİLMELİ"- Askeri operasyonların bölgenin her tarafında dalga dalga yayıldığını, can kayıpları yaşandığını dile getiren Türk, Başbakan Erdoğan'ın iki yıl önce PKK'nın ateşkes kararını değerlendirirken "Silah bırakılırsa durduk yere operasyon yapılmaz" dediğini hatırlattı ve "Sayın Başbakan'a sormak istiyorum: Karşı taraf silahlarını susturmuş. Peki bu operasyonların anlamı nedir? Merak ediyoruz acaba bu olumsuz gidişat karşısında ne yapmayı düşünüyorsunuz?"diye sordu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, hükümetin bir hazırlığının olmadığını söylediğini hatırlatan Türk "Eğer durum gerçekten böyleyse ülkeyi iyi değil kötü gelişmeler bekliyor demektir. Gerçekten bu kaygı verici bir durumdur. Bu kadar olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir süreçte hükümetin nasıl hazırlığı olmaz? Eğer Kürt sorunu çözüm sürecine girmezse demokrasi dışı güçler ülkeyi yeniden esir alacaktır. Susurluk'un, Ergenekon'un beslendiği nokta işte budur; Kürt sorununun çözümsüzlüğüdür. Bu noktada sorumluluk Sayın Başbakan ve Hükümeti'ne aittir. Ölme ve öldürme yoluyla sonuç alma zihniyetini artık Türkiye terk etmelidir. Esas alınması gereken, yaşa ve yaşat politikası olmalıdır. Bu nedenle diyoruz ki, gelin önce bu ölümleri durduralım. Bunun için de 'eller tetikten çekilmelidir' diyoruz. Eğer çatışmasızlık hali çift taraflı hale getirilebilirse, barışçıl demokratik bir sürecin başlayabilmesi daha kolay olacaktır. Bu nedenle hükümet biran önce inisiyatifi ele almalı ve bir çözüm iradesini ortaya koymalıdır. 1 Haziran'a artık sayılı günler kalmıştır" diye konuştu. -SAYIN BAŞBAKAN 2005'E DÖNMELİ- Ahmet Türk Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır'da 2005 yılında yaptığı açıklamayı hatırlatarak Başbakan'a "Sayın Başbakan'a 2005'teki çizgisine geri dönmesi çağrısında bulunuyoruz.
Geri Dönmesi - 26.5.2009
Zidane: Ribery'yi Ronaldo'ya Tercih Ederim
Real Madrid'in efsane futbolcusu Zinaedine Zidane Europe 1'e verdiği demeçte, eğer Cristiano Ronaldo ve Frank Ribery arasında tercih yapmak zorunda kalsa, milli takımdan eski takım arkadaşını seçeceğini söyledi. Goal'ın haberine göre; Eğer Florentino Perez Real Madrid'e başkan seçilirse, Real Madrid'e geri dönmesi beklenen Fransız efsane, Ribery'nin 2006 Dünya Kupası'nda Fransa'yı finale kadar taşıyan en önemli etken olduğunu düşünüyor.
Geri Dönmesi - 22.5.2009
Gizem, Babasının Uyguladığı Şiddet Yüzünden Evi Terk Eden Annesini Arıyor
Bursa'da Yürüme Engelli 18 Yaşındaki Gizem Mutlu, Evi Terk Eden Annesinin Ardından Gözyaşı Döküyor. Babasıyla Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Evi Terk Eden ve 7 Aydır Kendisinden Haber Alınamayan Çiğdem Mutlu'nun (35) Bulunması İçin Kapı Kapı Dolaşan Yürüme Engelli Genç Kız, Annesinin Geri Dönmesi İçin Dua Ediyor.
