"Fındıkta Tehlike Kapımızda"

Sakarya'nın Akyazı İlçesi Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şinasi Bayraktar, Fındığın Bir Sisteme Oturtulması Gerektiğini Belirterek, "Aksi Halde Profesörü Konuşsa Faydası Olmaz" Dedi.

Sakarya'nın Akyazı İlçesi Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şinasi Bayraktar, fındığın bir sisteme oturtulması gerektiğini belirterek, "Aksi halde profesörü konuşsa faydası olmaz" dedi.

Türk coğrafyası dışında birim alandan ortalamanın üstünde fındık verimi alınmasına yönelik çalışmaların arttığına dikkat çeken Akyazı TSO Başkanı Şinasi Bayraktar, özellikle son dönemde Azerbaycan, İtalya ve Şili'de Nisan ayında fındık hasadının başladığını kaydetti. Bunlardan en önemlisi olan Amerika'nın Oregon bölgesinde ciddi bir şekilde planlama yapıldığını ifade eden Bayraktar, bu bölgelerin Türk fındığına rakip olmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Şu an Türk fındığının liderliğini elinde bulundurduğunu, ancak bunun bir sisteme oturtulmaması durumunda pazarın küçülmesinin beklenen bir sonuç olacağını dile getiren Bayraktar, "Bugün Türk fındığının liderliğini elinden bırakmayacağı doğrudur. Hatta fındık iyi bir yapılanma ve stratejiye kavuşturulan bir politikayla belki de eski günlerinden daha iyi olacaktır. Bu bir politika ve kararlılık meselesidir. Birleştirici ve yapıcı bütün kesimlerin içerisinde bulunduğu, beraberce hareket edebileceği bir politika olmasında çok büyük bir fayda vardır.

Ancak ortada da bir gerçek vardır. 1960 yılında dünya üretiminde fındık neydi, 2008 yılında ne oldu? Bunun paralelinde tüketimdeki miktar ne oldu? Baktığımızda bu tablo bize bazı tehlike sinyallerini veriyor. Zaten şu an kimse Türk fındığının lider olduğu ve en çok pazara sahip olduğunu tartışmıyor. Ancak bu politikasızlık devam ettiği sürece liderlik payından mutlaka kaçınılmaz şekilde oran kaybedilecektir" dedi.

Türkiye'nin dışında dünyanın farklı coğrafyalarında fındık üretimi yapıldığına ve bu alanlardaki üretimlerin arttığına dikkat çeken Bayraktar, "Artık Gürcistan, Azerbaycan ve İtalyan fındığı Avrupa'nın Eylül ayı ihtiyacını karşılıyor. Şayet Türk fındığının fiyatı yüksekse talepler buralara kayıyor. Durum böyle iken talep de olmayınca serbest piyasa çöküyor. Yani bir politika belirleyemediğimiz için kendi elimizle Türk fındığına ciddi rakipler ortaya çıkarıyoruz. Bu politika ve sistemle devam edersek söz konusu ülkeler mutlaka pazar payımızı çalacaktır. Ne yazık ki çalmaya da başladılar. 3 ay önce 'daldaki yeni mahsul için bir politika üretilmesi gerekiyor' demiştim. Şu an hiçbir şey yapılmadı. Bir 3 ay daha geçecek, yine bir şey yapılmayacak. Ne zaman yapılacak? İş işten geçtiği ve bahçeye girildiği zaman. Zaman daralınca fındık üzerinden polemikler yapılmaya başlanacak. 'Fındık para etmiyor', 'fındığı tüccar düşürüyor', 'fındığa devlet sahip çıkmıyor' gibi sadece laf üretmekten başka bir şey yapılmayacak.

Yapılacak en öncelikli şey, fındığı bir sisteme oturtmaktır. Böyle giderse fındık kimsenin yüzünü güldürmeyecek. Bunun önlenmesi için fazla konuşmamamız ve demagoji yapmamamız gerekir. Fındık bir sisteme kavuşturulmazsa, bunun profesörü de konuşsa faydası olmaz" diye konuştu.

(AY-AK-CC-E)