Gerçekleşme Haberleri

Gerçekleşme haber, Gerçekleşme son dakika haberleri ve gelişmeleri.

Gerçekleşme - 25.11.2007
Türkiye Cari Açık Şampiyonu
Türkiye, IMF'nin 'Ekonominin Aşil Topuğu' Olarak Adlandırdığı Cari İşlemler Açığında Gelişmekte Olan Ülkeler İçinde 2007 Gerçekleşme Tahminine Göre 36.4 Milyar Dolarla Birinci Konumda.
Gerçekleşme - 24.11.2007
Osmaniye İl Koordinasyon Kurulu, 2007'nin Son Toplantısını Yaptı
Osmaniye İl Koordinasyon Kurulu, 2007 yılının son toplantısını yaptı. Yatırım programları ve yatırım gerçekleşmeleri ile ilgili görüşmelerin yapıldığı toplantı, Vali Zübeyir Kemelek başkanlığında yapıldı.
Gerçekleşme - 23.11.2007
İl Koordinasyon Toplantısı'nda başıboş köpekler damgasını vurdu
Van'da 2007 yılının son İl koordinasyon toplantısında Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde (YYÜ) sorun oluşturan başıboş köpekler damgasını vurdu. İl Koordinasyon toplantısı Vali Özdemir Çakacak başkanlığında yapıldı. Özel İdare salonunda gerçekleşen toplantıda yapılan çalışmalar hakkında kurul üyelerine bilgi verildi. Toplantı sırasında söz alan YYÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recai Karahan, üniversitenin çalışmaları hakkında bilgi verdikten sonra sözü bir üniversite öğrencisinin ağır yaralanmasına neden olan başıboş köpeklere getirdi. Karahan, kampusun başıboş köpeklerden kurtulması için belediye ile ortak çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, halkın bu konuda müsterih olmasını istedi. Karahan, Hayvan Hakları Derneği'ni kastederek yapılan çalışmalar karşısında bazı derneklerin kendilerini anlamalarını istedi. Karahan, "Önce insana sonra da hayvana değer vereceğiz. Bazı derneklerinde bizi anlamasını istiyoruz. Bu konunun daha dikkatli olarak takip edilmesinde yarar görüyorum" dedi. Belediye Başkan Vekili Muraz Tunçdemir de, Sıhke Gölü kenarında çevresi betonla çevrili bir alanın bulunduğunu ifade ederek, başıboş köpeklerin burada ıslah edilebileceğini söyledi. Vali Çakacak, yatırımcı kurum ve kuruluşların il genelinde 969 projesi bulunduğunu ifade ederek bu projelerin toplam tutarının 1 milyar 179 milyon 860 bin 271 YTL olduğunu kaydetti. Çakacak, projelerin parasal gerçekleşme oranının yüzde 57.
Gerçekleşme - 23.11.2007
Van'da İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı
Van Valisi Özdemir Çakacak, önemli olan mevcut ödeneğin zamanında hizmete dönüştürmek olduğunu ifade ederek, "Eğer kaynak olmasına rağmen bir sıkıntı varsa, bu, kurumda uygulanan yöntemle ilgilidir. İşimizi zamanında yapacağız" dedi. İl Özel İdaresi toplantı salonunda gerçekleşen 2007 4. dönem İl Koordinasyon Kurulu'nda önceki dönemin değerlendirmesi ve yapımı devam eden yatırımların son durumu ele alındı. Yıl itibarıyla genel bütçe dahil, yatırımcı kuruluşların 969 projesi bulunduğunu ifade eden Vali Özdemir Çakacak, genel bütçe kaynaklı yatırımların toplam proje tutarının 1 milyar 179 bin 860 bin 271 YTL olduğunu kaydetti. Projelerin önceki yıllardaki harcamasının 423 milyon 811 bin 268 YTL olduğunu belirten Vali Çakacak, 2007 yılı ödeneğinin ise 185 milyon 427 bin 954 YTL olduğunu söyledi. Projeler için 2007 yılı içerisinde bugüne kadar 106 milyon 284 bin 196 YTL harcandığını belirten Vali Çakacak, parasal gerçekleşme oranının yüzde 57,3 olarak gözüktüğünü, ancak yapılan işlerin ödemelerinin tamamıyla yapılmamış olması nedeniyle gerçekleşmenin fiziki olarak çok daha üst seviyede olduğunu kaydetti.
Gerçekleşme - 23.11.2007
"Uluslararası Osmanlı'dan Cumhuriyete Çorum" Sempozyumu
Çorum'da "Uluslararası Osmanlı'dan Cumhuriyete Çorum" konulu sempozyum geniş katılımla başladı. Çorum Hitit Üniversitesi tarafından organize edilen ve Çorum Valiliği ile Çorum Belediyesi'nin katkısıyla Anitta Otel'de düzenlenen sempozyumun ilk gününde Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Türkiye'nin konumu, Musul ve Kerkük'ün durumu, sözde Ermeni soykırımı konularında katılanlara bilgi verdi. Sempozyumda Çorum Valisi Mustafa Toprak, AK Parti Çorum Milletvekili Agah Kafkas, Belediye Başkanı Turan Atlamaz ile Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Kılıçkaplan da, Çorum hakkında geniş bilgiler verdi. Türkiye'nin muhtelif üniversitelerinden 170 bilim adamının katıldığı sempozyuma, Almanya, ABD, Azerbaycan, Lübnan, Libya ve Sudan'dan da 8 profesör konuşmacı olarak katılıyor. Sempozyumda konuşan AK Parti Çorum Milletvekili Agah Kafkas, bir ülkenin geleceğinin parlak olmasının tek yolunun tarihini iyi bilmesinden geçtiğini belirterek, Çorum'da Çorum'un tarihinin masaya yatırılmasının sevindirici ve yol gösterici bir çalışma olduğunu söyledi. Kafkas, "Ben inanıyorum ki, bu sempozyumdan sonra Çorum'un geleceğine daha öz güvenle bakacağız. Tüm Türkiye'ye örnek olabilecek bir çalışma. Eğer her il kendi tarihsel gelişimini ortaya koyarsa, ülkemizi ve kentlerin sorunlarını daha iyi anlama fırsatı buluruz" dedi. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Kılıçkaplan ise, sempozyumla Çorum'un kent belleğini oluşturduklarını söyledi. Günümüzde en değerli olgunun bilgi olduğunu vurgulayan Kılıçkaplan, "Bu bilgi bir kentin belleği olarak gelecek kuşaklara aktarılmaktadır. Eğer kenti belleğinden koparırsanız o kentte yaşanan ve yaşayanların anılarına saygısızlık etmiş olursunuz. Kenti kökenlerinden kopartırsanız, yeni gelen her nesil kenti yeniden kurmak zorunda kalır. Dolayısıyla kentlerin geçmişiyle bugünü arasında uyum sağlayan çözümler üretmek gerektiğinde başvurulacak en değerli kaynak, o kentin belleğidir. Bugün bizim burada yaptığımız, Çorum kentinin belleğini oluşturmanın bir yoludur. Bu yolla elde edilen bilgiler, gelecek kuşaklar için bulunmaz bir hazine olarak ellerinin altında duracaktır" diye konuştu. Sempozyuma 170'e yakın bilim insanının 100'e yakın bildiriyle katıldığını ifade eden Kılıçkaplan, "Sempozyum, açılış ve kapanış oturumu dışında toplam 20 oturumu içermektedir. Bu oturumlarda alanlarında uzman akademisyenler, Çorum'un tarihinden emniyet ve asayişine, devlet adamlarından basın ve siyasetine, sanatından bilimsel çalışmalarına, coğrafyasından dil ve edebiyatına, eğitiminden dini hayatına, nüfusundan iktisadi hayatına kadar birçok konuda bildiriler sunacak ve tartışacaklardır. Böylesine yeni bir üniversitenin bu büyük ve anlamlı bir bilimsel organizasyonu gerçekleştirmesindeki başarıyı takdirlerinize sunuyorum" şeklinde konuştu. "MİLLETLERİN GELECEĞİ İÇİN TARİH YAZMAK, YAPMAK KADAR ÖNEMLİDİR" Belediye Başkanı Turan Atlamaz, Çorum Belediyesi'nin üç ayrı projeyle tarihe sahip çıktığını belirterek, bunlardan ilkinin tarihi belgeleri, kitapları ve fotoğrafları toplayarak kent hafızası oluşturmak olduğunu, kent merkezindeki tarihi yapıların restorasyonu ve tarihi kaynakların gün yüzüne çıkartılıp yayınlanmasının da diğer projeler arasında yer aldığını söyledi. "Milletlerin geleceği için tarih yazmak, yapmak kadar önemlidir" diyen Atlamaz, ciddi bir kültür ve medeniyete sahip olmak için ilk kaynaklardan bugünün tarihine doğru yazılması gerektiğini belirtti. Çorum Belediyesi olarak yerel tarihe verdikleri değerle tarihe geçmek istediklerini kaydeden Atlamaz, konuşmasına şöyle devam etti: "Çorum Belediyesi üç türlü projesiyle tarihe sahip çıkmıştır. Birincisi belgeleri, kalıntıları kitapları, fotoğrafları toparlayarak kent hafızasının oluşmasını sağlamak, yani kent arşivi; ikincisi ise şehir içerisinde anıt yapıtlar olan tescilli kültür varlıklarının korunması. Biz bunu Velipaşa Konağı restorasyon projesiyle başlattık. Saat Kulemizin restorasyonu ile belediye binamızın restorasyonuyla ve çok yakında gerçekleşme aşamasına gelecek olan ve halkımıza müjdesini vereceğimiz Farabi Caddesi Kentsel Dönüşüm Projesi ile devam ettireceğiz.
Gerçekleşme - 22.11.2007
Bitlis İl Koordinasyon Toplantısı Vali Mevlüt Atbaş başkanlığında yapıldı
Bitlis 2007 yılı dördüncü dönem İl Koordinasyon Toplantısı Vali Mevlüt Atbaş başkanlığında yapıldı Eski Özel İdare binasında yapılan toplantıda konuşan Vali Atbaş, il genelinde 2006 yılından devredenlerle beraber toplam 493 adet projenin olduğunu söyledi. Bu projelerin 38'nin tamamlandığını 390'ının ise yapım aşamasında olduğunu belirten Vali Atbaş, "Projelerin toplam tutarı 776 milyon 588 bin 159 YTL'dir bu projelerin 2007 yılı ödeneği olarak da 177 milyon 468 bin 802 YTL ayrılmıştır. 2007 yılı başında şu ana kadar 67 milyon 688 bin 904 YTL harcama ile ortalama yüzde 36 nakdi gerçekleşme oranına erişilmiştir.
Gerçekleşme - 20.11.2007
Kime Göre "Estetik" ?
Hekim ve hastaların konuya ilişkin bilgileri son derece yetersiz. Güzellik, güzel görünebilmek ilk çağlardan bu yana insanoğlunu peşinden sürükleyen bir kavramdır. Bu yolda insanlar kozmetik sektöründen tutun da güzellik salonlarına, tekstile her yıl trilyonlarca lira harcamakta. İşte estetik operasyonlar da güzellik tutkusunun en can alıcı getirilerinden biri. Şu herkesçe bilinen bir gerçek ki; artık plastik cerrahların önlerine gelen çok sayıda operasyon talebi sırf daha güzel görünebilmek amacını taşıyor. Estetik ameliyat olmak isteyenlerin büyük kısmı kendilerini zaten güzel buluyor ama amaç daha da güzel görünebilmek. Kimi zaman size güzel görünen bir burun, sahibine tahammül edilmez gelebiliyor. Bu bakımdan "estetik ameliyat teşhisi" adı altında bir kavram çoğu zaman sağlıklı olamıyor. Çünkü izafi olan güzellik kavramı kişiden kişiye değişkenlik gösteriyor. Yine yapılan araştırmalar gösteriyor ki artık estetik ameliyat olmak sadece zengin ve elit kesimlere özgü değil. Her türlü gelir düzeyi ve sosyal çevreden insanlar estetik ameliyat talebinde bulunuyor. İnsanların gelir düzeyi düşük dahi olsa para biriktirerek, güzelleşmeyi tercih ediyorlar. ESTETİK OPERASYONLARIN HUKUKA UYGUNLUĞU Peki, bu kadar izafi, sübjektif ve kişiye göre değişir bir kavram olan güzellik temelli estetik operasyonların sonucunda, kişi istemediği bir görünümle karşılaştığında, doktoru sorumlu tutmak ne kadar doğru? Bir estetik operasyonun tüm aşamalarını ele alıp incelersek hangi durumlarda doktorun sorumluluğundan bahsedebiliriz? Diğer yandan estetik operasyon sonucu mağduriyet operasyon geçiren kişi açısından hangi durumlarda meydana gelir? HASTANIN AYDINLATILMASI Hukuki açıdan doktorun hastasını, estetik amaçlı tıbbi müdahale sonucu karşılaşabileceği tüm riskler, müdahalenin verebileceği acı ve komplikasyonlar konusunda aydınlatması büyük önem taşımaktadır. Hastanın gerçekleşebilecek komplikasyonlardan haberdar edilmesi ve  bunun sorumluluğun taşınması anlamında doktor ile hasta arasında dayanışma sağlanmalıdır.   Hastanın, hekim tarafından yeterince aydınlatılmamış olduğu bir müdahale hukuka aykırıdır. Aynı zamanda aydınlatmanın yapılmamış olması hekimin, kusurlu olmasa dahi müdahalenin olumsuz sonuçlarından sorumlu tutulmasına neden olabilir. Örneğin, hastayı korkutmamak için yapılacak operasyonun detaylarını gizlemek, hukuka aykırılık teşkil eder. ESTETİK MÜDAHALE İSTEDİĞİNİZ SONUCU VERMEYEBİLİR Estetik amaçlı tıbbi müdahaleler açısından doktor tarafından operasyon sonucunun, hastanın beklentisine uygun olup olmadığı, tüm risklerin, gerçekleşebilecek acı ve komplikasyonların hastaya aktarılması gerekir.    Ancak elbette ki hekimin hastayı aydınlatma borcu, her müdahale sonucunda rastlanması mümkün, hafif ve geçici zararları, gerçekleşme ihtimali son derece az tehlikeleri, öngörülmesi imkânsız ve tıp bilimince henüz tanınmamış tehlikeleri kapsamaz.
