Gerekmektedir Haberleri

Gerekmektedir haber, Gerekmektedir son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gerekmektedir - 8.9.2006
İstanbul: "Ab Yolunda Bilim Ve Araştırma Konferansı"
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, "Yaşlanan Avrupa nüfusuna karşılık Türkiye'nin genç nüfusunu araştırmacı yenilikçi bir nesle dönüştürebilmesinin Türkiye ve AB için yeni fırsat kapılarını açacağını belirtmek gerekmektedir" dedi.
Gerekmektedir - 7.9.2006
Ankara: Mumcu'nun Berat Kandili Mesajı
Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Müslüman aleminin günahlarından arındığı Berat Kandili'ni bir mesajla kutladı. Mumcu Berat Kandili dolayısıyla yayınladığı mesajında, kandillerin dinin özel günlerinin olmalarının yanı sıra bizleri dirliğe, kardeşliğe, paylaşmaya, barışa ve sevgiye çağıran müstesna günler olduğunu kaydetti. Mumcu, "Dünyanın her yerinde çatışmaların, savaşların ve yıkımların hakim olduğu, haksızlıkların vicdanımızı yaraladığı bu günlerde kandillerin çağrılarına daha bir kulak vermek, bu çağrıların insanlık için değerini anlamak gerekmektedir.
Gerekmektedir - 7.9.2006
Ankara: Chp'den Balıkçılıkla İlgili Meclis Araştırma Önergesi
CHP Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın da aralarında bulunduğu 70 CHP'li milletvekili, Türk balıkçılığının ulusal sorunlarına çıkış yolu bulunması amacıyla Meclis'te bir Araştırma Komisyonu kurulması için önerge verdi. Önerge gerekçesinde Türkiye'de balıkçılık araştırmalarına ilginin azlığı vurgulanırken, "Bir yarımada ülkesi olan Türkiye'de balıkçılık yönetiminde Bakanlık veya hiç olmazsa bir genel müdürlüğün olması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 6.9.2006
Annan : Lübnan'da Barışı Sağlamak İçin Uluslararası Bir Dayanışma Var
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Orta Doğu gezisi çerçevesinde dün akşam Ankara`ya geldi. Annan ziyareti çerçevesinde Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdulah Gül ile biraraya geldikten sonra Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüştü. Başbakanlık Merkez Bina`da yapılan görüşme yaklaşık 50 dakika sürdü. Görüşme öncesinde basın mensuplarının görüntü almasına izin verildi. Annan ile Erdoğan görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler. -BAŞBAKAN- Annan ve heyeti ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Başbakan Erdoğan, BM`in dünyada barış düzenini temin eden önemli bir kuruluş olduğunu ifade etti. BM`in uluslararası meselelerin ele alınması için en uygun platform olduğunu belirten Başbakan,¨BM`in merkezi rolünün korunması ve güçlendirilmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 6.9.2006
Annan "Bin Asker Veya Fazlası" Dedi (2)
BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan görüşmesinden sonra önemli mesajlar verildi. Annan ve Başbakan Erdoğan basının karşısına çıkarak kısa açıklamalarda bulundu. TEZKEREDEKİ İFADENİN AYNEN PAYLAŞILMASI Annan’ın Ortadoğu’nun çok hassas olduğu bir dönemde Türkiye’ye geldiğini belirten Başbakan Erdoğan, “BM önemli bir örgüt. Uluslararası meselelerin ele alınması için en uygun platform BM’dir. Bölgede meydana gelen son gelişmeler de bir kez daha ortaya koydu ki BM’nin merkezi rolünün korunması ve güçlendirilmesi gerekmektedir” dedi.
Gerekmektedir - 6.9.2006
Niğde: 4. Ulusal Patates Kongresi Başladı
TBMM Patates Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen, Türkiye'de patatesin sadece yemeklik olarak kullanıldığını, gelişmiş ülkelerde ise üretimin yüzde 50'sinden fazlasının sanayide kullanıldığını söyledi. 4. Ulusal Patates Kongresi, Niğde'de başladı. 3 gün sürecek kongrenin açış konuşmasını yapan Niğde Patates Araştırma Enstitüsü Müdürü Hüseyin Onaran, Türkiye'de son yıllarda patates sertifikasyon ve tohumluk patates üretimi yapılmaya başlandığını, ancak geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkan patates siğili hastalığı nedeniyle Nevşehir'de 133 bin, Niğde'de ise 25 bin dekar alanın karantina altına alındığını belirtti. Patates sorununun çözümü için TÜBİTAK ve Patates Araştırma Komisyonu tarafından Tohumluk Patates Üretiminin Geliştirilmesi Projesi başlatıldığını ifade eden Onaran, çalışmalar sonunda başarının sağlanacağına inandıklarını kaydetti. TBMM Patates Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen ise, patatesin 81 ilin 72'sinde üretilmeye başlandığını, iklim ve toprak şartlarına göre en kaliteli verimin ise Niğde ve bölgesinde alındığını belirterek, "Bu potansiyeli kaybetmeden nasıl koruyabilir ve geliştirebiliriz?" sorusuna en iyi cevapların bu kongrede alınacağını ifade etti. Özegen, "TBMM'de uzun yıllar ihmal edilen patates sorunuyla ilgili komisyon kuruldu. Geçtiğimiz yıl da önemli çalışmalar yaptık. Komisyon raporu TBMM'de kabul edildi ve alınması gereken birçok tedbir alındı. Bizim yaptığımız çalışmalar sonucunda, patates yetiştiriciliğinde yaşanan tohumluk, münavebe, üretim ve sulama teknikleri, depolama-nakliye-pazarlama gibi sorunlar; üretici sorunlarında ise maliyet, birikmiş borçlar, alternatif ürünler, sanayi tipi patates üretimindeki rekolte düşüklüğü ve bu alanda sanayinin gelişmemesi ve dış ticaret sorunları olarak ortaya çıkmaktadır" dedi. Türkiye'de patatesin 150 yıllık bir geçmişi olduğunu vurgulayan Özegen, gelişmiş ülkelerde, üretilen patatesin yüzde 50'sinden fazlasının sanayide kullanıldığına dikkat çekerek, "Amerika'da üretim 22 milyon ton, bunun 13 milyon tonu sanayilik patates olarak ortaya çıkıyor. Hollanda'da üretilen 7.7 milyon tonun 4 milyon tonu, İngiltere'de 7.1 milyon tonun 4 milyon tonu, Fransa'da 6.5 milyon tonun 3 milyon tonu, Almanya'da 12.1 milyon tonun ise 7 milyon tonu sanayilik ürün olarak üretiliyor. Ülkemize baktığımız zaman 5.2 milyon ton patates üretiminin sadece 0.12 milyon tonu sanayide kullanılmaktadır. Demek ki bu ürünle ilgili biz sanayimizi geliştirememişiz. Zaman zaman pazarlama konusunda çıkan sıkıntıların temelinde de bu yatmaktadır. Yani patatesi sadece yemeklik olarak kullanmaya devam ediyoruz, sanayisi gelişmiş ülkeler ise üretimin yüzde 50'sinden fazlasını sanayide üretip pazarlama imkanına sahip" diye konuştu. Patates üreticisinin, ekmek teknesini kaybetmekle karşı karşıya olduğunu ifade eden Özegen, buna rağmen üreticilerin kongreye gerekli ilgiyi göstermediklerinden yakınarak, bu konuda akademisyenlere, devlete ve çiftçilere çok önemli görevler düştüğünü, bu alanda herkesin üzerine düşeni yapması durumunda çiftçilerin ekmek teknesini kaybetmeyeceğini belirtti. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdür Vekili Dr. Mesut Keser de, tarımsal üretim konularında dünyada değişik çalışmalar yapıldığını, az gelişmiş ve gelişmiş ülkeler arasındaki farkların burada kendini gösterdiğini kaydetti. Ülkedeki Ar-Ge çalışmalarına ayrılan her 1 liralık yatırımda geri dönüşümün 5-6 kat olarak gerçekleştiğini, ancak gelişmekte olan ülkelerde bu rakamın 15-20 misli, gelişmiş ülkelerde ise 30-40 katına kadar ulaştığını vurgulayan Keser, "Gelişmekte olan ülkelerde Ar-Ge çalışmalarının çok fazla geri dönüşünün olmamasının en önemli nedeni, potansiyele henüz yaklaşılmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Ülkemize baktığımızda özellikle tarımsal araştırmalar konusunda yapmış olduğumuz her bir birim harcamaya karşılık 'Bizim geri dönüşümüz ne oluyor?' diye Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü olarak bir çalışma yaptık. Bu çalışma sonucunda harcanan her 1 liranın geri dönüşü 6 lira olmaktadır. Bu rakamın çok daha yukarılara çıkartılması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 6.9.2006
Erdoğan: "Tribünde Durarak,konuşmakla Olmuyor''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan'da aslolanın ne yapılacağı ve yapıldığı olduğunu belirterek, bunun da tribünde durarak, izleyerek, seyrederek konuşmakla olmayacağını söyledi. Erdoğan, ''Özellikle silahsızlandırmaya yönelik olarak tezkeremizde yer bulan ifadelerin, aynen paylaşıldığını görmek bizler için bir memnuniyet ifadesidir'' dedi. Başbakan Erdoğan ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Başbakanlık Merkez Bina'da yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler. Başbakan Erdoğan, Annan ve heyetiyle yararlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, ''Bize göre uluslararası meselelerin ele alınması için en uygun platform BM'dir. Bölgede meydana gelen son gelişmeler de bir kez daha ortaya koymuştur ki BM'nin merkezi rolünün korunması ve güçlendirilmesi gerekmektedir'' diye konuştu.
Gerekmektedir - 6.9.2006
Basra: Basra'nın Güvenlik Durumu
Irak İçişleri Bakanı Yardımcısı Abdülkadir Tahir, Basra'nın Irak'ın en sakin ve güvenli bölgesi olduğunu söyledi. İHA'ya özel açıklamalarda bulunan Abdülkadir Tahir, Basra'da güvenlik sorununu büyük ölçüde hallettiklerini belirterek, "Basra'da yaşayan masum halkı şiddetten korumak için çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Biz Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin Basra'nın güvenliğiyle ilgili planını uygulamak için buradayız. Basra şu anda 3 ay öncesine göre güvenlik açısından çok daha iyi durumda. Basra polisi, gece gündüz şehrin güvenliğini sağlamak için uğraşıyor. Tüm halkın da polise yardımcı olmak için kanunlara ve merkezi Basra yönetiminin yönlendirmelerine uyması gerekmektedir" dedi.
Gerekmektedir - 6.9.2006
Kayseri: Kaçak Ve Kopyalanmış Cep Telefonları Ayıplı Mal Sınıfında
Kayseri Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Kamil Akçadırcı, kaçak ve kopyalanmış cep telefonlarının ayıplı mal sınıfından olduğunu, tüketicilerin cep telefonlardaki ayıbı satıcıya, ithalatçıya ve üreticiye bildirmelerinin gerektiğini kaydetti. Akçadırcı, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamasında, son günlerde Alo 175 Tüketici Bilgilendirme hattına ve müdürlüklerine çok sayıda kaçak ve kopyalanmış mobil telefonlarla ilgili olarak tüketici şikayetinde bulunulduğunu hatırlattı. Akçadırcı, "Kaçak ve klonlanmış cep telefonu satanların tüketicileri muhatap almadıkları ve tüketicilerin mağdur oldukları tespit edilmiştir. 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 4. maddesine göre kaçak veya elektronik bilgisi değiştirilmiş cep telefonları hukuki ayıplı mallardır. Tüketicilerin cep telefonlarındaki ayıbı satıcıya, ithalatçıya veya üreticiye bildirmeleri gerekmektedir.
Gerekmektedir - 5.9.2006
Van: Meslek Liselerine İlgi Giderek Azalıyor
Mesleki Eğitim ve Küçük Sanayi Desteleme Vakfı ile Van Hizmet Meslekleri Eğitim Merkezi Uzmanı Hakan Güngörmez, ülkede uygulanan politikalardan dolayı öğrencilerin meslek liselerine olan ilgisinin azaldığını ifade ederek, Öğrenci Seçme Sınavı'ndaki (ÖSS) katsayının kaldırılması gerektiğini söyledi. Van Hizmet Meslekleri Eğitim Merkezi Uzmanı Hakan Güngörmez, meslek liselerine olan ilginin tekrar attırılması için birçok uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini bildirdi. ÖSS'de katsayı ve öğrencilerin iş bulamama gibi sebeplerden ötürü meslek liselerine kayıt yaptırmak istemediğini aktaran Güngörmez, "Ülkede giderek artan işsizlik ve bunu önlemek için kurulan meslek kurumlarına gereken önemin verilmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 5.9.2006
Elazığ: Harput İç Kale Kazıları Başladı
Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Fırat Üniversitesi işbirliğiyle Harput'ta gerçekleştirilen Harput İç Kale Mahalle arkeolojik kazılarının ikinci etap çalışmaları başladı. Harput İç Kale arkeolojik kazılarının ikinci etap çalışmaları başladı. Çalışmalarla ilgili bilgi veren kazı sorumlusu arkeolog Prof. Dr. Veli Sevin, kazılardaki ana gayenin çıkartılan kültür varlıklarının muhafaza edilmesi olduğunu belirterek, "Burada gerçekleştirdiğimiz kazılar, tamamen Harput'un Osmanlı dönemini aydınlatmaya yönelik olarak başlatılmış olup, kazı ekibimiz sanat tarihçilerimiz, arkeologlar ve tarihçilerden oluşan 15 bilim kurulu üyesi ve 30 üniversite öğrencisi ve işçiden oluşmaktadır. Burada amacımız; Osmanlı Mahallesi'ni ortaya çıkararak, o döneme ait kültür varlıklarıyla bu yerleşim yerinin ihyasını ve ortaya çıkarılan tarihi yapıların korunmasını sağlamaktır. Türkiye'de yüzlerce arkeolojik kazı yapılmaktadır. Burayı diğer kazılardan farklı kılan ise, ortaya çıkartılan bu kültür varlıklarının korunmasına yönelik burada gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımızdır. Eylül ayının 25'inde tamamlamayı düşündüğümüz bu yılki 2. etap kazı çalışmalarımız daha uzun yıllar sürecektir. Çünkü köklü bir tarihi olan Harput'un adına yakışır bir şekilde ortaya çıkarılarak sergilenmesi ve yeni nesillere sunularak, tanıtılması gerekmektedir" dedi.
