Forum İstanbul - Haberler Ekonomi
Haberi Paylaş

Forum İstanbul

AA / Uğur Aslanhan - Haberler | Ekonomi
Forum İstanbul

DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Hakan Ateş, reformların zamanında ve yerinde yapılması sayesinde fasit daireyi mutluluk çemberine çevirme şansının bulunduğunu belirterek, "Çünkü genç, dinamik, algılaması kuvvetli nüfusumuz var.

DenizBank Finansal Hizmetler Grubu Üst Yöneticisi ( Ceo ) Hakan Ateş, reformların zamanında ve yerinde yapılması sayesinde fasit daireyi mutluluk çemberine çevirme şansının bulunduğunu belirterek, "Çünkü genç, dinamik, algılaması kuvvetli nüfusumuz var. Buradan çok daha unicornlar çıkarabilecek zekada gençlerimiz var." dedi.

"Yarını Anlamak" ana temasıyla çevrim içi düzenlenen Forum İstanbul kapsamında "Gelecek Senaryoları ve Öngörüler" başlıklı panel gerçekleştirildi.

Panelde konuşan Ateş, Kovid-19 krizinin yol açtığı dünyanın eve kapanması, fabrikaların ve tedarik zincirlerinin durması gibi gelişmelerin arz ve talep yönlü şoka sebep olduğunu, krizden hasarsız çıkmanın imkanının bulunmadığını söyledi.

Bugüne kadar resmi rakamlara göre 165 milyon vaka ve 3,5 milyon can kaybı bulunduğunu, gerçek ölüm sayısının söz konusu rakamın 2 katına çıkabileceğinin ifade edildiğini dile getiren Ateş, henüz 1,6 milyar doz aşı yapılabildiğini, tüm dünyayı aşılamak için bunun 10 katına ihtiyaç olduğunu bildirdi.

Ateş, geçen yıl yüzde 3,3 büyümesi beklenen küresel GSMH'nin yüzde 3,3 daraldığını, 114 milyon istihdam kaybı yaşandığını, küresel borç stokunun son bir yılda 30 trilyon dolardan 289 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaştığını anlattı.

Salgın öncesi aylık 60 dolar dolar olan yoksulluk sınırından 30 milyon insanın kurtulmasının beklendiğini anımsatan Ateş, beklenilenin aksine 90 milyon insanın yoksulluk sınırının altına gerilediğini, yoksulluk sınırı altında yaşayan insan sayısının 730 milyona çıktığını aktardı.

Ateş, harcama yönlü politikalar yüzünden borçluluğun özellikle devlet borçlanmalarının arttığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kredi garantileri, işveren destekleri, sosyal transferler gelişmiş ülkelerde GSYH'nin yüzde 10'dan fazlasına ulaşabilirken, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 7 civarında kaldı. Türkiye'de bu destek ağırlıklı olarak bankalar tarafından verildi. Toplam destek yüzde 11. Genellikle garantili krediler şeklinde oldu bu destekler. Maliyetlerin yönetilmesi içinse düşük faiz politikası sürüyor dünyada."

Ateş, G-7 ülkelerinde düşük faizlerle birlikte parasal genişleme politikasının da uygulandığını kaydederek, "2009 finansal krizinde parasal genişleme aşağı yukarı 1,7 trilyon dolar olmuştu. Bu sefer 5,8 trilyon dolara ulaştı. Dünya genelinde 16 trilyona ulaşan bu mali destekler gerçekleşmeseydi hesaplamalara göre pandeminin zararı 3 kat fazla olabilirdi." diye konuştu.

"2021'de küresel ekonomi büyüyecek"

Hakan Ateş, salgınla mücadele kapsamında yapılan mali ve parasal destekler ile aşının beklenenden hızlı toparlanma getirdiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2021'de küresel ekonomi büyüyecek. ABD ve Çin ekonomisi pandemi öncesi seviyelerine ilk çeyrekte neredeyse dönmüş durumda. Avro Bölgesi ve İngiltere'de 2021 büyüme beklentisi sırasıyla yüzde 4,4 ve yüzde 5, 3 oldu IMF verilerine göre. Ancak, yaşanan istihdam ve eğitim kaybı, borçluluk oranlarındaki artış ve artan eşitsizlikler özellikle gelişen ve az gelişmiş ekonomilerde kalıcı hasarlar verdi. İçinde bulunduğumuz bir tarafta yüksek likidite ve arz dengesizlikleri diğer tarafta artan tasarruflar ve ertelenmiş talep harcaması yüksek, enflasyonu yüksek, faizi yüksek birbirini besleyen bir döngü oluşturdu."

Ateş, gelişmiş ülkelerde artan faizin kaliteye kaçışı beraberinde getirdiğini ve gelişmekte olan ülkelere giren kaynak sayısının eskisine oranla daraldığını söyledi.

Aşının tüm dünyaya dağıtılmasının önemine değinen Ateş, Türkiye'nin şu anda 270 milyon aşı anlaşması yaptığını, bu aşıların hızlıca uygulanması gerektiğini bildirdi.

Ateş, salgın döneminde dijital teknoloji, ilaç sanayi gibi sektörler öne çıkarken yeme-içme, konaklama, ulaşımın geriye gittiğini, ancak buralarda ertelenmiş talebin olduğunu, bazı destinasyonlarda bu dönemde yer bulmanın zorlaşmaya başladığını anlattı.

"Gelişmekte olan ülkelere portföy girişi düşük seviyede"

DenizBank Finansal Hizmetler Grubu CEO'su Ateş, gelişmiş ülkelerin tasarruf, borçlanma, üretim gücü ve eğitimli nüfus olanaklarının bulunduğunu ve bu ülkelerin aşılamada iyi gittiğini bildirdi.

Gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerin ise mali kaynaklarının zayıf olduğunu ve 86 trilyon dolarlık borç yükü altında bulunduklarını anlatan Ateş, bu ülkelerin aşılama hızının da yavaş olduğunu söyledi.

Ateş, petrol ve turizm gelirleri gibi bağımlılıkları bulunan söz konusu ülkelerin dijital teknolojileri yakalamakta da zorlandığını kaydederek, "Fon akımlarından risklilikleri ve gelişmiş ülkelerdeki faiz artışları sebebiyle yeterince yararlanamıyorlar. Gelişmekte olan ülkelerde portföy girişleri son 3 yılda 33 milyar dolar mertebesinde kaldı. Önceki yıllarda ayda 60 milyar doları geçen akışları görmüştük." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'den daha çok unicornlar çıkarabilecek zekaya sahip gençlerimiz var"

Hakan Ateş, gelişmekte olan ülkelerin aşılamada ve üretim-tedarik problemlerinde çözümün şart olduğunu belirterek, "Bu konu devletin desteği olmazsa yapılması çok güç. Ülkemiz yüzde 99'dan fazla KOBİ ülkesi. Onların çok ciddi desteklenmesi halinde ancak ekonomimizin sağlam dokusunu ayakta tutabiliriz. Bunun için de devlet programları ve KGF programlar süratle devreye alınmalı." diye konuştu.

Türkiye'nin başta hukuk alanında olmak üzere reformları zamanında ve yerinde yapması halinde bu girdapta fasit daireyi mutluluk çemberine çevirme şansının hala bulunduğunu dile getiren Ateş, "Çünkü genç, dinamik, algılaması kuvvetli nüfusumuz var. Buradan çok daha unicornlar çıkarabilecek zekada gençlerimiz var." ifadelerini kullandı.

AA / Uğur Aslanhan - Ekonomi Haberleri
500
title