Gerçekleşme - 17.11.2007
İl Koordinasyon Toplantısı Gerçekleştirildi
Kayseri'deki kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerin yatırımlarının görüşüldüğü İl Koordinasyon Kurulu toplantısı yapıldı.Toplantıda Kayseri ve çevresinde yapılan, yapım aşamasında olan proje ve çalışmalar hakkında değerlendirmeler ele alındı. Kayseri İl Özel İdaresi meclis salonunda yapılan, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ile mahalli idarelerin temsilcilerinin katıldığı İl Koordinasyon Kurulu toplantısına, Vali Osman Güneş başkanlık etti. Vali Osman Güneş, Kayseri'ye 2007 yılı içerisinde 155 milyon YTL harcama yapıldığını, temin edilen ödeneğin ise 273 milyon YTL'ye ulaştığını, çalışma ve projelerin ise hala devam ettiğini söyledi. Güneş, “Bu çerçevede bir değerlendirme yapacak olursak, parasal gerçekleşme oranı yüzde 70'lerde olup, bazı sektörlerde bildiğimiz gerekçeler ile bu oran düşüktür.
Gerçekleşme - 16.11.2007
Hatay Valisi Kayhan: "Ödenek olursa yatırımlar da bir an önce biter"
Hatay Valisi Ahmet Kayhan, Hatay Havaalanı'nı örnek göstererek "Ödenek olduğu takdirde yatırımlar da biran önce tamamlanıyor." dedi. Hatay İl Koordinasyon Kurulu 5. dönem kasım ayı toplantısı yapıldı. Kaymakamlar, belediye başkanları, bölge müdürleri ve daire müdürlerinin katıldığı toplantıda konuşan Kayhan, Hatay Havaalanı'nın inşaatının büyük bir hızla tamamlandığını hatırlattı. Bunun da ödenek ayrılmasıyla gerçekleştiğini vurgulayan Kayhan, diğer yatırımlar için de ödenek olduğu taktirde bir an önce bitirileceğine işaret etti. Havaalanını önümüzdeki günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı törenle hizmete gireceğini söyleyen Kayhan, "Bu demek oluyor ki ödenek olduğu taktirde yatırımlar bir an önce tamamlanıyor." dedi. İl genelindeki yatırımlar hakkında da bilgiler veren Kayhan, Hatay'da 2007 yılı içerisinde büyüklü küçüklü bin 446 proje üzerinde çalışıldığını belirtti. Bu projelerin toplam maliyetinin 1 milyar 574 milyon YTL olduğunu söyleyen Kayhan, ayrılan ödenek miktarının ise 347 milyon 545 bin YTL olduğunu aktardı. Ekim ayı sonu itibariyle bu ödenekten 184 milyon 420 bin YTL harcandığını dile getiren Kayhan, projelerin nakdi gerçekleşme oranın yüzde 53 civarında vurguladı.
Gerçekleşme - 14.11.2007
Merkez Bankası Gecelik Faizi Yüzde 16.25'e Düşürdü(2-son)
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, gecelik borçlanma faiz oranını 50 baz puan indirerek yüzde 16.75'ten 16.25'e, borç verme faiz oranını da 75 baz puan düşürerek yüzde 21.50'den 20.75'e çekti. Merkez Bankası bünyesindeki Para Politikası Kurulu'nun bugün yaptığı toplantıya Kurul Üyeleri Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ile Erdem Başçı, Burhan Göklemez, M. İbrahim Turhan ve Mehmet Yörükoğlu katıldı. Kurul, Banka bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo–Ters Repo Pazarı'nda uygulanmakta olan kısa vadeli faiz oranlarını yeniden belirledi. Buna Merkez Bankası gecelik borçlanma faiz oranı yüzde 16.75'den 16.25'e, borç verme faiz oranı yüzde 21.50'den 20.75'e indirildi. Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası'nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 12.75'ten 12.25'e, borç verme faiz oranı yüzde 24.50'den 23.75'e düşürüldü. Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 20.50'den 19.75'e çekildi. -"FAİZİN DÜZEYİ ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞÜ DESTEKLEYECEK" Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, son dönemde açıklanan iktisadi faaliyete ve enflasyona ilişkin verilerin Ekim Enflasyon Raporu'nda ortaya koyulan görünümle uyumlu olduğu vurgulandı. Özel kesim yatırım ve tüketim talebinde toparlanma görülürken dış talebin büyümeye katkısının azaldığı ve toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüş sürecine verdiği desteğin sürdüğü belirtildi. Son dönemde gıda dışı enflasyonun olumlu seyrini sürdürdüğüne işaret edildi. Kısa dönemde, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamaların yıllık enflasyondaki düşüşü geciktirebileceği, orta vadede ise enerji ve gıda fiyatlarına ilişkin risklere rağmen güçlü parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkileriyle enflasyonun aşağı yönlü eğilimini sürdürmesinin beklendiği kaydedildi. Açıklamada, "Bu doğrultuda Kurul, borç alma faizlerinin 50 baz puan, borç verme faizlerinin ise 75 baz puan indirilmesine karar vermiştir. Bu karardan sonra da kısa vadeli faizlerin seviyesinin enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam ettiği vurgulanmalıdır" denildi. Kurul'un, Ekim Enflasyon Raporu'ndaki para politikası duruşunu koruduğu, faiz indirimlerinin temkinli ve ölçülü tutulduğu bu çerçevede enflasyonun orta vadeli hedefe yakın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğu değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı.
Gerçekleşme - 14.11.2007
Merkez Bankası'ndan Faiz İndirimi
Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranlarını 0.50 puan indirdi. Piyasa beklentileri doğrultusunda gerçekleşen bu indirim ile birlikte faizler yüzde 16,75’den yüzde 16,25’e geriledi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun bugünkü toplantısından yarım puanlık indirim kararı çıktı. Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 16,75’den 16,25’e, borç verme faiz oranını da yüzde 21,50’den 20,75’e çekti. Piyasalar bugünkü toplantıdan faiz indirimi gelmesine kesin gözü ile bakarken, çeyrek puanlık indirim ile yarım puanlık indirim arasında ikiye bölünmüşlerdi. Reuters'ın yaptığı ankete katılan analistlerden 50 baz puanlık indirim bekleyenlerin oranı yüzde 56 olurken; katılımcıların  yüzde 46'sı ise indirimin 25 baz puan olacağını belirtmişti. Merkez Bankası ne yapacak? Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, son dönemde açıklanan iktisadi faaliyete ve enflasyona iliskin verilerin Ekim Enflasyon Raporu’nda ortaya koyulan görünümle uyumlu olduğu belirtildi. Açıklamada özel kesim yatırım ve tüketim talebinde toparlanma görülürken, dış talebin büyümeye katkısının azaldığı ve toplam talep koşullarının enflasyondaki düsüs sürecine verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Nitekim son dönemde gıda dışı enflasyon olumlu seyrini sürdürmüştür. Kısa dönemde, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamalar yıllık enflasyondaki düşüşü geciktirebilecektir. Orta vadede ise enerji ve gıda fiyatlarına ilişkin risklere ragmen güçlü parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkileriyle enflasyonun aşağı yönlü eğilimini devam ettirmesi beklenmektedir. Bu dogrultuda Kurul, borç alma faizlerinin 50 baz puan, borç verme faizlerinin ise 75 baz puan indirilmesine karar vermistir. Bu karardan sonra da kısa vadeli faizlerin seviyesinin enflasyondaki düsüsü desteklemeye devam ettigi vurgulanmalıdır." GIDA VE ENERJİYE YAKIN TAKİP Enflasyonun orta vadeli hedefe yakın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğu değerlendirmesinde bulunan Kurul, "Bununla birlikte gıda ve enerji fiyatlarındaki artışların genel fiyatlama davranışlarına yansımaları yakından izlenecektir.
Gerçekleşme - 14.11.2007
Merkez Bankası Faiz Oranlarında İndirime Gitti
Merkez Bankası, borç alma faizlerinin 50 baz puan, borç verme faizlerinin ise 75 baz puan indirilmesine karar verdi. Piyasalarda 25-50 puan arasında bir indirim bekleniyordu. Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, Gecelik Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 16.75'den 16.25'e, borç verme faiz oranı yüzde 21.50'den 20.75'e çekildi. Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası'nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 12.75'den 12.25'e, borç verme faiz oranı yüzde 24.50'den 23.75'e indirildi. Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 20.50'den 19.75'e indirildi. Açıklamada şöyle devam edildi: "Son dönemde açıklanan iktisadi faaliyete ve enflasyona ilişkin veriler Ekim Enflasyon Raporu'nda ortaya koyulan görünümle uyumludur. Özel kesim yatırım ve tüketim talebinde toparlanma görülürken dış talebin büyümeye katkısı azalmakta ve toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüş sürecine verdiği destek sürmektedir. Nitekim son dönemde gıda dışı enflasyon olumlu seyrini sürdürmüştür. Kısa dönemde, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamalar yıllık enflasyondaki düşüşü geciktirebilecektir. Orta vadede ise enerji ve gıda fiyatlarına ilişkin risklere rağmen güçlü parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkileriyle enflasyonun aşağı yönlü eğilimini devam ettirmesi beklenmektedir. Bu doğrultuda Kurul, borç alma faizlerinin 50 baz puan, borç verme faizlerinin ise 75 baz puan indirilmesine karar vermiştir. Bu karardan sonra da kısa vadeli faizlerin seviyesinin enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam ettiği vurgulanmalıdır. Kurul, Ekim Enflasyon Raporu'ndaki para politikası duruşunu korumuş, faiz indirimlerinin temkinli ve ölçülü tutulduğu bu çerçevede enflasyonun orta vadeli hedefe yakın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.
Gerçekleşme - 14.11.2007
Kütahya'da 998 projenin yüzde 47'sinde fiziki gerçekleşme sağlandı
Kütahya il genelinde yürütülmekte olan, yaklaşık 1 milyar 23 milyon 167 bin YTL olduğu ifade edilen 998 adet projede yüzde 46 nakdi, yüzde 47 fiziki gerçekleşme sağlandığı belirtildi.
Gerçekleşme - 8.11.2007
Hazine On Ayda 19.3 Milyar YTL Nakit Açığı Verdi
Hazine'nin yılın ilk on aylık dönemindeki nakit bazda gelir ve harcamaları 19.3 milyar dolar açıkla sonuçlandı. Faiz harcamaları dışarıda tutulduğunda ise Hazine'nin 24.4 milyar YTL fazla verdiği belirlendi. Hazine, Ekim ayı ve Ocak-Ekim dönemi nakit dengesi gerçekleşmelerine ilişkin geçici verileri açıkladı.
Gerçekleşme - 8.11.2007
En Yüksek Harcama Enerjiye
Muğla 2007 yılı Kasım ayı İl Koordinasyon kurulu toplantısı Vali Lütfi Yiğenoğlu başkanlında gerçekleşti. Vali Özer Türk Toplantı Salonunda gerçekleşen koordinasyon toplantısına Belediye başkanları, kaymakamlar, yatırımcı bölge ve il müdürleri katıldı. Toplantıda yatırımcı kuruluşların Muğla bölgesinde yapmış oldukları proje çalışmaları ele alındı. Açılış konuşmasını yapan Muğla Valisi Lütfi Yiğenoğlu, “Muğla ili genelinde 2007 yılı Eylül ayı sonu itibariyle Kamu kuruluşlarının 3 Milyar 257 Milyon YTL proje tutarlı işi bulunuyor. Önceki yıllar harcaması ise 1 Milyar 24 Milyon YTL’dir. 2007 yılı için öngörülen ödenek miktarı 243 Milyon YTL’dir. 2007 yılı Eylül ayı sonu itibariyle 151 Milyon YTL harcama yapıldı. Nakdi gerçekleşme ise % 52’dir.