Geri Dönmesi - 19.5.2009
Suriyeli Büyükelçi: "İsrail ile Doğrudan Barış Görüşmesi Söz Konusu Değil" (Özel)
Suriye'nin İngiltere Büyükelçisi Sami Khiyami, "Şam yönetimi ile İsrail'in doğrudan barış görüşmesi yapmasının söz konusu olmadığını" söyledi. Khiyami, Cihan'a verdiği özel demecinde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Suriye ziyaretini ve iki ülke arasında son yıllarda görülen olumlu ivmeyi değerlendirdi. Sami Khiyami, geçtiğimiz yıl Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de Suriye ziyaretinin iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin bir göstergesi olduğunu belirtti. Suriye'nin her zaman Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeyi düşündüğünü kaydeden Khiyami, bunun her iki ülkede başta olmak üzere bölgenin tamamında istikrara olumlu katkı sağlayacağını ifade etti. Suriye halkının Türk tarihine büyük saygısı olduğunu dile getiren Khiyami, "Bir zamanlar Türklerle bir arada yaşadığımız dönem olan Osmanlı İmparatorluğu dönemi hala Suriye halkının hafızalarında. Bizim Türkiye'nin tarihine karşı büyük saygımız var. Suriye halkı da şunu kabul ediyor ki bizim Türklerle olan ilişkilerimiz sadece tarihi ilişkiler değil, aynı zamanda sosyal alışkanlıklarımız ve hayat tarzlarımız da benziyor. Halkımız ayrıca Türkiye'nin hem ekonomisindeki büyümesini hem de Avrupa ve Orta Doğu'da büyük bir güç olma gayretlerini de hayranlıkla takip ediyor " dedi. "İSRAİL İLE DOĞRUDAN GÖRÜŞME İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR YERİNE GETİRİLMEDİ" Büyükelçi Sami Khiyami, İsrail'in her zaman Suriye ile doğrudan barış görüşmelerine hazır olduğunu savundu. Khiyami, şöyle devam etti; "Biz ise doğrudan görüşmelerin başlayabilmesi için Birleşmiş Milletler'in 'barış görüşmeleri karşılığında toprak iadesi' planının kabul edilmesi ve İsrail'in 1968 öncesi topraklarına geri dönmesini talep ettik.
Geri Dönmesi - 15.5.2009
CHP'den Adli Tıp Kurumuna Araştırma İstemi
CHP, Adli Tıp Kurumunda yaşanan gelişmeler ile bilirkişilik müessesesinin incelenmesi için Meclis Araştırması açılmasını istedi. Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur ve arkadaşları tarafından TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, Adli Tıp Kurumunun, ''Üzmez Davası'' diye bilinen çocuk istismarı davası başta olmak bazı davalardaki tutumunun, kamuoyunda ''rahatsızlık yarattığı ve tartışmaya neden olduğu'' belirtildi. Adli tıp hizmetlerinin hızlı ve kaliteli sunumu için tüm kişi ve kuruluşların üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine işaret edilen önergede, ''Kurumun siyasi baskı ve siyasi kadrolaşmadan uzak bir işleyişe geri dönmesi sağlanmalıdır'' denildi.
Geri Dönmesi - 14.5.2009
CHP'li Erbatur'dan Adli Tıp Kurumu İçin Araştırma Önergesi
CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur bilirkişilik ve Adli Tıp Kurumu'nun incelenmesi için Meclis Araştırma Önergesi verdi. Meclis Başkanlığı'na sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, bilirkişilik yapılanmasının sağlıklı ve hızlı işleyişinin hukuk sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi. Adli Tıp hizmetlerinin bilirkişilik hizmetlerinin en önemli kısmını oluşturduğuna dikkat çekilen önergede, "Ülkemizde bu hizmet Adli Tıp Kurumu ve üniversitelerin ilgili birimleri tarafından sunulmaktadır. Ancak son günlerde kamuoyunda büyük rahatsızlık yaratan ve çokça tartışılan çeşitli davalarda Adli Tıp Kurumu'nun tutumu, kurumun işlerliğini tekrar tartışmaya açmıştır." denildi. Kurul'un liyakat ilkesi yerine kayırmacılığa dayanan bir tutumla kadrolaştığı ve uzmanlara sunacakları raporların içeriği konusunda baskı yapıldığı iddialarının gündeme geldiği kaydedilen önergede kamuoyunda "Üzmez Davası' olarak bilinen bir davada Kurul'un mağdur hakkında "ruh sağlığı bozulmamıştır' yönünde rapor verdiği hatırlatıldı. Adli Tıp Kurumu'nun 6'ncı İhtisas Kurulu üyesi ve Kurul'un tek çocuk psikiyatrı olan Doç. Dr. Ayten Erdoğan'ın baskı gördüğünü belirterek istifa ettiği belirtilen Önergede şöyle denildi: "İnsan hakları çerçevesinde değerlendirilen mağdur, sanık ve hasta hakları açısından kurumlararası işbirliği ile bölgesel adli tıp yapılanmalarının güçlendirilmesi, dolayısıyla adli rapor sürecinin hızlandırılması ve niteliğinin artırılması gereklilikten öte bir zorunluluktur. Adli top hizmetlerinin hızlı ve kaliteli sunumu için tüm kişi ve kuruluşlar üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Ayrıca Kurum'un siyasi baskı ve siyasi kadrolaşmadan uzak bir işleyişe geri dönmesi sağlanmalıdır.