Gerekmektedir - 5.9.2006
Kilis: Kilis Emniyeti'ne Araç Takviyesi
- Vakıflar Bankası'nın, emniyet personelinin 5 yıl boyunca maaşlarını kendi bankalarından alması koşuluyla hibe ettiği 12 adet araç, Kilis Emniyet Müdürlüğü tarafından törenle teslim alındı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan araç teslim töreninde, halk oyunları ekibi de bir gösteri sundu. Törende konuşan Emniyet Müdürü Atalay Sönmez, Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan personelin maaşlarına karşılık Vakıflar Bankası Şubesi ile 5 yıllık protokol imzaladıklarını belirterek, "Bu anlaşma ile elde edilen 245 bin YTL'nin 181 bin YTL'si ile 12 adet motorlu araç alınmış, böylelikle emniyet teşkilatımız hizmetinde kullanılan motorlu araç sayısı 61'den 73'e yükselmiştir. Geriye kalan 64 bin YTL'lik kısım için personelin sosyal aktivitesini artırmak, moral ve motivasyonunu yükseltmek amacıyla polisevi bahçesinde spor alanı olarak ayrılan yere halı saha yapılmakta olup, çok kısa bir zaman içerisinde hizmete açılacaktır. Dünya hızla değişiyor. Bizim de bu değişime ayak uydurmamız gerekmektedir.
Gerekmektedir - 5.9.2006
İstanbul: Kişilik, Makyaj Tekniğini Belirliyor
Makyaj yaparken, son trendleri ve moda renkleri takip etmek kadar, kiili?in, sosyal statünün, saç, cilt, ten ve göz rengi hatta daha da önemlisi yüz eklinin de dikkate al?nmas? gerekti?i bildirildi. Belirtilen hususlara dikkat edildi?i takdirde son derece do?al, güzel unsurlar? öne ç?karan ve e?er varsa baz? kusurlar? da kolayca gizleyen bir sonuç elde edilebilece?ini belirten uzmanlar, yüz ekillerini "Oval Yüz, Yuvarlak Yüz, Kare Yüz, Uzun Yüz, Üçgen Yüz, Köeli Yüz" eklinde gruplara ay?r?yor. Yüz ekillerine uygun olan makyaj?n tercih edilmesinin önemini ve püf noktalar?n? s?ralayan uzmanlar, yanaklardan genileyip, çenede incelen oval yüz eklini ideal yüz ekli olarak benimsendi?ini ifade ederek, "Oval yüz, düzeltme gerektirmeyen tek yüz eklidir diyebiliriz ve di?er yüz ekillerine yap?lan tüm müdahaleler, yüzü ovale yaklat?rmak içindir. Bu yüz eklinde makyaj yaparken dikkat edilmesi gereken tek husus köeli çizgilerden kaç?nmakt?r ve çizgiler olabildi?ince yuvarlak uygulanmal?d?r" dedi. Yuvarlak yüzlerde daha anlaml? bir makyaj elde etmek için yüzün d? bölümlerine mutlaka müdahale edilmesinin gereklili?ini bildiren uzmanlar, "Özellikle çene ve elmac?k kemikleri belirgin hale getirilmelidir. Bu tür ilemleri yapabilmek için cilt rengine uygun aç?k ve koyu olmak üzere iki fondötene ihtiyaç vard?r. Yüze ten rengine uygun fondöten uyguland?ktan sonra baz fondötenin 1,5 - 2 ton koyusu ile geriye çekmek, görüntüsünü yumuatmak istedi?imiz k?s?mlar gölgelenir. Yüzün üst bölümünde, kulak kenar?ndan balayarak aln?n iki taraf?na gölgelemeler yap?l?r. Alt k?s?mda ise kula??n yüze bitiik olan üst bölümünden çeneye kavisli gölge yap?l?r. Sonraki aamada kulak memesinden balayarak, yanak çukurundan buruna do?ru kavisli bir gölge yap?l?r. Bu ilem elmac?k kemiklerini belirginletirerek yüze daha anlaml? bir ifade katacakt?r. Yuvarlak yüzlerde all?k elmac?k kemi?i üzerinden yanlarda gözün d? ucuna do?ru, aa?? bölümde ise yanak çukurunda bir üçgen oluturacak ekilde sürülür. Yuvarlak yüzlerde dikkatin orta bölüme çekilmesi gerekti?i için ruj canl? sürülmelidir, ayr?ca kalar ve gözler çekik boyanmal?d?r" diye tavsiyede bulundu. Kare yüzlerde yüze daha yumuak bir ifade vermek ve yüze sertlik katan aç?lar? ortadan kald?rmak için dikkat yüzün orta bölümüne çekilmeli ve bunun için de canl? renkler kullan?lmal? diyen uzmanlar, "Öncelikle yüze ten rengine uygun bir fondöten uygulan?r. Yüzün üst bölümünde 1- 2 ton koyu di?er fondöten kullan?larak saç diplerinden balayarak, akaklara do?ru kavisli bir gölge yap?l?r. Daha sonraki alt bölümde ise kula??n üst k?sm?ndan, çeneye do?ru inen yay eklinde gölge yap?lmal?d?r. Çeneye ayd?nlat?c? tatbik edilir, ayr?ca gözün d? k?sm?na ve uç yanak kemi?i üzerine de ayd?nlat?c? sürülür. Dudaklar canl? boyan?r ve all?k yuvarlak yüzlerdeki gibi üçgen eklinde uygulan?r" aç?klamas?n? yapt?. UZUN YÜZLERE, YATAY GÖLGELENDİRME Uzun yüzlerde daha canl? ve derin bir ifade elde etmek için yap?lacak ilemin yüzdeki düz görüntünün giderilmesine yönelik olmas? gerekti?ini vurgulayan uzmanlar, "Yüzdeki uzunluk al?n ya da çene bölümünün genili?i ya da burun dudak aras?n?n genili?inden kaynaklanabilir. Bu bölümlerin daha az dikkat çekmesi için do?ru bir gölgeleme yap?larak geri çekilmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 4.9.2006
İstanbul: Aziz Yıldırım, Kıran'ın İddialarıyla İlgili Soruşturma Açılmasını İstedi
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, dilekçeyle Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) başvurarak, TFF Yönetim Kurulu üyesi Tahir Kıran'ın, medyada yer alan iddialarıyla ilgili soruşturma açılmasını istedi. Fenerbahçe Kulübü'nün resmi internet sitesinden yayınlanan dilekçenin örneğinde Tahir Kıran'ın, medyada yer alan demeçlerinde Fenerbahçe Kulübü ve Aziz Yıldırım hakkında asılsız iddialarda bulunduğu belirtildi. Aziz Yıldırım, TFF'ye yazdığı ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e de gönderdiği dilekçede, 31 Ağustos 2006 tarihli Sabah Gazetesi ve 01.09.2006 tarihli Fotospor Gazetesi'nde yer alan, TFF Yönetim Kurulu üyesi Tahir Kıran'ın açıklamalarını hayretle ve ibretle izlemekte olduklarını kaydederek, "Hakarete varan birçok gerçek dışı iftira ve iddianın yanı sıra Kıran, kulübümüzün geçen yıl Galatasaray ile müsabakası olan takımlara beraberlik için 350 bin YTL, galibiyet için 500 bin YTL teşvik primi verdiği, benim Ankara Faal Futbol Hakemleri Derneği'nin daimi konuğu olduğum, hatır şikeleri yaptığım, şike ve kaosun sebebi olduğum şeklinde iddia ve ithamda bulunmaktadır. Kıran'ın iddia ve isnat ettiği hususlar TFF'nin Futbol Disiplin Talimatı'nda yaptırıma bağlanan eylemlerdir. Anılan talimatın 'Suça Teşvik' başlıklı 32. maddesi, 'Müsabaka Sonucunu Etkileme' başlıklı 34. maddesi, müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik 'Yönetim' başlıklı 37. maddesi, isnat edilen fiillerle ilgili yaptırımları hükme bağlamaktadır. Tahir Kıran, federasyonunuz yönetim kurulu üyesidir. İsnat ettiği fillerle ilgili bilgi ve belgelere sahip olmadan, bir federasyon yöneticisi olarak böyle bir söylemde bulunması kabul edilemez. İşin ilginç yanı, Kıran gazetelerde yer alan bu söylemini daha sonra yalanlamak ihtiyacını duymadığına göre, bu söylemine sahip çıktığı anlaşılmaktadır. Kıran'ın açıklamaları esas alınarak, TFF'nin, isnat edilen fiiller ile ilgili soruşturma açmasını talep etmekteyiz. Kamuoyunda zaman zaman çeşitli çevrelerce dile getirilen şike iddialarından farklı olarak ve ilk kez bir federasyon yöneticisinin, böyle bir iddia ile ortaya çıktığını görmekteyiz. Yöneticiden beklenen, yakınma ve spekülasyon üretmek değil, elindeki bilgi ve belgelere dayalı olarak iddia ettiği olayın soruşturulması için federasyondaki kurulları harekete geçirmektir. Yapılacak soruşturma neticesinde iddia ve isnat edilen fiillerin tümü ile yalan ve gerçek dışı olduğu ortaya çıktığında, Kıran hakkında disiplin talimatı hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Aziz Yıldırım, Tahir Kıran'ı Bakanlığa Ve Tff'ye Şikayet Etti
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı`na ve TFF`ye, Tahir Kıran`ın yaptığı açıklamalar ile ilgili olarak şikayette bulundu. Yıldırım`ın şikayet mektupları, Fenerbahçe resmi internet sitesinde yayınlandı: “SPORDAN SORUMLU DEVLET BAKANLIĞI MAKAMINA¨ Sayın Bakan`ım, Son günlerde Kulübümüz hakkında bir Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi tarafından öne sürülen çirkin iddia ve isnatlar medyada yer almaktadır. Konunun hassasiyetle takipçisi olacağınız inancıyla, konu ile görevli Türkiye Futbol Federasyonu`na yapmış olduğumuz bir örneği ekte tetkiklerinize ve bilgilerinize sunulmaktadır. “TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞI`NA¨ 31 Ağustos 2006 tarihli SABAH gazetesi ve 01.09.2006 tarihli FOTOSPOR Gazetesi`nde yer alan Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Tahir KIRAN`ın açıklamalarını hayretle ve ibretle izlemekteyiz. Hakarete varan bir çok gerçek dışı iftira ve iddialarının yanı sıra, TFF Yönetim Kurulu Üyesi KIRAN, Kulübümüzün geçen yıl Galatasaray ile müsabakası olan Süper Lig Futbol Takımları`na beraberlik için 350.000 YTL, galibiyet için 500.000 YTL teşvik primi verdiği, Başkanımızın Ankara Faal Futbol Hakemleri Derneği`nin daimi konuğu olduğu, hatır şikeleri yaptığı, şike ve kaosun sebebi olduğu, şeklinde iddia ve ithamda bulunmaktadır. Yönetim Kurulu Üyeniz KIRAN`ın iddia ve isnat ettiği hususlar Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Disiplin Talimatı`nda yaptırıma bağlanan eylemlerdir. Anılan Talimatın ¨Suça Teşvik¨ başlıklı 32. maddesi, ¨Müsabaka Sonucunu Etkileme¨ başlıklı 34. maddesi, ¨Müsabaka Sonucunu Etkilemeye Yönelik Yönetim¨ başlıklı 37. maddesi isnat edilen fiiler ile ilgili yaptırımları hükme bağlamaktadır. Tahir KIRAN, Federasyonunuz Yönetim Kurulu Üyesidir. İsnat ettiği filler ile ilgili bilgi ve belgelere sahip olmadan, bir Federasyon Yöneticisi olarak böyle bir söylemde bulunması kabul edilemez. İşin ilginç yanı, Tahir KIRAN, gazetelerde yer alan bu söylemini daha sonra yalanlamak ihtiyacını duymadığına göre, bu söylemine sahip çıktığı anlaşılmaktadır. Federasyon Yöneticisi KIRAN`ın açıklamaları esas alınarak, Türkiye Futbol Federasyonu`nun isnat edilen filer ile ilgili olarak SORUŞTURMA açmasını talep etmekteyiz. Kamuoyunda zaman zaman çeşitli çevrelerce dile getirilen ¨şike¨ iddialarından farklı olarak ve ilk kez bir TFF Yöneticisinin böyle bir iddia ile ortaya çıktığını görmekteyiz. Yöneticiden beklenen yakınma ve spekülasyon üretmek değil, elindeki bilgi ve belgelere dayalı olarak iddia ettiği ¨olayın¨ soruşturulması için Federasyondaki Kurulları harekete geçirmektir. Yapılacak SORUŞTURMA neticesinde iddia ve isnat edilen fiillerin tümü ile yalan ve gerçek dışı olduğu ortaya çıktığında, TFF Yönetim Kurulu Üyesi Tahir KIRAN hakkında Disiplin Talimatı hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Diyarbakır: 5. Uluslararası Ortadoğu 2006 Ve Gap Otomotiv Fuarı
