Filmlerin Bir Derdi Olmalı

Filmlerin Bir Derdi Olmalı

Ödüllü Oyuncu Saadet Işıl Aksoy "Oynayacağım Filmlerin İnsanlara Söyleyecek Bir Şeyi Olmalı. Benim Hayat Görüşüme Uyması da Tabii Ki Önemli" Diyor.

Filmlerin Bir Derdi Olmalı

ÖDÜLLÜ OYUNCU SAADET IŞIL AKSOY "OYNAYACAĞIM FİLMLERİN İNSANLARA SÖYLEYECEK BİR ŞEYİ OLMALI. BENİM HAYAT GÖRÜŞÜME UYMASI DA TABİİ Kİ ÖNEMLİ" DİYOR.

Milliyet'in Cafe ekine özel röportaj veren Saadet Işıl Aksoy, Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun.

'Güz Yangını', 'Esir Kalpler', 'Senden Başka' dizileriyle televizyona adım atan Saadet Işıl Aksoy, oynadığı ilk sinema filmi 'Yumurta' ile dikkatleri üzerine çekti. Buradaki Ayla karakteriyle Antalya Altın Portakal'da En Yetenekli Genç Oyuncu ödülü olmak üzere birçok ödüle layık görülen Aksoy, "Festivallerden çok iyi para ödülleri kazandım. Hâlâ o parayla geçiniyorum" diyor.

Oyunculukla yolunuz nasıl kesişti?

Boğaziçi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Okulda sinema kulübümüz vardı. Sinemaya mesai harcayan bir grup vardı. Orada film dersleri almıştım. Pera Güzel Sanatlar'da kamera önü oyunculuk eğitimine katıldım. Üniversitede ilgimi çekmeye başladı oyunculuk ve çok sevdim. Derslerin yanı sıra oyunculuğun yapmaktan keyif aldığım ve beni mutlu eden bir şey olduğunu gördüm. Mezun olduktan sonra New York'a gittim üç ay workshop'lara katıldım.

'Senden Başka' dizisi yayından kalktıktan sonra Paris'e gittiniz. Neler yaptınız orada?

Bir dil okuluna yazıldım ve yaklaşık üç ay orada kaldım. Fransızca çok az biliyordum ve üç yıldır hiç konuşmuyordum. Fransızcayı çok sevdiğim ve öğrenmek istediğim için hemen bir dil okuluna yazıldım. Hem okula gidip hem de bol bol gezdim, oyun izledim. Müzeleri çok gezdim. Yeni arkadaşlar edindim orada.

Saadet iyi kızı, cici kızı oynar durumu var sizinle ilgili. Nasıl kıracaksınız bu zinciri?

Evet genelde iyi kız, şeker kız, cici kız durumu söz konusu ama farklı roller de geliyor. Bu durum sevindirici. Ama baktığınızda yayınlanan dizilerin neredeyse tümünde başroldeki kızlar hep iyi ve cici kızlardır. Önümüzdeki aylarda Bulgar yönetmenin çekeceği bir filmde oynayacağım. Orada da yine cici bir kız olarak kamera karşısına geçeceğim (Gülüyor) Onun dışında birkaç kısa filmde çok farklı karakterleri oynayacağım. Dengeyi bir şekilde kurup zinciri kıracağımı düşünüyorum.

Proje geldiğinde sanatsal olması mı, popüler olması mı önemli sizin için?

Benim hayata bakışıma uygun olmalı gelen proje. Oynayacağım filmlerin bir derdi olmalı. Hayata, insanlara söyleyecek bir şeyi olmalı. Benim hayat görüşüme uyması da tabii ki önemli. Hadi eğlenelim, gülelim değil de bir şey anlatmayı tercih eden filmleri tercih ediyorum. Yönetmen sineması ya da star sineması olarak ayırıyorum ben. Türkiye'de sanatsal ve popüler film olarak bir ayırım var. Popüler olan kötüdür durumuna inanmıyorum.

'Yumurta' filmi birçok festivalden ödül aldı. Siz aldığınız para ödüllerini nasıl değerlendirdiniz?