Gerçekleşme - 8.11.2007
Muğla'da 10 ayda kamu yatırımlarına 151 milyon YTL harcandı
Muğla ve ilçelerinde, kamu yatırımları için bu yılın 243 milyon YTL'lik ödeneğinden ilk 10 aylık dönemde 151 milyon YTL harcanarak, yüzde 52 nakdi ve yüzde 63 fiziki gerçekleşme sağlandığı bildirildi.
Gerçekleşme - 8.11.2007
Mersin'de devam eden yatırımlarda nakdi gerçekleşme düşük kaldı
Mersin'de devam eden projelerde nakdi gerçekleşme oranının yüzde 42'inde kaldığını belirten Vali Hüseyin Aksoy, bu rakamın daha da artması için bütün kuruluşlarının hassasiyet göstermesini istedi.
Gerçekleşme - 8.11.2007
Ordu'da 9 Ayda 133 Milyon YTL'lik Devlet Yatırımı Yapıldı
Ordu'da 2007 yılının ilk dokuz aylık döneminde 133 milyon 500 bin YTL'lik devlet yatırımı gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen yatırımlar içinde ödeneklerin aslan payını ulaştırma ve enerji sektörleri aldı. Ordu İl Koordinasyon Kurulu'nun bugünkü toplantısında 2007 yılının ilk 9 aylık döneminde il genelinde yapılan yatırımların fiziki gerçekleşme ve ödenek durumları ele alındı.
Gerçekleşme - 8.11.2007
Çanakkale İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı Yapıldı
Çanakkale'de toplam 220 projeden 31'inin tamamlandığı açıklandı. İl Koordinasyon Kurulu toplantısında bir konuşma yapan Vali Orhan Kırlı, ildeki yatırımcı kuruluşların izleme raporlarının değerlendirilmesi sonucu 1 milyar 381 milyon 114 bin YTL'lik proje bedelli 220 projenin 2007 yılı ödeneğinin 181 milyon 905 bin YTL olduğunu belirterek, "Koordinasyon kurulumuzun üçüncü döneminde bu yatırımlara 81 milyon 477 bin YTL'lik para harcandığını belirledik. Buna göre nakdi gerçekleşme onanı ise yüzde 45'e ulaşmış oldu.
Gerçekleşme - 6.11.2007
Bakan Yıldırım'dan İzmir'e Müjde
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "Ankara için aldığımız tren setlerini İzmir'e vereceğiz. Yeter ki işi bitirin" dedi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, EXPO 2015 adaylık sürecinde İzmir'de bulunan 6 kişilik Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) İnceleme Heyeti ile görüşmek için İzmir'e geldi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İzmir Alsancak Garı'nda Aliağa-Menderes raylı sistemi için Vakıfbank'tan alınan kredi sözleşmesini imzaladı. Projenin bir dönem kesintiye uğradığını ancak Devlet Demir Yolları, belediye ve bakanlık gayretiyle projenin tekrar canlandırıldığını belirten Yıldırım, "Toplu taşıma ihtiyacı artan güzel İzmir'e ve İzmirlilere nefes aldıracak bu projeyi hizmete sokmak için gerekli kararları aldık. Vakıfbank projeye 200 trilyona yakın kredi sağladı. Finans açısından bir engelimiz yok" dedi. İzmir'in her şeyin en güzeline layık olduğunu ve gerçekleştireceği bütün organizasyonları başarıyla sonlandırdığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu: "Ankara için aldığımız tren setlerini İzmir'e vereceğiz. Yeter ki işi bitirin. EXPO 2015 adaylık sürecinde de İzmir'de ağırlıklı olarak ulaştırma, turizm ve konaklamayla ilgili güzel projeler gerçekleştirilecek." Çevre yolu projesinin de kısa sürede tamamlanacağını belirten Yıldırım, 11 kilometrelik kısımda yüzde 80'lik bölümün tamamlandığını, kalan kısmın da en kısa zamanda bitirileceğini söyledi. Ancak bu yolun tam bir daire yapmadığını ifade eden Yıldırım, projenin bu kısmının tamamlanması için 2008'de adım atılacağını anlattı. İmza töreninde söz alan İzmir Valisi Cahit Kıraç da, 21. yüzyılda en kıt kaynağın zaman olduğunu belirterek, "Zamanı iyi kullanmanın iki yolu var. Birisi iletişim diğeri de ulaşım. Bu alanlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Türkiye'nin ilk demir yolu ağının tarihi Alsancak Garı'nda başladığına dikkat çeken Vali Kıraç, şöyle konuştu: "Maalesef demir ağımız şu an istenilen durumda değil. İstenen seviyeye gelmesi için çalışıyoruz. 100 kilometrelik egeray projesi, İzmir için büyük önem taşıyor. Hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum." Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da, Aliağa-Menderes raylı sistem projesinin artık hayal değil gerçekleşme yolunda olduğunu söyledi.
Gerçekleşme - 5.11.2007
Sedaş Yatırımda Birinci
Sakarya Elektrik Dağıtım A.ş. (Sedaş) Genel Müdürlüğü Bünyesinde Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Karartı'nın Talimatıyla Yapılan Yatırım Faaliyeti Değerlendirme Toplantısı, Genel Müdür Yunus Bekircan Başkanlığında Yapıldı. Toplantıda, 2007 Yılı Yatırım Programının Fiili Gerçekleşme Oranları ile Sahadaki Tesis İşlerinin Yapılması ve Yaşanan Problemlerle, Çözüm Önerileri Görüşüldü.
Gerçekleşme - 5.11.2007
Adıyamanlı çocukların yüzü limon ve zeytinle güldü
Koç Vakfı'nın Organize ettiği limon ve zeytinden macera dolu bir oyun, "Sizinkiler Dünya Kaç Bucak" Adıyaman'da sahnelendi. Salih Memecan'ın tiplemesi Sizinkiler, Beşiktaş Kültür Merkezi (BKM) oyuncularının sahnelediği "Sizinkiler Dünya Kaç Bucak", Adıyaman'da çocuklarla buluştu. Caner Alkaya'nın yönettiği oyunun müziğini Özer Atik, Koreografisini Emre Çelik, Dekor Kostümünü de Ayçın Tar üstlenirken, Işık ise Enver Başar'a ait. Sizinkiler, Dünya Kaç Bucak oyununda ise Pınar Şenol, Merve Kovancı, Nazan Yatgın, Gürsu Gür, Gökçe Ergün, Serkan Atar, Özlem Balcı ve Öner Ateş rol alıyor. Dünya Kaç Bucak oyununun yönetmenliğini yapan Caner Altkaya, "Çocuklar daima en iyisine ve en güzeline layıktır. Tiyatro algıları genişletmek için ki zaten algıları geniş olan bir insan eğitimde daha başarılı, daha güçlü ve düzgün olur. Oyunun amacı çocukları eğlendirerek hayallerinden vazgeçmemelerini öğretmekti. Bu konuda da başarılı olduğumuza inanıyorum. Çocuklar sunduğumuz oyunu izlerken gözlerinde ki umut bizim bütün fedakârlıklarımıza değecek bir ifadedir. Oyun Limon'un hayallerinden başlıyor. Burada başlayan hayallerin gerçekleşme aşamaları oyunda yansıtıldı.
Gerçekleşme - 2.11.2007
İesob Başkanı Mutlu'dan Vergi Borçlularının Hesaplarına El Konulmasıyla İlgili Açıklama
İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Mutlu, Maliye Bakanlığı'nın vergi borcu olan esnafın banka hesaplarına el konulması konusuna yönelik görüşlerini bildirdi. 2007 yılı bütçesi hedeflerinin tutturulamayacağını savunan İESOB Başkanı Zekeriya Mutlu, 2007 bütçesi gerçekleşme tahminlerine göre bütçe için başlangıçta öngörülen harcama tutarı hedefinin önemli ölçüde yakalandığını söyledi.
Gerçekleşme - 2.11.2007
Türkiye'de 26 Bin Kişi Organ Bekliyor
Türkiye'de yaklaşık 15 bin kişi böbrek, bin kişi karaciğer, 25 kişi acil kalp, 10 bin kişi kornea ve 100 kişi de pankreas ile ince bağırsak için organ bekliyor. Ülke genelinde 31 Ekim 2007 itibariyle 449 beyin ölümü gerçekleşti, bunlardan 195'inin ailesi organ bağışına izin verdi. Bağış yapılan 195 vakadan 326 böbrek, 157 karaciğer ve 55 kalp ameliyatı yapıldı. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ankara Bölge Koordinatörü Dr. Eyüp Kahveci,  bakanlığının organ bağışı ve organ nakli konusuna önem verdiğini ve bu konuda çeşitli çalışmalar yaptığını söyledi. Türkiye'de organ nakli çalışmalarının verimliliğini arttırmak, adaletli organ ve doku dağıtımını sağlamak amacıyla 2001 yılında Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ve denetiminde “Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi” kurulduğunu belirten Kahveci, “Bu sistemin amacı, ülke genelinde organ ve doku nakli hizmetleri alanında çalışan kurum ve kuruluşlar arasında gerekli koordinasyonu sağlamak, kısıtlı imkanlarla temin edilebilen bağış organ ve dokuları, bilimsel kurallara ve tıbbi etik anlayışına uygun olarak, adaletli bir dağıtımla, en uygun hastalara, en kısa süre içerisinde naklini sağlamaktır” dedi. Kahveci, Ulusal Koordinasyon Sisteminin yürütülmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Ankara'da “Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi (UKM)” ile Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Kayseri İllerinde “Bölge Koordinasyon Merkezleri” kurulduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Ülke genelinde herhangi bir hastanede organ bağışı gerçekleştiğinde, hastanede görevli organ nakli koordinatörleri durumu Ulusal Koordinasyon Merkezine bildiriyor. Bu merkez, donörün (verici) organ ve dokularının ülke genelinde nakil beklemekte olan hastalardan aciliyet ve organ uyumu kriterlerine göre en uygun hastanın bulunduğu Organ Nakli Merkezine gönderilmesini sağlıyor.” Kahveci, Türkiye'de şu an 36 Böbrek Nakli Merkezi, 22 Karaciğer Nakli Merkezi ve 12 Kalp-Akciğer Nakli Merkezi bulunduğunu söyledi. “26 BİN 125 KİŞİ ORGAN BEKLİYOR” Türkiye'de, yaşları 2-80 arasında yaklaşık 41 bin kişinin diyaliz tedavisi gördüğünü belirten Kahveci, “Diyaliz tedavisi gören hastalardan yaklaşık 15 bini böbrek, kronik karaciğer hastalığı nedeniyle tedavi gören 3 bin kişiden bini karaciğer, kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gören bin kişiden 25'i acil kalp, 10 bin kişi kornea, 100 kişi de pankreas ve ince bağırsak nakli için sıra bekliyor” dedi. Kahveci, 31 Ekim 2007 itibariyle 449 beyin ölümünün gerçekleştiğini, bunlardan 195'inin ailesinin organ bağışına izin verdiğini, bağışlananlardan 326 böbrek, 157 karaciğer ve 55 kalp ameliyatının yapıldığını kaydederek, “2006 yılında ise 270 beyin ölümü tespit edildi ve 143 vakadan organ nakli için izin alındı. Organ nakli yapılan bu vakalardan 264 böbrek, 117 karaciğer ve 42 kalp nakli gerçekleştirildi” diye konuştu. Bazı hastaların da yaş grubu ya da mevcut yan hastalıkları nedeniyle organ alıcısı olamadığını ifade eden Kahveci, “Her yıl, organ bekleyen kişi sayısı yüzde 10 oranında artıyor. Bunun yanı sıra organ bekleyen hastaların da yüzde 7'si yaşamını yitiriyor” dedi. “ORGAN BAĞIŞINDA İSTANBUL BAŞI ÇEKİYOR” Organ bağışının her geçen gün artış gösterdiğine dikkati çeken Kahveci, 2006 yılında 9 bin 659 organ bağışı yapıldığını ve 10 ilde hiç bağışın olmamasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Kahveci, 2007 yılında Ekim ayı sonuna kadar 27 bin organ bağışında bulunulduğunu belirterek, “Bağışların 22 bini İstanbul bölgesinden çıktı. Oysa İstanbul, 2006'nın ilk altı ayında sıfır organ bağışıyla 17. ve aynı yılın ikinci yarısında 167. sıradaydı. Bugün ise birinci sırada bulunuyor” diye konuştu. Türkiye'de organ nakillerinin yüzde 75'inin canlıdan yüzde 25'inin kadavradan elde edildiğine işaret eden Kahveci, “Doğru olan organların canlıdan değil, kadavradan alınmasıdır. Avrupa ve ABD'de de yaygın olan budur” dedi. “EN İYİ KARACİĞER-BÖBREK NAKLİ MERKEZLERİ TÜRKİYE'DE” Kahveci, Avrupa'nın en iyi karaciğer ve böbrek nakli merkezlerinin de Türkiye'de olduğunu bildirdi. Bu merkezlerde yapılan ameliyatların gayet başarılı olduğunu ifade eden Kahveci, “Yapılan ameliyatların başarısı, Avrupa ve ABD'de yapılanlarla aynı düzeyde. Avrupa'nın en iyi karaciğer nakli merkezi, Akdeniz Üniversitesinde ve en iyi böbrek nakli merkezi de Ege Üniversitesindedir. Bu merkezlerin başarısı, ameliyatların sık yapılmasından dolayı tecrübeyle ilgilidir” dedi. “BEYİN ÖLÜMÜ TANISI KONULABİLMELİ” Memorial Sağlık Grubu Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Münci Kalayoğlu da organ bağış sayısının artması için özellikle yoğun bakımda görev yapan hekimlere önemli görevler düştüğünü söyledi. Yoğun bakımda yatan hastalar arasında beyin ölümü gerçekleşme ihtimali olanların sayısının çok olduğunu vurgulayan Kalayoğlu, “Beyin ölümü gerçekleşmiş olan hasta yakınlarını ikna etmek hekimlerin görevidir.