Geri Dönmesi - 14.5.2009
DSP Ankara İl Başkanlığı, Sezer'e Destek Verdi
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Zeki Sezer'in yeniden başkanlık için aday olduğunu açıklamasının ardından Ankara İl Başkanlığı'ndan destek geldi. DSP İl Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, çarşamba günü ilçe başkanları ve kurultay delegelerinin toplanarak partinin içinde bulunduğu son durumun değerlendirildiği bildirildi. Kurultay delegelerinin 17 Mayıs Pazar günü yapılacak olan olağanüstü kurultayda Demokratik Sol Parti'nin menfaati, partinin geleceğiyle ilgili bir bir söz alarak düşünce ve duygularını paylaştıkları ifade edilen açıklamada, "Kurultay delegelerinin yüzde 90'ının Zeki Sezer'in mutlaka geri dönmesinin Demokratik Sol Parti'nin menfaatine olacağını dile getirdiler.
Geri Dönmesi - 13.5.2009
İmkansızlığın Filmi Cannes'da
Milyon dolarlık bütçeli filmlerin yarnıştığı Cannes'da bir de Türk öğrencinin filmi yer alıyor. Dünyanın en önemli film festivalleri arasında yer alan ve milyon dolarlık bütçeli filmlerin yarıştığı Cannes Film Festivali'nde bu yıl, bir Türk öğrencinin çektiği “Bir Kaplumbağa ile Tavşanın Hikayesi” adlı kısa film de gösterime sunulacak. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi  Sinema-Tv Bölümü 4. sınıf öğrencisi Abdulbaki Yavuz'un, senaryosunu yazıp,  yönettiği kısa metrajlı film, yarın başlayacak olan Cannes Film Festivali'nin  “Short Film Corner” bölümünde izlettirilecek. Film, ayrıca yapımcılar ve kısa film koleksiyoncuları için festival  tarafından satışa çıkarılacak. Yavuz, filmde, masallarda anlatılan  kaplumbağa ve tavşan arasındaki yarışı kaplumbağanın gözünden hayata uyarlayıp,  daha modern şekilde anlatmaya çalıştığını söyledi. Modern yaşam ile doğal yaşamın meteforik olarak karşılaştırıldığı  filminin Cannes haricinde, yurt içi ve yurt dışında birçok festivale kabul  edildiğini belirten Yavuz, “Geçen yaz Çanakkale ve İstanbul'da, büyük maddi  zorluklarla çekilen filmin en önemli özelliği, imkansızlıkların sadece kamera  arkasında kalmasıdır. Filmi izlediğimizde büyük bütçelerle çekilmiş bir film  zannediyoruz. Bunun nedeni ise çalışan insanların özverisidir. Filmde emeği geçen  Müşfik Kenter, Sait Genay, Emre Şan ve Mert Oktan'a çok teşekkür ediyorum” diye  konuştu. Abdulbaki Yavuz, filmini büyük zorluklar içinde yaklaşık 4 bin TL'lik bir  bütçeyle çektiğini, ekonomik krizin henüz öğrenci olması nedeniyle kendisini çok  daha fazla etkilediğini ifade ederek, projeleri için destek aradığını kaydetti. "BİZİM BÜYÜK TALİHSİZLİĞİMİZ" ATÖLYE BÖLÜMÜNDE Yönetmen Seyfi Teoman'ın son filmi olan “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”, 62. Cannes Film Festivali'nin “Atölye” bölümüne seçildi. Barış Bıçakçı'nın aynı adlı romanından uyarlanan “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” adlı filmin senaryosunu, Seyfi Teoman ve Barış Bıçakçı birlikte kaleme aldı. Çekimlerinin Eylül sonunda başlaması planlanan filmin yapımcılığını Bulut Film adına Yamaç Okur ve Nadir Öperli üstlendi.Projede Almanya'dan UnaFilm (Titus Kreyenberg) ve Hollanda'dan Circe Films (Stienette Bosklopper) ortak yapımcı olarak