Diyarbakır'da 20-24 Eylül 2006 tarihleri arasında düzenlenecek olan 5. Uluslararası Ortadoğu 2006 Fuarı ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Otomotiv Fuarı, düzenlenen toplantıyla basına tanıtıldı. 20-24 Eylül 2006 tarihleri arasında 5.'si gerçekleştirilecek olan Uluslararası Ortadoğu 2006 ve GAP Otomotiv Fuarı için düğmeye basıldı. Fuarın tanıtımı için Diyarbakır Valiliği'nde düzenlenen tanıtım toplantısına Vali Efkan Ala, Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı İlhan Diken, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fikri Canoruç, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kutbettin Arzu'nun yanı sıra az sayıda işadamı katıldı. Tanıtım toplantısında konuşan Vali Ala, ilde düzenlenecek olan Ortadoğu 2006 Fuarı ve GAP Otomotiv Fuarı'nın bir vitrin olduğunu kaydederek, "Bu vitrinde ilin çok zor şartlar altında ciddi işler başaran ve başarmaya çalışan girişimcileri ürünlerini sergilemeyi arzu ediyor. Diyarbakır'ın tanıtımına olumlu katkıda bulunmayı hep birlikte bir görev sayıyoruz. Bunun için şuandan itibaren fuarın kente yapabileceği en iyi katkıyı yapabilmesi için biz elimizden geleni ortaya koyacağız. Bu arada fuara vatandaşların ilgisinin yanı sıra basınımızın da duyarlı olmasını temenni ediyoruz" dedi. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kutbettin Arzu'da, fuar organizasyonunu 1997 yılından bu yana Botan Fuarcılık'ın üstlendiğini aktararak, "Biz Ticaret ve Sanayi Odası olarak aslında bölgenin en önemli kenti Diyarbakır olarak çok şanslıyız. Çünkü Türkiye'de hiçbir ticaret odasının sahip olmadığı bir fuar alanına sahibiz. Fuarımız Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından tescillidir. Bu fuarda ayrıca katılımcılara KOSGEB'de yüzde 70 destek vermektedir. Bu organizasyonun diğerleri gibi başarılı olması için Diyarbakır'da sivil ve resmi kuruluşların el birliğiyle çaba göstermesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Manisa: Salihli'de Sagrex 2006 Tarım Ve Hayvancılık Fuarı Açıldı
Salihli Tarım ve Hayvancılık Fuarı(SAGREX 2006), 8. kez kapılarını ziyaretçilerine açtı. Fuarın açılışında konuşan Salihli Ziraat Odası Başkanı Ahmet Can, "Bir Unlu mamuller dükkanının açılışına giden vali, kaymakam ve milletvekilleri neden burada yok?" diyerek sitem etti. Fuarın açılış törenine, Türkiye Ziraat Odaları Birliği(TZOB) yönetim kurulu üyesi Nuri Sorman, CHP Manisa Milletvekilleri Nuri Çilingir, Salihli Ziraat Odası Başkanı Ahmet Can, Belediye Başkan Yardımcısı Osman Karaman, İlçe Tarım Müdürü Hasan Levent Şen, Ticaret Borsası Başkanı Yunus Çelik ile davetliler ve vatandaşlar katıldı. Fuarın açılış konuşmasını yapan Efor Fuarcılık Genel Müdürü Nuray Eğigelen, Salihli Ziraat Odası ile birlikte 8 yıldan bu yana bu fuarı düzenlediklerini belirterek, Salihli Ziraat Odası Başkanı Ahmet Can'a teşekkür etti. "Ürünlerden daha fazla verim alabilmek için teknolojiyi yakından takip etmeliyiz" diyen Salihli Ziraat Odası Başkanı Can ise, "Tarım olmayınca hiçbir şey olmaz; fakat tarıma dayalı bir fuarın açılışına, katılımcı az olmuştur. Bir unlu mamuller dükkanının açılışına katılan vali, kaymakam ve milletvekillerinin burada neden olmadığını anlamak mümkün değil" şeklinde konuştu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği yönetim kurulu üyesi Nuri Sorman da, "Salihli SAGREX 2006 Tarım ve Hayvancılık Fuarı 8 yıldan bu yana düzenlenmektedir. Bu tür tarımsal fuarların sürdürülmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Samsun: Çevre Ve Orman İl Müdürü Kılıç'tan Avcılara Uyarı
Çevre ve Orman İl Müdürü Kadir Kılıç, 2006-2007 av döneminin başladığını belirterek, ava kapalı olan alanlarda av yapılmaması ve vurulacak av hayvanı limitlerine uyulması yönünde uyarılarda bulundu. İl Müdürü Kılıç, bıldırcın, üveyik, ala karga, küçük karga, ekin kargası, kara leşkargası, leş kargası, saksağan, yaban domuzu avının 23 Ağustos tarihinden itibaren tüm Doğu ve Orta Karadeniz Bölgesi'nde başladığını belirtti. Bu dönemde avcılık belgesi, yivsiz tüfek ruhsatnamesi ve avlanma kartlarına sahip olanların yasal olarak avcılık yapabileceğini ifade eden Kılıç, "Belirtilen belgelere sahip olmayan kişilerin avlanmalarına yasal olarak izin verilmeyecektir. Bu belgelere sahip olan avcıların ise ava kapalı alanlarla Merkez Av Komisyon kararında belirtilen vurulacak hayvan limitlerine uymaları gerekmektedir" dedi.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Denizli: Hayvan Hastalıkları, İnsan Sağlığını Tehdit Ediyor
Denizli Devlet Hastanesi (DDH) Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Okan Bölükbaşı, hayvan hastalıklarının insan sağlığını tehdit ettiğini söyledi. İklim değişikleri ve hayvan hastalıklarının Türkiye'de ciddi salgınlara yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Bölükbaşı, "Türkiye'deki hayvan ve bitki çeşitliliği, Avrupa'daki tüm devletlerin toplamından daha fazladır. Buna bir de, giderek tropikale kayan iklim değişimi de eklenince, hastalıklar açısından ilginç bir tablo ortaya çıkıyor. Hayvanlardan insanlara geçebilen ve hastalıklar yönünden çok zengin bir coğrafyada yaşadığımız unutulmamalıdır" dedi. Türkiye'nin sıtma, şark çıbanı ve trahomla mücadelede geçmişte dünyaya örnek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bölükbaşı, "Bu seferberlik yılları unutulmuştur. Oysa giderek artan oranda zirai bölge sulu tarıma açıldıkça, hayvandan insana geçen bazı hastalıklarda da doğru orantılı bir artış gözleniyor. Yakın bir dönemde İzmir'de birçok kişi domuz parazitiyle (Trişinellozis) enfekte oldu. Bunun yanında kuş gribi kabusu da unutulmamalı. Şimdilerde Güney Marmara'da şark çıbanı etkeninin (Laişmanyozis) yeniden hortladığına dair bildirimler var. Bu hastalık, her an Ege'ye sıçrayabilir" şeklinde konuştu. Ulusal bir hastalık kontrol-bilgi merkezinin acilen kurulması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Bölükbaşı, "Maalesef kuduz, birçok yerde görülmeye devam ediyor. Kenelerin taşıyıcısı olduğu hastalıklar bir salgına yol açma riski taşıyor. Tüm bu göstergeler, ülkemizin ve özellikle de Ege Bölgesi'nin bu tür salgınlara elverişli bir ortam olduğunu göstermektedir. Türkiye de bu hastalıklarla mücadele amacıyla kurulması gereken bir hastalık kontrol merkezine gereksinim duyulmaktadır. Bu merkezde her tür laboratuar olanakları, hem hayvan hem de insan sağlığıyla ilgili üst düzey uzmanlar bulunmalıdır. Merkez 24 saat çalışmalıdır ve ulusal düzeyde bir bilgi akışına sahip olmalıdır. Şu anda böyle bir merkez ve eşgüdüm sağlayıcı herhangi bir otorite bulunmamaktadır. Aslında Ege Bölgesi teknik ve bilimsel altyapı ve bu türlü bir eşgüdüm merkezinin kurulması için yeterlidir. Aydın'daki Veteriner Fakültesi ve Bornova'daki hıfzısıhha laboratuarları bu çalışmaları yürütecek düzeydedir. Bu konuda acilen önlem alınması gerekmektedir" diye konuştu.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Erzurum: Oltu Devlet Hastanesi'nde "Kalite Yönetim Sistemi" Semineri
Sağlık Bakanlığı'nın akreditasyon çalışmalarına hız vermesiyle birlikte Oltu Devlet Hastanesi'nde, ISO 9001 Belgesi'nin alınabilmesi için çalışma başlatıldı. Oltu Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Zülküf Kaya, ISO 9001 Belgesi alabilmek için profesyonel bir çalışma yaptıklarını ve çalışmalar kapsamında "Yönetim Danışmanlık" adlı özel bir firmadan destek aldıklarını belirtti. Hastanenin kalite ve standardı yakalaması gerektiğini vurgulayan Dr. Kaya, "Yaklaşık 3 yıldır bu konuda personelimizle birlikte çalışmalarımız devam ediyor. Hastane personelimizin hastalara, yakınlarına ve hastanemizle birebir ilişki içerisinde bulunan hemen her kesime karşı tutum ve davranışlarından tutun da, hastanemizin alt yapısı ve hijyen koşullarına varıncaya kadar daha birçok alanda kaliteyi yakalaması gerekiyor. Her şey insanımız için. Seminerde alınan bilgileri aynı zamanda uygulama sahasında da görmeliyiz" diye konuştu. Kaymakamlık Toplum Merkezi Salonu'nda başlayan ve 3 gün sürecek seminere konuşmacı olarak Yönetim Danışmanlık firması adına Fatih Güneş ve Osman Kırtaş katıldı. Hastane personelinin aldığı bu eğitimle özel bir hastane statüsüne kavuşacağını belirten Kırtaş, "ISO 9001 Belgesi alan hastaneler dünyanın her yerinde kabul görecek bir statüye kavuşmaktadır. Hastaneler için hasta, hasta yakınları, refakatçiler, kamu kurum ve kuruluşları birer müşteri statüsünde görülmelidir. Bu alanda akreditasyon çalışmalarına hız vererek, önümüzdeki yıl içerisinde Oltu Devlet Hastanesi bu belgeyi alabilecektir" dedi. Sürekli bir devamlılığın olması gerektiğine işaret eden Fatih Güneş ise, hastane çalışmalarının yakından takip edilerek, yıl sonuna kadar bu çalışmaların tamamlanması gerektiğine işaret etti. Hastanenin tüm birimlerinin ve personelinin denetimden geçirileceğini de hatırlatan Güneş, "Kalite Yönetim Sistemi çalışmalarına katılan tüm bireylerin kendilerini her yıl yenilemeleri, kalite ve standartlarını artırmaları gerekmektedir.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Çanakkale: Çanakkale Sağlık Müdürlüğü'nden Soğuk Algınlığı Uyarısı
Çanakkale Sağlık İl Müdürlüğü, hava koşullarının ani değişiklikler göstermesi sebebiyle ortaya çıkacak olan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı vatandaşları uyardı. Sağlık İl Müdürü Dr. İlhan Güney, havanın soğumaya başlamasıyla özellikle bu mevsimde üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış olduğunu belirterek, "Bu enfeksiyonların başında ise viral kökenli üst solunum yolları enfeksiyonları gelmektedir. Soğuk algınlığı sonucu oluşan enfeksiyonlarda etken yüzde 90 oranında virüslerdir. Ateş yükselmeden hafif kırgınlık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve hapşırmayla kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalık tablosu oluşturur. Soğuk algınlığı, genellikle okulların açılmasıyla eş zamanlı olarak sonbaharda görülmeye başlar. Etken virüslerin bulaşması, hastaların mikrop içeren burun ve ağız salgılarıyla bulaşmış elleri ve eşyalarına temasla bulaşabileceği gibi, havadaki küçük veya büyük parçacıklar içeren virüsleri solumakla da bulaşabilir. Bebekler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi problemli olan kişilerde hastalık çok ciddi, hatta ölümcül olabilir" dedi. Sağlık İl Müdürü Güney, hastalığın kapalı ve kalabalık yerlerde hızla yayıldığını da ifade ederek, "Dolayısıyla açık havada ve havalandırması iyi olan yerlerde bulunmak enfeksiyon riskini azaltır.Virüsler, mikropların bulaştığı kapı tokmağı, telefon gibi yerlerde canlı kalabildikleri için bu yüzeylere temastan sonra virüsleri rahatlıkla burnumuza veya gözlerimize bulaştırabiliriz. Bunu engellemek için elerimizi sık sık sabunlu suyla yıkamalıyız. Mevsim gereği ortaya çıkan ani ısı değişikliklerine karşı da tedbirli olmak gerekir. Son günlerde mevsim nedeniyle yaşanan ısı değişimleri ve gece gündüz arasındaki ısı farkları, vücudun savunma sistemini zayıflatmaktadır. Buna uygun giysiler ayarlanarak vücudun ani ısı değişikliğine maruz kalmasının önlenmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 4.9.2006
Manisa: Chp'li Vekilden Üreticiye Destek
CHP Manisa Milletvekili Nuri Çilingir, CHP Salihli İlçe Başkanı Erol Aksoy ve CHP Salihli Gençlik Kolları Başkanı Ercan Ülkü, Tariş 18 No'lu Üzüm ve 122 No'lu Pamuk Tarım Satış Kooperatifi Müdürü Hasan Dorga ve Ziraat Odası Başkanı Ahmet Can'ı ziyaret etti. Ziyaret sırasında, üzüm fiyatlarının yükselmesi için çaba sarf ettiklerini belirten Çilingir; "Eskiden Tariş ve birlikler, devlet desteği alıyordu; fakat şimdi, bu destek yok. Tariş ve birliklerin, bu görevi yerine getirebilmeleri için destek almaları gerekmektedir.