Gerçekleşme - 2.11.2007
Köydes 2007 Programında Sona Doğru
Kastamonu Valisi Mustafa Kara, KÖYDES Projesi'nin başarılı bir şekilde devam ettiğini belirterek, çalışmaların yerinde incelenmesi konusunda kaymakamları uyardı. KÖYDES 2007 programında yer alan projelerdeki son durum, Vali Mustafa Kara başkanlığında yapılan toplantıda ele alındı. Tüm ilçe kaymakamlarının katıldığı toplantıda konuşan Vali Kara, projelerin gerçekleşme oranının yüzde 90'a yükseldiğini kaydetti.
Gerçekleşme - 1.11.2007
Cari Açıkla Büyümeye 2008'de de Devam
Türkiye'nin özellikle son beş yılına damgasını vuran sıcak para girişi, düşük kur ve ithalata dayalı "yüksek cari açık pahasına büyüme" modelinde, 2008 yılı projeksiyonları, sürdürülemez bir noktaya işaret ediyor. Gelecek yıl milli gelirde kaydedilecek her 100 dolarlık artış karşılığında 126 dolarlık cari işlemler açığı verileceği öngörülüyor. ANKA'nın 2008 Programı verilerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre, 2006 yılında 399.7 milyar dolar olan gayri safi milli hasılanın(GSMH) 2007'nin tümünde 488.9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. GSMH'ın 2008'de ise 520.2 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor. Öte yandan, 2006 yılında 32.8 milyar dolara ulaşan cari işlemler açığının, bu yılın tümünde 36.4 milyar, gelecek yıl ise 39.2 milyar dolar olacağı bekleniyor. Türkiye'nin 2006 yılında verdiği cari işlemler açığı, aynı yıl kaydettiği milli gelir artışının yüzde 84.5'i düzeyinde gerçekleşti. Diğer bir deyişle her 100 dolarlık milli gelir artışı için 85 dolar cari açık verildi. 2007'ye ilişkin gerçekleşme tahminleri, kurdaki düşüşün de hızlanmasıyla dolar cinsinden yapay biçimde büyüyen milli gelirde 89.
Gerçekleşme - 29.10.2007
Gap, Bölge Halkının Gelirini Şimdiden 5 Kat Artırdı
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında faaliyete geçen 22 baraj ve 19 hidroelektrik santral ile bölge halkının geliri 5 kat arttı. 1995 yılından itibaren sulamanın başladığı Harran Ovası'nda 30 bin hektar alandaki sulama öncesi kişi başına katma değer 596 dolar iken 2006 yılında 859 dolar oldu. GAP, henüz bitmemesine rağmen bölgeyi bir cazibe merkezi haline getirdi. Proje alanı Fırat ve Dicle Havzaları'yla Yukarı Mezopotamya Ovaları'nda yer alan Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ilini kapsıyor. 1970'lerde Fırat ve Dicle Nehirleri üzerindeki sulama ve hidroelektrik amaçlı projeler olarak planlanan çalışma, 1980'lerde çok sektörlü, sosyo-ekonomik bir bölgesel kalkınma programına dönüştürüldü. Kalkınma programı; sulama, hidroelektrik enerji, tarım, kırsal ve kentsel altyapı, ormancılık, eğitim ve sağlık gibi sektörleri kapsıyor. Su kaynakları programı 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali ve 1.82 milyon hektar alanda sulama sistemleri yapımını öngörüyor. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı geçici sonuçlarına göre 67 milyon 844 bin 903 kişi olan ülke toplam nüfusunun yüzde 9.7'sini kapsayan GAP Bölgesi nüfusu 6 milyon 604 bin 205 kişiyken, bu nüfusun yüzde 63'ü kentlerde yüzde 37'si kırsal alanlarda yaşıyor. GAP Master Planı'nın belirlediği hedef ve büyüklüklere ulaşabilmek için yapılması öngörülen kamu yatırımlarının finansman ihtiyacı 2007 yılı fiyatlarıyla toplam 39 milyar 287 milyon 353 bin YTL. GAP kapsamında 2006 sonuna kadar tahmini olarak 23 milyar 313 milyon 874 bin YTL harcama yapıldı ve nakdi gerçekleşme yüzde 59.
Gerçekleşme - 27.10.2007
Gap, Bölge Halkının Gelirini Şimdiden 5 Kat Artırdı
22 baraj ve 19 hidroelektrik santralinden oluşan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), daha şimdiden bölge halkının geliri 5 kat arttı. 1995 yılından itibaren sulamanın başladığı Şanlıurfa-Harran Ovası'nda 30 bin hektar alanda sulama öncesi kişi başına katma değer 596 dolar iken 2006 yılında 859 dolar oldu. Güneydoğu Anadolu Projesi olarak bilinen GAP, henüz bitmemesine rağmen bölgeyi bir cazibe merkezi haline getirdi. Proje alanı Fırat ve Dicle havzalarıyla yukarı Mezopotamya ovalarında yer alan Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ilini kapsıyor. 1970'lerde Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki sulama ve hidroelektrik amaçlı projeler olarak planlanan proje, 1980'lerde çok sektörlü, sosyo-ekonomik bir bölgesel kalkınma programına dönüştürüldü. Kalkınma programı, sulama, hidroelektrik, enerji, tarım, kırsal ve kentsel altyapı, ormancılık, eğitim ve sağlık gibi sektörleri kapsıyor. Su kaynakları programı 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali ve 1.82 milyon hektar alanda sulama sistemleri yapımını öngörüyor. 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı geçici sonuçlarına göre 67,844,903 kişi olan ülke toplam nüfusunun yüzde 9.7'sini kapsayan GAP Bölgesi nüfusu 6 milyon 604 bin 205 kişiyken, bu nüfusun yüzde 63'ü kentlerde yüzde 37'si kırsal alanlarda yaşıyor. GAP Master Planı'nın belirlediği hedef ve büyüklüklere ulaşabilmek için yapılması öngörülen kamu yatırımlarının finansman ihtiyacı 2007 yılı fiyatlarıyla toplam 39 milyar 287 milyon 353 bin YTL. GAP kapsamında 2006 sonuna kadar tahmini olarak 23 milyar 313 milyon 874 bin YTL harcama yapılmış ve nakdi gerçekleşme yüzde 59.
Gerçekleşme - 27.10.2007
Tepav: "IMF Performans Kriterleri Tutmayacak"
V: "IMF PERFORMANS KRİTERLERİ TUTMAYACAK" - TEPAV, IMF'YE VERİLEN NİYET MEKTUBUNDA AĞUSTOS AYI SONU İÇİN KONULAN PERFORMANS KRİTERİNİN ÖZELLİKLE BÜTÇE VERİLERİNDEKİ PERFORMANS DÜŞÜKLÜĞÜNÜN ETKİSİ İLE KARŞILANAMAYACAĞINI ÖNGÖRÜYOR ANKARA - Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Uluslar arası Para Fonu (IMF) performans kriterlerinin Nisan sonu itibariyle tutmadığını açıklayarak, Ağustos sonu itibariyle de tutmayacağı tahmininde bulundu. TEPAV İstikrar Enstitüsü tarafından hazırlanan Mali İzleme Raporu-2007 Yılı Temmuz Ağustos Ayı Bütçe Sonuçları açıklandı. Raporda bütçe sonuçlarının yanı sıra "IMF Performans Kriterleri ve Konsolide Kamu Sektörü Dengesi: Yıl Sonu Hedefi Tutacak mı?" başlıklı bir bölüme de yer verildi. Sözkonusu bölümde IMF'ye verilen Mayıs 2007 tarihli niyet mektubunun ekinde yer alan konsolide kamu sektörü faiz dışı dengesine ait performans kriterlerinin Nisan 2007 sonu itibarı ile karşılanamadığı ve hedeften yüzde 24 oranında (KİT'ler hariç yüzde 38 oranında) sapıldığı dikkat çekilerek, şöyle denildi: "Nitekim aynı niyet mektubunda bu bir ihtimal olarak belirtilmiş ve tedbir alınacağı ifade edilmiştir. Ancak söz konusu tahmin doğrulanmış ve alınan tedbirlerin de bu tahmini tersine çevirecek önemde olmadığı anlaşılmıştır. IMF'ye verilen niyet mektubunun diğer bir test noktası Ağustos ayı sonu için konulan performans kriteridir. Aynı şekilde Ağustos sonu için konulan hedefin de, özellikle bütçe verilerindeki performans düşüklüğünün etkisi ile karşılanamayacağını tahmin etmekteyiz. Geçen yıl aynı dönemde konsolide kamu sektörü faiz dışı denge rakamı yıl sonu hedefinin yüzde 86'sı civarında gerçekleşmişken, bu yıl bu oranın yüzde 60 seviyesine gerilediği anlaşılmaktadır. Bu durumda teknik olarak; yılın geri kalan kısmı için IMF ile sürdürülen stand by düzenlemesinin performans hedeflerinin tutturulmama riskinin giderek büyüdüğünü ve programın ancak çok ciddi harcama ve gelir tedbirleri alınması halinde, Mayıs 2008'e kadar sürdürülmesinin mümkün olacağını değerlendiriyoruz." Raporda, KİT'lerin performansında yaşanan ve yüzde 126 oranında olacağı tahmin edilen iyileşme ile bütçe dışı fonların dengesinin 1,7 milyar YTL açıktan 1,1 milyar YTL fazlaya dönmesinin de ilgi çekici olduğuna dikkat çekilerek, "Bu iki kurumsal yapıya ait konsolide edilmiş ve düzeltilmiş gelir ve gider rakamlarının ayrıntılı bir şekilde ilgili makamlarca IMF'in yanısıra kamuoyuna da açıklanmasının konsolide kamu sektörü genel dengesindeki gidişatın daha iyi bir biçimde izlenmesi açısından gerekli olduğunu düşünmekteyiz" denildi. 3 MİLYAR YTL GİDER ÖDENEKSİZ TEPAV'ın raporunda "Sayıştay'ın Genel Uygunluk Bildirimi ve Hazine İşlemleri Raporu: Bulgular ve Denetim Formatı Üzerine Değerlendirmeler" isimli bir bölüme daha yer verildi. Sayıştay Başkanlığı'nın 2006 yılı Bütçe uygulama sonuçlarına yönelik Uygunluk Bildirimi'nden "3 milyar YTL civarında giderin ödeneksiz olarak harcandığı, yani Meclis'in verdiği yetkinin dışında harcamada bulunulduğu" sonucunu çıkarmak mümkün olduğu belirtilen raporda, "Sayıştay ödenek aşımları konusunda sadece bir saptama yapmakta buna karşılık takdirin Meclise bırakılması ise hesap verme mekanizmalarının gereğince işletilmesinin önüne geçmektedir" denildi. Raporda, Sayıştay'ın Hazine İşlemleri Raporu konusunda ise şu değerlendirmeler yapıldı: " 1. Bütçe Açığının Boyutu konusunda Sayıştay bulgularına katılmakla beraber yeterli bulmuyoruz. 2. Bir kısım Hazine Borç ve alacaklarının muhasebe ve takip sistemi konusundaki eksiklikler konusunda Sayıştay haklı fakat nispeten geç kalmış tespitler yapmaktadır. 3. Sayıştay'ın Hazine İşlemleri Raporunda borç analizleri veya benzeri değerlendirmeler yapması format ve kalite açısından uygun değildir." BÜTÇE KÜMÜLATİF OLARAK 8,4 MİLYAR YTL AÇIK VERDİ Raporda, gecikmeli olarak açıklanan Temmuz ayı sonuçları ile birlikte Ağustos ayı sonunda Merkezi Yönetim Bütçesinin kümülatif olarak 8,4 milyar YTL düzeyinde açık verdiği belirtilerek, "Yerel yönetim ve fon payı düzeltmeleri yapıldığında, bütçe açığı 9,3 milyar YTL'ye çıkmaktadır. Bütçenin geçen yıl 474 milyon YTL fazla verdiği dikkate alındığında, bütçe performansındaki düşmenin artarak devam ettiği görülmektedir" denildi. Raporda ayrıca, Maliye Bakanlığının Temmuz ayında yayınlamış olduğu "2007 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu" isimli dokümanında 16,8 milyar YTL'den 8,5 milyar YTL'ye revize ettiği bütçe açığı tutarına Ağustos sonu itibariyle ulaşıldığına dikkat çekildi.
