Fil Fosillerinin Bulunduğu Alan 'Jeopark' Olacak

Fil Fosillerinin Bulunduğu Alan 'Jeopark' Olacak

KAYSERİ Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Kocasinan ilçesindeki Yamula Baraj Gölü kıyısında Taşhan ve Çevril mahalleleri kırsalında bulunan 10 milyon yıllık fil fosillerinin olduğu bölgeyi 'Jeopark'a dönüştüreceklerini açıkladı.

Fil Fosillerinin Bulunduğu Alan 'Jeopark' Olacak

KAYSERİ Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Kocasinan ilçesindeki Yamula Baraj Gölü kıyısında Taşhan ve Çevril mahalleleri kırsalında bulunan 10 milyon yıllık fil fosillerinin olduğu bölgeyi 'Jeopark'a dönüştüreceklerini açıkladı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Çelik, Çevril ve Taşhan bölgesinde kazı çalışmalarıyla ilgili verdi. Başkan Çelik, "Bu bölgedeki bir keçi çobanımızın bulduğu fosile duyarsız kalmayarak Kayserimiz için bu alanda çok farklı bir kapı açmış olduk. Kimden ve nereden gelirse gelsin Kayserimizi ve Kayserimizin zenginliklerini ilgilendiren her konuya sahip çıkıyoruz. Keçi çobanımızın fosil bulmasıyla başlayan sürece Büyükşehir Belediyesi olarak sahip çıktık ve bilim insanlarımızı devreye soktuk. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okşan Başoğlu ile Hacıbektaş Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cesur Pehlevan ve ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda önemli fosil kalıntılarına ulaşıldı. Bilim insanlarımız, bu fosillerin bugüne kadar Türkiye'de bulunmuş tek parça en büyük fosil olduğunu ifade ediyorlar. Burada ortaya çıkartılan fosil buluntularının bir kısmı bildiğimiz kadarı ile Türkiye'deki tek örnekler. Yaklaşık 9-10 milyon yılla tarihlendirilebilir. Burada şimdilik filler, üç toynaklı atlar ve boynuzlugillere ait fosiller bulundu. Bu fosillerden bir kısmı dünya literatüründe ilk kez yer alacak örnekler olma potansiyeline sahip. Böylesine önemli bir buluş için bilim insanlarımıza ve ekiplerine çalışmaları nedeniyle teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra kazı ekibini çok daha güçlendirerek çalışmaların daha hızlı ilerlemesini sağlamaya gayret edeceğiz. Ayrıca, geçmişe ışık tutan bu bölgeyi jeoparka dönüştürerek, bilim merkezimizde sergilediğimiz buluntularla burası arasında bir bağ kurup, Anadolu tarihine ve biyolojik kültür mirasına ışık tutacağız. Bu çalışmalar, Kayseri'nin tanıtımı ve Kayseri'ye daha fazla turistin çekilmesi açısından da önemli" diye konuştu.

HORTUMLU MEMELİ FAMİLYASI BURADA YAŞAMIŞ

Fosiller için ilk planda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Kayseri Müze Müdürlüğü, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve ÇEKÜL Vakfı arasında bir protokol yaparak çalışmalar için ilk adımı attıklarını, buluntu yerini, bilimsel danışma kurulunda yer alacak akademisyenlerin ve belediye görevlilerinin Kasım 2017 başlarında ziyaret edip, fosil yatağının zenginliğini, çeşitliliğini ve ne denli büyüklükte bir alanı kapladığını anlamaya çalıştıklarını söyleyen Başkanı Çelik, şöyle konuştu:

"Prof. Dr. Okşan Başoğlu'nun buluntular üzerinden ilk tespitleri miyosen devreden ağırlıklı olarak hortumlu memeli familyasına ait çok zengin bir bölge olduğu yönündeydi. Sonra İl Kültür Müdürlüğü'ne başvurup, buluntulara ait bilgilerle kurtarma kazısı talebinde bulunduk. Bu çalışmaları sadece yer üstünde değil, yer altında da yapıyoruz. Çünkü Kayserimizin üstü gibi altının da tarihi değerlerle dolu olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Kültür Bakanlığı'ndan izin alarak çıkartılan ve antropolojik değeri olan hayvan fosillerinin araştırılması ve gün yüzüne çıkarılmasıyla ilgili protokoller yaptık. Amacımız bu çalışmaların çok daha hızlı yapılmasıydı. Bunu da başardığımızı söyleyebilirim. Hatırlayacağınız gibi önceki yıl Gömeç'te, geçen yıl da Yamula Barajı civarında yapılan kazı çalışmalarında 8 ila 10 milyon yıllık hayvan fosilleri bulunmuştu. Çekül Vakfı ve Obruk Mağara Araştırma Grubu ile Kayseri'nin yer altı yapılarının envanterini çıkarmak için yaptığımız çalışmalar sırasında bulunan fosillerle ilgili kazı çalışmaları başladı. Bu kazı çalışmaları farklı sahalarda da devam etti. Anadolu'nun doğu-batı ve kuzey-güney doğrultularında bir geçiş bölgesi olması, şimdilerde fosillerine ulaştığımız canlılar içinde tercih edilen bir bölge olduğunu göstermekte. Tek veya sürüler halinde bu canlıların ölmesi ve fosilleşmesi Anadolu'ya son derece zengin bir miras ve ev sahipliği hakkı tanımaktadır. Bu sebeple bugüne kadar yapılan çalışmalardaki zengin kaynaklara, çok daha zengin yenilerinin eklenmesini beklemekteyiz."

10 MİLYON YILLIK FİLLERİN TÜRÜ 4 DİŞLİ KONOBLEDON

Ankara Gazİ Ünversitesi ile Nevşehir Hacıbektaş Üniversitesi bilim insanları tarafından yürütülen kazı çalışmalarında bulunan fosillerin günümüzden 9-10 milyon yıl önce yaşamış konobledon türü fillere ait olduğu ilk bulgulardan sonra doğrulandı. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi arkeolog Prof. Dr. Okşan Başoğlu, "Bir kere öncelikle şunu iyi bilmek lazım. Anadolu'da, yani Kapadokya bölgesi olarak adlandırılan bu bölgede 9-10 milyon yıl önce tıpkı Afrika'daki savanalarda olduğu gibi her türlü hayvan varlığı vardı. Biz buna mega fauna diyoruz. İlk belirlemelerimize göre miyosen devreden ağırlıklı olarak hortumlu memeli familyasına ait fosillerle karşı karşıyayız. Bu savanada yaşayan ve fosillerinden ilk belirlemelere göre dişlerini kürek ve kazma gibi kullanıp, toprağı kazıp yiyecek bulan konobledon türü, 4 dişi bulunan fillerin varlığından söz ediyoruz. Dediğim gibi şu ana kadar yapılan incelemelerden anladığımız kadarıyla Anadolu'nun ilk koneblodanlarıyla karşı karşıyayız. Laboratuvar çalışmaları sonrası başka bir tür olduğu ortaya çıkarsa, bunlar dünyadaki tek örnekler olarak literatüre geçecek" dedi.

Kazı çalışmaları sonucu Kocasinan ilçesi Erkilet Taşhanç ve Çevril bölgesinde Yamula baraj gölü kıyısında fillere ait kalça kemikleri, fil dişleri ve 3 toynaklı atların fosillerine rastlandı. Kazı çalışmaları Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin desteğinde 2 üniversite tarafından mevsim şartlarının elverdiği süreçte devam edecek. Fosillerin olduğu bölge Büyükşehir ve Jandarma tarafından kontrol altına alınırken, bölgede yeni kazılar da yapılacak. - Kayseri