Gerekmektedir - 3.9.2006
Adana: Doğuştan Kalp Hastalığı Ameliyatsız Tedavi Ediliyor
Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, doğuştan kalp hastalıklarının artık ameliyatsız tedavi edilebildiğini söyledi. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde görevli Küçükosmanoğlu, teknolojinin gelişmesiyle birlikte doğuştan kalp hastalığının çocuklara işkence olmaktan çıktığını ifade ederek, "Önceki yıllarda doğuştan kalp hastası çocuklar hatta bebekler ameliyat masasına yatıyordu. Ancak gelişen teknoloji ile birlikte artık ameliyat edilmeden çocuklar tedavi edilebiliyor. Ama ameliyatsız tedavi için kalp hastası çocuklara erken teşhis konulması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 2.9.2006
Van: Van Gençlik Ve Spor İl Müdürü Çintimar'dan Açıklama
Van Gençlik ve Spor İl Müdürü Muzaffer Çintimar, Atatürk Şehir Stadı'nda soyunma odaları olmadığı için sıkıntı yaşayan sporcuların başarılı olmaları için kendilerine ait yerlerinin olması gerektiğini söyledi. Atatürk Şehir Stadı'nda antrenman yapan atlet ve haltercilerin saha içerisinde soyunduklarını belirten Muzaffer Çintimar, bu sporcuların arasında çok sayıda bayanın bulunduğunu da ifade etti. Sporcu gençlerin saha içerisindeki koltukların üzerinde soyunmalarının Van açısında kötü bir imaj sergilediğini anlatan Çintimar, "Gençlerimizin rahat giyinip soyunabilecekleri, duş alabilecekleri bir yerleri yok. Biz de müdürlük olarak bu sorunun ortadan kaldırılması ve bu çocuklarımızın başarılı olmaları için her türlü imkanı sağlamak zorundayız. Bu nedenle Van Belediyesi ile yaptığımız görüşmelerde sporcularımızın rahat soyunup giyinebilecekleri odaların tahsis edilmesini istedik. Belediyeden gelecek olan onay üzerine gerekli tadilatları yaparak bay ve bayan sporcularımıza bu imkanı sunacağız. Bu çocuklar ilimizin sporcuları, onlara her türlü imkanı sunmadan başarı bekleyemeyiz. Onun için herkesin ilimiz sporu için gerekli çalışmayı yapması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 2.9.2006
Konya: Gıda Ve Tarım Sektörü Genişletilmiş İstişare Toplantısı
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Konya Şubesi'nde düzenlenen "Gıda ve Tarım Sektör Kurulu Genişletilmiş İstişare Toplantısı"nda, sektörün sorunları tartışılarak çözüm önerileri arandı. Toplantıya konuşmacı olarak MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Melikşah Utku, Selçuk Üniversitesi (SÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Karakaya, MÜSİAD Gıda ve Tarım Sektörü Başkanı Abdurrahman Kaan, Sektör Başkan Yardımcıları Dr. Halim Aydın ile Salih Keskin katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Konya Şube Başkanı Selçuk Öztürk, Konya'nın tarımsal potansiyelinin önündeki en büyük engelin 'su' olduğunu söyledi. Sulama konusunun Konya Ovası için giderek daha da kritik bir hal aldığını belirten Selçuk Öztürk, son 25 yılda kuraklık yüzünden yeraltı su seviyesinin 27 metre düştüğünü kaydetti. Selçuk Öztürk, "Kaçak kuyuların denetlenmemesi ve yer üstü su kaynaklarının yetersiz oluşu Konya bölgesini derinden etkilemektedir. Konya'ya vakit kaybedilmeden alternatif su kaynakları bulunması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 1.9.2006
Gaziantep: Tim Ağustos Ayı İhracat Rakamları
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, "TÜİK'in saygın ve güvenilir bir kurum olduğuna dair inancımız tamdır. TÜİK'in bu saygınlığını bir kenara bırakarak rakamlara siyasi makyaj uyguladığı iddialarını da son derece çirkin buluyoruz" dedi. TİM Başkanı Oğuz Satıcı, ağustos ayı ihracat rakamlarını açıkladığı Gaziantep'teki toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ilgili son günlerdeki tartışmalara da değindi. Oğuz Satıcı, "Son günlerde ekonomik verilerin güvenilirliği üzerine tartışmalar gündeme oturmuştur. Son derece açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyoruz ki, ekonomik verilerin güvenirliğini tartışmaya açmayı dahi oldukça tehlikeli buluyoruz. Türkiye İstatistik Kurumu'nun yayınladığı rakamların arkasında gerekçeler bellidir. Biz rakamların tartışılması yerine o rakamların arkasındaki gerekçelerin tartışılması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü TÜİK'in saygın ve güvenilir bir kurum olduğuna dair inancımız tamdır. TÜİK'in bu saygınlığını bir kenara bırakarak rakamlara siyasi makyaj uyguladığı iddialarını da son derece çirkin buluyoruz. Sonuç olarak, Merkez Bankası'nın rakamlarını tartışmadığımız gibi TÜİK'in rakamlarını da tartışmıyoruz. Rakamların yerine o rakamların arkasındaki gerçeklerin tartışılmasının Türkiye'ye daha fazla yarar getireceği son derece açıktır" şeklinde konuştu. TİM Başkanı Oğuz Satıcı, 1 Eylül Dünya Barış Günü ve Lübnan'a asker genderme tartışmalarına ilişkin düşüncelerini şöyle deli getirdi: "Bugün 1 Eylül, Dünya Barış Günü. Ancak, ne yazık ki dünya gündeminde savaş var. Her ne kadar bugün Ortadoğu'da birçok sivilin kaybına yol açan ve bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen ateş sönmüş olsa da, bölgeden yükselen dumanlar belirsizliğin hala varlığını koruduğunu gösteriyor. İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını durduran ateşkesin ardından Güney Lübnan'da konuşlanacak 'Barış Gücü'ne katılıp, katılmama kararı bölgenin geleceği için olduğu kadar, ülkemiz için de kritik bir karar. Ve nihayetinde bu kararı verecek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yani Türk milletidir. Bölgeye Türk askerinin gönderilmesi kararı, artıları ve eksilerini iyi analiz ederek, günlük hesaplarla değil, uzun vadeli çıkarlarımız göz önünde bulundurularak alınması gereken bir karar. Ateşkesin 'kırılgan' yapısını hala koruduğu bölgedeki Türk askerinin varlığı bize ne kazandıracak, ne kaybettirecek, bunun sağlam bir muhasebesi yapılmalıdır. İnanıyoruz ki, Türk askerinin Lübnan'a 'barışı sağlama' değil, 'barışı koruma' amacı ile gitmesi arasındaki farkı ayırt etmek bu noktada oldukça önemlidir. Biz Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak sadece bölge barışının değil, bölge ticaretinin de devamlılığı için barışı korumanın gerekliliğine inanıyoruz. Türkiye'nin bölgeye yaptığı ihracat hem Türk insanı, hem de bölgenin refahı için fevkalade büyük önem arz etmektedir. Askerimizin barışı korumak amacıyla bölgeye gitmesi sadece bölge barışını değil, bölgenin refahını dış ticaretini dolayısı ile Türk insanının ekonomik gücünü de sigorta altına alacaktır. Asker gönderme konusuna yaklaşırken siyasi polemiklerden uzak, daha ayrıntılı ve teknik tartışmalar yapılmadır. Avrupa Birliği'nde de, Lübnan'a asker gönderme hazırlıklarının başladığı kritik bir dönemde, böylesi önemli bir kararın dış dinamiklerin yanı sıra, ülke içinde ortak bir mutabakat sağlanarak alınması herkesin menfaatine olacaktır. Peki, bölgenin barış ortamına hızla girmesi neden çok önemli? İşte, tam da bu noktada, siyasetin ekonomiye etkisini Gaziantep gibi küresel bir şehirde açıkça görmek mümkün. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Gaziantep'in Ortadoğu ülkeleri için önemli bir lojistik merkez konumunda olduğu ve bölge ihtiyaçlarının büyük bölümünü karşılayabilecek üretim kapasitelerine sahip olduğu düşünüldüğünde, Ortadoğu'daki istikrar ortamının sağlanmasının özelde Gaziantep, genelde de ülke ekonomisi için ne denli önemli olduğu ortadadır. Demin de bahsettiğim gibi, Irak'ın Gaziantep'in ihracatındaki payın yüzde 38 gibi bir orana tekabül etmektedir. Tüm bu gerçekler askerin bölgeye gitmesinin hangi sebeplerden dolayı gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. Bir yanda bölgesel kutuplaşmalar, diğer yanda Avrupa Birliği üyeliği süreci, öte yanda Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkileri yumuşatma eğilimi... Türkiye bütün bunların üstesinden gelmekteyken, öte yandan stratejik ortağımız Amerika Birleşik Devletleri'ne hem Asya'dan, hem Latin Amerika'dan bir muhalefet yükseliyor. Görüldüğü gibi dünya dinamikleri hızla değişiyor. Böylesine iç içe ve karmaşık bir ortam içerisinde bulunan Türkiye, bütün bu dinamikleri sağlam ve açık bir muhakeme gücü ile değerlendirmelidir." TİM Başkanı Oğuz Satıcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dünya Ticaret Örgütü bünyesindeki Doha Turu ticaret görüşmelerinin başarısız olduğu bir ortamda hem Amerika Birleşik Devletleri, hem Avrupa Birliği, hem de Asya ülkeleri kendi ticaret alanlarını kurmak için çalışmalara yönelmişlerdir. Nitekim, Avrupa Birliği'nin önemli bir enerji ihracatçısı olan Rusya ile gümrük vergilerinin karşılıklı olarak aşağıya çekilmesini içeren bir Serbest Ticaret Anlaşması imzalamak için girişimlerde bulunduğuna dair birtakım haberler son zamanlarda sıkça gündeme gelmektedir. Bu yüzyılın değil, gelecek yüzyılın aktörü olmak isteyen Rusya'nın Avrupa Birliği ile bu türden bir serbest ticaret anlaşması imzalamasının Türkiye açısından olası sonuçları, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine muhtemel etkileri dikkatlice incelenmelidir. Diğer yandan, Türkiye-Amerika arasındaki gerginleşen ilişkileri rayına sokmak her iki ülkenin de ulusal çıkarları gereğidir. Türkiye açısından Amerika ile ilişkilerini yeniden olumlu bir zemine sokmaya yarayacak, Amerika Birleşik Devletleri için de Türkiye'yi stratejik ve taktik olarak Amerika ve Batı safında tutmayı sağlayacak bir 'ortak vizyon' belgesi üzerinde konumlanan çabalar bunun bir yansımasıdır. Çok çeşitli parametrelerin olduğu günümüz dünyasında, artık siyaset ve ekonomi nehrinin üzerinde rüzgara karşı belli belirsiz bir dümenle ilerlemeye çalışmak yetmemekte; bizzat akan nehir suyu olmak gerekmektedir.