Gerçekleşme - 23.10.2007
TMMOB, Güneydoğu'nun Sosyo Ekonomisini Masaya Yatırıyor
-TMMOB Makina Mühendisleri Odası'nın düzenlediği 5. GAP ve Sanayi Kongresi 26–28 Ekim'de Diyarbakır'da gerçekleştirilecek. ANKARA(ANKA) - TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Güneydoğu Anadolu Projesi GAP) ekseninde bölgenin sosyo ekonomik sorunlarına çözüm konusunu masaya yatırıyor. Makina Mühendisleri Odası'nın düzenlediği 5. GAP ve Sanayi Kongresi 26–28 Ekim'de Diyarbakır'da gerçekleştirilecek. Oda'dan yapılan açıklamaya göre kongre, Diyarbakır ve Batman Valilikleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Ticaret Odası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası, Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği, Diyarbakır Sanayici ve İşadamları Derneği ve GAP–GİDEM'in de arasında bulunduğu 24 kurum ve kuruluş ile üniversite tarafından destekleniyor. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Sekreteri ve Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, doğal kaynak potansiyeli ve nüfus açısından büyük bir kalkınma potansiyeli taşımasına karşın bölgenin, sanayi, tarım, sosyo kültür, eğitim, kentsel ve konut yerleşimi bileşenleriyle ülke ortalamasının gerisinde olduğunu belirtti. Çakar, kongrede, entegre bir bölgesel kalkınma projesi olan GAP'ın öncesini, şimdiki durumunu ve geleceğini irdeleyeceklerini bildirdi. Çakar, kongre ile küreselleşme ve AB'ye uyum sürecinde görülen "sorunlu bölgesel kalkınma yaklaşımları"nı sorgulama, GAP projesinin hedef ve gerçekleşme durumunu değerlendirme, bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasına katkı ve az gelişmişlik durumunun nasıl aşılabileceğine ilişkin somut öneriler geliştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.
Gerçekleşme - 22.10.2007
Yargıtay, Kavgada Söylenen "Seni Öldüreceğim" Sözünü Tehdit Saydı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, silahla müessir fiile teşebbüs ve ölümle tehdit suçlarından yargılanan sanığın, kavga sırasında "Daha önce seni bıçaklamıştım, ucuz kurtuldun, bu kere seni öldüreceğim" sözlerini 'tehdit' olarak kabul etmeyip beraat yönünde hüküm kuran Susurluk Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararı bozdu. Yargıtay verdiği emsal karda şu görüşlere yer verdi: "Sanığın mağduru tehdit ettiği kabul edildiği halde, öfkenin suç kastını kaldıran bir etkisinin bulunmadığı, bir tehlike suçu olan tehdidin, bu suçla korunan hukuki yararı ihlal etmeye objektif olarak elverişli (ciddi) olmasının yeterli olduğu, ayrıca mağdur üzerinde korkutucu etki yaratmasının aranmadığı gözetilerek, tehdit suçunda olgusal bir sorun olan tehdidin ciddi olup olmadığı, eylemin işlendiği ortama, olaya özgü koşullara, tarafların bedensel ve ruhsal durumlarına göre, tehdit edici sözün, gerçekleşme olasılığı ve mağduru iradesini etkileme derecesi ölçüleri içinde tartışılıp değerlendirilerek, sonuca varılması yerine, salt kavga sırasında öfkeyle söylenen sözlerin ciddilik (korkutucu) özelliği bulunamayacağı biçimindeki önceden varsayımsal bir kabule dayanılarak yasal temelden yoksun gerekçeyle beraat hükmü kurulması yasaya aykırıdır.
Gerçekleşme - 21.10.2007
Vergi Gelirlerinde 7.1 Milyarlık Sapma
Bu yılın tümündeki vergi tahsilatının, başlangıç hedefinin 7.1 milyar YTL altında kalacağı anlaşıldı. Hükümet, 2007 bütçesinde toplam 158 milyar 153 milyon YTL'lik vergi geliri hedeflemişti. Ancak 2008 bütçe çalışmaları kapsamında, yılın ilk dokuz aylık gerçekleşmeleri dikkate alınarak yapılan projeksiyonlar, bu yılın tümündeki vergi tahsilatının 151 milyar 56 milyon YTL düzeyinde kalacağını gösterdi.
Gerçekleşme - 20.10.2007
Dış Ticarette Zor Hedef
Hükümet, düşük kurun etkisiyle yaşanan ithalat patlamasının dış ticaret ve cari işlemler açıklarını rekora taşıdığı son beş yıldaki seyrin aksine, 2007'nin tümünde ihracatta ithalata göre daha yüksek artış beklerken, bu trendin 2008'de de devamını hedefledi. Ancak, bu iyimser gerçekleşme tahminine karşın dış ticaret açığında ibre bu yıl 62 milyar dolarla GSMH'ın yaklaşık yüzde 13'ü oranında rekor bir büyüklüğe işaret ediyor.
Gerçekleşme - 18.10.2007
Yine Yatırım Yerine Faiz Bütçesi
-2008 bütçesinde yatırımlar önemli ölçüde kısılırken, iyimser hedefe rağmen faiz yükü ağırlığını korudu. Eğer faiz beklendiği düzeyde kalırsa, 2008 yılında merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki her 100 YTL'lik harcamanın 26 YTL'si faiz ödemeleri için yapılacak. Buna karşılık yatırımlara ise 100 YTL'nin sadece 6 YTL'si harcanacak. ANKARA (ANKA) - Bütçedeki faiz yükü, 2008'de de ağırlığını hissettirecek. Bütçede, yatırımlara ayrılan ödenek önemli ölçüde kısılarak son dört yılın altına çekilirken, faiz yükü ise iyimser hedefe rağmen yüksek düzeyini korudu. Devlet, 2008 yılında merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki her 100 YTL'lik harcamasının 26 YTL'sini faiz ödemesine yapacak. Buna karşılık yatırımlara ise 100 YTL'nin sadece 6,2 YTL'si harcanacak. ANKA'nın belirlemelerine göre 222.3 milyar YTL olarak bağlanan 2008 bütçesinde faiz ödeneği 56 milyar YTL düzeyinde öngörüldü. 2008 yılı faiz ödeneği belirlenirken, 2007 için başlangıçta 52.9 milyar YTL olarak öngörülen faiz ödemelerinin 49 milyar YTL'de kalacağı tahmininden yola çıkıldı. Ancak, yılın daha ilk dokuz ayında 42.8 milyar YTL'ye ulaşan faiz ödemeleri, hükümetin bu yılın tümüne ilişkin tahmininin gerçekleşme şansının düşük olduğunu gösteriyor.
Gerçekleşme - 18.10.2007
Unakıtan 2008 Bütçesini Açıkladı
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2008 Yılı Büyüme Hızının Yüzde 5,5, Bütçe Büyüklüğünün İse 222 Milyar 313 Milyon YTL Olarak Gerçekleşmesini Hedeflediklerini Söyledi. Maliye Bakanlığı, Önümüzdeki Yılın Sonunda Tüfe Hedefi Olarak Yüzde 4'ü Belirlerken, 117 Milyar Dolarlık İhracat ve 182 Milyar Dolarlık İthalatı Öngörüyor. 2007 Yılı Sonunda 6 Bin 625 Dolar Olması Beklenen Kişi Başına Gelirin İse 200...
Gerçekleşme - 18.10.2007
2008 Fdf Hedefi Yüzde 5,5'e Düşürüldü (3)
–Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, dört yıldır yüzde 6,5 olarak uygulanan faiz dışı fazlanın 2008 için yüzde 5,5'e düşürüldüğünü açıkladı. Unakıtan, "6,5 sihirli bir sayı değil. İlla olacak diye bir şey yok. Türkiye koşullarına uygun bir oran belirledik" dedi. ANKARA (ANKA) – Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, dört yıldır yüzde 6,5 olarak uygulanan faiz dışı fazlanın 2008 için yüzde 5,5'e düşürüldüğünü açıkladı. Unakıtan, "6,5 sihirli bir sayı değil. İlla olacak diye bir şey yok. Türkiye koşullarına uygun bir oran belirledik" dedi. Unakıtan, 2008 Bütçesi büyüklüklerini düzenlediği basın toplantısında anlattı. 2008 Bütçesinde giderlerin 222 milyar 313 milyon, gelirlerin 204 milyar 556 milyon YTL olacağını belirten Unakıtan, bütçe açığının da 17 milyar 766 milyon YTL olarak öngörüldüğünü açıkladı. -2007 ENFLASYONU YÜZDE 6,5- 2007 yılı gerçekleşme tahminlerini de açıklayan Unakıtan'ın verdiği bilgiye göre, 2007'de GSMH 646 milyar 893 milyon YTL (488 milyar 959 milyon dolar), büyüme yüzde 5, ÜFE yüzde 6,08, TÜFE yüzde 6,50, ithalat 166 milyar dolar, ihracat 104 milyar dolar olacak.
Gerçekleşme - 18.10.2007
2008'de Büyüme Hedefi Yüzde 5,5
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, 2008 yılı büyüme hızı hedefini yüzde 5,5, bütçe büyüklüğünü ise 222 milyar 313 milyon YTL olarak açıkladı. Unakıtan, düzenlediği basın toplantısında, 2008 yılı bütçe büyüklüğü ile makro göstergeler konusunda bilgi verdi. Unakıtan'ın verdiği bilgiye göre, 2008 yılı için gayrı safi milli hasıla (GSMH) 716 milyar 596 milyon YTL olarak öngörülürken, büyüme oranı yüzde 5,5 , TÜFE yıl sonu hedefi yüzde 4, ihracat 117 milyar dolar ve ithalat da 182 milyar dolar olarak hedeflendi. Kişi başına düşen milli gelir 2007 yılının sonunda 6 bin 625 dolar olması beklenirken, Türkiye'de 2008'de de bu rakamın 7 bin dolara ulaşılacağı tahmin edildi. -Bütçe büyüklükleri- 2008 yılı merkezi yönetim bütçesinde, bütçe giderleri 222 milyar 313 milyon YTL, bütçe gelirleri net 204 milyar 556 milyon YTL, bütçe açığı 17 milyar 756 milyon YTL ve faiz dışı fazla da 38 milyar 244 milyon YTL olarak hedeflendi. Bu durumda, 2007 yılı sonu gerçekleşme tahminlerine göre bütçe giderleri yüzde 9,6 , bütçe gelirleri yüzde 8,8 oranında artış gösterecek.