yer alıyor. Seyfi Teoman'ın ikinci uzun metrajlı filmi, Cannes Film Festivali'nin resmi bölümlerinden olan, yapım aşamasındaki projelerin katıldığı, ortak yapım platformu Atölye'ye (L'Atelier) katılacak. Film, Atölye bölümüne Türkiye'den katılan ikinci film oldu. Cannes Film Festivali bünyesinde 2005 yılında uluslararası pazara hitap eden nitelikli yapımları desteklemek amacıyla kurulan Atölye'ye her yıl, dünyanın farklı bölgelerinden 15 proje seçiliyor. Seçilen projelerin yönetmenleri ve yapımcıları Cannes Film Festivali'ne davet edilerek, dünyanın dört bir yanından sinema sanatının ve endüstrisinin farklı alanlarında uzmanlaşmış profesyonellerle tanışmaları, projelerinin gelişimi için yararlı temaslar kurmaları ve toplantılar yapmaları sağlanıyor. Projeler, yönetmenlerin önceki filmleriyle üzerinde çalıştıkları projenin niteliği ve finans planı göz önünde tutularak seçiliyor. Atölye programı, yönetmene ve yapımcılarına, uluslararası finansmana erişim ve filmlerinin üretim sürecini hızlandırma açısından büyük kolaylık sağlıyor. Yönetmen Teoman, ilk uzun metrajlı filmi “Tatil Kitabı” ile yurt içinde ve dışında çok sayıda ödül almıştı. FİLM HAKKINDA Lise yıllarından beri yakın arkadaş olan, 30'lu yaşların sonundaki iki adamın, Ender ve Çetin'in dostluğunu ele alan filmin konusu özetle şöyle: “Uzun yıllar hayatları farklı yönlere giden 2 yakın arkadaş, Çetin'in yıllar sonra Ankara'ya dönmesiyle çocukluk hayallerini gerçekleştirir ve aynı evde yaşamaya başlar. Tam birlikte yeni bir hayat kurmuşken, yurt dışında yaşayan arkadaşları Fikret, Türkiye'de bir trafik kazası geçirir ve annesiyle babasını kaybeder. Almanya'ya geri dönmesi gereken Fikret, Ender ve Çetin'den, Ankara'da üniversite öğrencisi olan kız kardeşi Nihal'in okulunu bitirene kadar, yani iki yıl boyunca, onlarla kalmasını ister.
Geri Dönmesi - 11.5.2009
Putin, 2012'de Kremlin'e Dönüş Sinyali Verdi
Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Japonya'ya gerçekleştireceği ziyaret öncesi Japon basınına verdiği röportajda 2012'de yeniden Kremlin'e dönebileceğinin en güçlü sinyalini verdi. Konu ile ilgili bugüne kadar değerlendirme yapmaktan kaçınan Putin, Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in süresinin dolmasının ardından kimin göreve geleceği konusunda henüz karar vermediklerini söyledi. Rusya Başbakanı, "Çalışmalarımızın verimliliğine bağımlı olarak, Medvedev ve ben birlikte karar alacağız. Bunu zaman gösterecek." açıklamasında bulundu. Medvedev'le çok güzel ilişkileri olduğunu kaydeden Putin, "Her birimiz kendi görevimizi yapıyoruz. Her birimizin kendi alanı belli." dedi. Kremlin'de bir yılını tamamlayan Rusya liderinin, Putin'in gölgesinde kaldığı değerlendirmeleri yapılıyor. Bir kısım uzmanlar, Medvedev'in ülkeyi daha liberal ve daha az otoriteryan yapacağı tahminlerinin de, sembolik anlamda kaldığını kaydediyor. Rusya lideri, geçen yıl gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ile başkanlık süresini dört yıldan altı yıla çıkarmıştı. 2000-2008 yılları arasında iki dönem başkanlık yapan Putin'in 2012'de geri dönmesi ve 12 yıl daha görevde kalmasının planlandığı belirtiliyor.