Gerekmektedir - 1.9.2006
Shp Genel Başkanı Karayalçın İzmit'te... - ''askerlerimizin Can Güvenliği Sağlanacaksa Gerekli Teminatlar Alınacaksa Türkiye, Lübnan'a Asker Göndermelidir ''
SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, ''Askerlerimizin can güvenliği sağlanacaksa gerekli teminatlar alınacaksa Türkiye, Lübnan'a asker göndermelidir'' dedi. Karayalçın, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin, Lübnan'a can güvenliği ve diğer tüm teminatların alınmasından sonra asker göndermesi ve komutayı üstlenmesi gerektiğini söyledi. Karayalçın, ''Benim için kilit olan, askerlerimizin can güvenliğidir. Askerlerimizin can güvenliği sağlanacaksa gerekli teminatlar alınacaksa Türkiye, Lübnan'a asker göndermelidir'' diye konuştu. Türkiye'nin, bugüne kadar Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü aracılığıyla farklı tarihlerde dünyanın çeşitli ülkelerine 28 kez asker gönderdiğini anımsatan Karayalçın, ''Türkiye 28 kere asker gönderirken hangi görüşleri, hangi ölçüleri göz önünde tuttuysa bugün de Lübnan'a asker gönderme konusunu yüksek bir duyarlılıkla ve benzer ölçülerle ele alıp karara bağlamalıdır'' dedi. Lübnan'a asker gönderilmesi konusunun iç siyaset kaygılarının dışında rasyonel değerlendirmelere dayalı olarak karara bağlanması gerektiğine inandığını söyleyen Karayalçın, şunları kaydetti: ''Tepkiyle öfkeyle konuya yaklaşılamaz. Ben üç ölçünün sayın parlamenterlerimiz tarafından göz önünde tutulması gerektiği inancındayım. Birincisi askerlerimizin can güvenliğidir. En önemli konu olarak onu görüyorum. İkincisi Türkiye'nin bölge ülkeleriyle olan ilişkisidir, bu ilişkinin geleceğidir. Üçüncü ölçü olarak da bölgenin gereksinimlerinin göz önünde tutulması gerektiği düşüncesindeyim.'' -''BÖLGE ÜLKELERİ, TÜRKİYE'Yİ GÖREVE ÇAĞIRIYOR''- Orta Doğu ülkelerinin, Türkiye'yi Lübnan'da göreve çağırdığını, bunun dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Karayalçın, BM Barış Gücü'nde yer alacak Endonezya, Bangladeş, Malezya, Fransa, İspanya ve İtalya'nın, bölge dışından olduğuna dikkati çekti. Güvenliğin sağlanması koşuluyla Türkiye'nin asker gönderme kararı alması durumunda, gönderilecek birliğin klasik uygulamalardan çok farklı bir görev tanımıyla görevlendirilmesi gerektiğini belirten Karayalçın, şöyle konuştu: ''Yani, gidip orada yalnızca, Afganistan'daki gibi askerlerin dolaşması söz konusu olmamalıdır. Her şeyden önce, mümkün olduğu kadar az kara askeri gönderilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Türkiye, Lübnan'da kara askerinden çok, hava ve deniz gücüyle yer almalıdır.'' -TÜRKİYE'NİN İSTİKRARI- Türkiye'nin bugüne kadar Orta Doğu kimliğini göz ardı ettiğini iddia eden Karayalçın, Türk halkının kimliğine önem veren bir halk olduğunu dile getirdi. Karayalçın, ''Kendi kimliğimizi tanımlarken, hemen hemen tüm unsurları sayarız da Orta Doğulu yanımızı çok fazla dikkate almayız. Kafkasyalıyız deriz, Balkanlıyız deriz, Akdenizli olduğumuzu söyleriz. Karadenizli kimliğimize göndermede bulunuruz. Ama nedense Orta Doğulu kimliğimizi önemsemeyiz'' diye konuştu. Türkiye'nin, Orta Doğu ile çok yakından ilgilenmesi gerektiğini vurgulayan Karayalçın, ''Anadolu topraklarının, Anadolu yaylasının istikrarı, Orta Doğu'nun istikrarıyla bire bir ilişkilidir. Orta Doğu'da istikrar yoksa Türkiye'de, Anadolu'da istikrardan söz etmek olanaklı değildir'' dedi. Karayalçın, şöyle devam etti: ''Türkiye yalnızca 'ön bahçesi, arka bahçesi, yaşam alanı' diye nitelenebilecek bir coğrafyayla, o gerekçelerle ilgilenme durumunda değildir. Eğer Türkiye'nin siyasi istikrarı, Türkiye'nin huzuru, düzeni, iç barışı, Orta Doğu topraklarından etkilenmekteyse, bu iddia doğru bir iddiaysa, bu, doğru bir gözlem ise Türkiye'nin bölgeye asker gönderme, göndermeme, su verme ve vermeme ile sınırı aşan suların dışında, farklı bir gözle yaklaşması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 31.8.2006
Ankara: Türkiye'nin Lübnan'a Asker Göndermesi
Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, Türkiye'nin Lübnan'a asker göndermesi konusunu değerlendirerek, "Askerlerimizin hangi sebeple, ne kadar kuvvetle gideceği hakkında Türk kamuoyunun bilgisi yoktur. Hükümetin getireceği tezkerede askerlerimizin ne adına ve ne şekilde gideceğini belirtmesi gerekmektedir" dedi.
Gerekmektedir - 31.8.2006
Ankara: Başbakan Erdoğan'ın 'Ulusa Sesleniş' Konuşması...(1)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazı muhalefet çevrelerinde görülen izolasyonist yaklaşımların, iyi niyetle yorumlandığında bile ya hükümetin her yaptığına karşı çıkma hastalığından ya da bölge ve dünya gerçeklerinin iyi kavranmamasından kaynaklandığını ifade etti. Erdoğan, "Mehmetçiğin barışı koruma misyonlarında görev yapması bugüne kadar terörle mücadelemizde bir zaaf oluşturmadığı gibi bundan sonra da oluşturmayacaktır. Bunlardan biri diğerine mani değildir. Aksini söylemek en azından kendimizi hafife almaktır, imkan ve kabiliyetlerimizi küçümsemektir" dedi. Başbakan Erdoğan, Ağustos ayı Ulusa Sesleniş konuşmasında dün Türk milletinin birlik, beraberlik, hürriyet ve istiklali açısından anlamı büyük olan 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın coşkuyla kutlandığını hatırlatarak, Türk milletinin sahip olduğu yüksek ruh, cesaret ve inançla tarihte eşine az rastlanır bir varoluş mücadelesi verdiğini, bundan 84 yıl önce 30 Ağustos'ta istiklal savaşını büyük bir zaferle taçlandırdığını belirtti. Erdoğan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ortaya koydukları yüksek ruh ve şuurla Türk milletine bu zaferi armağan eden istiklal mücadelesinin bütün kahramanlarını rahmet ve şükranla andığını bildirdi. Başbakan Erdoğan, "Onlardan aldığımız emanet, emin ellerdedir. Büyük zaferin arkasındaki o yüksek ruh, bugün aziz milletimizin her bir ferdine, inanıyorum ki, çok daha anlamlı bir şekilde yükselerek mevcuttur. Bizler de, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi ilelebet yaşatacak, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin ötesine taşıma hedefimizi mutlaka gerçekleştireceğiz. Ne mutlu ki, bugün bu hedefe her zamankinden daha yakınız. AB ile üyelik müzakerelerine başlayan Türkiye'miz, bugün artık milletler camiasının sözüne itibar edilen, dostluğu arzulanan en saygın üyelerinden biri haline gelmiştir. Milletçe birlik ve beraberliğimizi koruyarak, iç barışımıza, huzur ve istikrarımıza sahip çıkarak kazanımlarımıza yenilerini ekleyecek, Türkiye'yi çok daha ileri hedeflere hep birlikte taşıyacağız" diye konuştu. Türk milletinin, istikrarsızlığın, çatışmaların hüküm sürdüğü zor bir coğrafyada yaşadığını, aynı zamanda zor bir dönemden geçtiklerini kaydeden Erdoğan, Ortadoğu'da barış ve adalet tesis edilmedikçe dünyanın istikrara kavuşması ve huzur bulmasının mümkün olmadığını ifade etti. Türkiye'nin bölgesinde barış ve istikrarın kalıcı hale getirilmesinin, Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçlarıyla da, Türk milletinin menfaatleriyle de çok yakından ilgili olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Yanıbaşımızda yaşanan çatışmalar, başımızı diğer tarafa çevirsek de etkilerinden kurtulamayacağımız bir tehdit oluşturmaktadır. Yani istesek de, bu coğrafyada yaşadığımız sürece, dışında kalamayacağımız gelişmelerdir bunlar. Unutmayalım ki, kapılarımızı kapatarak etrafımızı saran alevlerden kurtulamayız, gözlerimizi kapatırsak, kayıtsız kalırsak bu tehlikeyi bertaraf etmiş olamayız. Menfaatlerimizi korumanın tek yolu, seyirci kalmak değil hemen yanıbaşımızdaki bu süreçlere müdahil olmaktır. Dışında kalırsanız masum insanların ölümüne de, kendi geleceğinize de seyirci kalırsınız. Ancak süreçlerin içinde yer alarak olayları doğru istikamete yönlendirebilirsiniz" şeklinde konuştu. Lübnan'da doğru istikametin sağlanan ateşkesin korunması ve kalıcı kılınması olduğuna işaret eden Erdoğan, 1 milyondan fazla insanın yerinden yurdundan olduğu, yüzlerce masumun öldürüldüğü büyük bir trajedi yaşandığını hatırlattı. Türkiye'nin dün Kosova'da, Bosna'da benzer insanlık trajedilerine nasıl seyirci kalmadıysa burada da kalamayacağını vurgulayan Erdoğan şunları söyledi: "Milletçe iftihar kaynağımız olan evlatlarımız, Kosova'da, Bosna'da ve dünyanın bir çok başka bölgesinde acil insani yardımlardan şehirlerin yeniden imarına, masum hayatların korunmasından istikrarın yerleştirilmesine kadar birbirini tamamlayan çok önemli görevler yapmıştır ve halen yapmaktadır. BM'in Lübnan barış misyonunda da Mehmetçik, masum kadın, çocuk ve yaşlıların yanında yerini almalıdır. Altını çiziyorum, masum çocuk, kadın ve yaşlıların yanında yer almalıdır. Balkanlar'da olduğu gibi Ortadoğu'da da dengelerin değişmesi, taşların yerinden oynaması kaçınılmaz olarak bizi de etkileyecektir. O sebeple, Lübnan'ın siyasi birlik ve toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 31.8.2006
Dyp Lideri Ağar'dan Lübnan'a Asker Gönderilmesine İlişkin Değerlendirme
ANKARA-(DHA)- DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Tüketici Dernekleri Federasyonu`nun `10 Eylülde bir günlük benzin almama ve pahalı enerjiye hayır` kampanyasına destek amacıyla Ankara`daki Celal Bayar Köşkü`nde düzenlenen programa katıldı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağar, Lübnan`da görev yapacak olan Birleşmiş Milletler (BM) gücüne (UNIFIL) asker gönderilmesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Hükümetin Lübnan`a gönderilecek kuvvete ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığını ifade eden Ağar, hükümetin hiçbir şey belirtmeden Meclis`ten bu yetkiyi talep etmesinin doğru olmadığını belirterek,¨Neyin adına, hangi bölgede, kaç kişiyle görev yapılacağının açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 31.8.2006
Ağar: ''Askerimiz, Ne Adına Ve Ne Şekilde Göreve Gidecek''
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Türk askerinin Lübnan'a ne adına ve ne şekilde gideceğinin açıkça belirtilmesi gerektiğini ifade ederek, ''Nerede, ne şekilde olunacağına dair sağlıklı bir bilgi olmadığı için kesin bir angajman içinde olmamız doğru değildir'' dedi. Ağar, Tüketici Dernekleri Federasyonunun ''10 Eylülde bir günlük benzin almama ve pahalı enerjiye hayır'' kampanyasına destek amacıyla Celal Bayar Köşkü'nde düzenlenen programa katıldı. Gazetecilerin, Bakanlar Kurulunun, Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin aldığı prensip kararı konusundaki soruları üzerine Ağar, Türkiye'nin hayati meselelerini, ''evet ile hayır arasına sıkıştıramayacak kadar önemli bir noktada bulunduğunu'' söyledi. Lübnan'a hangi nedenle, ne kadar kuvvet gönderileceği, görev tarifinin ne olduğu konusunda kamuoyunun bilgisinin bulunmadığını, hükümetin bu konularda bir açıklama yapmadığını kaydeden Ağar, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Hükümetin getireceği tezkerede bütün bu konuların açıklıkla belirtilmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 30.8.2006
Mardin: Dünya Barış Günü İçin Güvercin Heykeli Yapılıyor
Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde, yaşadıkları evin bahçesinde ve damında 8 metre uzunluğunda bir güvercin heykeli yapan üniversite öğrencileri, yaptıkları heykeli barışa adadıklarını söyledi. İpek Mahallesi'nde gecekondu bir evde ikamet eden ve yaz tatiline gelen üniversite öğrencileri, 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle 8 metrelik bir 'Barış Güvercini' yapıyor. Evin bahçesinde ve damında güvercin heykeli yapan öğrenciler, mahalle sakinlerinin şaşkın bakışları arasında çalışmalarını sürdürüyor. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Öğretmenliği'nden mezun 27 yaşındaki Heykeltıraş Kamuran Aydoğan tarafından hazırlanan heykelin yapımına Erzurum Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü 3. sınıf öğrencisi kardeşi Mesut Aydoğan, Fırat ve Marmara üniversiteleri heykeltıraşlık bölümü öğrencileri olan teyze çocukları Fahrettin ve Nizamettin Kuzu yardım ediyor. Gündüz hava sıcak olduğu için çalışamayan heykeltıraşlar, akşam saatlerinden sabah saatlerine kadar çalışıyor. Son aşamasına gelinen güvercin heykelini barış ve kardeşlik için yaptıklarını belirten Heykeltıraş Kamuran Aydoğan, sanatçılar olarak gün be gün artarak devam eden savaşlara 'Dur' demek için bu heykeli yaptıklarını ve seslerini bu şekilde duyurmak istediklerini söyledi. Aydoğan, "Bu projemiz, savaşlara ve ölümlere bir tepki olarak ortaya çıktı. Savaşa 'Dur' demek için biz sanatçıların en güzel mesajı da bu olsa gerek. Bugün yaşadığımız ortama konsantre olmamız bir yana, her gün gelen yeni bir cenaze ya da ölüm haberi hepimizi kaygılandırıyor. Artık savaşların olmadığı ve çocukların gençlerin ölmediği, öldürülmediği bir dünya istiyoruz" dedi. Yaptıkları güvercine 'Barış Güvercini' adını verdiklerini kaydeden Aydoğan, her ilçede ve her ilde böylesi güvercinlerin heykelinin barış simgesi olarak kullanılması için 'Barış Güvercini Kampanyası' başlatacaklarını söyleyerek, "Kürt kültürü, zengin bir kültür ve gelişmesi için de bizim gibi bu çalışmalarla ilgilenen insanların desteğine ihtiyacı var. Heykel anlamında çok ciddi çalışmalar yapılabilir. Bunun için atölyelerin ve çalışma mekanlarının açılarak, heykel sanatına teşvik edici çalışmaların başlaması gerekmektedir" diye konuştu.