Gerçekleşme - 18.10.2007
2008 Programında "İstanbul Depremi" Önlemi
Hükümetin 2008 yılı programında, İstanbul'da beklenen büyük depreme karşı yürütülen hazırlık çalışmaları sıkı izlemeye alındı. 2008 yılı programının uygulanması, koordinasyonu ve izlenmesine ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Programda, İstanbul il özel idaresinin, depreme hazırlık çalışmalarıyla ilgili yılda üç kez rapor hazırlayarak sunması karara bağlandı. Buna göre İstanbul İl Özel İdaresi, kentin depreme karşı hazırlanması amacıyla yürütülen, Yatırım Programında yer almayan, İstanbul'da Sismik Riskin Etkilerinin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (ISMEP) çalışmalarıyla ilgili her dört ayda bir hazırlayacağı gelişme raporunu, Başbakanlık, Devlet Planlama Teşkilatı ve Hazine Müsteşarlığı'na gönderecek. -YATIRIMLARA İLİŞKİN ESASLAR 2008 yılı programına göre, yıl içinde zorunlu durumlar dışında Yatırım Programına yeni proje alınması teklif edilemeyecek. Zorunlu hallere özgü olarak programa proje alınmasıyla ilgili taleplerden, maliyeti 5 milyon YTL'ye kadar olanlar veya maliyetine bakılmaksızın 5 milyon YTL harcama ile yılı içinde tamamlanacak olanlar DPT Müsteşarlığınca; maliyeti 5-250 milyon YTL arası olanlar Yüksek Planlama Kurulu'nca; 250 milyon YTL'nin üzerindekiler ise Bakanlar Kurulunca karara bağlanacak. Yatırım Programından proje çıkarılmasıyla ilgili talepler YPK tarafından sonuçlandırılacak. 2008 Yılı Programında yer alan maliyeti 5 milyon YTL'ye kadar olan projelerde aynı il içinde yer değişiklikleri; DPT'ye bilgi vermek kaydıyla kuruluşun bağlı veya ilgili olduğu bakanın, üniversitelerde rektörün onayıyla gerçekleştirilecek. Bu projelerde il bazındaki yer değişikliği talepleri ile maliyeti 5 milyon YTL'yi aşan projelerde aynı il içinde yer değişikliği talepleri ise DPT tarafından karara bağlanacak. Maliyeti 5 milyon YTL'yi aşan projelerde il bazındaki yer değişikliği taleplerini YPK karara bağlayacak. Karakteristik ve süre değişiklikleri; maliyeti 100 milyon YTL'ye kadar olan projelerde DPT Müsteşarlığınca, bunun üzerinde olanlarda ise YPK tarafından karara bağlanacak. Maliyet değişiklikleri; 100 milyon YTL'ye kadar olan projeler ile maliyeti 100 milyon YTL'den fazla olmakla birlikte ödenek değişikliği nedeniyle maliyet değişikliği yapılması zorunlu projelerdeki maliyet değişiklikleri DPT Müsteşarlığınca sonuçlandırılacak. Maliyeti 100 milyon YTL'den fazla olan veya maliyet revizyonu sonrası bu tutarın üzerine çıkan projelerdeki maliyet değişiklikleri ise YPK tarafından karara bağlanacak. Yer ve karakteristiğinde değişiklik yapılmaksızın maliyeti 5 milyon YTL'ye kadar olan projelerdeki program maliyetinin yüzde 50'sine kadar maliyet değişiklikleri; DPT'ye bilgi vermek kaydıyla kuruluşun bağlı veya ilgili olduğu bakanın, üniversitelerde rektörün onayıyla yapılacak. Geçmiş yıllarda başlatılmış olup, 2008 yılı içinde bitecek projeler ile teknolojik araştırma projelerinin ödeneklerinden diğer projelere aktarma yapılmaması kaydıyla yıllık projeler de dahil olmak üzere; ödenek eklenecek projenin başlangıç ödeneğinin yüzde 20'sine veya 1 milyon YTL'ye kadar ödenek aktarmaları DPT'ye bilgi vermek kaydıyla kuruluşun bağlı veya ilgili olduğu bakan, üniversitelerde ise rektör onayıyla yapılacak. Proje ödeneğine yıl içinde yapılacak toplam 25 milyon YTL'ye ye kadar ek ödenek tahsisi DPT, bunun üzerindeki değişiklikler YPK tarafından karara bağlanacak. -YOL PROJELERİ Karayolları Genel Müdürlüğü yatırımları arasında yer alan "Eksik Kalan Yapım-Onarım İşlerinin Tamamlanması" Projesinde yapılacak her türlü ödenek değişikliği DPT'ye bilgi vermek kaydıyla Ulaştırma Bakanı'nın oluru ile yapılacak. AB fonlarından finanse edilen projelerin ulusal katkı payları karşılığı olarak tahsis edilen ödenekler, AB fonlarından desteklenen diğer projeler hariç olmak üzere, başka projelere aktarılamayacak. -KÖYDES ÖDENEĞİNİN DAĞITIMI Köylerin altyapı sorunlarını çözmeye yönelik Köylerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES) kapsamındaki yatırımlar için 2008 bütçesinden ayrılan ve 2008 Yılı Yatırım Programında yer alan ödeneğin, 79 İl Özel İdaresi ile İstanbul ve Kocaeli Büyükşehir Belediyelerine il bazında dağılımı, Yatırım Programının Resmi Gazetede yayımının ardından Yüksek Planlama Kurulu'nca karara bağlanacak. -KURULUŞLAR 3 YILLIK PROGRAM HAZIRLAYACAK Kamu kuruluşları, 2009-2011 Orta Vadeli Programda belirtilen hedefleri, politikaları, öncelikleri, çevresel etkileri ve varsa sektör ana planları ile kuruluş stratejik planları ve performans programlarını esas almasının yanı sıra il ölçeğindeki yatırımlar için valilik görüşlerini de dikkate alarak proje düzeyinde hazırlayacakları üç yıllık yatırım programlarını Temmuz 2008 sonuna kadar DPT'ye gönderecekler. Kuruluşlar, tüm sektörlerde maliyeti 5 milyon YTL'nin üzerinde olan, yıl içinde Yatırım Programına alınmasını talep edecekleri yeni projeler için hazırlayacakları fizibilite etüdü ile birlikte DPT'ye başvuracaklar. KİT'ler ve bağlı ortaklıkları, fon idareleri, sosyal güvenlik kurumları, büyük şehir belediyeleri ile nüfusu 50 bin ve daha fazla olan belediyeler, nüfusu 50 binin altında kalmakla birlikte DPT'nin tespit edeceği diğer belediyeler, büyük şehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri ile gaz ve otobüs işletmeleri, il özel idareleri ve İller Bankası, TRT, Atatürk Orman Çiftliği, Milli Piyango İdaresi, KOSGEB ve döner sermayeli kuruluşların DPT tarafından belirlenen kabullere ve formlara uygun olarak hazırlayacakları 2007 yılı gerçekleşme, 2008 yılı birinci gerçekleşme tahmini konsolide yatırım ve finansman tabloları 15 Mayıs 2008'e kadar, 2008 yılı ikinci gerçekleşme tahmini, 2008 yılı program konsolide yatırım ve finansman tabloları ise Temmuz 2008 sonuna kadar, DPT'ye gönderilecek.
Gerçekleşme - 16.10.2007
Merkez Bankası Gecelik Borçlanma Faizini 0.50, Borç Verme Faizini 0.75 Puan İndirdi(2)
Para Politikası Kurulu, Merkez Bankası gecelik borçlanma faizlerinin 0.50 puan, borç verme faiz oranlarının ise 0.75 puan indirilmesine karar verdi. Merkez Bankası bünyesindeki Para Politikası Kurulu'nun bugünkü toplantısı sonrası yapılan açıklamaya göre Kurul, gecelik borçlanma faiz oranını 0.50 puan indirerek yüzde 17,25'ten 16,75'e, borç verme faiz oranını ise 0.75 puanlık indirimle yüzde 22,25'ten 21,50'ye indirdi. Bankalar arası Para Piyasası'nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı 0.50 puanlık indirimle yüzde 13,25'ten 12,75'e, borç verme faiz oranı ise 0,75 puanlık indirimle yüzde 25,25'ten 24,50'ye düşürüldü. Açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı da 0.75 puanlık indirimle yüzde 21,25'ten 20,50'ye çekildi. Açıklamada, son dönemde açıklanan iktisadi faaliyete ve enflasyona ilişkin verilerin Temmuz Enflasyon Raporu'nda ortaya koyulan görünümle uyumlu olduğu belirtildi. Bu kapsamda, özel kesim yatırım ve tüketim talebinde toparlanma işaretleri görülürken, dış talebin büyümeye katkısının azaldığı ve toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüş sürecine verdiği desteğin sürdüğü anlatıldı. Hizmetler sektöründeki enflasyonun olumlu seyrini sürdürdüğü, enerji ve gıda fiyatları ile yönetilen/yönlendirilen fiyatlara ilişkin risklere rağmen güçlü parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkileriyle enflasyonun düşmeye devam etmesinin beklendiği ifade edildi. Kurul, uluslararası likidite koşulları ve kredi piyasalarındaki gelişmeleri yakından izlediği, geçen ayki toplantıda faiz indirim sürecinin erkene alınmasının orta ve uzun vadeli faizlerin belirgin şekilde düşmesine yol açtığı ve yüzde 4'lük enflasyon hedefine ulaşılmasına ilişkin küresel ekonomideki gelişmelerden kaynaklanabilecek aşağı yönlü riskleri azalttığını kaydetti. -"ENFLASYON ORTA VADELİ HEDEFE YAKIN GERÇEKLEŞECEK" Bu doğrultuda Kurul'un, kısa vadeli faiz oranlarındaki "ölçülü indirim süreci"ne bu toplantıda da devam edilmesine karar verdiği bildirildi. Bu karardan sonra da kısa vadeli faizlerin seviyesinin enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam ettiğini vurgulayan Kurul, faiz indirimlerinin temkinli ve ölçülü tutulduğu mevcut duruş çerçevesinde enflasyonun orta vadeli hedefe yakın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Gerçekleşme - 16.10.2007
Yased'den Sınır Ötesi Yorumu: "Demokratik Prensipler Sürdüğü Müddetçe Hiçbir Kaygı Olmaz"
-Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Tahir Uysal, Türkiye'nin demokratik prensiplerle hareket ettiği sürece, Kuzey Irak'a gerçekleştirilecek bir sınır ötesi operasyonun yabancı yatırımcılar için kaygı unsuru olmayacağını söyledi. Uysal, "Kuzey Irak ve Güneydoğu'ya ilişkin gelişmelerin barış içinde sonuçlanması hepimizin dileğidir. Türkiye, ekonomik potansiyel alanı olarak çok önemli bir yerdir ve bu sürecektir" dedi. İSTANBUL (ANKA) - Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Tahir Uysal, Türkiye'nin demokratik prensiplerle hareket ettiği sürece, Kuzey Irak'a gerçekleştirilecek bir sınır ötesi operasyonun yabancı yatırımcılar için kaygı unsuru olmayacağını söyledi.      Uysal, "Kuzey Irak ve Güneydoğu'ya ilişkin gelişmelerin barış içinde sonuçlanması hepimizin dileğidir. Türkiye, ekonomik potansiyel alanı olarak çok önemli bir yerdir ve bu sürecektir" dedi.      YASED Başkanı Tamer Uysal ve YASED Genel Sekreteri Mustafa Alper, düzenledikleri basın toplantısı ile Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü'nün (UNCTAD) tüm dünyada eşzamanlı olarak açıklanan "2007 Dünya Yatırım Raporu"nu Türkiye kamuoyu ile paylaştı. -"TÜRKİYE'DEKİ POLİTİK GELİŞMELER ÇOK ÖNEMLİ"      Raporun sunulmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tahir Uysal, Türkiye'nin Kuzey Irak'a gerçekleştireceği olası bir ınırötesi operasyonun yabancı yatırımcıyı nasıl etkileyeceğine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:      "Türkiye'deki politik gelişmelerin yabancı yatırımcılar için her zaman için önem taşıyor. Türkiye demokratik prensiplerle devam ettiği sürece, yabancı yatırımcı için herhangi bir kaygı unsuru olmaz. Kuzey Irak ve Güneydoğu'ya ilişkin gelişmelerin barış içinde sonuçlanması hepimizin dileğidir. Türkiye, ekonomik potansiyel alanı olarak çok önemli bir yerdir ve bu sürecektir. Olumsuz bir gelişme olacağını düşünmüyoruz." -"HÜKÜMET PROGRAMINI DESTEKLİYORUZ ANCAK YAPILACAK ŞEYLER VAR"      Uysal, Türkiye'nin 2007'de Ağustos ayı itibariyle 13.9 milyar dolarlık yabancı yatırım çektiğine işaret ederek, "Bu rakamı yılsonuna taşıdığımız zaman, yine 20 milyar dolar seviyelerinde bir gerçekleşme bekliyoruz.
Gerçekleşme - 14.10.2007
Eroğlu: 2008 Ödeneğiyle Büyük Su Projeleri 38 Yılda Biter
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, 2008-2010 dönemi yatırım programında yeralan 48 milyar YTL'lik 151 büyük su işleri projesinin mevcut ödeneklerle 38 yılda tamamlanabileceğini bildirdi. Eroğlu, ANKA'ya yaptığı açıklamada, 60. Hükümet Üç Aylık Eylem Planı ile sulama projelerinde stokların gözden geçirilerek elemeye gidilmesi kararını değerlendirdi. 2008-2010 dönemi yatırım programında 167 adet projenin yer aldığını belirten Eroğlu, 2008 yılı fiyatları ile proje tutarının 55 milyar 826 milyon YTL olduğunu kaydetti. -55 MİLYARLIK PROJEYE 1 MİLYAR ÖDENEK- 2008 yılında sene başında verilen 1 milyar 92 milyon YTL ödenek esas alındığında ortalama bitiş süresinin 31 yıl olduğunu vurgulayan Eroğlu, şunları kaydetti: "Bu projelerden 151 adedi büyük su işleri projesi. 2008 yılı fiyatları ile proje tutarı 48 milyar 69 milyon YTL. 2008 yılında verilen ödenekler esas alındığında projelerin ortalama bitiş süresi 38 yıl olarak hesaplanıyor. Ancak DSİ Genel Müdürlüğümüzün 2008 yılında tespit ettiği ihtiyacının karşılanması durumunda tarım sektörü projelerinin ortalama bitiş süresi 6 yıl, büyük su işleri projelerinin ortalama bitiş süresi 7 yıl olabilir." -ELİMİNE EDİLECEK PROJE YOK- DSİ'nin yatırım programında yer alan projelerden Hükümetler Arası İkili İşbirliği Çerçevesinde tamamı kredili yürütülecek olan projelerin dışında elimine edilecek proje bulunmadığını belirten Eroğlu, 2003 yılından itibaren hükümetin yatırım projelerinde yeni bir uygulamaya giderek, fiziki gerçekleşmesi en yüksek olan projelere öncelik verildiğini ve ödeneklerin buna göre planlandığını anımsattı.
