Sağlıklı Bilinen 8 Gıdanın Arkasındaki Büyük Tehlike

Uzman diyetisyenler Türkiye'de piyasalara giren yerli sandığımız yabancı besinleri ve GDO'lu 8 besini inceledi, önemli açıklamalarda bulundu.

14.03.2017 08:19
1

Bademin standart boyutu olmaz, standart görüntü varsa sorun var

Bademin standart boyutu olmaz, standart görüntü varsa sorun var

Eğer yerli badem alacaksanız öncelikle bilmeniz gereken, hiçbiri aynı boyutta değildir bazıları kabuğundan ayrılırken kırılabilir çünkü kabuğu doğası gereği insan eliyle kırılabilen bir kabuk değil çekiç yardımıyla veya sert bir cisimle kırıldığından yarıklar mevcut olabilir. En önemlisi arasında bazen acımtırak olan acı bademe denk gelebilirsiniz.

Amerikan bademinde ise standart boyuta sahip bademler sizleri görüntüleri ile cezbetmekle kalmıyor çok çabuk kırılabilen bir kabuğa sahipler. 5 yaşındaki bir çocuk dahi iki parmağını kullanarak rahatlıkla kırabilir ve en ilginci hiç acısına denk gelmezsiniz rahat rahat son tanesine kadar tüketebilirsiniz çünkü hepsi tatlıdır.

2

Bu kadar ceviz Türkiye'de var mı?

Bu kadar ceviz Türkiye'de var mı?

ülkemizde özellikle nufus yoğunlunun yüksek olduğu bölgelerdeki mevcut tüketimimizin yaklaşık %80-90 civarı ithal cevizdir diyebiliriz. Üretilen toplam ceviz içi bayram sezonlarındaki dev zincileri olan baklava üreticilerinin tedarik ettikleri miktara dahi eş değer değildir.



Ülkemizde Amerika başta olmak üzere Kırgızistan, Ukrayna ve Bulgaristan gibi ülkelerden kabuklu ve kabuksuz ceviz içi ithalatımız mevcut yani yerli ceviz tüketmiyoruz. Tıpkı bademdeki gibi hemen kırılabilen ilginç yapılarıyla ve fiyatları cep yakan bembeyaz cevizler evlerimize dolayısıyla midemize girmeye başladı.

3

Enerji kaynaklarına harcanan mısırda GDO tehlikesi

Enerji kaynaklarına harcanan mısırda GDO tehlikesi

Son zamanlarda hakkında en sık GDO söylentilerini duyduğumuz besin mısır. Ülkemizde üretimimiz var lakin özellikle patlatmak için kullanılan “Cin mısırı” ve haşlanmış olarak satılan mısırlar aslında ülkemize Güney Amerika'dan ithal olarak gelmekte.



Hakkında bunca söylentiler olmasının sebebi son yıllarda petrolün azalma endişesi ile dünya devlerinin yeni enerji arayışına girmesi ve sonucunda bioyakıt olarak mısırı kullanmalarıdır. Ekonomide önemli gelir kaynağı olarak sayılan enerji kayaklarına ciddi faydalar sağlayan biyoyakıt üretiminde hammadde de daha çok üretim sağlanması için bir takım genetik modifikasyonlara neden oluyor.

4

Pul biber yağlı ve tuzlu olmaz

Pul biber yağlı ve tuzlu olmaz

Pul biber alırken dikkat edilmesi gerekilen husus ise piyasada birkaç farklı üretim metoduyla üretilmiş pul biberler ile karşılaşabilirsiniz.


Üretim aşamaları içeriğinde kullanılan malzemeler, ürünü sağlık açısından pozitif veya negatif anlamda etkileyebileceğinden iki farklı türdeki pul biberi karşılaştırdık; Soldaki pul biber aktar ve baharat piyasasında İpek veya saf olarak bilinen pul biberidir ve üretiminde biberin çekirdeği, içindeki damarları ve içeriğinde kullanılmaması gereken posası bulunmaz yağsız ve tuzsuzdur.