Gerekmektedir - 30.8.2006
İzaydaş'a, Kalite, Çevre, İş Sağlığı Ve Güvenliği Belgesi... - Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu: - ''kocaeli'nin Nüfusu 20 Yıl Sonra 3 Milyona Çıkacak O Nedenle Kentimizin Geleceğini İyi Planlamalıyız''
İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş. (İZAYDAŞ), ISO 9001, ISO 14001 ve OHSAS 18001 Kalite, Çevre, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri Belgesi'ni törenle aldı. İZAYDAŞ'ın, Kalite, Çevre, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri Belgesi'ni almaya hak kazanmasından dolayı Antikkapı Restorant'da tören düzenlendi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kelam Atatürk'ün, hedef gösterdiği ''muhasır medeniyetin'' üzerine çıkmak için çok çalışılması gerektiğini söyledi. Kocaeli halkının kendilerine görev verdiği tarihten itibaren hedefler koyduklarını ve bu hedeflere ulaşmak için büyük bir çalışma içinde olduklarını anlatan Karaosmanoğlu, bugün gelinen noktada Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait şirketlerle birlikte Kocaeli'ni Avrupa kenti yapmak için büyük bir gayret gösterdiklerini belirtti. Belediyeye ait İSU, İZGAZ ve İZAYDAŞ'ın bugün altın çağını yaşadığını ifade eden Karaosmanoğlu, şöyle konuştu: ''Belediyemiz bünyesindeki bu kurumlarımız Türkiye'nin en tanınmış kurumları haline geldi. Özellikle İzaydaş, Avrupa'daki en güzel kurumlardan olacak. Bu belgelendirme bizim için bir basamak. Bu yeterli değil. Kurumu daha ileriye götürmemiz lazım. Çünkü, Kocaeli, Türkiye'nin en sorunlu ili. Türkiye'de bu kadar problemi olan bir il yok. Çünkü, biz sanayi kentiyiz. Bu nedenle yoğun göç alan bir kent. Çok yoğun göç alan kentin büyük problemleri olur. Devamlı altyapı yapmak zorunda kalıyorsunuz. Kocaeli'nin nüfusu 20 yıl sonra 3 milyona çıkacak o nedenle kentimizin geleceğini iyi planlamalıyız. Planlamazsak bugün yaşadığımız sorunların daha büyüğünü yaşamak zorunda kalacağız. Aklımızı, teknolojiyi ve bilimi kullanarak kentimizi, geleceğimizi iyi planlamalıyız.'' İZAYDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Şeker de, şirkete çok önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi. Özellikle yakma ünitesine günün en son teknolojisinin getirilmesi konusunda ciddi adımlar atıldığını ifade eden Şeker, bu yatırımı kısa sürede gerçekleştireceklerini vurguladı. Şeker, alınan bu belgelerin sadece şirketin yönetim kurulu başkanı, genel müdürünün katkısıyla alınmasının mümkün olmadığını belirterek, '' Bu belgenin alınması tamamen bir ekip işidir. İZAYDAŞ fabrikasına girişteki arkadaşımızdan itibaren genel müdürü, yönetim kuruluna kadar bütün arkadaşlarımızın katkısıyla bu belge alınmıştır. Bu belge ekip çalışmasının ürünüdür'' dedi. İZAYDAŞ Genel Müdürü Recep Bilal Şengün ise göreve geldiklerinden bugüne ekip çalışması oluşturarak İZAYDAŞ'ı bugünlere taşıdıklarını bildirdi. Globalleşen dünyada müesseselerin başarılı olabilmesi için günün şartlarına ve koşullarına ayak uydurması gerektiğini anlatan Şengün, '''Bizden yönetici olarak beklenen yönetmiş olduğumuz şirketimizin devamlılığını sağlamaktır. Bu nedenle yapılanların belli kural ve prosedürler çerçevesinde metotlu ve bilinçli bir şekilde olması gerekmektedir'' diye konuştu.
Gerekmektedir - 30.8.2006
Ankara: Öğretmenler, 425 Ytl'lik Hazırlık Ödeneğini Az Buluyor
Öğretmenler, bu yılki 425 YTL olarak açıklanan "eğitim öğretim yılına hazırlık ödeneği"ni az buldu. Yüzde 6 zamlanarak 400 YTL'den 425 YTL'ye çıkartılan eğitim öğretim yılına hazırlık ödeneği, eğitim alanındaki sendikaların tepkisine de neden oldu ve 25 YTL'lik zam "gülünç bir zam" olarak nitelendirildi. Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, bu konuda yaptığı açıklamada, "Öğretmenin bu parayla yeni bir eğitim yılına hazırlanabilmesi ve ihtiyaçlarını giderebilmesi mümkün değildir. Sayın Milli Eğitim Bakanımız bilmelidir ki 25 YTL'lik zam hiçbir sorunun çözümüne yardımcı olamaz. Kaldı ki halen yalnızca öğretmenlere verilen eğitime hazırlık ödeneğinin eğitim kurumlarında görev yapan tüm eğitim çalışanlarına ödenmesi gerekmektedir" dedi.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Beyrut: İkö Genel Sekreteri İhsanoğlu'nun Açıklamaları
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'taki temasları kapsamında Türk basınına açıklamalarda bulundu. İhsanoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) kararının hızla uygulanmasını ve tüm dünyanın Lübnan halkına destek vermesi gerektiğini belirtti. Lübnan Cumhurbaşkanı Emil Lahud, Meclis Başkanı Nemih Birji ve Dışişleri Bakanı Fevzi Sallukh ile görüşen İhsanoğlu, "Bu ziyaret İslam konferansı teşkilatının, savaşın başladığı günden itibaren yaptığı mesailerin bir halkası olarak gerçekleşiyor. Dün güney mahalleyi ziyaret ettim. Bugün cumhurbaşkanı, meclis başkanı ve dışişleri bakanıyla görüştüm. Akşam saatlerinde başbakanla da uzun bir görüşmemiz olacak" dedi. Ziyaretinin BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın ziyaretiyle paralel bir şekilde gerçekleştiğini söyleyen İhsanoğlu, "1701 sayılı BM kararının derhal uygulanması gerekir. Diğer yandan kamuoyunun dikkatinden kaçan, BM'nin bu kararı aldığı aynı gün, bizim teşkilatın Cenevre'deki temsilcilerinin insan hakları konseyinden çıkardıkları çok önemli bir kararda var. Bu karar açık olarak İsrail'in suçluluğunu ortaya koyuyor ve onu kınıyor. Aynı zamanda savaşta kullanılan silahlara dikkat çekiyor ve bu silahların Cenevre, BM ve bütün uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu söylüyor. Bunu tespit etmek için özellikle Kana, Kaa ve diğer yerlerde yapılan katliamların araştırılması ve gerçekleri tespit etmek için yüksek seviyede bir heyetin kurulması gerekir. Kurulacak bu heyetin içinde insan hakları uzmanları ve uluslararası hukuk uzmanlarının yüksek seviyelerde temsil edilmeleri gerekir. Bunun bir an evvel uygulanması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Trabzon: Bakan Coşkun'un Trabzon Ziyaretinin Ardından
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Şadan Eren, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun'un hafta sonu odalarına yaptığı ziyaret sonrasında, 27 Ağustos 2006 tarihinde basında yer alan haberlere açıklık getirmek ve kamuoyunun yanlış bilgilenmesini önlemek için açıklama yapmayı uygun gördüklerini söyledi. Bakan Coşkun'un 26 Ağustos 2006 Cumartesi günü odalarını ziyaret ettiğini kaydeden Eren, "Kendisine Trabzon'un sorunları, yapılan çalışmalar, yarım kalan işler ve bakanlıktan beklentilerimiz konusunda ayrıntılı bilgi sunulmuştur. Toplantı esnasında sayın Coşkun'dan, Vakfıkebir Organize Sanayi Bölgesi'nin tamamlanması, Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi'nin eksikleri ve Teknopark konularında destek sözü alınmıştır. Sohbet toplantısında ayrıca; fındık sorunu gündeme gelmiş ve fındığın yalnız Karadeniz'in sorunu değil tüm ülkenin sorunu haline geldiği, üreticinin mağduriyeti vurgulanarak kendilerine şu açıklamalar yapılmıştır; 'Fındıkta uzun vadeli, güvenilir, kalıcı, üreticinin hakkını verecek, tüccar ve ihracatçıyı koruyacak, mağdur etmeyecek, yurtdışında fındık tüketen sanayicilerin kaygılarını azaltacak bir politika izlenmelidir. Fındık fiyatlarının istikrarlı bir aralığa oturtulması önem arz etmektedir. Önemli gelişmeler olarak kabul ettiğimiz lisanslı depoculuk, ürün borsaları ve Fındık Konseyleri'nin bu yıl yetişmeyeceği göz önünde tutularak, her halükarda diyalog içinde Fiskobirlik depolarından faydalanarak bu sezonki arz fazlasının emniyet stoku olarak bir şekilde alınması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Tokat: Lübnan İçin Yardım Kampanyası
AK Parti Tokat İl Başkanlığı tarafından, Filistin ve Lübnan da mağdur olan sivil halka yardım amacıyla genel merkez bünyesinde "Nakdi Yardım Kampanyası" başlatıldığı bildirildi. AK Parti İl Başkanı Mustafa Boyraz, Ortadoğu'da yaşanan insanlık dramıyla ilgili AK Partinin bölgeye yönelik yardım organizasyonlarında katkıların arttırılması için ülke genelinde değişik organizasyonlar yapılacağını söyledi. Bu zor günlerinde bölge halkının yanında yer alacaklarını ifade eden Boyraz, "Milletimiz dün olduğu gibi bugün de kendisine yaraşanı yapacaktır. Bölgeye yardım elini, hemen şimdi uzatmanız gerekmektedir.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Ankara: İçişleri Bakanı Aksu'dan, Aranan Şahıslar Genelgesi
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, "Aranan Şahısların Tahdit-Aranan Şahıslar Projesine Kayıt ve Takibine İlişkin Esaslar" konulu, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Birimlerine ve 81 İl Emniyet Müdürlüğüne bir genelge yayınladı. İçişleri Bakanı Aksu, genelgede, "Aranan şahısların, hudut kapıları başta olmak üzere ülke çapında takibi amacıyla kullanılan Tahdit ve Aranan Şahıslar Projesinin kullanım esasları 09.07.2002 gün ve 133 nolu genelge ile düzenlendiğini hatırlatarak değişen mevzuat hükümleri çerçevesinde aranan şahısların Tahdit ve Aranan Şahıslar Projesinde kayıt ve iptaline ilişkin hususlar yeniden düzenlenerek çıkarıldığını ifade etti. Bakan Aksu, yeni düzenlemeleri içeren genelgede hususları şöyle açıkladı: "- Tahdit ve Aranan Şahıslar Projesine yakalama, tutuklama, yokluğunda tutuklama emri ile arananlara ilişkin veri girişi yapılacaktır. Sayılan kararlar olmaksızın Tahdit ve Aranan Şahıslar Projesine aranan kişi veri girişi yapılmayacaktır. Bu şekilde sistemde kayıtlı bulunan İl Emniyet Müdürlükleri TEM, Asayiş ve KOM Şube Müdürlüklerince kullanılmakta olan (T), (Z), (R), kodları ile aranan kişi kayıtları ( (R) kodunun kayıp kişileri kapsayan bölümü hariç iptal edilmiştir. Arama kayıtlarına ilişkin Asayiş Dairesi Başkanlığı görev alanına giren suçlarda (J) kodu, TEMÜH Dairesi Başkanlığı görev alanına giren suçlarda (P) kodu, KOM Dairesi Başkanlığı görev alanına giren suçlarda (K) kodu kullanılacaktır. - CMK 98/2 maddesi kapsamında; " Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler" Hakkında yakalama emri düzenlenen kişilerin arama kayıtları sisteme yine belirtilen yakalama kodları ile kaydedilecektir. - Yakalama, tutuklama, yokluğunda tutuklama emri ile arandıklarından dolayı Cumhuriyet Başsavcılıkları veya Askeri Savcılıklar tarafından yakalanması veya aranmasından sarfınazar edilmesi bildirilen şahısların bilgisayara veri girişi veya verilerin iptali; suç yeri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılacaktır. - Yakalanan şahısların Tahdit ve Aranan Şahıslar Projesinde kaydının iptali; şahsı yakalayan İl Emniyet Müdürlüğü tarafından, şahsın aranmasından sarfınazar edildiğini gösteren adli makamın evrakı beklenmeksizin yakalama tutanağı esas alınarak yapılacak, arayan İl Emniyet Müdürlüğüne mutlaka bilgi verilecektir. - Aranan şahısların yakalanması durumunda; öncelikle şahsa Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yasal hakları bildirilecektir. Konu, şahsın yakalandığı