Gerçekleşme - 4.10.2007
Anka, 4 Ekim 2007 Perşembe Gündemi
ANKA, ANKARA HABER AJANSI A.Ş. -CUMHURBAŞKANI GÜL TÜRKİYE'YE DÖNÜYOR -Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu'na katılmak üzere gittiği Strazburg'dan dönüyor. (Sat:15.20) -AKP ANKARA İL BAŞKANLIĞI VE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İFTAR VERİYOR -Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP Ankara İl Başkanlığı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın verdiği iftar yemeğine katılacak. (Saat:18.37) -GENELKURMAY BAŞKANLIĞI, "SİBER TERÖRİZMLE MÜCADELE" ÇALIŞTAYI DÜZENLİYOR -Genelkurmay Başkanlığı Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı tarafından iki gün sürecek "Siber Terörizmle Mücadele" konulu çalıştay düzenliyor. (Saat:9.00) -19. GAP YÜKSEK KURULU ANKARA'DA TOPLANACAK 19. GAP Yüksek Kurulu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren'in başkanlığında ilgili bakanların katılımıyla saat 10.30'da GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı'nda toplanacak. Toplantıda GAP'ta son durum, GAP yatırımlarının gerçekleşme durumu ve 2008 yılı GAP yatırımları görüşülecek.
Gerçekleşme - 2.10.2007
Ramazan, Enflasyonu IMF'ye Hesap Verme Noktasına Getirdi
–Türkiye yılın üçüncü çeyreğinde de enflasyon için IMF'ye hesap verme noktasına geldi. Ramazan fiyat artışlarıyla yükselmesi beklenen eylül ayı enflasyonunda aylık bazda yüzde 1,2 artış oranı aşılırsa, yıllık enflasyon Merkez Bankası'nın belirsizlik aralığı üst sınırı olan yüzde 7,3'ü geçeceğinden mektupla IMF'ye hesap verilmesi gerekecek. ANKARA (ANKA) – Türkiye yılın üçüncü çeyreğinde de enflasyon için IMF'ye hesap verme noktasına geldi. Ramazan ayının etkisiyle özellikle gıdada yaşanan zamlarla yüksek çıkması beklenen eylül ayı enflasyonunda aylık yüzde 1,2 oranı aşılırsa, yıllık enflasyon Merkez Bankası'nın belirsizlik aralığı üst sınırı olan yıllık yüzde 7.3 oranını geçeceğinden mektupla IMF'ye hesap verilmesi gerekecek. ANKA'nın yaptığı hesaplamaya göre, Merkez Bankası'nın 2007 Para Politikası çerçevesinde belirlenen enflasyonda hedefle uyumlu patika, ilk iki dönemde olduğu gibi üçüncü çeyrekte de aşılacak. Eylül ayı için yıllık bazda TÜFE'de hedefle uyumlu patika yüzde 5,3 olarak belirlenmişti. Bu hedefin tutturulması için ise Eylül ayında TÜFE değişiminin eksi 0,69 olması gerekecek. Enflasyon eksi bile çıksa, 0,69'un altındaki düşüşler hedefle uyumlu patikaya ulaşılmasına engel olacak. -YÜZDE 1,2 AŞILIRSA IMF'YE MEKTUP YAZILACAK- Ramazan dolayısıyla yaşanan fiyat artışlarının yansıması beklenen Eylül ayı enflasyonunun, belirsizlik aralığı üst sınırı olan yüzde 7,3'ün altında kalması için ise aylık bazda en fazla yüzde 1,2 artış yaşanması gerekiyor. Aylık artış yüzde 1,2'yi aşarsa, Eylül itibariyle yıllık enflasyon yüzde 7,3'ü geçecek. Bu durumda, para politikası gereği, Merkez Bankası önce hükümete ardından IMF'ye bir mektup yazarak, enflasyon hedefinde üst sınırın aşılmasının gerekçeleri açıklanacak. Enflasyon Mart ayı itibariyle yüzde 10,86, Haziran itibariyle yüzde 8,60 olmuş, bu nedenle hedefle uyumlu patika tutturulamadığı gibi belirsizlik aralığı üst sınırına dayanılmıştı. Bu durum, artı/eksi 2 puan değişimi program dahilinde olmakla birlikte, yüzde 4'lük yıl sonu enflasyon hedefini tehlikeye düşürüyor. /** MERKEZ BANKASI ENFLASYON HEDEFİ(%)      Mart Haziran Eylül Aralık Üst sınır 11.2 8.7 7.3 6.0 Uyumlu patika 9.2 6.7 5.3 4.0 Alt sınır 7.2 4.7 3.3 2.0 Gerçekleşme 10.
Gerçekleşme - 1.10.2007
İhd, Beytüşşebap'taki Hain Saldırıyı Kınadı
İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi, Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde 12 kişinin hayatını kaybettiği hain saldırıyı kınadı. İnsan Hakları Derneği Başkanı Ali Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, önceki gün Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesi kırsalında taranan minibüste bulunan 12 kişinin hayatını kaybettiğini ve saldırıyı kınadıklarını belirterek, "Şırnak, Siirt ve Hakkari illerinde ilan edilen yüksek güvenlikli bölgelere giriş ve çıkışların devletin güvenlik görevlilerince kontrol tarafından tutulduğu herkesçe bilinmektedir. Olayın gerçekleşme biçimi ve diğer detaylar hakkında kamuoyu henüz net olarak bilgi sahibi olmasa da, insan hakları savunucuları olarak aralarında sivillerin de bulunduğu yurttaşlarımızın yaşam hakkını sonlandıran bu eylemin insanlığa karşı işlenen suçlardan olduğunu biliyoruz.
Gerçekleşme - 28.9.2007
Sekiz Aylık Dış Ticaret Açığı 40.5 Milyar Dolar (2)
Ağustos ayında ihracat artış hızının ithalata göre daha yüksek çıkmasına rağmen, yılın ilk sekiz ayı itibariyle dış ticaret açığı 40.5 milyar dolara, son bir yıldaki açık da 58 milyar dolara ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı dış ticaret gerçekleşmelerini "geçici" kaydıyla açıkladı.
Gerçekleşme - 28.9.2007
Diyarbakır'da Yoksulluk Araştırması:80 Bin Kişi Gecekonduda Yaşıyor
-Sarmaşık Derneği'nin hazırladığı "Diyarbakır Kent Yoksulluk Haritası", Diyarbakır genelindeki 10 bin gecekonduda, 80 bin kişinin yaşadığını ve hanelerin yaklaşık üçte ikisinin aylık gelirinin asgari ücretin altında bulunduğunu ortaya koydu. DİYARBAKIR(ANKA) - Sarmaşık Derneği'nin hazırladığı "Diyarbakır Kent Yoksulluk Haritası", Diyarbakır genelindeki 10 bin gecekonduda, 80 bin kişinin yaşadığını ve hanelerin yaklaşık üçte ikisinin aylık gelirinin asgari ücretin altında bulunduğunu ortaya koydu. Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği'nin Diyarbakır-Yerel Gündem 21 işbirliğiyle hazırladığı "Diyarbakır Kent Yoksulluk Haritası" araştırmasının sonuçları, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirilen panelde açıklandı. Diyarbakır'da yoksulluğun en fazla yaşandığı mahallelerde 5 bin 706 hane ile gerçekleştirilen anket çalışmasıyla ortaya çıkan sonuçlara göre, kentte bulunan 10 bin gecekonduda 80 bin kişi yaşıyor. Bu gecekonduların büyük kısmının sit alanlarında olması, kentin tarihi mirasında da ciddi tahribatlara yol açıyor. Hanelerin yaklaşık üçte ikisinin aylık geliri asgari ücretin altında bulunuyor ve yüzde 61.6'sı aylık 350 YTL ve altı ile yaşamını sürdürüyor. Hanelerin yüzde 15.1'inde hiç çalışan bulunmuyor. Araştırmaya göre, görüşme yapılan hanelerde Yeşil Kart sahiplerinin oranı yüzde 54.3 iken, hanelerin sadece yüzde 26.3'ünde hane reisleri sosyal devlet ilkesine uygun "sosyal güvenlik sistemi" dahilinde bulunuyor. 4 mahallede yaşayan 36 bin kişiden 6 bin 50'si okuma yazma bilmiyor. Okuma yazma bilmeyen nüfusun yüzde 77.9'unu kadınlar oluşturuyor. Ayrıca, hanelerin yüzde 18.1'inde okul çağında olup okula gitmeyen en az 1 çocuk bulunurken, kent genelinde 30 bin çocuk sokakta çalışıyor ve bunların yüzde 23.7'si okula gitmiyor. -"BÖLGE HALKI CEZALANDIRILIYOR"- Anketle ilgili panelde konuşan DTP Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki yoksulluğun 1925'ten beri sürdürülen bir devlet politikasının sonucu olduğunu savundu. Cumhuriyet tarihin boyunca gelen 60 hükümetten hiçbirinin bu bölgeyle ilgili belirlenmiş devlet politikasının dışına çıkamadığını vurgulayan Demirtaş, "Çünkü devlet 1925'ten beri, asimilasyon politikalarına karşı direnen bölge halkını cezalandırma peşindedir. Devlet dediğimiz hükümet değildir. Türkiye'de hükümet başka, devlet başkadır. Devlet, ordudur, YÖK'tür, yüksek yargı organlarıdır, RTÜK'tür" diye konuştu. Demirtaş, bölgede yoksulluğu artıran politikalar son bulmadan, bölgesel ve insani kalkınmanın gerçekleşemeyeceğini ifade etti. -"DEVLET İSTİHDAM YARATMIYOR, HAYIR İŞLERİ İLE UĞRAŞIYOR"- Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir de, Diyarbakır'daki yoksulluğun tahammül sınırlarını aşarak, toplumsal hayatın akışını bozacak noktaya geldiğini belirterek, "Burada yaşanan çatışma ortamı, göç dalgaları ve yoksunluklar, buradaki yoksulluğu Türkiye'nin başka bir bölgesindeki yoksulluktan ayırıyor" değerlendirmesinde bulundu. İşsizlik ve yoksulluğu çözme konusunda tüm yetkilere sahip olan hükümet ve devlet organlarının iş ve istihdam olanakları yaratmak yerine hayır işleri ile ilgilendiğini savunan Baydemir, "Resmi veriler göstermektedir ki, hükümet ne teşvik yasası, ne de temel altyapı ve istihdam yaratmaya yönelik kamu yatırımlarının dağılımı ile bölgesel gelişmişlik farkının kapatılıp, yoksulluğun yapısal çözümüne dair hiçbir aktif politika izlememiştir" diye konuştu. Baydemir, bölgesel kalkınmanın sağlanması için hükümetin en kısa zamanda bir "Acil Eylem Planı"nı devreye sokması gerektiğini vurguladı. -"DİYARBAKIR 80 YILDA 60 SIRA GERİYE DÜŞTÜ"- Boğaziçi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Şemsa Özar ise, Diyarbakır'ın 1927 yılında İstanbul ve Bursa'dan sonra Türkiye'nin en gelişmiş kenti olduğunu hatırlatarak, "Oysa 80 yıl sonra bugüne baktığımızda Diyarbakır'ın gelişmişlik açısından Türkiye genelinde 63. Sırada bulunduğunu görüyoruz. Bugünkü yoksulluk tarihte birike birike geliyor" dedi. -"GAP, ASIL İŞLEVİNİ YERİNE GETİRMEDİ"- Bölgeye ülke zenginliğinden alması gereken payın verilmediğini ifade eden Özar, bölgeye uygulanan Cumhuriyet dönemi politikalarının toplumsal refahtan öte güvenlik kaygısı ile hayata geçirildiğini dile getirdi. Özar, şunları söyledi: "Şimdi bunları söylediğimiz zaman, akıllara GAP geliyor. Ama GAP'ğn gerçekleşme oranlarına baktığımız zaman, projenin bölgenin kalkınmasına pek yardımcı olmadığını görüyoruz.