Derdi olan filmlerde oynamayı istiyorum ancak bu filmler para kazandırmıyor, diziler para kazandırıyor böyle bir gerçek var. 'Yumurta'nın katıldığı festivallerden aldığım ödüller beni çok rahatlattı. Benim için çok iyi paralar kazandım. O paralarla gidip Fransa'da üç ay dil eğitimi aldım ve yaşadım. Hâlâ da festivallerden aldığım paralarla geçiniyorum. İleride ne olacak bilmiyorum ama para kazandıracak bir şeyler yapmam gerektiğini de biliyorum. Dizi ve reklam filmleri maddi olarak getirileri olan işler. Kazandığınız paralar yaşam standartınızla da alakalı. İyi şartlarda yaşayan biriyim ama şurada oturayım, şöyle bir arabam olsun diyen biri değilim. Çok büyük beklentilerim yok para anlamında.

ÖDÜLDEN SONRA TEKLİFLER ARTTI

Aldığınız ödüllerden sonra iş anlamında daha çok teklif almaya başladınız mı?

Tabii çok büyük artıları oldu. Ben filmden önce diziyle tanınmaya başlamıştım ama filmle birlikte tanınan ve röportajlar yapılan biri oldum. Daha çok dizi ve sinema filmi teklifleri oldu. Reklam filmi teklifleri gelmeye başladı. 'Yumurta' benim için süper bir başlangıçtı. Semih Kaplanoğlu'yla tanıştım. Benim hayatım boyunca Kaplanoğlu fikir alabileceğim biri oldu.

Polis bir ailenin kızısınız. Oyuncu olacağım dediğinizde ailenizin tepkisi ne oldu?

Annem emniyet müdürü, babam emekli oldu. Ailede benden başka oyuncu yok. Oyunculuk yapacağımı söylediğimde tepki göstermediler. Evin en küçük çocuğu olmanın avantajını yaşadım. Benim oyunculuk yaparkenki heyecanımı görüyorlar. Çok gurur duyuyorlar benimle. Sert yetiştirilmedim. Yaşımın getirdiği kadar kendi kararlarımı alabiliyordum. Hiçkimse çocuğuna 'Al kızım, al oğlum bu senin özgürlüğün' demez. Bunun için bir çaba harcamak gerekiyor. Ben bunu elde edebilmek için bir çaba harcadım. Ailem de bana bu çaba harcayacak alanı verdi.

Polis anne baba, iki abi zor olsa gerek. Özellikle abiler kardeşlerini paylaşamazlar, Erkek arkadaş konusunda.

Küçükken sürekli 'O kim, ne işi var senin yanında, kim aradı' diye sürekli sorarlardı. Ama büyüdükçe bitti diyebilirim. Süper iyi anlaşıyoruz abimlerle. Abilerimin olması süper eğlenceli bir şey. Baktılar benimle başa çıkamıyorlar, bıraktılar peşimi (Gülüyor)

Esmer ve renkli gözlü biri olarak dış görünüşünüzün yaptığınız işe artıları olduğunu düşünüyor musunuz?

Ben bugüne kadar salt güzelliğimi kullandığım hiçbir iş yapmadım. 'Aaa bu kız güzel hadi oynatalım' diye düşündüklerini tahmin ettiğim işlerde olmadım. Fiziksel durumumun bana bir getirisi muhakkak olmuştur ama sinemada illa çok güzel olmanız gerekmiyor. Eğer öyle olsaydı dünyadaki bütün top modeller Hollywood'ta star olurlardı. Kaşınız, gözünüz, içiniz, konuşmanız, tavrınız, gülüşünüz tüm bunların toplamı güzelse ya da farklıysa, ilginçse, eğlenceliyse o zaman avantajlı oluyorsunuz.

Dizilerde ve reklam filmlerinde çok kokoş bir görüntünüz var. Gerçek hayatta bu kadar süslü müsünüz?

Tam tersiyimdir. Ben kokoş giyinmeye bayılırım aslında ama beceremem. Topuklu ayakkabılar giyeyim, süsleneyim, makyaj yapayım durumuna bayılırım. Hatta bunu yapıp kendine yakıştıran insanlara hayranım. Öyle bir cesaretim yok. O kadar dikkat çekmek durumu bana göre değil galiba. Ancak oynadığım rollerde öyle kokoş ve süslü oluyorum.

Peki kariyer mi sizin için önemli aşk mı?

Çok zor bir soru (Gülüyor) Benim kesin çizgilerim yok. Akıntıya göre şekil alıyorum biraz. Beni kısıtlayan, işime engel olan biri olursa hemen hoşçakal derim. İlişkilerimde, hayatta, aileme karşı inatçılığım çok var. Bu beni rahatsız ediyor aslında ama yapacak bir şey yok.