yerin Cumhuriyet Savcısına derhal bildirilecektir. Cumhuriyet Savcısının emrine göre, yakalanan şahıs hakkında gerekli işlemler yapılacaktır. - Zorla getirme kararının, çağrı üzerine gelmeyen veya hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan şüpheli veya sanık hakkında kolluk kuvvetlerince yürütülen bir işlem oluşu nedeni ile ülke çapında aranmasının bu tedbirin mahiyeti ile bağdaşmayacağı Adalet Bakanlığı görüşü ile de teyit edildiğinden (L) "Mahkemede Bulundurma" kodlu zorla getirme kararlarının projeye girilmesine son verilmiştir. Programdaki bu koda ilişkin kayıtlar iptal edilmiştir. - (I) kodlu arama kayıtlarının konusunu; adli para cezasını ödemeyen şahıslar hakkında, bu para cezasına karşılık hapis cezasını içeren yakalama emri oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu koda ilişkin uygulama yine bir yakalama emrinin infazına yöneliktir. Yakalama emrine ilişkin (J),(P),(K) kodları bu alanı da kapsadığından (I) "Adli Para Cezası" kodu ile projeye veri girişine son verilmiştir. - "H" kodlu kırmızı bültene konu arama kaydı bulunan yabancıların yakalanması durumunda; Öncelikle yakalandığı yer Cumhuriyet Savcısına detaylı bilgi verilmesini müteakiben İnterpol-Europol-Sirene Dairesi Başkanlığına bilgi verilecek, alınacak cevabi yazı ile birlikte yakalanan şahsın yetkili adli makamlara sevki sağlanacaktır. Türk vatandaşları hakkında "H" kodlu kırmızı bültene konu arama kaydı düzenlenebilmesi için ulusal seviyede adli makamlarca verilmiş ve devam etmekte olan arama emri bulunması ve dolayısıyla da suç yeri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından da düzenlenmiş ayrı bir arama kaydının bulunması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Bakanlar Kurulu'nun Asker Gönderme Kararına İptal İstemi
Lübnan’a asker gönderme konusu, toplumun her kesiminde tartışılırken, Avukat Kemal Vuraldoğan, Bakanlar Kurulu’nun bu konuda aldığı prensip kararını yargıya taşıdı. Vuraldoğan, yurtdışına asker gönderme yetkisinin TBBM’de olduğuna işaret ederek, Bakanlar Kurulu’nun böylesi bir prensip kararı alamayacağını iddia etti. Kemal Vuraldoğan, Bakanlar Kurulu’nun dünkü toplantısında aldığı Lübnan’a asker gönderme konusundaki prensip kararıyla ilgili olarak Danıştay’da yürütmenin durdurulması ve iptal davası açtı. Vuraldoğan, dava dilekçesinde, “Bakanlar Kurulunun Türk Silahlı Kuvvetlerini yabancı ülkelere gönderme yetkisi bulunmamaktadır” dedi. Vuraldoğan, Danıştay İdari Dava Dairelerine göre Bakanlar Kurulu prensip kararlarına karşı dava açılabileceğini belirterek, iptal gerekçelerini özetle şöyle sıraladı: “-Anayasanın 92 maddesi gereğince yetki TBMM’nin. Türk Silahlı Kuvvetlerini yabancı ülkelere gönderilmesi konusunda yetkisiz olan Bakanlar Kurulu’nun bu konuda aldığı prensip kararı hukuka aykırıdır ve 1701 Sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı çerçevesinde ilke olarak BM görev gücüne Türk Silahlı Kuvvetlerinin katılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali gerekmektedir.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Ankara: Toplu Görüşmelerin 6. Turu Başladı
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, en düşük devlet memuru maaşının bin 23 YTL'ye çıkarılması yönündeki taleplerinden geri adım atmayı düşünmediklerini belirterek, "Bu talebimizin daha fazla esneyebilmesi için siyasi iradenin masada çok ciddi bir samimiyeti ortaya koyması gerekiyor'' dedi. Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu ise ''Devleti hortumlayanlar, hırsız iş adamları gerekçe gösterilerek memura zam verilmemesi mazeret olmamalı'' ifadesini kullandı. Kamu İşveren Kurulu ile memur konfederasyonları arasında yapılan toplu görüşmelerin 6. ve son turu bugün başladı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in başkanlık ettiği görüşmelerin bugünkü oturumunda memurlara yapılacak yüzdelik ücret artışının yanı sıra demokratik ve sosyal haklar da açıklanacak. KESK, 4. turda toplu görüşmelerden çekilmişti. Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, toplu görüşmelerin yapıldığı Başbakanlık yeni binaya girişinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Hükümetin, "Cebiniz rahatlayacaktır" sözünün arkasında durmasını beklediklerini belirten Akyıldız, taleplerini mümkün olduğunca asgari düzeyde tutmaya çalıştıklarını kaydetti. Kamu çalışanlarının haklılığının kamuoyu tarafından ciddi şekilde desteklendiğini savunan Akyıldız, toplu görüşmelerin başında açıkladıkları rakamların geçirliliğini sürdürdüğüne işaret ederek, ''Bu yüzden en düşük devlet memuru maaşının bin 23 YTL'ye çekilmesi konusunda siyasi iradenin gerçekçi bir yaklaşım içinde olmasını beklemekteyiz. Dün gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmamış, konunun Bakanlar Kurulu'nda bir kez daha görüşüleceği ifade edilmiştir. Biz masadan kamu çalışanlarının beklentisine cevap verecek bir sonuç almak için görüşmeleri sonuna kadar sürdüreceğiz'' diye konuştu. Kamu çalışanlarının artık sabırsız olduğunu, beklentilerine cevap istediğini vurgulayan Akyıldız, Cumartesi günü gerçekleştirdikleri mitingin bunun bir göstergesi olduğunu kaydetti. Görüşmede gerçekçi, kamu çalışanlarının ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir teklifle karşılaşmayı beklediklerini ifade eden Akyıldız, ''Aksi takdirde alanların ısınacağını Cumartesi günü gösterdik. Bu dönemde hükümetin bu konuyla ilgili başı ağrıması gerekirse, başı ağrıyacaktır. Bugün siyasi iradenin olumlu bir yaklaşım içinde olmasını bekliyoruz. Buraya uzlaşmaya geldik'' dedi. Akyıldız, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Yüzde 4'ü teklif olarak görmediklerini ve bunu tartışmalarının mümkün olmadığını ifade eden Akyıldız, bin 23 YTL'lik tekliflerini ise revize etmeyi şimdilik düşünmediklerini kaydetti. Akyıldız, "Bin 23 YTL esneyebileceği kadar esnemiş bir rakamdır. Daha fazla esneyebilmesi için siyasi iradenin masada çok ciddi bir samimiyeti ortaya koyması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Ankara: Türkiye'nin Lübnan'a Asker Göndermesi
Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP) Genel Başkanı Murat Karayalçın, Türk askerinin can güvenliği için diplomatik ve askeri açıdan gerekli taahhütlerin ve teminatların alınması halinde Lübnan'a asker gönderilebileceğini belirtti. Karayalçın, Türkiye'nin Lübnan'a asker göndermesi konusunda yaptığı yazılı açıklamada, Lübnan'a asker gönderilmesi konusunun tepkisel, duygusal hatta bireysel biçimde, iç siyaset kaygıları içinde ele alınmasının Türkiye'ye yakışmayacağını savundu. Türkiye'nin Lübnan'a asker gönderebilecek tek bölge ülkesi olduğunun dikkate alınması gerektiğini kaydeden Karayalçın, bölge ülkelerinin neredeyse tümünün Türkiye'nin Barış Gücü'nde yer almasını istediğinin bilindiğini dile getirdi. Asker gönderip gönderilmeyeceği konusunda önemli olanın Türk askerinin can güvenliği olduğuna dikkat çeken Karayalçın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının bu bağlamda yeterince açık görülmediğini ve bunun değişik yönleriyle tartışılmakta olduğunu belirtti. "Tartışmalı bir karara dayanarak ve yeterli güvenceler alınmadan asker gönderemeyiz" diyen Karayalçın, ancak 1701 sayılı kararın ek birtakım açıklamalar, taahhütler ve güvencelerle şekillendirilmekte olduğunun da görüldüğünü ifade etti. Karayalçın, "Askerlerimizin can güvenliği için diplomatik ve askeri açıdan gerekli taahhüt ve teminatlar alınırsa Lübnan'a asker gönderilebilir, hatta Türkiye barış gücünün komutasına talip olabilir" dedi. Türkiye'nin bölgeye asker gönderme kararı alması halinde klasik örnek uygulamalardan farklı bir yol izlenmesi gerektiğinin altını çizen Karayalçın, eğitim, sağlık, sosyal hizmetler alanlarında faaliyetlerin yürütülmesi gerektiğini belirtti. Ortadoğu bölgesinin yıllardan bu yana dış müdahalelerin ve sözde devrimlerin yıkımlarına maruz kaldığını anımsatan Karayalçın, "Bölgenin kendi dinamikleriyle gelişmesini sağlayabilmesi için Türkiye'nin bölgeye Atatürk devrimlerini ve Cumhuriyet'in yurttaşlık kurumunu ihraç etmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 29.8.2006
Akyıldız: ''1.023 Ytl Esneyebileceği Kadar Esnemiş Bir Rakam''
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, en düşük devlet memuru maaşının 1.023 YTL'ye çıkarılması talebinin esneyebileceği kadar esnemiş olduğunu belirterek, ''Daha fazla esneyebilmesi için siyasi iradenin masada çok ciddi bir samimiyeti ortaya koyması gerekmektedir'' dedi.
Gerekmektedir - 28.8.2006
Beyrut: Bm Genel Sekreteri Annan'ın Lübnan Ziyareti
Lübnan, İsrail, Suriye ve Türkiye'yi de içine alan Ortadoğu gezisi kapsamında Lübnan'ın başkenti Beyrut'a gelen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, Lübnan Başbakanı Fuat Sinyora ve Meclis Başkanı Nebih Birri ile biraraya gelerek, İsrail saldırılarına hedef olan başkent Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'de incelemelerde bulundu. Lübnan Başbakanı Sinyora ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Annan, Lübnan'ın yeniden imarı için her türlü desteğin sağlanacağını söyleyerek, patlamamış bombalarla İsrail tarafından yerleştirilen mayınların etkisiz hale getirilmesi için bir dizi çalışma yürütüleceğini kaydetti. Lübnan'a havadan, denizden ve karadan uygulanan ambargonun kaldırılması gerektiğini söyleyen Annan, hukukun, egemenliğin ve askeri gücün tek elde toplanması gerektiğine dikkat çekti. Annan, "Lübnan'a uygulanan ambargonun kaldırılması için her türlü girişimi yapıyorum. Bununla birlikte Hizbullah tarafından kaçırılan 2 İsrail askerinin de serbest bırakılması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 26.8.2006
Mersin: Dsp'den Memur Zammına Tepki
Demokratik Sol Parti (DSP) Mersin İl Başkanı Mehmet Canbaz, hükümetin memurlara gelecek yıl için önerdiği yüzde 4'lük zammın kamu çalışanlarıyla alay etmek anlamına geldiğini iddia etti. Yaptığı yazılı açıklamayla hükümetin memurlara önerdiği yüzde 4'lük zammı eleştiren Canbaz, hükümetin sendikalarla yaptığı görüşmelerde memurların 'hak ettiği' zammı vermeye istekli olmadığının görüldüğünü ileri sürdü. Canbaz, "Hükümet, memur sendikalarıyla yaptığı görüşmelerde, memurlarımıza hak ettikleri zammı vermek konusunda çok istekli görünmediği gibi, hiç kimsenin kabul edemeyeceği tekliflerle çalışanların karşısına çıkarak adeta kamu çalışanlarıyla alay etmektedir. Son 3.5 yıldır toplumun diğer kesimlerinin olduğu gibi, kamu çalışanlarının da reel gelir kayıpları yaklaşık yüzde 30'a dayanmıştır" dedi. Parti olarak çalışanların yanında olmaya devam edeceklerini belirten DSP İl Başkanı Canbaz, "Bugünkü hükümetin gerçek enflasyon rakamının çok altında yüzde 4 gibi bir zammı memurlarımıza reva görmesi kabul edilebilir değildir. Hükümetin bu yanlıştan derhal dönmesi ve memurlarımızın hayatlarını sürdürebilmeleri için en az gerçek enflasyon rakamının üstünde bir zammı vermesi gerekmektedir" diye konuştu.
