Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

17.09.2014 09:56
1
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Cellatlar her toplumda, korkulan hatta kimilerince lanetlenen kişiler olmuşlardır. Öyle ki Osmanlı döneminde cellatlar sadece yaşarken değil, öldükten sonra bile toplum tarafından dışlanmış ve mezarları bile ayrı tutulmuştur.

2
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Eyüp Mezarlığı'ndaki, Pierre Loti kahvesinin çevresinde yer alan ve başlarında dikdörtgen taşlar bulunan bu mezarlık dünyada tek cellat mezarlığı olma özelliğini taşıyor.

3
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Çünkü yüzlerce cellatın mezarının bulunduğu bu mezarlar zamanla yok olmuş. Günümüzde sadece sekiz dokuz tanesi kalmış durumda. Cellat mezarlarının yerinde şimdi apartmanlar ya da başka insanların mezarları yer alıyor.

4
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Peki Osmanlı'da cellatlar nasıl seçilirdi? Onlar neden böyle bir mesleği seçerlerdi? İşte tüm bu soruların cevabı...

5
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Osmanlı'da adam asmak, boğmak ve kelle kesmek, bir ceza şekliydi ve bunun için de sarayda her zaman cellatlar bulundurulurdu. Bir grup cellat, padişah ve diğer yüksek rütbeliler için her an hazır durumda beklerlerdi.

6
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Sarayda verilen ölüm cezaları, Topkapı Sarayı bahçesinde bulunan bir çeşmenin önünde infaz edilirdi, cellatlar infazdan sonra kanlı baltalarını ve ellerini burada yıkarlardı, bu çeşmenin sağında ve solunda kesilmiş kafaların teşhir edildiği kelle taşları vardı bu taşlara ibret taşları da denirdi.

7
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Bu çeşmenin bir adı da cellat çeşmesi veya siyaset çeşmesi idi, cellatların kaldığı yer ise çeşmenin bulunduğu duvarın arakasındaydı. Bu çeşme halen Topkapı Sarayı'nın ön bahçesinde bulunmakta, her gün önünden ne olduğunu bilmeden yüzlerce kişi geçmektedir.

8
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar


İnfazlar bazen de Yedikule Zindanları'nda yapılırdı. (Bu zindanlar ziyarete açıktır idamların ve işkencelerin yapıldığı yerler gezilebilir.

9
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

İnfaz şekilleri, yani öldürme şekilleri, kişinin konumu, mevkii, rütbesine ve işlediği suça göre değişirdi. Osmanlı sultanları ve şehzadelerinin kanı dökülmez, yay kirişi, ip ve kementle boğularak öldürülürlerdi.

10
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

İnfaz edilecek halktan biri ise, kelle kesme şekli uygulanırdı. İstanbul dışında, imparatorluğun uzak vilayetlerinde idam edilen devlet adamlarının öldürüldüklerini ispat etmek için, kesilen başları torbaya konur ve torba balla doldurulurdu.

11
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Bu torba İstanbul'a getirilir, gümüş bir tepsinin içinde padişaha sunulur, beden ise öldürüldüğü yere gömülürdü. Bu nedenle, başı başka yerde, bedeni başka yerde gömülü iki mezarı olan devlet adamları, sadrazamlar çoktur.

12
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Bunlardan en meşhuru Viyana kuşatmasındaki başarısızlığı ile başı kesilen ve bir bal torbası içinde İstanbul'daki sultana gönderilen ve sonrada denize atılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa idi.

13
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Bu kesilen başlar bazende Topkapı Sarayı'nın ilk giriş kapısına asılır halka gösterilirdi. Bu kapı sarayın en dıştaki ilk kapısıdır, kesik başların konulduğu oyuklar halen durmaktadır. Kafalar üç gün kalırdı burda, bazen yüzlerce kafa olurdu.

14
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Cellatlar, Müslüman olan kişilerin infazdan sonra başlarını, cesedi sırt üstü yatırarak koltuğunun altına , Müslüman olmayanları ise yüzü koyun yatırarak, başlarını kalçalarının üzerine koyardı.

15
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Öldürülen kişinin cesedi ve üzerindeki kıymetli eşya, para ve giyecekleri cellatın malı sayılırdı. Cellat cesedi isterse atar, isterse ölünün sahiplerine mevki, rutbe ve konumuna göre parayla satardı.

16
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Osmanlıda cellatlar özellikle sağır ve dilsizler arasından seçilirdi. Sağır olmaları, kurbanlarının sesini, çığlıklarını duyup etkilenmemeleri açısından önemliydi. Osmanlı tarihinde en hazin boğarak öldürme olayı 28 Ocak 1595 te cereyen etmiştir.

17
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Üçüncü Mehmed, 19 çocuk ve yetişkin şehzade kardeşlerini bir gecede dilsiz cellatlara boğdurmuştu. Ertesi günü Divanı Hümayun avlusuna 19 şehzade tabutu konmuştu.

18
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Cellat mezar taşlarının üzerinde ise, isim, doğum tarihi, ölüm tarihi gibi hiçbir yazı ve işaret yoktur. Bu taşlar iki metre yüksekliğinde 40-50 cm. genişliğinde dikdörtgen şeklindedir.

19
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Kuş uçmaz kervan geçmez bu mezarlığa, zamanında mahallelinin "lanetli mezarlık" dediği, gündüzleri dahi buradan geçmeye korktuğu biliniyor. Hatta bu mezar taşlarına lanetli olduklarına inandıkları için dokunamazlarmış bile.

20
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Mezar taşlarında hiçbir yazı ve işaret bulunmaması ise anlaşılır bir durumdur. Bu, öldürülen kişinin geride kalan yakınlarının, bunları mezar taşlarından bulup, mezarlarını tahrip etme eş ve çocuklarına kötülük veya başkaca bir hatalı tutum ve davranış içinde olmamaları için alınan bir koruma önlemi olsa gerektir.

21
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Böylece en azından, cellat baba seçmeme şansı olmayan günahsız çocukların kimler oldukları, varsa annesi, babası, akrabaları bilinmeyecek, cellat yakınları diye dışlanmayacaktır.

22
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

23
Osmanlı Devleti'nde Lanetli Cellatlar

Yorumlar
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu içeriği neredepaylaşmak istiyorsunuz?
Şu an buradasınız: Türkiye'nin en kapsamlı haber portalı: Haberler.com
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 27 Eylül 2020 Pazar 10:32:36