Geri Dönmesi - 10.5.2009
Hamas: "İki Devletli Çözüme Karşıyız"
İsrail'in varlığını tanımayan Hamas, iki devletli çözüm modeline karşı olduklarını duyurdu. Suriye'nin başkenti Şam'da sürgünde yaşayan Hamas'ın politbüro şefi Halid Mişal, bununla birlikte 1967 sınırları üzerinde kurulacak bir Filistin devletinin birlik hükümeti içinde yer alabileceklerini söyledi. Geçtiğimiz hafta Amerikan New York Times gazetesine bir demeç veren Mişal, kurulacak Filistin devletinin başkentinin Kudüs olduğunu tekrarlamış, ayrıca Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te kurulan Yahudi yerleşim birimlerinin sökülmesini ve yurtlarından edilen Filistinlilerin geri dönmesini de şart koşmuştu.
Geri Dönmesi - 9.5.2009
Korkmaz: İyi Bir Takım Olduğumuzu Ortaya Koyduk
Galatasaray Teknik Direktörü Bülent Korkmaz, cezalı ve sakat oyuncuların dönmesi ile daha iyi bir takım olduklarını ifade etti. Korkmaz, 1-0 yendikleri Ankaragücü maçı sonrası düzenlediği basın toplantısında, maçın özellikle ilk yarısında çok iyi oynadıklarını ve çok sayıda pozisyon bulduklarını belirtti. Cezalı ve sakat oyuncuların takıma katılmasının takıma büyük katkı sağladığını bildiren Korkmaz, ''Cezalı ve sakat oyuncuların geri dönmesi ile daha güzel bir takım olduğumuzu ortaya koyduk.
Geri Dönmesi - 9.5.2009
Ankara'dan Sezer'e Geri Dön Çağrısı
DSP Ankara İl Başkanı Durak Karabulut, "Sayın Genel Başkanımız Zeki Sezer’in geri dönmediği takdirde partimizin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını düşünüyoruz. Bunun vebali de herkes için ağır olacaktır" dedi. DSP Ankara İl Örgütü genel başkanlıktan ayrılan Zeki Sezer’in 17 Mayıs’taki kongrede yeniden aday olmaya çağırdı. DSP Ankara İl Başkanı Durak Karabulut, "Sayın Genel Başkanımız geri dönmediği takdirde partimizin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını düşünüyoruz. Bunun vebali de herkes için ağır olacaktır" dedi. "Siyasi mücadelemiz Zeki Sezer’in yeniden Genel Başkan olması içindir" diyen Karabulut şunları söyledi: Sayın Sezer hem dürüstlüğüyle hem ilkeli duruşuyla hem de yeri geldiğinde ülke menfaatleri gereği gösterdiği feragatleriyle, ’Ben değil, biz’ anlayışıyla halkın takdirini kazanmış bir isimdir. Genel Başkanımız az rastlanacak şekilde halkla pratikte de iç içe bir liderdir. Herkes elinden  geleni yapmalı Rahmetli Bülent Ecevit de bu yönlerini bildiği ve iyi tanıdığı Zeki Sezer’e partimizi ve Türkiye’yi emanet etmiştir. Sezer 17 Mayıs’taki olağanüstü kurultaya girmelidir. DSP’ye gönül vermiş herkes Sezer’in geri dönmesi için elinden geleni yapmalıdır.
Geri Dönmesi - 7.5.2009
'Azerbaycan ve Ermenistan Anlaştı"
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Yukarı Karabağ Konusunu Ele Aldı.
Geri Dönmesi - 6.5.2009
Fenerbahçe Zico'yu Geri İstiyor
Fenerbahçe Eski Teknik Direktörleri Zico'nın Geri Dönmesi Umudunu Kaybetmiyor. Rus Haber Portalı Life.ru'nun Haberine Göre, "Beyaz Pele" için Yıllık Beş Milyon Euro Gözden Çıkarıldı.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Geri Dönmesi Haberleri | Geri Dönmesi Haber - Haberler - Geri Dönmesi haberleri, son dakika geri dönmesi haber ve gelişmeleri burada. Son dakika gündem: İzmir'de HDP önündeki evlat nöbetine bir baba daha katıldı.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 31.10.2020 19:34:45. #1.14#
title