Gerekmektedir - 26.8.2006
Kayseri: 'Bitkisel Atık Ve Yağların Kontrolü Yönetmeliği' Uyarısı
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Hasan Ali Kilci, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği'ne üyelerinden ilgi göstermelerini istedi. Konu hakkında yazılı açıklama yapan Kilci, "Yönetmeliğe göre atık yağ üreticileri (lokanta, yemek fabrikaları, otel, motel, yemekhaneler, turistik tesisleri ve tatil köyleri ile diğer benzeri tesisler) işletmelerinden kaynaklanan kullanılmış kızartmalık yağları, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın lisanlı geri kazanım tesislerine veya bu tesislerin yetkilendirdiği, valiliklerden geçici depolama izni almış toplayıcılara ücretsiz olarak teslim etmeleri gerekmektedir.
Gerekmektedir - 25.8.2006
İzmir: Aliağa Ticaret Odası'ndan Gemi Sökümcülerine Destek
Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnen Saka, son günlerde Otapan adlı Hollanda bandıralı geminin Aliağa'daki sökümüyle ilgili başlayan tartışmaların, binlerce kişiye istihdam ve ülkeye döviz tasarrufu sağlayan 'Gemi Söküm' sektörüne zarar verecek aşamaya geldiğini belirtti. Saka, doğrudan ve yan faaliyet sektörleriyle birlikte yaklaşık 8 bin kişinin istihdam edildiği, Türkiye'nin önemli bir sanayi kolunun yok olmasının, 10 milyon işsizin bulunduğu bir ülkede kimseye fayda getirmeyeceğini söyledi. Otapan hakkında basın yayın organlarında çıkan, birbirinden farklı ve çelişkili bilgilerle dolu haberlerin büyük bölümünün, Hollanda kaynaklı olduğunu belirten Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka, "Ne yazık ki, Hollanda ve diğer ülkelerdeki ticari rekabetten dolayı Türkiye'ye zarar veriliyor. Otapan'ın üyemiz olan Gemi Söküm şirketi tarafından satın alınmasının ardından, ticari kayba uğrayan Hollandalı bazı firmalardan kaynaklanan dayanaktan yoksun haberler, son günlerde ülke ekonomisine zarar verir noktaya gelmiştir" dedi. "Asbest (amyant), yaşamın her alanına girmiş bir maddedir. Genel ağırlık orantıları dikkate alındığında, otomotiv sektöründe kullanılan asbest, gemicilik sektöründen fazladır" diye konuşan Saka, "Aliağa'daki gemi Söküm Sektörü, asbest sökümü konusunda uluslararası kuruluşlar ve Çevre Bakanlığı'ndan yetki almış tek kuruluştur. Gemi sökümcülerimiz; sahip oldukları teknik donanım ve bilgi altyapısıyla Otapan'ı, çevre ve insan sağlığına zarar vermeden sökecek güce sahiptir" şeklinde konuştu. Gemi Söküm Sanayicileri Derneği'nin ve uluslararası çevre örgütlerinin de katkılarıyla, Avrupa Birliği norm ve standartlarında, sağlıklı koşullarda asbest sökümü yapabilmek için Almanya'dan Know-how desteği aldığını hatırlatan Saka, "Gemi Söküm sanayicilerimiz, asbest sökümü konusunda Almanya'dan know-how desteğiyle birlikte teknik altyapı ve malzeme tedariki sağlayarak, bu sökümü yapacak personelini eğitti. Bunun sonucunda dernek, asbest sökümü konusunda sertifikalandırılarak yetkilendirildi. Böylece, asbest sökümü için uluslararası en üst güvenli şartlar sağlanmış oldu. Şu anda Aliağa'da sökülen gemiler, asbest sökümü konusunda deneyimli, lisans-sertifika sahibi ve teknik donanımlı personeliyle, dünyanın en sağlıklı ve güvenli şekilde sökümü yapılan gemilerdir. Aliağa'da yaşayanlar olarak, Aliağa'da çevre ve insan sağlığını herkesten daha fazla düşünüyoruz. Ancak, gerekli tüm üst düzey önlemler alındıktan sonra bile, 'Gemi sökümüne hayır7 demenin de akla ve mantığa uygun hiçbir yönü yoktur" diye konuştu. Gemi söküm sektörünün, ülke ve bölge ekonomisine olan katkılarını da değerlendiren Saka, "Yıllık 200 bin ton demir elde etmek için, 1 milyon ton cevherin topraktan çıkarılması gerekmektedir.
Gerekmektedir - 24.8.2006
Malatya: Hac İçin Malatya'ya 490 Ek Kontenjan Verildi
Malatya Müftü Vekili Mahmut Karatepe, kutsal topraklara yolculuk için 490 ek kontenjan verildiğini açıkladı. Malatya Müftü Vekili Mahmut Karatepe, düzenlediği basın toplantısında, 2006-2007 dönemi hac kesin kayıtları için kente daha önce 376 kişi Diyanet, 250 kişi de acente vasıtasıyla olmak üzere verilen 626 kişilik kontenjan için 7-18 Ağustos 2006 tarihleri arasında kayıtların yapıldığını söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Malatya'ya 490 ek kontenjan verdiğini açıklayan Karatepe, "Ülkemize tanınan ek kontenjandan kente 286 kişi Diyanet, 204 kişi de acente olmak üzere verilen 490 kişilik kontenjan sağlandı. Ek kontenjanlar için kayıtlar 1 Eylül 2006 tarihine kadar devam edecektir. Bu yıl verilen kontenjan toplam olarak değerlendirildiğinde, Diyanet yedek için sıranın bin 20, acente yedek için ise sıranın 749'a kadar geldiği ancak gerek vazgeçebileceklerin yerine yapılacak kayıtlar, gerekse gelebilecek ek kontenjan da göz önüne alındığında bu sıraların daha da üstünde olanlar için kayıt hakkı doğacağı beklenmektedir. Kayıt sırası gelen hacı adaylarının bu haklarının kaybolmaması için kayıt süresi içinde Müftülük'e gelerek, görevlilerin istedikleri belgeleri mutlaka zamanında ibraz etmeleri gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Gerekmektedir - 24.8.2006
Zonguldak: Sanayi Ve Ticaret Müdürü Göktaş'tan, "Kapıdan Satış" Uyarısı
Zonguldak Sanayi ve Ticaret Müdürü Hayriye Göktaş, kapıdan satışlar konusunda vatandaşları uyardı. Sanayi ve Ticaret Müdürü Göktaş, kapıdan satışlarda vatandaşların kandırıldığını ifade ederek, vatandaşların mutlaka yetki satış belgelerini sormalarını istedi. Göktaş, "Müdürlük olarak kapıdan satışlar konusunda, 13 firmaya yetki izni verdik ve bunlar bizim kontrollerimiz altında. Ancak çoğunlukla şehir dışından gelen ve kapıdan satışlar yapan kişiler tarafından çeşitli vaatler ve kandırma yoluna giderek vatandaşlarımız mağdur edilmektedir. Halkımız bilinçli davranarak bu kişilere yetki satış belgelerinin olup olmadığını mutlaka sormaları gerekmektedir.
Gerekmektedir - 24.8.2006
İstanbul: If 8. Uluslararası İstanbul Hazır Giyim Fuarı, Bakan Tüzmen'in Katılımıyla Açıldı
IF Uluslararası İstanbul Hazır Giyim Fuarı'nın açılışında konuşan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, "2005 yılında, AB, ABD ve ülkemiz tarafından Çin menşeli ürünlere karşı kota uygulamasının başlatılmış olması, ülkemiz iç ve dış piyasanın korunması açısından önemli bir gelişmedir" dedi. IF Uluslararası İstanbul Hazır Giyim Fuarı, Beylikdüzü TÜYAP'ta açıldı. Açılış törenine, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, TİM Başkanı Oğuz Satıcı, İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Dünya Hazır Giyim Federasyonu (IAF)Başkanı Vassalis Masselos, İtalyan Ulusal Moda Birliği Başkanı Mario Boselli ve çok sayıda konuk katıldı. Açılışta bir konuşma yapan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, "Tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren ihracatçılarımızın çok yakından takip ettiği gibi, 2005 yılı başında, dünya tekstil ve konfeksiyon ticaretinde uygulamakta olan kotaların sona ermesi ve özellikle Çin'in dünya ticaretindeki hızlı yükselişi ile birlikte uluslararası pazarlarda kıyasıya rekabetin yaşandığı yeni bir dönem başlamıştır. Global düzeyde yaşanan bu değişimden özellikle, 2005 yılı rakamlarıyla tekstil ihracatımızın yaklaşık yüzde 46'sının konfeksiyon ihracatımızın ise yüzde 77'sinin gerçekleştirildiği Avrupa Birliği ile her iki sektördeki ihracatımızın da yüzde 8'inin yapıldığı ABD pazarlarında sektörümüzün olumsuz yönde etkilendiğine ve sektörün ihracat artış oranında son yıllara kıyasla düşüş yaşandığına şahit olmaktayız" dedi. "2005 yılında, AB, ABD ve ülkemiz tarafından Çin menşeli ürünlere karşı kota uygulamasının başlatılmış olması ülkemiz iç ve dış piyasanın korunması açısından önemli bir gelişmedir" diyen Bakan Tüzmen, "Ancak Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'ne giriş protokolünde yer alan ilgili hüküm uyarınca, ülkeler Çin'e karşı 2008 yılına kadar kota uygulama yetkisine sahip bulunmaktadır. Bu itibarla, önümüzdeki dönemlerde sektörümüzün rekabet gücünün sürdürülebilmesi, ilgili tüm taraflarca bir takım yapısal önlemlerin alınmasına bağlıdır. Başta AB ve ABD pazarlarında 2008 yılından itibaren Çin'e karşı kota enstrümanı kullanılmayacağından, Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün bu iki yıllık dönemi yeniden yapılanma adına çok iyi değerlendirmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.
Gerekmektedir - 24.8.2006
Genç Parti:"orman Sahipliği Acilen Gözden Geçirilmeli"
Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Gönül Saray, Türkiye’nin bir çok yerinde görülen orman yangınlarına değinerek, orman sahipliğinin devlette olması ve koruculuğunun ise maaşlı kişilerce yapılmasını eleştirdi. Saray, bu durumun TBMM tarafından acilen gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Gönül Saray, son günlerdeki orman yangınlarıyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, “Bir haftadır durdurulamayan yangınlar, yalnızca ormanlarımızı değil, Türkiye'nin akciğerlerini ve çocuklarımızın geleceğini de kül etmektedir” dedi. Saray, “Ormanların sahipliliğinin devlette olması ve orman koruyuculuğunun maaşlı devlet memurlarınca yapılması sistemimiz, acilen gözden geçirilmek zorundadır” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Toprağı olmayan, ekim ve dikim yapamayan, orman içinde yaşayan, 8.5 milyon orman köylüsü, ülkemizin en fakir kesimini oluşturmaktadır. Ormandan karnı doyacak ve ormanı çocuğu gibi koruyacak, yeni bir "sahiplilik" yapısına acilen geçilmesi için kanuni düzenlemeleri hazırlamak, TBMM'nin en önemli görevleri arasındadır. TBMM'nin orman arazilerinin talanını yasallaştırmak için getirilen 2B yasasından önce, 8.5 milyon orman köylüsünü ve ormanlarımızı koruyacak yeni düzenlemelere yönelmesi gerekmektedir.
Gerekmektedir - 23.8.2006
Aydın: Dsp Aydın Teşkilatı'ndan "Lübnan'a Asker Gönderme" Konusunda Açıklama
Demokratik Sol Parti (DSP) Aydın İl Başkanı Sümer Büyükyurt, Lübnan'a gönderilecek Uluslararası Barış Gücü'ne katkı konusunda, "Türkiye Ortadoğu'daki kan gölüne asker göndermemelidir" dedi. Ortadoğu'daki durumu İsrail ve Amerika'nın ortaklaşa yürüttüğünü iddia eden Büyükturt, Lübnan'a asker gönderilmesi konusunda hükümet üyelerinin dahi tezat görüşlerinin bulunduğunu söyledi. Ortadoğu'da barışın sağlanması için Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yapılan toplantılara sürekli olarak ABD ve İsrail'in karşı çıktığını ileri süren DSP Aydın İl Başkanı Sümer Büyükyurt, "ABD ve İsrail'in Ortadoğu'da barış istemeleri halinde bu bölgede barış 1 günde sağlanır. Çünkü Ortadoğu'daki bütün olayları İsrail ve ABD birlikte yürütüyor. Ortadoğu'da barışın sağlanması için BM tarafından yapılan toplantılara sürekli olarak ABD ve İsrail karşı çıkıyordu. Fakat Lübnan'da geçici barışın sağlanması için yapılan son toplantıda, bu iki ülke kararlara karşı çıkmadı ve geçici barış sağlandı. Şu da bir gerçektir ki; İsrail tarafından Lübnan'a açılan savaşta İsrail Ordusu büyük bir yenilgi almıştır. Şu aşamada askerimizin Lübnan'a gitmesine karşıyız. BM tarafından alınan karar doğrultusunda barışın sağlanması için bölgeye gönderilecek askeri birlikler, İsrail'in korunması ve Hizbullah'ın yok edilmesi için çaba harcayacaktır. Türkiye'nin bu bölgeye asker göndermesiyle Hizbullah'la çatışmaya göze alması gerekmektedir.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Gerekmektedir Haberleri | Gerekmektedir Haber - Haberler - Sayfa 5 - Gerekmektedir haberleri, son dakika gerekmektedir haber ve gelişmeleri burada. Ankara: AB Sürecinde Yerel Medya Eğitim Semineri...(2).
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 4.12.2020 12:00:47. #1.14#
title