Sağdaki ise yağlı yaprak pul biberdir içeriğinde bitkisel rafine mısır yağı veya ayçiçeği yağı ile karşılaşabilirsiniz üreticiler tuz ve yağı raf ömrünü uzatmak maksatlı kullandıklarını söyleseler de asıl hedef aslında maliyeti düşük olan tuz ve yağı ekleyerek görüntü ve lezzet kazandırıp kilogram başına düşen fiyatı azaltıp daha çok kar oranı sağlamak ve

5

Kuru kayısıda kükürt tehlikesi

Kuru kayısıda kükürt tehlikesi

Soldaki gördüğünüz kayısı “esmer gün kurusu kayısı” sağdaki ise rengini koruyabilmesi için kükürt kullanılan kurutulmuş kayısıdır. Lakin Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine göre kilogram başına kabul edilebilir en yüksek kükürt miktarı 2000 mg/kg dir. RASFF (Gıda ve yem için hızlı alarm sistemi) Bildirimlerinde raporlanan tonlarca kurutulmuş kayısı vardır. Amerika, Avrupa Birliği ve diğer ihracat yaptığımız ülkeler kükürtün sağlık üzerine olumsuz etkilerinden dolayı kükürt seviyelerine sınırlama getiriyor ve bu ürünleri kabul etmiyor ve ihraç edilemeyen ürünler Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yönetmeliğine göre yüksek içerikli olanları imha edilir. Peki ihracata çıkmayan veya bakanlığın denetimine yakalanmayan ürünler? Malesef çarşıda, pazarda ve markette karşımıza çıkabilir ve tüketebiliriz.

6

Bilinçsiz üretim kurbanı: Kuru İncir

Bilinçsiz üretim kurbanı: Kuru İncir

Kuru incir çoğumuzun vazgeçilmezidir lakin kuru incirimizinde en büyük sorunlarından biri maalesef alfatoksindir. Doğrudan insan tüketimine sunulan kurutulmuş meyveler için alfatoksin B1 limiti 8 µg/kg ve toplam aflatoksin limiti ise 10 µg/kg olarak belirlenmiştir.



İçeriğindeki alfatoksin miktarındaki yüksekliğin temel sebebi bilinçsiz ve eğitimsiz üretimdir. Resimdeki incirlerin farkı ise soldaki dalında kurutulmuş natural dağ inciri sağdaki ise taze iken toplanıp fabrikasyon sistemiyle üretilmiş sıralı veya yıkanmış olarak adlandırılan incirdir.



Alfatoksin görülme sıklığı ise sağdaki incirde görülmektedir. İhracatta kayısıda uygulanan uygulamalar kuru incirde de mevcut. Kurutulmuş kayısıda ki bahsettiğimiz ihraç edilmeyen veya edilemeyen incirlerin sofralarımıza girme riski maalesef mevcut.

7

Fiyat farkı nar ekşisinin kalitesini nasıl etkiliyor?

Fiyat farkı nar ekşisinin kalitesini nasıl etkiliyor?

Piyasada fiyatları arasında uçurumlar olan çeşitli nar ekşileri görebilirsiniz, kiminin kilogram fiyatı yüzlerce Türk Lirası'nı bulurken kiminin kilogram fiyatı ise 5-10 Türk Lirası'na kadar düşebiliyor. Haliyle bu durumla karşılaştığınızda şu soruyu sorabilirsiniz; “İkisi de nardan elde edilmiş nar ekşisiyse neden fiyatları bu kadar farklı?”

Nar ekşisi üretiminde kullanılan hammadde miktarı ucuz olan ürünlerde %3'lere kadar düşen hammadde yani %3 Nar bulunmasıdır. Peki geriye kalan %97'si nedir? Cevabı Çok basit glikoz gibi katkı maddeleri.
Aslında alışveriş noktalarından aldığınız nar ekşisinin üzerini dikkatlice okursanız fark edebilirisiniz “Nar Aromalı Sos” ibaresi yazdığını.

8

Renkli ve canlı görünen cevizli sucuklara dikkat

Renkli ve canlı görünen cevizli sucuklara dikkat

Nar ekşisindeki durumun aynısını pestil ve cevizli sucuklarda da görebilirsiniz. Aralarındaki fiyat, görüntü ve lezzet farklılıkların tek bir sebebi var glikoz ve katkı maddeleri kullanımı. Görsele önem veren bir topluluk olduğumuz için doğal olarak parlak ve ucuz olanı tercih ediyoruz ama oysaki natural yollardan katkısız olanı tercih etmememiz sağlımız açısından faydalı olacaktır.

Yorumlar
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu içeriği neredepaylaşmak istiyorsunuz?
Şu an buradasınız: Türkiye'nin en kapsamlı haber portalı: Haberler.com
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 04 Aralık 2020 Cuma 21:08:21