Gerçekleşme - 27.9.2007
Trafiğe Çıkan Araç Sayısında Azalma
Otomotiv sektöründe iç pazar daralması sürüyor. Trafiğe kaydı yapılan araç sayısı Temmuz ayında önceki aya göre yüzde 0.2, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 23.6 azalarak 75 bin 444 düzeyinde gerçekleşti. Yılın ilk yedi ayında trafiğe kaydedilen araç sayısı ise 476 bin 527 ile geçen yılın aynı dönemindekinin yüzde 35.8 altında kaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), motorlu kara taşıtlarına ilişkin Temmuz ayı istatistiklerini açıkladı. Buna göre Temmuz'da toplam 75 bin 444 taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, 4 bin 456 taşıtın ise kaydı silindi. Buna göre temmuzda trafikte artan araç sayısı 70 bin 650 adet oldu ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25.1 altında gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı minibüs sayısı yüzde 2.1, kamyonlar yüzde 25, motosikletler yüzde 49.8, traktörler yüzde 2.4 azaldı. Otomobilde yüzde 10.3, otobüste yüzde 18.3, kamyonette ise yüzde 2.6 oranında artış oldu. Özel amaçlı taşıtlarda değişim yaşanmadı. Temmuz ayında ilk defa trafiğe çıkan taşıt kayıtlarının yoğunluğuna bakıldığında ilk sırayı İstanbul ili aldı. -100 TAŞITTAN 32'Sİ İSTANBUL'DA TRAFİĞE ÇIKTI- Temmuz ayında trafikten ilk defa tescil belgesi alan 75 bin 444 taşıtın yoğunluk sırasına göre illere dağılımına bakıldığında; İstanbul yüzde 32 ile ilk sırada geldi. Toplamda, Ankara yüzde 7, İzmir yüzde 7, Antalya yüzde 5.1, Bursa yüzde 3.7, Mersin yüzde 3.5, Manisa yüzde 2.8, Adana yüzde 2.5, Muğla yüzde 2.3, Hatay yüzde 2.2 pay aldı. Yeni trafiğe çıkan taşıt sayısında diğer illerin toplam payı ise yüzde 31.9 oldu. -YEDİ AYLIK GERÇEKLEŞME- Ocak-Temmuz döneminde trafiğe yeni çıkan araç sayısı 476 bin 527 ile geçen yılın aynı dönemindekinin yüzde 35.
Gerçekleşme - 23.9.2007
Türk-iş'ten Hükümete IMF İçin "Copacabana" Çağrısı
–Türk-İş, hükümetten IMF ile yollarını ayırmasını isteyerek, Brezilya ve Arjantin'in yapığı Copacabana Deklarasyonu'nun Türkiye için de uygulanmasını önerdi. Türk-İş bu anlaşma ile IMF ikna edilerek, borçların ödenebileceğini ve IMF programının sona erdirilebileceğini bildirdi. ANKARA (ANKA) – Türk-İş, hükümetten IMF ile yollarını ayırmasını isteyerek, Brezilya ve Arjantin'in yapığı Copacabana Deklarasyonu'nun Türkiye için de uygulanmasını önerdi. Türk-İş bu anlaşma ile IMF ikna edilerek, borçların ödenebileceğini ve IMF programının sona erdirilebileceğini bildirdi. Türk-İş, konfederasyonun hükümetten beklentileri ile hükümet programında ortaya konulanların karşılaştırmasının yapıldığı bir rapor hazırladı. "Türk-İş'in Öncelikli Talepler Bildirgesindeki Beklentileri ile 60. Hükümet Programının Karşılaştırılmalı Çözümlenmesi ve Değerlendirilmesi" çalışmasında özetle şu değerlendirmelerde bulunuldu: Mayıs 2008'de sona erecek olan mevcut IMF-Dünya Bankası patentli programın devam edip etmeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmıyor. Saydamlık iddiasındaki bir programın ve hükümetin ekonominin yol haritasını belirleyecek olan stand-by anlaşmasının geleceği konusundaki siyasal tercihini ortaya koyup bunu kamuoyu ile paylaşmaması düşündürücüdür. Ancak programda öngörülen politikalardan anlaşılıyor ki, yeni bir stand-by anlaşması olsun ya da olmasın (IMF ile yola devam edilsin ya da edilmesin) IMF-Dünya Bankası ikilisinin politikaların şekillendirilmesindeki etkisi varlığını sürdürecektir. Ne yazık ki, IMF-DB patentli politikaların terk edilmesi çağrımız yanıtsız kalmıştır. -FDF YÜZDE 3.5'A ÇEKİLSİN- 6.5'luk faiz dışı fazlaya (FDF) kilitlenmiş bir bütçede sosyal harcamalar lehine bir kaynak tahsisi gerçekleştirilmesi mümkün gözükmüyor. Bu iki şekilde mümkün; ya FDF'nin tanımını değiştireceksiniz, yani sosyal harcamaları dışarıda tutacaksanız ya da FDF'yi aşağıya (örneğin 3.5 gibi) çekeceksiniz. Hatırlanacaktır, ilkini 2004 yılının Martında Brezilya ve Arjantin IMF'yi razı ederek Copacabana Deklarasyonu ile başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştir. Ardından da bu iki ülke borçlarını ödeyerek IMF ile yollarını ayırmışlardır. -SICAK PARA SORUNU GÖZARDI EDİLDİ- Ekonomide yeni hükümeti bekleyen sıcak paranın yol açtığı risk, yüksek cari açık, ağır borç yükü, kronik işsizlik gibi çok temel sorunlar var. Ancak, bunların çözümüne yönelik ortaya konmuş hiçbir somut öneri yok. Bu sorunlar kronikleşirken, bazı makro ekonomik göstergelerde parlak sonuçlar alındığı da bir başka gerçektir. Ancak bu parlak sonuçların alınmasında, dünya ekonomisindeki olumlu konjonktürün katkısını unutmamak gerekir. Bu olumlu konjonktürün olumsuza dönmesi ve kalıcı olması durumunda, söz konusu göstergelerde ciddi bir bozulmanın gerçekleşme olasılığı bir hayli yüksektir.
Gerçekleşme - 22.9.2007
AK Parti'den "Duble Yol" Açıklaması
AK Parti Balıkesir İl Başkanı Adil Çelik, CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın TBMM'de verdiği duble yollarla ilgili soru önergesine karşı açıklama yaptı. Çelik, "Balıkesir'de ulaşım ve duble yol çalışmalarına mesnetsiz bir şekilde eleştiri getirildiği"ni belirterek muhalefet milletvekiline tepki gösterdi. AK Parti İl Başkanı Adil Çelik, CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan'ın ulaşım için ayrılan bütçe ve yapılan yatırımlardan haberdar olmadan, bu şekilde bir demeçle gündem oluşturma gayreti içerisine girmeye çalıştığını, bunun hiçbir mantığının, izah edilebilirliğinin sbulunmadığını söyledi. "Ulaşım konusunda AK Parti dönemi ile geçmiş dönemler arasında kıyas dahi yapılamacağını kaydeden Çelik, "Bu konudaki icraatlarımızı görmezden gelmek iyi niyet ile bağdaşmaz. Hedefimiz herkes gibi Balıkesir'in daha iyi bir konuma gelmesi, sorunlarının çözülmesi ve cazibe merkezi halini almasıdır. Bu konuda ulaşım dahil, bütün alanlarda çalışmalarımız ve geleceğe dönük planlamalarımız devam ediyor. Tabiki eksikler ve yapılması gerekenler var. Ama, şu anda halen yapımı süren yol inşaatları var, yapılması planlanan ve hatta bizim de arzu ettiğimiz projeler de var. Balıkesir çok geniş bir coğrafyayı kapsadığı için yapılan çalışmalar ve yatırımlar maalesef göz doldurmuyor. Halbuki şu anda Karayolları tarafından tam 22 ayrı noktada yol yapımı devam etmektedir" dedi. Adil Çelik, Balıkesir il sınırları içerisinde yapımı devam eden çalışmalar ve geçmiş senelere göre kıyasla AK Parti döneminde yapılan yollar hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Karayolları Bölge Müdürlüğü'nden alınan bilgileri kamuoyuna açıklayan AK Parti İl Başkanı Adil Çelik, kimsenin gereksiz yere polemik yapmaya kalkışmamasını söyledi. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü'nün Balıkesir ili sınırlarındaki yol çalışmalarına göre ildeki son durum şöyle; "Balıkesir'de, Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü sorumluluğu altında toplam bin 129 km yol mevcut. Bunun 583 km'si Devlet Yolu, 546 km'si şehirler arası il yolu. Devlet ve il yollarının 141.4 km'si bölünmüş yol. 71 km'si bitümlü sıcak karışım, bin 42 km'si sathi kaplamalı, 10 km'si toprak ham yol, 6 km'si parke yol.Yapım çalışmaları sürdürülen 22 adet proje mevcut. Bu projelerin toplam bedeli 515 milyon 331 bin YTL olup, Bugüne kadar yapılan harcama ise 258 milyon 860 bin YTL. Yüzde 51 fiziksel gerçekleşme sağlandı.
Gerçekleşme - 19.9.2007
3 Aylık 'Acil Plan' Hazırlıyoruz Hedefte İşsizliği Azaltmak Var
EKONOMİNİN koordinasyonundan sorumlu Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, hükümetin yeni acil eylem planı için çalışmaları başlatırken, makro ve mikro reformların devam edeceğini, yeni dönemde özellikle işsizliğin azaltılması ile sektörel verimlilik konusuna önem vereceklerini söyledi. Ekren, önce 3 aylık, ardından 5 yıllık eylem planı hazırlanacağını açıkladı. YENİ hükümetin Eylem Planı’nın belirleneceği toplantı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren’in başkanlığında gerçekleşti. Ekren, makro ve mikro reformlara devam edileceğini, yeni dönemde özellikle işsizliğin azaltılması ile sektörel verimlilik konusuna önem vereceklerini kaydetti. Öncelikle 2007 sonuna kadar geçerli olacak 3 aylık bir "acil eylem planı" hazırlanacağını açıklayan Ekren, asıl olarak ise 2008-2013 için eylem planı hazırlanacağını belirtti. Yapılacak çalışmada birinci AKP iktidarı döneminde yapılanlar ile yeni dönemde gerçekleştirilecek olanların temel yapı taşını oluşturacağını vurgulayan Ekren, "Özellikle büyüme ve istihdamın güçlendirildiği bir döneme girmiş olacağız" diye konuştu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, kişi başı 10 bin dolarlık milli gelir hedefine atıfta bulunan Ekren, büyümeye bu çerçevede yaklaşılacağını ifade etti. 3 KONUDA ISRAR SÜRECEK: Hükümetin amacının sadece ekonomik olmadığını, diğer alanlarda da imkan ve kaynakların değerini artırmak İçin, 3 önemli konuda ısrarı sürdürdüklerini vurgulayan Nazım Ekren, şöyle konuştu: "Bunlardan bir tanesi, piyasanın topluma olan güveni sürdürmesi. İkincisi temel makro göstergelerin güçlendirilmesi. Diğeri ise özellikle bu dönemde üzerinde duracağımız sektörel performansların artırılmasıdır. Bu, hem ekonomik hem de sosyal ve kültürel performansların artırılmasına önem vereceğimizi, tercih ve önceliğimizi bu noktaya çektiğimizi gösterir. Öncelikle genel ve sektörel anlamda verimlilik ve etkinliği artıracak düzenlemeleri ön planda tutuyoruz. Bundan beklentimiz, yapısal değişimler, koordinasyonun etkinliğinin artırılması ve piyasanın iyi işleyen rasyonel bir yapıda devam eden bir özellik kazanmasıdır." İŞSİZLİĞE YENİ AÇIMLAR: Hanehalkı, firma ve devletle ilgili özel vizyonlar oluşturacaklarını ifade eden Ekren, programın ana bileşenlerinden birini de işgücü piyasaları olarak açıkladı. Ekren, "Yeni dönemde ekonomik ve sosyal uzlaşma ile istihdam ve işsizlik konusunda yeni açılımlar sağlayacak düzenleme ve tedbirleri gerçekleştireceğiz" diye konuştu. İşsizliğin azaltılması konusunda geçen dönem performansının ekonominin diğer temel göstergeleri kadar iyi bir seyir izlemediğini vurgulayan Ekren, "İşsizlik Fonu kullanımı amacına uygun şekilde hem işsizlerin yararlanma oranının artırılmasını planlıyoruz. İstihdamı artıracak yeni bir açılıma yeni bir açılıma imkan verip vermeyeceğine de bakılacak" diye konuştu. REFORMLARA DEVAM: "Makro ve mikro reformların devam edeceğinin altını çizmemiz lazım" diyen Ekren, özel sektör odaklı kamu politikasını daha etkin şekilde kurgulayacaklarını söyledi. Arz yanlı tedbirlerin yanı sıra yapısal değişimlere de ağırlık vereceklerini ifade eden Ekren, "2013 için, 2023’e hazırlık amaçlı, 100’üncü kuruluş yıldönümünde dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefini koruyoruz" dedi. Ekren, temel konulardan birinin sosyal güvenlik reformu olduğuna dikkat çekerek, "Sosyal Güvenlik Yasası’nda son rötuşlar yapılacak. Meclis’in gündemine tekrar gelecek" dedi. Önceki ’acil plan’ın yüzde 80’i gerçekleşti BAŞBAKAN Yardımcısı Nazım Ekren, 58 ve 59’uncu hükümet programları ile belirlenen "acil eylem planı"nda gerçekleşme oranının yüzde 80 olduğunu belirtirken, 205 eylem ve faaliyetten 165’inin gerçekleştiğini, 40 tanesinin ise çeşitli nedenlerle düzenlemeler bitirilemediği için gerçekleştirilemediğini açıkladı.
Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Gerçekleşme Haberleri | Gerçekleşme Haber - Haberler - Sayfa 5 - Gerçekleşme haberleri, son dakika gerçekleşme haber ve gelişmeleri burada. Erdoğan 19 Barajı Aynı Anda Açacak.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 26.10.2020 03:24:30. #1.15#
title