Fetö'nün "Peygamberli Rüya" Aldatmacası

Fetö'nün "Peygamberli Rüya" Aldatmacası

İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) üst düzey yöneticisi olduğu iddia edilen bir zanlının bilgisayarında ele geçirilen belgede, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in gördüğü bir rüyada Hazreti Muhammed'in "mütevelli" toplantılarına katılarak yoklama yaptığı iddiası yer alıyor.

Fetö'nün

MUSTAFA YILDIRIM - İzmir'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) üst düzey yöneticisi olduğu iddia edilen bir zanlının bilgisayarında ele geçirilen belgede, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in gördüğü bir rüyada Hazreti Muhammed'in "mütevelli" toplantılarına katılarak yoklama yaptığı iddiası yer alıyor.

Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir'in yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Mehmet Tabanca'nın bilgisayarından elde edilen bir belgede, örgüt üyelerini motive etmek ve çözülmenin önüne geçmek için verilen mesajlar dikkati çekiyor.

Zanlının dizüstü bilgisayarında geriye dönük iz süren ekipler, örgütte üst düzey yönetici olduğu anlaşılan Tabanca'nın "FETÖ/PDY'nin anayasası" sayılabilecek belgeleri hazırladığını tespit etti.


Dini duyguların istismar edildiği "mütevellinin vasıfları" başlığıyla adlandırılan belgede, mütevelli toplantılarına katılanlar, Hazreti İsa'nın havarileri ve sahabelerle eş tutuluyor.


Belgede, örgütte "mütevelli" olarak anılan kişilerin nasıl olması gerektiğine dair mesajlar da bulunuyor.


Dünya genelindeki bütün örgüt üyelerine dağıtıldığı iddia edilen belgede, dini anlatımlara yer veriliyor, örgüt elebaşı Gülen'e gizem katılarak uhrevi bir hava verildiği görülüyor.

Örgüt üyelerini tanımlamış

Tabanca'nın hazırladığı iddia edilen belgelerin örgüt üyelerinin hal ve hareketleri ile yaşam çerçevelerini belirlediği, böylece adeta FETÖ'nün anayasası gibi olduğu ileri sürüldü.

Belgede FETÖ elebaşı Gülen'den "büyüğümüz" diye bahseden Tabanca, Gülen'in de mütevellilere büyük önem verdiğine işaret ediyor.

Örgütün her türlü maddi ve manevi meselelerinin mütevellide görüşüldüğü bilgisinin yer aldığı belgede, "Hicret yapamıyorsak hicret yapanların işini kolaylaştırmak lazım. Savaşamasak da savaşanların ihtiyacını görüyorsak onların yanındayız demektir. Mütevellinin 2 çeşit evladı vardır. Birincisi hem günahına hem sevabına ortak olduğu kendi çocukları, ikincisi sadece sevabına ortak olduğu sahip çıktığı çocuklardır." ifadeleri kullanılıyor.


Belgede yer alan örgütteki çözülme, panik ve dağılma durumları da dikkati çekiyor. "Bu işe omuz vermek lazım. Yakında olup da uzak gibi davrananlara Hoca Efendi çok gönül koyuyor." ifadelerinin yer aldığı belgede, örgüt üyelerinden daha çok çalışmaları isteniyor.

Örgüt üyelerinden alınan kararlara itaat etmeleri ve tenkitten uzak durmaları istenilen belgede, örgüt mensuplarının dini değerler ve rüya anlatımı üzerinden kandırılmaya çalışıldığı anlaşılıyor.

Belgede, örgüt mensuplarını etkilemek için mütevelli toplantılarına Hazreti Muhammed'in ruhen katıldığının yazıldığı belirtiliyor.


Mütevelli toplantılarına erken gelmeleri istenen örgüt üyeleri, hazırlanan belgede yer alan "Mütevelli, mütevelliye geç gelmez. Geç geldiği zaman hem kul hakkına hem de Allah hakkına girmiş olur. Kendi işimize koşa koşa gidip de mütevelliye nazlana nazlana gidersek Allah korusun gayretullaha dokunur." ifadeleriyle dini değerler üzerinden korkutuluyor.


Rüyalı aldatmaca

Mütevellinin vasıfları sıralanırken, örgüt menfaati için dini değer ve inançlar üzerinden sömürü yapılan belgedeki şu ifadeler dikkati çekiyor:

"Mütevelli, mütevellinin yapıldığı yere Efendimizin gelip yoklama yaptığına inanır. Mütevelli toplantılarının yapıldığı yere sekine iner. Peygamberlerin ve sahabelerin uğrak yerleridir. Allah'ın davet ettiği yerlerdir. Efendimiz davasına sahip çıkanları unutmaz. O, oradadır. O, dünyaya gelmesine sebep olan bu davaya sahip çıkanlara bigane kalmaz. Onlarla olan nasipsiz kalmaz. Hoca Efendi bir gün şöyle bir rüya anlatır. Efendimiz gelir ve 'Oğlum Fetullah eskiden toplantılarınıza sahabelerimi gönderiyordum. Şimdi ise bütün toplantılarınıza ben bizatihi kendim geliyorum.' der."


Söz verilen himmet ve bursların zamanında ödenmesinin de mütevellinin vasıfları olarak sıralandığı belgede, toplantıda konuşulanların "sır" olduğu hatırlatılarak mahrem bilgilerin dışarıya çıkarılmaması gerektiğinin önemi vurgulanıyor.

Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Bayraklı ilçesinde 30 Kasım 2016'da yakalanan örgütün sözde üst düzey yöneticisi olduğu öne sürülen Mehmet Tabanca tutuklanmıştı. Tabanca'nın bilgisayarlarındaki incelemede, örgütün sözde üst düzey yöneticilerinin gizli dosyaları kamufle etmek veya silmek için kullandığı, yurt dışındaki sunucuya otomatik bağlantı sağlayan özel bir program bulunmuştu.